Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 103. ayet

Yûsuf suresi, 103. ayet. وَمَآ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِنِينَ

vemâ ekŝeru-nnâsi velev ḥaraṣte bimü'minîn.

Diyanet İşleri

Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 100–106 · surenin 103. ayeti / 111

Konu "Bu kıssa gayb haberidir"; akıl sahipleri için ibret Yûsuf 102–111 3

  1. Yûsuf 100

    Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

  2. Yûsuf 101

    Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat."

  3. Yûsuf 102

    İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin.

  4. 103

    Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.

  5. Yûsuf 104

    Halbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an) alemler içinde ancak bir öğüttür.

  6. Yûsuf 105

    Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

  7. Yûsuf 106

    Onların çoğu Allah'a ancak ortak koşarak inanırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

103. Yüce Allah peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: “Sen” insanların iman etmelerini için “ne kadar arzulasan da insanların çoğu iman etmezler.” Çünkü onların elde etmek istedikleri şeyler de maksatları da bozuktur. Onlara karşı gerçekten samimi olup iyiliklerini isteyenlerin bu konudaki gayretlerinin onlara faydası olmaz. İsterse bunlar, onları kendilerinin hayrına olan şeylere çağırsınlar, onlara öğretsinler, onlardan kötülükleri uzaklaştırmak istesinler, herhangi bir ücret ve karşılık beklemeksizin bütün bunları yapsınlar ve doğruluklarına delil olacak bunca âyet, belge ve delili ortaya koysunlar ve böylelikle iman etmelerine engel olan her şey ortadan kalkmış olsun; fark etmez, yine de durum değişmez. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmakdadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Onların iman etmeleri için sen ne kadar çalışıp çabalasan da insanların çoğu iman etmezler. Üzülüp kendini helak etme!

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَآ ve ma ve değildir
  2. أَكْثَرُ ekseru çoğu kök: كثر
  3. ٱلنَّاسِ n-nasi insanların kök: نوس
  4. وَلَوْ velev ama
  5. حَرَصْتَ haraste ne kadar istesen de kök: حرص
  6. بِمُؤْمِنِينَ bimu'minine inanacak kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حرص (5 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Aynı kök: حرص (5 geçiş)

    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem…

  • Aynı kök: حرص (5 geçiş)

    Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    "İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu asla iman edecek değildir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette insanların çoğunun hiçbir zaman iman etmeyeceği mesajına yer verilmektedir. Dünyanın bir gün bütünüyle müslümanlardan oluşacağı, birilerinin bütün insanları müslümanlaştıracağı vs. şeklindeki kabuller bu ayete aykırıdır.

Mustafa İslamoğlu

Hem -sen gönülden arzuluyor olsan dahi- insanların çoğu yine de inanmayacak.

Muhammed Esed

Yine de -bunu ne kadar yürekten istersen iste- insanların çoğu (bu vahye) inanmayacaklar.

Ahmed Hulusi

Sen (bu konuda onlara yardımcı olmak için) ne kadar hırslı olsan da, insanların çoğunluğu tahkiki imanı yaşayamaz.

Ali Bulaç

Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.

Ali Özek ve heyeti

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Ali Rıza Safa

Sen, ne denli çok istesen de insanların çoğu inanmaz.

Bayraktar Bayraklı

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Edip Yüksel

Ne kadar istesen de halkın çoğunluğu gerçeği onaylamayacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ne kadar istesen de halkın çoğunluğu inanmıyacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve insanların çoğu sen ne kadar çok arzu etsen de mümin değillerdir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve insanların ekserisi sen ne kadar hırslansan mü'min değildirler

Erhan Aktaş

Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu iman edecek değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu inanacak değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu inanacak değildir.

Gültekin Onan

Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu inançlılar (olacak) değildir.

Hasan Basri Çantay

Sen ne kadar hırs göstersen yine insanların çoğu iman ediciler değildir.

İbni Kesir

Sen, ne kadar hırs göstersen de; yine insanların çoğu, inanmazlar.

