Mâide suresi

Mâide suresi, 71. ayet

Mâide suresi, 71. ayet. وَحَسِبُوٓا۟ أَلَّا تَكُونَ فِتْنَةٌ فَعَمُوا۟ وَصَمُّوا۟ ثُمَّ تَابَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ ثُمَّ عَمُوا۟ وَصَمُّوا۟ كَثِيرٌ مِّنْهُمْ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِمَا يَعْمَلُونَ

veḥasibû ellâ tekûne fitnetün fe`amû veṣammû ŝümme tâbe-llâhü `aleyhim ŝümme `amû veṣammû keŝîrum minhüm. vellâhü beṣîrum bimâ ya`melûn.

Diyanet İşleri

(Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu kör ve sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla görendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 68–74 · surenin 71. ayeti / 120

Konu Tebliğ emri; teslîs ve dinde aşırılık Mâide 67–77 3

  1. Mâide 68

    De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz." Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur'an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kafirler toplumu için üzülme.

  2. Mâide 69

    Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)

  3. Mâide 70

    Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

  4. 71

    (Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu kör ve sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla görendir.

  5. Mâide 72

    Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."

  6. Mâide 73

    Andolsun, "Allah, üçün üçüncüsüdür" diyenler kafir oldu. Halbuki bir tek ilahtan başka hiçbir ilah yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkar edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır.

  7. Mâide 74

    Hala mı Allah'a tövbe etmezler ve O'ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. “Başlarına bir fitne gelmeyeceğini sandılar” yani onların bu masiyet ve yalanlamalarının, başlarına bir azap ve ceza getirmeyeceğini sandılar ve böylelikle batıl yollarını sürdürmeye devam ettiler. Hakka karşı “da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti.” Onları gayrete getirdi ve Allah’a tevbe edip yönelmeleri üzerine de onların tevbelerini kabul etti. “Sonra” bu halleri uzun süre devam etmedi, nihâyet onların pek çoğu yine o çirkin hale geri döndüler ve “onlardan birçoğu yine kör ve sağır kesildiler.” Pek çoğu bu niteliğe sahip oldular, pek az kimseler ise tevbe ve imanları üzere devam ettiler. “Allah yaptıklarını görendir.” Herkese amelinin karşılığını verir, hayır işlerse hayır, şer işlerse şer ile mukabelede bulunur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sözleşme ve anlaşmaları bozmaları, peygamberleri yalanlamaları ve öldürmeleri sonucunda kendilerine herhangi bir zararın gelmeyeceğini zannettiler. Hâlbuki zannetmedikleri ve beklemedikleri başlarına geldi. Bu sebeple hakka karşı sağır ve kör kesildiler ve ona giden doğru yolu bulamadılar. Hakkı kabul ederek onu dinlemediler. Sonra yüce Allah kendi lütfundan onların günahlarını bağışladı. Sonra tekrar hakka karşı kör kesildiler ve dinlemediler. Bir çokları böyle davrandılar Allah, onların yapmış olduklarından haberdardır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yaptıklarına karşılık onları cezalandıracaktır.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَحَسِبُوٓا۟ ve hasibu ve sandılar kök: حسب
  2. أَلَّا ella
  3. تَكُونَ tekune olmayacak kök: كون
  4. فِتْنَةٌۭ fitnetun bir fitne kök: فتن
  5. فَعَمُوا۟ feamu kör oldular kök: عمي
  6. وَصَمُّوا۟ ve sammu ve sağır kesildiler kök: صمم
  7. ثُمَّ summe sonra
  8. تَابَ tabe tevbesini kabul etti kök: توب
  9. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  10. عَلَيْهِمْ aleyhim onların
  11. ثُمَّ summe sonra yine
  12. عَمُوا۟ amu kör kök: عمي
  13. وَصَمُّوا۟ ve sammu ve sağır kesildiler kök: صمم
  14. كَثِيرٌۭ kesirun çokları kök: كثر
  15. مِّنْهُمْ ۚ minhum onlardan
  16. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  17. بَصِيرٌۢ besirun görüyor kök: بصر
  18. بِمَا bima ne ki
  19. يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyorlar kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    İnsanlar, "İnandık" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hala düşünmez misiniz?

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Hesap

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bir fitne (imtihan) olmayacak sanmışlar da kör ve sağır kesilmişlerdi. dipnot 1 Sonra Allah tevbelerini kabul etmişti; ardından içlerinden çoğu yine kör ve sağır kesilmişti. Allah onların yapmakta olduklarını görendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette yer alan [fitneh] kelimesi "fitne, bela, kıtlık, veba, ölüm, musibet, sıkıntı, azap, düşmanlık, buğz, kin, uğursuzluk" vs. anlamlarda yorumlanmaktadır. Ayette ikişer kez geçen [‘ammû] ve [sammû] fiilleri de "körleşmek" ve "sağırlaşmak" manasında onların kendilerine iletilen her bir ilahi mesaja karşı ilgisizliklerini içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Zira kendilerine bir bela gelmeyeceğini sanarak kör ve sağır davrandılar. Sonra Allah onların tevbelerini kabul etti. Bunun ardından onların çoğu yine körleşti ve sağırlaştı: ama Allah yaptıkları her şeyi görmektedir.

