Tevbe suresi

Tevbe suresi, 81. ayet

Tevbe suresi, 81. ayet. فَرِحَ ٱلْمُخَلَّفُونَ بِمَقْعَدِهِمْ خِلَٰفَ رَسُولِ ٱللَّهِ وَكَرِهُوٓا۟ أَن يُجَٰهِدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَقَالُوا۟ لَا تَنفِرُوا۟ فِى ٱلْحَرِّ قُلْ نَارُ جَهَنَّمَ أَشَدُّ حَرًّا لَّوْ كَانُوا۟ يَفْقَهُونَ

feriḥa-lmüḫallefûne bimaḳ`adihim ḫilâfe rasûli-llâhi vekerihû ey yücâhidû biemvâlihim veenfüsihim fî sebîli-llâhi veḳâlû lâ tenfirû fi-lḥarr. ḳul nâru cehenneme eşeddü ḥarrâ. lev kânû yefḳahûn.

Diyanet İşleri

Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve "Bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 78–84 · surenin 81. ayeti / 129

Konu Seferden geri kalanlar; cenaze namazı yasağı Tevbe 81–89 3

  1. Tevbe 78

    Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?

  2. Tevbe 79

    Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

  3. Tevbe 80

    Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resulünü inkar etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.

  4. 81

    Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve "Bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı.

  5. Tevbe 82

    Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.

  6. Tevbe 83

    Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Artık siz benimle birlikte ebediyyen çıkmayacak ve benimle birlikte hiçbir düşmanla asla savaşmayacaksınız. Çünkü siz baştan yerinizde oturup kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte oturun."

  7. Tevbe 84

    Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

81. Yüce Allah, münafıkların cihaddan geri kalmaları ile övünüşlerini ve buna aldırış etmemelerini açıklamaktadır ki bu davranışları, onların iman etmediklerine ve küfrü imana tercih ettiklerine açık bir delildir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın Rasûlüne muhalefet edip de ondan geri kalanlar, (savaşa çıkmayıp evde) oturmalarından dolayı sevindiler.” Bu sevinme, sadece geri kalmaktan daha ileri bir suçtur. Çünkü böyle bir geri kalış haramdır, bir de işlenen bu günaha rıza gösterme ve ondan dolayı böbürlenip sevinme söz konusudur.

“Malları ve canları ile Allah yolunda cihad etmeyi hoş görmediler.” Bu, cihaddan geri kalan mü’minlerin halinden farklıdır. Çünkü mü’minler, geçerli bir mazeretleri sebebiyle olsa bile cihaddan geri kalacak olsalar buna üzülürler ve son derece kederlenirler. Kalplerindeki imanın gereği olarak malları ve canları ile Allah yolunda cihad etmeyi arzularlar ve Allah’ın lütuf, ihsan, iyilik ve bağışını umarlar.

“Ve” o münafıklar: “Bu sıcakta savaşa çıkmayın, dediler.” Yani savaşa çıkmak sıcak sebebi ile bizim için zordur. Böylece onlar, geçici ve kısacık bir rahatı eksiksiz ve ebedi bir rahata tercih ettiler. Bununla birlikte gölge ile kendisine karşı korunulabilecek, sabah ve akşamların etkisini azalttığı sıcaktan sakındılar da ölçüsü hiçbir şeyle ölçülemeyecek derecede kızgın olan cehennem ateşinden sakınmaya gerek görmediler. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “De ki: Cehennem ateşi daha sıcaktır. Keşke anlasalardı!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın resulü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e muhalefet ederek Tebuk seferine çıkmayarak, yerlerinde kalıp oturan münafıklar son derece sevindiler. Müminlerin cihat ettiği gibi malları ve canları ile Allah yolunda cihat etmeyi hoş görmediler. Münafık kardeşlerinden alıkoyduklarına "Sıcakta savaşa çıkmayın!" dediler. Tebuk gazvesi sıcağın şiddetli olduğu bir zamanda gerçekleşmişti. -Ey Peygamber!- De ki: "Eğer bilselerdi, münafıkları bekleyen cehennem ateşi, kendisinden kaçtıkları şu ateşten daha şiddetlidir."

