Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 76. ayet

Yûsuf suresi, 76. ayet. فَبَدَأَ بِأَوْعِيَتِهِمْ قَبْلَ وِعَآءِ أَخِيهِ ثُمَّ ٱسْتَخْرَجَهَا مِن وِعَآءِ أَخِيهِ كَذَٰلِكَ كِدْنَا لِيُوسُفَ مَا كَانَ لِيَأْخُذَ أَخَاهُ فِى دِينِ ٱلْمَلِكِ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ نَرْفَعُ دَرَجَٰتٍ مَّن نَّشَآءُ وَفَوْقَ كُلِّ ذِى عِلْمٍ عَلِيمٌ

febedee biev`iyetihim ḳable vi`âi eḫîhi ŝümme-staḫracehâ miv vi`âi eḫîh. keẕâlike kidnâ liyûsüf. mâ kâne liye'ḫuẕe eḫâhü fî dîni-lmeliki illâ ey yeşâe-llâh. nerfe`u deracâtim men neşâ'. vefevḳa külli ẕî `ilmin `alîm.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle bir plan öğrettik. Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah'ın dilemesi başka. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 73–79 · surenin 76. ayeti / 111

Konu Su kabı ve hırsızlık iddiası Yûsuf 69–79 3

  1. Yûsuf 73

    Dediler ki: "Allah'a andolsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik, hırsız da değiliz."

  2. Yûsuf 74

    Onlar, "Eğer yalancı iseniz, hırsızlığın cezası nedir?" dediler.

  3. Yûsuf 75

    Onlar da: "Cezası, su kabı kimin yükünde bulunursa, o kimsenin kendisi(nin alıkonması) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.

  4. 76

    Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle bir plan öğrettik. Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah'ın dilemesi başka. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.

  5. Yûsuf 77

    Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, "Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor" dedi.

  6. Yûsuf 78

    Onlar, Yusuf'a: "Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz" dediler.

  7. Yûsuf 79

    Yusuf, "Malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını tutmaktan Allah'a sığınırız. Şüphesiz biz o takdirde zulmetmiş oluruz" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

76. “Bunun üzerine” eşyaları arasında tası araştıran kişi “kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı.” Böylelikle bunun kasten yapıldığı zannını uyandıracak şüphe ortadan kalkmış oluyordu. Onların eşyaları arasında herhangi bir şey bulamayınca “sonra kabı kardeşinin yükü arasından çıkardı.” Burada “yükü arasında buldu” yahut “kardeşi onu çalmıştı” denilmeyerek gerçeğe ve vakıaya uygun bir ifade kullanılmıştır.

İşte bu şekilde Yusuf, kardeşlerinin fark etmeyeceği bir şekilde öz kardeşinin yanında kalması isteğini gerçekleştirmiş oluyordu. O nedenle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İşte biz Yusuf için böyle bir plan kurmuştuk.” Yani onun, kötü olmayan bir sonuca ulaşmasını sağlayacak böyle bir tedbiri ona kolaylaştırmış olduk. “Yoksa Allah’ın dilemesi hariç, hükümdarın dinine göre kardeşini (yanında) alıkoymasına imkan yoktu.” Çünkü hükümdarın dininde hırsızlık yapanın mülkiyet altına alınması diye bir hüküm yoktu. Onlar hırsıza başka bir ceza uyguluyorlardı. Eğer bu konuda hüküm vermek hükümdarın dinine havale edilmiş olsaydı, Yusuf kardeşini yanında alıkoyma imkânını bulamayacaktı. Ancak Yusuf, isteğinin gerçekleşmesi için konu ile ilgili onların hüküm vermelerini istemişti.

“Biz” faydalı ilimle ve maksatlara ulaştıran yolların bilgisiyle “dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.” Nitekim Yusuf’un derecelerini de böyle yükseltmiştik. “Her ilim sahibi üstünde daha iyi bir bilen vardır.” Her bilenin üstünde kendisinden daha iyi bilen birisi vardır. Sonsuz ilim sahibi ise gizliyi de açığı da bilen Yüce Allah’tır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yusuf yüklerini kontrol etmek için onları geri çevirdi. Kendi öz kardeşinin yükünü aramaya başlamadan önce anne baba bir olmayan kardeşlerinin yüklerini aramaya başladı ki, yapmış olduğu hile anlaşılmasın. Sonra öz kardeşinin yükünü kontrol etti ve hükümdarın kabını ondan çıkardı. Kardeşinin yükünün arasına kabı koyma planını Yusuf'a da biz öğrettik. Yine ona başka bir plan daha öğrettik, o da kardeşlerinin beldesinde hırsızlık yapanın köle olarak alınma ile cezalandırılmasıydı. Hükümdarın cezası uygulandığında bu durum gerçekleşmeyecekti. Çünkü hırsıza dövmek ve para cezası uygulanıyordu. Bu, ancak Allah’ın dilemesiyle oldu. Şüphesiz ki O, her şeye kadirdir. Yusuf'un makamını yükselttiğimiz gibi dilediğimiz kulumuzun makamını da yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır. Bütün ilimlerin üzerinde her şeyi hakkıyla bilen Allah'ın ilmi vardır.

