Diyanet İşleri
Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 28. ayet. فَإِذَا ٱسْتَوَيْتَ أَنتَ وَمَن مَّعَكَ عَلَى ٱلْفُلْكِ فَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى نَجَّىٰنَا مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
feiẕe-steveyte ente vemem me`ake `ale-lfülki feḳuli-lḥamdü lillâhi-lleẕî neccânâ mine-lḳavmi-żżâlimîn.
Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh Mü'minûn 23–30 3
"Bu, ancak cinnet getirmiş bir adamdır. Öyle ise bir müddet onu gözetleyiniz."
(Nuh), "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.
Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nuh'a) dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş olanlardan başka aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır."
Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.
Yine de ki: "Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın."
Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.
Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. “Sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğinizde de: Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah’a hamdolsun, de” Yani gemiye binip gemi dalgalar arasında yol aldığında Allah’a kurtuluşu ve esenliği nasip ettiği için hamdedin. Yüce Allah, hem ona hem de onunla birlikte bulunanlara zalimler topluluğunun hem amellerinden hem de uğradıkları azaptan kurtulmalarına karşılık şükretmeleri ve hamdde bulunmaları için bu sözleri öğretmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sen ve seninle birlikte kurtulan Müminler ile gemiye bindiğin zaman şöyle de: "Kâfir olan kavmi helak ederek bizleri onlardan kurtaran Allah'a hamdolsun."
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş)
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş)
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
"Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Allah, birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sen beraberindekilerle birlikte gemiye yerleştiğinde de ki: "Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun!"
Ardından sen ve beraberinde bulunanlar gemiye yerleşir yerleşmez deyin ki: "Zalim kavimden bizi kurtaran Allah'a sonsuz hamdü senalar olsun!"
"Sen ve seninle beraber olanlar gemiye yerleşir yerleşmez de ki: 'Bütün övgüler, bizi bu zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a aittir!"
"Sen ve seninle beraber olanlar gemiye yerleştiğinizde, de ki: 'Hamd, bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a aittir. '"
"Böylece sen, beraberinde olanlarla gemiye bindiğinde o zaman de ki: "Bizi o zulmeden kavimden kurtaran Allah'a hamdolsun."
Sen, yanındakilerle birlikte gemiye yerleştiğinde: «Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun» de.
"Sen ve seninle birlikte olanlar gemiye bindiğinizde, şunu söyle: ‘Haksızlık yapan bu toplumdan bizi kurtaran Allah'a övgüler olsun!' "
"Sen ve beraberindekiler gemiye binip yerleşince, 'Bizi bu zalim toplumdan kurtaran Allah'a hamdolsun' de!"
"Sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğinizde, ‘Bizi o zalim halktan kurtaran ALLAH'a övgüler olsun, ' de."
'Sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğinizde, 'Bizi o zalim halktan kurtaran ALLAH'a övgüler olsun,' de.'
Sen yanındakilerle birlikte geminin üzerine çıktığında: "Hamd o Allah'a ki, bizi o zalim topluluktan kurtardı" de.
Binaenaleyh sen maıyyetindekilerle geminin üzerine çıktığında da de ki: hamd o Allaha ki bizi o zalim kavminden kurtardı
Sen ve seninle birlikte olanlar gemiye bindiğiniz zaman: "Zalim halktan bizi kurtaran Allah'a hamdolsun." de.
Sen ve seninle birlikte olanlar gemiye bindiğiniz zaman: "Zalim halktan bizi kurtaran Allah'a hamdolsun." de.
Sen ve seninle birlikte olanlar gemiye bindiğiniz zaman: "Zalim kavimden bizi kurtaran Allah'a hamd olsun." de.
"Böylece sen, beraberinde olanlarla gemiye bindiğinde o zaman de ki: "Bizi o zulmeden kavimden kurtaran Tanrı'ya hamdolsun."
