Nisâ suresi · 135–141. ayetler

Adaletle şahitlik; kâfirleri dost edinenler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nisâ suresi, 135. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 135. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُونُوا۟ قَوَّٰمِينَ بِٱلْقِسْطِ شُهَدَآءَ لِلَّهِ وَلَوْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ أَوِ ٱلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ إِن يَكُنْ غَنِيًّا أَوْ فَقِيرًا فَٱللَّهُ أَوْلَىٰ بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا۟ ٱلْهَوَىٰٓ أَن تَعْدِلُوا۟ وَإِن تَلْوُۥٓا۟ أَوْ تُعْرِضُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Adaleti (titizlikle) ayakta tutan, kendiniz, ana baba(nız) ve yakınlar(ınız) aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kişiler olun! dipnot 1 (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin de fakir de olsalar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Adalet(ten sapma) konusunda arzular(ınız)a uymayın! (Şahitliği) eğip büker (doğru şahitlik etmez) veya şahitlik etmekten kaçınırsanız, (bilin ki) şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada muhataplar hem yönetici veya yargıç makamında bulunanlardır; hem de şahitlik etmesinden söz edilen herkestir. Nisâ 4:3 ve 127'de yetimler ve kadınlarla ilgili özel bazı konularda adaletle ilgili uyarılara yer verilmişken, Nisâ 4:58'de genel anlamda adaletle hükmedilmesi gerektiği dile getirilmişti. Burada adaletin sağlanması için insanlar arasındaki davalarda Yüce Allah için şahitler olunması gerektiği değişik boyutlar üzerinden ifade edilmektedir. Benzer mesajlar: Nisâ 4:58; Mâide 5:8, 42; En‘âm 6:152; Nahl 16:90; Hucurât 49:9; Mümtehine 60:8.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Kendinizin, ebeveyninizin ve akrabanızın aleyhine de olsa, Allah için hakka şahitlik yaparak daima adaleti tesis etmeye çalışın. O kimse zengin olsun fakir olsun, Allah'ın hakkı onların her birinin önüne geçer. O halde kendi arzularınıza uymayın ki adaletten uzaklaşmayasınız. Ama eğer hakikati çarpıtırsanız ve(ya) şahitlikten kaçınırsanız bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Sizin, ebeveyninizin ve akrabalarınızın aleyhine de olsa, Allah rızası için hakikate şahitlik yaparak adaleti gözetmeye azmedin. O kişi zengin de olsa fakir de olsa, Allahın hakkı onların her birinin (hakkının) önüne geçer. Öyleyse, kendi boş arzu ve heveslerinize uymayın ki adaletten uzaklaşmayasınız. Çünkü, eğer (hakikati) çarpıtırsanız, bilin ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler, adaleti uygulamaya aziymli olun! Ana-baba veya akrabanız aleyhine de olsa, zengin veya fakir fark etmeksizin Allah için şahitlik edin; zira Allah hakkı, ikisinin de önündedir! O halde adaleti sağlamada geçersiz kabullerinize tabi olmayın! Eğer gerçeği çarpıtırsanız, muhakkak Allah yaptıklarınızın yaratanı olarak Habiyr'dir.

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey îman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, sizin şahitlik ettiğiniz kimselere Allah daha yakındır. Nefsin heveslerine uyup adaletten şaşmayın. Eğer (şehadette) dilinizi eğer büker, yahut (ondan tamamen) yüz çevirirseniz, şüphe yoktur ki Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdârdır.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Kendinizin, anne-babanızın ve akrabalarınızın çıkarlarına aykırı da olsa, varlıklı veya yoksul da olsalar, Allah için tanıklık ederek, adaleti ayakta tutun. Çünkü Allah, onlara daha yakındır. Öyleyse duygularınıza tutsak olarak adaletten ayrılmayın. Ama dilinizi eğip büker veya yüz çevirirseniz, kuşkusuz, Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir. dipnot 94

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 94
      Adaletin herkese eşit uygulanması konusu, Tevrat,
      Levililer 19:15 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 19:15

      “ ‹Yargılarken haksızlık yapmayacaksın. Yoksula ayrıcalık göstermeyecek, güçlüyü kayırmayacaksın. Komşunu adaletle yargılayacaksın.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ayetinde, şöyle yazılıdır: "Yargılarken haksızlık yapmayacaksın. Yoksula ayrıcalık göstermeyecek; güçlüyü kayırmayacaksın. Komşunu adaletle yargılayacaksın."

