Bakara suresi

Bakara suresi, 220. ayet

Bakara suresi, 220. ayet. فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْيَتَٰمَىٰ قُلْ إِصْلَاحٌ لَّهُمْ خَيْرٌ وَإِن تُخَالِطُوهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ ٱلْمُفْسِدَ مِنَ ٱلْمُصْلِحِ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعْنَتَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

fi-ddünyâ vel'âḫirah. veyes'elûneke `ani-lyetâmâ. ḳul iṣlâḥul lehüm ḫayr. vein tüḫâliṭûhüm feiḫvânüküm. vellâhü ya`lemü-lmüfside mine-lmuṣliḥ. velev şâe-llâhü lea`neteküm. inne-llâhe `azîzün ḥakîm.

Diyanet İşleri

Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 217–223 · surenin 220. ayeti / 286

Konu Sorular: infak, savaş, içki ve kumar, yetimler, evlilik Bakara 215–221 3

  1. Bakara 217

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

  2. Bakara 218

    İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Bakara 219

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah, size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

  4. 220

    Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  5. Bakara 221

    İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah'a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah'a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.

  6. Bakara 222

    Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever."

  7. Bakara 223

    Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah'a karşı gelmekten sakının ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele.

Tefsir4

1 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

el-Muhtasar 5

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte bunları dünya ve ahirette size fayda verecek şekilde düşünmeniz için şeriat /kanun kıldı. Ey Peygamber! Ashabın sana yetimlerin velayetini üstlenmek hakkında soruyorlar. Onlarla nasıl muamelede bulunup davranacaklar? Onların mallarını nafaka, yemek ve konut harcamalarında kullanacaklar mı? Onlara cevap olarak de ki: Karşılıksız olarak ve kendi mallarınıza karıştırmadan sahip oldukları malları ıslah ederek onlara lütufta bulunmanız, Allah'ın katında sizin için daha hayırlı ve daha sevaptır. Aynı zamanda bu, sahip oldukları malları muhafaza etmesi sebebiyle, onların malları içinde daha hayırlıdır. Şayet geçim için, konut ve benzeri harcamalarda onları da ortak ederek mallarını kendi mallarınıza katarsanız, bunda da bir sıkıntı yoktur. Onlar sizin din kardeşlerinizdir. Kardeşler birbirine yardım ederek, birbirlerinin işlerini yüklenirler. Allah velayet sahiplerinden yetimlerin mallarına ortak ederek bozgunculuk yapmak isteyen kimseyle, ıslah etmek isteyen kimseyi bilir. Eğer yetimler meselesinde size zorluk çıkarmak isteseydi size zorluk çıkarabilirdi. Fakat Allah -Subhanehu ve Teâlâ- sizlere, onlarla olan muamele yollarını kolaylaştırdı. Çünkü onun dini kolaylık üzerine bina edilmiştir. Şüphesiz Allah, güçlüdür, O'na hiçbir şey galip gelemez ve yaratmasında, düzenlemesinde ve kanun koymasında hikmet sahibidir.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فِى fi (hakkında)
  2. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  3. وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۗ vel'ahirati ve ahiret kök: اخر
  4. وَيَسْـَٔلُونَكَ veyeseluneke ve sana soruyarlar kök: سال
  5. عَنِ ani -den
  6. ٱلْيَتَـٰمَىٰ ۖ l-yetama öksüzler- kök: يتم
  7. قُلْ kul de ki kök: قول
  8. إِصْلَاحٌۭ islahun ıslah etmek kök: صلح
  9. لَّهُمْ lehum onları(n durumlarını)
  10. خَيْرٌۭ ۖ hayrun hayırlıdır kök: خير
  11. وَإِن ve in ve eğer
  12. تُخَالِطُوهُمْ tuhalituhum onlara karışırsanız kök: خلط
  13. فَإِخْوَٰنُكُمْ ۚ feihvanukum sizin kardeşlerinizdir kök: اخو
  14. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  15. يَعْلَمُ yea'lemu bilir kök: علم
  16. ٱلْمُفْسِدَ l-mufside bozanı kök: فسد
  17. مِنَ mine -den
  18. ٱلْمُصْلِحِ ۚ l-muslihi ıslah eden- kök: صلح
  19. وَلَوْ velev ve eğer
  20. شَآءَ şa'e dileseydi kök: شيا
  21. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  22. لَأَعْنَتَكُمْ ۚ leea'netekum sizi zora sokardı kök: عنت
  23. إِنَّ inne şüphesiz
  24. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  25. عَزِيزٌ azizun daima üstündür kök: عزز
  26. حَكِيمٌۭ hakimun hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم

Keşif6

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عنت (5 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da…

  • Aynı kök: خلط (6 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık…

  • Aynı kök: عنت (5 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…

  • Aynı kök: خلط (6 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

  • Aynı kök: خلط (6 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Dünya

    Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hakim duruma gelmedikçe, hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz,…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bu açıklamalar) dünya ve ahiret hakkındadır. Sana yetimler hakkında soruyorlar. De ki: "Onları(n durumunu) düzeltmek, (yüzüstü bırakmaktan) hayırlıdır. Onlarla birlikte yaşıyorsanız, (unutmayın ki) onlar, sizin kardeşlerinizdir. Allah işleri bozanı düzeltenden (ayırmayı) bilir. Allah dileseydi sizi de sıkıntıya sokardı. Şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetimler toplumun en önemli sınav sorusu ve takvâyı elde etme imtihanıdır. Mekke dönemi surelerde bu kelime [el-yetîm] şeklinde tekil kullanılmaktayken, Medine döneminde kelimenin [el-yetâmâ] kalıbında çoğul getirilmektedir. Bunun sebebi ekonomik işleyişlerde özellikle yetimlerin öncelenmesi gerektiğine dair bir bilinçlendirmede bulunmak ve artık yetimlerle ilgilenmenin toplumsal bir görev olarak kabul edilmesi gerektiğini öğretmektir. Bu ayette bu sorumluluğun nasıl yerine getirilmesi gerektiğine dair prensipler ele alınmakta, ilahi bildi-rimler müslümanların gündemine getirilmektedir. Unutulmamalıdır ki bir toplumun medenilik ölçüsü yetimlerine gösterdiği ilgiyle doğru orantılıdır.

Mustafa İslamoğlu

bu dünya ve ahiret hakkında... Bir de sana yetimler hakkında soruyorlar. De ki: "Onların lehine olan her tür iyileştirme (yüzüstü bırakmakdan) daha hayırlıdır. Onlarla (hayatı) paylaşırsanız, unutmayın ki onlar sizin kardeşinizdir. Kaldı ki Allah fesatçılık yapanı ıslah edenden ayırmasını bilir. Ve eğer Allah dileseydi sizi zora koşardı; ne var ki Allah her işinde mükemmeldir, her hükmünde tam isabet sahibidir.

Muhammed Esed

Bu dünya ve ahiret hakkında, yetimler(e nasıl davranılacağı) hakkında sana sorarlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek en hayırlı durumdur." Ve onların hayatlarını paylaşırsanız (unutmayın ki) onlar sizin kardeşlerinizdir. Zira Allah, bozgunculuk yapanları, düzeltmeye çalışanlardan ayırt etmesini bilir. Ve Allah dileseydi, taşıyamayacağınız yükleri omuzlarınıza yüklerdi: (Ama) unutmayın ki Allah kudret sahibidir, hikmet sahibidir!

Ahmed Hulusi

Dünya ve sonsuz gelecek süreci hakkında (düşünün)! Sana yetimlerden sorarlar. De ki: "Onların şartlarını düzeltmek en hayırlısıdır. Eğer onlarla birlikte yaşarsanız sizin kardeşlerinizdir onlar. " Allah fesat çıkaranı da düzeltici olanı da bilir. Allah eğer dileseydi sizi zora sokardı. Muhakkak Allah, Aziyz ve Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Hem dünya (konusun)da, hem ahiret (konusunda). Ve sana yetimleri sorarlar. De ki: "Onları ıslah etmek (yararlı kılmak) hayırlıdır. Eğer onları aranıza katarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah bozgun (fesad) çıkaranı ıslah ediciden bilir (ayırdeder). Eğer Allah dileseydi size güçlük çıkarırdı. Şüphesiz Allah güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir."

