A'râf suresi

A'râf suresi, 177. ayet

A'râf suresi, 177. ayet. سَآءَ مَثَلًا ٱلْقَوْمُ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَأَنفُسَهُمْ كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ

sâe meŝelen-lḳavmü-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ veenfüsehüm kânû yażlimûn.

Diyanet İşleri

Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 174–180 · surenin 177. ayeti / 206

Konu Elest bezmi ve ayetlerden sıyrılan kişi A'râf 172–181 3

  1. A'râf 174

    Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz.

  2. A'râf 175

    Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.

  3. A'râf 176

    Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.

  4. 177

    Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!

  5. A'râf 178

    Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  6. A'râf 179

    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.

  7. A'râf 180

    En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

177. “Âyetlerimizi yalanlayan” Allah’ın âyetlerini yalanlamak ve türlü masiyetler işlemekle de “yalnızca kendilerine zulmetmekte olanların durumu ne kötüdür!” Bunların hali ve misali oldukça kötü ve çirkindir.

Allah’ın kendisine âyetlerini verdiği belirtilen bu kişi ile belli bir kimsenin kastedilmiş olma ihtimali vardır. Böyle olması durumunda bu kişi, Yüce Allah’ın sözünü ettiği işleri yapmış, Yüce Allah da kullarını uyarmak kastı ile böyle bir kıssa nakletmiştir. Bununla kastın, belli bir kişi olmaması muhtemeldir. Buna göre ayet, Yüce Allah’ın kendisine âyetlerini verdiği sonra da bunlardan sıyrılıp çıkan herkesi kapsayacak şekilde umumidir.

Bu âyet-i kerimelerde öğrenilen ilim gereğince amel etmek teşvik edilmekte, bunun Allah’ın böyle bir kimseyi yüceltmesi ve şeytandan koruması demek olduğu belirtilmektedir. Diğer taraftan ilim gereğince amel etmemekten sakındırılmakta, böyle bir tutumun aşağıların aşağısına inmeye ve şeytanın musallat olmasına yol açacağı da açıklanmaktadır. Yine bu buyruklarla hevaya uyup arzulara meyletmenin, ilâhi yardımdan mahrum kalmaya sebep olacağı da anlatılmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ayetlerimizi ve burhanlarımızı yalanlayan ve onları tasdik etmeyen bir kavmin durumu ne kötüdür. Onlar kendi nefislerini helak edici davranışlara sürükleyerek zulmetmiş olurlar.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَآءَ sa'e ne kötüdür kök: سوا
  2. مَثَلًا meselen durumu kök: مثل
  3. ٱلْقَوْمُ l-kavmu topluluğun kök: قوم
  4. ٱلَّذِينَ ellezine
  5. كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanlayan kök: كذب
  6. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  7. وَأَنفُسَهُمْ ve enfusehum ve kendilerine kök: نفس
  8. كَانُوا۟ kanu olan kök: كون
  9. يَظْلِمُونَ yezlimune zulmediyor kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizi yalanlayan ve böylece kendilerine haksızlık etmiş olanların hâli ne kadar da kötüdür!

Mustafa İslamoğlu

Ne berbattır ayetlerimizi yalanlayan bir toplumun hali; üstelik onlar (böyle yapmakla) kendilerine zulmetmiş oluyorlar.

Muhammed Esed

Ayetlerimizi yalanlamaya kalkan toplumun hali ne kötüdür: çünkü işledikleri haksızlıklar (sadece) kendilerini yıkıma götürür.

Ahmed Hulusi

(Esma'nın çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayan ve (böylece) nefslerine zulmetmiş olan topluluğun durumu ne kötüdür!

Ali Bulaç

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefislerine zulmedenlerin örneği ne kötüdür.

Ali Özek ve heyeti

Âyetlerimizi yalanlayan ve kendilerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür!

Ali Rıza Safa

Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendilerine yazık eden, ne kötü bir toplum örneği.

Bayraktar Bayraklı

Ayetlerimizi yalanlayan ve kendine zulmedegelen güruhun durumu ne kötü misaldir!

Edip Yüksel

Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendi kendilerine haksızlık eden topluluğun örnekliği ne kötüdür!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendi kendilerine haksızlık eden topluluğun örnekliği ne kötüdür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ne kötü misaldir ayetlerimizi yalanlayan ve sırf kendilerine zulmeden o kavmin durumu!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne çirkin meseli var ayetlerimizi tekzib eden o kavmin ki sırf kendilerine zulm ediyorlardı

Erhan Aktaş

Ayetlerimizi yalanlayan ve böylece kendilerine zulmeden halkın durumu ne kötüdür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Âyetlerimizi yalanlayan ve böylece kendilerine haksızlık eden halkın durumu ne kötüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Âyetlerimizi yalanlayan ve böylece kendilerine haksızlık eden halkın durumu ne kötüdür.

Gültekin Onan

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefslerine zulmedenlerin örneği / örnekliği ne kötüdür.

