Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 32. ayet

Zuhruf suresi, 32. ayet. أَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُم مَّعِيشَتَهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَٰتٍ لِّيَتَّخِذَ بَعْضُهُم بَعْضًا سُخْرِيًّا وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ

ehüm yaḳsimûne raḥmete rabbik. naḥnü ḳasemnâ beynehüm me`îşetehüm fi-lḥayâti-ddünyâ verafa`nâ ba`ḍahüm fevḳa ba`ḍin deracâtil liyetteḫiẕe ba`ḍuhüm ba`ḍan suḫriyyâ. veraḥmetü rabbike ḫayrum mimmâ yecme`ûn.

Diyanet İşleri

Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 29–35 · surenin 32. ayeti / 89

Konu İbrâhim'in sözü; "iki şehrin birinden büyük bir adam" Zuhruf 26–35 3

  1. Zuhruf 29

    Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur'an ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırırım.

  2. Zuhruf 30

    Fakat kendilerine Hak gelince, "Bu bir büyüdür, biz onu kesinlikle inkar ediyoruz" dediler.

  3. Zuhruf 31

    "Bu Kur'an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!" dediler.

  4. 32

    Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.

  5. Zuhruf 33

    Eğer bütün insanlar (kafirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahman'ı inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.

  6. Zuhruf 34–35

    (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O'na karşı gelmekten sakınanlarındır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

32. “Yoksa Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar?” Allah’ın rahmetinin hazinedarları onlar mıdır? Bu hazineleri idare etmek onların elinde midir ki nübüvvet ve risaleti dilediklerine verip dilediklerine vermemezlik edecekler?

“Dünya hayatında geçimliklerini aralarında Biz paylaştırdık ve birbirlerine iş gördürsünler diye” dünya hayatında “onların bir kısmını diğer bir kısmına derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti ise onların” dünyalıklardan “toplayıp biriktirdiklerinden çok daha hayırlıdır.”

Kulların dünya geçimliği ve dünyevî rızıkları, Allah’ın elinde olduğuna, kulları arasında bunları O paylaştırdığına, hikmetine göre dilediğinin rızkını genişletip dilediğininkini daralttığına göre; dini rahmetinin en üstün mertebesi olan nübüvvet ve risaletin O’nun elinde olması, öncelikle söz konusudur. Zira peygamberliği kime vereceğini Allah daha iyi bilir.

Böylelikle onların bu akıl vermelerinin ve sundukları teklifin boş ve geçersiz olduğu ortaya çıkmaktadır. Bütün işlerin idaresi -dini ve dünyevi olsun- yalnız Allah’ın elindedir. Bu, onların elinde hiçbir yetkileri olmayan bu konudaki bu tekliflerinde hatalı olduklarını ortaya koymaktadır. Dolayısı ile böyle bir teklif, sadece onların zalimliklerinden ve hakkı reddetmelerinden kaynaklanmaktadır.

“Bu Kur’ân, iki şehrin birinden olan ulu bir adama indirilmeli değil miydi?” sözlerine gelince şâyet onlar, gerçek adamların kim olduğunu tanıyabilselerdi ve kişilerin hem Yüce Allah nezdinde hem de insanlar nezdinde yüksek konumlara sahip olacakları sıfatların ne olduğunu bilselerdi, hiç şüphesiz Abdulmuttalib’in oğlu Abdullah’ın oğlu Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in içlerindeki en büyük şahsiyet, en üstün, en değeli, aklı en mükemmel, ilmi en bol, görüşü en ileri, en kararlı, ahlâkı en mükemmel, merhameti en geniş, şefkatinin en bol, hidâyeti en ileri seviyede ve en takvâlı kişi olduğunu elbette anlarlardı. Zira o, mükemmellik dairesinin odak noktasıdır. Yiğit kimselerin vasıflarının en ileri derecesi ondadır. Hiç şüphesiz o, kayıtsız ve şartsız âlemin en üstün şahsiyetidir. Bunu onun dostları da düşmanları da bilir. Acak sapıtanlar ve bile bile inkâr edenler müstesnâ. O halde müşrikler, nasıl olur da onun kesip attığı bir tırnak bile olamayacak kimseleri ondan üstün görebiliyorlar? Tapınmak, dua etmek ve kendisine yakınlaşmak üzere ya bir put ya da bir ağaç yahut da bir taşı kendilerine ilah olarak seçecek kadar akıldan fikirden yoksun kimseleri nasıl ona tercih edebiliyorlar?! Zira bu ilahları ne bir zarar, ne de bir fayda veremeyen, kimseye bir bağışta bulunup bulunmama yetkisi olmayan, üstelik kendilerine tapanların sırtında bir yük olan ve bizzat kendi işlerini görecek kimselere ihtiyaçları bulunan aciz varlıklardır. O halde böyle bir tercih, delilerle akılsızlardan başkasına yakışır mı? Bu vasfa sahip bir kimse nasıl olur da ulu bir kişi olarak görülebilir? Yahut böylesi nasıl olur da rasûllerin sonuncusu, Adem soyunun efendisi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den üstün görülebilir? Ama kâfirler akıllarını kullanmazlar.

