Sâd suresi

Sâd suresi, 15. ayet

Sâd suresi, 15. ayet. وَمَا يَنظُرُ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا صَيْحَةً وَٰحِدَةً مَّا لَهَا مِن فَوَاقٍ

vemâ yenżuru hâülâi illâ ṣayḥatev vâḥidetem mâ lehâ min fevâḳ.

Diyanet İşleri

Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 12–18 · surenin 15. ayeti / 88

Konu Helâk edilen topluluklar ve acele istenen azap Sâd 12–16 3

  1. Sâd 12–13

    (12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.

  2. Sâd 14

    (O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.

  3. 15

    Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

  4. Sâd 16

    Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"

  5. Sâd 17

    Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

  6. Sâd 18

    (18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 12–15. ayetler için yazılmıştır.

12. Yüce Allah, onları kendilerinden önceki ümmetlere yaptığını yapmakla karşı karşıya kalmaktan sakındırmaktadır. Kendilerinden önceki ümmetler bunlardan daha güçlü, batıla karşı birleşmeleri daha çetin idi. Bunlar “Nuh’un kavmi” Hûd aleyhissalam’ın kavmi olan “Âd ve kazıklar sahibi” yani pek büyük orduların ve dehşet verici gücün sahibi “Firavun” idi.

13. Salih’in kavmi “Semûd, Lût kavmi ve” Şuayb aleyhisselam’ın kavmi olan birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaç ve bahçelerin sahipleri olan “Eyke halkı da” yalanlamışlardı.

“İşte onlar” güçleri ile, araç ve gereçleri ile hakkı reddetmek üzere bir araya gelmiş “birliklerdir.” Fakat bütün bunların kendilerine hiçbir faydası olmamıştır.

14. “Onların” bu kavimlerin “her biri rasûlleri yalanladılar. Bu sebeble de azabım” Allah’ın azabı onlara “hak oldu.”

Peki, bu sözü geçen kavimlere gelen musibetlerin, bunların da başına gelmesini önleyecek ve bu musibetlerden onları kurtaracak ne özellikleri var?

15. Eğer bunlar bu izledikleri yollarını sürdürecek olurlarsa kendilerini helâk edip kökten imha edecek olan bir musibeti beklesinler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanlar geri dönüşü olmayan Sûr'a ikinci kez üfürülmesinden başkasını beklemiyorlar. Eğer onu yalanlamaları üzerine ölür iseler onlar için azap vuku bulacaktır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve
  2. يَنظُرُ yenzuru beklemiyorlar kök: نظر
  3. هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i bunlar
  4. إِلَّا illa başka bir şey
  5. صَيْحَةًۭ sayhaten na'ra kök: صيح
  6. وَٰحِدَةًۭ vahideten bir tek kök: وحد
  7. مَّا ma olmayan
  8. لَهَا leha ona
  9. مِن min
  10. فَوَاقٍۢ fevakin geri dönmesi kök: فوق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bunlar da geri dönüşü olmayan bir (bela) sesinden başka bir şey beklemiyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Ve şu berikiler var ya; işte bunları bir tek bela çığlığı beklemektedir: ilave bir nefes bile alamazlar.

Muhammed Esed

Ve onları, (şimdi hakikati inkar edenleri,) tek bir (bela) çığlığı beklemektedir. O, bir an bile gecikmeyecektir.

Ahmed Hulusi

Bunlar sadece gecikmesi olmayan bir tek sayhayı (sesi - ölümü) beklemektedir.

Ali Bulaç

Bunlar da, (geldiğinde) bir anlık gecikmesi bile olmayan bir tek çığlıktan başkasını gözetlemiyorlar.

Ali Özek ve heyeti

Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan korkunç bir ses beklemektedirler.

Ali Rıza Safa

Zaten bunlar, bir anlık gecikmesi olmayan, benzersiz bir gürlemeden başkasını beklemiyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan korkunç bir ses beklemektedirler.

Edip Yüksel

Bunlar, onması olmayan bir tek patlama bekliyorlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bunlar, onması olmayan bir tek patlama bekliyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar başka değil sadece bir tek sayhaya bakıyorlar. Öyle ki, ona hık yok!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar da başka değil, bir tek sayhaya bakıyorlar öyle ki ona hık yok

Erhan Aktaş

Bunlar geri dönüşü olmayan bir çığlıktan başkasını beklemiyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunlar geri dönüşü olmayan bir çığlıktan başkasını beklemiyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunlar geri dönüşü olmayan bir çığlıktan başkasını beklemiyorlar.

Gültekin Onan

Bunlar da, (geldiğinde) bir anlık gecikmesi bile olmayan bir tek çığlıktan başkasını gözetlemiyorlar.

Hasan Basri Çantay

Bunlar da iki sağım aralığı kadar bile gecikmeyecek bir tek korkunç sesden başkasını gözetmiyor (lar).

