Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 33. ayet

Zuhruf suresi, 33. ayet. وَلَوْلَآ أَن يَكُونَ ٱلنَّاسُ أُمَّةً وَٰحِدَةً لَّجَعَلْنَا لِمَن يَكْفُرُ بِٱلرَّحْمَٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِّن فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَ

velevlâ ey yekûne-nnâsü ümmetev vâḥidetel lece`alnâ limey yekfüru birraḥmâni libüyûtihim süḳufem min fiḍḍativ veme`ârice `aleyhâ yażherûn.

Diyanet İşleri

Eğer bütün insanlar (kafirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahman'ı inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 30–36 · surenin 33. ayeti / 89

Konu İbrâhim'in sözü; "iki şehrin birinden büyük bir adam" Zuhruf 26–35 3

  1. Zuhruf 30

    Fakat kendilerine Hak gelince, "Bu bir büyüdür, biz onu kesinlikle inkar ediyoruz" dediler.

  2. Zuhruf 31

    "Bu Kur'an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!" dediler.

  3. Zuhruf 32

    Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.

  4. 33

    Eğer bütün insanlar (kafirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahman'ı inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.

  5. Zuhruf 34–35

    (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O'na karşı gelmekten sakınanlarındır.

  6. Zuhruf 36

    Kim, Rahman'ın Zikri'ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 33–35. ayetler için yazılmıştır.

33. Yüce Allah, nezdinde dünyanın hiçbir değer taşımadığını ve eğer kulları üstündeki her şeyden değerli olan lütuf ve rahmeti olmasaydı dünya hayatının nimetlerini kâfirlere çok büyük çapta vereceğini, öyle ki “Rahman’ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını ve üzerine” evlerinin çatılarına “çıktıkları merdivenleri gümüşten” yapacağını haber vermektedir.

34-35. “Evlerinin kapılarını ve yaslandıkları tahtlarını da” gümüşten yapardık. Onlara ayrıca pek çok zinet eşyaları da verirdik. Yani dünyayı onlara çeşitli süslerle süsler, arzuladıkları şeyleri onlara verirdik. Ancak bunu yapmayışının sebebi, kullarına olan rahmetidir. Zira onlar bu durumda dünya sevgisi dolayısı ile küfre ve çokça masiyet işlemeye koşuşurlardı.

Bu buyrukta şuna delil vardır: Yüce Allah, kulların maslahatına olmak üzere bazı dünyevî hususları genel ya da özel olarak vermeyip engeller.

Ayrıca dünyanın Allah nezdinde bir sivrisinek kanadı kadar dahi değeri yoktur. Sözü edilen bütün bu şeyler, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Bunlardan alınacak hevesler, kursakta kalmaya mahkûmdur ve fanidir.

Allah nezdinde ise âhiret, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından uzak durmak sureti ile Rablerine karşı takvâlı olanlar için elbette daha hayırlıdır. Çünkü âhiretin nimetleri, her bakımdan tam ve mükemmeldir. Cennette canların çektiği ve gözlerin zevk alacağı şeyler vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır. Bu iki yurt arasındaki fark, gerçekten de çok büyüktür!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer insanların küfürde birleşerek tek bir ümmet olması tehlikesi bulunmasaydı, Allah'a küfredenlerin evlerinin tavanlarını ve üstüne basıp çıkacakları merdivenlerini gümüşten yapardık.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْلَآ velevla (sözkonusu) olmasaydı
  2. أَن en
  3. يَكُونَ yekune olması kök: كون
  4. ٱلنَّاسُ n-nasu insanların kök: نوس
  5. أُمَّةًۭ ummeten ümmet kök: امم
  6. وَٰحِدَةًۭ vahideten bir tek kök: وحد
  7. لَّجَعَلْنَا lecealna yapardık kök: جعل
  8. لِمَن limen kimseler için
  9. يَكْفُرُ yekfuru inkar eden kök: كفر
  10. بِٱلرَّحْمَـٰنِ bir-rahmani Rahman'ı kök: رحم
  11. لِبُيُوتِهِمْ libuyutihim evlerine kök: بيت
  12. سُقُفًۭا sukufen tavanlar kök: سقف
  13. مِّن min -ten
  14. فِضَّةٍۢ fiddetin gümüş- kök: فضض
  15. وَمَعَارِجَ ve meaarice ve merdivenler kök: عرج
  16. عَلَيْهَا aleyha üzerine
  17. يَظْهَرُونَ yezherune binip çıkacakları kök: ظهر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرج (9 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: سقف (4 geçiş)

