Bakara suresi

Bakara suresi, 38. ayet

Bakara suresi, 38. ayet. قُلْنَا ٱهْبِطُوا۟ مِنْهَا جَمِيعًا فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَن تَبِعَ هُدَاىَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

ḳulne-hbiṭû minhâ cemî`â. feimmâ ye'tiyenneküm minnî hüden femen tebi`a hüdâye felâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

Diyanet İşleri

"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 35–41 · surenin 38. ayeti / 286

Konu Âdem'in yaratılışı ve yeryüzüne iniş Bakara 30–39 3

  1. Bakara 35

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  2. Bakara 36

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.

  3. Bakara 37

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.

  4. 38

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

  5. Bakara 39

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  6. Bakara 40

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.

  7. Bakara 41

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

38. Yüce Allah, Cennet’ten indirilmeyi zikredeceği hususa bir girizgah olarak tekrar söz konusu etmiştir ki bu husus şudur: “Şâyet benden size bir hidâyet gelir de…” Yani ey insanlar ve cinler! Her ne zaman size benden bir “hidayet”, yani, sizi bana yakınlaştıracak, rızama doğru getirecek bir Peygamber ve bir Kitab gelecek olur da aranızdan “kim benim hidâyetime uyarsa” yani Peygamberlerime ve kitaplarıma iman etmek ve onlarla hidâyet bulmak sureti ile kim hidâyetime uyacak olursa -ki bu da Rasûllerin ve kitapların verdiği bütün haberleri tasdik etmek, emirleri yerine getirmek ve yasaklardan kaçınmak sureti ile olur- “onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.” Bir diğer âyet-i kerimede bu durum şöyle ifade edilmektedir: “Kim benim hidâyetime uyarsa, o hem sapıtmaz, hem de bedbaht olmaz.” (Tâ-hâ, 20/123)

Görüldüğü gibi, Yüce Allah hidâyetine tabi olmanın dört sonucu olduğunu belirtmektedir: Korku ve üzüntünün bulunmaması ki bu ikisinin arasındaki fark şudur: Eğer hoşlanılmayan bir şey geçmişte kalmışsa bu, üzüntü doğurur. Eğer onun ilerde gelmesi bekleniyorsa bu da korkuyu meydana getirir. Yüce Allah bu ikisinin de hidayete tabi olan için söz konusu olmayacağını belirtmektedir. Bunlar söz konusu olmadığında ise bunların zıddı söz konusu olur ki bu da tam bir güven hissidir. Aynı şekilde hidayete tabi olanlar için sapıklık ve bedbahtlık da söz konusu olmayacaktır. Bu iki olmayınca da onların zıddı gerçekleşecek demektir ki bunlar da hidayet ve mutluluktur. O halde Allah’ın hidâyetine tabi olan kimseler için hem dünyada, hem âhirette güven, mutluluk ve hidâyet gerçekleşir. Hoşa gitmeyen korku, üzüntü, sapıklık ve bedbahtlığın da her türlüsünden uzak kalır. Böylelikle arzulanan şeyler elde edilmiş, hoşlanılmayan ve korkulan şeylerden de uzak kalınmış olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara dedik ki: Hepiniz cennetten yeryüzüne inin. Resullerim tarafından size hidayet gelecek olursa, kim ona tabi olur ve resullerime iman ederse, ahirette onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar dünyada kaçırdıkları şeylere de üzülmezler.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْنَا kulna dedik kök: قول
  2. ٱهْبِطُوا۟ hbitu inin kök: هبط
  3. مِنْهَا minha oradan
  4. جَمِيعًۭا ۖ cemian hepiniz kök: جمع
  5. فَإِمَّا fe imma zaman
  6. يَأْتِيَنَّكُم ye'tiyennekum size geldiği kök: اتي
  7. مِّنِّى minni benden
  8. هُدًۭى huden bir hidayet kök: هدي
  9. فَمَن femen kimler
  10. تَبِعَ tebia uyarsa kök: تبع
  11. هُدَاىَ hudaye benim hidayetime kök: هدي
  12. فَلَا fela artık yoktur
  13. خَوْفٌ havfun bir korku kök: خوف
  14. عَلَيْهِمْ aleyhim onlara
  15. وَلَا ve la ve olmazlar
  16. هُمْ hum onlar
  17. يَحْزَنُونَ yehzenune üzülenlerden kök: حزن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هبط (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime…

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…

  • Aynı kök: هبط (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: هبط (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan…

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Emrettik: Oradan hep birlikte çıkıp inin! Ne var ki, Benden bir rehberliğin size ulaşması şarttır. Her kim (kendisine ulaşan) rehberliğime uyarsa, artık onlar geleceğe dair kaygi geçmişe dair hüzün duymayacaklar.

