A'râf suresi

A'râf suresi, 151. ayet

A'râf suresi, 151. ayet. قَالَ رَبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِأَخِى وَأَدْخِلْنَا فِى رَحْمَتِكَ وَأَنتَ أَرْحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ

ḳâle rabbi-gfir lî velieḫî veedḫilnâ fî raḥmetik. veente erḥamü-rrâḥimîn.

Diyanet İşleri

(Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 148–154 · surenin 151. ayeti / 206

Konu Buzağı, levhalar, yetmiş kişi ve ümmî peygamber A'râf 148–157 3

  1. A'râf 148

    Musa'nın kavmi onun (Tur'a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilah) edindiler. Onun kendileriyle konuşmadığını ve onlara hiçbir yol göstermediğini görmediler mi? (Böyle iken) onu (ilah) edindiler de zalim kimseler oldular.

  2. A'râf 149

    İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz" dediler.

  3. A'râf 150

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi. (Öfkesinden) levhaları attı ve kardeşinin saçından tuttu, onu kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi) "Ey anam oğlu" dedi, "Kavim beni güçsüz buldu. Az kalsın beni öldürüyorlardı. Sen de bana böyle davranarak düşmanları sevindirme. Beni o zalimler topluluğu ile bir tutma."

  4. 151

    (Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.

  5. A'râf 152

    Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.

  6. A'râf 153

    Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. A'râf 154

    Musa'nın öfkesi dinince (attığı) levhaları aldı. Onların yazısında Rableri için korku duyanlara bir hidayet ve bir rahmet vardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

151. Mûsâ, kardeşinin, düşündüğü gibi kusurlu olmadığını öğrenmeden önce acele ile ona yaptıklarından ötürü pişman oldu ve: “Dedi ki: Rabbim, beni de kardeşimi” Harun’u “da bağışla ve bizi rahmetine al.” Bizi rahmetinin içine daldır. Rahmetin bizi dört bir yandan kuşatsın. Çünkü senin rahmetin bütün kötülüklere karşı en sağlam bir sığınaktır. Orada her türlü hayır ve her türlü sevinç vardır.

“Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın.” Yani sen bize karşı merhamet ve şefkati bulunan herkesten daha merhametlisin. Babalarımızdan, annelerimizden, çocuklarımızdan ve hatta kendimizden bile.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa, Rabbine dua ederek şöyle dedi: "Ey Rabbim! Beni ve kardeşim Harun'u bağışla, bizi rahmetine al. Rahmetin, bizim her tarafımızı kuşatsın. Ey Rabbim! Zira Sen her merhamet sahibinden daha merhametlisin."

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Musa) dedi kök: قول
  2. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  3. ٱغْفِرْ gfir bağışla kök: غفر
  4. لِى li beni
  5. وَلِأَخِى veliehi ve kardeşimi kök: اخو
  6. وَأَدْخِلْنَا ve edhilna ve bizi sok kök: دخل
  7. فِى fi içine
  8. رَحْمَتِكَ ۖ rahmetike rahmetinin kök: رحم
  9. وَأَنتَ veente ve sensin
  10. أَرْحَمُ erhamu en merhametlisi kök: رحم
  11. ٱلرَّٰحِمِينَ r-rahimine merhametlilerin kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Kardeşim Harun'u."

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    "Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine Musa), "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla; bizi merhametine koy! Sen merhametlilerin en merhametlisisin." diye dua etmişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kardeşine yaptığı davranışın, onu tartaklamasının hata olduğunu anlayan Hz. Musa, bunun için Yüce Allah'tan bağışlanma dileğinde bulunmuştu. Bazı âlimlerimiz bağışlanma dileğinin sebebini "levhaları yere atması" şeklinde yorumlamışlardır. Her iki ihtimal de doğrudur. Bu arada, Hz. Musa Hz. Harun'un bağışlanması için de dua etmiştir. Bunun muhtemel sebebi "kavminin putperestliğine yeterince engel olamaması" şeklinde yorumlanabilir.

Mustafa İslamoğlu

(Musa): "Rabbim!" dedi, "Beni bağışla, kardeşimi de; ve bizi koruyucu şefkatinle kuşat! Çünkü sen merhametlilerin en merhametlisisin."

Muhammed Esed

(Musa): "Ey Rabbim!" dedi, "Beni ve kardeşimi bağışla ve bizi rahmetine kabul et: çünkü sen merhametlilerin en merhametlisisin!"