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark…

  • Aynı kök: سقف (4 geçiş)

    Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.

  • Aynı kök: سقف (4 geçiş)

    (1-7) Tur'a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, "Beyt-i Ma'mur"a, yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsanların küfürde birleşmiş tek bir ümmet olma (tehlikesi) bulunmasaydı, Rahmân'ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri gümüşten yapardık.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer bütün insanlar (küfür ve nankörlükte ittifak etmiş) tek tip bir toplum halini almayacak olsaydı; Rahman'ı inkar eden şu kimselerin konaklarını gümüşten damlarla ve üzerinde gösteriş yapacakları seyir teraslarıyla donatırdık.

Muhammed Esed

Eğer (sınırsız zenginliklerin önlerine serilmesiyle) bütün insanlar tek bir (şeytani) toplum haline gelmiyecek olsaydı, (şimdi) Rahman'ı inkar edenlerin evlerini gümüşten çatılar ve tırmanacakları (gümüşten) merdivenler ile donatırdık;

Ahmed Hulusi

Eğer insanların (zenginlikleri) tek bir anlayış toplumu haline gelmeleri sonucunu getirmeseydi (zenginlik dışa dönük yaşamı getireceği için kişiyi içe dönük zenginlikten engeller), elbette Rahman'ın hakikatleri olduğu gerçeğini inkar edenlerin evlerini gümüşten tavanlar ve çıkacakları gümüşten merdivenlerle donatırdık. . .

Ali Bulaç

Eğer insanlar (Allah'a karşı isyanda birleşip) tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman'ı (Allah'ı) inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp yükselecekleri merdivenler yapardık.

Ali Özek ve heyeti

Şayet insanların küfürde birleşmiş bir tek ümmet olması (tehlikesi) bulunmasaydı, Rahmân'ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri gümüşten yapardık.

Ali Rıza Safa

Zaten insanlar, bir tek topluluk durumuna gelecek olmasalardı, Bağışlayana nankörlük edenlerin evlerine, gümüşten tavanlar ve yükselecekleri merdivenler yapardık.

Bayraktar Bayraklı

İnsanlar bir tek ümmet haline gelmeyecek olsalardı, Rahman'ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını ve merdivenlerini gümüşten yapardık.

Edip Yüksel

Tüm insanlar (inkarcılıkta) bir tek toplum olacak olmasaydı, Rahman'ı inkar edenlerin evini gümüş tavanlar ve binip çıkacakları merdivenlerle donatırdık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tüm insanlar (inkarcılıkta) bir tek toplum olacak olmasaydı, Rahman'ı inkar edenlerin evini gümüş tavanlar ve binip çıkacakları merdivenlerle donatırdık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer insanlar hep (küfre sapacak) bir ümmet olacak olmasaydı. Biz o Rahman'ı inkar eden kimselerin evlerine muhakkak gümüşten tavanlar ve üzerlerinde çıkacakları asansörler yapardık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve eğer insanlar hep (küfre sapacak) bir ümmet olacak olması idi biz o Rahman'a küfreden kimselerin her halde evlerine gümüşten tavanlar ve üzerlerinde çıkacakları asansörler.