Kelimeler

33 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَبَدَأَ febedee (aramağa) başladı kök: بدا
  2. بِأَوْعِيَتِهِمْ biev'iyetihim onların yüklerini kök: وعي
  3. قَبْلَ kable önce kök: قبل
  4. وِعَآءِ viaa'i yükünden kök: وعي
  5. أَخِيهِ ehihi kardeşinin kök: اخو
  6. ثُمَّ summe sonra
  7. ٱسْتَخْرَجَهَا stehraceha (tası) çıkardı kök: خرج
  8. مِن min
  9. وِعَآءِ viaa'i yükünden kök: وعي
  10. أَخِيهِ ۚ ehihi kardeşinin kök: اخو
  11. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  12. كِدْنَا kidna bir çare öğrettik kök: كيد
  13. لِيُوسُفَ ۖ liusufe Yusuf'a
  14. مَا ma
  15. كَانَ kane idi kök: كون
  16. لِيَأْخُذَ liye'huze yoksa alamaz kök: اخذ
  17. أَخَاهُ ehahu kardeşini kök: اخو
  18. فِى fi göre
  19. دِينِ dini dini(kanunu)na kök: دين
  20. ٱلْمَلِكِ l-meliki kralın kök: ملك
  21. إِلَّآ illa dışında
  22. أَن en eğer
  23. يَشَآءَ yeşa'e dilemesi kök: شيا
  24. ٱللَّهُ ۚ llahu Allah'ın kök: اله
  25. نَرْفَعُ nerfeu biz yükseltiriz kök: رفع
  26. دَرَجَـٰتٍۢ deracatin derecelerle kök: درج
  27. مَّن men kimseyi
  28. نَّشَآءُ ۗ neşa'u dilediğimiz kök: شيا
  29. وَفَوْقَ vefevka ve üstünde (vardır) kök: فوق
  30. كُلِّ kulli her kök: كلل
  31. ذِى zi sahibinin
  32. عِلْمٍ ilmin bilgi kök: علم
  33. عَلِيمٌۭ alimun daha bir bilen kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için,…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: كيد (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın…

  • Aynı kök: بدا (15 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı…

  • Aynı kök: كيد (35 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    "Siz Allah'ı bırakıp; sadece sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlere (düzmece ilahlara) tapıyorsunuz. Allah, onlar hakkında hiçbir delil…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bunun üzerine (Yusuf), kardeşinin (Bünyamin'in) yükünden önce onların (diğer kardeşlerinin) yüklerini (aramaya) başlamıştı. dipnot 1 Sonra da onu (kayıp su kabını) kardeşinin (Bünyamin'in) yükünden çıkartmıştı. İşte biz Yusuf'a böyle bir tedbir (çare) öğretmiştik; dipnot 2 (yoksa) -Allah'ın dilemesi hariç- hükümdarın kanununa göre kardeşini (yanında) tutamayacaktı. Biz dilediğimizi (layık olanı) derecelerle yükseltiriz. Her bilgi sahibinin üzerinde daha iyi bilen (birisi) vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bünyamin'in yükünden başlansaydı bir şüphe meydana gelebilirdi. O nedenle Hz. Yusuf önceliği diğer yüklere vermiş, kardeşinin yükünü en sona bırakmıştı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada hırsızlık suçlaması nedeniyle hiç kimse zarar görmemiş ve mağduriyet yaşamamıştı. Bu olay nedeniyle kardeşler üzüntü yaşamışlarsa da bu onların fazlasıyla hak ettiklerinin bir kısmı bile değildi.

Mustafa İslamoğlu

Bunun ardından, (Yusuf'un huzuruna getirildiler). O, öz kardeşinin yükünden önce diğerlerinin yüklerini aratarak işe başladı. Sonunda onu öz kardeşinin yükünden çıkarttı. İşte Yusuf'un (arzusunu gerçekleştirmek) için böyle bir planı yürürlüğe Biz koyduk. Eğer Allah böyle dilememiş olsaydı, kralın hukuk sistemine göre kardeşini alıkoyması doğru olmazdı. Biz, dilediğimiz kimseyi (ilmen) kat kat yüceltiriz; fakat her bilenin üstünde her şeyi bilen bir (Allah) vardır.

Muhammed Esed

Bunun üzerine (kovuşturma için Yusuf'un yanına getirildiler,) Yusuf, arama işine küçük kardeşi (Bünyamin)in yükünden önce üvey kardeşlerinin yüklerinden başladı; ve sonunda kupayı (küçük) kardeşinin yükünde bulup çıkardı. Yusuf(un dileğine erişmesi) için Biz olayları işte böyle düzenledik; Allah (böyle) dilemeseydi, Kral'ın yasalarına göre, (Yusuf) kardeşini (başka türlü) alıkoyamazdı. Biz dilediğimiz kimseyi (bilgice) yüksek düzeylere çıkarırız, fakat her bilgi sahibinin üstünde her şeyi bilen (Allah) vardır.

Ahmed Hulusi

Bunun üzerine (Yusuf) aramaya, kardeşinin heybesinden önce onların heybelerinden başladı. . . Sonra onu (su maşrapasını) kardeşinin heybesinden bulup çıkarttı. . . (Olayı) Yusuf'un lehine işte böyle geliştirdik. Yoksa O (Yusuf), Allah'ın dilemesi hariç, Melik'in dinine (Melik'in yönetim kurallarına göre) kardeşini alacak durumda değildi. . . Dilediğimizin bilgisini arttırırız. Her ilim sahibinin üstünde Her şeyi Bilen vardır.