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَرِحَ feriha sevindiler kök: فرح
  2. ٱلْمُخَلَّفُونَ l-muhallefune muhalefet ederek kök: خلف
  3. بِمَقْعَدِهِمْ bimek'adihim oturup kalmalarına kök: قعد
  4. خِلَـٰفَ hilafe geride kalanlar kök: خلف
  5. رَسُولِ rasuli resulune kök: رسل
  6. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  7. وَكَرِهُوٓا۟ ve kerihu ve hoşlanmadılar kök: كره
  8. أَن en
  9. يُجَـٰهِدُوا۟ yucahidu cihadetmekten kök: جهد
  10. بِأَمْوَٰلِهِمْ biemvalihim mallarıyle kök: مول
  11. وَأَنفُسِهِمْ ve enfusihim ve canlarıyle kök: نفس
  12. فِى fi
  13. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  14. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  15. وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler kök: قول
  16. لَا la
  17. تَنفِرُوا۟ tenfiru sefere çıkmayın kök: نفر
  18. فِى fi
  19. ٱلْحَرِّ ۗ l-harri sıcakta kök: حرر
  20. قُلْ kul de ki kök: قول
  21. نَارُ naru ateşi kök: نور
  22. جَهَنَّمَ cehenneme cehennemin
  23. أَشَدُّ eşeddu daha kök: شدد
  24. حَرًّۭا ۚ harran sıcaktır kök: حرر
  25. لَّوْ lev keşke
  26. كَانُوا۟ kanu olsalardı kök: كون
  27. يَفْقَهُونَ yefkahune anlıyor(lar) kök: فقه

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş)

    Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin…

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: قعد (31 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş)

    "Allah'a iman edin ve Resulü ile birlikte cihat edin" diye bir sure indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve "Bizi…

  • Aynı kök: قعد (31 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    (95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar.…

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve…

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın Elçisine muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevinmişler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad (fedakârlık) etmeyi çirkin görmüşler ve "Bu sıcakta sefere çıkmayın." demişlerdi. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır! Keşke anlasalardı!"

Mustafa İslamoğlu

Terk edilen (bu) kimseler, Rasululllah'a muhafelet ederek oturup kalmalarına sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar; bir de kalkıp "Şu sıcakta savaşa çıkmayın!" diye propaganda yaptılar. Onlara "Cehennem ateşi daha sıcaktır!" de; tabii ki bunun bilincine varabilirlerse!

Muhammed Esed

Geride bırakılan bu (münafık) kimseler, Allah Elçisinin (sefer için ayrılmasının) ardından kendilerinin savaştan uzak kalmalarına sevindiler; çünkü Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmak düşüncesi bunların hoşuna gitmiyor ve (hatta birbirlerine) "Bu sıcakta savaşa çıkmayın!" diyorlardı. De ki: "Cehennem ateşi çok daha sıcaktır!" Tabii, eğer bu gerçeği kavrayabilirlerse!

Ahmed Hulusi

Allah Rasulünün isteğinin aksine, gitmeyip geride kalanlar, evlerinde oturmakla sevindiler; Allah uğruna mallarıyla, canlarıyla mücahede etmek hoşlarına gitmedi ve dediler ki: "Şu sıcakta savaşa çıkmayın". . . De ki: "Cehennem narı sıcaklık olarak çok daha şiddetlidir!" Keşke kavrayabilselerdi!

Ali Bulaç

Allah'ın elçisine muhalif olarak (savaştan) geri kalanlar oturup kalmalarına sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi çirkin görerek: "Bu sıcakta (savaşa) çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşinin sıcaklığı daha şiddetlidir." Bir kavrayıp anlasalardı.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın Rasûlüne muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevindiler; mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler, «Bu sıcakta sefere çıkmayın» dediler. De ki: «Cehennem ateşi daha sıcaktır!» Keşke anlasalardı!

Ali Rıza Safa

Allah'ın elçisine karşı gelerek geride kalanlar, oturup kaldıkları için sevindiler. Çünkü Allah'ın yolunda mallarıyla canlarıyla çaba göstermekten hoşlanmadılar. Üstelik "Bu sıcakta çıkmayın!" dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır!" Keşke anlasalardı! dipnot 147

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 147
    9:81-120 ayetleri, Tebük Seferi ile ilişkilidir. Peygamberin önderliğindeki Müslümanlar.[630] yılında Şam yakınlarına gelen Hıristiyan Doğu Roma ordusuyla, Arap yarımadasının kuzeybatısındaki Tebük bölgesinde savaşmak için hazırlık yapmalarına karşın, savaş gerçekleşmemiştir. Müslümanlarla Hıristiyan Doğu Roma ordusu arasında peygamberin sağlığında gerçekleşen tek savaş, Tebük Seferi'nden yaklaşık bir yıl önce, yüz bin kişilik Hıristiyan Doğu Roma ordusuyla, üç bin kişilik İslam ordusu arasında, Ürdün -Şeria- Nehri'nin doğusundaki Mute bölgesinde yapılan, peygamberin katılmadığı savaştır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın Peygamberine muhalefet etmek için savaştan geri kalanlar, yerlerinde oturmaları ile sevindiler; mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler ve"Bu sıcakta savaşa gitmeyiniz" dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı!

