Diyanet İşleri
Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.
Şûrâ suresi
Şûrâ suresi, 16. ayet. وَٱلَّذِينَ يُحَآجُّونَ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا ٱسْتُجِيبَ لَهُۥ حُجَّتُهُمْ دَاحِضَةٌ عِندَ رَبِّهِمْ وَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ
velleẕîne yüḥâccûne fi-llâhi mim ba`di me-stücîbe lehû ḥuccetühüm dâḥiḍatün `inde rabbihim ve`aleyhim gaḍabüv velehüm `aẕâbün şedîd.
Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dini dosdoğru tutun, ayrılığa düşmeyin Şûrâ 10–16 3
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslam dini), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.
Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."
Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.
Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
Allah, kullarına çok lütufkardır, dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
16. Bu buyruk, bir önceki âyette geçen: “Bizimle sizin aranızda tartışacak bir şey yoktur” buyruğunu pekiştirmektedir. Zira burada Yüce Allah, bize şunu haber vermektedir: “Daveti kabul edildikten sonra” yani akıl ve basiret sahipleri kendilerine açıklanan kesin âyet ve apaçık deliller dolayısı ile Allah’ın davetini kabul ettikten sonra, batıl deliller ile ve tutarsız şüphelerle “Allah hakkında tartışanların delilleri Rableri nezdinde batıldır.”
Hak açıkça ortaya çıktıktan sonra, ona karşı tartışmaya giren bu tür kimselerin delilleri boştur, geçersizdir. Çünkü bu tür deliller, hakkı reddeder. Hakka muhalif olan her bir şey ise batıldır.
“Gazap” isyanları, Allah’ın delillerinden ve apaçık belgelerinden yüz çevirmeleri ve onları yalanlamaları sebebi ile “onların üzerinedir ve onlar için şiddetli bir azap vardır.” Bu da Allah’ın onlara olan gazabının bir sonucudur.
Batılı ileri sürerek hakka karşı tartışan ve mücadele eden herkesin cezası işte budur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanlar Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu dine icabet ettikten sonra, batıl delillerle bu dinde mücadele edip münakaşa edenlerin delilleri hem Rableri ve hem de Müminlerin katında kalıcı değildir ve değersizdir. O delillerin hiçbir tesiri de yoktur. Küfürleri ve hakkı kabul etmemeleri sebebi ile Allah'ın gazabı ve öfkesi onların üzerindedir. Onlar için kıyamet gününde de kendilerini bekleyen şiddetli bir azap vardır.
Aynı kök: دحض (4 geçiş)
Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler.…
Aynı kök: دحض (4 geçiş)
Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.
Aynı kök: دحض (4 geçiş)
Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti.…
Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Allah, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarına karşılık verir; lütfundan onlara fazlasını da verir. Kafirler için ise çetin bir azap vardır.
Aynı kök: غضب (24 geçiş)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Aynı kök: غضب (24 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: غضب (24 geçiş)
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Çağrısına (duasına) cevap verildikten sonra, Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında boştur. Onlara bir gazap vardır ve onlar için şiddetli bir (de) azap vardır.
Bir de O'nun çağrısı kabul edildikten sonra hala Allah hakkında tartışanlar var: Onların itirazları Rableri katında tümden geçersizdir; başlarına (O'ndan) bir gazap çökecektir ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.
O'nu(n çağrısını) kabul ettikten sonra Allah hakkında (hala) tartışanlara gelince: onların bütün itirazları Rableri katında geçersizdir, boştur. (O'nun) gazabı üzerlerine çökecektir; ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.
Ona icabet edilmesinden sonra hala Allah hakkında tartışanların delilleri, Rableri indinde geçersizdir. . . Onların üzerine öfke ve şiddetli bir azap vardır.
O'na icabet olunduktan sonra, Allah hakkında (sözde) 'deliller öne sürüp tartışanların' delilleri, Rableri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazab vardır ve şiddetli azab onlaradır.
Daveti kabul edildikten sonra, Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri, Rableri katında boştur. Onlar için bir gazap, yine onlar için çetin bir azap vardır.
Kabul ettikten sonra, Allah hakkında tartışanların savları, Efendilerinin katında geçersizdir. Onlar için, öfke ve yaman bir ceza vardır.
Allah'ın çağrısını kabul ettikten sonra hala Allah hakkında tartışanlara gelince, onların delilleri ve itirazları Rabbleri katında geçersizdir. Allah'ın gazabı onların üzerine çökecektir ve onlar için şiddetli bir azap vardır.
ALLAH hakkında, O'nun çağrısına yanıt verildikten sonra tartışanların delilleri Efendi'leri katında geçersizdir. Gazabı hak etmişlerdir ve onlara çetin bir azap vardır.
