Diyanet İşleri
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
A'râf suresi
A'râf suresi, 8. ayet. وَٱلْوَزْنُ يَوْمَئِذٍ ٱلْحَقُّ فَمَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
velveznü yevmeiẕin-lḥaḳḳ. femen ŝeḳulet mevâzînühû feülâike hümü-lmüfliḥûn.
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitaba uyun; helâk edilen memleketler ve amellerin tartılması A'râf 1–10 3
Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.
Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız. Peygamberlere de elbette soracağız.
Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
8. “O gün tartı haktır.” Yani Kıyamet gününde tartı adaletle, hiçbir şekilde haksızlık ve zulüm söz konusu olmayacak şekilde yapılacaktır. “Artık kimlerin tartıları” iyiliklerinin bulunduğu kefe, kötülüklerinin bulunduğu tarafa “ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” Yani hoşlanmayacakları şeylerden kurtulup sevdiklerini elde ederek pek büyük bir kâr ve sürekli bir mutluluğu kazanmış olacaklardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kıyamet günü amellerin tartılması, zulüm ve haksızlık barındırmayan bir adaletle olacaktır. Her kimin iyilik kefesi, kötülük kefesine ağır basarsa; işte onlar istediklerini kazanmış ve kaçtıklarından kurtulmuşlardır.
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş)
Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Ortak kavram: Adalet
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da…
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş) · Ortak kavram: Adalet
İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,
Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilaha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kafirler asla…
Aynı kök: ثقل (28 geçiş)
Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…
Aynı kök: ثقل (28 geçiş)
O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…
Aynı kök: ثقل (28 geçiş)
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O günkü terazi tamamen hakka uygun olacaktır. Kimin terazi(de sevap)ları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.
Ölçme ve değerlendirme o gün hakkıyla gerçekleşir; sonuçta kimin sevabı tartıda ağır gelirse, işte o kesintisiz mutluluğa erişir.
Ve ölçme-tartma işi o Gün dosdoğru gerçekleşecek; ve tartıda (doğru ve yararlı davranışlarının) yükü ağır gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar;
O süreçte vezn (her şeyin Allah hükümlerine göre artısıyla eksisiyle değerlendirilmesi) Hak'tır. . . Artık kimin mizanları (değerlendirilmeleri) ağır basarsa (nefsinde), işte onlar, engelleri yarıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.
O gün tartı haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O gün, tartı gerçektir. Artık, kimin tartısı ağır gelirse, kurtuluşa erişenler, işte onlardır.
O gün, tartı haktır. Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.
O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.
O gün tartı tam hakkiyle yapılacaktır. Artık kimin tartıları ağır basarsa, işte onlar, arzularına ereceklerdir.
Hem vezn o gün tam hak, artık kimin mizanları ağır basarsa işte onlar, o felah bulacaklar
O Gün dipnot 1 tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
İzin Günü dipnot 1 tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
İzin Günü dipnot 1 tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O gün tartı haktır (dosdoğrudur). Kimin tartıları ağır basarsa, İşte kurtulanlar onlardır.
(Herkesin dünyada yapıb etdiğini) tartmak da o gün hakdır. Artık kim (ler) in terazileri ağır basarsa işte onlar murada erenlerin ta kendileridir.
Tartı, o gün haktır. Kimin terazisi ağır basarsa; işte onlar, felaha erenlerin kendileridir.
(1-10) Elif Lam Mim Sad, sana indirilen kitaptır ve müminlere bir hatırlatmadır. Onunla uyarı yapmandan dolayı göğsünde / sadrında bir zorluk / bir haraç olmasın. Rabbinizden size indirilene uyun / tâbi olun. Onun dışındaki dostlar / veliler / evliyalar bilip uymayın / tâbi olmayın. Ne de a z hatırlayıp düşünüyorsunuz. Nice yerleşkeleri / karyeleri helak et tik. Onlara sertliğimizi / be'simiz ya geceleyin geldi veya öğlen dinlenirken geldi. Hışmımız geldiğinde, çağrıları / duaları ise kesinlikle biz zalimler olduk demeleriydi. Kendilerine Resul gönderilenleri sorgulayacağız, Resulleri de sorgulayacağız. Ve dahi onlara belli bir ilimle kesinlikle anlatacağız. Biz kayıp değiliz ki / gayb değiliz ki. Tartı / mizan, o gün gerçektir. Kimin tartısı ağır ise işte onlar kurtulurlar / felaha ererler. Kimin mizanı hafifse onlar, ayetlerimize zulmediyor olmaları nedeniyle kendilerini / nefislerini hasara uğratanlardır. Biz sizi arza yerleştirdik / mekân ettirdik. (Hayatı idame ettiren şeyler, imkânlar) sizin için onda geçim / maişet sağladık. Az teşekkür ediyorsunuz.
