Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 118. ayet

Âl-i İmrân suresi, 118. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ بِطَانَةً مِّن دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًا وَدُّوا۟ مَا عَنِتُّمْ قَدْ بَدَتِ ٱلْبَغْضَآءُ مِنْ أَفْوَٰهِهِمْ وَمَا تُخْفِى صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tetteḫiẕû biṭânetem min dûniküm lâ ye'lûneküm ḫabâlâ. veddû mâ `anittüm. ḳad bedeti-lbagḍâü min efvâhihim. vemâ tuḫfî ṣudûruhüm ekber. ḳad beyyennâ lekümü-l'âyâti in küntüm ta`ḳilûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size ayetleri açıkladık.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 115–121 · surenin 118. ayeti / 200

Konu Kitap ehlinin hepsi bir değildir; sırdaş edinmeyin Âl-i İmrân 111–120 3

  1. Âl-i İmrân 115

    Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.

  2. Âl-i İmrân 116

    İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  3. Âl-i İmrân 117

    Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah, onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar.

  4. 118

    Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size ayetleri açıkladık.

  5. Âl-i İmrân 119

    İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman "inandık" derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden ölün!" Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.

  6. Âl-i İmrân 120

    Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.

  7. Âl-i İmrân 121

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 118–119. ayetler için yazılmıştır.

118. Bu buyrukla Yüce Allah kullarını kâfirleri sırdaş edinmekten, onlarla içli dışlı olmaktan yahut da onlara gizliliklerini açacakları, mü’minlerin sırlarını açıklayacakları samimi ve özel arkadaş edinmekten sakındırmaktadır. Yüce Allah mü’min kullarına bunları sırdaş edinmekten uzak durmayı gerektiren hususları da şöyle açıklamaktadır: “Onlar size zarar vermekten hiç geri kalmazlar.” Yani onlar size zarar vermek hususunda ellerinden geleni yapmaktan geri durmazlar, aksine buna can atarlar. Üstelik sizlere karşı duydukları kin, sözlerinden ve zaman zaman dillerinden kaçırdıkları ifadelerden açıkça ortaya çıkmıştır. Kalplerinin gizlediği kin ve düşmanlık ise söz ve davranışlarında gördüklerinizden çok daha büyüktür. Eğer sizler anlayan ve aklı eren kimseler iseniz işte Allah onların durumlarını sizlere açıkça anlatmış bulunmaktadır.

119. Diğer taraftan onları sevmeye, onları dost ve sırdaş edinmeye iten, bunu gerektiren sebep nedir? Çünkü siz onların dinde büyük bir sapıklık içerisinde olduklarını ve sizin iyiliklerine verdikleri karşılıkları bilmektesiniz. Sizler bütün peygamberlerin bildirdikleri din üzere dosdoğru yürümektesiniz. Allah’ın göndermiş olduğu bütün peygamberlere ve Allah’ın indirmiş olduğu bütün kitaplara iman etmektesiniz. Onlar ise kitapların en üstününü, Rasûllerin en şereflisini inkâr etmektedir. Sizler onlara karşı şefkatlisiniz, onlara sevgi beslersiniz. Halbuki onlar bunun karşılığını asgari ölçülerde dahi vermemektedirler. O halde onlar sizi sevmezken siz onları nasıl seversiniz? Onlar size karşı riyâkarlık ve münafıklık yapmaktadırlar: “sizinle karşılaştıkları zaman “İman ettik” derler; fakat” kendileriyle aynı yolu izleyenler ile “başbaşa kaldıklarında” size ve dininize karşı olan aşırı kin ve öfkelerinden dolayı “parmaklarının uçlarını ısırırlar.”

“De ki: Kininizle geberin.” Yani siz İslâm’ın aziz olduğunu, küfrün de zelil olduğunu görecek ve bundan hoşlanmayacaksınız. Kin ve öfkenizle geberip gideceksiniz. Hiçbir zaman maksadınıza erişerek gönülleriniz rahat edemeyecektir.