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi ki: "Rabbim. . . Beni de kardeşimi de mağfiret et ve bizi rahmetine dahil et. . . Sen, Erhamur Rahıymiyn'sin. "

Ali Bulaç

(Musa yalvarıp) Dedi ki: "Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın."

Ali Özek ve heyeti

(Musa da) Ey Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kabul et. Zira sen merhametlilerin en merhametlisisin! dedi.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Efendim! Beni ve kardeşimi bağışla; bizi rahmetine kabul et. Çünkü Sen, Merhamet Edenlerin En Merhametlisisin!"

Bayraktar Bayraklı

Musa da, "Ey Rabbim!Beni ve kardeşimi bağışla! Bize merhamet et, zira sen merhametlilerin en merhametlisisin!" dedi.

Edip Yüksel

Dedi ki: "Efendim, beni ve kardeşimi bağışla. Bize acı. Sen merhametlilerin en merhametlisisin."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

(Musa) dedi ki: 'Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla. Bize acı. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa dedi: "Ey Rabbim beni ve kardeşimi bağışla ve bizi rahmetinin içine koy; merhamet edenlerin en merhametlisisin Sen!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedi: rabbım bana ve kardeşime mağfiret buyur ve bizi rahmetinin içine koy, sen ki erhamürrahiminsin

Erhan Aktaş

"Rabb'im! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetine dahil et. Sen merhametlilerin en merhametlisisin." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'im! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetine dahil et. Sen merhametlilerin en merhametlisisin." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'im! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetine dahil et. Sen merhametlilerinin en merhametlisisin." dedi.

Gültekin Onan

(Musa) dedi ki: "Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla. Bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın."

Hasan Basri Çantay

(Musa) dedi ki: "Ya Rab, beni de, biraderimi de yarlığa. Bizi rahmetinin içine sal. Sen esirgeyenlerden daha esirgeyensin".

İbni Kesir

Dedi ki: Rabbım, beni ve kardeşimi bağışla. Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.

