A'râf suresi

A'râf suresi, 8. ayet

A'râf suresi, 8. ayet. وَٱلْوَزْنُ يَوْمَئِذٍ ٱلْحَقُّ فَمَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

velveznü yevmeiẕin-lḥaḳḳ. femen ŝeḳulet mevâzînühû feülâike hümü-lmüfliḥûn.

Diyanet İşleri

O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 5–11 · surenin 8. ayeti / 206

Konu Kitaba uyun; helâk edilen memleketler ve amellerin tartılması A'râf 1–10 3

  1. A'râf 5

    Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.

  2. A'râf 6

    Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız. Peygamberlere de elbette soracağız.

  3. A'râf 7

    Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.

  4. 8

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

  5. A'râf 9

    Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.

  6. A'râf 10

    Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

  7. A'râf 11

    Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. “O gün tartı haktır.” Yani Kıyamet gününde tartı adaletle, hiçbir şekilde haksızlık ve zulüm söz konusu olmayacak şekilde yapılacaktır. “Artık kimlerin tartıları” iyiliklerinin bulunduğu kefe, kötülüklerinin bulunduğu tarafa “ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” Yani hoşlanmayacakları şeylerden kurtulup sevdiklerini elde ederek pek büyük bir kâr ve sürekli bir mutluluğu kazanmış olacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kıyamet günü amellerin tartılması, zulüm ve haksızlık barındırmayan bir adaletle olacaktır. Her kimin iyilik kefesi, kötülük kefesine ağır basarsa; işte onlar istediklerini kazanmış ve kaçtıklarından kurtulmuşlardır.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلْوَزْنُ velveznu ve tartı kök: وزن
  2. يَوْمَئِذٍ yevmeizin o gün kök: يوم
  3. ٱلْحَقُّ ۚ l-hakku tam doğrudur kök: حقق
  4. فَمَن femen kimin
  5. ثَقُلَتْ sekulet ağır gelirse kök: ثقل
  6. مَوَٰزِينُهُۥ mevazinuhu tartıları kök: وزن
  7. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte
  8. هُمُ humu onlar
  9. ٱلْمُفْلِحُونَ l-muflihune kurtulanlardır kök: فلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş)

    Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da…

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilaha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kafirler asla…

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş)

    İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O günkü terazi tamamen hakka uygun olacaktır. Kimin terazi(de sevap)ları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.

Mustafa İslamoğlu

Ölçme ve değerlendirme o gün hakkıyla gerçekleşir; sonuçta kimin sevabı tartıda ağır gelirse, işte o kesintisiz mutluluğa erişir.

Muhammed Esed

Ve ölçme-tartma işi o Gün dosdoğru gerçekleşecek; ve tartıda (doğru ve yararlı davranışlarının) yükü ağır gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar;

Ahmed Hulusi

O süreçte vezn (her şeyin Allah hükümlerine göre artısıyla eksisiyle değerlendirilmesi) Hak'tır. . . Artık kimin mizanları (değerlendirilmeleri) ağır basarsa (nefsinde), işte onlar, engelleri yarıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Ali Bulaç

O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.

Ali Özek ve heyeti

O gün tartı haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Ali Rıza Safa

O gün, tartı gerçektir. Artık, kimin tartısı ağır gelirse, kurtuluşa erişenler, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

O gün, tartı haktır. Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Edip Yüksel

O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün tartı tam hakkiyle yapılacaktır. Artık kimin tartıları ağır basarsa, işte onlar, arzularına ereceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem vezn o gün tam hak, artık kimin mizanları ağır basarsa işte onlar, o felah bulacaklar

Erhan Aktaş

O Gün dipnot 1 tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap sorma zamanı, yalnızca Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İzin Günü dipnot 1 tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yevme izin", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün. Ayrıştırma, hesap sorma günü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İzin Günü dipnot 1 tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayrıştırma, hesap sorma günü.

Gültekin Onan

O gün tartı haktır (dosdoğrudur). Kimin tartıları ağır basarsa, İşte kurtulanlar onlardır.

Hasan Basri Çantay

(Herkesin dünyada yapıb etdiğini) tartmak da o gün hakdır. Artık kim (ler) in terazileri ağır basarsa işte onlar murada erenlerin ta kendileridir.

İbni Kesir

Tartı, o gün haktır. Kimin terazisi ağır basarsa; işte onlar, felaha erenlerin kendileridir.

Mehmet Alagaş

(1-10) Elif Lam Mim Sad, sana indirilen kitaptır ve müminlere bir hatırlatmadır. Onunla uyarı yapmandan dolayı göğsünde / sadrında bir zorluk / bir haraç olmasın. Rabbinizden size indirilene uyun / tâbi olun. Onun dışındaki dostlar / veliler / evliyalar bilip uymayın / tâbi olmayın. Ne de a z hatırlayıp düşünüyorsunuz. Nice yerleşkeleri / karyeleri helak et tik. Onlara sertliğimizi / be'simiz ya geceleyin geldi veya öğlen dinlenirken geldi. Hışmımız geldiğinde, çağrıları / duaları ise kesinlikle biz zalimler olduk demeleriydi. Kendilerine Resul gönderilenleri sorgulayacağız, Resulleri de sorgulayacağız. Ve dahi onlara belli bir ilimle kesinlikle anlatacağız. Biz kayıp değiliz ki / gayb değiliz ki. Tartı / mizan, o gün gerçektir. Kimin tartısı ağır ise işte onlar kurtulurlar / felaha ererler. Kimin mizanı hafifse onlar, ayetlerimize zulmediyor olmaları nedeniyle kendilerini / nefislerini hasara uğratanlardır. Biz sizi arza yerleştirdik / mekân ettirdik. (Hayatı idame ettiren şeyler, imkânlar) sizin için onda geçim / maişet sağladık. Az teşekkür ediyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte o gün amellerin tartılması bir hakikattir. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Süleyman Ateş

O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.

