Tevbe suresi

Tevbe suresi, 110. ayet

Tevbe suresi, 110. ayet. لَا يَزَالُ بُنْيَٰنُهُمُ ٱلَّذِى بَنَوْا۟ رِيبَةً فِى قُلُوبِهِمْ إِلَّآ أَن تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

lâ yezâlü bünyânühümü-lleẕî benev rîbeten fî ḳulûbihim illâ en teḳaṭṭa`a ḳulûbühüm. vellâhü `alîmün ḥakîm.

Diyanet İşleri

Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 107–113 · surenin 110. ayeti / 129
  1. Tevbe 107

    Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resulüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, "Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok" diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şahitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.

  2. Tevbe 108

    Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha layıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.

  3. Tevbe 109

    Binasını takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) ve O'nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.

  4. 110

    Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  5. Tevbe 111

    Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da kesin olarak va'detmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O halde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır.

  6. Tevbe 112

    Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.

  7. Tevbe 113

    Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü'minlere.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

110. “Kurdukları o bina, yürekleri” son derece pişmanlık duymak, Rablerine tevbe etmek ve O’ndan nihaî derecede korkmak sureti ile “parça parça olmadıkça kalplerinde daimi bir kuşku kaynağı olmaya devam edecektir.” Ancak bu hallerinden vazgeçip tevbe ederlerse Allah onları affeder. Aksi takdirde onların yaptıkları bu bina şüphelerine şüphe katar, münafıklıklarını artırır durur. “Allah” içi ile dışı ile, açığı ile gizlisi ile her şeyi, kulların gizleyip sakladıklarını da açıkladıklarını da “hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.” O, ancak hikmetin gerektirdiği şeyi yapar, yaratır, emreder ve yasaklar. Yüce Allah’a hamdu senalar olsun.

Bu âyet-i kerimelerle birtakım gerçekler dile getirilmektedir:

1. Yakınında bulunan bir başka mescide zarar vermek maksadı ile mescid edinmek haramdır ve onu yapanların maksadı bilindikten sonra bu zarar veren mescidi yıkmak gerekir.

2. Bir amel faziletli olsa dahi niyet, onu değiştirip yasak hale dönüştürebilir. Nitekim Dırar Mescidini yapanların niyetleri, bu amellerini gördüğümüz bu şekle dönüştürmüştür.

3. Mü’minlerin arasında tefrika doğuran her bir hal, mutlaka terk edilmesi ve ortadan kaldırılması gereken masiyetlerdendir. Diğer taraftan mü’minlerin bir araya gelmelerini, birbirleri ile kaynaşmalarını gerçekleştirecek her bir şeye uymak, onu emretmek ve teşvik etmek gerekir. Çünkü Yüce Allah onların, Dırar Mescidini bu maksatla yaptıklarını ve bu maksadın da onun yasak kılınmasını gerektirdiğini beyan etmiştir. Aynı zamanda bu, küfre girmeyi, Allah ve Rasûlüne karşı savaş açmayı da gerektiren bir maksattır.

4. Allah'a isyan edilen yerlerde namaz kılmak, bu gibi yerlere yaklaşmak yasaktır, bunlardan uzak durmak gerekir.

5. Günah, işlendiği yerlere de etki eder. Nitekim münafıkların günahı, Mescid-i Dırarı etkilemiş ve orada namaz kılmak yasaklanmıştır. İtaat de aynı şekilde -Kubâ mescidini etkilediği gibi- bulunduğu yerlere etki eder. Nitekim Yüce Allah Kûba Mescidi hakkında şöyle buyurmuştur: “İlk günden temeli takva üzerine atılan Mescid, içinde namaza durmana elbette daha layıktır.” Bundan dolayı Kubâ mescidinin başka mescidlerde bulunmayan bir fazileti ve üstünlüğü vardır. O kadar ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem her cumartesi günü Kubâ mescidini ziyaret edip orada namaz kılar ve orada namaz kılmayı teşvik ederdi.[27]

6. Âyet-i kerimede sözü edilen gerekçelerden dört önemli kaide ortaya çıkmaktadır: Müslüman bir kimseye zarar veren veya Allah’a isyan olan -zira Allah’a isyanlar küfrün dallarındandır- ya da mü’minlerin arasını ayıran yahut da Allah ve Rasûlüne düşmanlık edenlere destek mahiyetinde bulunan her bir amel, haramdır ve yasaktır. Bu amellerin aksi de hükmün de aksi olmasını gerektirir.