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutunuz; kendiniz, anne babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Haklarında şahitlik ettikleriniz zengin olsunlar, fakir olsunlar, Allah onlara sizden daha yakındır. İğreti arzularınıza uyup adaletten sapmayınız. Eğer şahitlik ederken dilinizi eğip bükerseniz ya da doğruyu söylemezseniz, muhakkak ki Allah yaptıklarınızı bilir.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar! Kendiniz, ananız, babanız ve yakınlarınız aleyhinde dahi olsa ALLAH için tanıklık ederek adaleti gözetin. İster zengin, ister fakir olsun, ALLAH her iki gruba da bakar. Öyleyse, kişisel çıkar ve duygularınıza uyarak taraflı davranmayın. Gerçeği çarpıtırsanız veya tanıklık etmekten çekinirseniz, bilesiniz ki ALLAH yaptıklarınızı haber alır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar! Kendiniz, ananınz, babanız ve yakınlarınız aleyhinde dahi olsa ALLAH için tanıklık ederek adaleti gözetin. İster zengin, ister fakir olsun, ALLAH her iki gruba da bakar. Öyleyse, kişisel çıkar ve duygularınıza uyarak taraflı davranmayın. Gerçeği çarpıtırsanız veya tanıklık etmekten çekinirseniz, bilesiniz ki ALLAH yaptıklarınızı haber alır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, hak ölçülerle hareket edip adaleti yerine getirmeye uğraşan hakimler, Allah için şahitlik yapan kişiler olunuz. Gerek kendileriniz veya ana-babanız yahut en yakınlarınız aleyhine olsun; gerek zengin, gerek fakir olsun. Çünkü Allah, ikisinden de önceliklidir. Bundan dolayı adaletten uzaklaşıp da nefsinize uymayın. Şahitlik yaparken dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Hakkaniyyetle durub adaleti yerine getirmeğe uğraşır hakimler, Allah için şahidler olunuz, gerekse nefislerinizin, veya ebeveyninizin veya en yakınlarınızın aleyhine olsun, gerek zengin ve gerek fakır bulunsun, çünkü Allah ikisinden de akdemdir, onun için haktan udul edib de nefsin arzusuna tabi' olmayın ve eğer dilinizi eğer veya çekinirseniz şüphe yok ki Allah her ne yaparsanız habir bulunur

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Kendinizin, anne ve babanızın ve akrabalarınızın aleyhine bile olsa; tanıklık ettiğiniz kimseler, zengin de olsa, fakir de olsa, Allah için hakkaniyetli tanıklar olarak adaleti gerçek anlamıyla yerine getirin. Allah, onlara sizden daha yakındır. Haddi aşarak, tutkunuza tabi olmayın. Eğer gerçeği çarpıtıp, yüz çevirirseniz, Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Kendinizin, anne ve babanızın ve akrabalarınızın aleyhine bile olsa; tanıklık ettiğiniz kimseler, zengin de olsa, fakir de olsa, Allah için hakkaniyetli tanıklar olarak adaleti gerçek anlamıyla yerine getirin. Allah, onlara sizden daha yakındır. Haddi aşarak, tutkunuza tabi olmayın. Eğer gerçeği çarpıtıp, yüz çevirirseniz, Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Kendinizin, anne ve babanızın ve akrabalarınızın aleyhine bile olsa, Allah için adil tanıklar olarak adaleti gerçek anlamıyla yerine getirin. Tanıklık ettiğiniz kimseler; zengin de olsa, fakir de olsa, Allah, onlara sizden daha yakındır. Haddi aşarak, tutkunuza tabi olmayın. Eğer gerçeği çarpıtıp, yüz çevirirseniz, Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Tanrı için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Tanrı onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp hevanıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Tanrı yaptıklarınızdan haberi olandır.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, adaleti titizlikle ayakda tutan (haakim) ler ve Allah için şahidiik eden (insan) lar olun. (O hükmünüz veya şahidliğiniz) velev ki kendinizin veya ana ve babalar (ınız) ın ve yakın hısımlar (ınız) ın aleyhinde olsun, (isterse onlar) zengin veya fakir bulunsun. Çünkü Allah ikisine de (sizden daha) yakındır (ve hallerini sizden iyi bilicidir). Artık siz (hakdan) dönerek (keyf-ü) hevanıza uymayın. Eğer dilinizi eğib büker (hakkı olduğu gibi söylemekden çekinir) veya (büsbütün ondan) yüz çevirseniz şübhe yok ki Allah ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; kendiniz, ana-babanız ve yakınlarınız aleyhinde de olsa Allah için şahid olarak adaleti gözetin. İster zengin, ister fakir olsun; onları Allah'ın koruması daha uygundur. Adaletinizde heveslere uymayın. Eğer dilinizi büker veya yüz çevirirseniz; Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Alagaş