Ali Bulaç

Böylece (Yusuf) kardeşinin kabından önce onların kablarını (yoklamaya) başladı, sonra onu kardeşinin kabından çıkardı. İşte biz Yusuf için böyle bir plan düzenledik. (Yoksa) Hükümdarın dininde (yürürlükteki kanuna göre) kardeşini (yanında) alıkoyamazdı. Ancak Allah'ın dilemesi başka. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.

Ali Özek ve heyeti

Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini (aramaya) başladı. Sonra da onu, kardeşinin yükünden çıkarttı. İşte biz Yusuf'a böyle bir tedbir öğrettik, yoksa kralın kanununa göre kardeşini tutamayacaktı. Ancak Allah'ın dilemesi hariç. Biz kimi dilersek onu derecelerle yükseltiriz. Zira her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen birisi vardır.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, kardeşinin yükünden önce, onların yüklerinden başladı. Sonra, kardeşinin yükünden onu bulup çıkardı. Yusuf için, işte böyle bir düzen hazırladık. Allah dilemeseydi, kralın yasalarına göre, kardeşini alıkoyamazdı. Dilediğimiz kimseyi konumlarla yükseltiriz. Her bilgisi olanın üstünde de daha iyi bir bilen vardır.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine Yusuf, kendi kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra da eşyayı, kardeşinin yükünden çıkarttı. İşte biz Yusuf'a böyle bir tedbir öğrettik; yoksa kralın hukukuna göre kardeşini alıkoyamayacaktı. Ancak Allah'ın dilemesi hariç. Biz kimi dilersek onu derecelerle yükseltiriz. Zira her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen birisi vardır.

Edip Yüksel

Kardeşinin yükünden önce onların yüklerinden başladı ve sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. Biz Yusuf'a böyle bir planı öğretmiştik. Kralın yasasını uygulasaydı kardeşini alıkoyamazdı; ALLAH dilese başka. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilenin üstünde daha iyi bir bilen vardır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Mısır devletinin bir görevlisi olarak, Yusuf'un kralın yasası yerine İsrail oğullarının yasasını uygulaması etiksel olarak yanlış görülebilir; ancak Yusuf'un bu yasadışı uygulamada herhangi bir kişiye ve topluma zarar vermemesi ve niyetinin dürüstlüğü kendisi için bir savunma oluşturur. Nitekim bu iyi niyetli "hile" ile bir aile trajedisine son vermiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

(Yusuf) kardeşinin yükünden önce onların yüklerinden başladı ve sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. Biz Yusuf'a böyle bir planı öğretmiştik. Kralın yasasını uygulasaydı kardeşini alıkoyamazdı; ALLAH dilese başka. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilenin üstünde daha iyi bir bilen vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine (Yusuf) kardeşinin kabından önce, onların kaplarını aramaya başladı, sonra onu kardeşinin kabından çıkardı, işte Yusuf için böyle bir tedbir yaptık! Melik'in kanununa göre kardeşini alıkoymasına çare yoktu. Ancak Allah'ın dilemesi başka! Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz ve her ilim sahibinin üstünde bir bilen vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine kardeşinin kabından evvel onların kaplarından başladı, sonra onu kardeşinin kabından çıkardı, işte Yusüf için böyle bir tedbir yaptık, Melikin dininde (ceza kanununda) kardeşini almasına çare yoktu, lakin Allahın dilemesi başka, biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz ve her ilim sahibinin fevkında bir alim vardır.

Erhan Aktaş

Bunun üzerine, kardeşinin yükünden önce diğerlerinin yükünü aramaya başladı. Sonra su kabını öz kardeşinin yükünden bulup çıkardı. İşte Yusuf için böyle bir tedbir aldık. Allah, böyle dilemeseydi hükümdarın dinine dipnot 1 göre kardeşini alıkoyamayacaktı. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilenin üstünde bir bilen vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Din kavram olarak, Kur'an'da, inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa, hesap, karşılık, ceza vb. anlamlarda kullanılmaktadır. Dinin esas anlamlarından birisi itibariyle, yaşamı düzenleyen ilke ve kuralların referans alındığı "değerler" demektir. Kur'an'a göre, "yaşamı" düzenlemede vahyin değerlerini referans almayan her düşünce ve inanç Cahiliye'dir. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini ve sistemlerini hangi değerleri referans alarak belirliyorlarsa, onların dini referans aldıkları değerlerdir (Bkz 3:73; 6:70; 7:51; 12:76; 40:26; 109:6). Kur'an, nasıl ki Mekkeli müşriklerin Cahiliye değerlerini referans alan düzenlerini, sistemlerini "din" olarak tanımlıyorsa; günümüzün Kur'an'ı referans almayan bütün düzen ve sistemleri de "birer dinidirler." Ancak şu gerçek göz ardı edilmemelidir: Allah, Kur'an'i değerleri referans almak koşulu ile yaşadığımız hayatı düzenlemeyi insana bırakmıştır: Nasıl bir yönetim biçimi, nasıl bir ekonomik sistem, nasıl bir hukuk sistemi, nasıl bir yaşam biçimi vb. olması gerektiği konusunda yetki de görev de sorumluluk da insana aittir. Kur'an'ı referans almak koşulu ile günün koşul ve ihtiyaçlarına göre istenilen düzeni/sistemi/yönetimi kurmak insana bırakılmış bir husustur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine, kardeşinin yükünden önce diğerlerinin yükünü aramaya başladı. Sonra su kabını öz kardeşinin yükünden bulup çıkardı. İşte Yusuf için böyle bir tedbir aldık. Allah, böyle dilemeseydi hükümdarın dinine dipnot 1 göre kardeşini alıkoyamayacaktı. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilenin üstünde bir bilen vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yasasına.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine, kardeşinin yükünden önce diğerlerinin yükünü aramaya başladı. Sonra su kabını öz kardeşinin yükünden bulup çıkardı. İşte Yusuf için böyle bir tedbir aldık. Allah, böyle dilemeseydi hükümdarın dinine dipnot 1 göre kardeşini alıkoyamayacaktı. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilenin üstünde bir bilen vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yasasına.

