Mü'min suresi

Mü'min suresi, 5. ayet

Mü'min suresi, 5. ayet. كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَعْدِهِمْ وَهَمَّتْ كُلُّ أُمَّةٍۭ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ وَجَٰدَلُوا۟ بِٱلْبَٰطِلِ لِيُدْحِضُوا۟ بِهِ ٱلْحَقَّ فَأَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv vel'aḥzâbü mim ba`dihim. vehemmet küllü ümmetim birasûlihim liye'ḫuẕûhü vecâdelû bilbâṭili liyüdḥiḍû bihi-lḥaḳḳa feeḫaẕtühüm. fekeyfe kâne `iḳâb.

Diyanet İşleri

Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 2–8 · surenin 5. ayeti / 85

Konu Kitabın indirilişi ve Arş'ı taşıyan meleklerin duası Mü'min 1–9 3

  1. Mü'min 2–3

    (2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.

  2. Mü'min 4

    Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.

  3. 5

    Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!

  4. Mü'min 6

    Böylece Rabbinin, inkar edenler hakkındaki, "Onlar cehennemliklerdir" sözü gerçekleşmiş oldu.

  5. Mü'min 7

    Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: "Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru."

  6. Mü'min 8

    "Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. “Onlardan önce Nûh’un kavmi” yine Âd kavmi de “Nûh’un kavminden sonra da birlikler” güruhlar halinde bir araya gelen, hakkı iptal etmek ve batılı zafere kavuşturmak üzere bir araya toplanan “birlikler yalanladılar.”

Öyle ki bu gruplaşmaları sonunda “her ümmet peygamberini yakalayıp öldürmeye kastetmiş…” Bir peygambere karşı yapılabilecek en ileri saldırı budur. Oysa o peygamberler, hayır ehlinin önderleridir. Saf hakikat, onlarla beraberdir. Onların getirdikleri hakta hiçbir şüphe ve tereddüt yoktur. Ama bu ümmetler, onları öldürmek istediler.

Peki, böyle bir azgınlık, sapıklık ve bedbahtlıktan sonra içinden çıkmaları mümkün olmayacak pek büyük azaptan başkası söz konusu olabilir mi?

Bundan dolayı Allah, onların dünyevî ve uhrevî cezaları hususunda şöyle buyurmaktadır: “Ben de” yalanlamaları ve pygamberlere karşı birleşmeleri dolayısı ile “onları (azapla ansızın) yakaladım. Peki, benim cezalandırmam nasılmış?” Elbette o, cezanın en çetini ve en müthişi idi. Bu ceza ya bir çığlıktı, ya üzerlerine yağan bir taş yağmuru idi, ya yere onları yutması için ya da denize onları boğmaları için verdiği bir emirdi. Sonunda onlar, sönmüş bir ateş alevi gibi hareketsiz kalıverdiler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Bunun akabinde Âd, Semûd, Lût kavmi, Medyen ashabı ve Firavun da yalanlamıştı. Bu ümmetlerden her biri resullerini yakalayıp öldürmeye azmetmişlerdi. Hakkı yok etmek için elindeki batıl ile tartıştılar. Bu ümmetlerin hepsini kıskıvrak yakaladım. Onlara verdiğim cezamı düşün. O ceza çok şiddetli bir cezaydı.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَذَّبَتْ kezzebet yalanladı kök: كذب
  2. قَبْلَهُمْ kablehum onlardan önce kök: قبل
  3. قَوْمُ kavmu kavmi kök: قوم
  4. نُوحٍۢ nuhin Nuh
  5. وَٱلْأَحْزَابُ vel'ehzabu ve kollar kök: حزب
  6. مِنۢ min
  7. بَعْدِهِمْ ۖ bea'dihim onlardan sonraki kök: بعد
  8. وَهَمَّتْ ve hemmet ve yeltendi kök: همم
  9. كُلُّ kullu her kök: كلل
  10. أُمَّةٍۭ ummetin millet kök: امم
  11. بِرَسُولِهِمْ birasulihim elçisini kök: رسل
  12. لِيَأْخُذُوهُ ۖ liye'huzuhu yakalamağa kök: اخذ
  13. وَجَـٰدَلُوا۟ ve cadelu ve tartıştılar kök: جدل
  14. بِٱلْبَـٰطِلِ bil-batili boş şeyler ileri sürerek kök: بطل
  15. لِيُدْحِضُوا۟ liyudhidu gidermek için kök: دحض
  16. بِهِ bihi onunla
  17. ٱلْحَقَّ l-hakka hakkı kök: حقق
  18. فَأَخَذْتُهُمْ ۖ feehaztuhum bu yüzden onları yakaladım kök: اخذ
  19. فَكَيْفَ fekeyfe nasıl kök: كيف
  20. كَانَ kane oldu kök: كون
  21. عِقَابِ ikabi azabım kök: عقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دحض (4 geçiş) · Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Aynı kök: بطل (36 geçiş)

    Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler.…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine…

  • Aynı kök: حزب (20 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur'an) ve bir de…

  • Aynı kök: دحض (4 geçiş)

    Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.