Ali Özek ve heyeti

Dünya ve âhiret hakkında (lehinize olan davranışları düşünün ve ona göre hareket edin). Sana yetimler hakkında soruyorlar. De ki: Onları iyi yetiştirmek (yüz üstü bırakmaktan) daha hayırlıdır. Eğer onlarla birlikte yaşarsanız, (unutmayın ki) onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, işleri bozanla düzelteni bilir. Eğer Allah dileseydi, sizi de zahmet ve meşakkate sokardı. Çünkü Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.

Ali Rıza Safa

Sana, dünya ve sonsuz yaşam hakkında ve yetimleri soruyorlar; şunu söyle: "Onların durumlarını düzeltmek iyidir. Onları aranıza katarsanız, artık sizin kardeşlerinizdir!" Allah, bozgunculuk yapanı, düzeni sağlayandan ayırt etmeyi bilir. Oysa Allah dileseydi, kesinlikle size zorluk çıkarırdı. Kuşkusuz, Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Dünya ve ahiret hakkında düşünün. Sana yetimler hakkında soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek en hayırlı olanıdır. Eğer onlarla birlikte yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah işleri bozanı da düzelteni de bilir. Eğer Allah dileseydi sizi sıkıntıda bırakırdı. Çünkü Allah güçlüdür; hakimdir."

Edip Yüksel

Bu dünya ve ahiret hakkında... Sana bir de öksüzler hakkında sorarlar: De ki: "Onları erdemli kişiler olarak yetiştirmeniz en büyük iyiliktir. Mallarını mallarınıza katarsanız aile bireyiniz olurlar." ALLAH bozanı düzeltenden ayırt etmesini bilir. ALLAH dileseydi sizi zora sokardı. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

bu dünya ve ahiret hakkında... Sana bir de öksüzler hakkında sorarlar: De ki, 'Onları erdemli kişiler olarak yetiştirmeniz en büyük iyiliktir. Mallarını mallarınıza katarsanız aile bireyiniz olurlar.' ALLAH bozanı düzeltenden ayırdetmesini bilir. ALLAH dileseydi sizi zora sokardı. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O ayetler, dünya ve ahiret hakkındadır. Bir de sana öksüzlerden soruyorlar. De ki: "Onların işlerini düzene koymak, karışmamaktan daha hayırlıdır. Kendilerine karışırsanız kardeşlerinizdirler. Allah, yararlı iş yapanı bozguncudan ayırır. Eğer Allah dileseydi sizi kesinkes sarpa sarardı. Şüphesiz ki, Allah çok güçlü ve hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dünya ve Ahıret hakkında; bir de sana yetimlerinden soruyorlar, de ki: Onlar hakkında bir ıslah karışmamaktan daha hayırlıdır, kendilerine de karışırsanız ıhvanınızdırlar, Allah muslihi müfsidden ayırır, eğer Allah dilese idi sizi mutlak sarpa sardırırdı, şüphesiz ki Allah azizdir, hakimdir

Erhan Aktaş

Dünya ve ahiret hakkında… Bir de sana öksüzleri soruyorlar. De ki: "Onların hayatlarını düzene sokmak, sahipsiz bırakmaya göre hayırlı olandır." Eğer birlikte yaşayacak olursanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncu olanla yapıcı olanı ayırt etmesini bilir. Eğer, Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Zira Allah, Çok Güçlü ve Her Şeye Egemen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dünya ve ahiret hakkında... Bir de sana öksüzleri soruyorlar. De ki: "Onların hayatlarını düzene sokmak, sahipsiz bırakmaya göe hayırlı olandır." Eğer birlikte yaşayacak olursanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncu olanla yapıcı olanı ayırt etmesini bilir. Eğer, Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Zira Allah, Çok Güçlü ve Her Şeye Egemen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dünya ve ahiret hakkında… Bir de sana öksüzleri soruyorlar. De ki: "Onların hayatlarını düzene sokmak, sahipsiz bırakmaktan daha hayırlıdır.". Eğer birlikte yaşayacak olursanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncu olanla yapıcı olanı ayırt etmesini bilir. Eğer, Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Zira Allah, Çok Güçlü ve Her Şeye Egemen'dir.