Muhammed Esed

Biz, "Hepiniz buradan çıkıp gidin!" dedikse de size yol göstericiliğimiz devam edecektir: ve Benim yol gösterici mesajlarıma uyanlar için artık ne korku vardır, ne de üzüntü;

Ahmed Hulusi

Dedik: "İnin hepiniz oradan (kendinizi bedensiz hissettiğiniz şuur boyutundan - cennet yaşamından). . . Benden size HÜDA (hakikatinizi idrak ettirici Rasul - ilim) geldiğinde kim HÜDAma tabi olursa onlara ne korku vardır ne de mahzun olacakları bir şey. "

Ali Bulaç

Dedik ki: "Oradan tümünüz inin. Bundan sonra size benden bir hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır."

Ali Özek ve heyeti

Dedik ki: Hepiniz oradan inin! Eğer benden size bir hidâyet gelir de her kim hidâyetime tâbi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.

Ali Rıza Safa

"İkiniz de oradan inin!" dedik; "Bundan böyle, Benden size bir yol gösteren geldiğinde, Benim yoluma kim bağlı kalırsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler!"

Bayraktar Bayraklı

Dedik ki: "Hepiniz oradan inin. Size benden doğru yolu gösteren bir rehber geldiğinde, kim rehberime uyarsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir".

Edip Yüksel

"Oradan topluca ininiz" dedik, "Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Oradan topluca ininiz,' dedik, 'Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dedik ki: "Hepiniz oradan inin!" Sonra Benden size ne zaman bir yol gösterici gelir de kim o yol göstericinin izince giderse, onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedik: İnin oradan hepiniz, sonra benden size ne zaman bir hidayetci gelir de kim o hidayetcimin izince giderse onlara bir korku yoktur ve mahzun olacaklar onlar değildir

Gültekin Onan

"Oradan topluca ininiz" dedik. "Yalnız benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."

Hasan Basri Çantay

(Evet, öyle) Dedik: Hepiniz oradan inin. Sonra size benden bir hidayet (ci rehber) gelir de kim benim hidayetimin izince giderse artık onlara hiçbir korku (ve tehlike) yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

İbni Kesir

Dedik ki; hepiniz oradan inin. Eğer, tarafımdan size bir hidayet gelir de, kim benim hidayetime uyarsa, artık onlar için hiçbir korku yoktur. Ve onlar mahzun da olacak değillerdir.

Mehmet Alagaş

(30-39) Rabbin meleklere , ben arzda halife / devralanlar / ardından gelenler yapacağım dediğinde dediler ki; orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yapacaksın? Seni biz övgü ile üstün tutuyoruz seni kutsuyoruz dediler Allah’ta ben sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi , Ademe isimleri, onların hepsini öğretti , sonra da Onu / Ademi meleklerine sunarak onlara bana şunların isimlerini sözünüze sadık iseniz haber verin bakalım dedi. Dediler ki seni üstte tutarız ki bizim bize öğrettiklerin dışında bilgimiz yok tur, muhakkak ki sen bilgesin / alimsin ve hâkimsin. Allah dedi ki ey Âdem onların isimlerini sen haber ver, onların isimlerini haber verdiğinde de Allah dedi ki size ben, kesinlikle semaların ve arzın kaybını / gaybını bilirim ve açığa çıkardıklarınızı ve de gizlediklerinizi de bilirim demedim mi? Biz meleklere Âdeme secde edin dedik, iblis hariç secd e ettiler, başkaldırdı / diklendi, büyüklendi ve kafirlerden oldu. Biz de dedik ki Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun ve neresinden istiyorsanız orada n bol bol yiyin ve şu ağaca da sakın yaklaşmayın yoksa z ulmedenlerden olursunuz. Şeytan ikisinin de ayağını kaydırdı her ikisini de bulundukları yerden çıkardı. Biz de dedik ki bazınız bazınıza düşmanlık içinde inin, yeryüzü / arz, size, kalınacak ve belli bir süre geçim yeri olarak tayin edilmiştir. Âdem Rabbinden kelimeleri aldı O’na günahından vazgeçerek / tövbe ederek yöneldi, muhakkak ki O vazgeçmeleri kabul eden ve esirgeyendir. (Kelimeleri alıp tövbe de kullandı) Biz de hepiniz birlikte oradan inin eğer benden size bir kılavuzluk geldiğinde /yola yönlendirme geldiğinde kim de o kılavuzluğa uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar hüzünlenmeyeceklerdir , Örtbas edenler / yok sayanlar ve ayetlerimizi yalanlayanlar işte onlar ateş halkıdırlar, onlar orada kalıcıdırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dedik ki: "Hepiniz oradan (Cennet'ten) inin.Tarafımdan size bir yol gösterici gelir de kim ona uyarsa, onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir."