İbni Kesir

Bunlar, bir tek çığlık beklemektedirler ki, onun bir an bile gecikmesi yoktur.

Mehmet Alagaş

(12-20) Onlardan önce Nuh kavmi yalanladı ve Âd ve kazık işke ncesi yapan Firav un ve Semud ve kavmi ve Eyke halkları işte hizipler / gruplar bunlardır. Hepsi de elçileri yalanladılar ve de azabımı hak ettiler. Bunlar da (senin kavmin de) tek bir naranın / sesin gelmesin i mi bekliyorlar? Ki onda (o seste) geri çevirme / geciktirme yok . Dediler ki, Rabbimiz, hesap gününden önce bize payımızı / bize vereceğini acilleştir de ver. (Cahil cesareti) Onların dediklerine sabret ve kuvvetli Davut kulumuzu hatırla. Muhakkak ki O, çok yönelirdi. (Çok başvuruda bulunurdu) Dağları onun emrine verdik / musahhar kıldık. Onunla beraber akşam ve sabah (İşrak vakti) üstün tutarlardı / tesbih ederlerdi. Toplu haldeki / sürü haldeki kuşlar, hepsi O'na / Allah’a yönelirdi. Saltanatını da / m ülkünü şiddetlendirdik ve ona hikmeti / (niçin ilmini, gerekçelendirmeyi) ve ayrık konuşmayı verdik (Anlaşmazlıkları giderici ikna edici konuşma yeteneği)

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar geri dönüşü olmayan bir tek çığlıktan başka bir şey beklemiyorlar.

Süleyman Ateş

Bunlar(ın işi) de sadece geri dönmesi olmayan bir na'raya bakıyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunların beklediği de ertelenmeyecek olan bir sesli buyruktan başkası değildir.

Şaban Britch

Bunlar da ancak, bir daha geri dönmeyecek olan tek bir çığlık beklemektedirler.

Şaban Piriş

Bir an bile gecikmesi olmayan tek bir korkunç sesten başka bir şey beklemiyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunların beklediği de sadece, en küçük bir gecikmesi olmayan o müthiş titreşimli tek sestir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And what do these people -The Qurashites- expect but a single call as loud as the trumpet's blast.

Abdul Haleem

all the disbelievers here are waiting for is a single blast that cannot be postponed.

Abdullah Yusuf Ali

These (today) only wait for a single mighty Blast, which (when it comes) will brook no delay.

Abul A'la Maududi

They are waiting for nothing except a single Cry, after which there will be no second Cry. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, only a single blast of the torment will be enough to annihilate them; no other will be needed for the purpose. Another meaning of the sentence can be: After this they will get no more relief and no more respite.

Aisha Bewley

These people too are only awaiting a single Blast and it will not be repeated.

Al-Hilali & Khan

And these only wait for a single Saihah [shout (i.e. the blowing of the Trumpet by the angel Isrâfil -)] there will be no pause or ending thereto [till everything will perish except Allâh (the only God full of Majesty, Bounty and Honour)].

Ali Quli Qarai

These do not await but a single Cry which will not grant any respite.

Amatul Rahman Omar

And also for these (people of your time) awaits a sudden punishment which shall know no pause.

Arthur John Arberry

These are only awaiting for a single Cry, to which there is no delay.

Bijan Moeinian

Today’s disbelievers, too, deserve a single blast enough for their annihilation [so that they get no more relief. ]

E. Henry Palmer

Do these await aught else but one noise for which there shall be no pause?

Edip-Layth

What these people are waiting for is a single scream, from which they will not recover.

George Sale

And these wait only for one sounding of the trumpet; which there shall be no deferring.

Hamid S. Aziz

These wait aught but a single Shout, which brooks no delay.

Mahmoud Ghali

And in no way are these looking for anything except one Shout; in no way is there any recovery from it.

Marmaduke Pickthall

These wait for but one Shout, there will be no second thereto.

Mohamed Ahmed - Samira

They await but a single blast which will not be repeated.

Muhammad Asad

And they [who now deny the truth - they, too,] have but to wait for one single blast [of punishment to overtake them]: it shall not be delayed a whit.

Mustafa Khattab

These ˹pagans˺ are awaiting nothing but a single Blast that cannot be stopped.

Progressive Muslims

And what these people are waiting for is a single scream, from which they will not recover.

Rashad Khalifa

These people can expect a single blow, from which they never recover.

Sahih International

And these [disbelievers] await not but one blast [of the Horn]; for it there will be no delay.

Sam Gerrans

And these look only for one Blast; it has no delay.

Shabbir Ahmed

Now these people only wait a single Blast from which they recover not.

Syed Vickar Ahamed

And these (people) only wait for a single Blast, which (is blown by Angel Israfil) will tolerate no delay.

Taqi Usmani

And these people are waiting for nothing but for a single Cry (the sound of the Trumpet to be blown on Doomsday) that will have no pause.

The Monotheist Group

And what these people are waiting for is a single scream, from which they will not recover.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