“Şüphesiz Allah göğüslerde olanı çok iyi bilendir.” O nedenle de mü’min kullarına din düşmanı olan kâfir ve münafıkların kalplerinin sakladıklarını beyan etmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar!- Müminlerin dışındakileri dost ve arkadaş edinmeyin. Sırlarınızı ve özel hallerinizi onlara haber vermeyin. Onlar sizin zarar görmeniz ve halinizin kötüleşmesini arzulamada asla geri durmazlar. Size meşakkat ve zarar veren şeylerin olmasını temenni ederler. Onların dininizi kötülemeleri, aleyhinizde konuşmaları, sırlarınızı ifşa etmeleri, düşmanlık ve nefretleri konuşmalarında apaçık ortaya çıkar. Onların kalplerinde gizledikleri nefret daha da büyüktür. -Ey Müminler!- Dünya ve ahirette maslahatınıza olacak şeyleri apaçık delillerle size açıkladık. Şayet Rabbinizden size indirileni akledebiliyorsanız.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine ki onlar
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. لَا la sakın
  5. تَتَّخِذُوا۟ tettehizu edinmeyin kök: اخذ
  6. بِطَانَةًۭ bitaneten kendinize dost kök: بطن
  7. مِّن min
  8. دُونِكُمْ dunikum kendinizden başkasını kök: دون
  9. لَا la
  10. يَأْلُونَكُمْ ye'lunekum onlar sizi geri durmazlar kök: الو
  11. خَبَالًۭا habalen bozmaktan kök: خبل
  12. وَدُّوا۟ veddu isterler kök: ودد
  13. مَا ma şeyleri
  14. عَنِتُّمْ anittum size sıkıntı verecek kök: عنت
  15. قَدْ kad doğrusu
  16. بَدَتِ bedeti taşmaktadır kök: بدو
  17. ٱلْبَغْضَآءُ l-begda'u öfke kök: بغض
  18. مِنْ min -ndan
  19. أَفْوَٰهِهِمْ efvahihim onların ağızları- kök: فوه
  20. وَمَا ve ma şeyler (kin) ise
  21. تُخْفِى tuhfi gizledikleri kök: خفي
  22. صُدُورُهُمْ suduruhum göğüslerinde kök: صدر
  23. أَكْبَرُ ۚ ekberu daha büyüktür kök: كبر
  24. قَدْ kad elbette
  25. بَيَّنَّا beyyenna açıkladık kök: بين
  26. لَكُمُ lekumu size
  27. ٱلْـَٔايَـٰتِ ۖ l-ayati ayetleri kök: ايي
  28. إِن in eğer
  29. كُنتُمْ kuntum iseniz kök: كون
  30. تَعْقِلُونَ tea'kilune düşünüyor kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خبل (2 geçiş)

    Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda…

  • Aynı kök: بغض (5 geçiş) · Aynı kök: بدو (31 geçiş)

    İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının…

  • Aynı kök: ودد (29 geçiş) · Aynı kök: بدو (31 geçiş)

    Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size…

  • Aynı kök: ودد (29 geçiş) · Aynı kök: خفي (34 geçiş)

    Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar size gelen hakkı…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: خفي (34 geçiş)

    Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin! dipnot 1 Onlar size kötülük etmekten asla geri durmaz, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından (sözlerinden) elbette belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Akıl ediyorsanız, ayetlerimizi elbette size açıkladık.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:28; Nisâ 4:144; Mâide 5:51, 57; Mücâdele 58:22; Mümtehine 60:1.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Sizden olmayanları sırdaş edinip içinize almayınız. Onlar size zarar vermek için hiç bir çabadan geri durmazlar; dahası sizi zora sokan her şey hoşlarına gider. Kinleri ağızlarından taşmaktadır; kalplerinde sakladıkları ise daha beter. Biz (buna ilişkin) işaretleri sizin için (işte böyle) açık ve anlaşılır kıldık; tabi ki eğer aklınızı kullanırsanız.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Sizden olmayan kişileri dost edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden gelen hiçbir çabayı esirgemezler ve sizi sıkıntıda görmekten hoşlanırlar. Şiddetli öfke ağızlarından taşmaktadır; kalplerinde sakladıkları ise daha da kötüdür. Biz (bununla ilgili) işaretleri sizin için (işte böylesine) açık ve anlaşılır kıldık, eğer aklınızı kullanırsanız.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Sizden olmayan kişilerle (inancınıza, itikadınıza uymayanlarla) dostluk kurmayın. (Onlar) size zarar vermek için fırsat beklerler ve sizi sıkıntı içinde görmekten mutlu olurlar. Görmüyor musunuz düşmanlıkları ağızlarından taşıyor! İçlerinde sakladıkları ise daha büyüktür. İşte gereken işaretleri size apaçık bildirdik. Aklınızı kullanın (değerlendirin).

Ali Bulaç

Ey iman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür. Size ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları kendi ağızlarından apaçık belli olmuştur, içlerinde gizledikleri (düşmanlık) ise, çok daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanacak olursanız, [ibret alasınız diye] âyetleri size açıkladık.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin; sizi yoldan çıkarmak için uğraşırlar ve size sıkıntı verecek şeyleri isterler. Ağızlarından nefret taşar; içlerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Ayetleri size açıklıyoruz; eğer aklınızı kullanırsanız?

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Sizden olmayan kişileri sırdaş edinmeyiniz. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden gelen hiçbir çabayı esirgemezlerve sizi sıkıntıda görmekten hoşlanırlar. Şiddetli öfke ağızlarından taşmaktadır; kalplerinde sakladıkları ise daha da kötüdür. Aklınızı kullanırsanız, size ayetleri açıkladık.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar, size kötülük etmekten geri durmayan, sizin sıkıntıya düşmenizi isteyen kimseleri sırdaş edinmeyin. Ağızlarından kin ve nefret taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri ise daha büyük. Size ayetleri açıkladık; düşünürseniz,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar, size kötülük etmekten geri durmayan, sizin sıkıntıya düşmenizi isteyen kimseleri sırdaş edinmeyin. Ağızlarından kin ve nefret taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri ise daha büyük. Size ayetleri açıkladık; düşünürseniz,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sizden olmayanları dost edinmeyin; onlar, sizi şaşırtmakta kusur etmezler, sıkıntıya düşmenizi arzu ederler. Baksana, öfkeleri ağızlarından taşmaktadır; sinelerinin gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz, sizlere ayetleri açıkça bildirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iman edenler! Ağyarınızdan yar tutmayın, sizi şaşırtmakta kusur etmezler, sarpa sarmanızı arzu ederler, görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta, sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür, işte size ayetleri sarih bildirdik aklederseniz

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Birbirinizden başkasını, kendinize sırdaş edinmeyin. Onlar, size zarar vermekten geri durmazlar, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçi, kinlerini ağızları ile dışa vuruyorlar, ancak kalplerinde gizledikleri kin daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanırsanız, ayetlerimizi size açık açık bildirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Birbirinizden başkasını, kendinize sırdaş edinmeyin. Onlar, size zarar vermekten geri durmazlar, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçi, kinlerini ağızları ile dışa vuruyorlar, ancak kalplerinde gizledikleri kin daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanırsanız, ayetlerimizi size açık açık bildirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Kendinizden başkasını, kendinize sırdaş edinmeyin. Onlar, size zarar vermekten geri durmazlar, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçi, kinlerini ağızları ile dışa vuruyorlar, ancak kalplerinde gizledikleri kin daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanırsanız, ayetlerimizi size açık açık bildirdik.

