Diyanet İşleri
Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.
Nûr suresi
Nûr suresi, 52. ayet. وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَخْشَ ٱللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ
vemey yüṭi`i-llâhe verasûlehû veyaḫşe-llâhe veyettaḳhi feülâike hümü-lfâizûn.
Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların hükme razı olmaması ve hilâfet vaadi Nûr 47–57 3
Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.
Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."
"Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkar ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
52. Yüce Allah, özel olarak verdikleri hükümlerde Allah ve Rasûlüne itaat etmenin faziletini söz konusu ettikten sonra genel olarak bütün hallerde onlara itaatin faziletini dile getirerek şöyle buyurmaktadır: “Kim Allah'a ve Rasûlüne itaat ederse” Onların verdikleri haberleri tasdik eder, emirlerine uyarsa “Allah’tan korkar” yani O’nu bilip tanımakla birlikte O’ndan korkup yasaklarını terk eder ve nefsini hevâsından alıkoyacak olursa “ve O’na karşı takvalı olursa” yasak kılınan şeyleri terk etmek sûretiyle takvâlı hareket ederse… Çünkü takvâ, mutlak olarak zikredildiği takdirde kapsamına hem emrolunan şeyi yapmak hem de yasaklanan şeyleri terk etmek girer. Burada olduğu gibi iyilik yahut itaat ile birlikte söz konusu edildiği takdirde ise takvâ, masiyetleri terk etmek sûretiyle Allah’ın azabından korunmak ve sakınmak şeklinde tefsir edilir. “İşte onlar” Yani hem Allah'a itaat eden, hem Rasûlüne itaat eden, hem Allah’tan korkan hem de takvalı olan kimseler, azaba götüren sebebleri terk ettikleri için azaptan kurtulmakla, mükâfata ulaştıran sebepleri işleyerek de mükâfatı elde etmekle “kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” Kurtuluş bunlara münhasırdır. Onların niteliklerine sahip olmayanlara gelince bu gibi kimseler, bu övülmeye değer sıfatlara sahip olmaktaki kusurları oranında kurtuluşu elden kaçırırlar.
u âyet-i kerime, Allah ve Rasûlü arasında müşterek olan bir hakkı dile getirmektedir. Bu da imanın ayrılmaz bir parçası olan itaattir. Aynı şekilde sadece Allah'a has olan hakkı da zikretmektedir. Bu da korkmak ve takvâ sahibi olmaktır. Geriye Allah Rasûlüne has üçüncü bir hak kalmaktadır ki o da Allah Rasûlüne gereken saygı ve tazimi göstermektedir. Nitekim Fetih Sûresinde Yüce Allah’ın şu buyruğu bu üç hakkı bir arada zikretmektedir: “Allah’a ve Rasûlüne iman edesiniz, ona yardım edesiniz, onu büyük tanıyasınız, sabah akşam O’nu (Allah’ı) tesbih edesiniz diye.” (el-Feth, 48/9)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kim Allah'a ve resulüne itaat eder, ikisinin hükmüne teslim olur, günahların kendisini götüreceği şeylerden korkar ve emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınırsa, işte dünya ve ahiretin hayırları ile kurtuluşa erenler sadece bunlardır.
Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…
Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
(70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim…
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…
Aynı kök: خشي (48 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kim Allah'a ve Elçisine itaat eder, Allah'a saygı duyar ve O'na karşı takvâlı (duyarlı) olursa, dipnot 1 işte onlar da mutluluğa ulaşanların ta kendileridir.
Ve kim Allah'a dolayısıyla O'nun Rasulü'ne itaat eder, Allah'tan korkar ve Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket ederse, işte onlar gerçek başarıya eren kimseler olacaklar.
Çünkü, Allah'a ve O'nun Rasulü'ne itaat edenler, Allah'tan korkup O'na karşı sorumluluk duyanlar; işte bunlardır, (nihai) zafere erişecek olanlar!
Kim Allah'a ve Rasulüne itaat ederse; Allah haşyetini yaşarsa; O'ndan korunursa, işte onlar muratlarına erecekler.
Kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse ve Allah'tan korkup O'ndan sakınırsa, işte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır.
Her kim, Allah'a ve Peygamberine itaat eder ve O'ndan korkup sakınırsa, işte kurtuluşa erenler de bunlardır.
Allah'a ve O'nun elçisine kim boyun eğerse, Allah'a derin saygı duyarsa ve O'na karşı sorumluluk bilinci taşırsa; başarıya erişenler, işte onlardır.
Allah'a ve Peygamberine itaat eden, Allah'ı sayan ve O'na saygılı olan kimseler, işte onlar kurtulanlardır.
ALLAH'a ve elçisine uyan, ALLAH'ı sayıp O'nu dinleyen kimseler üstün gelenlerdir.
ALLAH'a ve elçisine uyan, ALLAH'ı sayıp O'nu dinleyen kimseler üstün gelenlerdir.
Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na sığınırsa, işte murada erecek olanlar bunlardır.