    (135-140) Ey iman edenler ölçülü olmak konusunda kendiniz yahut ana babanız ve de akrabanız dahi olsa sağlam / mukavim durun, zengin de olsa fakir de olsa sağlam durun. Her ikisine de Allah, daha yakındır. Den kliği sağlama da / adaleti sağlama da keyfinize uymayın, eğer yüz çevirirseniz ve kaçınırsanız, Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler Allah’a, Resulüne ve Resulüne indirdiği kitaba iman edin. Sizden önce indirilmiş olan kitaba iman edin. Her kim Allah’ı Meleklerini, kitaplarını, Resul lerini ve ahiret gününü tanımazsa kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmıştır. Muhakkak ki iman edenler ve sonrasında kafir olanlar sonra yine iman edenler sonra yine kafir olanlar sonra da kafirliğinde derinleşenleri, Allah onları bağışlayamayacaktır ve onları yola iletmeyecektir. Münafıkları, acıtıcı bir azap onlar içindir diye müjdele. Onlar müminlerin dışında kafirleri dost ediniyorlardı, saygınlığı onların yanında mı arıyorlar? Saygınlığın tümü Allah’ındır. (Onun yanında arayın) Kitapta size şu kesinli kle in di, eğer ki Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar diğer bir söze geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın , o vakit sizler de onlar gibi olursunuz, muhakkak ki Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini birden cehennemde toplayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti ayakta tutanlardan olunuz. Zengin olsun fakir olsun doğru şahitlik edin. Allah, her ikisine de sizden daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten ayrılmayın. Eğer (şahitlik konusunda) dilinizi eğip bükerseniz ve (yerine getirmekten) yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, adaleti tam yerine getirerek Allah için şahidlik edenler olun, kendinizin, ana babanızın ve yakınlarınızın aleyhinde bile olsa, (şahidlik ettiğiniz kimseler) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah, ikisine de daha yakındır (onları sizden çok kayırır). Öyle ise keyfinize uyarak doğruluktan sapmayın. Eğer (şahidlik ederken dilinizi) eğip bükerseniz, ya da doğruyu söylemezseniz, muhakkak ki Allah yaptıklarınızı bilir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler /müminler! Kendi aleyhinize, ana-babanız veya en yakınlarınızın aleyhine bile olsa hakkı ayakta tutan, Allah için şahitlik eden kişiler olun. Aleyhine şahitlik yaptığınız kişi ister zengin ister fakir olsun; Allah, onlara daha yakındır. Kendi arzunuza uymayın ki adil olasınız. Lafı eğip büker veya şahitlikten kaçınırsanız bilin ki Allah, yaptığınız her işin iç yüzünü bilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler (müminler)! Allah için şahitlik yaparak hakkı ayakta tutan kişiler olun; ister kendiniz, ana babanız veya yakınlarınız aleyhine olsun; isterse zengin veya fakir olsunlar, Allah, onlara sizin yakınlığınızdan daha yakındır. Arzularınıza uymayın yoksa saparsınız. Ağzınızı eğip büker veya şahitlikten kaçarsanız bilin ki Allah, yaptığınız her işin iç yüzünü bilir.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti ayakta tutanlardan olunuz. Zengin olsun fakir olsun doğru şahitlik edin. Allah her ikisine de sizden daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak, adaletten ayrılmayın. Eğer (şahitlik konusunda) dilinizi eğip bükerseniz ve (yerine getirmekten) yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Adalet ile hükmeden hakimler ve Allah için (doğru söyleyen) şahitler olun. Şahitliğiniz kendi aleyhinize veya çocuklarınızın ve yakınlarınızın aleyhine olsa bile, zengin olsun fakir olsun doğru şahitlik edin. Allah her ikisine de sizden daha yakındır. Adaletten sapmamak için heveslerinize uymayın. Eğer (adalet ile hüküm vermekten, şahitliğinizde doğru söylemekten çekinir) dilinizi eğip bükerseniz ve yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Öz benliğiniz, anne-babanız, yakınlarınız aleyhine de olsa, zengin veya fakir de olsalar, adaleti dimdik ayakta tutarak Allah için tanıklık edenler olun. Allah, ikisine de sizden daha yakındır. O halde nefsinizin arzusuna uyarak adaletten sapmayın. Eğer dilinizi eğip büker yahut çekimser kalırsanız, Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