Bu âyet-i kerimede Yüce Allah’ın dünya hayatında kullarının bazısını diğer bazısına üstün kılmasındaki hikmete de dikkat çekilmekte ve bu hikmet: “birbirlerine iş gördürsünler diye” açıklanmaktadır. Yani onların kimisi, kimisini birtakım işlerde, mesleklerde, sanatlarda çalıştırsın diye. Şâyet bütün insanlar, eşit zenginlikte olsalardı ve birinin diğerine ihtiyacı olmasaydı, onların maslahat ve menfaatlerinin pek çoğu gerçekleşmezdi.

Yine bu buyrukta Yüce Allah’ın, dini nimetinin dünyevî nimetinden daha hayırlı olduğuna da delil vardır. Nitekim bir başka âyet-i kerimede de şöyle buyrulmaktadır: “De ki: Allah’ın lütfu ve rahmeti ile işte yalnız bunlar ile sevinsinler. Bu, onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.” (Yunus, 10/58)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar, istediklerine veriyor ve istemediklerine de engel oluyorlar? Yoksa Yüce Allah mı? Biz, dünya hayatında onların geçimlerini kendi aralarında taksim ettik. Onlardan kimilerini zengin, kimilerini de fakir kıldık ki bazıları diğerlerinin emrine amade olsunlar. Ahirette Rabbinin rahmeti kulları için bunların biriktirmiş oldukları geçici dünya malından daha hayırlıdır.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَهُمْ ehum onlar mı?
  2. يَقْسِمُونَ yeksimune bölüştürüyorlar kök: قسم
  3. رَحْمَتَ rahmete rahmetini kök: رحم
  4. رَبِّكَ ۚ rabbike Rabbinin kök: ربب
  5. نَحْنُ nehnu biz
  6. قَسَمْنَا kasemna taksim ettik kök: قسم
  7. بَيْنَهُم beynehum aralarında kök: بين
  8. مَّعِيشَتَهُمْ meiyşetehum onların geçimliklerini kök: عيش
  9. فِى fi
  10. ٱلْحَيَوٰةِ l-hayati hayatında kök: حيي
  11. ٱلدُّنْيَا ۚ d-dunya dünya kök: دنو
  12. وَرَفَعْنَا ve rafea'na ve üstün kıldık kök: رفع
  13. بَعْضَهُمْ bea'dehum onlardan kimini kök: بعض
  14. فَوْقَ fevka üzerine kök: فوق
  15. بَعْضٍۢ bea'din ötekiler kök: بعض
  16. دَرَجَـٰتٍۢ deracatin derecelerle kök: درج
  17. لِّيَتَّخِذَ liyettehize edinmeleri için kök: اخذ
  18. بَعْضُهُم bea'duhum biri kök: بعض
  19. بَعْضًۭا bea'dan diğerine kök: بعض
  20. سُخْرِيًّۭا ۗ suhriyyen hizmetçi, çalışan kök: سخر
  21. وَرَحْمَتُ verahmetu ve rahmeti kök: رحم
  22. رَبِّكَ rabbike Rabbinin kök: ربب
  23. خَيْرٌۭ hayrun daha hayırlıdır kök: خير
  24. مِّمَّا mimma şeylerden
  25. يَجْمَعُونَ yecmeune onların toplayıp yığdıkları kök: جمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle…

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Hayat

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar! dipnot 1 Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden hayırlıdır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Bakara 2:105-106 ve En‘âm 6:124. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Burada geçen [rahmet] kelimesi aslında Yüce Allah'ın insanlara en büyük nimeti demek olan vahiydir, risalettir.