Gültekin Onan

Ey inananlar, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor; size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise daha büyüktür. Size ayetleri açıkladık; belki akledersiniz.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, kendi (din kardeş) ferinizden başkasını (dost ve) sırdaş edinmeyin. (Çünkü) onlar size şer ve fesad yapmakda hiç kusur etmezler, size sıkıntı verecek şey (ler) i arzu ederler. Hakikat, onların (kin ve) buğzları ağızlarından (taşıb) meydana vurmuşdur. Göğüslerinde gizlemekde oldukları (düşmanlık) ise daha büyükdür. Size ayetlerimizi (kat'i suretde) açıkladık, eğer düşünürseniz.

İbni Kesir

Ey iman edenler; sizden başkalarını dost edinmeyin. Onlar; sizi, şaşırtmaktan geri kalmazlar. Sıkıntıya düşmenizi isterler. Öfkeleri ağızlarından taşmaktadır. Sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür. Düşünürseniz size ayetlerimizi açıkladık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Sizden olmayanı sırdaş edinmeyin. Zira onlar size ellerinden gelen her türlü kötülüğü yaparlar, size sıkıntı verecek şeyleri arzu ederler. Öfkeleri ağızlarından taşmaktadır. İçlerinde gizledikleri (nefret) ise daha da büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız size âyetleri açıkladık.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, kendinizden başkasını kendinize dost edinmeyin; onlar sizi bozmaktan geri durmazlar. Size sıkıntı verecek şeyleri isterler. Onların ağızlarından öfke taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri (kin) ise daha büyüktür. Düşünürseniz, size ayetleri açıkladık.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin; dipnot 1 onlar kafanızı karıştırmak için yapmadıklarını bırakmazlar. Sıkıntıya düşmenizi çok isterler. Nefretleri konuşmalarından belli olur. Sinelerinde gizledikleri daha da büyüktür. dipnot 2 Eğer doğru bağlantıları kuracak olursanız dipnot 3 (görürsünüz ki) biz ayetleri sizin için tam olarak açıklamışızdır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    "Akl (عقل) bağlamak yoluyla alıkoymak" anlamında mastardır. Devenin bileğini pazusuna bağladım anlamında "(عقلت البعير)" denir. Böylelikle devenin yerinden kalkıp gitmesi engellenmiş olur (Lisan'ul-Arab). Akıl insana nispet edildiğinde "kötü söz ve davranışlardan alıkoyan şey" anlamındadır (Mekayis). Aklın insanı, kötü söz ve davranışlardan engellemesi, ancak bağlantıları doğru kurmasıyla mümkün olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin, sizi bozmak için yapmadıklarını bırakmazlar. Hep işlerinizi çıkmaza sokacak şeyler isterler. Nefretleri sözlerinden belli olur. İçlerindeki nefret ise daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanırsanız onların göstergelerini size tam olarak açıkladık.

Şaban Britch

Ey iman edenler, sizden olmayanı sırdaş edinmeyin. Zira onlar size ellerinden gelen her türlü kötülüğü yaparlar, size sıkıntı verecek şeyleri arzu ederler. Öfkeleri ağızlarından taşmaktadır. İçlerinde gizledikleri (nefret) ise daha da büyüktür. İşte size ayetleri açıkladık. Eğer aklınızı kullanıyorsanız...

Şaban Piriş

- Ey iman edenler, sizden olmayanı sırdaş edinmeyin. Zira onlar size ellerinden gelen her türlü kötülüğü yaparlar, size sıkıntı verecek şeyleri arzu ederler. Kinleri / öfkeleri ağızlarından taşmaktadır. İçlerinde gizledikleri (nefret) ise daha da büyüktür. Eğer aklınızı kullanıyorsanız işte size ayetleri açıkladık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri! Kendi dışınızdakilerden/seviyenizin altındakilerden bir kimseyi sırdaş edinmeyin. Sizi sarpa sardırıp perişan etmekten çekinmezler. Size sıkıntı verecek şeyi pek severler. Ağızlarından nefret ve öfke taşmaktadır. Göğüslerinin saklamakta olduğu ise daha büyüktür. Eğer aklınızı işletirseniz Allah size ayetlerini açık-seçik göstermiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you people whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues: do not have as intimate associates a body of persons of another law; they shall not hesitate to pervert you. They eagerly wish to overthrow you or bring an irretrievable disaster upon you. Nature has written a letter of discredit upon their faces that reflect hatred; such a hatred that is portrayed in their thoughts which they express in words, but worse is what their bosoms conceal. We have made to you Our revelations clear and plain if only you have soundness of judgement in the choice of means and ends.