Gültekin Onan

Böylece (Yusuf) kardeşinin kabından önce onların kablarını (yoklamaya) başladı, sonra onu kardeşinin kabından çıkardı. İşte biz Yusuf için böyle bir plan düzenledik. (Yoksa) Hükümdarın dininde (yürürlükteki kanuna göre) kardeşini (yanında) alıkoyamazdı. Ancak Tanrı'nın dilemesi başka. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine (Yuusuf), kardeşinin kabından evvel onların kafalarını (aramıya) başladı. Nihayet onu kardeşinin kabından çıkardı. İşte biz Yuusuf için böyle bir tedbir kullandık. Yoksa o, padişahın dinine göre kardeşini (esir olarak) tutabilecek değildi: Meğer ki Allahın iradesi ola. Biz kimi dilersek onu nice derecelerle yükseltiriz. Her ilim saahibinin üstünde daha iyi bilen vardır.

İbni Kesir

Bunun üzerine kardeşinin kablarından evvel onlarınkini aramaya başladı. Sonra onu kardeşinin kabından çıkardı. İşte Biz, Yusuf için böyle bir tedbir kullandık. Yoksa o hükümdarın dinine göre; kardeşini tutabilecek değildi. Meğer ki Allah dileye. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde bir bilen vardır.

Mehmet Alagaş

(58-87) Yusuf’un kardeşleri geldiler ve içeri girdiler , (Yusuf) onları tanıdı, onlar ise onu tanıyamadılar, hazırlayacaklarını hazırladıklarında, bana babanız bir olan diğer kardeşinizi de getirin dedi. Dikkat edin görüyorsunuz ki ben ölçüyü tam yerine getiriyorum ve ben iyi bir konukseverim, Onu bana getirmezseniz benim yanımda size ölçü falan yok, yanıma yaklaşmayın. O konuda babasını ikna etmeye çalışırız bunu kesinlikle yapacağız dediler. (Yusuf) genç çalışanların a, sermayelerini yüklerinin içine koy un, belki yakın çevrelerine döndüklerinde fark ederler de böyle ce de geri dönerler dedi. Babalarına geri döndüklerinde dediler ki ey babamız bizden ölçü yasaklandı bizimle beraber kardeşimizi gönder zahire alalım biz kesinlikle onu koruruz. Dedi ki Önceden kardeşi için güvendiğim gibi Onun için de size güvenebilir miyim? Her neyse Allah en hayırlı koruyucudur ve esirgeyenlerin en esirgeyicisidir. Getirdikleri eşyalarını açtıklarında sermayelerini kendilerine geri iade edilmiş olarak buldular, ey babamız ne ortaya çıktı! bu bizim geri iade edilmiş sermayemiz, yakın çevremize erzak getiririz , kardeşimizi de koruruz dediler , bir d eve ölçüsünde fazla alabiliriz bu aldığımız az bir ölçüydü. Allahtan, geri onu bana getireceğinize dair sağlam ve de sizleri bağlayıcı bir söz bana verdiğiniz sürece O’nu asla sizle göndermem dedi. Ona sağlam bir söz verdiklerinde O da Allah ne söylediğinize vekildir dedi . Ey oğullarım tek bir kapıdan girmeyin farklı farklı kapılardan içeri girin, Allah’tan bir şey olursa ben size bir fayda veremem, Yargı / hüküm sadece Allah’a aittir, Onu vekil tayin ettim, vekalet verecekler de ona vekalet versinler dedi. Babalarının emir ettiği taraftan gi rmeleri Allah’tan gelecek şeyler hakkında onlara fayda vermedi, sadece Yakub’un nefsinde ki acil ihtiyacın yerine getirilmesi ni sağladı (Ona faydası oldu), muhakkak ki O, ona öğrettiklerimizin bilgisine sahipti ve lakin insanların çoğu bilmiyorlardı, Yusuf’un yanına girdiklerinde, (Yusuf) kardeşini yanına aldı. Muhakkak ki ben senin kardeşinim y aptıklarından dolayı kaygıya kapılma dedi. Hazırlayacaklarını hazırladıklarında kardeşinin yüküne su kabı koydu, ardından da çığırtkan / müezzin ilan etti ki, ey kervan kesinlikle siz hırsızsınız! Onlarda dönerek ne kaybınız var ki dediler. Melik’in su kabını kaybettik, o nu kim getirirse kervan yükü ödül var, ben de buna kefilim / zaimim dedi, Allah’a yemin olsun, sizde biliyorsunuz, bizler arzda bozgunculuk etmek için gelmedik, biz hırsız da değiliz, eğer ki yalan söylüyor iseniz sizde bunun cezası nedir diye sordular, (Kervandakiler) dediler ki bizde onun cezası kimin yükünde bulunduysa, o kişi, onun karşılığıdır, zalimleri böyle cezalandırırız. Kardeşinin eşyalarından önce diğerlerinin eşyalarına baktılar, ardından kardeşinin eşyaları arasından onu / su kabını çıkardılar, Yusuf için böyle yaptık, Melik’in kurallarında kardeşini tutup almak yoktu, (Ama Yusuf’un kardeşlerinin kabilesinde vardı) Allah’ın istemesi hariç , biz istediğimizin derecesini yükseltiriz, her alimin ilminin üzerinde olan biri vardır. Eğer o çalmış ise kesin olan şu ki onun kardeşi de önceden çalmıştı dediler, Yusuf bunu kendinde tuttu (Bu lafa içerledi ama bir şey demedi) bunu onlara açıklamadı, dedi ki sizler ne fena bir mevkidesiniz Allah vasıflandırdıklarınızı / betimleyerek anlattıklarınızı en iyi bilendir dedi. Ey