Tegâbün suresi

Tegâbün suresi, 1. ayet

Tegâbün suresi, 1. ayet. يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لَهُ ٱلْمُلْكُ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

yüsebbiḥu lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. lehü-lmülkü velehü-lḥamd. vehüve `alâ külli şey'in ḳadîr.

Diyanet İşleri

Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. Mülk yalnızca O'nundur, hamd de O'na mahsustur. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tegâbün 1–4 · surenin 1. ayeti / 18

Konu Yaratılış, Allah'ın bilgisi ve geçmiş kavimler Tegâbün 1–6 3

  1. 1

    Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. Mülk yalnızca O'nundur, hamd de O'na mahsustur. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  2. Tegâbün 2

    O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kafir, kiminiz mü'mindir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

  3. Tegâbün 3

    Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O'nadır.

  4. Tegâbün 4

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1. Bu âyet-i kerimeler, yüce yaratıcının pek azametli birçok sıfatını ihtiva etmektedir. Yüce Allah ulûhiyetinin kemâlini, zenginliğinin genişliğini, buna karşılık bütün yaratıkların O’na muhtaç oluşunu, göklerde ve yerde bulunan herkesin ve her şeyin Rabbini hamd ile tesbih ettiğini, hükümranlığın tümü ile yalnız O’nun olduğunu, hiçbir yaratılmışın O’nun hükümranlığının kapsamı dışında bulunmadığını zikretmektedir.

Hamd de bütünü ile O’nadır, yalnız O’nundur. Kemâl sıfatlarına sahip olduğu için hamd O’nadır; yaratmış olduğu bunca varlıklar dolayısıyla hamd O’nadır; şeraiti, indirdiği hükümleri ve ihsan etmiş olduğu nimetleri dolayısı ile de hamd O’nadır.

O’nun kudreti her şeyi kapsar. Hiçbir varlık O’nun kudreti dışına çıkamaz. O’nun dilediği hiçbir şey O’na karşı koyamaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Göklerde ve yerde bulunan mahlukatın tamamı zatına yakışmayan eksiklik ve kusur içeren her türlü özellikten Yüce Allah'ı tenzih eder. Mülkün tek sahibi O'dur. O'nun dışında bir sahip yoktur. Güzel övgüler O'nun içindir. O her şeye kadirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يُسَبِّحُ yusebbihu tesbih etmektedir kök: سبح
  2. لِلَّهِ lillahi Allah'ı kök: اله
  3. مَا ma bulunanlar
  4. فِى fi
  5. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  6. وَمَا ve ma ve bulunanlar
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ ۖ l-erdi yerde kök: ارض
  9. لَهُ lehu O'nundur
  10. ٱلْمُلْكُ l-mulku mülk kök: ملك
  11. وَلَهُ velehu ve O'nundur
  12. ٱلْحَمْدُ ۖ l-hamdu hamd kök: حمد
  13. وَهُوَ ve huve ve O
  14. عَلَىٰ ala üzerine
  15. كُلِّ kulli her kök: كلل
  16. شَىْءٍۢ şey'in şey kök: شيا
  17. قَدِيرٌ kadirun kadirdir kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kader

    Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde,…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Kader

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah'ın şanı yücedir! Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz.

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder (yüceltir). Otorite yalnızca O'na aittir; hamd (övgü) de yalnızca O'nadır. O her şeye gücü yetendir.

Mustafa İslamoğlu

Göklerde olan şeyler de, yerde olan şeyler de Allah adına hareket ederler: mutlak otorite O'na aittir, övgülerin tamamı da O'na aittir; zira O her şeye kadirdir.

Muhammed Esed

Göklerde ve yerde olan her şey, Allah'ın sınırsız şanını yüceltir. Bütün otorite O'nundur ve bütün övgüler O'na mahsustur. O dilediğini yapmaya kadirdir.

Ahmed Hulusi

Semalarda ve arzda her ne varsa (Allah Esma'sıyla yaratılmaları dolayısıyla) Allah'ı (kulluk işlevlerini yerine getirmek suretiyle) tespih etmede! Mülk O'na aittir, Hamd O'na aittir! O her şey üzerine Kaadir'dir!

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd (övgü) de O'nundur. O, her şeye güç yetirendir.

Ali Özek ve heyeti

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd O’nadır. O her şeye kadirdir.

Ali Rıza Safa

Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ı yüceltir. Tüm yönetim, O'na özgüdür. Övgüler de O'na özgüdür. Çünkü O, her şeye Gücü Yetendir.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ı tesbih eder/anar, kainatın yönetimi O'na aittir. Bütün övgüler O'na mahsustur. O'nun gücü her şeye yeter.