Abdul Haleem

You who believe, do not take for your intimates such outsiders as spare no effort to ruin you and want to see you suffer: their hatred is evident from their mouths, but what their hearts conceal is far worse. We have made Our revelations clear for you; will you not use your reason?

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Take not into your intimacy those outside your ranks: They will not fail to corrupt you. They only desire your ruin: Rank hatred has already appeared from their mouths: What their hearts conceal is far worse. We have made plain to you the Signs, if ye have wisdom.

Abul A'la Maududi

Believers! Do not take for intimate friends those who are not of your kind. They spare no effort to injure you. dipnot 1 Indeed they love all that distresses you. Their hatred is clearly manifest in what they say, and what their breasts conceal is even greater. Now We have made Our messages clear to you, if only you can understand (the danger of their intimacy).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Jews living on the outskirts of Madina had long enjoyed friendly relations with the two tribes of Aws and Khazraj. In the first place this was the result of relations between individuals. Later, they were bound by ties of neighbourliness and allegiance as a result of tribal inter-relationship. Even after the people of Aws and Khazraj embraced Islam, they maintained their old ties with the Jews and continued to treat them with the same warmth and cordiality. However, the hostility of the Jews towards the Arabian Prophet (peace be on him) and towards his mission was far too intense to allow them to maintain a cordial relationship with anyone who had joined the new movement. Outwardly, the Jews maintained the same terms of friendship with the Ansar (Helpers) as before but at heart they had become their sworn enemies. They made the best use of this pretended friendship, and remained constantly on the look-out for opportunities to create schisms and dissensions in the Muslim body-politic, and to draw out the secrets of the Muslims and pass them on to their enemies. Here God warns the Muslims to note this hypocrisy and take the necessary precaution.

Aisha Bewley

You who have iman! do not take any outside yourselves as intimates. They will do anything to harm you. They love what causes you distress. Hatred has appeared out of their mouths, but what their breasts hide is far worse. We have made the Signs clear to you if you use your intellect.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Take not as (your) Bitânah (advisors, consultants, protectors, helpers, friends) those outside your religion (pagans, Jews, Christians, and hypocrites) since they will not fail to do their best to corrupt you. They desire to harm you severely. Hatred has already appeared from their mouths, but what their breasts conceal is far worse. Indeed We have made plain to you the Ayât (proofs, evidence, verses) if you understand.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not take your confidants from others than yourselves; they will spare nothing to ruin you. They are eager to see you in distress. Hatred has already shown itself from their mouths, and what their breasts hide [within] is yet worse. We have certainly made the signs clear for you, should you apply reason.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! Do not hold other people as confidants of your secrets to the exclusion of your own (honest) folk. Such people shall not be remiss to corrupt you; they love all that by which you get into trouble. Gross hatred has already expressed itself through (the utterances of) their mouths and what their hearts conceal is far worse. Now We have explained the Messages fully to you if you would only understand.

Arthur John Arberry

O believers, take not for your intimates outside yourselves such men spare nothing to ruin you; they yearn for you to suffer Hatred has already shown itself of their mouths, and what their breasts conceal is yet greater. Now We have made clear to you the signs, if you understand.

Bijan Moeinian

The believers should not take as intimate friend those who do not think like themselves. The tongue of these outsiders have already declared their hatred towards your style of life (refer to the interviews of their leaders openly published in the Western media); imagine how stronger of hate they keep in their heart towards your belief. God is thus clearly warning you; may you use your brain.

E. Henry Palmer

O ye who believe! take not to intimacy with others than yourselves; they will not fail to spoil you; they would fain ye came to trouble, - hatred is shown by their mouths; but what their breasts conceal is greater still. We have made manifest to you our signs, did ye but understand.

