Diyanet İşleri
Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"
Sâd suresi
Sâd suresi, 16. ayet. وَقَالُوا۟ رَبَّنَا عَجِّل لَّنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْحِسَابِ
veḳâlû rabbenâ `accil lenâ ḳiṭṭanâ ḳable yevmi-lḥisâb.
Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Helâk edilen topluluklar ve acele istenen azap Sâd 12–16 3
(12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.
(O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"
Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
(18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
16. Bu yalanlayıcılar, cahilliklerinden ve hakka karşı cahilce inatlaşmalarından ötürü azabın çabucak gelmesini isteyerek “dediler ki: Rabbimiz! (Azaptan) payımızı bize hesap gününden önce” daha dünyada iken derhal “ver!”
Onlar, bu sözlerinde direttiler. Ve “Eğer sen doğru sözlü isen, doğruluğunun bir alâmeti olarak gelecek olan o azabı çabucak getir”, dediler. Buna karşılık Yüce Allah da rasûlüne şunu emretmektedir:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Alay ederek: "Ey Rabbimiz! Kıyamet gününden önce dünya hayatında azaptan olan nasibimizi bize çabucak ver." derler.
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…
Aynı kök: عجل (47 geçiş)
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: عجل (47 geçiş)
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: عجل (47 geçiş)
Andolsun, Musa size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz.
Ortak kavram: Hesap
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Ortak kavram: Hesap
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Müşrikler, alay ederek) "Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce acele ver!" demişlerdi. dipnot 1
İşte onlar, "Rabbimiz! Bizim hesabımızı Hesap Günü'nden önce, hemen şimdi kes!" diye (alay ederler).
Onlar (alaylı bir şekilde): "Ey Rabbimiz!" derler, "Hesap Günü'nden önce payımıza düşen (cezayı) hemen ver bize!"
(Alayla) dediler ki: "Rabbimiz! Hak ettiğimizi, yapılanların sonuçlarının açıkça görüleceği süreçten önce, hemen ver!"
(Alaylı alaylı) Dediler ki: "Rabbimiz, hesap gününden önce (azabdan bize vadettiğin) payımızı çabuklaştırıver."
Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.
Dediler ki: "Efendimiz! Hesap Günü'nden önce payımızı hemen ver!"
"Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver!" dediler.
Ve "Efendimiz, Hesap Gününden önce acele olarak payımızı ver" diye meydan okudular.
Ve, 'Rabbimiz, Hesap Gününden önce acele olarak payımızı ver,' diye meydan okudular.
Bir de: "Ey Rabbimiz, hesap gününden önce bizim pusulamızı (payımızı) acele ver!" dediler.
Bir de ya rabbena bizim pusulamızı hisab gününden evvel acele ver, dediler
Ve: "Rabb''imiz, Hesap Günü'nden önce dipnot 1 azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.
Ve: "Rabb'imiz, Hesap Günü'nden önce dipnot 1 azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.
Ve: "Rabb'imiz, Hesap Günü'nden önce dipnot 1 azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.
(Alaylı alaylı) Dediler ki: "Rabbimiz, hesap gününden önce (azabdan bize vadettiğin) payımızı çabuklaştırıver."
(Şöyle) dediler: "Ey Rabbimiz, hesab gününden evvel bizim amel defterimizi acele ver (de görelim)".
Ve dediler ki: Rabbımız; hesab gününden önce bizim payımızı çabuklaştırıver.