Edip Yüksel

Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ı yüceltir. Yönetim O'nundur, övgü O'nadır. O her şeye Gücü yetendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ı yüceltir. Yönetim O'nundur, övgü O'nadır. O her şeye Gücü yetendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nun, hamd O'nun ve O, herşeye kadirdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tesbih eder Allaha Göklerde ve Yerdeki, mülk onun, hamd onun ve o her şey'e kadirdir

Erhan Aktaş

Göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah'ı tesbih dipnot 1 eder. Mülk dipnot 2 yalnızca O'nundur. Hamd dipnot 3 O'nadır. O'nun gücü her şeye yeter.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 59:1. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mutlak egemenlik.
  3. metne dön, dipnot 3
    Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren Yaratıcı'nın sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür. Hamid: Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah'ı tesbih dipnot 1 eder. Mülk dipnot 2 yalnızca O'nundur. Hamd dipnot 3 O'nadır. O'nun gücü her şeye yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mutlak egemenlik.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yüceltme, övgü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah'ı tesbih dipnot 1 eder. Mülk dipnot 2 yalnızca O'nundur. Hamd dipnot 3 O'nadır. O'nun gücü her şeye yeter.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek. Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mülk: Mutlak egemenlik.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yüceltme, övgü.

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde olanların tümü Tanrı'yı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd (övgü) de O'nundur. O, her şeye güç yetirendir.

Hasan Basri Çantay

Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) Allahı tesbih (ve tenzih) etmekdedir. Mülk Onun, hamd Onun, O, herşey'e hakkıyle kaadirdir.

İbni Kesir

Göklerde ne var, yerde ne varsa; hepsi Allah'ı tesbih ederler. Mülk O' nundur, hamd O'na mahsustur. Ve O; her şeye kadirdir.

Mehmet Alagaş

(1-4) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ı üstün tutar, egemenlik / mülkiyet O’nundur, övgü O’nundur, O, her şeyi güç yetirip ayarlayandır, sizi yaratandır, sizden birileri kafirdir, birileri de mümin, Allah yaptıklarınızı görendir , semaları ve yeri gerçek olarak yarattı, en güzel şekliyle sizleri şekillendirdi, dönüş O’nadır , semalarda ve yerde ne varsa bilir, sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de bilir, Allah göğüslerde olanı da bilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih ederler. Mülk O’nundur. Hamt ta O’nadır. O’nun her şeye gücü yeter.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah'ın şanının yüceliğini anmaktadır. Mülk O'nundur, hamd O'nundur. O, herşeye kadirdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a boyun eğer dipnot 1 . Bütün yetki O'ndadır. Yaptığı her şeyi güzel yapmak O'na hastır. Her şeye bir ölçü koyan da O'dur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafirler de zorunlu olarak Allah'ın koyduğu kurallara (tabiat kanunlarına) boyun eğerler, yoksa yaşamaları imkansızlaşır. Onların boyun eğmedikleri,tercihimize bırakılanlardır. Bu gerçekleri (ayetleri) görmezden geldikleri için kafir olurlar.

Şaban Britch

Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih ederler. Mülk O’nundur. Hamd da O’nadır. O’nun her şeye gücü yeter.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih ederler. Hakimiyet O'nundur. Hamd da O'nadır. O'nun her şeye gücü yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerdekiler ve yerdekiler Allah'ı tespih ediyor. O'nundur mülk ve yönetim; O'nun içindir tüm övgüler. Her şeye gücü yetendir O.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Praise be to Allah and extolled are His glorious attributes" is an act of worship by all beings in the heavens and all beings, spiritual, animate and inanimate that are on earth. To Him belongs the absolute sovereignty of the universe and to Him is the gratitude and good will; He is Qadirun (Omnipotent) over all things.

Abdul Haleem

Everything that is in the heavens and earth glorifies God; all control and all praise belong to Him; He has power over everything.

Abdullah Yusuf Ali

Whatever is in the heavens and on earth, doth declare the Praises and Glory of Allah: to Him belongs dominion, and to Him belongs praise: and He has power over all things.

Abul A'la Maududi

All that is in the heavens and all that is in the earth extols Allah's glory. dipnot 1 His is the sovereignty dipnot 2 and to Him is all praise due; dipnot 3 He has power over everything. dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see( E.N. 1 of the commentary on Surah Al-Hadid). A study of the following theme by itself shows why the discourse has ban begun with this sentence. What has been stated below about the universe and man is that Allah alone is their Creator, Master, Ruler, and He has not made this universe without purpose and wisdom, that man has not been created and left irresponsible, so that he may act as he may please, and there should be nobody to call him to account, and that the Ruler of this universe is not a care-free and ignorant king so that he may have no knowledge of what is happening in his kingdom. The best introduction to this theme could be the same as has been couched in this brief sentence. In view of the context, the introduction means: In whichever direction you may turn your gaze, from the earth to the limitless vastnesses of the heavens, you will clearly see that everything from a particle to the great galaxies not only testifies to the existence of God but also bears evidence that its God is free from every defect, every weakness and error. Had there been the least probability of a defect or fault, weakness or deficiency, in His essence and attributes, in His acts and decrees, this perfect and wise system could not have come into being at all, nor continue to function so consistently and immutably from eternity to eternity.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, the Kingdom of the universe solely belongs to Him. He has not just created it and left it alone after giving it the initial creation, but He alone is actually ruling over it every moment. No one else has any role or share whatsoever in this rule and sovereignty. If others possess temporarily and on a limited scale some powers of ownership or rule somewhere in the universe, these are not their personal powers, which they might have acquired by virtue of their own ability, but these have been granted to them by Allah. They possess these powers as long as Allah wills, and they can be withdrawn as and when He so desires.
  3. metne dön, dipnot 3
    In other words; He alone is worthy of all praise. Whatever other being has any praiseworthy quality, it has ban granted by Allah. And if hamd (praise) be taken in the sense of shukr (thankfulness), the meaning would be: In reality Allah alone is worthy of being thanked, for all good things in the world have been created by Him, and He alone is the real Benefactor of all kinds of creation. When we thank another being for favor, we thank it for the reason that Allah conveyed His blessing through it or him to us, otherwise neither the being itself is the creator of the blessing nor could it convey the blessing to you without Allah’s permission and help.
  4. metne dön, dipnot 4
    That is, He is the possessor of absolute power: He can do whatever He wills, there is no power to restrain or limit His Omnipotence.