Edip-Layth

O you who acknowledge do not take protection from any besides yourselves; they will only disrupt you greatly. They wish that you suffer; the hatred appears from their mouths and what their chests hide is greater! We have made clear for you the signs if you reason.

George Sale

O true believers, contract not an intimate friendship with any besides your selves: They will not fail to corrupt you. They wish for that which may cause you to perish: Their hatred hath already appeared from out of their mouths; but what their breasts conceal is yet more inveterate. We have already shewn you signs of their ill will towards you, if ye understand.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Take not for intimates others than your own folk, who would not fail to ruin you; they love to obstruct you. Hatred is shown by their mouths; but what their breasts conceal is greater still. We have made manifest to you Our revelations, did you but understand.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, do not take to yourselves retainers, apart from your (people); they spare nothing to (cause) confusion to you; they would like to (bring you) whatever distresses you. Abhorrence has already been displayed of their mouths, and whatever their breasts conceal is (still) greater. We have already made evident to you the signs, in case you consider.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Take not for intimates others than your own folk, who would spare no pains to ruin you; they love to hamper you. Hatred is revealed by (the utterance of) their mouths, but that which their breasts hide is greater. We have made plain for you the revelations if ye will understand.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, do not make others except your own people your confidants. They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation. Hate is on their tongues, and what they hide in their hearts is worse. We have shown you the signs if you have sense.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Do not take for your bosom-friends people who are not of your kind. They spare no effort to corrupt you; they would love to see you in distress. Vehement hatred has already come into the open from out of their mouths, but what their hearts conceal is yet worse. We have indeed made the signs [thereof] clear unto you, if you would but use your reason.

Mustafa Khattab

O believers! Do not associate closely with others who would not miss a chance to harm you. Their only desire is to see you suffer. Their prejudice has become evident from what they say—and what their hearts hide is far worse. We have made Our revelations clear to you, if only you understood.

Progressive Muslims

O you who believe do not take protection from any besides yourselves; they will only disrupt you greatly. They wish that you suffer; the hatred appears from their mouths and what their chests hide is greater! We have made clear for you the signs if you comprehend.

Rashad Khalifa

O you who believe, do not befriend outsiders who never cease to wish you harm; they even wish to see you suffer. Hatred flows out of their mouths and what they hide in their chests is far worse. We thus clarify the revelations for you, if you understand.

Sahih International

O you who have believed, do not take as intimates those other than yourselves, for they will not spare you [any] ruin. They wish you would have hardship. Hatred has already appeared from their mouths, and what their breasts conceal is greater. We have certainly made clear to you the signs, if you will use reason.

Sam Gerrans

O you who heed warning: take not as intimates other than your own; they will not spare you ruin. They would that you should suffer. Hatred has already become clear from their mouths, and what their breasts hide is greater. We have made plain the proofs to you, if you will use reason.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Do not take as intimates others than your own folk. They will do all they can to harm you. They love to see you in distress. Many of them have already voiced their hatred and what they hide in their chests is far worse. We thus clarify Our Commands for you so that you use your intellect.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not take into your closeness those (who are) outside your (own) circles: They (those outside your own circles) will not fail to spoil you. They only desire your ruin: Hatred of ranks (and people within your circles) has already appeared from their mouths: What their hearts hide is far worse (than what they have said). Indeed, We have made plain to you the Signs, if you have understanding (and wisdom).

Taqi Usmani

O you who believe, do not take anyone as an insider but those from among your own selves. They would spare no effort to do you mischief. They want you to be in trouble. Malice has come out of their mouths while what is concealed in their hearts is still worse. We have made the signs clear to you, if only you understand.

The Monotheist Group

O you who believe do not take as an inner-circle any from besides yourselves; they will only disrupt you greatly. They wish that you deviate; the hatred is apparent out of their mouths and what their chests conceal is even greater! We have made clear for you the signs if you comprehend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 118. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 118. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 118. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