aziz! çok yaşlı bir babası var yerine bizden birini al, seni güzel davranan biri olarak görüyoruz dediler. Allah’a sığınırım, kimin eşyalarının yanında bulundu ise sadece onu alabiliriz , kesinlikle o zaman zalimlerden oluruz dedi. Ondan üm itleri kesilince bir kenarda fısıldaştılar , onların büyük olanı, babanızın sizden Allah adına söz aldığını ve önceden de Yusuf’a yaptığınız aşırılığı / ifratı bilmiyor musunuz? Ben babamdan bir izin yahut Allahtan bir yargı / bir hüküm gelinceye kadar bu yeri bırakıp ta gitmem, O en hayırlı hüküm vericidir dedi, siz babanıza geri dönün ve deyin ki ey babacığımız oğlun hırsızlık etti, sadece bildiğimize şahitlik ediyoruz, bilemediğimize / gaybe bekçi / muhafız değiliz, içinde olduğumuz memlekete de beraber geri döndüğümüz kervana da sorabilirsin, kesinlikle biz doğru söyleyenleriz. Dedi ki sizi bu işe nefisleriniz sürüklemiş / nefisleriniz ayartmış, şimdi güzel bir sabır, belki de Allah onların hepsini bana birlikte getirir (Sadece ikisini demedi tüm kardeşleri kastetti ) Kesinlikle O, alim dir, hâkimdir. (Hâkim; h üküm veren , Hikmet, hükmün gerekçesi) Onlardan yüz çevirdi ve ey benim tasam / kederim Y usuf dedi, gözlerine üzüntüden ak düştü, O öfkeliydi. Allah’a yemin olsun ki Yusuf ’u hatırlayıp duruyorsun, böyle giderse çok ağır hasta olacaksın yahut yok olacaksın / helak olacaksın dediler. Muhakkak ki kaygımı ve hüznümü Allah’a şikâyet ediyorum ve Allah sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey oğullarım gidiniz Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi arayın / malumat toplayın , Allah’ın esintisinden / rahmetinden ümit kesmeyin muhakkak ki Onun esintisinden / rahmetinden ancak kafirler ümidi keserler. Onun yanına girdiklerinde ey aziz dediler bize ve yakın çevremize zarar dokundu, biz önemsiz bir sermaye ile geldik bize tam ölçüsünde ver, artı bize sadaka da ver / tasadduk eyle, Allah sadaka verenlerin karşılığını verir. Dedi ki siz cahil iken Yusuf’a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz? Dediler ki Sen Yusuf musun ki? Ben Yusuf’um bu da kardeşim dedi, Allah bize minnet te bulundu , m uhakkak ki ondan kim sakınır ve sabred erse kesinlikle Allah, güzel davrananların ücretini zayi etmez. Dediler ki Allah ’a yemin olsun ki seni bizden üstün tutmuş ve bizler yanlış yapanlardan olmuşuz. Yusuf dedi ki, b ugün size bir kınama / ayıplama yoktur, Allah sizi bağışlar, esirgeyenlerin en merhametlisidir. Bu gömleğimle gidiniz onu babamın yüzü ile buluşturunuz görmesi gelecektir yakın çevrenizin hepsini bana getirin. Kervan ayrıldığın da babaları dedi ki bana eğer bunadı demez iseniz Yusuf’un kokusunu duyuyorum, Allah’a yemin olsun ki sen kesin hâlâ eski şaşkınl ığının içindesin dediler. Müjdeci gelince onu / gömleği yüzüyle buluşturdu görmesi geri döndü / mürted oldu. Size demedim mi? A llah’ın sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey babamız günahlarımızın bağışlamasını dile , biz kesinlikle yanlış yapanlardan idik dediler. İleride sizin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim kesinlikle O, bağışlayan ve esirgeyendir dedi. Yusuf'un yanına girdiklerinde ana ve babasını / ebeveynini kucakladı / ağırladı , Allah’ın istemesi sayesinde güven içinde / emin olarak Mısır’a girin dedi , ebeveynini tahtına çıkardı ve onun için O’na / Allah’a secdeye kapandılar ve ey babacığım dedi bu önceden gördüğüm rüyamın ne şekilde sonuçlandığını gösteriyor kesinlikle Rabbim onu gerçekledi / gerçekleştirdi ve kesinlikle hapishaneden çıkardığı zaman da bana güzellikte bulundu (Kardeşlerinin yanında kuyu olayını hatırlatmadı) Şeytanın benimle kardeşlerimin aramızı bozmasının ardından da sizi çölden alıp getirdi, Rabbim kesinlikle dilediğine nazik davranır / latiftir, muhakkak ki O bilendir / alimdir ve yargıçtır / h âkimdir. Rabbim gerçekten bana mülkünden verdin ve bana olayların / hadiselerin ne şekilde sonuçlanacağını öğrettin , gökleri ve yeri yaratan sen benim dünyada ve ahirette dostumsun / velimsin, beni teslim olmuş olarak / Müslüman olarak vefat ettir ve beni salihlere kat / ilhak et.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yûsuf kardeşinin yükünden önce onlarınkini aramaya başladı; sonra kardeşinin yükünden su kabını çıkardı. İşte biz Yûsuf'a böyle bir plan kullanmasını vahyettik. Çünkü hükümdarın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah'ın dilemesi başka. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her ilim sahibinden üstün bir bilen bulunur.