Edip Yüksel

Geride kalanlar, ALLAH elçisinin ardındaki yerlerini beğendiler, ALLAH yolunda paralarıyla, canlarıyla çaba göstermekten hoşlanmadılar ve: "Bu sıcakta harekete geçmeyin" dediler. "Cehennem ateşi daha sıcaktır" de. Bir anlasalardı!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Geride kalanlar, ALLAH elçisinin ardındaki yerlerini beğendiler, ALLAH yolunda paralarıyla, canlarıyla çaba göstermekten hoşlanmadılar ve: 'Bu sıcakta harekete geçmeyin,' dediler. 'Cehennem ateşi daha sıcaktır,' de. Bir anlasalardı!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Arkada kalıp savaşa gitmeyenler, Allah'ın Resulüne karşı koymak üzere, yerlerinde oturup kalmalarına sevindiler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmekten hoşlanmadılar ve: "Bu sıcakta sefere çıkmayın!" dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcak!" Keşke duysalardı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Arkada kalanlar Resulullah hılafına olarak oturub kalmalariyle ferahlandılar, Allah yolunda mallariyle, canlariyle mücahid olmayı hoşlanmadılar, bu sıcakta seferber olmayın dediler, de ki Cehennem ateşi daha sıcak, fakat duysalardı

Erhan Aktaş

Allah'ın Resul'üne muhalefet ederek geride kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Mallarıyla, canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar. Bir de "Bu sıcakta savaşa çıkmayın." dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın Resulüne muhalefet ederek geride kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Mallarıyla, canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar. Bir de, "Bu sıcakta savaşa çıkmayın." dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın Rasul'üne muhalefet ederek geride kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Mallarıyla, canlarıyla cihat etmekten hoşlanmadılar. Bir de, "Bu sıcakta savaşa çıkmayın." dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." keşke anlasalardı.

Gültekin Onan

Tanrı'nın elçisine muhalif olarak (savaştan) geri kalanlar oturup kalmalarına sevindiler ve Tanrı yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi çirkin görerek: "Bu sıcakta (savaşa) çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşinin sıcaklığı daha şiddetlidir." Bir kavrasalardı (yefkahun).

Hasan Basri Çantay

Allahın peygamberine muhaalefet için (savaşdan) geri kalan (münafık) lar (memleketlerinden çıkmayıb) oturmalarıyle sevindi (ler), Allah yolunda mallariyle, canlariyle cihad etmeyi çirkin gördüler ve: "Bu sıcakda harbe çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcak". İyice bilmiş olsalardı...

İbni Kesir

Allah'ın peygamberine muhalefet için geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi. Bu sıcakta savaşa çıkmayın, dediler. De ki: Cehennem ateşi daha sıvaktır. Keşke bilselerdi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah Rasûlü'nün ardından onun aksine (Tebük Savaşı'ndan) geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat hoşlarına gitmedi de sıcakta savaşa çıkmayın, dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke anlayabilselerdi.

Süleyman Ateş

Allah'ın Elçisinin arkasından oturmakla sevindiler, mallarıyle ve canlarıyle cihadetmekten hoşlanmadılar: "Sıcakta sefere çıkmayın." dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır!" Keşke anlasalardı!

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın elçisine muhalefet edip savaştan geri kalanlar, oturup kalmalarından dolayı mutlu oldular. Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad etmek /ellerinden geleni yapmak dipnot 1 onlara itici geldi. Bir de "Bu sıcakta savaşa çıkmayın!" dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır!" Keşke kavrasalardı dipnot 2 !

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cihad için bkz. Tevbe 9/16'nın dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Muhalefete geçenler, bulundukları yerden Allah'ın elçisine karşı gelmelerine sevindiler ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda sefere çıkmaktan (savaşmaktan) hoşlanmadılar. "Bu sıcakta orduyu çıkarmayın" dediler. De ki "Cehennem'in ateşi daha sıcaktır." Bunu bir anlasalardı.