Mehmet Alagaş

(103-156) Onların arkasından firavuna ve onun seçkinlerine , ayetlerimizle Musa’yı yarattık, ona zulmettiler. Hele bak bozguncuların / müfsitlerin sonu / akıbeti nasıl oldu. Musa dedi ki, ey firavun kesinlikle ben, alemlerin Rabbinin elçisiyim. Hakikat şu ki Allah hakkında gerçek olandan / haktan başka söz söyleyemem , kesinlikle size rabbinizden apaçık delillerle geldim, İsrail oğullarını benimle beraber yolla / gönder. Dedi ki; eğer ayet ile geldinse eğer ki sözüne bağlı isen / sadık isen onu bize getir. Asasını bır aktı apaçık bir ejderha /yılan oldu. Elini çekip çıkardığı vakit o da bakanlara bembeyaz oldu. Firavun kavminden seçkin olanlar, kesinlikle bu , bilgili bir sihirbaz dır. Sizi yerinizden / arzınızdan çıkarmak gibi bir dileği var, peki o halde ne emredersiniz dediler. Dediler ki Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcılar / organizatörler gönder. Bilgili sihirbazların her birini sana getirsinler. Sihirbazlar firavuna geldi ve dediler ki eğer galip olursak bize bir ücret / ecir var değil mi? Dedi ki evet, kesinlikle yakınlardan / akrabalardan olacaksınız. Dediler ey Musa sen mi bıra kacaksın ya da bizler mi bırakalım ? Dedi ki siz bırakın , bıraktıkları zaman insanların gözlerini büyülediler / etki altına aldılar, onları ürküttüler, büyük bir sihir getirdiler. Biz de Musa’ya hadi bırak asanı diye vahyettik, o vakit asa, uydurduklarını / ifklerini yutuyordu. Gerçek / hak ortaya çıktı /vuku buldu ve yaptıkları boşa çıktı / iptal oldu. İşte orada yenildiler / mağlup oldular. Küçü lmüş hale / önemsiz hale dönüştüler . Sihirbazlar secdeye kendilerini bıraktılar. Alemlerin rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik dediler. Firavun dedi ki; size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz ? kesin bu bir kurulu tuzak , şehirde iken halkını oradan çıkarmak için onu kurmuşsunuz, i leride bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama / karşısından / hilafından doğrayacağım / keseceğim, sonra da hepinizi asacağım / sallandıracağım. Dediler ki; bizler rabbimize dönüyoruz / inkılap ediyoruz. Bizden öc alman / intikam alman ın nedeni, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettiğimizdendir. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır Müslümanlar olarak canlılığımızı al / vefat ettir. Firavun kavminden seçkinler dedi ki; Musa’yı ve kavmini arzda bozgun yapsınlar, ilahlarını ve seni terk etsinler diye bırakıyor musun? Dedi ki; oğullarını öldüreceğiz , kadınlarını hayatta bırakacağız onların üzerinde ezici güçteyiz / kahrediciyiz. Musa kavmine dedi ki; Allaha sığının ve sabredin , kesinlikle Arz, Allah içindir , Ona, kullarından istediği ni varis edecek ve sonuçta / akıbette sakınanların / muttakilerin olacak. İsrail oğulları d ediler ki; sen bize gelmeden önce eziyet edildik sen geldikten sonra da eziyet ediliyoruz. Musa dedi ki u mulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizleri arzın devralanları / halifeleri yapar ve de n asıl amel ediyorsunuz ona bakar. Gerçekten biz Firavun yandaşları nı / ailesini senelerce yakaladık, ürünlerden / semerelerden de kısıtladık böylelikle belki düşünürler. Güzellik geldiğinde bu bizdendir dediler , eğer ki kötülük isabet ettiğindeyse bu, Musa ’nın ve beraberindekilerin uğursuzluğudur dediler. (Tayyir; Arapların bir işin uğuru yahut uğursuzluğu için kuş uçurmalarından gelir) Dikkat edin ! muhakkak onların uğursuzlukları Allah yanındadır ve lakin onların çoğu bilmiyorlar. Firavun kavmi, Musa’ya b izleri büyülemek için ayetlerden her neyi getirsen getir, bizler sana inananlar değiliz dediler . Biz de onlara tufan, çekirge haşerat, kurbağa, kan gibi ayrıntılı / detaylı ayetler gönderdik. Büyüklendiler ve suçlu kavim oldular. Üzerlerine pislik etki edince dediler ki Ey Musa , Rabbine, sana olan vaadi gereği çağrıda bulun / dua et , ü zerimizden pisliği giderirsen sana iman edeceğiz, senle beraber İsrail oğullarını da göndereceğiz. Üzerlerinden pisliği erişebi lecekleri belli süreye kadar giderdiğimiz de ise, aynısını tekrarladılar / nüksettiler. Bizde onlardan int ikam aldık denizde onları boğduk , kesinlikle ayetlerimizi yalanladılar ve de ondan bihaber kaldılar / gafil oldular . Düşkün biçare kavmi, içinde bereket olan arzın, doğusundan batısına kadar mirasçı ettik. Rabbinin İsrail oğulları üzerindeki kelimeleri , sabırlarından dolayı güzellikle tamamlandı. (Bilal-i Şam Nil Fırat arası onların oldu) Firavun ve kavmini yaptıklarından dolayı imha ettik. Onlar taht kurmuşlardı / arş kurmuşlardı. İsrail oğullarını denizden geçirdik, bir kavme uğradılar onlar putlara tapıyorlardı, Dediler ki ey Musa onların ilahları