Ve her kim Allaha ve Resulüne itaat eyler ve Allaha haşyet besler ve ona korunursa işte murada irecek olanlar bunlardır
Kim Allah'a ve Resul'üne itaat dipnot 1 eder, Allah'a huşu dipnot 2 duyar ve O'na takvalı olursa işte onlar kazançlı çıkacak olanlardır.
Kim Allah'a ve Resul'üne itaat dipnot 1 eder, Allah'a huşu dipnot 2 duyar ve O'na takvalı olursa işte onlar kazançlı çıkacak olanlardır.
Kim Allah'a ve Rasul'üne itaat eder, Allah'a huşu dipnot 1 duyar ve O'na takvalı dipnot 2 olursa işte onlar kazançlı çıkacak olanlardır.
Kim Tanrı'ya ve Resülüne itaat ederse ve Tanrı'dan korkup O'ndan sakınırsa, işte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır.
Kim Allaha ve resulüne itaat ederse, (geçmiş günahlarından dolayı) Allahdan korkarsa, (gelecek günahlarından naşi de) Ondan sakınırsa kurtuluşu bulanlar da bunların ta kendileridir.
Kim, Allah'a ve Rasulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve sakınırsa; işte onlar, kurtuluşa erenlerin kendileridir.
(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.
Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa; işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Kim(ler) Allah'a ve Resulüne ita'at eder, Allah'tan korkar, O'(nun azabı)ndan korunursa işte kurtuluşa erenler onlardır.
Kim Allah'a ve elçisine gönülden boyun eğer, Allah'tan çekinir ve ona karşı yanlış yapmaktan sakınırsa başarıya ulaşanlar işte onlardır dipnot 1 .
Kim Allah'a ve elçisine boyun eğer, Allah'tan korkar ve ondan çekinirse işte başaracak olanlar onlardır.
Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat eder ve Allah’tan sakınırsa, işte kurtuluşa erenler onlardır.
Kim Allah'a ve peygamberine itaat eder ve Allah'tan saygıyla korkar ve sakınırsa, işte kurtuluşa erecek olanlar onlardır.
Allah'a ve O'nun resulüne itaat eden, Allah'a saygı duyan ve O'ndan korkan kişiler, zafere ulaşanların ta kendileridir.
And he who obeys Allah and His Messenger and keeps in awe of Allah and entertains the profound reverence dutiful to Him shall he and such persons be the winners of Allah's mercy and blessings.
whoever obeys God and His Messenger, stands in awe of God, and keeps his duty to Him will be triumphant.
It is such as obey Allah and His Messenger, and fear Allah and do right, that will win (in the end),
Those who obey Allah and His Messenger and fear Him and avoid disobeying Him: such, indeed, shall triumph.
All who obey Allah and His Messenger and have awe of Allah and taqwa of Him, they are the ones who are victorious.
And whosoever obeys Allâh and His Messenger (صلى الله عليه وسلم), fears Allâh, and keeps his duty (to Him), such are the successful.
Whoever obeys Allah and His Apostle, and fears Allah and is wary of Him —it is they who will be the triumphant.
And those who obey Allâh and His Messenger and hold Allâh in awe and take Him as a shield (for protection) it is they who shall be triumphant.
Whoso obeys God and His Messenger, and fears God and has awe of Him, those -- they are the triumphant.
Those who obey God and His Messenger, are at awe with the Lord, and never disobey Him are the successful ones.
for whoso obeys God and His Apostle and dreads God and fears Him, these it is who are the happy.
Whosoever obeys God and His messenger, and reveres God and is aware of Him, then these are the winners.
Whoever shall obey God and his apostle, and shall fear God, and shall be devout towards Him; these shall enjoy great felicity.
The speech of the believers, when they appeal unto Allah and His Messenger to judge between them, is only to say, "We hear and we obey;" and such are the successful.
And whoever obeys Allah and His Messenger and is apprehensive of Allah and is pious towards Him, then those are they (who are) the triumphant.
He who obeyeth Allah and His messenger, and feareth Allah, and keepeth duty (unto Him): such indeed are the victorious.
Whoever obeys God and His Prophet, fears God and does his duty to Him, will surely find success.
for, they who pay heed unto God and His Apostle, and stand in awe of God and are conscious of Him, it is they, they who shall triumph [in the end]!
For whoever obeys Allah and His Messenger, and fears Allah and is mindful of Him, then it is they who will ˹truly˺ triumph.
And whosoever obeys God and His messenger, and he fears God and is aware of Him, then these are the winners.
Those who obey GOD and His messenger, and reverence GOD and observe Him, these are the triumphant ones.
And whoever obeys Allah and His Messenger and fears Allah and is conscious of Him - it is those who are the attainers.
And whoso obeys God and His messenger, and fears God, and is in prudent fear of Him: — it is they who are the attainers of success.
Whoever obeys Allah and His Messenger, and fears violating Allah's Commands, and walks aright, such indeed are the triumphant.
It is such (believers) who obey Allah and His Messenger (Muhammad), and fear Allah and work right, who will be successful.
Whoever obeys Allah and His messenger and has awe of Him and observes Taqwā for His sake, then such people are the victorious.
And whoever obeys God and His messenger, and is concerned by God, and aware of Him, then these are the winners.