Diyanet İşleri
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Kavmim arasında benim yerime geç ve yapıcı ol. Sakın bozguncuların yoluna uyma" dedi.
A'râf suresi
A'râf suresi, 142. ayet. وَوَٰعَدْنَا مُوسَىٰ ثَلَٰثِينَ لَيْلَةً وَأَتْمَمْنَٰهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ مِيقَٰتُ رَبِّهِۦٓ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً وَقَالَ مُوسَىٰ لِأَخِيهِ هَٰرُونَ ٱخْلُفْنِى فِى قَوْمِى وَأَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِعْ سَبِيلَ ٱلْمُفْسِدِينَ
vevâ`adnâ mûsâ ŝelâŝîne leyletev veetmemnâhâ bi`aşrin fetemme mîḳâtü rabbihî erbe`îne leyleh. veḳâle mûsâ lieḫîhi hârûne-ḫlüfnî fî ḳavmî veaṣliḥ velâ tettebi` sebîle-lmüfsidîn.
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Kavmim arasında benim yerime geç ve yapıcı ol. Sakın bozguncuların yoluna uyma" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'nın Tûr'a gidişi ve "beni göremezsin" A'râf 142–147 3
Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları şey yok olmaya mahkumdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır."
"Sizi alemlere üstün kılmış iken, Allah'tan başka ilah mı araştırayım size?"
Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Kavmim arasında benim yerime geç ve yapıcı ol. Sakın bozguncuların yoluna uyma" dedi.
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin." dedi. Rabbi, dağa tecelli edince onu darmadağın ediverdi. Musa da baygın düştü. Ayılınca, "Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah'ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim" dedi.
(Allah) "Ey Musa! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol" dedi.
Musa için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
142. Yüce Allah, İsrailoğulları’nı düşmanlarından kurtarmak, yeryüzünde imkân ve iktidar vermek sureti ile onlar üzerlerindeki nimetini tamamladı. Daha sonra şer’i hükümleri ve Allah’ın razı olacağı inanç esaslarını içeren Kitabı indirmekle üzerlerindeki nimetini pekiştirmek istedi. Bu nedenle de Mûsâ ile önce otuz gece üzerinde sözleşti, sonra da on gün daha ekleyerek bu süreyi kırk geceye tamamladı. Bu kırk gecelik sözleşmenin hikmeti, Mûsâ’nın Allah’ın vaadi için hazırlanmasıdır. İsrailoğulları’nın da Tevrat’ın inişi dolayısı ile daha fazla etkilenmelerinin ve onun indirilişine şevk ve arzu duymalarının sağlanmasıdır.
İşte Mûsâ aleyhisselam Rabbinin huzuruna çıkmak üzere ayrılırken İsrailoğulları’na olan düşkünlüğü ve şefkati dolayısı ile Harun’a: “Kavmim içinde benim yerime geç” diye tavsiyede bulundu. Yani sen benim yerime halife ol ve onlar arasında benim yaptıklarımı yap, “ıslah yolunu tut ve fesatçıların yoluna uyma.” Fesatçılar ise günah işleyen kimselerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah, resulü Musa -aleyhisselam- ile münacatı için otuz gece için sözleşti. Sonra Yüce Allah buna on gece daha ekledi ve böylece kırk gece oldu. Musa Rabbinin münacatı için gitmek istediğinde, kardeşi Harun'a: "Ey Harun! Kavmimde benim halifem ol. Onlara güzel ve yumuşak davran ve düzenli bir şekilde idare et. Günah işleyerek ifsat edenlerin yolunu tutma ve asilere de yardımcı olma!" dedi.
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…
Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: تمم (22 geçiş) · Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: تمم (22 geçiş) · Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Şu'ayb, "Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikahlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden…
Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
(Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
"Kardeşim Harun'u."
Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Vahyetmek üzere) Musa'ya otuz gece belirlemiş ve ona on gece daha ilave etmiştik; böylece Rabbinin belirlediği zaman kırk geceyi bulmuştu. dipnot 1 Musa, kardeşi Harun'a şöyle demişti: "Kavmimin arasında benim yerime geç; onları ıslah etmeye devam et; bozguncuların yoluna uyma!"