Aisha Bewley

Everything in the heavens and everything on earth glorifies Allah. Sovereignty and praise belong to Him. He has power over all things.

Al-Hilali & Khan

Whatsoever is in the heavens and whatsoever is on the earth glorifies Allâh. His is the dominion, and to Him belong all the praises and thanks, and He is Able to do all things.

Ali Quli Qarai

Whatever there is in the heavens glorifies Allah and whatever there is in the earth. To Him belongs all sovereignty and to Him belongs all praise, and He has power over all things.

Amatul Rahman Omar

Whatever lies in the heavens and whatever lies in the earth glorifies Allâh. To Him belongs sovereignty and all true praises (as well). He is the Possessor of Power to do every desired thing.

Arthur John Arberry

All that is in the heavens and the earth magnifies God. His is the Kingdom, and His is the praise, and He is powerful over everything.

Bijan Moeinian

God is being glorified by whatever which owes its existence to Him in the heavens and on earth. To Lord belongs the dominion of the existence and He is the only one Who should be worshipped and thanked. God is capable of doing whatever that pleases Him.

E. Henry Palmer

What is in the heavens and what is in the earth celebrates God's praises; His is the kingdom, and His is the praise, and He is mighty over all!

Edip-Layth

Glorifying God is everything in the heavens and everything on the earth. To Him is all kingships, and to Him is all praise, and He is capable of all things.

George Sale

Whatever is in heaven and earth celebrateth the praises of God: His is the kingdom, and unto Him is the praise due; for He is almighty.

Hamid S. Aziz

Whatever is in the heavens and whatever is in the earth declares the glory of Allah; to Him belongs the kingdom, and to Him is due all praise, and He has power over (or to do) all things.

Mahmoud Ghali

Whatever is in the heavens and whatever is in the earth extols to Allah. To Him belongs the Kingdom, and to Him be the praise, and He is The Ever-Determiner over everything.

Marmaduke Pickthall

All that is in the heavens and all that is in the earth glorifieth Allah; unto Him belongeth Sovereignty and unto Him belongeth praise, and He is Able to do all things.

Mohamed Ahmed - Samira

ALL THAT THERE is in the heavens and the earth sings the praises of God. His the sovereignty and His is the praise, and He has power over everything.

Muhammad Asad

ALL THAT IS in the heavens and all that is on earth extols God's limitless glory: His is all dominion, and to Him all praise is due; and He has the power to will anything.

Mustafa Khattab

Whatever is in the heavens and whatever is on the earth ˹constantly˺ glorifies Allah. The kingdom is His, and all praise is for Him. For He is Most Capable of everything.

Progressive Muslims

Glorifying God is everything in the heavens and everything on the Earth. To Him is all kingship, and to Him is all praise, and He is capable of all things.

Rashad Khalifa

Glorifying GOD is everything in the heavens and everything on earth. To Him belongs all kingship, and to Him belongs all praise, and He is Omnipotent.

Sahih International

Whatever is in the heavens and whatever is on the earth is exalting Allah. To Him belongs dominion, and to Him belongs [all] praise, and He is over all things competent.

Sam Gerrans

What is in the heavens and what is in the earth gives glory to God. To Him belongs the dominion, and to Him belongs the praise; and He is over all things powerful.

Shabbir Ahmed

All things in the heavens and all things in the earth relentlessly strive to fulfill Allah's Plan, and manifest Allah's Glory. To Him belongs the Supreme Kingdom, and all Universe is a living witness of His Praise. The Universe itself displays that He is Able to do all things. He is the Powerful Appointer of His Laws and of due measure of all things.

Syed Vickar Ahamed

Whatever is in the heavens and whatever is on earth, glorifies of Allah: His is the (entire) Dominion, and to Him belongs all the Praise (and thanks) and He is Able (Khadir) to do all things.

Taqi Usmani

All that is in the heavens and all that is in the earth proclaim Allah’s purity. To Him belongs the kingdom, and for Him is all praise, and He is powerful over every thing.

The Monotheist Group

Glorifying God is everything in the heavens and everything on the earth. To Him is all kingship, and to Him is all praise, and He is capable of all things.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