Bakara suresi

Bakara suresi, 171. ayet

Bakara suresi, 171. ayet. وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ كَمَثَلِ ٱلَّذِى يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ إِلَّا دُعَآءً وَنِدَآءً صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

vemeŝelü-lleẕîne keferû kemeŝeli-lleẕî yen`iḳu bimâ lâ yesme`u illâ dü`âev venidââ. ṣummüm bükmün `umyün fehüm lâ ya`ḳilûn.

Diyanet İşleri

İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 168–174 · surenin 171. ayeti / 286

Konu Helal ve haram yiyecekler; atalara uyma Bakara 168–176 3

  1. Bakara 168

    Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

  2. Bakara 169

    O, size ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.

  3. Bakara 170

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?

  4. 171

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.

  5. Bakara 172

    Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

  6. Bakara 173

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. Bakara 174

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

171. Yüce Allah Peygamberlerin getirdiklerine bağlı olmayışlarını ve taklide sarılarak onların getirdiklerini reddedişlerini açıkça ortaya koyunca artık onların hakkı kabul etmeyen ve hakkın çağrısına uymayan kimseler oldukları meydana çıkmış, dahası herkes onların asla inatlarından vazgeçmeyeceklerini anlamıştır. İşte bunun ardından Allah, onların kendilerini imana çağıran davetçinin karşısındaki durumunun, çobanları kendilerine seslenen ama o seslenen çobanın ne söylediğini anlayamayan davarlar gibi olduklarını haber vermektedir. Onlar sadece, aleyhlerine delilin ortaya konulması sonucunu veren sesi işitirler, fakat kendilerine yararlı olacak şekilde o sesin mahiyetini kavrayamazlar. Bundan dolayı “sağırdırlar” anlayacak ve kabul etmekle sonuçlanacak bir işitme ile hakkı işitmezler, “kördürler” ibret nazarıyla bakmazlar, “dilsizdirler” kendileri için hayır olan sözler söyleyemezler. Bütün bunlara yol açan sebep ise onların sağlıklı bir akla sahip olmayışlarıdır. Hatta bunlar akılsızların akılsızı ve bilgisizlerin bilgisizidirler.

Akıllı bir kimse doğruya davet edildiği, fesattan alıkonulduğu, azaba götürecek yolları izlemek kendisine yasaklandığı; buna karşılık salah ve kurtuluşunu gerektiren ve nimete ulaşmasına sebep teşkil edecek emirler kendisine verildiği vakit kendisine öğüt veren kimseye karşı gelen ve Rabbinin nimetinden yüz çevirip bile bile ateşe atılan, batıla uyan ve hakkı bir kenara iten kimsenin zerre kadar aklının bulunmadığından şüphe eder mi hiç? İsterse ileri derecede hile ve tuzaklara başvursun ve düzenbazlıklara girsin… Şüphesiz ki böyle birisi akılsızların en akılsızıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirlerin atalarına ittiba etmeleri, hayvanlarına seslenerek bağıran çobanın durumu gibidir. Onlar, çobanın sesini duyarlar fakat söylediğini anlamazlar. Kâfirler de hak olan sözü faydalanacakları bir şekilde işitemez sağırdırlar. Onların dilleri hak olan sözü söyleyemez, dili tutulmuş dilsizdir. Gözleri hakkı göremez kördür. Bu yüzden senin davet ettiğin doğru yolu akıl edemiyorlar.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَثَلُ ve meselu durumu kök: مثل
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden kök: كفر
  4. كَمَثَلِ kemeseli haline benzer kök: مثل
  5. ٱلَّذِى llezi kimsenin
  6. يَنْعِقُ yen'iku haykıran kök: نعق
  7. بِمَا bima şeylere(hayvanlara)
  8. لَا la
  9. يَسْمَعُ yesmeu bir şey işitmeyen kök: سمع
  10. إِلَّا illa başka
  11. دُعَآءًۭ duaa'en çağırmadan kök: دعو
  12. وَنِدَآءًۭ ۚ ve nida'en ve bağırtıdan kök: ندو
  13. صُمٌّۢ summun sağırdırlar kök: صمم
  14. بُكْمٌ bukmun dilsizdirler kök: بكم
  15. عُمْىٌۭ umyun kördürler kök: عمي
  16. فَهُمْ fehum onun için onlar
  17. لَا la
  18. يَعْقِلُونَ yea'kilune düşünmezler kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بكم (6 geçiş) · Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: بكم (6 geçiş) · Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…

  • Aynı kök: بكم (6 geçiş) · Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hala düşünmez misiniz?