Mehmet Alagaş

(102-111) Bu, Gaybden haberlerdi, sana vahyediyoruz , sen onlar / kardeşler iş için toplaşırlarken ve hile / tuzak kurarlarken yanlarında değildin. İnsanların çoğu / ekserisi sen hırs etsen dahi mümin olacak değiller, bunun karşılığında onlardan bir ücreti sormuyorsun / ücret sual etmiyorsun (ücretsiz geçmiş verilerin temini) O sadece Alemlere bir öğüttür. Gökler de ve yerde nice ayetler vardır üzerlerinden gelir geçer ler de onlardan yüz çevirirler (Bu ayet neyi ifade ediyor diye düşünmezler) Onların çoğu ancak ortak koşarak / şirk koşarak iman ederler. Allah’ın azabının onları sarmasından yahut saatin onlar bilincinde değillerken / şuursuz iken gelmesinden emin mi oldular? De ki bu benim yolumdur, Allah’a çağırırım, ben ve bana uyanlar bu görüş üzeredir , Allah’ı üstün tutarım ki / tesbih ederim ki ben, ortak koşanlardan değilim. Senden önce gönderdiğimiz ve kendilerine vahy ettiğimiz elçiler de memleket lerin halkından / ahalisinden erkeklerdi, yer de gezmiyorlar mı? kendilerinden öncekilerin sonları / akıbetleri nasıl olmuş bakmıyorlar mı? Ahiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır bağlantı kurmayacak mısınız / akletmeyecek misiniz? R esullerimiz ümitlerini artık kestiklerinde ve de kesinlikle yalanlanacaklarını sandıklarında / zannettiklerinde onlara yardımımız / nusretimiz geldi ve dilediklerimizi kurtardık suçlu kavimden azabımız geri çevrilmez / reddedilmez. Kesinlikle anlatılarda / kıssalarda akıl uluları için ibretler vardır / dersler vardır, iftira edilen bir söz değildir, bilakis i man eden kavim için ellerinde olanı doğrulayan / tasdik edendir, her şeyi açıklayandır, yola iletendir ve esirgemedir / rahmettir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu iman etmezler.

Süleyman Ateş

Ama sen, ne kadar istesen de, yine insanların çoğu inanacak değillerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne kadar çırpınırsan çırpın, insanların çoğu sana inanmazlar.

Şaban Britch

Sen ne kadar çok istesen de, insanların çoğu iman etmezler.

Şaban Piriş

Sen ne kadar çok istesen de, insanların çoğu inanmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen hırslanasıya istesen de, insanların çoğu inanmayacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor are most people moved by the convincing divine signs and marvels, expositions and illustrations to exercise spiritual apprehension of divine truths nor do they justify faith as a conviction operative on their character and will, even though you Muhammad are full of keen desire to guide them into all truth.

Abdul Haleem

However eagerly you may want them to, most men will not believe.

Abdullah Yusuf Ali

Yet no faith will the greater part of mankind have, however ardently thou dost desire it.

Abul A'la Maududi

And most of the people, howsoever you might so desire, are not going to believe.

Aisha Bewley

But most people, for all your eagerness, are not muminun.

Al-Hilali & Khan

And most of mankind will not believe even if you desire it eagerly.

Ali Quli Qarai

Yet most people will not have faith, however eager you should be.

Amatul Rahman Omar

And many people, even though you ardently desire (it), will not at all believe.

Arthur John Arberry

Yet, be thou ever so eager, the most part of men believe not.

Bijan Moeinian

What a shame that most people, no matter what you do, will choose not to believe.

E. Henry Palmer

And yet most men, though thou shouldst be urgent, will not believe.

Edip-Layth

Most people will not acknowledge, even if you wish eagerly.

George Sale

But the greater part of men, although thou earnestly desire it, will not believe.

Hamid S. Aziz

That is one of the stories of the unseen that We inspire in you (Muhammad). You were not with them when they agreed in their affair when they were scheming.

Mahmoud Ghali

And, though you be (so) eager, in no way are most of mankind believers.

Marmaduke Pickthall

And though thou try much, most men will not believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Many men will not believe howsoever you wish,

Muhammad Asad

Yet - however strongly thou mayest desire it -most people will not believe [in this revelation],

Mustafa Khattab

And most people will not believe—no matter how keen you are—

Progressive Muslims

And most of the people, even if you are diligent, will not believe.

Rashad Khalifa

Most people, no matter what you do, will not believe.

Sahih International

And most of the people, although you strive [for it], are not believers.

Sam Gerrans

And most men — though thou be desirous — are not believers.

Shabbir Ahmed

(Although you narrated the accurate account of Joseph as they demanded), most of these people will not believe even as you compassionately so desire.

Syed Vickar Ahamed

Still the larger part of mankind will not have any Faith: However much you may like it (for them).

Taqi Usmani

Most of the people are not going to believe despite your strong desire for it.

The Monotheist Group

And most of the people, even if you are diligent, will not believe.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 103. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 103. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 103. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