Süleyman Ateş

"Hepiniz oradan inin," dedik, "Yalnız (iyi bilin ki) size benden bir hidayet geldiği zaman, kimler benim hidayetime uyarsa artık onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

(O üçüne) şunu da söyledik: "Oradan hep birlikte inin! Tarafımdan size bir rehber (kitap) gelir de rehberime kim uyarsa onların üzerinde ne bir korku olur ne de üzülürler. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayete göre Adem o zaman nebi değildi. Allah onu seçip nebi yapınca (Al-i İmran 3/33) bir rehber verdi (Taha 20/122). Rehber anlamına gelen "hüda" kelimesi, bu surenin ikinci ayetinde Allah'ın kitabının ana özelliği sayıldığından bu ayetteki rehber, Adem'e verilen kitaptır. O kitap, cinlerden olan İblis'i de bağlar. Çünkü cinler de insanlar gibi imtihan için yaratılmış (Zariyat 51/55-56) ve Allah'ın kitabından sorumlu tutulmuşlardır (Ahkaf 46/29-32). İblis, son insan ölünceye kadar yaşama garantisi aldığından (A'raf 7/14-15) tövbe /dönüş için vaktinin olduğunu düşünüyor olabilir; ama o saat, hiç beklemediği bir anda gelecektir (A'raf 7/187, Nahl 16/77, Zuhruf 43/66). Cehennem ile ilgili ayetlerde İblis ifadesi geçmez, sadece İblis'in ordusunun yani takipçilerinin oraya atılacağı ifade edilir (Şuara 26/91-95). Ama kafir olarak ölen Firavun'un, ordusuyla beraber cehenneme atılacağı, açıkça bildirilmiştir (Kasas 28/36-42). Şeytanlar, takipçileri ile birlikte cehenneme gireceklerdir (Meryem 19/68).İblis davasından dönmezse o da oraya girecektir (Sad 38/84-85) Şeytan, insandan da cinden de olur (En'am 6/112, Nas 114/1-6) Bütün bunlar, tevbe kapısının, diğer şeytanlar gibi İblis'e de açık olduğunu gösterir (Nisa 4/17-18). Çünkü Allah, ahirette herkese yaptığının karşılığını verecek ve hiçbir kuluna haksızlık etmeyecektir (Fussilet 41/46).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şöyle dedik: "Oradan hep birlikte inin! dipnot 1 Tarafımdan size bir rehber gelirse, dipnot 2 rehberime uyanlarda ne korku olur ne de üzüntü çekerler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnin "ihbitu اهْبِطُواْ" emri çoğuldur. Arapçada çoğul, en az üçü gösterdiğinden inenler; Adem, Havva ve İblis'tir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayete göre Adem o zaman Nebi değildi. Allah daha sonra onu, ailesi içinden seçip Nebi yapınca (Al-i İmran 3/33) kendisine bir rehber vermişti. Rehber anlamı verdiğimiz  huda =هُدًى kelimesi, bu surenin ikinci ayetinde Allah'ın kitabının tek özelliği sayıldığından buradaki rehber, Adem'e verilecek kitaptır. .

Şaban Britch

Hepiniz oradan inin, dedik. Tarafımdan size bir hidayet gelecektir; benim hidayetime uyan kimselere hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.

Şaban Piriş

-Hepiniz oradan inin, dedik. Tarafımdan size bir yol gösterici gelecektir; benim yol göstericime uyan kimselere hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Hepiniz oradan aşağı inin." dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiç bir korku yoktur. Onlar kederle de yüz yüze gelmeyeceklerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We said to them: "Go all of you from this blissful state, you are doomed to a lower state, and the earth shall be your state. And when it is decided that you shall receive directions thereon to guide you to the path of righteousness, then those steered by the spirit of truth into all truth shall have no ground for alarm nor shall fear or dread fall upon them nor shall they come to grief,"

Abdul Haleem

We said, ‘Get out, all of you! But when guidance comes from Me, as it certainly will, there will be no fear for those who follow My guidance nor will they grieve-

Abdullah Yusuf Ali

We said: "Get ye down all from here; and if, as is sure, there comes to you Guidance from me, whosoever follows My guidance, on them shall be no fear, nor shall they grieve.