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    (Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil,…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanların durumu, (çobanın) bağırıp çağırmasından başka bir şey duymayanın durumuna benzer. Onlar (gerçeğe karşı) sağırdır, dilsizdir, kördür; dipnot 1 onlar akıl da etmezler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:18; En‘âm 6:39; Hûd 11:24.

Mustafa İslamoğlu

İşte inkarda direnen bu kimselerin durumu, şu (sürüye) benzer: Bir sürü (düşünün ki), çobanın canhıraş haykırışını yalnızca çığlık-bağlık olarak algılıyor. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; çünkü onlar akıllarını kullanmazlar.

Muhammed Esed

Böylece, hakikati inkara şartlanmış olanların durumu, çobanın haykırışını işiten ama onu yalnız bir ses ve çağrı şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; zira akıllarını kullanmazlar.

Ahmed Hulusi

Kafirlerin hali, kendilerine yönelen, çağıranların sesini duyup da ne dediğini anlamayanların haline benzer. Çünkü onlar (anlayışları itibarıyla) sağırdırlar, dilsizdirler (Hakk'ı dillendiremezler), kördürler (apaçık hakikati değerlendiremezler). Akıllarını kullanmazlar!

Ali Bulaç

İnkar edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.

Ali Özek ve heyeti

(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple düşünmezler.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenlerin durumu, kendi bağırtısı yüzünden, bağırtı ve çağırtıdan başka bir şey duymayan kişinin durumunun tıpkısıdır. Onlar, sağırdır, dilsizdir, kördür; artık akıl etmezler.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın indirdiğine tabi olma çağrısına aldırış etmeyen kafirlerin durumu, sadece çobanın bağırıpçağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar manen sağır, dilsiz ve kördürler. Bu sebepten dolayı da düşünmezler.

Edip Yüksel

İnkarcıların durumu, sözleri ancak bağırma ve çağırma biçiminde algılayarak anlamadan tekrarlayan kişi gibidir. Sağır, dilsiz ve kördürler; düşünmezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkarcıların durumu, sözleri ancak bağırma ve çağırma biçiminde algılayarak (anlamadan) tekrarlayan kişi gibidir. Sağır, dilsiz ve kördürler; düşünmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O kafirlerin durumu, sadece bir çağırma ve bağırmadan başkasını duymaz bir kulakla haykıranın durumuna benzer. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

o kafirlerin meseli sade bir çağırma veya bağırmadan başkasını duymaz bir kulakla haykıranın haline benzer, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler

Erhan Aktaş

Kafirlerin durumu, çağırmaktan, seslenmekten başka bir şey duymayan haykıran kimsenin durumu gibidir. dipnot 1 Onlar; sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu nedenle, akıllarını da kullanmazlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dinlemeden, duyduğu şeyi anlamadan yalnızca bağırıp çağıran kimsenin durumu gibidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirlerin durumu, çağırmaktan, seslenmekten başka bir şey duymayan haykıran kimsenin durumu gibidir. dipnot 1 Onlar; sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu nedenle, akıllarını da kullanmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dinlemeden, duyduğu şeyi anlamadan yalnızca bağırıp çağıran kimsenin durumu gibidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörlerin durumu, bağırılıp çağırılmayı duyan dipnot 1 , ancak bunu yalnız bir ses şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar; sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu nedenle, akıllarını da kullanmazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çobanın bağırıp çağırmasını duyan.

Gültekin Onan

Kafirlerin örneği, bağırıp çağırmadan başka birşey işitmeyip (...) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akledemezler.

Hasan Basri Çantay

O küfredenlerin haali bağırıb çağırışdan başka bir şey duymayan (anlamayan hayvanlara durmayıb) haykıran (bir çoban) ın haaline (ne kadar da) benziyor. (Onlar bir sürü) sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Onun için düşünmezler.

İbni Kesir

Küfredenlerin misali; bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayana haykıranınki gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akledemezler.