7. Allah'a isyandan kaynaklanan somut ameller, günahta ısrar gibi olup failinin sürekli olarak Allah'tan uzaklaşmasına neden olur. Ta ki ona son verip tam manasıyla ondan tevbe edinceye kadar ki bu da pişmanlıktan ve üzüntüden dolayı kalbi parçalanacak dereceye gelmesi ile olur.

8. Kubâ Mescidi takvâ üzere kurulmuş bir mescid olduğuna göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in mübarek eli ile temelini attığı, yapımında çalıştığı ve Allah’ın onun için seçtiği Mescid-i Nebevî’nin böyle olması öncelikle söz konusudur.

9. İhlas ve Peygamber’e tâbi olma esası üzere yapılan bir amel, takva üzere yapılmış ve yapanını nimetlerle dolu cennetlere ulaştıran ameldir. Kötü bir maksat, bid’at ve sapıklık üzere yapılan bir amel ise yıkılmaya yüz tutmuş bir uçurumun kenarında kurulmuş ve yıkılıp sahibini de beraberinde cehenneme götüren bir ameldir. Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onların zarar, şüphe ve nifak olarak bina ettikleri mescitleri, kalpleri ölüm yahut kılıçla öldürülerek paramparça oluncaya kadar onların kalplerinde bir nifak kaynağı olarak kalmaya devam edecektir. Allah, kullarının amellerini hakkıyla bilendir. Yaptıklarına karşılık olarak hayır ve şer ile hükmetmesi ile hikmet sahibidir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَا la
  2. يَزَالُ yezalu ileri gitmez kök: زيل
  3. بُنْيَـٰنُهُمُ bunyanuhumu binaları kök: بني
  4. ٱلَّذِى llezi
  5. بَنَوْا۟ benev inşa ettikleri kök: بني
  6. رِيبَةًۭ ribeten bir kuşku olmaktan kök: ريب
  7. فِى fi
  8. قُلُوبِهِمْ kulubihim yüreklerinde kök: قلب
  9. إِلَّآ illa dışında
  10. أَن en
  11. تَقَطَّعَ tekattaa parçalanması kök: قطع
  12. قُلُوبُهُمْ ۗ kulubuhum kalbleri kök: قلب
  13. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  14. عَلِيمٌ alimun bilendir kök: علم
  15. حَكِيمٌ hakimun hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زيل (10 geçiş) · Aynı kök: ريب (36 geçiş)

    Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de,…

  • Aynı kök: زيل (10 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş)

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu).…

  • Aynı kök: زيل (10 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler senden izin isterler.

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi…

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yaptıkları bina, kalpleri parçalanıncaya kadar yüreklerine devamlı olarak bir kuşku (sebebi) olacaktır. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Mustafa İslamoğlu

Yüreklerindeki kuşku (uçurumu) üzerine inşa ettikleri (hayat) binası, ancak yüreklerini paramparça edinceye kadar dayanacaktır. Allah, hem (onların bu halini) bilen, hem de hikmeti gereği (buna izin veren)dir.

Muhammed Esed

Böylelerinin kurduğu mescid, içlerini paralayıp onları tüketinceye kadar kalplerinde bir şüphe ve huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye gitmeyecektir. (Hatırlayın ki, bunu böylece açıklayan) Allah her hükmüyle ince, derin bir gerçeğe işaret eden mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.

Ahmed Hulusi

Onların kurdukları mescidleri; kalpleri parçalanmadıkça, içlerinde bir kuşku olarak devam edecektir. . . Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Onların kalbleri parçalanmadıkça, kurdukları bina kalblerinde bir şüphe olarak sürüp gidecektir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Yaptıkları bina, (ölüp de) kalpleri parçalanıncaya kadar yüreklerine devamlı olarak bir kuşku (sebebi) olacaktır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Yaptıkları yapı, yürekleri paramparça olmadıkça, yüreklerinde bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Kurdukları bina, kalpleri parçalanıncaya kadar yüreklerinde bir kuşku olmaya devam edecektir. Allah her şeyi bilen, işlerini yerli yerinde yapandır.

