Diyanet İşleri
Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
Talâk suresi
Talâk suresi, 3. ayet. وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ بَٰلِغُ أَمْرِهِۦ قَدْ جَعَلَ ٱللَّهُ لِكُلِّ شَىْءٍ قَدْرًا
veyerzuḳhü min ḥayŝü lâ yaḥtesib. vemey yetevekkel `ale-llâhi fehüve ḥasbüh. inne-llâhe bâligu emrih. ḳad ce`ale-llâhü likülli şey'in ḳadrâ.
Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Boşanma, iddet, nafaka ve süt hakkı Talâk 1–7 3
Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik halinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayasızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
Kadınlarınızdan adetten kesilmiş olanlarla, henüz adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
İşte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.
Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
3. “Ve ona hiç ummadığı bir yerden rızık verir.” Allah, takvâ sahibi olan kimseye ummadığı ve aklına gelmeyen bir yerden rızkını gönderir. “Kim” din ve dünyası hususunda kendisine faydalı olacak şeyleri elde etmek ve zarar verecek şeyleri de önlemek gibi hususlarda Allah’a güvenmek sureti ile din ve dünyası hakkında “Allah’a tevekkül ederse” ve bu işlerin kolaylaştırılması noktasında O’na güvenirse “O, ona yeter.” Allah’a tevekkül ettiği hususta Allah ona yeter. Eğer iş, hiçbir şeye muhtaç olmayan, gücü her şeye yeten Azîz ve Rahîm olan Allah’ın himayesine bırakılacak olursa hiç şüphesiz ki O, kula her şeyden daha yakındır.
Ama bazen ilâhî hikmet, o işin uygun olan vakte ertelenmesini gerektirebilir. Bundan dolayı da Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ki Allah dilediğini yerine getirendir.” O’nun kaza ve kaderinin gereği mutlaka tahakkuk eder.
Ama “Allah, her şey için” ilerisine geçemeyeceği ve erkene de alınamayacağı belli “bir vakit/ölçü belirlemiştir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ve onu, düşünmediği ve hesap etmediği yerden rızıklandırır. Kim, bütün işlerinde Allah'a dayanırsa Allah ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Hiçbir şeyi yapmada aciz değildir. Hiçbir şey ondan kaçamaz. Yüce Allah, kesinlikle her şey için bir süre ve ölçü koymuştur. Zorluk için bir ölçü ve kolaylık için bir ölçü vardır. Bu iki şeyden hiçbiri insan üzerine sürekli değildir.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O'na tevekkül ettim. O, yüce Arş'ın sahibidir."
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya,…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onu hesap edemeyeceği bir yerden rızıklandırır. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz ki Allah emrini yerine getirendir. Elbette Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
ve hiç beklemediği yerden onu rızıklandırır; ve her kim Allah'a güvenirse, artık O ona yeter: Şüphesiz Allah emrini gayesine erdirendir; doğrusu Allah her bir şey için bir ölçü/kader koymuştur.
ve ona bütün beklentilerin ötesinde bir rızık verir. Allah'a güvenen herkese O (tek başına) yeter. Gerçek şu ki, Allah, irade ettiği işi sonucuna ulaştırır (ve) Allah her şey için bir (vade ve) ölçü belirlemiştir.
Ona ummadığı bir taraftan yaşam gıdası verir! Kim Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter! Muhakkak ki Allah, emrini yerine ulaştırandır! Gerçekten Allah, her şey için bir kader meydana getirmiştir!
Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter. Elbette Allah, kendi emrini yerine getirip gerçekleştirendir. Allah, her şey için bir ölçü kılmıştır.
Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
Ve beklemediği yerden ona geçimlik verir. Çünkü Allah'a kim güvenirse, artık ona, O yeterlidir. Kuşkusuz, Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah, her şey için bir ölçü belirlemiştir.
Allah, onu hiç beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a dayanıp güvenirse, O, kendine yeter. Şüphesiz Allah, dilediği şeyi sonuca ulaştırır. Allah her şey için bir ölçü belirlemiştir.
Ve beklemediği yerden ona rızık verir. Kim ALLAH'a güvenirse O, ona yeter. ALLAH buyruğunu yerine getirendir. ALLAH her şey için bir ölçü koymuştur.
Ve beklemediği yerden ona rızık verir. Kim ALLAH'a güvenirse O, ona yeter. ALLAH buyruğunu yerine getirendir. ALLAH herşey için bir ölçü koymuştur.
Onu hatır ve hayaline gelmez bir taraftan rızıklandırır. Her kim Allah'a tevekkül ederse O ona yeter. Kesinlikle Allah emrini yerine getirir. Allah, her şey için bir ölçü tayin etmiştir.
Ve onu hatır-u hayaline gelmez cihetten merzuk eder ve her kim Allaha tevekkül kılarsa o ona yetişir, her halde Allah emrini yerine getirir, Allah her şey için bir mıkdar ta'yin etmiştir
Ve Allah, ona ummadığı yerden rızık verir. Kim Allah'a tevekkül dipnot 1 ederse, O, ona yeter. Kuşkusuz Allah, buyruğunu yerine getirir. Allah, her şey için bir ölçü belirlemiştir.
