Nûr suresi

Nûr suresi, 50. ayet

Nûr suresi, 50. ayet. أَفِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَمِ ٱرْتَابُوٓا۟ أَمْ يَخَافُونَ أَن يَحِيفَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُۥ بَلْ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

efî ḳulûbihim meraḍun emi-rtâbû em yeḫâfûne ey yeḥîfe-llâhü `aleyhim verasûlüh. bel ülâike hümu-żżâlimûn.

Diyanet İşleri

Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 47–53 · surenin 50. ayeti / 64

Konu Münafıkların hükme razı olmaması ve hilâfet vaadi Nûr 47–57 3

  1. Nûr 47

    (Münafıklar), "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.

  2. Nûr 48

    Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.

  3. Nûr 49

    Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.

  4. 50

    Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.

  5. Nûr 51

    Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

  6. Nûr 52

    Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.

  7. Nûr 53

    Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. Yüce Allah, şer’i hükümden yüz çevirmeleri dolayısıyla onları kınayarak şöyle buyurmaktadır: “Acaba bunların kalplerinde hastalık mı var?” Kalplerini sağlıklı halinden uzaklaştırıp fonksiyonunu ortadan kaldıran ve bunun sonucunda da kalplerini kendisine faydalı şeylerden yüz çevirip zarar verecek şeylere yönelecek hale sokan bir rahatsızlıkları mı var? “Yahut şüpheye mi düştüler?” Allah ve Rasûlünün hükmü dolayısıyla kalpleri tereddüde düştü yahut tedirgin mi oldu ki hak ile hükmetmeyecek diye onu itham ediyorlar? “Yoksa Allah ve Rasûlü kendilerine haksızlık eder diye mi korkuyorlar?” Haklarında zalimce hüküm vereceğinden mi endişe ediyorlar? Asıl bu, onların vasfıdır. “Hayır, onlar zalimlerin ta kendileridir.” Allah ve Rasûlünün hükmüne gelince o, son derece adaletlidir ve hikmete uygundur: “Yakin sahibi bir toplum için kimin hükmü Allah’ın hükmünden daha güzel olabilir ki?” (el-Maide, 5/50)

u âyet-i kerimelerde imanın, beraberinde amel bulunmayan kuru bir sözden ibaret olmadığına delil vardır. Bundan dolayı itaattan yüz çevirenin iman sahibi olmadığı, ayrıca Allah ve Rasûlü’nün hükmüne her durumda bağlı kalmanın farz olduğu dile getirilmektedir. Eğer kişi Allah ve Rasûlünün hükmüne itaat etmeyecek olursa, o takdirde bu, kalpteki bir hastalığa, imandaki bir şüphe ve tereddüde delildir. Diğer taraftan şeriatın hükümleri hakkında kötü zan beslemek, onların adalet ve hikmete aykırı olduklarını düşünmek de haramdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onların kalplerinde orada sürekli olan bir hastalık mı var? Yoksa O'nun Allah'ın resulü olduğundan bir şüpheleri mi var? Ya da Allah'ın ve resulünün hükümde onlara haksızlık etmesinden mi korkuyorlar? Hayır! Bunun sebebi, zikredilen bu şeyler değildir. Aksine O'nun hükmünden yüz çevirmeleri ve O'na karşı inat etmeleri sebebi ile kendi nefislerindeki hastalıktır.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفِى efi -mı var?
  2. قُلُوبِهِم kulubihim kalblerinde kök: قلب
  3. مَّرَضٌ meradun bir hastalık- kök: مرض
  4. أَمِ emi yoksa
  5. ٱرْتَابُوٓا۟ rtabu şühpe mi ettiler? kök: ريب
  6. أَمْ em yoksa
  7. يَخَافُونَ yehafune korkuyorlar mı? kök: خوف
  8. أَن en diye
  9. يَحِيفَ yehife haksızlık yapacak kök: حيف
  10. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  11. عَلَيْهِمْ aleyhim kendilerine
  12. وَرَسُولُهُۥ ۚ ve rasuluhu ve Elçisinin kök: رسل
  13. بَلْ bel hayır
  14. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte
  15. هُمُ humu onlar
  16. ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune zalimlerdir kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf) · Ortak kavram: Kalp

    (36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı…

  • Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını…

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler senden izin isterler.

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa (vahiy konusunda) şüphe içinde mi kaldılar? Veya Allah'ın ve Elçisinin kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır! Onlar zalimlerin ta kendileridir!

Mustafa İslamoğlu

(Şimdi sen söyle ey bu hitabın muhatabı!) Bunların kalplerinde mi bir hastalık var, yoksa kuşkuya mı kapılıyorlar!? Yahut da Allah'ın, dolayısıyla O'nun Rasulü'nün kendilerine haksızlık yapmasından mı korkuyorlar!? Hayır, aksine asıl kendileri haksızlık yapmaktadırlar.

Muhammed Esed

Bunların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa (bunun ilahi mesaj olduğundan) şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah'ın ve Elçisi'nin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, (kendilerine) haksızlık yapan onların (yine) kendileridir!

