Diyanet İşleri
Sura üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 51. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلْأَجْدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يَنسِلُونَ
venüfiḫa fi-ṣṣûri feiẕâ hüm mine-l'ecdâŝi ilâ rabbihim yensilûn.
Sura üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sûra üfürülüş ve kabirlerden çıkış Yâsîn 51–54 3
"Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu tehdit ne zaman gelecek?" diyorlar.
Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
Sura üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.
Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler."
Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.
O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
51. Sûr’a birinci defa üfürüleceğinde herkes dehşete kapılıp ölecektir. Burada sözü edilen üfürüş ise öldükten sonra diriliş ve kabirlerden kalkış üfürüşüdür. Sûr’a bu ikinci defa üfürüleceği vakit insanlar kabirlerinden çıkarak O’nun huzurunda toplanmak üzere Rablerine doğru hızlıca gideceklerdir. Gecikme ya da ağırdan alma imkânı bulamayacaklardır. İşte bu durumda yalanlayanlar kederlenecek ve pişmanlıklarını açığa vurarak şöyle diyeceklerdir:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yeniden dirilmeleri için Sur'a ikinci defa üfürüldüğünde, bütün hepsi hesap ve karşılıklarını görmeleri için kabirlerinden çıkarak Rablerinin huzuruna doğru süratle giderler.
Aynı kök: جدث (3 geçiş)
(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri…
Aynı kök: جدث (3 geçiş)
(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla!…
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
Aynı kök: نسل (4 geçiş)
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Aynı kök: نسل (4 geçiş)
Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.
Aynı kök: نسل (4 geçiş)
Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sûr'a üflendiğinde, dipnot 1 bir de bakarsın ki (hemen) mezarlar(ın)dan (kalkarak) Rablerine koşacaklar.
Derken sura üflenmiştir, ve işte o zaman hemen mevzilerinden çıkıp Rablerine koşacaklar.
Ve (sonra yeniden diriliş) suru üflenecek; işte o zaman tümü kabirlerinden çıkarak Rablerine doğru koşacaklar!
Sur'a nefholunmuştur! Bir de bakarsın ki onlar kabirleri hükmünde olan bedenlerinden çıkmış, Rablerine (hakikatlerini fark etme aşamasına) koşuyorlar!
Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp giderler.
Nihayet Sûra üfürülecek. Birde bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkıp koşarak Rablerine giderler.
Çünkü boruya üflenmiştir. İşte o zaman, mezarlarından, Efendilerine doğru koşarlar.
Sur'a üfürülünce bir de bakarsın ki onlar bulundukları yerden kalkıp, koşarak Rabblerine giderler.
Boruya üflenince, onlar mezarlarından kalkıp Efendi'lerine koşacaklar.
Boruya üflenince, onlar mezarlarından kalkıp Rab'lerine koşacaklar.
Sur üfrülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
Bir de sur üfürülmüştür ne baksınlar kabirlerinden rablarına doğru akın ediyorlardır
Sur'a dipnot 1 üflenmiştir! İşte o zaman onlar, kabirlerinden Rabb'lerine akın ederler.
Sur'a dipnot 1 üflenmiştir! İşte o zaman onlar, kabirlerinden Rabb'lerine akın ederler.
Sur'a dipnot 1 üflenmiştir! İşte o zaman onlar, kabirlerinden Rabb'lerine koşarlar.
Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp giderler.
"Suur" a üfürülmüşdür. Artık bakarsın ki onlar kabirlerinden (kalkıp) Rablerine doğru koşup gidiyorlar.
Sur'a üflendi. Bir de bakarsınız ki onlar kabirlerinden koşarak Rabblarına doğru çıkmaktadırlar.
(47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.
Sur'a üflenince, hemen kabirlerinden Rablerine doğru koşarak çıkarlar.
Sur'a üflendi. İşte onlar kabirlerden Rablerine koşuyorlar.
Sura üflenir, hemen mezarlarından kalkar ve hızlıca Rablerine doğru giderler dipnot 1 .
Sura üflenince derhal kabirlerinden kalkacak, hızla Rablerine doğru akın edecekler;
Sur'a üflenince, hemen kabirlerinden Rablerine doğru koşarak çıkarlar.
Sur'a üflenince, kabirlerinden kaldırılıp, Rab'lerinin huzurunda sıralanacaklardır.
Sura üfürülmüştür! Bak, işte kabirlerden, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar.
Then the trumpet is sounded and there they egress from the graves and toward Allah, their Creator, they move with impetuousity.
The Trumpet will be sounded and- lo and behold!- they will rush out to their Lord from their graves.
The trumpet shall be sounded, when behold! from the sepulchres (men) will rush forth to their Lord!
Then the Trumpet shall be blown and lo! they will come out of their graves and be on the move towards their Lord, dipnot 1
The Trumpet will be blown and at once they will be sliding from their graves towards their Lord.
And the Trumpet will be blown (i.e. the second blowing) and behold from the graves they will come out quickly to their Lord.
And when the Trumpet is blown, behold, there they will be, scrambling from their graves towards their Lord!
And the trumpet shall be blown, and behold! (rising) from their graves they will hasten on to their Lord.
And the Trumpet shall be blown; then behold, they are sliding down from their tombs unto their Lord.
When the horn is blown, they will rise from their graves herded to stand in front of their Lord.
but the trumpet shall be blown, and, behold, from their graves unto their Lord shall they slip out!
The horn will be blown, whereupon they will rise from the graves rushing towards their Lord.
And the trumpet shall be sounded again; and behold they shall come forth from their graves, and hasten unto their Lord.
And the trumpet shall be blown, when lo! From their graves they shall hasten on to their Lord.
And the Trumpet is blown; then, only then, are they pressing down from the graves to their Lord.
And the trumpet is blown and lo! from the graves they hie unto their Lord,
When the trumpet blast is sounded they will come out of their graves and hasten to their Lord,
And [then] the trumpet [of resurrection] will be blown - and lo! out of their graves towards their Sustainer will they all rush forth!
The Trumpet will be blown ˹a second time˺, then—behold!—they will rush from the graves to their Lord.
And the horn will be blown, whereupon they will rise from the graves massing towards their Lord.
The horn will be blown, whereupon they will rise from the grave and go to their Lord.
And the Horn will be blown; and at once from the graves to their Lord they will hasten.
And the Trumpet will be blown; and then from the graves will they hasten forth to their Lord.
And when the Trumpet is blown, behold, out of their disintegrated states unto their Lord they will run. ('Qabr' = grave = disintegrated state).
And the Trumpet (a very loud instrument) shall be sounded, when (you will) see! From the graves (men) will come quickly forward to their Lord!
And the Horn will be blown, and suddenly they will be rushing from their graves towards their Lord.
And the horn will be blown, whereupon they will rise from the graves massing towards their Lord.