Edip Yüksel

Kurdukları yapı, yürekleri parçalanıncaya dek kalplerinde bir kuşku kaynağı olarak kalacaktır. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kurdukları yapı, yürekleri parçalanıncaya dek kalplerinde bir kuşku kaynağı olarak kalacaktır. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların kurmuş oldukları yapıları, kalpleri parçalanıncaya kadar, kalplerinde bir nifak düğümü olup kalacaktır. Allah, bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onların kurmuş oldukları bünyanları kalblerinde bir nifak ukdesi olup kalacak, meğer ki kalpleri parçalansın, Allah alimdir, hakimdir

Erhan Aktaş

Onların kalpleri parçalanmadıkça, kurdukları yapı, kalplerinde bir kuşku olarak sürüp gidecektir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların kalpleri parçalanmadıkça, kurdukları yapı, kalplerinde bir kuşku olarak sürüp gidecektir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların kalpleri parçalanmadıkça, kurdukları yapı, kalplerinde bir kuşku olarak sürüp gidecektir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Gültekin Onan

Onların kalpleri parçalanmadıkça, kurdukları bina kalplerinde bir şüphe olarak sürüp gidecektir. Tanrı bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Onların kurdukları bina, kalblerinde daimi bir şek (ve nifaaka sebeb) olacakdır. Meğer ki kalbleri (ölümle) parçalanmış olsun. Allah (her şey'i) çok iyi bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Kalbleri paralayıncaya kadar kurdukları bina kalblerinde kuşku kaynağı olmaya devam edecektir. Allah; Alim'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(107-110) Zarar verici mescidi, kafirlik ve müminler için ayrışma için edinenler ve de önceden Allah’a ve Resulüne harp açan kimseyi (Rahip Ebu Âmir, Hanzala’nın babası güya Bizans’tan yardım getirecek) gözetleyip bekleyenler ve güzellik dışında bir dileğimiz yoktu diye yemin edenler, Allah şahitlik eder ki kesinlikle onlar yalancıdırlar. Orada ebediyyen namaza durma, il günden beri takva üzerine kurulmuş olan kalkıp namaz durmaya daha layıktır, o mescidin içinde temizlenmeyi seven adamlar var, Allah temizlenenleri s ever. Binasını Allah’tan sakınma ve onun rızası için tesis etmiş kimse mi hayırlıdır yoksa binasını, akan uçurumun / bir yarın kenarına tesis edip te onunla cehennem ateşine akan biri mi hayırlıdır? Allah zalim topluluğu yola iletmez / zalimlere rehberlik etmez. Onların yaptıkları yapılar, kalplerinde, ancak kalpleri parçalandığı zaman netleşek bir çelişki olarak kalacaktır, Allah bilendir, hâkimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yaptıkları binaları, kalpleri parça parça oluncaya dek bir şüphe (kaynağı) olarak kalmaya devam edecektir. Allah, her şeyi hakkıyle bilendir;Hakîm'dir.

Süleyman Ateş

Yaptıkları bina, kalbleri parçalanıncaya dek yüreklerinde bir kuşku olarak kalacaktır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Kurdukları yapı, kalpleri paramparça oluncaya dek kalplerinden çıkmayan bir huzursuzluk kaynağı olmaya devam edecektir. Allah, daima bilen ve kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kurdukları bina, kalpleri parçalanıncaya kadar içlerinden çıkmayacak bir şüphe kaynağı olmaya devam edecektir; Allah bilir, doğru kararlar verir.

Şaban Britch

Onların kurmuş olduğu bu yapı, kalpleri parça parça olmadıkça kalplerinde bir nifak olarak kalacaktır. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

Şaban Piriş

Onların kalplerinde kurduğu bina, kalpleri paramparça olana kadar bir nifak olacaktır. Allah alimdir, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kurdukları bina, kalpleri parçalanıncaya kadar yüreklerinde bir kuşku olmaya devam edecektir. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Their building which, crumbled to pieces in the fire of Hell shall not cease to be the cause of mental pain, sorrow and distress to their hearts, alarm and suspicion to their conscience until the day their hearts are crushed with sorrow and the day they die, and Allah is 'Alimun and Hakimun.