gibi bize de ilah yap , sizler kesinlikle cahillik eden bir kavimsiniz dedi. Muhakkak puta tapanların içinde bulundukları durum helak olacaktır ve yaptıkları her neyse boşa gitmişti / batıldır /iptaldir. Dedi ki; O sizi alemlerde tercih edip faziletl i kılmışken / erdemli kılmışken ben size Allahtan gayrı ilah ister miyim? Bir vakit sizi Firavun yandaşlarından kurtarmıştık , kötü şekilde azap çekiyordunuz , oğullarınızı öldürüyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı, bunda, Rabbinizden, size büyük bir imtihan / bela vardı. Musa ile 30 gecelik sözleştik / vaatleştik ona 10 gece ekleyerek, Rabbinin tayin ettiği vakit olan 40 geceye tamamlandı. (Zilkade ayından 30 ve zilhicceden 10 gün) Musa Kardeşi Harun’a dedi ki; kavmimde benim yerimi devralan ol / halifem ol. Onları düzenle / ıslah et, bozucuların yoluna uyma. Musa tayin edilen vakitte geldi ve Rabbi onunla konuştu , Musa, bana göster / gözük , sana bakayım dedi, dedi ki; sen beni göremezsin ve lakin dağa bak, mek ânında istikrar ederse/ yerinde kalmayı başarırsa sen beni görebilirsin, (Ben görünmem demedi len erâ demedi len tera göremezsin dedi, bu bedende bu göz ile olmaz) Rabbi dağa belirince / tecelli edince onu paramparça yaptı, Musa bayılarak yere düştü, Ayılınca dedi ki; seni üstün tutarım sana tövbe ettim, ben müminlerin ilkiyim / evveliyim. Ey Musa dedi; kesin olarak seni insanlara mesajlarım ve konuşmalarım için seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol. Onun için, levhalar içine her bir konuyu / mevzuyu ve her bir şeyi ayrıntılı olarak / detaylı olarak yazdık , onu kuvvetle tut ve kavmine de emret, güzellikle onlarda tutsunlar , sana yoldan çıkmışların yurdunu ilerde göstereceğim. Haksız yere arzda büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım , a yetlerin hepsini görseler dahi onlara iman etmezler , erişkinlik yolunu / rüşte erdiren yolu görseler dahi onu yol olarak edinmezler , azgınlık yolunu gördüklerinde ise onu yol olarak edinirler , bu onların ayetlerimizi yalanlamalarındandır ve on lardan bihaberdirler / gafildiler. Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar öyleleridir ki yaptıkları ameller, boşa çıkmıştır / başarıya ulaşmamıştır , yaptıklarıyla cezalandırılmıyorlar mı? Sonrasında Musa kavmi , süs eşyalarından yapma böğürmesi olan buzağı bedenini edindi , görmezler mi ki gerçekten o, onlarla konuşmuyor / kelam etmiyor, yola da yönlendirmiyor, onu edindiler ve de zalimler oldular. Onlar ileri sürdüklerinde pişman oldular ve gerçekten onlar ne yapacaklarını bilemez hallerini de gördüler, dediler ki; Rabbimiz eğer ki sen bize merhamet etmez isen bizi bağışlamazsan hasara uğrayanlardan / hüsran olanlardan olacağız. Musa kavmine öfkeli ve tasalı bir şekilde döndüğü vakit, benden so nra ne kadar kötü bir halifelik yaptınız , Rabbinizin emri için acelemi ettiniz dedi, levhaları bıraktı , kardeşinin başını eline aldı, kendine doğru çekti, Harun dedi ki; anamın oğlu, kavmin beni düşkün / biçare / mustazaf hale getirdiler ve nerdeyse beni öldüreceklerdi , beni düşmanlara güldürme , beni zalim kavimle beraber bir tutma. Musa d edi ki; Rabbim beni ve kardeşimi bağışla , bizi, rahmetine dahil eyle, sen merhametlilerin en merhametlisisin. Buzağıyı edinenler kesinlikle onlar , ileride Rablerinden hışıma / gazaba ve dünya hayatında horlanmaya / zillete nail olacaklar, İftiracıları işte böyle cezalandırırız. Öyle ki kötülük yaptılar, sonra o kötülüklerinin ardından vazgeçtiler ve de iman ettiler, Rabbin de el bet bağışlayıcıdır, kollayandır / esirgeyendir. Musa’daki kızgınlık sessizleşince / yatışınca levhaları aldı, ki o nüshalardan birinde "Rablerinden ürkenler için / korkanlar için rahmet ve yönlendirme / hidayettir " ayeti vardı. Musa kavminden 40 adamı tayin edilen vakit için / randevu zamanı için seçti, onları bir sarsıntı aldığındaysa dedi ki Rabbim isteseydin onları ve beni daha öncesinde helak edebilirdin , bizden aklı kıtların / sefihlerin / aptalların yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? kesin bu senin bir sınamandır / fitnendir, sen o nunla istediğini saptırırsın , istediğini de yola sokarsın , sen bizim dostumuzsun / velimizsin, bizi bağışla , bize merhamet et , sen bağışlayıcıların hayırlısısın. Bize bu dünyada da ahirette de güzellik yaz, biz sana yöneldik , dedi; azabım istediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyden daha geniştir. Onu / rahmetimi kesinlikle sakınanlara ve zekât verenlere yazacağım, onlar ayetlerimize iman ediyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Rabbim! Beni de kardeşimi de bağışla! Bizi rahmetine al. Sen rahmet edenlerin en merhametlisisin!” dedi.