  2. Nisâ suresi, 136. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 136. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ ءَامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِى نَزَّلَ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِن قَبْلُ وَمَن يَكْفُرْ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Allah'a, Elçisine, Elçisine indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği kitaba (vahiylere) iman edip güvenin! dipnot 1 Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve son günü (ahiret gününü) inkâr ederse elbette uzak bir sapma ile sapmıştır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette imanla ilgili iki kelime geçtiği, ilkinde hitap "ey iman edenler" şeklinde belirlendiği için ikincisine "inanıp güvenin" veya "imanda devamlı olun" anlamı verilmelidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! İman edin Allah'a, O'nun Elçisi'ne, O'nun Peygamberi'ne peyderpey indirdiği ilahi kelama ve daha önce indirdiği mesaja! Zira kim Allah'ı, meleklerini, vahiylerini, peygamberlerini ve Ahiret Günü'nü inkar ederse, işte o derin bir sapıklığı boylamış olur.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Sımsıkı sarılın Allaha ve Peygambere olan inancınıza ve Onun Peygamberine safha safha indirdiği vahye: Zira Allahı, meleklerini, vahiyleri, peygamberleri ve Ahiret Gününü inkar eden, gerçekten şiddetli bir sapıklığa düşmüştür.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler, "B" harfinin işaret ettiği anlam ile iman edin Allah'a, O'nun Rasulüne, Rasulüne inzal ettiği (El Esma mertebesinden bilincine) gibi daha öncekilere de inzal etmiş olduğu hakikat bilgisine. . . Kim Esma'sıyla her şeyi yaratmış olan Allah'a, O'nun melaikesine (Esma'nın işaret ettiği manaların açığa çıkan kuvvelerine), O'nun Kitaplarına (inzal etmiş olduğu hakikat bilgisine), O'nun Rasullerine ve gelecekteki sonsuz yaşam sürecine kafirlik ederse (inkar ederse), gerçekten çok uzak bir inanç bozukluğuna sapmıştır.

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkar ederse, son derece büyük bir sapıklığa düşmüş olur.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Allah'a, O'nun elçisine, elçisine indirdiği Kitap'a ve daha önce indirdiği Kitap'a inanın. Allah'ı, O'nun meleklerini, O'nun kitaplarını, O'nun elçilerini ve Sonsuz Yaşam Günü'nü kim inkar ederse, olmadık bir sapkınlıkla sapmıştır. dipnot 95

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 95
      Bu ayetle birlikte 2:177,285 ve 42:15 gibi çok sayıda ayette, Allah'ın tüm kitaplarına inanılmasının zorunlu olduğu bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberi'ne, ona indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkar ederse tam anlamıyla sapıtmıştır.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar! ALLAH'a, elçisini, elçisine indirdiği kitabı ve daha önceden indirdiği kitabı onaylayın. Kim ALLAH'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse büsbütün sapıtmış olur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar! ALLAH'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önceden indirdiği kitaplara inanın. Kim ALLAH'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse büsbütün sapıtmış olur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba, daha önce indirdiği kitaba da iman edin! Kim Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanmazsa, pek derin bir sapıklığa saplanıp gitmiştir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Allaha ve Resulüne de, Resulüne tenzil buyurduğu kitaba da, daha evvel inzal buyurduğu kitaba da iyman getirin, her kim Allaha ve meleklerine ve kitablarına ve resullerine ve ahiret gününe kafirlik ederse uzak pek uzak bir dalal ile sapmış, sapmış gitmiştir.