Ve Musa'ya otuz gecelik bir süre tayin ettik ve buna on gece daha ekledik. Böylece Rabbinin tayin ettiği süre kırk geceye tamamlanmış oldu. Ve Musa kardeşi Harun'a dedi ki: "Halkımın arasındaki görevimi sen üstlen ve düzeni sağla: sakın bozguncuların yoluna sapma!"
Ve (Sonra) Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik; ve buna bir on gece daha ekledik, ki böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Ve Musa kardeşi Haruna şöyle dedi: "Halkının arasında benim yerimi al; dürüst (ve erdemli) davran; bozguncuların yolunu tutma."
Musa'ya otuz geceyi vadettik. . . Sonra ona on ekledik; böylece Rabbinin tayin ettiği süreç kırk geceye tamamlandı. . . Musa, kardeşi Harun'a: "Kavmim içinde benim yerime geç, ıslah et ve fesat çıkarmak isteyenlere uyma!" dedi.
Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona bir on daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a "Kavmimde benim yerime geç, ıslah et ve bozguncuların yolunu tutma" dedi.
Mûsâ ile (bana ibadet etmesi için) otuz gece sözleşmiştik. Bunu on (gece) ile tamamlamış, böylece Rabbinin tayin ettiği vakit kırk geceyi bulmuştu. Mûsâ, kardeşi Harun'a şöyle demişti: "(Benim yokluğumda) kavmim içinde benim yerime geç; (onları) ıslâh et ve sakın bozguncuların yoluna tâbi olma".
Ve Musa'yla, otuz gece için sözleştik; buna, on daha ekledik. Böylece, Efendisinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, şöyle dedi: "Toplumumda benim yerime geç; düzeni sağla ve bozgunculuk yapanların yoluna uyma!" dipnot 123
Musa'ya otuz gece vade verdik ve ona on gece daha ilave ettik. Böylece Rabbinin tayin ettiği vakit, kırk geceyi buldu. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: "Kavmimin içinde benim yerime geç; onları ıslah et, bozguncuların yoluna uyma!"
Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona on gece daha ekledik. Böylece Efendisinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Halkım içinde benim yerime geç, doğru davran. Bozgunculuk yapanların yoluna da uyma" dedi. dipnot 1
Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona on gece daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, 'Halkım içinde benim yerime geç, doğru davran. Bozgunculuk yapanların yoluna da uyma,' dedi.
Bir de Musa'ya otuz geceye va'd verdik ve ona bir on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin tayin ettiği vakit tam kırk gece oldu. Musa kardeşi Harun'a şöyle dedi: "Kavmim içinde benim yerime geç ve ıslaha çalış da bozguncuların yoluna gitme!"
Bir de Musaya otuz geceye va'd verdik ve anı bir on ile temamladık, bu suretle rabbının mikatı tam kırk gece oldu ve Musa kardeşi Haruna şöyle dedi: kavmim içinde bana halef ol, ıslaha çalış da müfsidler yoluna gitme
Musa'ya, otuz gece süre verdik, sonra buna on gece daha ekledik. Böylece Rabb'inin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Benim halkım içinde benim yerime geç, onları ıslah et ve bozguncuların yoluna uyma!" dedi.
Musa'ya, otuz gece süre verdik, sonra buna on gece daha ekledik. Böylece Rabb'inin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Benim halkım içinde benim yerime geç, onları ıslah et ve bozguncuların yoluna uyma!" dedi.
Musa'ya, otuz gece süre verdik, sonra buna on gece daha kattık. Böylece Rabb'inin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Benim halkım içinde halifem ol dipnot 1 , onları ıslah et ve bozguncuların yoluna uyma!" dedi.
Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona bir on (gece) daha ekledik. Böylece rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Kavmimde benim yerime geç, islah et ve bozguncuların yoluna da uyma" dedi.