İşte o gün amellerin tartılması bir hakikattir. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.
O gün terazi kurulacağı gerçektir dipnot 1 . Kimin tartıları (sevapları) ağır gelirse, işte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır.
O gün tartı kurulacağı gerçektir. İyilikleri ağır basanlar, umduklarına kavuşacak olanlardır.
İşte o gün tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar, kurtulmuş olanlardır.
İşte o gün tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar, kurtulmuş olanlardır
O gün, iyi ve kötüyü ayıran ölçü haktır. Artık kimin ölçülüp tartılacak şeyleri ağır basarsa kurtuluşa erenler onlar olacaktır.
The balance of justice on this Momentous Day is truth personified. He, whose deeds of wisdom and piety surpass in weight, shall he and such persons rejoice beyond a common joy.
On that Day the weighing of deeds will be true and just: those whose good deeds are heavy on the scales will be the ones to prosper,
The balance that day will be true (to nicety): those whose scale (of good) will be heavy, will prosper:
The weighing on that Day will be the true weighing: dipnot 1 those whose scales are heavy will prosper.
The weighing that Day will be the truth. As for those whose scales are heavy, they are the successful.
And the weighing on that day (Day of Resurrection) will be the true (weighing)[1]. So as for those whose scale (of good deeds) will be heavy, they will be the successful (by entering Paradise).
The weighing [of deeds] on that Day is a truth. As for those whose deeds weigh heavy in the scales —it is they who are the felicitous.
On that day the weighing (- the judging of deeds) will be just and true, then he whose scales (of good deeds) are heavy, it is these only who shall attain their goal.
The weighing that day is true; he whose scales are heavy -- they are the prosperers,
The scale will justly measure the deeds. The one whose good deeds weight heavily [and outweighs his wrongdoings] will succeed.
The balance on that day is true, and whosesoever scales are heavy, they are prosperous;
The scales on that day will be the truth. Whoever has heavy scales, these are the successful ones.
The weighing of mens actions on that day shall be just; and they whose balances laden with their good works shall be heavy, are those who shall be happy;
The balance on that day is true, and those whose scales are heavy, they are the successful;
And the weight upon that Day is the true (one); so he whose scales weigh heavy, then those are they (who) are the prosperers.
The weighing on that day is the true (weighing). As for those whose scale is heavy, they are the successful.
And the weighing will be just on that Day. Then those whose (deeds) are heavier in the balance will find fulfilment,
And true will be the weighing on that Day; and those whose weight [of good deeds] is heavy in the balance -it is they, they who shall attain to a happy state;
The weighing on that Day will be just. As for those whose scale will be heavy ˹with good deeds˺, ˹only˺ they will be successful.
And the scales on that Day will be the truth. Whoever has heavy weights, then these are the successful ones.
The scales will be set on that day, equitably. Those whose weights are heavy will be the winners.
And the weighing [of deeds] that Day will be the truth. So those whose scales are heavy - it is they who will be the successful.
And the weighing, that day, will be the truth; then whose balances are heavy: it is they who are the successful.
The scales on that Day will be truly equitable. Those whose constructive deeds are heavy, will prosper.
And the (weighing) balance on that Day will be true: Those whose scale (of good deeds) will be heavy, shall prosper (by entering into the Paradise):
The Weighing (of deeds) on that day is definite. As for those whose scales are heavy, they will be the successful ones.
And the balance on that Day will be the truth. So, those whose weights are heavy on the balance, those are the successful ones.