Diyanet İşleri
Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 126. ayet. أَوَلَا يَرَوْنَ أَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ فِى كُلِّ عَامٍ مَّرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ
evelâ yeravne ennehüm yüftenûne fî külli `âmim merraten ev merrateyni ŝümme lâ yetûbûne velâ hüm yeẕẕekkerûn.
Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sadıklarla beraber olun; her sureye verilen tepkiler ve kapanış Tevbe 119–129 3
Ey iman edenler! Kafirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden, (alaylı bir şekilde) "Bu hanginizin imanını artırdı?" diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sure onların imanını artırmıştır. Onlar bunu birbirlerine müjdelerler.
Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kafir olarak ölüp gitmişlerdir.
Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.
Bir sure indirildi mi, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.
Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O'na tevekkül ettim. O, yüce Arş'ın sahibidir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
126. Yüce Allah, bu gibilerini devam ettirdikleri küfür ve münafıklıkları dolayısı ile azarlayarak şöyle buyurmaktadır: “Görmüyorlar mı ki onlar, her yıl bir veya iki kere” kendilerine isabet eden çeşitli belalar, hastalıklar ve kendilerini sınamak maksadı ile onlara yöneltilen ilahî emirler ile “deneniyorlar? Ama ne” sürdürmekte oldukları kötülüklerinden “tevbe ediyorlar ne de öğüt ve ibret alıyorlar!” Kendilerine faydalı olan şeyleri belleyip yapmıyorlar, zarar verecek şeyleri de kavrayıp terk etmiyorlar. Yüce Allah -geçmiş ümmetlerdeki sünnetinde/kanununda olduğu gibi- onları bollukla, sıkıntılarla, emirlerle, yasaklarla sınar ki kendisine dönsünler. Onlar ise tevbe de etmiyorlar, öğüt de almıyorlar.
Bu âyet-i kerimelerde imanın artıp eksildiğine, mü’minin ise her zaman imanını kontrol edip gözden geçirmesi gerektiğine, onun sürekli olarak artış içerisinde olması için devamlı imanını yenilemesi gerektiğine delil vardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah, onların nifaklarını her yıl bir yahut iki kez ortaya çıkarmak suretiyle kendilerini imtihan ettiği halde münafıklar ibret almıyorlar mı? Bir de onlar bütün bunları yapanın Allah Teâlâ olduğunu bilmektedirler. Onlar, küfürlerinden dönüp Allah'a tövbe etmiyorlar ve nifaklarından vazgeçmiyorlar. Başlarına gelenin Allah'tan olduğunu düşünmüyorlar.
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
(Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
Aynı kök: عوم (9 geçiş) · Aynı kök: مرر (35 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: عوم (9 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan…
Aynı kök: عوم (9 geçiş)
Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belâlarla) imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? dipnot 1 Sonra tevbe de etmiyorlar, (gerçeği) de hatırlamıyorlar.
Görmüyorlar mı ki her yıl bir ya da iki kez skandala konu oluyorlar, sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ders alıyorlar!
Peki, bunlar her yıl bir ya da iki kere denenip sınandıklarını bilmiyorlar mı ki tevbe edip (Allah'ı) anmıyorlar?
Görmüyorlar mı ki onlar her yıl bir veya iki kere deneniyorlar? (Hala) tövbe etmiyorlar; ibret de almıyorlar.
Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar.
Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belâlarla) imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar.
Her yıl, bir veya iki kez sınandıklarını zaten görmüyorlar mı? Yine de pişmanlık göstermiyorlar; öğüt de almıyorlar.
Onlar, her yıl bir veya iki defa imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tövbe ediyorlar ne de ders alıyorlar.
Her sene, bir iki defa belalarla sınandıklarını görmüyorlar mı? Buna rağmen ne tövbe ediyorlar, ne de öğüt alıyorlar.
Her sene, bir iki defa belalarla sınandıklarını görmüyorlar mı? Buna rağmen ne tevbe ediyorlar, ne de öğüt alıyorlar.
Görmüyorlar mı her yıl bir veya iki kez fitneye tutulduklarını? Yine de tevbe etmiyor, ibret almıyorlar.
Görmezlerde mi ki her yıl bir veya iki kerre fitneye tutulurlar, sonra da tevbe etmezler, ıbret almazlar
Kendilerinin yılda bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tevbe edip öğüt almıyorlar!
Kendilerinin yılda bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tevbe edip öğüt almıyorlar!
Kendilerinin yılda bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tövbe dipnot 1 edip öğüt almıyorlar!
Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar.
(Münafıklar) görmüyorlar mı ki onlar her yıl ya bir, ya iki kerre çeşidli belalara çarpılıyorlar da yine (nifaklarından) tevbe etmiyorlar ve onlar (bundan) ibret de almıyorlar.
Onlar görmezler mi ki; her yıl bir veya iki kere belalara çarpılıyorlar da yine tevbe etmiyorlar. Ve ibret almıyorlar.
