Tevbe suresi

Tevbe suresi, 128. ayet

Tevbe suresi, 128. ayet. لَقَدْ جَآءَكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِٱلْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ

leḳad câeküm rasûlüm min enfüsiküm `azîz. `aleyhi mâ `anittüm ḥarîṣun `aleyküm bilmü'minîne raûfür raḥîm.

Diyanet İşleri

Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 125–129 · surenin 128. ayeti / 129

Konu Sadıklarla beraber olun; her sureye verilen tepkiler ve kapanış Tevbe 119–129 3

  1. Tevbe 125

    Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kafir olarak ölüp gitmişlerdir.

  2. Tevbe 126

    Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.

  3. Tevbe 127

    Bir sure indirildi mi, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.

  4. 128

    Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.

  5. Tevbe 129

    Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O'na tevekkül ettim. O, yüce Arş'ın sahibidir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

128. Yüce Allah, mü’min kullarına kendi içlerinden durumunu yakından bildikleri, ondan öğrenme imkânını bulabildikleri, kendisine itaatle boyun eğmekten yüksünmeyecekleri ümmi bir peygamber göndermiş olduğu lütfunu hatırlatmaktadır. Bu peygamber onların iyiliğini samimi olarak istemekte ve bütün gayreti ile onların faydalarına çalışmaktadır. “Sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir.” Sizi sıkıntıya sokan, sizi yoran ve size ağır gelen işler ona da ağır gelir. “Size çok düşkündür.” İyiliğinizi arzu eder. Bütün gayreti ile size iyilik ulaştırmanın yollarını arar. İmana ulaşmanız için bütün gayreti ile çalışır, size kötülük gelmesinden ise hoşlanmaz ve sizi kötülükten uzaklaştırmak için bütün gayreti ile çalışıp çabalar. “Mü’minlere karşı oldukça şefkatli ve merhametlidir.” Onlara olan şefkat ve merhameti en ileri derecededir. Onlara kendi öz anne ve babalarından daha çok merhametlidir. Bu yüzden onun hakkı diğer bütün insanların haklarından önce gelir. O nedenle ümmetin, ona iman etmesi, onu tazim etmesi, ona saygı duyması ve onu tebcil etmesi görevidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Arap topluluğu!- Size kendi ırkınızdan, sizin gibi Arap olan bir peygamber geldi. Size sıkıntı veren şey ona da sıkıntı vermektedir. Sizin hidayetiniz ve size verdiği önem hususunda oldukça isteklidir. Yine o, özellikle müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَقَدْ lekad andolsun
  2. جَآءَكُمْ ca'ekum size gelmiştir kök: جيا
  3. رَسُولٌۭ rasulun bir Elçi kök: رسل
  4. مِّنْ min
  5. أَنفُسِكُمْ enfusikum içinizden kök: نفس
  6. عَزِيزٌ azizun ağır gelen kök: عزز
  7. عَلَيْهِ aleyhi ona
  8. مَا ma
  9. عَنِتُّمْ anittum sıkıntıya uğramanız kök: عنت
  10. حَرِيصٌ harisun düşkün kök: حرص
  11. عَلَيْكُم aleykum size
  12. بِٱلْمُؤْمِنِينَ bil-mu'minine mü'minlere kök: امن
  13. رَءُوفٌۭ ra'ufun şefkatli kök: راف
  14. رَّحِيمٌۭ rahimun merhametlidir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عنت (5 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…

  • Aynı kök: حرص (5 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Aynı kök: عنت (5 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…

  • Aynı kök: عنت (5 geçiş)

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: حرص (5 geçiş)

    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem…

  • Aynı kök: حرص (5 geçiş)

    Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.

  • Aynı kök: راف (13 geçiş)

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…

  • Aynı kök: راف (13 geçiş)

    İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına çok şefkatlidir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki size kendinizden öyle bir Elçi gelmiştir ki sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. dipnot 1 Size çok düşkündür; müminlere karşı elbette çok şefkatlidir, merhametlidir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uğranılmasından söz edilen sıkıntının hem dünya hayatını, hem de mahşerde karşılaşılacak şeyleri içerdiğini düşünmekteyiz. Azap şöyle dursun, müslümanlara yönelik dünyadaki geçici ve küçük sıkıntılar bile ümmetine çok düşkün olan Hz. Muhammed'e ağır gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:159; Tevbe 9:61.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu (ey insanlık)! Size kendi türünüzden bir Elçi gelmiştir ki o pek azizdir: sizin zorlanmanız ona pek ağır geliyor, üzerine hassasiyetle titriyor; çünkü o mü'minlere karşı şefkat pınarı bir rauf, merhamet abidesi bir rahimdir.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, (ey insanlar,) size kendi içinizden bir Elçi gelmiştir: sizin (öte dünyada) çekmek zorunda kalabileceğiniz sıkıntıdan ötürü kendini (zihnen) büyük bir yük altında hisseden; size çok düşkün (ve) müminlere karşı şefkat ve merhametle dolu bir Elçi...