Musa ile otuz gece (bize münacatda bulunması için) sözleşdik ve ona bir on (gece) daha katdık. Bu suretle Rabbinin ta'yin buyurduğu vakit kırk gece olarak tamamlandı. Musa, biraderi Haruna dedi ki: "Kavmimin içinde benim yerime geç, (onları) ıslah et, fesadcıların yoluna uyma.
Musa'ya otuz gece vade verdik. Sonra bunu on ile tamamladık. Böylece Rabbının ta'yin ettiği vakit, kırk gece olarak tamamlandı. Musa kardeşi Harun'a dedi ki: Kavmim içinde, benim yerime geç. Islah et ve fesadçıların yoluna uyma.
(103-156) Onların arkasından firavuna ve onun seçkinlerine , ayetlerimizle Musa’yı yarattık, ona zulmettiler. Hele bak bozguncuların / müfsitlerin sonu / akıbeti nasıl oldu. Musa dedi ki, ey firavun kesinlikle ben, alemlerin Rabbinin elçisiyim. Hakikat şu ki Allah hakkında gerçek olandan / haktan başka söz söyleyemem , kesinlikle size rabbinizden apaçık delillerle geldim, İsrail oğullarını benimle beraber yolla / gönder. Dedi ki; eğer ayet ile geldinse eğer ki sözüne bağlı isen / sadık isen onu bize getir. Asasını bır aktı apaçık bir ejderha /yılan oldu. Elini çekip çıkardığı vakit o da bakanlara bembeyaz oldu. Firavun kavminden seçkin olanlar, kesinlikle bu , bilgili bir sihirbaz dır. Sizi yerinizden / arzınızdan çıkarmak gibi bir dileği var, peki o halde ne emredersiniz dediler. Dediler ki Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcılar / organizatörler gönder. Bilgili sihirbazların her birini sana getirsinler. Sihirbazlar firavuna geldi ve dediler ki eğer galip olursak bize bir ücret / ecir var değil mi? Dedi ki evet, kesinlikle yakınlardan / akrabalardan olacaksınız. Dediler ey Musa sen mi bıra kacaksın ya da bizler mi bırakalım ? Dedi ki siz bırakın , bıraktıkları zaman insanların gözlerini büyülediler / etki altına aldılar, onları ürküttüler, büyük bir sihir getirdiler. Biz de Musa’ya hadi bırak asanı diye vahyettik, o vakit asa, uydurduklarını / ifklerini yutuyordu. Gerçek / hak ortaya çıktı /vuku buldu ve yaptıkları boşa çıktı / iptal oldu. İşte orada yenildiler / mağlup oldular. Küçü lmüş hale / önemsiz hale dönüştüler . Sihirbazlar secdeye kendilerini bıraktılar. Alemlerin rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik dediler. Firavun dedi ki; size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz ? kesin bu bir kurulu tuzak , şehirde iken halkını oradan çıkarmak için onu kurmuşsunuz, i leride bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama / karşısından / hilafından doğrayacağım / keseceğim, sonra da hepinizi asacağım / sallandıracağım. Dediler ki; bizler rabbimize dönüyoruz / inkılap ediyoruz. Bizden öc alman / intikam alman ın nedeni, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettiğimizdendir. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır Müslümanlar olarak canlılığımızı al / vefat ettir. Firavun kavminden seçkinler dedi ki; Musa’yı ve kavmini arzda bozgun yapsınlar, ilahlarını ve seni terk etsinler diye bırakıyor musun? Dedi ki; oğullarını öldüreceğiz , kadınlarını hayatta bırakacağız onların üzerinde ezici güçteyiz / kahrediciyiz. Musa kavmine dedi ki; Allaha sığının ve sabredin , kesinlikle Arz, Allah içindir , Ona, kullarından istediği ni varis edecek ve sonuçta / akıbette sakınanların / muttakilerin olacak. İsrail oğulları d ediler ki; sen bize gelmeden önce eziyet edildik sen geldikten sonra da eziyet ediliyoruz. Musa dedi ki u mulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizleri arzın devralanları / halifeleri yapar ve de n asıl amel ediyorsunuz ona bakar. Gerçekten biz Firavun yandaşları nı / ailesini senelerce yakaladık, ürünlerden / semerelerden de kısıtladık böylelikle belki düşünürler. Güzellik geldiğinde bu bizdendir dediler , eğer ki kötülük isabet ettiğindeyse bu, Musa ’nın ve beraberindekilerin uğursuzluğudur dediler. (Tayyir; Arapların bir işin uğuru yahut uğursuzluğu için kuş uçurmalarından gelir) Dikkat edin ! muhakkak onların uğursuzlukları Allah yanındadır ve lakin onların çoğu bilmiyorlar. Firavun kavmi, Musa’ya b izleri büyülemek için ayetlerden her neyi getirsen getir, bizler sana inananlar değiliz dediler . Biz de onlara tufan, çekirge haşerat, kurbağa, kan gibi ayrıntılı / detaylı ayetler gönderdik. Büyüklendiler ve suçlu kavim oldular. Üzerlerine pislik etki edince dediler ki Ey Musa , Rabbine, sana olan vaadi gereği çağrıda bulun / dua et , ü zerimizden pisliği giderirsen sana iman edeceğiz, senle beraber İsrail oğullarını da göndereceğiz. Üzerlerinden pisliği erişebi lecekleri belli süreye kadar giderdiğimiz de ise, aynısını tekrarladılar / nüksettiler. Bizde onlardan int ikam aldık denizde onları boğduk , kesinlikle ayetlerimizi yalanladılar ve de ondan bihaber kaldılar / gafil oldular . Düşkün biçare kavmi, içinde bereket olan arzın, doğusundan batısına kadar mirasçı ettik. Rabbinin İsrail oğulları üzerindeki kelimeleri , sabırlarından dolayı güzellikle tamamlandı. (Bilal-i Şam Nil Fırat arası onların oldu) Firavun ve kavmini yaptıklarından dolayı imha ettik. Onlar taht kurmuşlardı / arş kurmuşlardı. İsrail oğullarını denizden geçirdik, bir kavme uğradılar onlar putlara tapıyorlardı, Dediler ki ey Musa onların ilahları gibi bize de ilah yap , sizler kesinlikle cahillik eden bir kavimsiniz dedi. Muhakkak puta tapanların içinde bulundukları durum helak olacaktır ve yaptıkları her neyse boşa gitmişti / batıldır /iptaldir. Dedi ki; O sizi alemlerde tercih edip faziletl i kılmışken / erdemli kılmışken ben size Allahtan gayrı ilah ister miyim? Bir vakit sizi Firavun yandaşlarından kurtarmıştık , kötü şekilde azap çekiyordunuz , oğullarınızı öldürüyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı, bunda, Rabbinizden, size büyük bir imtihan / bela vardı. Musa ile 30 gecelik sözleştik / vaatleştik ona 10 gece ekleyerek, Rabbinin tayin ettiği vakit olan 40 geceye tamamlandı. (Zilkade ayından 30 ve zilhicceden 10 gün) Musa Kardeşi Harun’a dedi ki; kavmimde benim yerimi devralan ol / halifem ol. Onları düzenle / ıslah et, bozucuların yoluna uyma. Musa tayin edilen vakitte geldi ve Rabbi onunla konuştu , Musa, bana göster / gözük , sana bakayım dedi, dedi ki; sen beni göremezsin ve lakin dağa bak, mek ânında istikrar ederse/ yerinde kalmayı başarırsa sen beni görebilirsin, (Ben görünmem demedi len erâ demedi len tera göremezsin dedi, bu bedende bu göz ile olmaz) Rabbi dağa belirince / tecelli edince onu paramparça yaptı, Musa bayılarak yere düştü, Ayılınca dedi ki; seni üstün tutarım sana tövbe ettim, ben müminlerin ilkiyim / evveliyim. Ey Musa dedi; kesin olarak seni insanlara mesajlarım ve konuşmalarım için seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol. Onun için, levhalar içine her bir konuyu / mevzuyu ve her bir şeyi ayrıntılı olarak / detaylı olarak yazdık , onu kuvvetle tut ve kavmine de emret, güzellikle onlarda tutsunlar , sana yoldan çıkmışların yurdunu ilerde göstereceğim. Haksız yere arzda büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım , a yetlerin hepsini görseler dahi onlara iman etmezler , erişkinlik yolunu / rüşte erdiren yolu görseler dahi onu yol olarak edinmezler , azgınlık yolunu gördüklerinde ise onu yol olarak edinirler , bu onların ayetlerimizi yalanlamalarındandır ve on lardan bihaberdirler / gafildiler. Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar öyleleridir ki yaptıkları ameller, boşa çıkmıştır / başarıya ulaşmamıştır , yaptıklarıyla cezalandırılmıyorlar mı? Sonrasında Musa kavmi , süs eşyalarından yapma böğürmesi olan buzağı bedenini edindi , görmezler mi ki gerçekten o, onlarla konuşmuyor / kelam etmiyor, yola da yönlendirmiyor, onu edindiler ve de zalimler oldular. Onlar ileri sürdüklerinde pişman oldular ve gerçekten onlar ne yapacaklarını bilemez hallerini de gördüler, dediler ki; Rabbimiz eğer ki sen bize merhamet etmez isen bizi bağışlamazsan hasara uğrayanlardan / hüsran olanlardan olacağız. Musa kavmine öfkeli ve tasalı bir şekilde döndüğü vakit, benden so nra ne kadar kötü bir halifelik yaptınız , Rabbinizin emri için acelemi ettiniz dedi, levhaları bıraktı , kardeşinin başını eline aldı, kendine doğru çekti, Harun dedi ki; anamın oğlu, kavmin beni düşkün / biçare / mustazaf hale getirdiler ve nerdeyse beni öldüreceklerdi , beni düşmanlara güldürme , beni zalim kavimle beraber bir tutma. Musa d edi ki; Rabbim beni ve kardeşimi bağışla , bizi, rahmetine dahil eyle, sen merhametlilerin en merhametlisisin. Buzağıyı edinenler kesinlikle onlar , ileride Rablerinden hışıma / gazaba ve dünya hayatında horlanmaya / zillete nail olacaklar, İftiracıları işte böyle cezalandırırız. Öyle ki kötülük yaptılar, sonra o kötülüklerinin ardından vazgeçtiler ve de iman ettiler, Rabbin de el bet bağışlayıcıdır, kollayandır / esirgeyendir. Musa’daki kızgınlık sessizleşince / yatışınca levhaları aldı, ki o nüshalardan birinde "Rablerinden ürkenler için / korkanlar için rahmet ve yönlendirme / hidayettir " ayeti vardı. Musa kavminden 40 adamı tayin edilen vakit için / randevu zamanı için seçti, onları bir sarsıntı aldığındaysa dedi ki Rabbim isteseydin onları ve beni daha öncesinde helak edebilirdin , bizden aklı kıtların / sefihlerin / aptalların yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? kesin bu senin bir sınamandır / fitnendir, sen o nunla istediğini saptırırsın , istediğini de yola sokarsın , sen bizim dostumuzsun / velimizsin, bizi bağışla , bize merhamet et , sen bağışlayıcıların hayırlısısın. Bize bu dünyada da ahirette de güzellik yaz, biz sana yöneldik , dedi; azabım istediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyden daha geniştir. Onu / rahmetimi kesinlikle sakınanlara ve zekât verenlere yazacağım, onlar ayetlerimize iman ediyorlar.
Mûsâ’ya otuz gece sözleştik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Mûsâ, kardeşi Hârûn’a: “Kavmim arasında benim yerime geç ve ıslah et. Sakın bozguncuların yoluna uyma!” dedi.
Musa ile otuz gece (bana ibadet etmesi için) sözleştik ve buna on gece daha kattık. Böylece Rabbinin tayin ettiği vakit, kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: "Kavmim içinde benim yerime geç, ıslah et, bozguncuların yoluna uyma."
Musa ile otuz geceliğine sözleştik, ona on gece daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye çıktı dipnot 1 . Musa kardeşi Harun'a dedi ki "Halkım içinde benim yerime sen geç. Yapıcı ol, bozguncuların yoluna girme."