Muhammed Esed

(bunu yapmakla) kendilerine bir zarar gelmeyeceğini düşünüyorlardı; böylece (kalben) kör ve sağır oldular. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti: (ama sonra) onların çoğu yine körleşti, sağırlaştı. Allah onların bütün yaptıklarını görür.

Ahmed Hulusi

Bir zararı olmayacak zannettiler de (hakikate) kör oldular, (hakikatin seslenişine) sağır kesildiler! Sonra Allah onların tövbelerini kabul etti. . . Sonra onlardan çoğu (yine) kör (hakikati değerlendirememek) ve sağır (anlatılanı algılayamamak) kesildiler! Allah onların yapmakta olduklarına (yaptıklarının yaratanı olarak) Basıyr'dir.

Ali Bulaç

Bir fitne olmayacak sandılar, körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah, tevbelerini kabul etti, (yine) onlardan çoğunluğu körleştiler, sağırlaştılar. Allah yapmakta olduklarını görendir.

Ali Özek ve heyeti

Bir fitne olmayacak zannettiler de kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tevbelerini kabul etti. Sonra içlerinden çoğu yine kör ve sağır oldu. Allah onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir.

Ali Rıza Safa

Sınanmayacaklarını sandılar; kör ve sağır kesildiler. Sonra, Allah, pişmanlıklarını kabul etti. Sonra, onların çoğu, yine kör ve sağır kesildiler. Oysa Allah, onların yaptıklarını Görendir.

Bayraktar Bayraklı

Bir fitne kopmayacak sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah onların tövbesini kabul etti. Sonra yine çokları kör ve sağır kesildiler. Allah yaptıklarını görüyor.

Edip Yüksel

Test edilmeyeceklerini sandılar, körleşip sağırlaştılar. Sonra ALLAH yönelişlerini kabul etti; fakat buna rağmen çoğu yine körleşip sağırlaştı. ALLAH Yaptıklarını görmekte.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Test edilmeyeceklerini sandılar, körleşip sağırlaştılar. Sonra ALLAH yönelişlerini kabul etti; fakat buna rağmen çoğu yine körleşip sağırlaştı. ALLAH Yaptıklarını görmekte.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve başlarına bir fitne kopmayacak sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah, tevbelerini kabul buyurdu, sonra içlerinden birçoğu tekrar kör ve sağır kesildiler. Şimdi de Allah, ne yapıyorlar görüyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem başlarına bir fitne kopmayacak sandılar da kör ve sağır kesildiler, sonra Allah tevbelerini kabul buyurdu, sonra içlerinden bir çoğu yine kör ve sağır kesildiler, şimdi de Allah görüyor ne yapıyorlar

Erhan Aktaş

Bir fitne dipnot 1 olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. dipnot 2 Sonra Allah, onların üzerine tevbe dipnot 3 etti. Daha sonra onlardan birçoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah ne yaptıklarını gerçeğiyle görmektedir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Baskı ve zulüm. Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Fitne, "Altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi işlemidir." Fitne, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gerçeği görmezden ve duymazdan geldiler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Allah'ın tevbe etmesi cezayı hak ettikleri halde, onları cezalandırmaması, onlara kendilerini düzeltmeleri için bir fırsat daha vermesidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir fitne dipnot 1 olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. dipnot 2 Sonra Allah, onların üzerine tevbe dipnot 3 etti. Daha sonra onlardan birçoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah ne yaptıklarını gerçeğiyle görmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Baskı ve zulüm. Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Fitne, "Altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerinden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi işlemidir." Fitne sözcüğü, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gerçeği görmezden ve duymazdan geldiler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Allah'ın tevbe etmesi cezayı hak ettikleri halde, onları cezalandırmaması, onlara kendilerini düzeltmeleri için bir fırsat daha vermesidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir fitne dipnot 1 olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. dipnot 2 Sonra Allah, onların üzerine tövbe dipnot 3 etti. Ardından onlardan birçoğu kör ve sağır kesildiler. Allah ne yaptıklarını gerçeğiyle görmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir sınavla, test olmakla karşı karşıya olduklarını düşünmediler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gerçeği görmezden ve duymazdan geldiler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Cezayı hak ettikleri halde, Allah onları cezalandırmadı; onlara kendilerini düzeltmeleri için bir fırsat daha verdi.