Mehmet Alagaş

(168-173) Ey insanlar arzda, yasaklanmamış ve temiz olan şeyleri yiyin, şeytanın adımlarına uymayın / peşinden gitmeyin , O, kesinlikle size apaçık bir düşmandır , muhakkak ki o , size, kötülüğü ve iğrençliği / hayasızlığı ve dahi Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. Onlara Allah’ın indirdiğine tabi olun denildiğinde biz babalarımızı neyin üzerinde buldu isek ona tabi oluruz derler, şayet babaları bir şey akledemeyen ve yola girememiş kişiler olsalar da mı? Kafirlerin misali ancak bağırma ve çağırmay la işitebilecek olana seslenmek gibidir , sağırdırlar dilsizdirler ve kördürler akletmezler. Ey iman edenler sizi rızıklandırdığımız şeylerin hoş olanlarından yiyin , eğer ki ona ibadet ediyorsanız Allah’a şükredin / teşekkür edin. Ölü, kan, domuz eti ve Allah’ın dışında biri için kesilen kesinlikle size haram edilmiş şeylerdir, kim dara düşerse / zorda kalırsa hakka girmeden / haddi aşmamak şartıyla yiyebilir , Allah kesinlikle bağışlayıcıdır ve esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, çobanların çağırdığı fakat, onun bağırıp çağırışından başka bir şey işitmeyen (bir şey anlamayan) hayvanların durumu gibidir. Onlar öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki akıllarını kullanmazlar.

Süleyman Ateş

O inkar edenler(i Hakk'a çağıran)ın durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyen (işittiği sesin manasını anlamayan hayvanlar)a haykıran kimsenin durumu gibidir. (Onlar), sağır, dilsiz ve kördürler, onun için düşünmezler.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik eden bu kimselerin durumu, duyduğu şeyi, sadece bağırıp çağırma olarak algılayıp öten karganın dipnot 1 durumu gibidir. Sağır, dilsiz ve kör kesilirler. Onlar akıllarını kullanmazlar /doğru bağlantı kurmazlar. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen yen'iqu (يَنْعِقُ) fiilinin kökü karganın ötmesi anlamına da gelen na'q (نعق)'tır (Lisan'ül -Arab). Onun için anlam bu şekilde verilmiştir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerini ayetlere kapatanların dipnot 1 durumu, çağırma ve bağırma dışında bir anlama veremediği sese karşı öten karganın dipnot 2 durumu gibidir. Sağır, dilsiz ve kör kesilirler. Onlar akıllarını kullanmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafirlerin.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetteki na'q , karganın ötmesi anlamına geldiği için (Lisan) meal bu şekilde verilmiştir.

Şaban Britch

Allah’a küfredenlerin hali, çobanların çağırdığı fakat, onun bağırıp çağırışından başka bir şey işitmeyen (bir şey anlamayan) hayvanların durumu gibidir. Onlar, öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki akıllarını kullanmazlar.

Şaban Piriş

Allah'a nankörlük edenlerin hali, çobanların çağırdığı fakat, onun bağırıp çağırışından başka bir şey işitmeyen hayvanların durumu gibidir. Onlar, öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki akıllarını kullanmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

O küfre sapanların durumu, bağırıp çağırma dışında bir şeyi işitmeyen varlıklara haykıranın durumuna benzer. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu yüzden akıllarını işletemez onlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Their negative response to the Prophet fits exactly the example of the cattle’s response to the herdsman urging them forward: either of them can hear only the utterance but none of them can intelligently distinguish between shades of meaning nor perceive value differences; deaf, dumb and blind, they cannot claim the discourse with their intellect.

Abdul Haleem

Calling to disbelieversis like a herdsman calling to things that hear nothing but a shout and a cry: they are deaf, dumb, and blind, and they understand nothing.

Abdullah Yusuf Ali

The parable of those who reject Faith is as if one were to shout Like a goat-herd, to things that listen to nothing but calls and cries: Deaf, dumb, and blind, they are void of wisdom.

Abul A'la Maududi

Those who have refused to follow the Way of Allah resemble cattle; when the shepherd calls them they hear nothing except shouting and crying; dipnot 1 they are deaf, dumb and blind, and so they understand nothing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This parable has two aspects. On the one hand, it suggests that these people are like herds of irrational animals, dumb cattle, that always follow their herdsmen, moving on as they hear their calls without understanding what they mean. (Thus these people follow their leaders even though they do not grasp where it is they are being led to - Ed.) On the other hand, it also suggests that when the Truth is preached to them they show such insensitivity to it that one may as well be addressing animals who merely comprehend sounds but are incapable of understanding their meaning. The expression lends itself to both interpretations.