Gültekin Onan

Hem dünya (konusun)da, hem ahiret (konusunda). Ve sana yetimleri sorarlar. De ki: "Onları islah etmek (yararlı kılmak) hayırlıdır. Eğer onları aranıza katarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Tanrı bozgun çıkaranı islah ediciden bilir (ayırdeder). Eğer Tanrı dileseydi size güçlük çıkarırdı. Şüphesiz Tanrı üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir."

Hasan Basri Çantay

(219-220) Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için faideler vardır. Günahları ise faidelerinden daha büyükdür." (Yine) sana hangi şey'i nafaka vereceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyacınızdan artanı (verin)". Allah size böylece ayetlerini (pek güzel) açıklar. Olur ki dünya hususunda da, ahiret işinde de iyice düşünürsünüz. Bir de sana yetimleri sorarlar. De ki: "Onları yarar ve iyi bir haale getirmek hayırlıdır. Şayet kendileriyle bir arada yaşarsanız onlar sizin kardeşierinizdir. Allah, (yetimlerin) salahına çalışanlarla (onların mal ve haalinde) fesad (ve fenalık) yapanları bilir. Eğer Allah dileseydi sizi muhakkak zahmete sokardı. Şübhesiz Allah mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Dünya ve ahiret konusunda. Ve sana yetimlerden soruyorlar. De ki: Onlar için islahta bulunmak hayırlıdır. Eğer kendileriyle bir arada yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah; bozguncularla islahçı olanları bilir. Eğer Allah dileseydi; sizi muhakkak zahmete sokardı. Şüphe yok ki Allah, Aziz'dir. Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(220) Dünyada ve ahirette, sana yetimlerden soruyorlar, Onların ıslah edilmesi / bozulmuş hallerinin düzene sokulması daha hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşar kaynaşırsanız onlar sizin kardeşlerinizdir , Allah ıslah edeni, bozgunculuk edeni bilir, şayet Allah istese idi, sizi zora sokardı, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, hâkîmdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hem dünya ve hem de ahiret konusunda sana yetimleri soruyorlar. De ki: Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır. Eğer onları aranıza katarsanız artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozanla düzelteni bilir. Allah dileseydi (yetimlerle bir arada yaşama işiyle) sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah güçlüdür, Hakîm'dir.

Süleyman Ateş

Dünya ve ahiret hakkında(ki işleri düşünesiniz). Ve sana öksüzlerden soruyarlar. De ki: "Onları(n durumlarını) düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışır(onlarla bir arada yaşar)sanız (onlar) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozanı düzeltenden ayırır. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