Artık sen, maiyyetinde bulunanlarla beraber, geminin üstüne doğrulunca (şöyle) de: "Bizi o zaalimler güruhundan selamete erdiren Allaha hamd olsun".
Sen ve beraberindekiler, gemiye yerleşince: Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun, de.
(2, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44) Kesin olan şu ki, Nuh’u kavmine gönderdik ve kavmine dedi ki Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok. Sakınmıyor musunuz? Kavminin ileri gelen kafirleri dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer , sizin üzerinizde bir üstün olma / fazilet arayışı var , Allah isteseydi melek indirirdi , biz evvelki babalarımızdan böyle bir şey işitmedik. O sadece cinlenmiş bir adam belli bir süre onu gözleyin. Nuh dedi ki Rabbim yalanlamalarına dair bana yardım et, biz de O’na gözümüz önünde ve vahiylerimizle bir gemi yap diye vahyettik, emrimiz geldiğinde ve tandır kaynayıp taşınca da her bir türden birer çift alarak ona yükle ve sözümüzden / azaptan etkilenecek olanlar hariç yakın çevreni de yükle, zalimlerle de asla muhatap olma, ki onlar boğularak ölecekler diye vahyet tik, sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğiniz de / istiva ettiğinizde deyin ki “Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun” ve deki “Rabbim bereketli / mübarek bir iniş yerine indir , sen en hayırlı indiricisin” İşte bunda ayetler vardır , biz, imtihan edendik. Sonra onların ardından başka nesiller inşa ettik, onlara kendilerinden olan Resuller gönderdik, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok , sakınmıyor musunuz? (Resullerin ortak söylemi) Kavmin ileri gelen kafirleri ve ahiret ile buluşmayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refah içinde ettiklerimiz (ahiret inanıp ta ahiret varmış gibi davranmamak onu yalanlamaktır) dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer (aynı Nuh AS kavmi gibi dediler) O da sizin yediklerinizden yiyor sizin içtiklerinizden içiyor, sizin gibi bir beşere mi tabi oluyorsunuz? İşte o zaman tam olarak hasara uğramış olursunuz, öldüğünüzde toprak ve kemik olduğunuzda siz çıkarılacaksınız diye mi vaat ediyor? Ne kadar uzak / heyhat ki heyhat size vaat edilen (çok uzak bir ihtima l) Sadece dünya hayatımız vardır ölür ve yaşarız tekrar diriliş bize yoktur , O da Allah’a yalanı iftira eden bir adamdır , Ona iman edecek değiliz dediler. Resul dedi ki Rabbim bana, onların yalanlamalarına dair yardım et , Allah dedi ki Az kaldı pişman olanlar / nedamet getirenler olacaklar , gerçek bir ses onları yakaladı aldı , onlar çer çöp yaptık , zalim kavim uzak olsun! Sonra onların ardından başkaca nesiller inşa ettik. Hiçbir topluluk süresini geçemez yahut erteleteme , s onra ard arda elçiler göndeririz , her bir topluluğa elçilerimiz geldiğinde onu yalanladılar, onlardan bazıları bazılarına uydurduk / tabi ettirdik onlara hadiseler haline getirdik , iman etmeyen kavim uzak olsun!
Sen ve beraberindekiler gemiye yerleşince: "Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun." de!
Sen ve yanında bulunanlar gemiye yerleştiğiniz zaman: "Bizi o zalim kavimden kurtaran Allah'a hamdolsun." de.
Yanındakilerle beraber sen de gemiye yerleştiğinde de ki: "Bizi, yanlışlar içindeki bu topluluktan kurtaran Allah'a hamdolsun."
Yanındakilerle beraber sen de gemiye yerleştiğinde de ki: "Her şeyi güzel yapmak Allah'a mahsustur; zalimler topluluğundan bizi kurtaran odur."
Sen ve beraberindekiler, gemiye yerleşince: Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun, de!
Sen ve beraberindekiler, gemiye yerleşince: -Bizi zalim kavimden kurtaran Allah'a hamdolsun, de!