Aisha Bewley

The likeness of those who are kafir is that of someone who yells out to something which cannot hear – it is nothing but a cry and a call. Deaf – dumb – blind. They do not use their intellect.

Al-Hilali & Khan

And the example of those who disbelieve is as that of him who shouts to those (flock of sheep) that hears nothing but calls and cries. (They are) deaf, dumb and blind. So they do not understand. (Tafsîr Al-Qurtubi )

Ali Quli Qarai

The parable of the faithless is that of someone who shouts after that which does not hear [anything] except a call and cry: deaf, dumb, and blind, they do not apply reason.

Amatul Rahman Omar

The case of (one that calls) those who refuse (to obey the commandments of God) is like the case of one who shouts to that (animal) who hears nothing, but a mere call and a cry (of a shepherd). (They are) deaf, dumb and blind, moreover they do not use their reason.

Arthur John Arberry

The likeness of those who disbelieve is as the likeness of one who shouts to that which hears nothing, save a call and a cry; deaf, dumb, blind -- they do not understand.

Bijan Moeinian

Such people are like the herd of cattle that hear the voice of the shepherd but can not understand its meanings. For all purposes and intentions they are deaf, dumb, blind and not capable of understanding anything.

E. Henry Palmer

The likeness of those who misbelieve is as the likeness of him who shouts to that which hears him not, save only a call and a cry; deafness, dumbness, blindness, and they shall not understand.

Edip-Layth

The example of those who are unappreciative is like the one who repeats what he has heard of calls and shouts; deaf, dumb, and blind; they do not reason.

George Sale

The unbelievers are like unto one who crieth aloud to that which heareth not so much as his calling, or the sound of his voice. They are deaf, dumb, and blind, therefore do they not understand.

Hamid S. Aziz

The likeness of those who disbelieve (or reject faith) is as the likeness of him who shouts like a goat-herd, to that which hears him not, save only a call and a cry; deaf, dumb, and blind they are devoid of understanding.

Mahmoud Ghali

And the likeness of the ones who have disbelieved is as the likeness of one who screams to that which does not hear (anything) except an invocation and a calling out; deaf, dumb and blind; so they do not consider.

Marmaduke Pickthall

The likeness of those who disbelieve (in relation to the messenger) is as the likeness of one who calleth unto that which heareth naught except a shout and cry. Deaf, dumb, blind, therefore they have no sense.

Mohamed Ahmed - Samira

The semblance of the infidels is that of a man who shouts to one that cannot hear more than a call and a cry. They are deaf, dumb and blind, and they fail to understand.

Muhammad Asad

And so, the parable of those who re bent on denying the truth is that of the beast which hears the shepherd's cry, and hears in it nothing but the sound of a voice and a call. Deaf are they, and dumb, and blind: for they do not use their reason.

Mustafa Khattab

The example of the disbelievers ˹not responding to the Messenger’s warning˺ is like a flock not comprehending the calls and cries of the shepherd. ˹They are wilfully˺ deaf, dumb and blind so they have no understanding.

Progressive Muslims

And the example of those who disbelieve is like one who repeats what he has heard of calls and shouts; deaf, dumb, and blind, they do not understand.

Rashad Khalifa

The example of such disbelievers is that of parrots who repeat what they hear of sounds and calls, without understanding. Deaf, dumb, and blind; they cannot understand.

Sahih International

The example of those who disbelieve is like that of one who shouts at what hears nothing but calls and cries cattle or sheep - deaf, dumb and blind, so they do not understand.

Sam Gerrans

And the likeness of those who ignore warning is as the likeness of one who yells to what hears not save a call and a shout: deaf, dumb, blind, so they do not reason.

Shabbir Ahmed

The likeness of calling on those who reject the evident Truth is as the likeness of one who calls unto that which hears nothing but a shout and cry. Deaf, dumb, blind of reason -Hence, they fail to attain sense.

Syed Vickar Ahamed

And the parable of those who reject Faith is similar to the one (shouting) like a shepherd who loudly shouts to things (cattle) that listen to nothing except calls and cries: Deaf, dumb, and blind, they do not have the wisdom!

Taqi Usmani

The example of (calling) those who disbelieve is such as someone is shouting at an animal that hears nothing but a call and cry. They are deaf, dumb and blind, so they do not understand

The Monotheist Group

And the example of those who disbelieve is like one who repeats what he has heard of calls and cries; deaf, dumb, and blind, they do not comprehend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 171. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 171. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 171. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