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Allah'a, Resul'üne ve Resul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş Kitaplara iman edin dipnot 1 . Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve ahiret gününü küfrederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çevirilerde ayete "Ey İman Edenler, iman edin" şeklinde anlam verilmektedir. Bu doğru değildir: ayette iman edenlere, nelere iman edecekleri bildirilmektedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Allah'a, Resul'üne ve Resul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş kitaplara iman edin dipnot 1 . Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve Ahiret Günü'nü küfrederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayete "Ey iman edenler, iman edin" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir; ayette iman edenlere, iman edecekleri şeyler bildirilmektedir

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Allah'a, Rasul'üne ve Rasul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş kitaplara inanın. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, rasullerini ve Ahiret Günü'nü inkar ederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, Tanrı'ya, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba inanın. Kim Tanrı'ya, meleklerine, kitaplarına, elçilerine ve ahiret gününe küfrederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, Allaha, Onun peygamberine ve gerek o peygamberine ayet ayet indirdiği kitaba, gerek daha evvel indirdiği kitaba iman (da sebat) edin. Kim Allahı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini, ahiret gününü inkarederek kafir olursa o, muhakkak ki (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapıb gitmişdir.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba inanın. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini, ve ahiret gününü inkar ederse; şüphesiz derin bir sapıklığa düşmüştür.

    Mehmet Alagaş

    (135-140) Ey iman edenler ölçülü olmak konusunda kendiniz yahut ana babanız ve de akrabanız dahi olsa sağlam / mukavim durun, zengin de olsa fakir de olsa sağlam durun. Her ikisine de Allah, daha yakındır. Den kliği sağlama da / adaleti sağlama da keyfinize uymayın, eğer yüz çevirirseniz ve kaçınırsanız, Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler Allah’a, Resulüne ve Resulüne indirdiği kitaba iman edin. Sizden önce indirilmiş olan kitaba iman edin. Her kim Allah’ı Meleklerini, kitaplarını, Resul lerini ve ahiret gününü tanımazsa kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmıştır. Muhakkak ki iman edenler ve sonrasında kafir olanlar sonra yine iman edenler sonra yine kafir olanlar sonra da kafirliğinde derinleşenleri, Allah onları bağışlayamayacaktır ve onları yola iletmeyecektir. Münafıkları, acıtıcı bir azap onlar içindir diye müjdele. Onlar müminlerin dışında kafirleri dost ediniyorlardı, saygınlığı onların yanında mı arıyorlar? Saygınlığın tümü Allah’ındır. (Onun yanında arayın) Kitapta size şu kesinli kle in di, eğer ki Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar diğer bir söze geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın , o vakit sizler de onlar gibi olursunuz, muhakkak ki Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini birden cehennemde toplayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, şüphesiz uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, Allah'a, Elçisine, Elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirmiş bulunduğu kitaba inanın. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse o, uzak bir sapıklığa düşmüştür.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara inanıp güvenin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar eder/ görmezden gelirse derin bir sapıklığa düşmüş olur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler! Allah'a, Elçisine, o Elçi'ye indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği Kitaplara dipnot 1 inanıp güvenin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü görmezlik eder de kafir olursa işte o, gerçekten iyice sapıtmış demektir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      el-Kitab = الْكِتَابِ kelimesi tekli olduğu halde kitaplar diye çoğul meal verilmiştir. Çünkü başındaki el takısı cins içindir. Allah'ın indirdiği cinsten bütün kitapları ifade eder. Allah Teala her nebiye kitap verdiği için kelimeye başka anlam vermek uygun olmaz.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler, Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe küfrederse, muhakkak uzak bir sapıklığa düşmüştür.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü tanımaz/inkar ederse, muhakkak derin bir sapıklığa düşmüştür.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Allah'a, onun resulüne, resulüne indirmiş olduğu Kitap'a, daha önce indirmiş olduğu Kitap'a inanın. Kim Allah'ı, O'nun meleklerini, kitaplarını, resullerini ve ahiret gününü inkar ederse geri dönüşü olmayan bir sapıklığa gömülmüş olur.