(Allah ayetlerini böyle açıklar ki) hem dünya hem ahiret hakkında (düşünesiniz). Sana yetimleri de soruyorlar. De ki: Onların durumunu iyileştirmek en iyisidir. Eğer onlarla bir arada (aile gibi) yaşarsanız bilin ki onlar (evladınız değil sadece) kardeşlerinizdir. dipnot 1 Allah, (onların durumunu) bozanı, iyileştirenden ayırmasını bilir. dipnot 2 Allah farklı bir tercihte bulunsaydı sizi kesinlikle sıkıntıya sokardı. dipnot 3 Allah daima üstün olan ve bütün kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, evlatlıkların hiçbir yönüyle öz evlat sayılamayacağını bildirir (Ahzab 33/4-5). Allah nebimizi, evlatlığı Zeyd'in boşadığı Zeynep ile evlendirdi ki evlatlığın kişinin kendi evladı konumunda olmadığı zihinlere yerleşsin(Ahzab 33/37-38).
  2. metne dön, dipnot 2
    Nisa 4/2, 3, 6, 10.
  3. metne dön, dipnot 3
    Birçok ayette yetimlere iyi davranmak, onları gözetmek ve ikramda bulunmak emredilmiş, bu emri yerine getiren kullar övülmüştür (Bakara 2/83, 177, 215, Nisa 4/8, 36; İnsan 76/8; Beled 90/15). Ancak bu gözetimin mutlaka müminlerin kendi evlerinde yapılmasını şart koşmaz. Yine de bir yetimi kendi evinde gözetimi altına alan kişi, onu din kardeşi olarak görecek, gerçek evladı gibi kabul etmeyecektir. Bunun sonucu olarak bir müminin evinde korumaya alınan yetimlere, miras hakkı ve evlenme yasağı gibi hukuki sonuçlar doğuracak evlatlık statüsü verilemez. Ancak mirastan biraz yararlandırılır (Nisa 4/8). Yetimlerin mallarını yönetenler, ihtiyaçlı iseler o mallardan yararlanabilirler (Nisa 4/6). Tüm bunlar yetimler hususunda müminleri sıkıntıya sokmayan ilahi ölçülerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Âyetler hem dünya hem ahiret ile ilgilidir. Sana yetimleri de soruyorlar. De ki: "En iyisi onlar için faydalı olanı yapmaktır." Eğer aranıza alırsanız, zaten kardeşlerinizdir. Allah kötü niyetle yaklaşanı, iyilik yapandan ayırmasını bilir. Allah sizi sıkıntıya düşürmeyi tercih etseydi düşürürdü. dipnot 1 Üstün olan, doğru kararlar veren Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, "Yetimlerin mallarına dokunmayın" deseydi sıkıntı olurdu ama öyle demedi. (Bkz. Nisa 4/6)

Şaban Britch

Hem dünya ve hem de ahiret konusunda. Sana yetimleri soruyorlar. De ki: Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır. Eğer onları aranıza katarsanız artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozanla düzelteni bilir. Allah dileseydi (yetimlerle bir arada yaşama işiyle) sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah güçlüdür, Hakîm'dir.

Şaban Piriş

Sana yetimleri soruyorlar. De ki: -Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah düzeltenden, bozanı ayırt etmesini bilir. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah güçlüdür, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Dünya ve ahıret hakkında... Sana yetimlerden de soruyorlar. De ki: "Onları, işe yarar hale getirmek kendileri için daha hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir." Allah, bozguncuyu barışseverden ayırmasını bilir. Eğer Allah dileseydi, sizi zora sürerdi. Allah, tüm onurların sahibi, tüm hikmetlerin sahibidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They contemplate their awareness of life here and in the Hereafter. and they call upon you, O Muhammad, to inform them about Islam and its position on orphans. Say to them: "Put an end to abuses and disorder and adopt the right course of reformation, it is better for them, and if you reverently commune and conduct interchanges, they are your brothers in faith. Allah knows well the one who is playfully malicious and the one who faithfully seeks reform. Had Allah willed, He would have afflicted you with difficulties; Allah is Azizun (Almighty) and Hakimun".

Abdul Haleem

on this world and the next. They ask you about [the property of] orphans: say, ‘It is good to set things right for them. If you combine their affairs with yours, remember they are your brothers and sisters: God knows those who spoil things and those who improve them. Had He so willed, He could have made you vulnerable too: He is almighty and wise.’

Abdullah Yusuf Ali

(Their bearings) on this life and the Hereafter. They ask thee concerning orphans. Say: "The best thing to do is what is for their good; if ye mix their affairs with yours, they are your brethren; but Allah knows the man who means mischief from the man who means good. And if Allah had wished, He could have put you into difficulties: He is indeed Exalted in Power, Wise."