Ahmed Hulusi

Onlar sağlıklı mı düşünemiyorlar, yoksa şüpheye mi düştüler; yoksa Allah'ın ve Rasulünün kendilerine haksızlık etmesinden mi korkarlar? Hayır, onlar zalimlerin ta kendileridir.

Ali Bulaç

Bunların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa kuşkuya mı kapıldılar? Yoksa Allah'ın ve elçisinin kendilerine karşı haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, onlar zalim kimselerdir.

Ali Özek ve heyeti

Kalplerinde bir hastalık mı var; yoksa şüphe içinde midirler, yahut Allah ve Rasûlünün kendilerine zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, asıl zalimler kendileridir!

Ali Rıza Safa

Yüreklerinde bir sayrılık mı var? Yoksa kuşku mu duyuyorlar? Yoksa Allah'ın ve O'nun elçisinin haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır! Haksızlık yapanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Kalplerinde hastalık mı var, yoksa şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah'ın ve Peygamberinin onlara haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır!Onlar sadece haksızlık etmektedirler.

Edip Yüksel

Kalplerinde bir hastalık mı var? Kuşku mu duyuyorlar? ALLAH'ın ve elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkmaktadırlar? Aslında onlar zalimlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kalplerinde bir hastalık mı var? Kuşku mu duyuyorlar? ALLAH'ın ve elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkmaktadırlar? Aslında onlar zalimlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa Allah ve Resulünün kendilerine haksızlık edeceğinden kuşkulandılar, ya da korktular mı? Hayır, kendileri asıl zalimlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kalblerinde bir maraz mı var? yoksa Allah ile Resulünün onlara haksızlık edeceğinden kuşkulandılar veya korktular mı? Hayır kendileri zalimler

Erhan Aktaş

Onların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa kuşku mu duyuyorlar? Yoksa Allah ve Resul'ünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır! Onlar, zalimlerin ta kendileridir!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa kuşku mu duyuyorlar? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır! Onlar, zalimlerin ta kendileridir!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yoksa Allah ve Rasul'ünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır! Onlar, zalimlerin ta kendileridir!

Gültekin Onan

Bunların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa kuşkuya mı kapıldılar? Yoksa Tanrı'nın ve elçisinin kendilerine karşı haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, onlar zalim kimselerdir.

Hasan Basri Çantay

Kalblerinde bir (küfür) maraz (ı) mı var bunların? Yoksa (onun hak peygamberliğinden) şübhe mi etdiler? Yahud Allahın ve resulünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, asıl zaalimler (haksızlar) kendileridir.

İbni Kesir

Kalblerinde bir hastalık mı var bunların? Yoksa şüphe mi ettiler? Veya Allah'ın ve Rasulünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, onlar; zalimlerin kendileridir.

Mehmet Alagaş

(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Acaba kalplerinde hastalık mı vardır bunların, yoksa şüpheye mi düştüler yahut Allah ve Rasulü kendilerine haksızlık eder diye mi korkarlar? Hayır, onlar zulmedenlerin ta kendileridir.

Süleyman Ateş

Kalblerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe mi ettiler? Yoksa Allah'ın ve Elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, onlar zalimlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Kalplerinde hastalık mı var, yoksa şüpheye mi düştüler ya da Allah'ın ve elçisinin kendilerine adaletsiz davranacağından mı korkuyorlar! Hayır, asıl haksız davrananlar onlardır dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa şüpheye mi düştüler? Ya da Allah'ın ve elçisinin kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, onlar yanlış yoldadırlar.

Şaban Britch

Onların kalplerinde bir hastalık mı var; yoksa şüpheye mi düştüler; yoksa, Allah’ın ve peygamberinin kendilerine haksızlık yapacaklarından mı korkuyorlar? Hayır! Onlar zalimler de ondan!

Şaban Piriş

Onların kalplerinde bir hastalık mı var; yoksa şüpheye mi düştüler; yoksa, Allah'ın ve peygamberinin kendilerine haksızlık yapacaklarından mı korkuyorlar? Hayır, onlar zalimler de ondan!

Yaşar Nuri Öztürk

Kalplerinde maraz mı var bunların, yoksa kuşkuya mı düştüler, yoksa Allah'ın ve resulünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, hayır! Bunlar zalimlerin ta kendileri...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do they reflect the morbidity inherent in their innermost being or do they doubt the Messenger's integrity or do they fear that Allah and His Messenger may deviate from the path of justice and from the principle of just dealing! No, but they are indeed the wrongful of actions.

Abdul Haleem

Do they have sickness in their hearts? Are they full of doubts? Do they fear that God and His Messenger might deal with them unjustly? No, it is they who are the unjust ones.

Abdullah Yusuf Ali

Is it that there is a disease in their hearts? or do they doubt, or are they in fear, that Allah and His Messenger will deal unjustly with them? Nay, it is they themselves who do wrong.