Mustafa İslamoğlu

Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Asıl onlar arasında, bu dünya hayatındaki geçimlerini paylaştıran ve bir kısmı diğer kısmını istihdam etsin diye birbirlerine farklı oran ve alanlarda üstün kılan Biziz: Rabbinin rahmeti var ya: onların biriktirdiği her şeyden daha değerlidir.

Muhammed Esed

Rabbinin rahmetini yoksa onlar mı bölüştürüyorlar? (Hayır, nasıl ki) bu dünyada geçim araçlarını onlar arasında bölüştüren ve onların bazısını başkalarına yardım etmeleri için diğerlerinin üstüne çıkaran Biziz; (aynı şekilde, dilediğimize manevi bağışlarda bulunan da Biziz): Rabbinin bu rahmeti, onların yığabilecekleri bütün (dünyevi servetler)den daha hayırlıdır.

Ahmed Hulusi

Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Dünya hayatında onların geçimlerini aralarında biz taksim ettik. . . Kimilerini kimilerinden (zenginlik ve etiket olarak) daha yüksek kıldık ki, bazısı bazısına boyun eğdirsin. . . Rabbinin rahmeti, onların toplayıp biriktirdikleri şeylerden (zenginlikten) daha hayırlıdır.

Ali Bulaç

Senin Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshir' etmesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti; toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.

Ali Özek ve heyeti

Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.

Ali Rıza Safa

Efendinin rahmetini, onlar mı paylaştırıyorlar? Onların geçimliklerini, dünya yaşamında, aralarında Biz paylaştırdık. Bir bölümünün, diğerlerine iş yaptırabilmesi için, bir bölümünü, diğerlerine, değişik düzeylerle üstün yaptık. Çünkü Efendinin rahmeti, toplayıp biriktirdiklerinden iyidir.

Bayraktar Bayraklı

Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların dünya hayatındaki geçimliklerini taksim ettik ve bir kısmının diğerlerine iş gördürebilmesi için, bir kısmını bir kısmından derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha iyidir.

Edip Yüksel

Efendinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık; birbirlerine iş gördürebilmeleri için onları birbirlerine derecelerle üstün kıldık. Efendinin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha iyidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık; birbirlerine iş gördürebilmeleri için onları birbirlerine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha iyidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Onların dünya hayatındaki geçimlerini aralarında Biz taksim ettik. Bir kısmını diğerinin üstüne çıkardık ki derecelerle bazısı bazısını tutsun çalıştırsın. Rabbinin rahmeti ise onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbının rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Onların o Dünya hayattaki maışetlerini aralarında biz taksim ettik ve bir kısmını diğerinin derecelerle üstüne çıkardık ki ba'zısı ba'zısını tutsun, çalıştırsın rabbının rahmeti ise onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır

Erhan Aktaş

Rabb'inin rahmetini onlar mı dağıtıyorlar? Dünya hayatındaki geçimliklerini Biz paylaştırdık. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye, onların bir kısmını bir kısmının üzerine derecelerle yükselttik. Rabb'inin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın yol göstericiliği, doğru yolda olma, dünya nimetlerinden daha değerlidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'inin rahmetini onlar mı dağıtıyorlar? Dünya hayatındaki geçimliklerini Biz paylaştırdık. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye, onların bir kısmını bir kısmının üzerine derecelerle yükselttik. Rabb'inin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın yol göstericiliği, doğru yolda olma, dünya nimetlerinden daha değerlidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inin rahmetini onlar mı dağıtıyorlar? Dünya hayatındaki geçimliklerini Biz paylaştırdık. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye, onların bir kısmını bir kısmının üzerine derecelerle yükselttik. Rabb'inin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın yol göstericiliği, doğru yolda, olma dünya nimetlerinden daha değerlidir.