Ahmed Hulusi

Andolsun ki size Rasul geldi içinizden, Aziyz'dir; sizin sıkıntıya uğramanız O'na ağır gelir. . . Size haristir! İmanlılara (hakikatine iman edene) Rauf (şefkatli) ve Rahıym'dir (hakikatlerindeki kemalatlarını yaşatıcıdır).

Ali Bulaç

Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, kendi aranızdan, size bir elçi gelmiştir. Sıkıntıya düşmeniz, Ona ağır gelir. Size çok düşkün, inananlara karşı, sevecendir, merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkündür; müminlere karşı çok şefkatlidir; merhametlidir.

Edip Yüksel

İçinizden size öyle bir elçi gelmiş bulunuyor ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, iman edenlere şefkatli, merhametlidir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran'ın matematiksel sistemi, dokuzuncu surenin 127'inci ayet ile sonlandığını birçok örnekle sergiliyor. Sünnilerin mushaflarında bu surenin sonuna yapılan eklemelerle ilgili bir sürü çelişkili rivayetlerin mevcudiyeti bir zamanlar yakılan ateşin dumanları olarak değerlendirilebilir. * Nitekim birçok Kuran meali bu dokuzuncu Surenin, "son iki ayet hariç" Medine'de indiğini not düşer. Yani, Sünni kaynaklara göre bu sure sonundan inen tek Sure olmuş oluyor. * Surenin sonundaki 124-127 ayetlerde tekrarlanan bir kelimeye ve tavra dikkatinizi çekmek isterim. ARTTIRMAK. Kuran'ın kendi içine yerleştirilen bir sistem ile mükemmel ve özgün bir korunmaya sahip oluşunun örnekleri için Eşsiz Koruma Sistemi başlıklı makaleye bakınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İçinizden size öyle bir elçi gelmiş bulunuyor ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, inananlara şefkatli, merhametlidir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, size kendinizden gayet izzetli bir peygamber geldi; zorlanmanız ona ağır geliyor, üstünüze çokça titriyor; mü'minlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için size bir Resul geldi ki: kendinizden, gayet ızzetli, zorlanmanız ona ağır geliyor, üstünüze hırs ile titriyor, mü'minlere rauf, rahimdir

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, size kendinizden bir Resul geldi. Sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; o, size düşkün, Mü'minlere şefkatli ve merhametlidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, size kendinizden bir Resul geldi. Sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; o, size düşkün, Mü'minlere şefkatli ve merhametlidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, size kendinizden bir rasul geldi. Sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; o, size düşkün, mü'minlere şefkatli ve merhametlidir.

Gültekin Onan

Andolsun, size içinizden, sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, inançlılara şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, size kendinizden öyle bir peygamber gelmişdir ki sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır ve güc gelir. Üstünüze çok düşkündür. Mü'minleri cidden esirgeyicidir, bağışlayıcıdır o..

İbni Kesir

Andolsun ki; size kendinizden bir peygamber gelmiştir. Sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelir. Sizin üzerinize düşkündür, mü'minlere rauf ve rahim' dir.

Mehmet Alagaş

(128-129) Size kendinizden / içinizden bir Resul geldi, sizin bulunduğunuz sıkıntılı duruma saygılıdır, size karşı düşkündür, müminlere şefkatlidir ve esirgeyendir. Eğer ki yüz çevirirlerse, deki; Allah bana yeterlidir, O ’ndan başka ilah yoktur, O’nu kendime vekil tayin ettim, O, çok büyük tahtın sahibidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki size, içinizden sizin sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, Müminlere şefkatli ve merhametli bir rasûl gelmiştir.

Süleyman Ateş

Andolsun, içinizden size öyle bir Elçi geldi ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size düşkün, mü'minlere şefkatli, merhametlidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte size içinizden bir elçi geldi. Sizi sıkıntıya sokan her şey, ona ağır gelir. O üstünüze titrer, müminlere karşı pek nazik ve merhametlidir.

Şaban Britch

Andolsun ki, içinizden size, sizin sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, müminlere şefkatli ve merhametli bir Rasûl gelmiştir.

Şaban Piriş

Andolsun ki, içinizden size, sizin sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, müminlere şefkatli ve merhametli bir resul gelmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, içinizden size onurlu bir resul gelmiştir. Sizi rahatsız eden şey onu da üzer. Çok düşkündür size. Müminlere ise daha şefkatli, daha merhametlidir.