Gültekin Onan

Bir fitne olmayacak sandılar, körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Tanrı, tevbelerini kabul etti, (yine) onlardan çoğunluğu körleştiler, sağırlaştılar. Tanrı yapmakta olduklarını görendir.

Hasan Basri Çantay

Ve öyle sandılar ki (o yapdıkları, başlarına) bir bela olmayacakdır. Kör kesildiler, sağır kesildiler onlar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasıyb etdi (amma) sonra yine içlerinden bir çoğu kör ve sağır oldular. Allah, ne yaparlarsa hakkıyle görücüdür.

İbni Kesir

Bir fitne olmayacağını sandılar da körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasib etti. Sonra yine içlerinden bir çoğu, körleştiler ve sağırlaştılar. Allah, işlediklerini hakkıyla görücüdür.

Mehmet Alagaş

(71-76) Kesin olan şu ki, Meryem oğlu İsa muhakkak ki Allah’tır diyenler, kafir oldular, Mesih, Ey İsrail oğulları, sizin Rabbiniz, benim de Rabbim Allah’a ibadet edin dedi, muhakkak ki Allah’a her kim ortak koşarsa, Allah kesinlikle ona cenneti haram etmiştir, varacağı yer ateştir , zalimler için yardımcı da / ensar da yoktur. Kesin olan şu ki, Allah üçlünün üçüncüsüdür diyenler de kafir oldular, tek ilahtan başka ilah yoktur, eğer bu söylediklerini sonlandırmazlarsa, onlardan kafirlere acıtıcı bir azap dokunacaktı r. Yine de hâlâ Allah’a tövbe etmeyecekler mi O’na bağışlama talebinde bulunmayacaklar mı? Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Meryem oğlu İsa bir Resulden başka bir şey değildir, Ondan öncede nice Resuller geldi geçti, Onun annesi sözüne bağlı / sadık bir kadındı, her ikisi de yemek yiyen kişilerdi, (yemek yiyenden ilah olmaz) bak ki onlara ayetlerimizi nasıl açıklıyoruz, sonra yine bak ki nasıl da yalana kapılıyorlar. De ki Allah’tan başkasına, size zarar ve de fayda veremeye malik olamayanlara mı ibadet e diyorsunuz? Allah, O ki işitendir, bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir fitnenin/azabın olmayacağını sandılar körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Ardından yine onların çoğu körleşip, sağır oldular. Allah, yaptıklarını çok iyi görmektedir.

Süleyman Ateş

Bir fitne kopmayacak sandılar, kör oldular, sağır kesildiler. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Sonra yine çokları kör, sağır kesildiler. Allah yaptıklarını görüyor.

Süleymaniye Vakfı

Başlarına bir sıkıntı dipnot 1 gelmeyecek sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah, tövbelerini /dönüşlerini kabul etti. Ama onların çoğu daha sonra yine kör ve sağır kesildi. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Zor bir imtihandan geçirilmeyeceklerini sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah, dönüşlerini (tevbe) kabul etti. Ama onların çoğu daha sonra yine de kör ve sağır kesildi. Allah, onların yaptığı herşeyi görür.

Şaban Britch

Bir fitnenin/azabın olmayacağını zannederek körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Ardından yine onların çoğu körleşip, sağır oldular. Allah, yaptıklarını çok iyi görmektedir.

Şaban Piriş

Bir fitnenin olmayacağını zannederek körleştiler, sağırlaştılar. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Ardından yine onların çoğu körleşip, sağır oldular. Allah, yaptıklarını çok iyi görmektedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir fitne kopmayacak sandılar. Kör oldular, sağır kesildiler. Derken Allah tövbelerini kabul etti. Sonra yine birçokları körleştiler, sağırlaştılar. Allah, onların yaptıklarını ayan-beyan görür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They overlooked Allah’s test of their belief and mental leaning, and closed their hearts’ ears and their minds’ eyes and deviated from the path of righteousness. Yet Allah gave up resentment against them and pardoned their offense. Again, many of them closed their hearts’ ears and their minds’ eyes; Allah is Bassirun (Omnipresent); He sees all that they do.

Abdul Haleem

they thought no harm could come to them and so became blind and deaf [to God]. God turned to them in mercy but many of them again became blind and deaf: God is fully aware of their actions.

Abdullah Yusuf Ali

They thought there would be no trial (or punishment); so they became blind and deaf; yet Allah (in mercy) turned to them; yet again many of them became blind and deaf. But Allah sees well all that they do.

Abul A'la Maududi

thinking that no harm would come from it. Thus they became blind and deaf (to the Truth). Thereafter Allah turned towards them in gracious forgiveness; but many of them became even more deaf and blind (to the Truth). Allah sees all that they do.