Gültekin Onan

Senin rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshir etmesi' için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti, toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.

Hasan Basri Çantay

Rabbinin rahmetini onlar mı paylaşdırıyorlar?! Dünya hayatında onların maişetlerini bile aralarında (onlar değil) biz taksim etdik. Kimi derece derece diğer kiminin üstüne çıkardık ki bir kısmı bir kısmını iş adamı edinsin. Rabbinin rahmeti onların toplayageldiklerinden daha hayırlıdır.

İbni Kesir

Yoksa Rabbının rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimlerini aralarında Biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürebilmeleri için kimini kimine derecelerle üstün kıldık. Rabbının rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.

Mehmet Alagaş

(26-45) İbrahim babasına ve kavmine dedi ki muhakkak ki ben ibadet ettiklerinizden uzağım / beriyim. Beni yaratan, ancak işte O, beni yola iletecektir. Peşinden / akabinden Onu, kalıcı / baki, bir kelime yaptı, böylelikle belki dönerler. Evet, onlara hak gelinceye, apaçık bir elçi gelinceye kadar onları da ve atalarını da ben geçindirdim, hak onlara geldiğinde ise dediler ki bu bir büyüdür ve kesinlikle biz onu yok sayanlarız / kafirleriz. Dediler ki keşke bu Kuran bu iki memleketten azametli bir adama inseydi! Onlar mı Rabbinin rahmetini taksim ediyorlar. Biz , aranızda geçimlik malzemeleri dünya hayatında taksim ediliyoruz. Bazılarınızı derece olarak bazılarınıza nazaran üstte yaptık ki bazısı bazılarını işine alsın / istihdam etsin. Rabbinin rahmeti onların birikimlerinden daha hayırlıdır. Şayet insanlar tek bir ümmet olsaydı, Rahman'ı yok sayanların / kafirlerin evlerinin çatılarını ve üzerine çıktıkları merdivenleri / mearic, evlerinin kapılarını ve yaslandıkları koltukları gümüşten ve yaldızlı yapardık. (Ayrı olduklarını belli ederdik) işte bunların hepsi dünya hayatının geçimliğidir, ahirette Rabbinin yanında ki sakınanlar içindir. Kim ki Rahman'ın hatırlatmasına / zikri ne kör bakarsa /yağşü, ona şeytanı musallat ederiz ve onu n yaşıtı olur / akranı olur , Muhakkak ki onlar yoldan alıkoyarlar onlarda hidayette olduklarını değerlendirirler / hesap ederler . Bize geldiği vakit diyecek ki keşke seninle / benim aramda iki doğu kadar mesafe olsaydı, ne kötü akransın / yaşıtsın, bugün asla size fayda yok, zulmettiniz kesinlikle azap ta da ortaksınız. Peki şimdi sen, apaçık bir sapıklık içinde ki sağıra mı işittireceksin yahut köre mi yol göstereceksin ? Eğer seni götürsek / giderirsek onlardan kesinlikle intikam alırız. Sana vaat ettiğimizi , sana göstereceğiz , onların üzerinde de iktidar sahibiyiz. Sen, sana vahyolunanı sımsıkı tut. Muhakkak ki sen doğru bir yol üzeresin. Muhakkak O, senin için de kavmin için de bir hatırlatmadır , ilerde sorulacaksınız. Senden önce ki Resullerimizden gönderdiklerimize sor bakalım, biz Rahmanın dışında, ibadet için ilahlar yapmış mıyız?

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyor? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların (dünyada) topladıklarından daha hayırlıdır.

Süleyman Ateş

Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz taksim ettik ve onlardan kimini ötekine derecelerle üstün kıldık ki biri, diğerine iş gördürebilsin. Rabbinin rahmeti, onların toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.