Süleyman Ateş

(Musa): "Rabbim, dedi, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetinin içine sok, merhametlilerin en merhametlisi sensin!"

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi ikramına dahil et. İkram edenlerin en iyisi sensin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Rabbim! Beni bağışla, kardeşimi de. İkimize de bol ikramda bulun. En iyi ikramı sen yaparsın."

Şaban Britch

Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine girdir. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!

Şaban Piriş

-Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla bizi rahmetine girdir. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!

Yaşar Nuri Öztürk

Musa şöyle yakardı: "Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Rahmetine sok bizi. Sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Mussa then realized his unjustified assault upon his brother and turned to Allah invoking His forgiveness on behalf of himself and his brother, and added: "O Allah, our Creator, we pray and beseech You to admit us into the realm of Your mercy".

Abdul Haleem

Moses said, ‘My Lord, forgive me and my brother; accept us into Your mercy: You are the Most Merciful of all who show mercy.

Abdullah Yusuf Ali

Moses prayed: "O my Lord! forgive me and my brother! admit us to Thy mercy! for Thou art the Most Merciful of those who show mercy!"

Abul A'la Maududi

Thereupon Moses said: 'O Lord! Grant forgiveness upon me and my brother and admit us to Your Mercy, for You are most merciful of the merciful.'

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, forgive me and my brother and admit us into Your mercy. You are the Most Merciful of the merciful.’

Al-Hilali & Khan

Mûsâ (Moses) said: "O my Lord! Forgive me and my brother, and admit us into Your Mercy, for you are the Most Merciful of those who show mercy."

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord, forgive me and my brother, and admit us into Your mercy, for You are the most merciful of the merciful.

Amatul Rahman Omar

He (- Moses) said, `My Lord! protect me and my brother and admit us to Your mercy. You are indeed the Most Merciful of those who show mercy.'

Arthur John Arberry

He said, 'O my Lord, forgive me and my brother and enter us into Thy mercy; Thou art the most merciful of the merciful. '

Bijan Moeinian

Moses then said: "Lord, please forgive me and my brother and admit us into the dominion of your mercy as you are the Most Merciful. "

E. Henry Palmer

He said, 'O Lord! pardon me and my brother, and let us enter into Thy mercy; for Thou art the most merciful of the merciful.

Edip-Layth

He said, "My Lord, forgive me and my brother, and admit us in your mercy; you are the most Compassionate of the compassionate."

George Sale

Moses said, 'My Lord, forgive me and my brother, and admit us to Thy mercy and Thou art the Most Merciful of those who show mercy. '

Hamid S. Aziz

Moses prayed, "O Lord! Forgive my brother and me and let us enter into Thy mercy; for Thou art the most merciful of the merciful.

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Forgive me and my brother and cause us to enter into Your mercy; and You are The Most Merciful of the merciful. ".

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! Have mercy on me and on my brother; bring us into Thy mercy, Thou the Most Merciful of all who show mercy.

Mohamed Ahmed - Samira

(Moses) said: "O Lord, forgive me and my brother, and admit us to Your grace, for You are the most compassionate of all. "

Muhammad Asad

Said [Moses]: "O my Sustainer! Grant Thou forgiveness unto me and my brother, and admit us unto Thy grace: for Thou art the most merciful of the merciful!"

Mustafa Khattab

Moses prayed, "My Lord! Forgive me and my brother! And admit us into Your mercy. You are the Most Merciful of the merciful."

Progressive Muslims

He said: "My Lord, forgive me and my brother, and admit us in your mercy; you are the most Merciful of the merciful. "

Rashad Khalifa

(Moses) said, "My Lord, forgive me and my brother, and admit us into Your mercy. Of all the merciful ones, You are the Most Merciful."

Sahih International

[Moses] said, "My Lord, forgive me and my brother and admit us into Your mercy, for You are the most merciful of the merciful. "

Sam Gerrans

He said: “My Lord: forgive Thou me and my brother, and enter Thou us into Thy mercy; and Thou art the most merciful of those who show mercy.”

Shabbir Ahmed

Moses said, "My Lord! Forgive me, and my brother and admit us in Your Grace. You are the Most Merciful among the gracious."

Syed Vickar Ahamed

Musa (Moses) prayed: "O my Lord! Forgive me, and my brother! And admit us into Your mercy because You are the Most Merciful of those who show mercy!"

Taqi Usmani

He said, "My Lord! Forgive me and my brother, and admit us into Your mercy. You are the most Merciful of all the merciful."

The Monotheist Group

He said: "My Lord, forgive me and my brother, and admit us in Your mercy; and you are the Most Merciful of those who show mercy."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 151. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 151. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 151. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