Abul A'la Maududi

both in regard to this world and the Next. They question you concerning orphans. Say: "To deal with them in the way which is to their good, that is best. dipnot 1 And if you intermix (your expenses and living) with them, (there is no harm for) they are your brothers." Allah knows the mischievous from the righteous, and had Allah willed, He would indeed have imposed on you exacting conditions; but He is All-Powerful, Most Wise.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Before this verse was revealed many severe injunctions had already been revealed regarding the protection of orphans' property. It had been ordained that ' people should not even draw near to the property of the orphan' (6: 152)v; (17: 34) and that 'those who wrongfully eat the properties of orphans only, fill their bellies with fire' (4: 10). Because of these severe injunctions the orphans' guardians were so over awed that they even separated the food and drink of the orphans from their own; they felt anxious lest anything belonging to the orphans became mixed with their own. It is for this reason that they enquired of the Prophet (peace he on him) what the proper form of their dealings with orphans should be.

Aisha Bewley

on this world and the Next World. They will ask you about the property of orphans. Say, ‘Managing it in their best interests is best.’ If you mix your property with theirs, they are your brothers. Allah knows a squanderer from a good manager. If Allah had wanted, He could have been hard on you. Allah is Almighty, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

In (to) this worldly life and in the Hereafter. And they ask you concerning orphans. Say: "The best thing is to work honestly in their property, and if you mix your affairs with theirs, then they are your brothers. And Allâh knows him who means mischief (e.g. to swallow their property) from him who means good (e.g. to save their property). And if Allâh had wished, He could have put you into difficulties. Truly, Allâh is All-Mighty, All-Wise."

Ali Quli Qarai

about the world and the Hereafter. And they ask you concerning the orphans. Say, ‘It is better to set right their affairs, and if you intermingle with them, they are of course your brothers: Allah knows the one who causes corruption from the one who brings about reform, and had Allah wished He would have put you to hardship.’ Indeed Allah is all-mighty, all-wise.

Amatul Rahman Omar

Upon this world and the Hereafter. And they ask you concerning the orphans. Say, `To set (their affairs) right (keeping in view the promotion of their welfare) is (an act of great) virtue, and if you intermix with them they are (after all) your brethren. And Allâh knows the wrongdoers from the right-doers. And if Allâh had so willed, He would certainly have made matters difficult for you. Verily, Allâh is All- Mighty, All-Wise.

Arthur John Arberry

in this world, and the world to come. They will question thee concerning the orphans. Say: 'To set their affairs aright is good. And if you intermix with them, they are your brothers. God knows well him who works corruption from him who sets aright; and had He willed He would have harassed you. Surely God is All-mighty, All-wise.'

Bijan Moeinian

They also ask you how to treat the orphans. Say: "Do sincerely what is best in their interest. If you decide to take them as your partner and mix their properties with your own, bear in mind that you have to treat them like your brothers. Indeed God knows who has a good intention and who is a wicked. If God wanted, He would have imposed the strictest orders in this domain making the life more difficult for you. [But] God [does not want to make the life difficult for you as] is Almighty, Wise.

E. Henry Palmer

They will ask thee about orphans: say, 'To do good to them is best. ' But if ye interfere with them - they are your brethren, and God knows the evildoer from the well doer; and if God will He will surely trouble you. Verily, God is mighty, wise.

Edip-Layth

In this world and the next. They also ask you regarding the orphans, say, "To reform their situation is best, and if you are to care for them, then they are your brothers." God knows the corrupt from the reformer, and had God wished He could have made things difficult. God is Noble, Wise.

George Sale

of this present world, and of the next. They will also ask thee concerning orphans: Answer, to deal righteously with them is best and if ye intermeddle with the management of what belongs to them, do them no wrong; they are your brethren: God knoweth the corrupt dealer from the righteous; and if God please, he will surely distress you, for God is mighty and wise.

Hamid S. Aziz

Upon this life and the Hereafter! They will ask you about orphans: say, "It is best to do what improves their lot. " But if you mingle their affairs with your s - they are your brethren, and Allah knows him who means mischief from him who means well; and if Allah wills He could surely put you into trouble. Verily, Allah is Mighty, Wise.

Mahmoud Ghali

On (Literally: in) the present (life) (Literally: the lowly "life", i. e., the life world) and the Hereafter. And they ask you concerning the orphans. Say, "Acting righteously with them is most charitable. (i.e. better) And in case you intermix with them, they are then your brethren; and Allah knows the corruptor from the reformer; (i.e. the doer of righteousness) and if Allah had (so) decided, He would have indeed distressed you; surely Allah is Ever-Mighty, Ever-Wise."