  3. Nisâ suresi, 137. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 137. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ٱزْدَادُوا۟ كُفْرًا لَّمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَبِيلًۢا

    Diyanet İşleri

    İman edip sonra inkar eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki iman edip sonra inkâr edenler, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenler, sonra da inkârlarını artıranlar var ya, Allah (işte) onları bağışlamayacak ve onları doğru yola ulaştırmayacaktır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:161-162, 217; Al-i İmrân 3:86; Nisâ 4:168; Muhammed 47:34.

    Mustafa İslamoğlu

    İman edip sonra inkara yönelen ve tekrar iman eden ve ardından inkara saplanan ve en sonunda saplandığı inkara boğazına kadar gömülenlere gelince: Allah onları affetmeyecek ve doğru yola ulaştırmayacaktır.

    Muhammed Esed

    İman edip sonra hakikati inkar eden ve tekrar iman edip yeniden hakikati inkar eden ve sonra hakikati inkar etmedeki inatlarına boyun eğenlere gelince, Allah onları bağışlamayacak ve hiçbir şekilde doğru yola eriştirmeyecektir.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki, (önce) iman edip de sonra inkar eden, sonra tekrar (geçici olarak) iman edip, sonra (yine) inkarcı olan, (nihayet) küfrü arttıranlara gelince; Allah onları ne mağfiret eder ve ne de onları bir yola hidayet eder.

    Ali Bulaç

    Gerçek şu, iman edip sonra inkara sapanlar, sonra yine iman edip sonra inkara sapanlar sonra da inkarları artanlar... Allah onları bağışlayacak değildir, onları doğru yola da iletecek değildir.

    Ali Özek ve heyeti

    İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, inandılar; sonra nankörlük ettiler. Sonra inandılar; sonra nankörlük ettiler. Ardından, nankörlüklerini artırdılar. Allah, onları bağışlamayacak; doğru yola da eriştirmeyecektir.

    Bayraktar Bayraklı

    İman edip sonra inkar edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkar edenleri, sonra da inkarlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayıp sonra inkar eden, tekrar gerçeği onaylayıp tekrar inkar eden ve daha sonra inkarlarında ileri giden kimseleri ALLAH affetmeyecek ve onlara yol göstermeyecek.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnanıp sonra inkar eden, tekrar inanıp tekrar inkar eden ve daha sonra inkarlarında ileri giden kimseleri ALLAH affetmeyecek ve onlara yol göstermeyecek

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İman ettikten sonra küfre gidenleri, sonra yine iman edip tekrar küfre gidenleri, sonra da küfürde ileri gidenleri Allah ne affedecek, ne de doğru bir yola çıkaracaktır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    şunlarki iyman ettiler, sonra tuttular küfre gittiler, sonra yine iyman ettiler, sonra yine küfre gittiler, sonra da küfürde ileri gittiler Allah onları mağfiret edecek de değil, doğru bir yola çıkaracak da değildir

    Erhan Aktaş

    İman edip sonra küfreden, dipnot 1 sonra iman edip, tekrar küfreden; sonra küfründe ileri gidenleri, dipnot 2 Allah ne affedecek, ne de doğru yola iletecektir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 4:101. ayetin 1. dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Önce Allah'a güvenip, sonra güvenmeyen; imanla imansızlık arasında gel gitler yaşayan ve bunu iyice kanıksayan kimseler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İman edip sonra küfreden dipnot 1 , sonra iman edip, tekrar küfreden; sonra küfründe ileri gidenleri dipnot 2 , Allah ne affedecek ne de doğru yola iletecektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, yok sayan, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Önce Allah'a güvenip, sonra güvenmeyen; imanla imansızlık arasında gel gitler yaşayan ve bunu iyice kanıksayan kimseler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İman edip sonra inkar eden, sonra iman edip, tekrar inkar eden; sonra inkarında ileri gidenleri, Allah ne affedecek ne de doğru yola iletecektir.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu, inanıp / inandıktan sonra küfredenler, sonra yine inanıp / inandıktan sonra küfredenler, sonra da küfürleri artanlar... Tanrı onları bağışlayacak değildir, onları doğru yola da iletecek değildir.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, iman edib de sonra küfre sapanlar, sonra yine iman ederek küfre dönenler, sonra da küfürlerinden ileri gidenler (yok mu?) Allah onları yarlığayacak değildir. Onları (doğru) bir yola iletecek de değildir.