Ve Allah, ona ummadığı yerden rızık verir. Kim Allah'a tevekkül dipnot 1 ederse, O, ona yeter. Kuşkusuz Allah, buyruğunu yerine getirir. Allah, her şey için bir ölçü belirlemiştir.
Ve Allah, ona ummadığı yerden rızık verir. Kim Allah'a tevekkül dipnot 1 ederse, O, ona yeter. Kuşkusuz Allah, buyruğunu yerine getirir. Allah, her şey için bir ölçü belirlemiştir.
Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Tanrı'ya tevekkül ederse, O ona yeter. Elbette Tanrı kendi buyruğunu yerine getirip gerçekleştirendir. Tanrı her şey için bir ölçü kılmıştır.
Onu haatır-u hayaline gelmeyecek bir cihetden de rızıklandırır. Kim Allaha güvenib dayanırsa O, kendisine yetişir. Şübhesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü ta'yin etmişdir.
Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim, Allah'a tevekkül ederse; O, kendisine yeter. Şüphesiz ki Allah; emrini yerine getirendir. Gerçekten Allah; her şey için bir ölçü var etmiştir.
(1-7) Ey Nebi, Kadınları boşayacağınız zaman, onları iddetlerini gözeterek / bitirdiklerinde boşayın, iddeti hesap edin. Rabbiniz Allah’tan sakının. O kadınları evlerinden çıkarmayın / kovmayın, zaten onlarda çıkmasınlar, ancak açık bir iğrençlik / fuhşiyat yapm aları durumunda çıkarabilirsiniz, işte bu Allah’ın sınırıdır / hudududur, her kim Allah’ın sınırından aşarsa kesinlikle kendine / nefsine zulmetmiştir, bilemezsiniz ki / idrak edemezsin ki böylelikle belki Allah bunun ardından bir emir ortaya çıkarır / hadise eder. Sürelerine ulaşınca onları normale uygun / örfe uygun sözleşmeniz altında tutun veya onlardan normale uygun / örfe uygun şekilde ayrılın, sizden denkliği / denkleştirmeyi / adaleti bilen iki erkek şahit edinin. (Ayrılığa dair şahitler) Allah için şahitliği yerine getirin/ ikame edin. (Para karşılığı değil Allah için) Bu sizlere, Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere bir vaazdır, her kim Allah’tan sakınırsa Ona bir çıkış yapar. Onu, hesap etmediği taraflardan rızıklandırır, (Boşanma sonrası ne olacak endişelerini giderir) her kim de Allah’ı vekil tayin ederse, O, Ona yeterli gelir. Muhakkak ki Allah, emrini sonuca ulaştırır, kesinlikle Allah her şey için bir ayarlama yapmıştır. Kadınlarınızın hayızları kesilenler ve henüz hayız olmamışlar hakkında eğer şüphelendi iseniz / acab a mı dediyseniz, o nların iddet süreleri / bekleme süreleri üç aydır , hamile kadınların ise iddet süreleri taşıdıklarını doğurmaları iledir. Her kim Allah’tan sakınırsa onun işini kolay yapar, işte bu Allah’ın size indirdiği emr idir, her kim Allah’tan sakınırsa onun kötülüklerini yok sayar / görmezden gelir , onun ödülünü / ecrini çok büyütür. O kadınları gücünüzün yettiği hangi taraf ta ettirecekseniz o tarafta barındırın / iskân ettirin, o kadınlar, aleyhlerine olacak şekilde sıkboğaz etmenizden / sıkıştırmanızdan dolayı bir zarara uğramasınlar , eğer ki onlar hamile iseler, onların hamile olduklarını doğuruncaya kadar nafakalarını / harcama ücretlerini verin , sizin için emzirme yaparlarsa o kadınların ücretlerini verin, normale uygun şekilde / Örfe uygun şekilde birbirinize danışın / müşavere edin, eğer gücünüzü aşarsa çocuğunuzu başka bir kadın emzirebilecektir , genişlik sahibi / kapasitesi olan , sahip olduğu genişlikten harcasın / nafaka versin, rızkı ayarlı olan ise (O kadar geniş olamayan ise) Allah’ın verdiği kadarından harcasın / nafaka versin , Allah kimseye kendisine verdiği dışında sorumluluk yüklemez / mükellef etmez , ilerde Allah, zorluktan sonra kolaylık yapacaktır.
Ve ona hiç beklemediği bir yerden rızık verir. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şey için bir süre/ölçü koymuştur.
Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a dayanırsa O, ona yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah herşey için bir ölçü koymuştur.
Allah ona, hiç beklemediği yerden rızık verir dipnot 1 . Kim Allah'a güvenip dayanırsa O, ona yeter. Şüphesiz Allah, işini sonuca ulaştırır. Kesinlikle Allah, her şey için bir ölçü koymuştur dipnot 2 .
Beklemediği yerden ona rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. İşini tam yapan Allah'tır. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
Ve ona hiç beklemediği bir yerden rızık verir. Kim Allah’a tevekkül ederse, o kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şey için bir süre/ölçü koymuştur.