Abul A'la Maududi

Do their hearts suffer from the disease (of hypocrisy)? Or have they fallen prey to doubts? Or do they fear that Allah and His Messenger will wrong them? Nay, the truth is that they themselves are wrong-doers. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, there can be only three reasons for such a conduct. First, a person may not have believed at all but may only be posing as a Muslim in order to enjoy the benefits of belonging to the Muslim community. Secondly, he might have believed but may still be having doubts about the reality of the Prophethood, revelations, life-afterdeath, and even the existence of Allah Himself. Thirdly, he may be a believer but might at the same time be apprehending injustice from Allah and His Prophet and considering their commands disadvantageous to him personally in one way or the other. There can be no doubt that the people belonging to any of these categories are themselves unjust. A person who, having such doubts and suspicions, enters the Muslim community and enjoys undeserved benefits posing himself as a member thereof, is indeed a deceiver, cheater and forger. He is not only doing injustice to himself, practicing constant falsehood and developing the meanest traits of character, but he is being unjust to the Muslim people as well, who look upon him as one of themselves merely on the basis of his verbal profession of the faith and let him enjoy all sorts of social, cultural, political and moral relations with them as such.

Aisha Bewley

Is there a sickness in their hearts or do they have misgivings or do they fear that Allah and His Messenger will be unjust to them? No, it is simply that they are wrongdoers.

Al-Hilali & Khan

Is there a disease in their hearts? Or do they doubt or fear lest Allâh and His Messenger (صلى الله عليه وسلم) should wrong them in judgement. Nay, it is they themselves who are the Zâlimûn (polytheists, hypocrites and wrong-doers).

Ali Quli Qarai

Is there a sickness in their hearts? Or do they have doubts or fear that Allah and His Apostle will be unjust to them? Rather it is they who are the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

Is it that their minds are diseased? Or do they suffer from doubts? Or do they fear that Allâh and His Messenger will deal with them unjustly? Nay, (wrong are their misgivings,) it is they themselves who are the unjust.

Arthur John Arberry

What, is there sickness in their hearts, or are they in doubt, or do they fear that God may be unjust towards them and His Messenger? Nay, but those -- they are the evildoers.

Bijan Moeinian

Are they sick? Do they still have doubts? Are they afraid that God and His Messenger will not judge them in fairness? The fact of the matter is, they are unjust people.

E. Henry Palmer

Is there a sickness in their hearts, or do they doubt, or do they fear lest God and His Apostle should deal unfairly by them?- Nay, it is they who are unjust.

Edip-Layth

Is there a disease in their hearts, or are they doubtful? Or do they fear that God and His messenger would wrong them in the judgment? In fact, they are the wrong doers.

George Sale

Is there an infirmity in their hearts? Do they doubt? Or do they fear lest God and his apostle act unjustly towards them? But themselves are the unjust doers.

Hamid S. Aziz

But had the right been on their side they would have come unto Him willingly enough.

Mahmoud Ghali

Then is there sickness in their hearts, or do they suspect (Our judgment), or do they fear that Allah may encroach upon them, and His Messenger (may encroach)? No indeed, those are they who are the unjust.

Marmaduke Pickthall

Is there in their hearts a disease, or have they doubts, or fear they lest Allah and His messenger should wrong them in judgment? Nay, but such are evil-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

Is there a malady in their hearts, or they are deluded, or afraid that God and His Prophet would be unjust in dealing with them? Not so; they are themselves unjust.

Muhammad Asad

Is there disease in their hearts? Or have they begun to doubt [that this is a divine writ]? Or do they fear that God and His Apostle might deal unjustly with them? Nay, it is [but] they, they who are doing wrong [to themselves]!

Mustafa Khattab

Is there a sickness in their hearts? Or are they in doubt? Or do they fear that Allah and His Messenger will be unjust to them? In fact, it is they who are the ˹true˺ wrongdoers.

Progressive Muslims

Is there a disease in their hearts, or are they doubtful Or do they fear that God and His messenger would wrong them in the judgment In fact, they are the wrong doers.

Rashad Khalifa

Is there a disease in their hearts? Are they doubtful? Are they afraid that GOD and His messenger may treat them unfairly? In fact, it is they who are unjust.

Sahih International

Is there disease in their hearts? Or have they doubted? Or do they fear that Allah will be unjust to them, or His Messenger? Rather, it is they who are the wrongdoers.

Sam Gerrans

Is there in their hearts a disease? If they doubt, or fear that God would deal unjustly with them — or would His messenger: — nay, it is they who are the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

Is there disease in their hearts? Or do they bear any doubts? Or do they fear that Allah and His Messenger might deal unjustly with them? They (who wish to obviate justice) are themselves unjust.

Syed Vickar Ahamed

Is there a disease in their hearts? Or do they doubt, or are they in fear, that Allah and His Messenger (Muhammad) will deal unjustly with them? No, it is they themselves who are the wrongdoers.

Taqi Usmani

Is there a malady in their hearts or do they have doubt or do they fear that Allah and His messenger will do injustice to them? Rather they themselves are the unjust.

The Monotheist Group

Is there a disease in their hearts, or are they doubtful? Or do they fear that God and His messenger would wrong them in the judgment? In fact, they are the wrong doers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