Abul A'la Maududi

We said: "Get you down from here, dipnot 1 all of you, and guidance shall come to you from Me: then, whoever will follow My guidance need have no fear, nor shall they grieve.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The reiteration of this statement is significant. We have been told above that Adam repented and that his repentance was accepted by God. This means that the stain of sin was washed away and therefore no stain remained On the contrary, God not only accepted Adam's repentance but also honoured him by endowing him with prophethood so that he might he able to direct his children correctly. The repetition of the order to leave Paradise and go down to earth is aimed at driving home the point that earth was not created as a place of punishment for man. On the contrary, man was put on earth to serve as God's vicegerent there. It was only to test man and thereafter to equip him for the performance of God's vicegerency that man was placed temporarily in Paradise. See also( n. 48 above.)

Aisha Bewley

We said, ‘Go down from it, every one of you! Then when guidance comes to you from Me, those who follow My guidance will feel no fear and will know no sorrow. ’

Al-Hilali & Khan

We said: "Get down all of you from this place (the Paradise), then whenever there comes to you Guidance from Me, and whoever follows My Guidance, there shall be no fear on them, nor shall they grieve.

Ali Quli Qarai

We said, ‘Get down from it, all together! Yet, should any guidance come to you from Me, those who follow My guidance shall have no fear, nor shall they grieve.

Amatul Rahman Omar

We said, `Go forth from this state, all of you, and when there comes to you a guidance from Me, then, those who follow My guidance shall have nothing to fear and nothing to grieve at. '

Arthur John Arberry

We said, 'Get you down out of it, all together; yet there shall come to you guidance from Me, and whosoever follows My guidance, no fear shall be on them, neither shall they sorrow.

Bijan Moeinian

Then I (God) said: "Get out all of you from the paradise. There will come guidance to you from me. Those who follow my guidance, will have no fear and no grief.

E. Henry Palmer

We said, 'Go down therefrom altogether and haply there may come from me a guidance, and whoso follows my guidance, no fear is theirs, nor shall they grieve.

Edip-Layth

We said, "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."

George Sale

We said, get ye all down from hence; hereafter shall there come unto you a direction from me, and whoever shall follow my direction, on them shall no fear come, neither shall they be grieved;

Hamid S. Aziz

We said, "Go down there from altogether and per chance (or possibly) there may come from Me a Guidance, and whoever follows My Guidance, no fear is theirs, nor shall they grieve.

Mahmoud Ghali

We said, "Get down out of it altogether, then, if ever there should definitely (The verb has an emphatic ending, thereby saying that guidance will come) come up to you guidance from Me, then whoever follows My guidance, then no fear will be on them, neither will they grieve. "

Marmaduke Pickthall

We said: Go down, all of you, from hence; but verily there cometh unto you from Me a guidance; and whoso followeth My guidance, there shall no fear come upon them neither shall they grieve.

Mohamed Ahmed - Samira

And We said to them: "Go, all of you. When I send guidance, whoever follows it will neither have fear nor regret;

Muhammad Asad

[For although] We did say, "Down with you all from this [state]," there shall, none the less, most certainly come unto you guidance from Me: and those who follow My guidance need have no fear, and neither shall they grieve;

Mustafa Khattab

We said, "Descend all of you! Then when guidance comes to you from Me, whoever follows it, there will be no fear for them, nor will they grieve.

Progressive Muslims

We said: "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve. "

Rashad Khalifa

We said, "Go down therefrom, all of you. When guidance comes to you from Me, those who follow My guidance will have no fear, nor will they grieve.

Sahih International

We said, "Go down from it, all of you. And when guidance comes to you from Me, whoever follows My guidance - there will be no fear concerning them, nor will they grieve.

Sam Gerrans

We said: “Get you down from it all together. And if there comes to you guidance from Me, whoso follows My guidance: no fear will be upon them, nor will they grieve.

Shabbir Ahmed

We said, "ALL OF YOU have degraded yourselves. But behold, when guidance comes to you from Me, those who will follow My guidance, there shall come upon them no fear, nor shall they grieve." (Note here the plural, 'All of you' confirming that Adam and his wife are allegorical terms for the humankind. Incidentally the word EVE is nowhere mentioned in the Qur'an, once again pointing to Adam as mankind).

Syed Vickar Ahamed

We said: "Get you all down from here; And if, surely, there comes Guidance to you from Me; Those who follow My guidance, for them there shall be no fear, and they shall not suffer.

Taqi Usmani

We said, "Go down from here, all of you. Then, should some guidance come to you from Me, those who follow My guidance shall have no fear, nor shall they grieve.

The Monotheist Group

We said: "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