Erhan Aktaş

Şayet insanlar, tek bir ümmet dipnot 1 haline gelmeyecek olsalardı, dipnot 2 Rahman'ı küfreden dipnot 3 kimselerin, evlerinin tavanlarını ve merdivenlerini gümüşten yapardık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Küfür topluluğu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kafirlerin sahip oldukları, alabildiğine lüks ve zengin yaşamlarına imrenip, özenerek; onların sahip olduklarına sahip olmaya heveslenecek olmasalardı.
  3. metne dön, dipnot 3
    Nankörlük eden veya görmezden gelen.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Şayet insanlar, tek bir ümmet dipnot 1 haline gelmeyecek olsalardı, dipnot 2 Rahman'ı küfreden dipnot 3 kimselerin, evlerinin tavanlarını ve merdivenlerini gümüşten yapardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Küfür topluluğu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gerçeği yalanlayan nankörlerin, sahip oldukları, alabildiğine lüks ve zengin yaşamlarına imrenip, özenerek; onların sahip olduklarına sahip olmaya heveslenecek olmasalardı.
  3. metne dön, dipnot 3
    Nankörlük eden veya görmezden gelen.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Şayet insanlar, tek bir ümmet dipnot 1 haline gelmeyecek olsalardı, dipnot 2 Rahman'ı inkar eden kimselerin, evlerinin tavanlarını ve merdivenlerini gümüşten yapardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Küfür topluluğu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gerçeği yalanlayan nankörlerin, sahip oldukları, alabildiğine lüks ve zengin yaşamlarına imrenip, özenerek; onların sahip olduklarına sahip olmaya heveslenecek olmasalardı.

Gültekin Onan

Eğer insanlar [Tanrı'ya karşı isyanda birleşip] tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahmana küfredenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp yükselecekleri merdivenler yapardık.

Hasan Basri Çantay

Eğer (bütün) insanlar (küfre imrenecek) birtek ümmet haaline gelmeyecek olsaydı O çok esirgeyen (Allah) a küfreden kimselerin evlerinin tavanlarını, üstünden çıkacakları merdivenleri,

İbni Kesir

Şayet insanlar, tek bir ümmet haline gelmeyecek olsaydı; Rahman'ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını ve üzerinde yükseldikleri merdivenleri gümüşten yapardık.

Mehmet Alagaş

(26-45) İbrahim babasına ve kavmine dedi ki muhakkak ki ben ibadet ettiklerinizden uzağım / beriyim. Beni yaratan, ancak işte O, beni yola iletecektir. Peşinden / akabinden Onu, kalıcı / baki, bir kelime yaptı, böylelikle belki dönerler. Evet, onlara hak gelinceye, apaçık bir elçi gelinceye kadar onları da ve atalarını da ben geçindirdim, hak onlara geldiğinde ise dediler ki bu bir büyüdür ve kesinlikle biz onu yok sayanlarız / kafirleriz. Dediler ki keşke bu Kuran bu iki memleketten azametli bir adama inseydi! Onlar mı Rabbinin rahmetini taksim ediyorlar. Biz , aranızda geçimlik malzemeleri dünya hayatında taksim ediliyoruz. Bazılarınızı derece olarak bazılarınıza nazaran üstte yaptık ki bazısı bazılarını işine alsın / istihdam etsin. Rabbinin rahmeti onların birikimlerinden daha hayırlıdır. Şayet insanlar tek bir ümmet olsaydı, Rahman'ı yok sayanların / kafirlerin evlerinin çatılarını ve üzerine çıktıkları merdivenleri / mearic, evlerinin kapılarını ve yaslandıkları koltukları gümüşten ve yaldızlı yapardık. (Ayrı olduklarını belli ederdik) işte bunların hepsi dünya hayatının geçimliğidir, ahirette Rabbinin yanında ki sakınanlar içindir. Kim ki Rahman'ın hatırlatmasına / zikri ne kör bakarsa /yağşü, ona şeytanı musallat ederiz ve onu n yaşıtı olur / akranı olur , Muhakkak ki onlar yoldan alıkoyarlar onlarda hidayette olduklarını değerlendirirler / hesap ederler . Bize geldiği vakit diyecek ki keşke seninle / benim aramda iki doğu kadar mesafe olsaydı, ne kötü akransın / yaşıtsın, bugün asla size fayda yok, zulmettiniz kesinlikle azap ta da ortaksınız. Peki şimdi sen, apaçık bir sapıklık içinde ki sağıra mı işittireceksin yahut köre mi yol göstereceksin ? Eğer seni götürsek / giderirsek onlardan kesinlikle intikam alırız. Sana vaat ettiğimizi , sana göstereceğiz , onların üzerinde de iktidar sahibiyiz. Sen, sana vahyolunanı sımsıkı tut. Muhakkak ki sen doğru bir yol üzeresin. Muhakkak O, senin için de kavmin için de bir hatırlatmadır , ilerde sorulacaksınız. Senden önce ki Resullerimizden gönderdiklerimize sor bakalım, biz Rahmanın dışında, ibadet için ilahlar yapmış mıyız?