(123-127) Ey iman edenler ulaşabildiğiniz kafirlerle savaşın, sizde bir sertlik / çetinlik bulsunlar, bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Herhangi bir sûre indirildiğinde onlarda birileri der ki; hanginizin imanı bununla / inen sureyle arttı / ziyadeleşti, iman edenlere gelince onların imanı artar ve onlar müjdeleşirler , kalplerinde hastalık olanlara gelince onların da pislikleri, pislikler ile artar / ziyadeleşir, onlar kafirler olarak ölürler. Her yıl bir kere yahut iki kere sınandıklarını / denendiklerini görmedin mi? Sonra da ne tövbe ederler ne de hatırlarlar. Onlara herhangi bir sure indirilince birbirlerine bakarlar sizi biri görüyor mu? Deyip çevrilip giderler, Allah’ta onların kalplerini anlamayan bir kavim olmalarından dolayı çevirmiştir.
Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar? Sonra ne tevbe ederler, ne de ibret alırlar.
Kendilerinin her yıl bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tevbe etmiyor, öğüt almıyorlar.
Onlar her yıl bir ya da iki kere ağır bir imtihandan dipnot 1 geçirildiklerini görmediler mi? Sonra ne tövbe ediyorlar /yanlışlarından dönüyorlar ne de bilgilerini kullanıyorlar.
Her yıl bir ya da iki kere sıkıntıya sokulduklarını görmüyorlar mı? Ama yine de dönüş (tevbe) yapmıyorlar ve akıllarını başlarına almıyorlar.
Onlar, her yıl bir veya bir kaç kez fitneye uğratıldıklarını görmüyorlar mı? Böyle iken yine de tevbe etmiyorlar ve ibret de almıyorlar.
Onlar, her yıl bir veya bir kaç kez belaya uğratıldıklarını görmüyorlar mı ki tevbe etmiyorlar ve ibret almıyorlar?
Görmüyorlar mı ki, her yıl bir veya iki kez imtihan ediliyorlar. Hala ne tövbeye yelteniyorlar ne de öğüt alıyorlar.
Do they not perceive by physical and mental sight what is below the surface! They are subjected to a severe test and a strain and they are put to straits once or twice every year that they may hopefully in lowliest plight repentant stand, but they neither repent nor do they reflect.
Can they not see that they are afflicted once or twice a year? Yet they neither repent nor take heed.
See they not that they are tried every year once or twice? Yet they turn not in repentance, and they take no heed.
[9:126] Do they not see that they are tried every year once or twice? Yet they neither repent nor take heed.
Do they not see that they are tried once or twice in every year? But still they do not turn back. They do not pay heed.
See they not that they are put in trial once or twice every year (with different kinds of calamities, disease, famine)? Yet, they turn not in repentance, nor do they learn a lesson (from it).
Do they not see that they are tried once or twice every year? Yet they neither repent, nor do they take admonition.
Do they not see that they are tried every year once or twice. Still they do not repent nor would they take heed.
Do they not see that they are tried every year once or twice? Yet still they do not repent, nor do they remember.
Do they not see that each year their faith is put to test once or twice. Yet they do not learn any lesson and do not repent (or adjust their attitudes.)
Do they not see that they are tried in every year once or twice? Yet they do not turn again, nor do they mind!
Do they not see they are tested every calendar year once or twice? Yet, they do not repent, nor do they take heed.
Do they not see that they are tried every year once or twice? Yet they repent not, neither are they warned.
Do they not see that they are tried once or twice in every year? Yet they do not turn in repentance, nor do they heed.
And do they not see that they are tempted every season once or twice? (Yet) they do not repent thereafter nor do they constantly remember.
See they not that they are tested once or twice in every year? Still they turn not in repentance, neither pay they heed.
Do they not know that they are tried every year once or twice? Even then they do not repent and take heed.
Are they, then, not aware that they are being tested year-in, year-out? And yet, they do not repent and do not bethink themselves [of God];
Do they not see that they are tried once or twice every year?[1] Yet they neither repent nor do they learn a lesson.
Do they not see they are tested every calendar year once or twice, but then they do not repent, nor do they remember.
Do they not see that they suffer from exacting trials every year once or twice? Yet, they consistently fail to repent, and fail to take heed?
Do they not see that they are tried every year once or twice but then they do not repent nor do they remember?
See they not that they are subjected to means of denial once or twice every year? Then do they turn not in repentance, nor do they take heed.
Don't they see that they are tested once or twice each year (at your hands 9:14)? Still they do not repent, nor pay heed.
Do they not see that they are tried every year once or twice? Yet they do not turn in repentance, and they do not pay attention (to what they do).
Do they not see that they are put to trial every year once or twice; still they neither repent, nor do they take lesson?
Do they not see they are tested every year once or twice? But then they do not repent, nor do they remember.