  • Aynı kök: دحض (4 geçiş)

    Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hali nice olacak!.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlardan önce Nuh kavmi ve bunlardan sonraki gruplar da (peygamberlerini) yalanlamışlardı. Her ümmet, kendi elçisini yakalamaya azmetmişti. dipnot 1 Batıl sayesinde gerçeği iptal etmek için mücadele etmişlerdi. dipnot 2 (Bunun üzerine onları) kıskıvrak yakalamıştım. Azabım (bak) nasıl olmuştu!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [hemmet] fiili "azmetmek", "harekete geçmek", "canla başla uğraşmak", "tuzaklar kurmak"; "plan ve entrikalar yapmak" gibi anlamlar içermektedir. Bunu yapmalarının sebebi ayette [liye'huzûhu] ifadesiyle ifade edilmekte ve amaçları da peygamberleri "yakalamak", "tutuklamak", "öldürmek", "hapsetmek" şeklinde dile getirilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet Enbiyâ 21:18. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Onlardan önce Nuh kavmi ve peşlerinden gelen tüm kafadarlar da yalanlamıştı; her toplum kendi elçisini yakalayıp ondan kurtulmanın planlarını yapmıştı; batıl uğruna hakikati kendi kendisiyle alt etmeye çalışmak gibi yanlış ve yanıltıcı bir mücadele yöntemini benimsediler. Fakat, sonuçta Ben onları yakaladım: cezalandırma nasıl olurmuş görsünler bakalım!

Muhammed Esed

Onlardan önce Nuh kavmi, sonra da (Allah'ın elçilerine karşı) birleşen (öteki kavim)lerin tümü hakikati yalanladılar; bu toplulukların her biri kendilerine gönderilen elçileri yakalayıp ortadan kaldırmak için onlara karşı tuzaklar kurdular; ve hakikati etkisiz hale getirmek için (elçilerin getirdikleri mesaja) yanlış ve yanıltıcı delillerle karşı koydular; bu yüzden onları hesaba çektim. Ne çetindir Benim intikamım!

Ahmed Hulusi

Onlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonra da hakikate karşı çıkan tüm topluluklar yalanladı. Her ümmet kendi Rasullerini, Onu yakalamak (etkisizleştirmek, öldürmek) için niyetlendi. . . Batılı seslendirenler olarak, Hakk'ı geçersiz kılmak için mücadele ettiler. . . Bu yüzden onları yakaladım. . . Suçlarının karşılığını yaşatmam nasıl oldu?

Ali Bulaç

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da. Her ümmet, kendi elçilerini (susturmak için) yakalamaya yeltendi. Hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, 'batıla dayanarak' mücadeleye giriştiler. Ben de onları yakalayıverdim. Artık Benim cezalandırmam nasılmış?

Ali Özek ve heyeti

Onlardan önce Nuh kavmi ve bunlardan sonraki topluluklar da (peygamberlerini) engellemeye, her ümmet kendi peygamberini yakalamaya azmetmişti. Bâtılı hakkın yerine koymak için mücadele etmişlerdi. Bunun üzerine ben onları kıskıvrak yakaladım. İşte, cezalandırmamın nasıl olduğunu gör!

Ali Rıza Safa

Onlardan önce Nuh toplumu, onlardan sonra da ayrımcılar yalanladılar. Her toplum, kendi elçisini yakalamak için uğraştı. Gerçeği yok etmek için, gerçeğe aykırı olanı savunarak tartıştılar. Ardından, onları yakaladım. Sonunda, cezalandırmam nasıl oldu?

Bayraktar Bayraklı

Onlardan önce Nuh toplumu ve bunların ardından da işbirlikçi gruplar, peygamberlerini yalanlamışlar ve her toplum kendi peygamberini yakalayıp etkisiz hale getirmek istemiştir. Batılı hakkın yerine koymak için mücadele etmişlerdi. Bunun üzerine ben onları kıskıvrak yakaladım. İşte, cezalandırmamın nasıl olduğunu gör!