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer insanlar (küfürde birleşen) tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman'a küfredenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri gümüşten yapardık.

Süleyman Ateş

İnsanlar (küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasaydı. Rahman'ı inkar edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine binip çıkacakları merdivenler yapardık.

Süleymaniye Vakfı

İnsanlar tek bir topluma /kafirler topluluğuna dönüşecek olmasaydı Rahman'a karşı kafirlik edenlerin evlerine kesinlikle gümüşten tavanlar, bir de üzerlerinde yükselecekleri şeyler yapardık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanların (kafirlikte birleşen) tek bir toplum olmaları (tehlikesi) olmasaydı Rahman'ı görmezlikten gelenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde yükselecekleri asansörler yapardık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsanların (yanlışlar içinde olan) tek toplum olma tehlikesi

Şaban Britch

Eğer insanlar (küfürde birleşen) tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman'a küfredenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri gümüşten yapardık.

Şaban Piriş

Eğer insanlar tek bir toplum olmayacak olsaydı, Rahman'a nankörlük edenlerin evlerinin çatılarını ve üzerine çıkıp yükseldikleri merdivenleri gümüşten yapardık.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlar bir tek ümmet haline gelmeyecek olsalardı, o Rahman'a nankörlük edenlerin evlerine gümüşten tavanlar çatar, sırtlarına binip yükselecekleri merdivenler/asansörler yapardık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Were it not that all people, through envy, would form one conjoint body united in feeling and thought of disbelief in Allah, We would provide the homes of those who deny Allah AL-Rahman with ceilings and roofs of silver as well as stairs of silver by which to ascend.

Abdul Haleem

If it were not that all mankind might have become a single nation [of disbelievers], We could have given all those who disbelieve in the Lord of Mercy houses with roofs of silver, sweeping staircases to ascend,

Abdullah Yusuf Ali

And were it not that (all) men might become of one (evil) way of life, We would provide, for everyone that blasphemes against (Allah) Most Gracious, silver roofs for their houses and (silver) stair-ways on which to go up,

Abul A'la Maududi

Were it not that all mankind would become a single community (and follow the same way), We would have provided for all those who disbelieve in the Merciful One silver roofs for their houses, and (silver) stairs on which to go up,

Aisha Bewley

Were it not that mankind might all become one community, We would have given those who reject the All-Merciful silver roofs to their houses and silver stairways to ascend

Al-Hilali & Khan

And were it not that mankind would have become of one community (all disbelievers, desiring worldly life only), We would have provided for those who disbelieve in the Most Gracious (Allâh), silver roofs for their houses, and elevators whereby they ascend,

Ali Quli Qarai

Were it not [for the danger] that mankind would be one community, We would have surely made for those who defy the All-beneficent, silver roofs for their houses and [silver] stairways by which they ascend;