Şaban Britch

Allah Rasûlü'nün ardından onun aksine (Tebük savaşından) geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat hoşlarına gitmedi de sıcakta savaşa çıkmayın! dediler. De ki: Cehennem ateşi daha sıcaktır. Keşke anlayabilselerdi.

Şaban Piriş

Allah'ın Elçisinin aksine geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat hoşlarına gitmedi de 'sıcakta savaşa çıkmayın!' dediler. De ki: -Cehennem ateşi daha sıcaktır.' Keşke anlayabilselerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın resulüne ters düşmek için arkada kalanlar, çöküp oturdukları için sevindiler; Allah yolunda, mallarıyla canlarıyla didinmeyi tiksindirici bulup şöyle dediler: "Bu sıcakta seferber olmayın." De ki: "Hararet bakımından cehennem daha zorludur." Bir anlayabilselerdi!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These hypocrites, the stay-at-home, rejoiced for remaining behind, leaving the Messenger and his available troops to set forth for the battle and they hated to participate in the expedition; they disliked greatly to strive with their wealth and their lives and incited others not to join the expedition in the scorching heat of the summer. Say to them: The heat of Hell is far more intense and indeed merciless if only you have enough intelligence to reflect!

Abdul Haleem

Those who were left behind were happy to stay behind when God’s Messenger set out; they hated the thought of striving in God’s way with their possessions and their persons. They said to one another, ‘Do not go [to war] in this heat.’ Say, ‘Hellfire is hotter.’ If only they understood!

Abdullah Yusuf Ali

Those who were left behind (in the Tabuk expedition) rejoiced in their inaction behind the back of the Messenger of Allah: they hated to strive and fight, with their goods and their persons, in the cause of Allah: they said, "Go not forth in the heat." Say, "The fire of Hell is fiercer in heat." If only they could understand!

Abul A'la Maududi

[9:81] Those who were allowed to stay behind rejoiced at remaining behind and not accompanying the Messenger of Allah. They were averse to striving in the Way of Allah with their belongings and their lives and told others: "Do not go forth in this fierce heat." Tell them: "The Hell is far fiercer in heat." Would that they understand!

Aisha Bewley

Those who were left behind were glad to stay behind the Messenger of Allah. They did not want to do jihad with their wealth and themselves in the Way of Allah. They said, ‘Do not go out to fight in the heat.’ Say: ‘The Fire of Hell is much hotter, if they only understood.’

Al-Hilali & Khan

Those who stayed away (from Tabuk expedition) rejoiced in their staying behind the Messenger of Allâh; they hated to strive and fight with their properties and their lives in the Cause of Allâh, and they said: "March not forth in the heat." Say: "The Fire of Hell is more intense in heat"; if only they could understand!

Ali Quli Qarai

Those who were left behind exulted for their sitting back against [the command of] the Apostle of Allah, and were reluctant to wage jihād with their possessions and persons in the way of Allah, and they said, ‘Do not go forth in this heat. ’ Say, The fire of hell is severer in heat, should they understand.

Amatul Rahman Omar

Those who were left behind (in the Tabûk expedition because of their making false excuses) rejoiced in their staying (at home) behind the Messenger of Allâh. They found it hard to strive with their possessions and their persons in the cause of Allâh. And they said (one to another), `Go not forth to fight in the heat.' Say, `The fire of Gehenna is even more intense in heat.' If only they could understand (it).

Arthur John Arberry

Those who were left behind rejoiced in tarrying behind the Messenger of God, and were averse to struggle with their possessions and their selves in the way of God. They said, 'Go not forth in the heat.' Say: 'Gehenna's fire is hotter, did they but understand.'

Bijan Moeinian

The hypocrites who [came with all kind of excuses in order not to participate in the expedition to Tabuk and] were permitted to stayed behind, could not hide their happiness that they have lost the opportunity of pleasing God with their belongings and lives. They were openly saying to the people: "It is crazy to set forth in such a heat." Say: “This heat is nothing compared to the Hellfire.” If only they knew.

E. Henry Palmer

Those who were left behind rejoiced in staying behind the Apostle of God, and were averse from fighting strenuously with their wealth and their persons in God's way, and said, 'March not forth in the heat. ' Say, 'The fire of hell is hotter still, if ye could but discern!'

Edip-Layth

Those who were left behind rejoiced their staying behind God's messenger, and they disliked to strive with their wealth and lives in the cause of God. They said, "Do not march out in the heat." Say, "The fire of hell is far hotter." If they could only understand!