Edip Yüksel

Onlardan önce Nuh'un halkı da yalanlamıştı ve onlardan sonra birçok parti de... Her topluluk elçilerini etkisiz hale getirmeye çalıştı. Gerçeği gidermek için boş ve yanlış şeylerle tartıştılar. Sonunda onları yakaladım; cezalandırmam nasılmış?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan önce Nuh'un halkı da yalanlamıştı ve onlardan sonra bir çok parti de... Her topluluk elçilerini etkisiz hale getirmeye çalıştı. Gerçeği gidermek için boş ve yalnış şeylerle tartıştılar. Sonunda onları yakaladım; cezalandırmam nasılmış?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan önce Nuh kavmi, arkalarından da çeşitli gruplar yalanlamışlardı ve her ümmet kendi peygamberlerini yakalamaya kalkıştı. Onlar, hakkı batıl ile yok etmek için boşuna mücadele ettiler de Ben, onları tuttum alıverdim. (Bak) o vakit nasıl oldu cezalandırmam?!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlardan evvel Nuhun kavmı arkalarından da Ahzab tekzib etmişlerdi ve her ümmet kendi Resullerini yakalamak kasdinde bulundu ve hakkı batılla gidermek için boşuna mücadele ettiler de ben onları tuttum alıverdim o vakıt nasıl oldu ıkabım?

Erhan Aktaş

Onlardan önce Nuh halkı ve onlardan sonraki topluluklar da yalanladılar. Her ümmet, kendi Resullerini yalanlamaya yöneldi. Hakk'ı, Batıl'la yok etmek için mücadele ettiler. Ben de onları yakalayıverdim. Akabinde cezalandırmam nasılmış gördüler!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan önce Nuh halkı ve onlardan sonraki topluluklar da yalanladılar. Her ümmet, kendi resullerini yalanlamaya yöneldi. Hakk'ı, Batıl'la yok etmek için mücadele ettiler. Ben de onları yakalayıverdim. Akabinde cezalandırmam nasılmış gördüler!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonraki topluluklar da yalanladılar. Her ümmet, kendi rasullerini yalanlamaya yöneldi. Hakk'ı, Batıl'la yok etmek için mücadele ettiler. Ben de onları yakalayıverdim. Akabinde cezalandırmam nasılmış gördüler!

Gültekin Onan

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da. Her ümmet kendi elçilerini [susturmak için] yakalamaya yeltendi. Hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, 'batıla dayanarak' mücadeleye giriştiler. Ben de onları yakalayıverdim. Artık benim cezalandırmam nasılmış!

Hasan Basri Çantay

Onlardan evvel Nuuh kavmi de, bunlardan sonraki sürü sürü fırkalar da (peygamberlerini) yalan saydı (lar). (Bunlardan) her ümmet, kendi peygamberlerini yakalamayı kasdetdi. Hakıykatı olmayan (şeyler) le hakkı yok edebilmeleri için savaşıb durdular. Neticede ben de onları tutub yakaladım. İşte (bak) benim azabım nice imiş!

İbni Kesir

Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Arkalarından muhtelif topluluklar da. Her ümmet kendi peygamberlerini yakalamaya yeltendi ve hakkı batılla yok etmek için mücadeleye girişti. En sonunda Ben de onları yakaladım. Azabım nasılmış?

Mehmet Alagaş

(1-9) Hâ, Mim, Kitap; kıymetli ve bilen, günahları bağışlayan, vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eden şiddetli karşılık veren güç ve kudret sahibi Allah’tan indirilmedir. Ondan başka ilah yoktur, gelece ği yer O’dur. Ancak kafirler Allah’ın ayetleri ile çekişirler/mücadele ederler, beldelere dönüp dolaşmaları seni aldatmasın (bu tipler aynı) Önceden de Nuh kavmi ve onlardan sonraki gruplar da yalanladılar, her bir ümmet / toplu m Resullerini ele geçirme niyetinde oldu, b atılı kullanarak hakkı yok etmek için cedelleştiler / mücadele ettiler , onları yakaladım, sonuçları / akıbetleri nasılmış? İşte böylece Rabbinin kafirler üzerindeki kelimeleri / kelamı gerçekleşti, muhakkak ki onlar ateşin halkıdır. Tahtı / Arşı taşıyanlar ve etrafında kim varsa övgü ile / hamd ile rablerini üstün tutuyorlar / tesbih ediyorlar, O’na iman ediyorlar, iman edenler içinde “Rabbimiz, esirgemesi / rahmeti ve ilmi ile her şeyi kuşatmıştır , vazgeçenleri yoluna tabi olanları bağışla, cehennem azabından onları koru” şeklinde bağışlanma diliyorlar . Rabbimiz onları söz verdiğin / vaadettiğin adn cennetlerine onları sok, Babalarından, zevcelerinden, soylarından / zürriyetlerinden ıslah olmuş kimler varsa onları da sok! Kesinlikle sen kıymetlisin ve hikmetli karar verensin. Onları kötülüklerden koru, kimi eğer kötülüklerden korursa işte o gün o kesinlikle esirgenmiştir / merhamet edilmiştir, işte o büyük bir kurtuluştur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlardan önce Nûh’un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. İşte cezalandırmamın nasıl olduğunu gör.