Abdul Haleem

the building they have founded will always be a source of doubt within their hearts, until their hearts are cut to pieces. God is all knowing and wise.

Abdullah Yusuf Ali

The foundation of those who so build is never free from suspicion and shakiness in their hearts, until their hearts are cut to pieces. And Allah is All-Knowing, Wise.

Abul A'la Maududi

[9:110] And the structure which they have erected will ever inspire their hearts with doubts unless it be that their very hearts are cut into pieces. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Aisha Bewley

The buildings they have built will not cease to be a bone of contention in their hearts, until their hearts are cut to shreds. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

The building which they built will never cease to be a cause of hypocrisy and doubt in their hearts unless their hearts are cut to pieces. (i.e. till they die). And Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Ali Quli Qarai

The building they have built will never cease to be [a source of] disquiet in their hearts until their hearts are cut into pieces, and Allah is all-knowing, all-wise.

Amatul Rahman Omar

This building of theirs which they have built will never cease to rankle in their hearts unless their hearts are torn to pieces (with anguish and repentance). And Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Arthur John Arberry

The buildings they have built will not cease to be a point of doubt within their hearts, unless it be that their hearts are cut into pieces; God is All-knowing, All-wise.

Bijan Moeinian

The building that they have constructed will lead them to a lifetime doubt [and confusion] until they heart becomes insensitive to the truth; God is the Most Knowledgeable, the Most Wise (and consequently informs you of the truth. )

E. Henry Palmer

The building which they have built will not cease to be a source of doubt in their hearts until their hearts are cut asunder; but God is knowing, wise.

Edip-Layth

Such a structure that they erect will never cease to cause doubt in their hearts, until their hearts are severed. God is Knowledgeable, Wise.

George Sale

Their building which they have built will not cease to be an occasion of doubting in their hearts, until their hearts be cut in pieces; and God is knowing and wise.

Hamid S. Aziz

The building which they have built will not cease to be a source of doubt in their heart until their heart are cut asunder; but Allah is Knowing, Wise.

Mahmoud Ghali

Their structure they have built will not cease being (a source of) suspicion in their hearts, excepting that their hearts are cut up; (i. e., until they die) and Allah is Ever-Knowing, Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

The building which they built will never cease to be a misgiving in their hearts unless their hearts be torn to pieces. Allah is Knower, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

The edifice they have built will always fill their minds with perturbation (which will not cease) till their hearts are rent to pieces, for God is all-knowing and all-wise.

Muhammad Asad

the building which they have built will never cease to be a source of deep disquiet in their hearts until their hearts crumble to pieces. And God is all-knowing, wise.

Mustafa Khattab

The building which they erected will never cease to fuel hypocrisy in their hearts until their hearts are torn apart. And Allah is All-Knowing, All-Wise.

Progressive Muslims

Such a structure that they erect will continue to cause doubt in their hearts, until their hearts are severed. God is Knowledgeable, Wise.

Rashad Khalifa

Such a building that they have established remains a source of doubt in their hearts, until their hearts are stilled. GOD is Omniscient, Most Wise.

Sahih International

Their building which they built will not cease to be a [cause of] skepticism in their hearts until their hearts are stopped. And Allah is Knowing and Wise.

Sam Gerrans

Their building which they built will never cease to be a doubt in their hearts save that their hearts be cut off; and God is knowing and wise.

Shabbir Ahmed

The building which they have built will never cease to be a misgiving in their hearts unless their hearts be torn to pieces. (A building that divides believers will remain a source of unrest in the hearts of the sectarians till their hearts stop beating). Allah is Knower, Wise.

Syed Vickar Ahamed

The foundation of those who build like this is never free from doubt and shakiness in their hearts, until their hearts are cut to pieces. And Allah is All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

The building they had built shall always remain a source of unrest in their hearts, unless their hearts are cut into pieces. Allah is All-Knowing, All-Wise.

The Monotheist Group

Their buildings that they built continue to cause doubt in their hearts, until their hearts are severed. And God is Knowledgeable, Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 110. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 110. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 110. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