Süleymaniye Vakfı

Rabbinin ikramını onlar mı paylaştıracak dipnot 1 ! Oysa dünya hayatındaki geçimliklerini bile aralarında biz paylaştırdık. Her birini, diğerlerine göre derece derece üstün kıldık dipnot 2 ki biri diğerine iş gördürsün. Rabbinin ikramı onların biriktirebilecekleri her şeyden daha hayırlıdır dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sahibinin ikramını onlar mı paylaştıracak? Oysa dünya hayatında yaşamalarına sebep olan şeyleri (farklı malları, farklı bölgelere) biz paylaştırdık. (İnsanlardan) Birini diğerinden bir kaç derece üste çıkardık ki biri diğerinin işinden yararlansın. Ama Sahibinin ikramı, onların birikimlerinden iyidir (Allah vermezse bir şey elde edemezler)

Şaban Britch

Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyor? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların (dünyada) topladıklarından daha hayırlıdır.

Şaban Piriş

Rabbin'in rahmetini onlar mı taksim ediyor? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Onlardan bir bölümünü, birbirlerine iş gördürebilsinler diye diğerlerinin üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti onların topladıklarından daha hayırlıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do they distribute or apportion the grace of Allah your Creator and His mercy to whom they please! It is We Who have apportioned their livelihood among them here and allotted their sharas authoritatively that they have no choice. We promoted and exalted in rank, honour, estimation, development, power and wealth, some above others and arranged them in grades so that they render obedience and service to one another and minister to the comfort of each other. But to be a recipient of the mercy and efficacious grace of Allah. your Creator, outweighs all that you may accumulate or treasure up in life.

Abdul Haleem

Are they the ones who share out your Lord’s grace? We are the ones who give them their share of livelihood in this world and We have raised some of them above others in rank, so that some may take others into service: your Lord’s grace is better than anything they accumulate.

Abdullah Yusuf Ali

Is it they who would portion out the Mercy of thy Lord? It is We Who portion out between them their livelihood in the life of this world: and We raise some of them above others in ranks, so that some may command work from others. But the Mercy of thy Lord is better than the (wealth) which they amass.

Abul A'la Maududi

Is it they who distribute the Mercy of your Lord? It is We Who have distributed their livelihood among them in the life of this world, and have raised some above others in rank that some of them may harness others to their service. dipnot 1 Your Lord's Mercy is better than all the treasures that they hoard. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the answer to their objection, which briefly mentions many important things:
  2. metne dön, dipnot 2
    First, it asks: Since when do these people become responsible for distributing the mercy of your Lord? Is it for them to decide whom Allah should favor with His mercy and whom He should not? (Here, by Allah’s mercy is implied His general mercy from which everyone has a share).

Aisha Bewley

Is it, then, they who allocate the mercy of your Lord? We have allocated their livelihood among them in the life of the dunya and raised some of them above others in rank so that some of them are subservient to others. But the mercy of your Lord is better than anything they amass.

Al-Hilali & Khan

Is it they who would portion out the Mercy of your Lord? It is We Who portion out between them their livelihood in this world, and We raised some of them above others in ranks, so that some may employ others in their work. But the Mercy (Paradise) of your Lord (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) is better than the (wealth of this world) which they amass.

Ali Quli Qarai

Is it they who dispense the mercy of your Lord? It is We who have dispensed among them their livelihood in the present life, and raised some of them above others in rank, so that some may take others into service, and your Lord’s mercy is better than what they amass.

Amatul Rahman Omar

What! is it they who distribute the grace of your Lord? Nay, but it is We Who distribute among them their livelihood pertaining to the present life. We exalt them (in rank) one over another so that some of them may take others in service. And the grace of your Lord is much better than what they amass (of the worldly provisions).

Arthur John Arberry

What, is it they who divide the mercy of the Lord? We have divided between them their livelihood in the present life, and raised some of them above others in rank, that some of them may take others in servitude; and the mercy of thy Lord is better than that they amass.

Bijan Moeinian

Since when do they decide whom shall God assign as His Prophet? Do they not know that it is God Who has distributed among them whatever they own, giving some superiority in rank so that they themselves help each other? Know that your Lord’s mercy (prophet hood) worth much more than the wealth of your leaders [which have made them so "great" in your eyes. ]

E. Henry Palmer

Is it they who distribute the mercy of thy Lord? We distribute amongst them their livelihood in the life of this world, and we exalt some of them above others in degrees, that some may take others into subjection; but the mercy of thy Lord is better than that which they amass.