(12-20) Onlardan önce Nuh kavmi yalanladı ve Âd ve kazık işke ncesi yapan Firav un ve Semud ve kavmi ve Eyke halkları işte hizipler / gruplar bunlardır. Hepsi de elçileri yalanladılar ve de azabımı hak ettiler. Bunlar da (senin kavmin de) tek bir naranın / sesin gelmesin i mi bekliyorlar? Ki onda (o seste) geri çevirme / geciktirme yok . Dediler ki, Rabbimiz, hesap gününden önce bize payımızı / bize vereceğini acilleştir de ver. (Cahil cesareti) Onların dediklerine sabret ve kuvvetli Davut kulumuzu hatırla. Muhakkak ki O, çok yönelirdi. (Çok başvuruda bulunurdu) Dağları onun emrine verdik / musahhar kıldık. Onunla beraber akşam ve sabah (İşrak vakti) üstün tutarlardı / tesbih ederlerdi. Toplu haldeki / sürü haldeki kuşlar, hepsi O'na / Allah’a yönelirdi. Saltanatını da / m ülkünü şiddetlendirdik ve ona hikmeti / (niçin ilmini, gerekçelendirmeyi) ve ayrık konuşmayı verdik (Anlaşmazlıkları giderici ikna edici konuşma yeteneği)
"Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim payımızı çabucak ver." derler.
(Alay ederek) Dediler ki: "Rabbimiz, bizim (azab) payımızı hesap gününden önce, hemen ver."
Bunlar (alay ederek) şöyle dediler: "Rabbimiz! Bizim payımızı /cezamızı hesap gününden önce dünyada iken ver! dipnot 1 "
Bunlar şöyle derler: "Sahibimiz! Hesap gününü beklemeden payımıza düşeni hemen ver!"
Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.
Ve diyorlardı ki: -Rabb'imiz, bize düşeni hesap gününden önce acele ver!..
Şöyle dediler: "Rabbimiz, bizim payımızı/hesap defterimizi, hesap gününden önce çabucak ver!"
And in their insolent challenge, they pray "O Allah, our Creator, let our share of punishment be hastened on before the Day of Judgement".
They say, ‘Our Lord! Advance us our share of punishment before the Day of Reckoning!’
They say: "Our Lord! hasten to us our sentence (even) before the Day of Account!"
They say: "Our Lord, hasten to us our share (of chastisement) before the Day of Reckoning." dipnot 1
They say, ‘Our Lord, advance our share to us before the Day of Reckoning. ’
They say: "Our Lord! Hasten to us Qittanâ (i.e. our Record of good and bad deeds so that we may see it) before the Day of Reckoning!"
They say, ‘Our Lord! Hasten on for us our share before the Day of Reckoning. ’
They say, `Our Lord! hurry up with our portion (of punishment in this very life) before the Day of Reckoning. '
They say, 'Our Lord, hasten to us our share before the Day of Reckoning. '
The [foolish] disbelievers mockingly say: "Our Lord, why wait for the Day of Judgment? send down our punishment now!"
But they say, 'O our Lord, hasten for us our share before the day of reckoning!'
They said, "Our Lord, hasten for us our punishment, before the day of Reckoning."
And they scoffingly say, O Lord, hasten our sentence unto us, before the day of account.
And they say, "Our Lord! Hasten on to us our portion before the Day of Reckoning. "
And they have said, "Our Lord, hasten (quickly) to us our sentence before the Day of Reckoning. "
They say: Our Lord! Hasten on for us our fate before the Day of Reckoning.
Still they say: "O Lord, give us our share before the Day of Reckoning. "
As it is, they say [mockingly]: "O our Sustainer! Hasten on to us our share [of punishment even] before the Day of Reckoning!"
They say ˹mockingly˺, "Our Lord! Hasten for us our share ˹of the punishment˺ before the Day of Reckoning."
And they said: "Our Lord, hasten for us our punishment, before the Day of Reckoning. "
They challenged: "Our Lord, why do you not rush the retribution for us, before the Day of Reckoning."
And they say, "Our Lord, hasten for us our share [of the punishment] before the Day of Account"
And they say: “Our Lord: hasten Thou for us our lot before the Day of Reckoning!”
And they mock, "Our Lord! Bring for us our sentence before the Day of Account. "
They (the unbelievers will) say: "Our Lord! Hasten our sentence (of punishment, even) before the Day of Reckoning (and account)!"
And they say, "O our Lord, give us our share (of the punishment) sooner, before the Day of Reckoning."
And they said: "Our Lord, hasten for us our punishment, before the Day of Reckoning."