Sen, yanındakilerle birlikte geminin üzerine çıktığında şöyle de: "Zalimler topluluğundan bizi kurtaran Allah'a hamt olsun!"
"And when you and those in your company have embarked, you express your gratitude to Allah in words, thus:" "Our bosoms surge forth and answer thanks to Allah Who has saved us and delivered us from those wrongful of actions. "
and when you and your companions are settled on the Ark, say, "Praise be to God, who delivered us from the wicked people,"
And when thou hast embarked on the Ark - thou and those with thee,- say: "Praise be to Allah, Who has saved us from the people who do wrong."
And then when you and those accompanying you are firmly seated in the Ark, say: "Thanks be to Allah Who has delivered us from the wrong-doing people." dipnot 1
When you and those with you are settled in the Ship, then say: "Praise be to Allah who has rescued us from the people of the wrongdoers!"
And when you have embarked on the ship, you and whoever is with you, then say: "All the praises and thanks be to Allâh, Who has saved us from the people who are Zâlimûn (i.e. oppressors, wrong-doers, polytheists, those who join others in worship with Allâh).
‘When you, and those who are with you, are settled in the ark, say, ‘‘All praise belongs to Allah, who has delivered us from the wrongdoing lot. ’’
`Then when you and your companions are seated perfectly well in the Ark say (praying), "All true and perfect praise belongs to Allâh Who has delivered us from the wicked people. "
Then, when thou art seated in the Ark and those with thee, say, "Praise belongs to God, who has delivered us from the people of the evildoers. "
Once you embark on the watercraft (a simple boat as explained in 54:say: "Thank you God for saving us from the unjust people. "
'But when thou art settled, thou and those with thee in the ark, say, "Praise belongs to God, who saved us from the unjust people!"
So when you and those who are with you have embarked on the Ship, then say, "All praise is due to God who has saved us from the wicked people."
And when thou and they who shall be with thee, shall go up into the ark, say, praise be unto God, who hath delivered us from the ungodly people!
And We inspired him, saying "Make the ark under Our eyes and Our inspiration; and when the oven (of Allah's wrath) boils over (or the fountains or springs of the earth are about to gush forth), conduct into it of every kind two spouses, and your household, except them against whom the Word has already gone forth. And plead not on behalf of those who do wrong, verily, they will be drowned.
So, when you have leveled yourself on the ship (i. e., boarded the ship) and the ones with you, then say, 'Praise be to Allah, Who has safely delivered us from the unjust people.
And when thou art on board the ship, thou and whoso is with thee, then say: Praise be to Allah Who hath saved us from the wrongdoing folk!
When you and those with you have boarded the ark, say: 'All praise be to God who has delivered us from the people who were sinful. '
"And as soon as thou and those who are with thee are settled in the ark, say: ‘All praise is due to God, who has saved us from those evildoing folk!’
Then when you and those with you have settled in the Ark, say, "All praise is for Allah, Who saved us from the wrongdoing people."
So when you and those who are with you have embarked on the ship, then Say: "All praise is due to God who has saved us from the wicked people. "
"Once you are settled, together with those who are with you, on the watercraft, you shall say, 'Praise GOD for saving us from the evil people.'
And when you have boarded the ship, you and those with you, then say, 'Praise to Allah who has saved us form the wrongdoing people. '
“And when thou art seated — thou and whoso is with thee — upon the ship, say thou: ‘Praise belongs to God who has delivered us from the wrongdoing people.’”
When you have settled in the ship along with your companions, say, "All Praise is due to Allah Who has saved us from the oppressors. "
"And when you have climbed onto the Ark— You and those with you— Then say: ‘All the Praises (and thanks) be to Allah, Who has saved us from the people who do wrong. ’
So, when you and those with you are well seated in the ship, say, ‘Praise is for Allah who saved us from the wrongdoing people.’
So when you and those who are with you have embarked on the ship, then say: "All praise is due to God who has saved us from the wicked people."