ALLAH hakkında, O'nun çağrısına yanıt verildikten sonra tartışanların delilleri Rab'leri katında geçersizdir. Gazabı haketmişlerdir ve onlara çetin bir azap vardır
Bu kabul edildikten sonra Allah hakkında tartışmaya kalkışacakların delilleri Rableri yanında geçersizdir. Üzerlerine bir gazap ve kendilerine şiddetli bir azap vardır.
Bu kabul olunduktan sonra Allah hakkında ıhtıcaca kalkışacakların rabları huzurunda huccetleri sakıttır, üzerlerine bir gazab ve kendilerine şedid bir azab vardır
Allah'a olan çağrıya olumlu yanıt verdikten sonra, O'nun hakkında tartışanların ileri sürdükleri kanıtlar, Rabb'lerinin yanında geçersizdir. Onların üzerinde gazap vardır, şiddetli bir azap da onlar içindir.
Allah'a olan çağrıya olumlu yanıt verdikten sonra, O'nun hakkında tartışanların ileri sürdükleri kanıtlar, Rabb'lerinin yanında geçersizdir. Onların üzerinde gazap vardır, şiddetli bir azap da onlar içindir.
Allah'a olan çağrıya olumlu yanıt verdikten sonra, O'nun hakkında tartışanların ileri sürdükleri kanıtlar, Rabb'lerinin yanında geçersizdir. Onların üzerinde gazap vardır, şiddetli bir azap da onlar içindir.
O'na icabet olunduktan sonra, Tanrı hakkında (sözde) 'deliller öne sürüp tartışanların' delilleri, rableri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazab vardır ve şiddetli azab onlaradır.
Allah (ın dini) hakkında, kendisine icabet edilen şey'in ardından, (haala) münakaşa edenlerin (öne sürecekleri bütün) hüccetleri Rableri indinde boşdur. Onların üzerlerine hem (inadlarından dolayı) bir gazab, hem (küfürlerinden naşi) kendilerine çetin bir azab vardır.
Kabul ettikten sonra Allah'ın dini hakkında tartışmaya girişenlerin delilleri Rabbları katında boştur. Onların üzerine hem bir gazab, hem de şiddetli bir azab vardır.
(13-16) Dini sana uyulacak bir kural / bir şeriat yaptık, Nuh’a vasiyet ettiğimizi ne ise onu, sana da vahyediyoruz. İbrahim’e Musa’ya ve İsa’ya neyi tavsiye etti isek onu , sana vahyediyoruz, dini ayağa kaldırın / ayakta tutun ikame edin , onda fırkalaşmayın / ayrılığa düşmeyin , ortak koşanlara / müşriklere onları çağırdığın şey büyük geldi , Allah ki ona (dinine) istediğini seçecek ve gönülden yönelenlerden istediğini yola iletecek. Kendilerine ilim geldikten sonra ayrışmaları / fırkalaşmaları aralarında ki çekememezlik / kıskançlık yüzündendir , eğer ki Rabbinden belirli bir süreye dair kelime önceden geçmiş olmasaydı aralarındaki hüküm gerçekleşirdi, onlardan sonra kitaba mirasçı yapılanlar , O’nda kuşku içindeydiler. İşte bu şekilde sen çağrıda bulun nasıl emrolunuyorsan o istikamette kal ve onların havai keyiflerine uyma ve de ki Allah’ın kitaptan indirdiklerine iman ettim / inandım / güvendim ve aranızda adil olmakla emrolundum, Allah rabbimizdir ve rabbinizdir, amellerimiz bizedir amelleriniz de sizedir , bizle siz arasında delilleşmeye / ispatlaşmaya gerek yoktur, Allah hepimizi bir araya toplayacaktır ve ileride de O’na gidilecektir. Allah’ın davete icabet etmesinden sonra Allah hakkında ispatlaşmaya / delilleşmeye kalkışanların delilleri Rabbinin yanında / indinde çürümüştür, Onların üzerine / aleyhine öfke / gazap vardır, onlara şiddetli bir işkence / azap vardır.
(Bu dine) icabet olunduktan sonra, Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri, Rableri katında boştur. Onlar için bir gazap, yine onlar için çetin bir azap vardır.
(Kamu tarafından) Kabul edildikten sonra, hala Allah(ın dini hakkın)da tartışanların delilleri, Rableri yanında batıldır. Üzerlerine bir gazab ve onlara şiddetli bir azab vardır.
Allah'ın daveti kabul edildikten sonra dipnot 1 , Allah hakkında karşı delil getirmeye çalışanların dipnot 2 delilleri, Rableri katında değersizdir. Onlar hem öfkeyi hem de çetin bir azabı hak ederler dipnot 3 .
Sorusuna doğru cevap verildikten sonra dipnot 1 Allah hakkında karşılıklı belge getirenlerin belgeleri, Sahipleri katında değersizdir. Onlar hem öfkeyi hem de şiddetli bir cezayı hak ederler.