Süleymaniye Vakfı

O gün terazi kurulacağı gerçektir dipnot 1 . Kimin tartıları (sevapları) ağır gelirse, işte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün tartı kurulacağı gerçektir. İyilikleri ağır basanlar, umduklarına kavuşacak olanlardır.

Şaban Britch

İşte o gün tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar, kurtulmuş olanlardır.

Şaban Piriş

İşte o gün tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar, kurtulmuş olanlardır

Yaşar Nuri Öztürk

O gün, iyi ve kötüyü ayıran ölçü haktır. Artık kimin ölçülüp tartılacak şeyleri ağır basarsa kurtuluşa erenler onlar olacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The balance of justice on this Momentous Day is truth personified. He, whose deeds of wisdom and piety surpass in weight, shall he and such persons rejoice beyond a common joy.

Abdul Haleem

On that Day the weighing of deeds will be true and just: those whose good deeds are heavy on the scales will be the ones to prosper,

Abdullah Yusuf Ali

The balance that day will be true (to nicety): those whose scale (of good) will be heavy, will prosper:

Abul A'la Maududi

The weighing on that Day will be the true weighing: dipnot 1 those whose scales are heavy will prosper.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This means that when the Balance is fixed on the Day of Judgement, 'truth' and weight will be identical. The more truth one has to one's credit, the more truth one has to one's credit, the more the weight in one's scale; and vice versa. One will be judged solely on the basis of this weight. In other words, no consideration other than truth will enter into the calculation. A life of falsehood, however long it lasted, and however full of worldly achievements, will carry no weight at all. Weighed in the Balance, the devotees of falsehood will discover that their life-long deeds do not even weigh so much as a birds feather. The same point has been expatiated upon in (al-Kahf 18:103-5) : 'Shall We tell you of those who are greatest losers in respect of their deeds? It is those whose efforts have been wasted in this life while they kept believing that they were acquiring good by their deeds. they are those who deny the Signs of their Lord and the fact of their having to meet Him (in the Hereafter). So their works are in vain and we shall attach no weight to them on the Day of Judgement.'

Aisha Bewley

The weighing that Day will be the truth. As for those whose scales are heavy, they are the successful.

Al-Hilali & Khan

And the weighing on that day (Day of Resurrection) will be the true (weighing)[1]. So as for those whose scale (of good deeds) will be heavy, they will be the successful (by entering Paradise).

Ali Quli Qarai

The weighing [of deeds] on that Day is a truth. As for those whose deeds weigh heavy in the scales —it is they who are the felicitous.

Amatul Rahman Omar

On that day the weighing (- the judging of deeds) will be just and true, then he whose scales (of good deeds) are heavy, it is these only who shall attain their goal.

Arthur John Arberry

The weighing that day is true; he whose scales are heavy -- they are the prosperers,

Bijan Moeinian

The scale will justly measure the deeds. The one whose good deeds weight heavily [and outweighs his wrongdoings] will succeed.

E. Henry Palmer

The balance on that day is true, and whosesoever scales are heavy, they are prosperous;

Edip-Layth

The scales on that day will be the truth. Whoever has heavy scales, these are the successful ones.

George Sale

The weighing of mens actions on that day shall be just; and they whose balances laden with their good works shall be heavy, are those who shall be happy;

Hamid S. Aziz

The balance on that day is true, and those whose scales are heavy, they are the successful;

Mahmoud Ghali

And the weight upon that Day is the true (one); so he whose scales weigh heavy, then those are they (who) are the prosperers.

Marmaduke Pickthall

The weighing on that day is the true (weighing). As for those whose scale is heavy, they are the successful.

Mohamed Ahmed - Samira

And the weighing will be just on that Day. Then those whose (deeds) are heavier in the balance will find fulfilment,

Muhammad Asad

And true will be the weighing on that Day; and those whose weight [of good deeds] is heavy in the balance -it is they, they who shall attain to a happy state;

Mustafa Khattab

The weighing on that Day will be just. As for those whose scale will be heavy ˹with good deeds˺, ˹only˺ they will be successful.

Progressive Muslims

And the scales on that Day will be the truth. Whoever has heavy weights, then these are the successful ones.

Rashad Khalifa

The scales will be set on that day, equitably. Those whose weights are heavy will be the winners.

Sahih International

And the weighing [of deeds] that Day will be the truth. So those whose scales are heavy - it is they who will be the successful.

Sam Gerrans

And the weighing, that day, will be the truth; then whose balances are heavy: it is they who are the successful.

Shabbir Ahmed

The scales on that Day will be truly equitable. Those whose constructive deeds are heavy, will prosper.

Syed Vickar Ahamed

And the (weighing) balance on that Day will be true: Those whose scale (of good deeds) will be heavy, shall prosper (by entering into the Paradise):

Taqi Usmani

The Weighing (of deeds) on that day is definite. As for those whose scales are heavy, they will be the successful ones.

The Monotheist Group

And the balance on that Day will be the truth. So, those whose weights are heavy on the balance, those are the successful ones.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