Süleyman Ateş

Bunun üzerine (Yusuf), kardeşinin yükünden önce ötekilerin yüklerini aramağa başladı; sonra tası kardeşinin yükünden çıkardı. İşte Yusuf'a böyle bir çare öğrettik. Yoksa kralın dini(kanunu)na göre (Yusuf) kardeşini alamazdı. Meğer Allah dilemiş olsun. (Biz) dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilgi sahibinin üstünde daha bir bilen vardır.

Süleymaniye Vakfı

Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin çuvalından önce diğerlerinin çuvallarında arama yapmaya başladı. Sonra su tasını kardeşinin çuvalından bulup çıkardı. Biz Yusuf'a böyle bir çözüm yolu gösterdik dipnot 1 . Aksi takdirde kralın kanununa göre Yusuf kardeşini alıkoyamazdı dipnot 2 . Ancak Allah başka bir durum ortaya çıkarırsa dipnot 3 başka. Biz istediğimiz kişinin derecesini kat kat yükseltiriz. Her bilgi sahibinin üstünde bir bilen vardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Keyd (كيد) kelimesi, bir şeyi sağlam bir şekilde çözmeyi ifade eder (Mekayis). Ayrıca bkz. Hac 22/15.
  2. metne dön, dipnot 2
    Rivayetlere göre o dönem yürürlükte olan Mısır ceza kanununa göre hırsızlığın cezası, hırsıza sopa vurmak ve çaldığı malı iki misliyle ödettirmekti.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yusuf, öz kardeşinin yükünden önce ötekilerinin yüklerinde arama yapmaya başladı. Sonra tası öz kardeşinin yükünden çıkardı. Biz Yusuf için böyle bir oyun kurduk. Yoksa kralın kanununa göre Yusuf kardeşini alıkoyamazdı, Allah tercih ederse başka. Biz tercih ettiğimiz kişiyi kat kat yükseltiriz. Her bilenin üstünde daha iyi bilen vardır.

Şaban Britch

Yusuf kardeşinin eşyalarından önce onlarınkini aramaya başladı. Sonra kardeşinin yükünden su kabını çıkardı. Yusuf için böyle bir tuzak kurduk. Yoksa hükümdarın dinine göre kardeşini Allah dilemeseydi alıkoyamayacaktı. Dilediğimizin derecesini yükseltiriz. Her ilim sahibinden üstün bir ilim sahibi vardır

Şaban Piriş

Yusuf kardeşinin eşyalarından önce onlarınkini aramaya başladı. Sonra kardeşinin yükünden su kabını çıkardı. Yusuf'a böyle bir plan öğrettik. Çünkü hükümdarın dinine göre kardeşini Allah dilemeseydi alıkoyamazdı. Dilediğimizin derecesini yükseltiriz. Her ilim sahibinden üstün bir bilen vardır

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine Yusuf öz kardeşinin heybesinden önce, öteki kardeşlerin heybelerini aramaya başladı. Nihayet su kabını, öz kardeşinin heybesinden çıkardı. Yusuf'a böyle bir tuzak öğretmiştik. Yoksa Yusuf, Allah'ın dilemesi dışında, kralın dinine göre öz kardeşini alamazdı. Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz biz. Her bilgi sahibinin üstünde bir başka bilen vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He –Yusuf- began the search with their sacks before searching that of his brother -Benjamin-, then he brought it out of Benjamin's saddle bags. Thus did We design a stratagem for Yusuf to outwit his brothers according to the inspired plan. He could not have detained his brother -Benjamin- by exercising judicial authority not conformable to the statutes of the realm, nor could he have applied the Jewish law of full restitution for the theft or the enslavement by the state unless Allah had willed. So it was. We raise whom We will to higher ranks and exalt them in dignity, wisdom and power. Above every one having mastery of knowledge, there is one who is endowed with more substantial knowledge; and above every one whose sum of knowledge with grace divine imbued there is AL-'Alim (the All-Knowing, the Omniscient).