George Sale

They who were left at home in he expedition of Tabuc, were glad of their staying behind the apostle of God, and were unwilling to employ their substance and their persons for the advancement of God's true religion; and they said, go not forth in the heat. Say, the fire of hell will be hotter; if they understood this.

Hamid S. Aziz

Those who were left behind rejoiced in staying behind the Messenger of Allah, and were averse to striving with their wealth and their persons in the way of Allah, and said, "March not forth in the heat. " Say, "The fire of hell is hotter still, if you could but discern!"

Mahmoud Ghali

The ones who were left behind exulted with their seat (s) behind the back of Messenger of Allah, (i. e., against the wishes of the Messenger) and hated to strive with their riches and their selves in the way of Allah, and said, "Do not march out in the heat." Say, "The fire of Hell is strictly hotter, " if they (really) comprehend..

Marmaduke Pickthall

Those who were left behind rejoiced at sitting still behind the messenger of Allah, and were averse to striving with their wealth and their lives in Allah's way. And they said: Go not forth in the heat! Say: The fire of hell is more intense of heat, if they but understood.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who were left behind rejoiced that they stayed at home against the wishes of God's Apostle, being averse to fighting in the way of God with their wealth and lives, and said: "Do not go in this heat. " Tell them: "The heat of Hell is far more intense." If only they had cared to instruct themselves!

Muhammad Asad

THOSE [hypocrites] who were left behind rejoiced in their staying away [from war] after [the departure of] God's Apostle, for they hated the thought of striving with their possessions and their lives in God's cause; and they had [even] said [to the others], "Do not go forth to war in this heat!" Say: "The fire of hell is hotter by far!" Had they but grasped this truth!

Mustafa Khattab

Those ˹hypocrites˺ who remained behind rejoiced for doing so in defiance of the Messenger of Allah and hated ˹the prospect of˺ striving with their wealth and their lives in the cause of Allah. They said ˹to one another˺, "Do not march forth in the heat." Say, ˹O Prophet,˺ “The Fire of Hell is far hotter!” If only they could comprehend!

Progressive Muslims

Those who have remained behind are content with their position behind God's messenger, and they disliked to strive with their wealth and lives in the cause of God; and they Say: "Do not march out in the heat. " Say: "The fire of Hell is far hotter," if they could only understand.

Rashad Khalifa

The sedentary rejoiced in their staying behind the messenger of GOD, and hated to strive with their money and their lives in the cause of GOD. They said, "Let us not mobilize in this heat!" Say, "The fire of Hell is much hotter," if they could only comprehend.

Sahih International

Those who remained behind rejoiced in their staying [at home] after [the departure of] the Messenger of Allah and disliked to strive with their wealth and their lives in the cause of Allah and said, ''Do not go forth in the heat. " Say, "The fire of Hell is more intensive in heat" - if they would but understand.

Sam Gerrans

Those who remained behind exulted at their remaining behind the messenger of God, and disliked to strive with their wealth and their lives in the cause of God; and they said: “Go not forth in the heat.” Say thou: “The fire of Gehenna is more intense in heat,” would that they understood.

Shabbir Ahmed

Those (hypocrites) who were left behind rejoiced at sitting still behind the Messenger of Allah, and disliked to strive with their wealth and persons in Allah's Cause. They said, "Let us not go forth in heat." Say, "The fire of Hell is more intense", if they but understood. (And the aggressors could soon bring the heat of the conflict to their homes).

Syed Vickar Ahamed

Those who stayed behind (from the Tabuk expedition) were happy not doing anything behind the back of the Messenger (Muhammad) of Allah: And they hated to struggle and fight, with their goods and themselves, in the Cause of Allah: And they said, "Do not go out in the heat. " Say, "The Fire of Hell is hotter in heat." If they could only understand!

Taqi Usmani

Those who were left behind were happy with their sitting back to the displeasure of the Messenger of Allah, and they disliked carrying out Jihād in the way of Allah with their wealth and lives, and they said, "Do not march in this hot weather." Say, “The fire of Jahannam is much more intense in heat,” only if they could understand.

The Monotheist Group

Those who have remained are happy with their position of lagging behind the messenger of God, and they disliked striving with their money and lives in the cause of God; and they say: "Do not mobilize in the heat." Say: "The fire of Hell is much hotter," if they could only understand.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 81. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 81. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 81. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