Edip-Layth

Is it they who assign your Lord's mercy? We have assigned their shares in this worldly life, and We raised some of them above others in ranks, so that they would take one another in service. The mercy from your Lord is far better than what they amass.

George Sale

Do they distribute the mercy of thy Lord? We distribute their nesessary provision among them, in this present life, and We raise some of them several degrees above the others, that the one of them may take the other to serve him: And the mercy of thy Lord is more valuable than the riches which they gather together.

Hamid S. Aziz

Will they distribute (portion out, administer) the mercy of your Lord? We distribute among them their livelihood in the life of this world, and We have exalted some of them above others in degrees, that some of them may take others in subjection (or take labour from others or command and direct others); and the mercy of your Lord is better than what they amass.

Mahmoud Ghali

Is it they who divide the mercy of your Lord? We have divided among them their subsistence in the present life (Literally: the lowly life, i. e., the life of this world) and raised some of them above (some) others in degrees, that some of them may take to themselves (some) others in subjection; and the mercy of your Lord is more charitable (i.e., better) than whatever they heap (Literally: gather) together.

Marmaduke Pickthall

Is it they who apportion thy Lord's mercy? We have apportioned among them their livelihood in the life of the world, and raised some of them above others in rank that some of them may take labour from others; and the mercy of thy Lord is better than (the wealth) that they amass.

Mohamed Ahmed - Samira

Are they the ones who dispense the favour of your Lord? It is He who apportions the means of livelihood among them in this world, and raises some in position over the others to make some others submissive. The favours of your Lord are better than what they amass.

Muhammad Asad

But is it they who distribute thy Sustainer’s grace? [Nay, as] it is We who distribute their means of livelihood among them in the life of this world, and raise some of them by degrees above others, to the end that they might avail themselves of one another’s help - [so, too, it is We who bestow gifts of the spirit upon whomever We will]: and this thy Sustainer’s grace is better than all [the worldly wealth] that they may amass.

Mustafa Khattab

Is it they who distribute your Lord’s mercy? We ˹alone˺ have distributed their ˹very˺ livelihood among them in this worldly life and raised some of them in rank above others so that some may employ others in service. ˹But˺ your Lord’s mercy is far better than whatever ˹wealth˺ they amass.

Progressive Muslims

Is it they who assign your Lord's mercy We have assigned their shares in this worldly life, and We raised some of them above others in ranks, so that they would take one another in service. The mercy from your Lord is far better than that which they amass.

Rashad Khalifa

Are they the ones who assign your Lord's mercy? We have assigned their shares in this life, raising some of them above others in ranks, in order to let them serve one another. The mercy from your Lord is far better than any material they may hoard.

Sahih International

Do they distribute the mercy of your Lord? It is We who have apportioned among them their livelihood in the life of this world and have raised some of them above others in degrees [of rank] that they may make use of one another for service. But the mercy of your Lord is better than whatever they accumulate.

Sam Gerrans

Is it they who distribute the mercy of thy Lord? We have distributed among them their livelihood in the life of this world and raised some of them above others in degree, that some of them might take others in service; but the mercy of thy Lord is better than what they amass.

Shabbir Ahmed

But are they the ones who distribute your Lord's Grace (of Revelation)? Nay, it is We Who distribute among them even their material needs in the life of the world. And We grade them in work so that they might help one another (with different skills). And the Grace of your Lord (the revealed Guidance) is better than all the wealth they amass. (16:53), (16:71).

Syed Vickar Ahamed

Is it they who would give out the Mercy of your Lord? It is We (reference to Allah) Who distribute their living between them. And in the life of this world, We (reference to Allah) raise some of them above others in position, so that some may ask (and order) others to work. But the Mercy of your Lord is better than the (wealth) that they gather

Taqi Usmani

Is it they who allocate the mercy of your Lord? We have allocated among them their livelihood in the worldly life, and have raised some of them over others in ranks, so that some of them may put some others to work. And the mercy of your Lord is much better than what they accumulate.

The Monotheist Group

Is it they who assign the mercy of your Lord? We have assigned their share in this worldly life, and We raised some of them above others in ranks, so that they would take one another in service. The mercy from your Lord is far better than that which they amass.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