Abdul Haleem

[Joseph] began by searching their bags, then his brother’s, and he pulled it out from his brother’s bag. In this way We devised a plan for Joseph- if God had not willed it so, he could not have detained his brother as a penalty under the king’s law- We raise the rank of whoever We will. Above everyone who has knowledge there is the One who is all knowing.

Abdullah Yusuf Ali

So he began (the search) with their baggage, before (he came to) the baggage of his brother: at length he brought it out of his brother's baggage. Thus did We plan for Joseph. He could not take his brother by the law of the king except that Allah willed it (so). We raise to degrees (of wisdom) whom We please: but over all endued with knowledge is one, the All-Knowing.

Abul A'la Maududi

Then Joseph began searching their bags before searching his own brother's bag. Then he brought forth the drinking-cup from his brother's bag. Thus did We contrive to support Joseph. dipnot 1 He had no right, according to the religion of the king (i.e. the law of Egypt), to take his brother, unless Allah so willed. dipnot 2 We exalt whomsoever We will over others by several degrees. And above all those who know is the One Who truly knows.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Now let us consider the question: How did Allah directly support Prophet Joseph with His plan? It is obvious that the plan of placing the cup in Benjamin’s pack was thought out and executed by Joseph himself. And it is also obvious that the royal servants checked their packs as a matter of routine for such is the procedure that is generally followed on such occasions. There is nothing in this passage that might be called supernatural support by Allah except that the servants asked the brothers to prescribe the punishment for the thief, and they answered that he should be made a bondsman. The sentence that follows also confirms this interpretation.
  2. metne dön, dipnot 2
    Had Allah willed it, He would not have removed the flaw in the plan of Prophet Joseph. It was this: he could seize his brother according to his plan only by the help of the king’s law, but it was not worthy of a Prophet of Allah to apply that un-Islamic law to his own personal case. For he had taken political power in his hands in order to establish gradually the Islamic law and not to enforce and keep the king’s law in vogue. Had Allah willed it, He would have left no other course for His Prophet except to have resort to the un-Islamic law. But He did not will it so because He did not like to tarnish the fair name of His Prophet. Therefore he made the servants inquire from the brothers (an unusual thing) about the punishment of a thief and they stated the law of Prophet Abraham. Thus not only was the flaw removed, but also no room was left for the brothers to raise any objection against this on the plea that they were not Egyptians, and therefore the law of the land could not be applied against them. As has already been pointed out, this was the support of Allah to which He has referred in the two subsequent verses as a token of His favor and a sign of the perfection of His knowledge.

Aisha Bewley

He started with their bags before his brother’s. and then produced it from his brother’s bag. In that way We devised a cunning scheme for Yusuf. He could not have held his brother according to the statutes of the King – only because Allah had willed it so. We raise the rank of anyone We will. Over everyone with knowledge is a Knower.

Al-Hilali & Khan

So he [Yûsuf (Joseph)] began (the search) in their bags before the bag of his brother. Then he brought it out of his brother’s bag. Thus did We plan for Yûsuf (Joseph). He could not take his brother by the law of the king (as a slave), except that Allâh willed it. (So Allâh made the brothers to bind themselves with their way of "punishment, i.e. enslaving of a thief.") We raise to degrees whom We will, but over all those endowed with knowledge is the All-Knowing (Allâh).

Ali Quli Qarai

Then he began with their sacks, before [opening] his brother’s sack. Then he took it out from his brother’s sack. Thus did We devise for Joseph’s sake. He could not have held his brother under the king’s law unless Allah willed [otherwise]. We raise in rank whomever We please, and above every man of knowledge is One who knows best.

Amatul Rahman Omar

Then he (- the king's herald) began (the search) with the sacks of others before (he came to) the sack of his (- Joseph's) brother (Benjamin). (Finding the vessel therein) he brought it out of his brother's sack. That is how We contrived for Joseph (to keep Benjamin with him, otherwise) he could not have taken his brother according to the king's law. Yet it came about as Allâh willed. We raise in degrees (of rank) whomsoever We will. And over and above every possessor of knowledge there is One (Almighty God), Who is All Knowing.

Arthur John Arberry

So he made beginning with their sacks, before his brother's sack, then he pulled it out of his brother's sack. So We contrived for Joseph's sake; he could not have taken his brother, according to the king's doom, except that God willed. Whomsoever We will, We raise in rank; over every man of knowledge is One who knows.

Bijan Moeinian

Joseph then started to search his (step) brothers’ loads first, before searching his brother’s bag. Then he took the cup out from the pack of his brother (Benjamin.) This is how I helped Joseph to complete his plan in order to be able to keep his brother with him. He could not have kept his brother, if he had applied the law of the land. Yes; it was the will of God. I rais whoever I will to a higher rank; and above every knowledgeable person, there is One All-Knowledgeable Who is above all knowledgeable ones.