Ve Ona hiç beklemediği bir yerden rızık verir. Kim Allah'a teslim olursa o kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şey için bir ölçü koymuştur.
Ve onu hiç beklemediği yönden rızıklandırır. Kim Allah'a dayanıp güvenirse O, ona yeter. Hiç kuşkusuz, Allah, emrini yerine getirecektir. Allah her şey için bir ölçü/bir kader belirlemiştir.
"He confers on him of his bounty what is to his need and convenience whence he would not perceive nor expect". "And he who puts his trust in Allah will find in Allah the answer to his purpose, his hopes and his needs". Allah's purpose achieves its necessary ends. He has apportioned to everything its rightful measure and due proportion.
and will provide for them from an unexpected source; God will be enough for those who put their trust in Him. God achieves His purpose; God has set a due measure for everything.
And He provides for him from (sources) he never could imagine. And if any one puts his trust in Allah, sufficient is (Allah) for him. For Allah will surely accomplish his purpose: verily, for all things has Allah appointed a due proportion.
and will provide him sustenance from whence he never even imagined. dipnot 1 Whoever puts his trust in Allah, He shall suffice him. Surely Allah brings about what He decrees; dipnot 2 Allah has set a measure for everything.
and provide for him from where he does not expect. Whoever puts his trust in Allah – He will be enough for him. Allah always achieves His aim. Allah has appointed a measure for all things.
And He will provide him from (sources) he never could imagine. And whosoever puts his trust in Allâh, then He will suffice him. Verily, Allâh will accomplish his purpose. Indeed Allâh has set a measure for all things.
and provide for him from whence he does not reckon. And whoever puts his trust in Allah, He will suffice him. Indeed Allah carries through His command. Certainly Allah has set a measure for everything.
And He will provide him sustenance from where he least expects. And he who puts his trust in Allâh, He is sufficient for him (to fulfill his needs). Allâh is sure to accomplish His purpose. Allâh has set a measure for everything.
and He will provide for him from whence he never reckoned. And whosoever puts his trust in God, He shall suffice him. God attains his purpose. God has appointed a measure for everything.
God will provide for the above mentioned person from a source that he least expects it. The one who puts his trust in God, will not be disappointed. God has appointed a fate for everything.
and will provide for him from whence he reckoned not. And whosoever relies on God, He is sufficient for him: verily, God will attain His purpose:- God has set for everything a period.
He will provide for him whence he never expected. Anyone who puts his trust in God, then He suffices him. God's commands will be done. God has decreed for everything its fate.
and He will bestow on him an ample provision from whence he expecteth it not: And whoso trusteth in God, He will be his sufficient support; for God will surely attain his purpose. Now hath God appointed unto every thing a determined period.
And give him sustenance from whence he thinks not; and whoever puts his trust in Allah, He is sufficient for him. Surely Allah attains His purpose; Allah has appointed a measure for all things.
And He will provide for him from where he does not (expectedly) reckon. And whoever puts his trust in Allah, then He will be (enough) Reckoner for him. Surely Allah is consummating His Command; Allah has already made determined estimate for everything.
And will provide for him from (a quarter) whence he hath no expectation. And whosoever putteth his trust in Allah, He will suffice him. Lo! Allah bringeth His command to pass. Allah hath set a measure for all things.
And provide for him from where he does not reckon. God is sufficient for him who places his trust in Him. Certainly God fulfills His purpose. God has indeed fixed a measure of everything.
and provides for him in a manner beyond all expectation; and for everyone who places his trust in God He [alone] is enough. Verily, God always attains to His purpose: [and] indeed, unto everything has God appointed its [term and] measure.
and provide for them from sources they could never imagine. And whoever puts their trust in Allah, then He ˹alone˺ is sufficient for them. Certainly Allah achieves His Will. Allah has already set a destiny for everything.
And He will provide for him whence he never expected. Anyone who puts his trust in God, then He suffices him. God's commands will be done. God has decreed for everything its fate.
And will provide for him whence he never expected. Anyone who trusts in GOD, He suffices him. GOD's commands are done. GOD has decreed for everything its fate.
And will provide for him from where he does not expect. And whoever relies upon Allah - then He is sufficient for him. Indeed, Allah will accomplish His purpose. Allah has already set for everything a [decreed] extent.
And He will provide for him from where he reckoned not. And whoso places his trust in God, He is sufficient for him. God achieves His purpose; God has appointed a measure for all things.
And will provide for him in a manner he has not expected. And whoever places his trust in Allah, He will suffice him. Behold, Allah always brings His Command to pass. Indeed, for all things Allah has appointed due gauge.
And He provides for him by (means that) he could never imagine. And if anyone puts his trust in Allah, then (Allah) is sufficient for him. Surely, Allah will accomplish His Purpose. Truly, for all things Allah has appointed proper proportions.
and provides him (with what he needs) from where he does not even imagine. And whoever places his trust in Allah, He is sufficient for him. Surely Allah is to accomplish His purpose. Allah has set a measure for every thing.
And He will provide for him whence he never expected. Anyone who puts his trust in God, then He suffices him. The commands of God will be done. God has decreed for everything its fate.