Daveti kabul edildikten sonra, Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri, Rableri katında boştur. Onlar için bir gazap, yine onlar için çetin bir azap vardır.
O'na icabet ettikten sonra Allah hakkında tartışanların delilleri Rab'leri katında batıldır. Onlara gazap edilmiştir. Ve onlara şiddetli bir azap vardır.
Kabul edilişinin ardından Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında geçersizdir. Bunların üzerlerine öfke, kendilerine şiddetli bir azap vardır.
As to those who contend with opposing arguments against Allah and seem resolved to dispute the truth after it has been accepted by the many who have lifted to Him their inward sight, their argument, in Allah's sight, is as futile in its effects as it is feeble in its principle. and they have come within the measure of Allah's wrath and painful shall be their retributive punishment.
As for those who argue about God after He has been acknowledged, their argument has no weight with their Lord: anger will fall upon them and agonizing torment awaits them.
But those who dispute concerning Allah after He has been accepted,- futile is their dispute in the Sight of their Lord: on them will be a Penalty terrible.
Those who contend concerning Allah dipnot 1 (after His call has been responded to), their contention is absolutely void in the sight of their Lord. Allah's wrath is upon them and a grievous chastisement awaits them.
The argument of those who argue about Allah, once He has been acknowledged, has no basis whatsoever with their Lord. There is anger upon them and they will have a harsh punishment.
And those who dispute concerning Allâh (His religion of Islâmic Monotheism with which Muhammad صلى الله عليه و سلم has been sent), after it has been accepted (by the people), of no use is their dispute before their Lord and on them is wrath, and for them will be a severe torment.[1]
Those who argue concerning Allah, after His call has been answered, their argument stands refuted with their Lord, and upon them shall be [His]wrath, and there is a severe punishment for them.
And as for those who dispute about Allâh after His call has generally been responded, futile and void will be their argument in the sight of their Lord and (His) displeasure will come down upon them and there awaits them a severe punishment.
And those who argue concerning God after that answer has been made to Him, their argument is null and void in the sight of their Lord; anger shall rest upon them, and there awaits them a terrible chastisement.
Now that the message of God is clearly presented, those who dispute it are inviting God’s anger and will be severely punished.
But those who argue about God after it has been assented to, their arguments shall be rebutted before their Lord; and upon them shall be wrath, and for them shall be keen torment.
Those who debate about God, after they had been answered, their argument is nullified at their Lord. They have incurred a wrath, and will have a severe retribution.
As to those who dispute concerning God, after obedience hath been paid Him by receiving his religion, their disputing shall be vain in the sight of their Lord; and wrath shall fall on them, and they shall suffer a grievous punishment.
And as for those who dispute about Allah after that obedience has been rendered to Him, their dispute is futile with their Lord, and upon them is wrath, and for them is a terrible penalty.
And the ones who argue concerning Allah, (i. e., about surrendering " Islam" to Allah) even after He has been responded to, their argument is rebutted in the Reckoning of their Lord, and anger will be upon them, and for them is a strict torment.
And those who argue concerning Allah after He hath been acknowledged, their argument hath no weight with their Lord, and wrath is upon them and theirs will be an awful doom.
As for those who argue in the matter of God after He has been fully acknowledged, their disputing has no force with their Lord. Upon them is (God's) anger, and the punishment for them will be severe.
And as for those who would [still] argue about God after He has been acknowledged [by them] all their arguments are null and void in their Sustainer’s sight, and upon them will fall [His] condemnation, and for them is suffering severe in store:
As for those who dispute about Allah after He is ˹already˺ acknowledged ˹by many˺, their argument is futile in the sight of their Lord. Upon them is wrath, and they will suffer a severe punishment.
And those who debate about God, after they had been answered, their argument is nullified at their Lord. They have incurred a wrath, and will have a severe retribution.
Those who argue about GOD, after receiving His message, their argument is nullified at their Lord. They have incurred condemnation, and have deserved a severe retribution.
And those who argue concerning Allah after He has been responded to - their argument is invalid with their Lord, and upon them is [His] wrath, and for them is a severe punishment.
And those who dispute concerning God after that answer has been made to him: their argument has no weight with their Lord; and upon them is wrath, and they have a severe punishment.
And as for those who argue about Allah after He has been accepted (and the Divine System has been established as a living witness to the Truth), futile is their argument at their Lord. And upon them is condemnation and theirs will be a severe retribution.
And those who dispute about Allah after He has been accepted— Their dispute is useless in the sight of their Lord: And upon them is Anger (from Allah), and for them will be a terrible penalty.
Those who argue about Allah after He has been responded to, their argument is void in the sight of their Lord, and upon them is wrath, and for them is a severe punishment.
And those who debate about God, after they had been answered, their argument is nullified at their Lord. They have incurred a wrath, and will have a severe retribution.