E. Henry Palmer

And he began with their sacks before the sacks of his brother; then he drew it forth from his brother's sack. Thus did we devise a stratagem for Joseph. He could not take his brother by the king's religion except God pleased;- we raise the degrees of whomsoever we please, and over every possessor of knowledge is one who knows.

Edip-Layth

So he began with their bags before his brother's bag. Then he brought it out of his brother's bag. It was such that We planned for Joseph, for he would not have been able to take his brother under the King's system, except that God wished it so. We raise the degrees of whom We please, and over every one of knowledge is the All Knowledgeable.

George Sale

Then he began by their sacks, before he searched the sack of his brother; and he drew out the cup from his brother's sack. Thus did we furnish Joseph with a stratagem. It was not lawful for him to take his brother for a bondman, by the law of the king of Egypt, had not God pleased to allow it, according to the offer of his brethren. We exalt to degrees of knowledge and honour whom we please: And there is one who is knowing above all those who are indued with knowledge.

Hamid S. Aziz

They said, "The recompense thereof is he in whose pack it is found - he shall be the recompense (atonement) thereof (as a bondsman); thus do we recompense the unjust. "

Mahmoud Ghali

So he began with their sacks before his brother's sack; thereafter he drew it forth out of his brother's sack. Thus We plotted for Yûsuf; in no way indeed could he take his brother, in the king's religion (OR: law) except that Allah decided. We raise in degree (s) whomever We decide; and above every (man) owning knowledge is One Who is Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

Then he (Joseph) began the search with their bags before his brother's bag, then he produced it from his brother's bag. Thus did We contrive for Joseph. He could not have taken his brother according to the king's law unless Allah willed. We raise by grades (of mercy) whom We will, and over every lord of knowledge there is one more knowing.

Mohamed Ahmed - Samira

So he searched their saddle-bags before his brother's, then produced the cup from his brother's bag. That is how We planned an excuse for Joseph, for under the law of the king he could not detain his brother unless God so willed. We raise the status of whom We please. Over every man of knowledge there is one more knowing.

Muhammad Asad

Thereupon [they were brought before Joseph to be searched; and] he began with the bags of his half-brothers before the bag of his brother [Benjamin]: and in the end he brought forth the drinking Cups out of his brother's bag. In this way did We contrive for Joseph [the attainment of his heart's desire]: under the King's law, he would [otherwise] not have been able to detain his brother, had not God so willed. We do raise to [high] degrees [of knowledge] whomever We will - but above everyone who is endowed with knowledge there is One who knows all.

Mustafa Khattab

Joseph began searching their bags before that of his brother ˹Benjamin˺, then brought it out of Benjamin’s bag. This is how We inspired Joseph to plan. He could not have taken his brother under the King’s law, but Allah had so willed. We elevate in rank whoever We will. But above those ranking in knowledge is the One All-Knowing.

Progressive Muslims

So he began with their bags before his brother's bag. Then he brought it out of his brother's bag. It was such that We planned for Joseph, for he would not have been able to take his brother under the King's system, except that God wished it so. We raise the degrees of whom We please, and over every one of knowledge is the All Knowledgeable.

Rashad Khalifa

He then started by inspecting their containers, before getting to his brother's container, and he extracted it out of his brother's container. We thus perfected the scheme for Joseph; he could not have kept his brother if he applied the king's law. But that was the will of GOD. We exalt whomever we choose to higher ranks. Above every knowledgeable one, there is one who is even more knowledgeable.

Sahih International

So he began [the search] with their bags before the bag of his brother; then he extracted it from the bag of his brother. Thus did We plan for Joseph. He could not have taken his brother within the religion of the king except that Allah willed. We raise in degrees whom We will, but over every possessor of knowledge is one [more] knowing.

Sam Gerrans

So he began with their bags before the bag of his brother; then he brought it forth from the bag of his brother. (Thus did We plan for Joseph; he could not have taken his brother within the doctrine of the King save that God had so willed. We raise in degree whom We will; and over every possessor of knowledge is One knowing.)

Shabbir Ahmed

They were brought before Joseph for the search. He began with the bags of his half-brothers before the bag of his brother (Benjamin). And finally extracted the cup out of his brother's bag. We thus perfected the plan for Joseph. He could not have detained his brother under the King's law. But that was the Will of Allah. We raise people in ranks according to Our Laws. And above every person of knowledge there is One who knows all.

Syed Vickar Ahamed

So he (Yusuf) began (the search) through their bags, before (he came to) the bag of his (full) brother: At the end, he brought it out of his (full) brother’s bag. Thus did We plan for Yusuf (Joseph). He could not take his brother by the law of the king except that Allah willed it (so). We raise to (different) levels (of wisdom) whom We please: But above all blessed with knowledge is One, the All Knowing (Aleem).

Taqi Usmani

So, he started with their bags before (searching) the bag of his brother, then, recovered it from the bag of his brother.This is how We planned for Yūsuf. He had no right to take his brother according to the law of the king, unless Allah so willed. We elevate in ranks whomsoever We will. Above every man of knowledge, there is someone more knowledgeable.

The Monotheist Group

So he began with their bags before the bag of his brother. Then he brought it out of the bag of his brother. It was such that We planned for Joseph, for he would not have been able to take his brother under the system of the king, except that God wished it so. We raise the degrees of whom We please, and over every one of knowledge is the All Knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 76. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 76. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 76. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