Hasan Basri Çantay

Ayetlerimizi yalanlayarak sırf kendilerine zulm etmekde olanlar güruhunun haali ne kötüdür!

İbni Kesir

Ayetlerimizi yalanlayarak kendilerine zulmeden kavmin misali ne kötüdür.

Mehmet Alagaş

(175-178) Sen, ayet verdiğimiz o kimsenin haberini seslendir / dillendir. Onlardan / ayetlerden sıyrıldı (yılanın dersinden ayrılması) Şeytan’a uydu ve azgınlardan oldu. Eğer biz dileseydik onlarla / ayetlerle onu yükseltirdik ve lakin o arza saplanıp kaldı, Keyfi şeylerin / havai şeylerin ardından gitti / tâbi oldu, Onun misali tıpkı köpek gibidir, Üzerine gitsen dili dışarda solur, terk etsen yine dili dışarda solur , işte bu ayetlerimizi yalanlayanların örneğidir , bu anlatıyı anlat ki böylelikle belki düşünürler. Ayetlerimizi yalanlayan kavmin misali ne kötü dür, onlar kendilerine / nefislerine zulmediyorlar. Allah’ın kimi yönlendirmişse / kime rehberlik etmişse işte o kişi yola girmiştir, kimi de saptırıyorsa, işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ayetlerimizi yalanlayan ve kendi nefislerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür!

Süleyman Ateş

Ayetlerimizi yalanlayan ve kendilerine de zulmeden topluluğun durumu ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan topluluk ne kötü bir örnektir! Onlar yanlışı kendilerine yapıyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılan ve yanlışı kendilerine yapıp duran toplulukların hali ne kötüdür!

Şaban Britch

Ayetlerimizi yalanlayan ve kendi nefislerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür!

Şaban Piriş

Ayetlerimizi yalanlayan ve böylece kendine zulmeden kavmin örneği ne kötü!

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimizi yalanlayan topluluğun vücut verdiği örnek ne kötüdür! Onlar öz benliklerine zulmediyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Evil indeed is the similitude of those who denied Our signs and refused to recognize Our revelations and were unreasonable and unjust to themselves.

Abdul Haleem

How foul is the image of those who reject Our signs! It is themselves they wrong:

Abdullah Yusuf Ali

Evil as an example are people who reject Our signs and wrong their own souls.

Abul A'la Maududi

Evil is the example of the people who reject Our signs as false and perpetrate wrong against their own selves.

Aisha Bewley

How evil is the metaphor of those who deny Our Signs. It is themselves that they have badly wronged.

Al-Hilali & Khan

Evil is the parable of the people who rejected Our Ayât (proofs, evidence, verses and signs, etc.), and used to wrong their ownselves.

Ali Quli Qarai

Evil is the parable of the people who deny Our signs and wrong themselves.

Amatul Rahman Omar

Sad is the case of the people who cry lies to Our commandments and it is their own selves that they have wronged.

Arthur John Arberry

An evil likeness is the likeness of the people who cried lies to Our signs, and themselves were wronging.

Bijan Moeinian

How sad is the story of those who chose to disregard My revelations and, consequently, do injustice to their own souls.

E. Henry Palmer

Evil is the likeness of a people who say our signs are lies; themselves it is they wrong!

Edip-Layth

Miserable is the example of the people who denied Our signs, and it was themselves that they had wronged.

George Sale

Evil is the case of the people who treat Our Signs as lies. And it was their ownselves that they wronged.

Hamid S. Aziz

Evil is the likeness of a people who deny Our revelations (or Signs) and wrong their own souls.

Mahmoud Ghali

An odious likeness (is the likeness) of the people who have cried lies to Our signs, and to themselves they were doing injustice. .

Marmaduke Pickthall

Evil as an example are the folk who denied Our revelations, and were wont to wrong themselves.

Mohamed Ahmed - Samira

Evil is the case of those who deny Our signs and wrong themselves.

Muhammad Asad

Evil is the example of people who are bent on giving the lie to Our messages: for it is against their own selves that they are sinning!

Mustafa Khattab

What an evil example of those who denied Our signs! They ˹only˺ wronged their own souls.

Progressive Muslims

Miserable is the example of the people who denied Our revelations, and it was their souls that they had wronged.

Rashad Khalifa

Bad indeed is the example of people who reject our proofs; it is only their own souls that they wrong.

Sahih International

How evil an example [is that of] the people who denied Our signs and used to wrong themselves.

Sam Gerrans

Evil as an example are the people who deny Our proofs, and they wrong their souls.

Shabbir Ahmed

Indeed, pitiable is the example of those who reject Our Verses, since they hurt their own "Self".

Syed Vickar Ahamed

Evil is the example of people who reject Our Signs and (they) used to wrong themselves.

Taqi Usmani

Evil is the example of those who have rejected Our signs and have been doing wrong to themselves.

The Monotheist Group

Miserable is the example of the people who denied Our revelations, and it was their souls that they had wronged.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 177. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 177. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 177. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