Amatul Rahman Omar

And were it not (for the fact) that all mankind would become (followers) of one course (of disbelief) We would have given to those who disbelieve in the Most Gracious (God) roofs of silver for their houses and (silver) stairways whereby they could ascend;

Arthur John Arberry

And were it not that mankind would be one nation, We would have appointed for those who disbelieve in the All-merciful roofs of silver to their houses, and stairs whereon to mount,

Bijan Moeinian

Had there been no danger of all human beings inclined toward unbelief, I (God) would have given every disbeliever a house with roofs of silver and gold and stairways by which they go to upper levels.

E. Henry Palmer

And but that men would then have been one nation, we would have made for those who misbelieve in the Merciful One roofs of silver for their houses, and steps up thereto which they might mount;

Edip-Layth

If it were not that all the people would become one cluster, We would have provided for those who reject the Gracious silver roofs for their homes, and stairs upon which they could ascend.

George Sale

If it were not that mankind would have become one sect of infidels, verily We had given unto those who believe not in the Merciful, roofs of silver to their houses, and stairs of silver, by which they might ascend thereto,

Hamid S. Aziz

And were it not that all mankind might have become of a single (evil) community (or way of life), We might well have assigned to those who blaspheme against the Beneficent silver for the roofs of their houses and the stairs by which they ascend.

Mahmoud Ghali

And had it not been that mankind would be one nation, We would indeed have made for whomever disbelieve in The All-Merciful roofs of silver to their homes, and stairways whereon they mount.

Marmaduke Pickthall

And were it not that mankind would have become one community, We might well have appointed, for those who disbelieve in the Beneficent, roofs of silver for their houses and stairs (of silver) whereby to mount,

Mohamed Ahmed - Samira

Had it not been that all people would become one community (of unbelievers), We might have given those who disbelieve in Ar-Rahman roofs of silver for their dwellings and (silver) stairs for mounting,

Muhammad Asad

And were it not that [with the prospect of boundless riches before them] all people would become one [evil] community, We might indeed have provided for those who [now] deny the Most Gracious roofs of silver for their houses, and [silver] stairways whereon to ascend,

Mustafa Khattab

Were it not that people might ˹be tempted to˺ become one community ˹of disbelievers˺, We would have supplied the homes of ˹only˺ those who disbelieve in the Most Compassionate with silver roofs and ˹silver˺ stairways to ascend,

Progressive Muslims

And if it were not that all the people would become one cluster, We would have provided for those who reject the Almighty silver roofs for their homes, and stairs upon which they could ascend.

Rashad Khalifa

If it were not that all the people might become one (disbelieving) congregation, we would have granted everyone who disbelieves in the Most Gracious mansions with silver roofs, and stairs upon which they could climb.

Sahih International

And if it were not that the people would become one community [of disbelievers], We would have made for those who disbelieve in the Most Merciful - for their houses - ceilings and stairways of silver upon which to mount

Sam Gerrans

And were it not that mankind would be one community, We would have appointed for him who denies the Almighty — for their houses — roofs of silver, and stairs whereon to ascend,

Shabbir Ahmed

If mankind were intended to become One Community (through wealth and not through Ideology), We might have made all those who disbelieve in the Beneficent super rich, giving them roofs of silver for their houses and stairs of silver to climb.

Syed Vickar Ahamed

And could it not be possible that (all) men may become used to one (evil) way of life, We would give, for everyone who lies against (Allah) Most Gracious (Rahmán), silver roofs for their houses, and (silver) stair-ways on which to go up,

Taqi Usmani

Were it not that all people would become of a single creed (i.e. disbelief), We would have caused, for those who disbelieve in RaHmān, roofs of their houses to be made of silver, and the stairs as well, on which they would climb,

The Monotheist Group

And were it not that all the people would become one nation, We would have provided for those who reject the Almighty silver roofs for their homes, and stairs upon which they could ascend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