Musa ile otuz geceliğine sözleşmiştik; buna on gece daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceyi buldu. Musa kardeşi Harun'a dedi ki "Halkım içinde benim halifem ol, yerime geç. İyi davranışta bulun, bozguncuların yoluna girme."
Musa ile otuz geceye sözleşmiştik ve on gece ile onu tamamladık da Rabbinin belirlediği süre tam kırk gece oldu. Musa kardeşi Harun’a: Kavmimde benim yerime geç, ıslah et, fesat çıkaranların yoluna uyma! dedi.
Musa ile otuz geceye sözleşmiştik ve on gece ile onu tamamladık da Rabbinin belirlediği süre tam kırk gece oldu. Musa kardeşi Harun'a: -Kavmimde benim yerime geç, ıslah et, bozguncuların yoluna uyma! dedi.
Musa ile otuz gece için vaatleştik. Ve bunu, bir on ekleyerek tamamladık. Böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye ulaştı. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: "Toplumum içinde benim yerime sen geç, barışçı ol, bozguncuların yolunu izleme."
Then We ordained the divine assignation for Mussa and arranged the place and the time when We would be exposed to his mental view after he had completed the exclusive religious devotion imposed on him for thirty nights complemented by ten more nights to total forty nights, the requisite for granting him an audience. And when the set time was fulfilled and Mussa was ready to have spiritual audience of Allah, his Creator, he said to his brother Harun: "Take my place and act for me among my people and improve the state of things and put an end to abuse, disorder and malpractice and do not yield to those who are characterized by acts of prepensed malice".
We appointed thirty nights for Moses, then added ten more: the term set by his Lord was completed in forty nights. Moses said to his brother Aaron, ‘Take my place among my people: act rightly and do not follow the way of those who spread corruption.’
We appointed for Moses thirty nights, and completed (the period) with ten (more): thus was completed the term (of communion) with his Lord, forty nights. And Moses had charged his brother Aaron (before he went up): "Act for me amongst my people: Do right, and follow not the way of those who do mischief."
And We appointed for Moses thirty nights, to which We added ten, whereby the term of forty nights set by his Lord was fulfilled. dipnot 1 And Moses said to Aaron, his brother: 'Take my place among my people, act righteously, and do not follow the path of those who create mischief.' dipnot 2
We set aside thirty nights for Musa and then completed them with ten, so the appointed time of his Lord was forty nights in all. Musa said to his brother Harun, ‘Be my khalif among my people. Keep order and do not follow the way of the corrupters.’
And We appointed for Mûsâ (Moses) thirty nights and added (to the period) ten (more), and he completed the term, appointed by his Lord, of forty nights. And Mûsâ (Moses) said to his brother Hârûn (Aaron): "Replace me among my people, act in the Right Way (by ordering the people to obey Allâh and to worship Him Alone) and follow not the way of the Mufsidûn (mischief-makers)."
And We made an appointment with Moses for thirty nights, and completed them with ten [more]; thus the tryst of his Lord was completed in forty nights. And Moses said to Aaron, his brother, ‘Be my successor among my people, and set things right and do not follow the way of the agents of corruption.’
And We made an appointment with Moses for thirty nights (and days to pray in solitude) which We supplemented with another ten (to rceive the Law) so that the period appointed by his Lord came to be full forty nights (and days). (When leaving) Moses said to his brother Aaron, `Act for me (taking my place) in my absence among my people and reform and manage (them) well and do not follow the way of those who create disorder.'
And We appointed with Moses thirty nights and We completed them with ten, so the appointed time of his Lord was forty nights; and Moses said to his brother Aaron, 'Be my successor among my people, and put things right, and do not follow the way of the workers of corruption. '
Then I summoned Moses for an audience of forty days [to Mt. Sinai for the revelation of Torah.] Before his departure, Moses said to his brother Aaron: "In my absence, you are in charge. Maintain righteousness and do not follow the corrupt people's path."