Süleyman Ateş

Onlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonra gelen kollar da yalanladı. Her millet, elçisini yakalamağa yeltendi; hakkı gidermek için boş şeyler ileri sürerek tartıştılar. Bu yüzden onları yakaladım. (Bak işte) Azabım nasıl oldu?!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan önce Nuh'un halkı ve arkalarından gelenler de yalana sarıldılar. Her toplum (ümmet), kendi batıllarıyla bu hakkı ortadan kaldırmak için mücadeleye girerek, kendilerine gelen elçiyi avuçlarının içine almaya çalıştılar. Ben de onları oradan aldım. Cezalandırmam nasılmış (gördüler)?

Şaban Britch

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra da çeşitli topluluklar (yalanladı). Her ümmet, kendi peygamberlerini yakalamaya/öldürmeye azmetti ve batıl uğruna mücâdele ettiler. Ta ki onunla hakkı ortadan kaldırsınlar! Cezalandırmam nasıldı?

Şaban Piriş

Onlardan önce Nuh Kavmi ve onlardan sonra da peygamberlerine karşı gelen her toplum yalanlamış, peygamberlerini yakalamak ve hakkı ortadan kaldırmak için batılın mücadelesini vermişti. Ama ben, onları yakalamıştım. Cezalandırmam nasıldı?

Yaşar Nuri Öztürk

Onlardan önce Nuh kavmi yalanlamıştı. Onlardan sonra gelen oymaklar da. Her ümmet kendilerine gelen elçiyi yakalasınlar diye uğraştı. Ve hakkı işlemez kılmak için yanlışı/tutarsızlığı esas alarak mücadele ettiler; nihayet onları yakaladım. Nasıl olmuştu azabım?!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In order of time there were the people of Nuh (Noah) who declared Our message to be false followed by those who confederated their wits against the truth and each of them lied schemes for their Messenger to reduce him into impotence and they contended with opposing argument to confute the truth; and there I cast them down from a position of prosperity and power and brought them to ruin and how unbearable was the retribution.

Abdul Haleem

Before them the people of Noah rejected the truth and so did those who formed opposition after them: every community schemed to destroy its messenger and strove to refute truth with falsehood; but it was I who destroyed them. How terrible My punishment was!

Abdullah Yusuf Ali

But (there were people) before them, who denied (the Signs),- the People of Noah, and the Confederates (of Evil) after them; and every People plotted against their prophet, to seize him, and disputed by means of vanities, therewith to condemn the Truth; but it was I that seized them! and how (terrible) was My Requital!

Abul A'la Maududi

Before them the people of Noah also gave the lie (to Messengers), and so did many parties after them. Each nation sallied forth against its Messenger to seize him, and they disputed with false arguments seeking therewith to repudiate the Truth. Then I seized them; and behold, how woeful was My retribution!

Aisha Bewley

The people of Nuh denied the truth before them, and the Confederates after them. Every nation planned to seize its Messenger and used false arguments to rebut the truth. So I seized them, and how was My retribution!

Al-Hilali & Khan

The people of Nûh (Noah) and the Confederates after them denied (their Messengers) before these; and every (disbelieving) nation plotted against their Messenger to seize him, and disputed by means of falsehood to refute therewith the truth. So I seized them (with punishment), and how (terrible) was My punishment!

Ali Quli Qarai

The people of Noah denied before them and the [heathen] factions [who came] after them. Every nation attempted to lay hands on their apostle, and disputed erroneously to refute the truth. Then I seized them; so how was My retribution?!

Amatul Rahman Omar

The people of Noah cried lies (to Our Messages) before these (disbelievers) and (so did) various other groups after them (- the people of Noah). And every community strove to seize their Messenger (of God) with a mind to destroy his mission. And they had begun arguing (with him) by means of false reasoning that they might thereby refute the truth. At this I seized them (with punishment). Behold! how (terrible) was My retribution (as a sequel to their evil deeds.

Arthur John Arberry

The people of Noah before them also cried lies, and the parties after them; every nation purposed against their Messenger to seize him, and disputed with falsehood that they might rebut thereby the truth. Then I seized them; and how was My retribution!