Marmaduke Pickthall

Upon the world and the Hereafter. And they question thee concerning orphans. Say: To improve their lot is best. And if ye mingle your affairs with theirs, then (they are) your brothers. Allah knoweth him who spoileth from him who improveth. Had Allah willed He could have overburdened you. Allah is Mighty, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

On this world and the next. And they ask you about the orphans. Tell them: "Improving their lot is much better; and if you take interest in their affairs, they are your brethren; and God is aware who are corrupt and who are honest; and if He had pleased He could surely have imposed on you hardship, for God is all-powerful and all-wise.

Muhammad Asad

on this world and on the life to come. And they will ask thee about [how to deal with] orphans. Say: "To improve their condition is best." And if you share their life, [remember that] they are your brethren: for God distinguishes between him who spoils things and him who improves. And had God so willed, He would indeed have imposed on you hardships which you would not have been able to bear: [but,] behold, God is almighty, wise!

Mustafa Khattab

upon this world and the Hereafter. And they ask you ˹O Prophet˺ concerning orphans. Say, "Improving their condition is best. And if you partner with them, they are bonded with you ˹in faith˺.[1] And Allah knows who intends harm and who intends good. Had Allah willed, He could have made it difficult for you.[2] Surely Allah is Almighty, All-Wise."

Progressive Muslims

In this world and the next; and they ask you regarding the orphans, Say: "To fix their situation is best, and if you are to care for them, then they are your brothers". And God knows the corrupt from the good, and had God wished He could have made things difficult. God is Noble, Wise.

Rashad Khalifa

upon this life and the Hereafter. And they ask you about the orphans: say, "Bringing them up as righteous persons is the best you can do for them. If you mix their property with yours, you shall treat them as family members." GOD knows the righteous and the wicked. Had GOD willed, He could have imposed harsher rules upon you. GOD is Almighty, Most Wise.

Sahih International

To this world and the Hereafter. And they ask you about orphans. Say, "Improvement for them is best. And if you mix your affairs with theirs - they are your brothers. And Allah knows the corrupter from the amender. And if Allah had willed, He could have put you in difficulty. Indeed, Allah is Exalted in Might and Wise.

Sam Gerrans

Upon the World and the Hereafter. And they ask thee about the fatherless. Say thou: “Improvement for them is best.” And if you associate with them, then are they your brothers. And God knows the worker of corruption from the doer of right. And had God willed, He would have caused distress for you; God is exalted in might and wise.

Shabbir Ahmed

Reflect that Allah's Commands can help you here and in the Hereafter. And they ask you about orphans, and those left helpless. Say, "Taking care of the development of their human potential, fulfilling their needs, and rearing them with good training and education is best. If they live with you, they are your brothers and sisters." Allah knows the person who is corrupt from the person who is equitable. Allah has bestowed upon you Guidance without which you would have carried the burdens of Ignorance. He wishes for you ease and not hardship (2:185). The Almighty, Wise Allah uses His Authority in Infinite Wisdom.

Syed Vickar Ahamed

(About their bearings) on this life and the Hereafter. They ask you (O Prophet) concerning orphans: Say: "The best thing to do is what is for their good; If you mix their affair with yours, they are your brethren; But Allah knows (the man) who means mischief from (the man) who means good. And if Allah had wished, He could have put you into difficulties: He is indeed Exalted in Power, Wise."

Taqi Usmani

on this world and the Hereafter. They ask you about the orphans. Say, "To work for their good is good. And if you live with them jointly, they are, after all, your brethren."; and Allah knows the one who makes mischief, as distinct from the one who promotes good. And if Allah had wished, He would have put you in trouble. Surely, Allah is Mighty, Wise.

The Monotheist Group

In this world and the next; and they ask you regarding the orphans, say: "To fix their situation is best, and if you are to care for them, then they are your brothers." And God knows the corrupt from the good, and if God had wished He could have made things difficult. God is Noble, Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 220. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki eser tek görüş olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 220. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  6. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