Aisha Bewley

They thought there would be no fitna. They were blind and deaf. Then Allah turned towards them. Then many of them went blind and deaf again. Allah sees what they do.

Al-Hilali & Khan

They thought there will be no Fitnah (trial or punishment), so they became blind and deaf; after that Allâh turned to them (with Forgiveness); yet again many of them became blind and deaf. And Allâh is the All-Seer of what they do.

Ali Quli Qarai

They supposed there would be no testing, so they became blind and deaf. Thereafter Allah accepted their repentance, yet [again] many of them became blind and deaf, and Allah sees best what they do.

Amatul Rahman Omar

And they thought there would be no punishment (for them) so they willfully became blind and deaf; (then they sought Allâh's pardon) then Allâh turned to them (with mercy with the advent of Jesus), yet again many of them became blind and deaf. And Allâh is Watchful of what they do.

Arthur John Arberry

And they supposed there should be no trial; but blind they were, and deaf. Then God turned towards them; then again blind they were, many of them, and deaf; and God sees the things they do.

Bijan Moeinian

They were such deaf and blind that they did not even thought about the consequences of their wrongdoings. I forgave them for their wrongdoings but most of them went back to their old routines becoming deaf and blind again. God has been watching over what they have been doing.

E. Henry Palmer

And they reckoned that there would be no disturbance; but they were blind and deaf! and then God turned again towards them: and then many amongst them were blind and deaf! but God saw what they did.

Edip-Layth

They did not consider that it might be a test, so they turned blind and deaf. Then God accepted the repentance from them. But again many of them turned blind and deaf. God is watcher over what they do.

George Sale

And they imagined that there should be no punishment for those crimes, and they became blind, and deaf. Then was God turned unto them; afterwards many of them again became blind and deaf; but God saw what they did.

Hamid S. Aziz

And they thought that no harm would come to them; but they were blind and deaf! And then Allah turned (in mercy) again towards them: and even then many amongst them were wilfully blind and deaf! Allah is Seer of what they did.

Mahmoud Ghali

And they reckoned that there would be no temptation, so they were willfully blind, and they were willfully deaf, (yet) thereafter Allah relented on them; (then) thereafter they were willfully blind and they were willfully deaf, many of them; and Allah is Ever-Beholding whatever they do.

Marmaduke Pickthall

They thought no harm would come of it, so they were wilfully blind and deaf. And afterward Allah turned (in mercy) toward them. Now (even after that) are many of them wilfully blind and deaf. Allah is Seer of what they do.

Mohamed Ahmed - Samira

And imagined that no trials would befall them; and they turned deaf and blind (to the truth). But God still turned to them; yet many of them turned blind and deaf again; but God sees everything they do.

Muhammad Asad

thinking that no harm would befall them; and so they became blind and deaf [of heart]. Thereafter God accepted their repentance: and again many of them became blind and deaf. But God sees all that they do.

Mustafa Khattab

They thought there would be no consequences, so they turned a blind eye and a deaf ear. Yet Allah turned to them in forgiveness ˹after their repentance˺, but again many became blind and deaf. And Allah is All-Seeing of what they do.

Progressive Muslims

And they did not consider it might be a test, so they were blind and deaf. But God would have accepted the repentance from them; but many of them were still blind and deaf. God is watcher over what they do.

Rashad Khalifa

They thought that they would not be tested, so they turned blind and deaf, then GOD redeemed them, but then many of them turned blind and deaf again. GOD is Seer of everything they do.

Sahih International

And they thought there would be no [resulting] punishment, so they became blind and deaf. Then Allah turned to them in forgiveness; then [again] many of them became blind and deaf. And Allah is Seeing of what they do.

Sam Gerrans

And considered there would be no means of denial, so they became blind and deaf. Then turned God towards them; then became many among them blind and deaf; and God sees what they do.

Shabbir Ahmed

They persisted in their violations thinking they could escape requital. As a consequence, they became blind and deaf to reason. But, there is plenty of room for forgiveness in Allah's Law. They took corrective actions and attained Allah's Mercy. Yet again, a great many of them faltered and fell blind and deaf. Allah is Seer of what people do.

Syed Vickar Ahamed

They thought there would be no trial (Or punishment for their actions) so they became blind and deaf; (not to see or to hear about their own actions. ) yet Allah (in Mercy) turned to them; even after that, many of them became blind and deaf. But Allah sees well all that they do.

Taqi Usmani

They thought that no harm would follow. Therefore, they became blind and deaf. Then, Allah accepted their repentance, but again they turned blind and deaf, many of them. Allah is watchful of what they do.

The Monotheist Group

And they did not consider it might be a test, so they were blind and deaf. But God would have accepted the repentance from them; but many of them were still blind and deaf. God is Seer over what they do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