Bijan Moeinian

[Denial of truth is not a new phenomenon. ] People of Noah (as well as people of the prophets after him) denied their prophets and tried to destroy them physically and through disinformation campaign. I (God) punished them with the most severe punishment.

E. Henry Palmer

The people of Noah before them called the prophets liars; and the confederates after them; and every nation schemed against their Apostle to catch him. And they wrangled with falsehood that they might refute the truth thereby, but I seized them, and how was my punishment!

Edip-Layth

Before they, the people of Noah denied and the opponents after them. Every nation plotted against their messenger to seize him, and they disputed by means of falsehood to defeat with it the truth. So I seized them; how then was My punishment!

George Sale

The people of Noah, and the confederated infidels which were after them, accused their respective prophets of imposture before these; and each nation hatched ill designs against their apostle, that they might get him into their power; and they disputed with vain reasoning; that they might thereby invalidate the truth: Wherefore I chastised them; and how severe was my punishment!

Hamid S. Aziz

The people of Noah and the parties after them rejected (Prophets) before them, and every nation purposed against their Messengers to destroy him, and they disputed by means of falsehoods that they might thereby render null the truth, therefore I destroyed them; how terrible was then My retribution!

Mahmoud Ghali

The people of Nûh (Noah) before them cried lies and the (allied) parties even after them; and every nation designed against their Messenger to take him (away), and disputed with untruth that they might rebut thereby the Truth. Then I took them (away); so how was (My) punishment!

Marmaduke Pickthall

The folk of Noah and the factions after them denied (their messengers) before these, and every nation purposed to seize their messenger and argued falsely, (thinking) thereby to refute the Truth. Then I seized them, and how (awful) was My punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

The people of Noah had denied before them, and many factions after them. Every nation has intrigued against its apostle and afflicted him, and argued with false arguments to condemn the truth. Then I seized them. How was then My retribution!

Muhammad Asad

to the truth gave the lie, before their time, the people of Noah and, after them, all those [others] who were leagued together [against God’s message-bearers]; and each of those communities schemed against the apostle sent unto them, aiming to lay hands on him; and they contended [against his message] with fallacious arguments, so as to render void the truth thereby: but then I took them to task - and how awesome was My retribution!

Mustafa Khattab

Before them, the people of Noah denied ˹the truth˺, as did ˹other˺ enemy forces afterwards. Every community plotted against its prophet to seize him, and argued in falsehood, ˹hoping˺ to discredit the truth with it. So I seized them. And how ˹horrible˺ was My punishment!

Progressive Muslims

Denial had come before them from the people of Noah and the opponents after them, and every nation plotted against their messenger to seize him, and they disputed by means of falsehood to defeat with it the truth. So I took them; how then was My punishment!

Rashad Khalifa

Disbelieving before them were the people of Noah, and many other opponents after them. Every community persecuted their messenger to neutralize him. And they argued with falsehood, to defeat the truth. Consequently, I punished them; how terrible was My retribution!

Sahih International

The people of Noah denied before them and the [disbelieving] factions after them, and every nation intended [a plot] for their messenger to seize him, and they disputed by [using] falsehood to [attempt to] invalidate thereby the truth. So I seized them, and how [terrible] was My penalty.

Sam Gerrans

There denied before them the people of Noah, and the parties after them; and every community purposed against their messenger to seize him, and disputed with falsehood to refute thereby the truth. Then I seized them — and how was My retribution!

Shabbir Ahmed

Before their times, the people of Noah and generations after them too banded together in denying the Message. And every nation endeavored to seize its Messenger, and disputed with him with falsehood in order to refute the Truth. But it was I Who seized them, and, behold, how awesome was My grasping!

Syed Vickar Ahamed

But (there were people) before them, who rejected (the Signs)— The People of Nuh (Noah), and those who joined together (in evil) after them; And every (one of those) people who plotted against their messenger, to seize him, and disputed by means of pride (and falsehood) just to bring down and therefore to knock down the Truth: But it was I Who seized them! And how (terrible) was My punishment (for them)!

Taqi Usmani

Before these, the people of NūH and the groups after them had rejected (the messengers). Every group intended to seize their messenger, and raised disputes on the basis of falsehood, so that they might refute the truth with it, hence I seized them. So, how was My punishment?

The Monotheist Group

Denial had come before them from the people of Noah, and the Confederates after them. And every nation obsessed with their messenger - to take him - and they disputed by means of falsehood to defeat with it the truth. So I took them; how then was My punishment!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