And we appointed for Moses thirty nights, and completed them with ten (more), so that the time appointed by his Lord was completed to forty nights. And Moses said unto his brother Aaron, 'Be thou my vicegerent amongst my people, and do what is right, and follow not the path of the evildoers.'
We appointed for Moses thirty nights and completed them with ten, so the appointed time of his Lord was completed at forty nights. Moses said to his brother Aaron: "Be my successor with my people and reform, and do not follow the path of the corrupters."
And We made Moses a promise of thirty nights and supplemented them with ten. Thus the period appointed by his Lord was completed -- forty nights. And Moses said to his brother, Aaron, 'Take my place amongst my people in my absence, and manage them well and follow not the way of the mischief-makers.'
And We appointed for Moses thirty nights (of solitude), and added ten (more), and he completed the time appointed by his Lord for forty nights. And Moses said unto his brother Aaron, "Act for me amongst my people, and do what is right, and follow not the path of the evildoers."
And We appointed with Mûsa (Moses) thirty nights and We perfected them with ten, so the fixed time of his Lord was perfect for forty nights. And Mûsa (Moses) said to his brother Harûn, (Aaron) "Be my successor among my people and act righteously; do not ever follow the way of the corruptors."
And when We did appoint for Moses thirty nights (of solitude), and added to them ten, and he completed the whole time appointed by his Lord of forty nights; and Moses said unto his brother, Aaron: Take my place among the people. Do right, and follow not the way of mischief-makers.
We made an appointment of thirty nights with Moses (On Mount Sinai) to which We added ten more; so the term set by the Lord was completed in forty nights. Moses said to Aaron, his brother: "Deputise for me among my people. Dispose rightly, and do not follow the way of the authors of evil."
AND [then] We appointed for Moses thirty nights [on Mount Sinai]; and We added to them ten, whereby the term of forty nights set bye, his Sustainer was fulfilled. And Moses said unto his brother Aaron: "Take thou my place among my people; and act righteously, and follow not the path of the spreaders of corruption."
We appointed for Moses thirty nights then added another ten—completing his Lord’s term of forty nights. Moses commanded his brother Aaron, "Take my place among my people, do what is right, and do not follow the way of the corruptors."
And We appointed for Moses thirty nights and completed them with ten, so the appointed time of his Lord was completed at forty nights. And Moses said to his brother Aaron: "Be my successor with my people and be upright, and do not follow the path of the corrupters."
We summoned Moses for thirty nights, and completed them by adding ten. Thus, the audience with his Lord lasted forty * nights. Moses said to his brother Aaron, "Stay here with my people, maintain righteousness, and do not follow the ways of the corrupters."
And We made an appointment with Moses for thirty nights and perfected them by [the addition of] ten; so the term of his Lord was completed as forty nights. And Moses said to his brother Aaron, "Take my place among my people, do right [by them], and do not follow the way of the corrupters."
And We appointed for Moses thirty nights, and completed them with ten; so he completed the time appointed by his Lord of forty nights. And Moses said to his brother Aaron: “Be thou my successor among my people; and make thou right; and follow thou not the path of the workers of corruption.”
We summoned Moses for one month and ten days to instruct him about the future program (2:51). The complete term would take forty nights, in two stages of thirty and ten to make it easy for him. Before leaving for Mount Sinai, Moses assigned his brother Aaron, as his deputy and told him to keep social order after him and not to be intimidated by the problem makers.
And We set out thirty nights for Musa (Moses), and completed (the period) with ten (more): Thus the term of (holy fellowship) with his Lord, was completed in forty nights. And Musa (Moses) had instructed his brother (Haroon, before he went upon the mountain): "(Take over and) act for me among my people: Do right, and do not follow the way of those who do mischief."
And We made an appointment with Mūsā for thirty nights, then We supplemented them with another ten. So, the total period fixed by his Lord was forty nights. Mūsā said to his brother Hārūn, "Take my place among my people and keep things right, and do not follow the way of mischief makers."
And We set a meeting for Moses in thirty nights, and We complemented them with ten, so the appointed time of his Lord was set at forty nights. And Moses said to his brother Aaron: "Be my successor with my people and be upright, and do not follow the path of the corrupters."