İngilizce çeviriler

(26)

Abdel Khalek Himmat

O you people: There has come to you a Messenger raised in your midst and related to you by kinship. He is grieved at heart and affected with deep sorrow to see you perfect your ruin and be destroyed by your iniquities which oppress his feelings and his mind. You are his object of care and deep concern with view to guiding you to the path of righteousness, and he is kind, tender and merciful to those whose hearts have been touched with the divine hand.

Abdul Haleem

A Messenger has come to you from among yourselves. Your suffering distresses him: he is deeply concerned for you and full of kindness and mercy towards the believers.

Abdullah Yusuf Ali

Now hath come unto you a Messenger from amongst yourselves: it grieves him that ye should perish: ardently anxious is he over you: to the Believers is he most kind and merciful.

Abul A'la Maududi

[9:128] There has come to you a Messenger of Allah from among yourselves, who is distressed by the losses you sustain, who is ardently desirous of your welfare and is tender and merciful to those that believe.

Aisha Bewley

A Messenger has come to you from among yourselves. Your suffering is distressing to him; he is deeply concerned for you; he is gentle and merciful to the muminun.

Al-Hilali & Khan

Verily, there has come unto you a Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) from amongst yourselves (i.e. whom you know well). It grieves him that you should receive any injury or difficulty. He (Muhammad صلى الله عليه وسلم) is anxious over you (to be rightly guided, to repent to Allâh, and beg Him to pardon and forgive your sins in order that you may enter Paradise and be saved from the punishment of the Hell-fire); for the believers (he صلى الله عليه وسلم is) full of pity, kind, and merciful.

Ali Quli Qarai

There has certainly come to you an apostle from among yourselves. Grievous to him is your distress; he has deep concern for you, and is most kind and merciful to the faithful.

Amatul Rahman Omar

(People!) certainly, there has come to you a Messenger from among yourselves; your sufferings tell hard upon him; he is ardently desirous of your (welfare) and (he is) very loving and merciful to the believers.

Arthur John Arberry

Now there has come to you a Messenger from among yourselves; grievous to him is your suffering; anxious is he over you, gentle to the believers, compassionate.

Bijan Moeinian

Why do you not get it? Here you have a Messenger of God, chosen from among yourselves, who grieves at your spiritual loss, cares about you and is so gentle and compassionate toward the believers.

E. Henry Palmer

There has come to you an apostle from amongst yourselves; hard for him to bear is it that ye commit iniquity; he is anxious over you after the believers, pitiful, compassionate.

Edip-Layth

-

George Sale

Now hath an apostle come unto you of our own nation, an excellent person: It is grievous unto him that ye commit wickedness; He is careful over you, and compassionate and merciful towards the believers.

Hamid S. Aziz

There has come to you a Messenger from amongst yourselves; hard for him to bear is it that you should perish (from iniquity); full of concern for you, for believers full of compassion, merciful.

Mahmoud Ghali

Indeed there has already come to you a Messenger from (among) yourselves. Mighty (i.e., burdensome) to him is whatever distresses you. Most eager is he for your (welfare), to the believers (he is) constantly compassionate, constantly merciful.

Marmaduke Pickthall

There hath come unto you a messenger, (one) of yourselves, unto whom aught that ye are overburdened is grievous, full of concern for you, for the believers full of pity, merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

To you has come an Apostle from among you. Any sorrow that befalls you weighs upon him; He is eager for your happiness, full of concern for the faithful, compassionate and kind.

Muhammad Asad

INDEED, there has come unto you [O mankind] an Apostle from among yourselves: heavily weighs -upon him [the thought] that you might suffer [in the life to come]; full of concern for you [is he, and] full of compassion and mercy towards the believers.

Mustafa Khattab

There certainly has come to you a messenger from among yourselves. He is concerned by your suffering, anxious for your well-being, and gracious and merciful to the believers.

Progressive Muslims

A messenger has come to you from yourselves, concerned over your suffering, anxious over you, towards the believers he is compassionate, merciful.

Rashad Khalifa

-

Sahih International

There has certainly come to you a Messenger from among yourselves. Grievous to him is what you suffer; [he is] concerned over you and to the believers is kind and merciful.

Sam Gerrans

There has come to you a messenger from among yourselves; grievous to him is what grieves you; one concerned for you; to the believers kind and merciful.

Shabbir Ahmed

(All humanity must realize that) there has come to you a Messenger one of your own who feels your burden. He is full of concern for your betterment, and for those who attain belief, he is compassionate, merciful.

Syed Vickar Ahamed

Now a messenger (the Prophet) has come to you from yourselves: It grieves him that you should suffer or be injured: He is extremely thoughtful (eager and caring) for you: For the believers, he is kind, merciful and full of pity.

Taqi Usmani

Surely, there has come to you, from your midst, a Messenger who feels it very hard on him if you face a hardship, who is very anxious for your welfare, and for the believers he is very kind, very merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 128. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 128. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 128. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