Diyanet İşleri
Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Nûr suresi
Nûr suresi, 49. ayet. وَإِن يَكُن لَّهُمُ ٱلْحَقُّ يَأْتُوٓا۟ إِلَيْهِ مُذْعِنِينَ
veiy yekül lehümü-lḥaḳḳu ye'tû ileyhi müẕ`inîn.
Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların hükme razı olmaması ve hilâfet vaadi Nûr 47–57 3
Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.
(Münafıklar), "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
49. “Ama hak kendi lehlerinde ise sürat ve itaatle ona” şeriatın hükmüne “gelirler.” Bu gelişleri verilecek hükmün, şeri bir hüküm oluşundan dolayı değildir. Bunun sebebi, bu hükmün hevâlarına uygun düşmesidir. O nedenle onlar, o hükme süratle ve itaatle gitseler bile bu durumları ile övülmezler. Çünkü gerçek kul, sevdiği hususlarda da hoşlanmadığı hususlarda da kendisini sevindiren güzel hallerde de üzücü hallerde de hakka uyan kimsedir. Şeriata hevâsına uygun düştüğünde uyan, hevâsına muhalefet ettiğinde ise onu bir kenara atan ve hevâsını şeriattan öne geçiren bir kimse ise gerçekte Allah’ın kulu değildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer onlar hakkın kendi lehine olduğunu ve hükmün kendi faydalarına olduğunu bilirlerse ona boyun eğerek gelirler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gerçek kendi lehlerine ise ona boyun eğip gelirler.
fakat eğer kendileri haklı çıkacak olursa, teslim olmuş bir edayla koşa koşa gelirler.
ama (bu yüz çevirenler) bir de hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, hemen boyun eğerek kabul ederler!
Eğer gerçek kendi lehlerine ise, sürat ve itaat ile ona gelirler!
Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler.
Ama, eğer (Allah ve Rasûlünün hükmettiği) hak kendi lehlerine ise, ona boyun eğip gelirler.
Ama gerçek kendilerinden yana olursa, boyun eğerek Ona gelirler.
Ama, haklı çıkacaklarını bilirlerse, başlarını eğerek gelirler.
Ancak karar lehlerine olursa, ona gönüllü koşarlar.
Ancak karar lehlerine olursa, ona gönüllü koşarlar.
Eğer hak kendilerinden yana ise, baş eğerek ona gelirler.
Ve eğer hak kendilerinin olur ise münkad olarak ona gelirler
Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.
Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.
Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.
Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler.
Eğer hak kendilerinin lehinde ise itaatle koşa koşa ona gelirler.
Eğer hak, kendilerinden tarafa ise; boyunlarını bükerek gelirler.
(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.
Eğer hak kendilerinin ise ona sürat ve itaatle gelirler.
Eğer hüküm kendi lehlerine olursa ita'at ederek, gelirler.
Ama hak kendilerinden yana olursa koşa koşa gelirler.
Eğer haklı konumda olsalar, koşa koşa gelirler.
Ama hak kendilerinden yana olursa, hemen boyun eğip gelirler.
Ama hak kendilerinden yana olursa, hemen boyun eğip gelirler.
Eğer gerçek, kendi lehlerine olursa boyun bükerek ona gelirler.
But when they know they are in the right and they shall justly win the case they do willingly submit.
If they were claiming their right, they would come willingly [to the Prophet].
But if the right is on their side, they come to him with all submission.
However if the right is on their side they come to him (professing) their submissiveness. dipnot 1
But if right is on their side, they come to him most submissively!
But if the truth is on their side, they come to him willingly with submission.
But if justice be on their side, they come compliantly to him.
But if (they consider that) the right is on their side they come to him running showing submission.
but if they are in the right, they will come to him submissively.
However, if the judgment is in their favor, they will happily accept it!
But had the right been on their side they would have come to him submissively enough.
However, if the judgment is in their favor, they come to it willingly with submission/peace!
But if the right had been on their side, they would have come and submitted themselves unto Him.
And when they appeal to Allah and His Messenger to judge between them, lo! A section of them is averse.
And in case they truly (have a case), (Literally: they are in the right) they will come up to it compliant.
But if right had been with them they would have come unto him willingly.
Had right been on their side they would have come to him submissively.
but if the truth happens to be to their liking, they are quite willing to accept it!
But if the truth is in their favour, they come to him, fully submitting.
However, if the judgment is in their favour, they come to it willingly with submission!
However, if the judgment is in their favor, they readily accept it!
But if the right is theirs, they come to him in prompt obedience.
But if the truth be theirs, they come to him in willing submission.
However, if the truth is on their side, they come to him in full submission.
But if the right is on their side, they (would) come to him (the Prophet) with all the submission (to listen and accept).
And if the right is theirs, they would come to him as (if they are) submissive ones.
But, if the judgment is in their favor, they come to him readily!