    İbni Kesir

    Doğrusu inanıp sonra küfür edenleri, sonra inanıp tekrar küfür edenleri, sonra da küfürleri artmış olanları Allah bağışlamayacaktır. Onları doğru yola da eriştirmeyecektir.

    Mehmet Alagaş

    (135-140) Ey iman edenler ölçülü olmak konusunda kendiniz yahut ana babanız ve de akrabanız dahi olsa sağlam / mukavim durun, zengin de olsa fakir de olsa sağlam durun. Her ikisine de Allah, daha yakındır. Den kliği sağlama da / adaleti sağlama da keyfinize uymayın, eğer yüz çevirirseniz ve kaçınırsanız, Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler Allah’a, Resulüne ve Resulüne indirdiği kitaba iman edin. Sizden önce indirilmiş olan kitaba iman edin. Her kim Allah’ı Meleklerini, kitaplarını, Resul lerini ve ahiret gününü tanımazsa kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmıştır. Muhakkak ki iman edenler ve sonrasında kafir olanlar sonra yine iman edenler sonra yine kafir olanlar sonra da kafirliğinde derinleşenleri, Allah onları bağışlayamayacaktır ve onları yola iletmeyecektir. Münafıkları, acıtıcı bir azap onlar içindir diye müjdele. Onlar müminlerin dışında kafirleri dost ediniyorlardı, saygınlığı onların yanında mı arıyorlar? Saygınlığın tümü Allah’ındır. (Onun yanında arayın) Kitapta size şu kesinli kle in di, eğer ki Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar diğer bir söze geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın , o vakit sizler de onlar gibi olursunuz, muhakkak ki Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini birden cehennemde toplayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İman edip ardından kâfir olanlar sonra tekrar iman edip daha sonra da kâfir olup küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yol da göstermeyecektir.

    Süleyman Ateş

    Onlar ki inandılar, sonra inkar ettiler; daha sonra yine inandılar, yine inkar ettiler, sonra inkarları arttı; işte Allah onları ne bağışlayacak, ne de doğru yola iletecektir.

    Süleymaniye Vakfı

    Önce inanan, sonra kafir olan, sonra tekrar inanan, arkasından yine kafir olan sonra da kafirliklerini sürekli artıranlar var ya; Allah onları ne bağışlayacak ne de bir çıkış yolu gösterecektir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O kimseler ki önce inanıp güvendiler, sonra ayetleri görmezden gelip kafir oldular, sonra tekrar inandılar, sonra yine kafir oldular, sonra da kafirlikte ileri gittiler; Allah böylelerini ne bağışlayacak ne de yola getirecektir.

    Şaban Britch

    İman edip ardından kâfir olanlar sonra tekrar iman edip, daha sonra da kâfir olup, küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yol da göstermeyecektir.

    Şaban Piriş

    İman edip ardından kafir olanlar sonra tekrar iman edip, daha sonra da kafir olup, küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yol da göstermeyecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlar ki inandılar, sonra küfre saptılar; yine inandılar, tekrar küfre saptılar, sonra da küfrü artırdılar; işte Allah onları affetmeyecek, onları hiçbir yola kılavuzlamayacaktır.

  4. Nisâ suresi, 138. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 138. ayet. بَشِّرِ ٱلْمُنَٰفِقِينَ بِأَنَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

    Diyanet İşleri

    Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.

    Mehmet Okuyan

    Münafıklara, kendileri için elem verici bir azap olduğunu müjdele!

    Mustafa İslamoğlu

    (Bu tür) ikiyüzlülere, kendilerini can yakıcı bir azabın beklediğini müjdele.

    Muhammed Esed

    Böyle ikiyüzlülere kendilerini şiddetli bir azabın beklediğini duyur.

    Ahmed Hulusi

    İkiyüzlüleri (münafıkları) müjdele, yaşayacakları feci bir azap ile!

    Ali Bulaç

    Münafıklara müjde ver: Onlar için gerçekten acıklı bir azab vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Münafıklara, kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele!

    Ali Rıza Safa

    İkiyüzlülere bildir; onlar için, acı bir ceza vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Münafıklara kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele!

    Edip Yüksel

    İkiyüzlülere acıklı bir azabı müjdele.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İkiyüzlülere acıklı bir azabı müjdele.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Münafıklara müjdele ki, onlara acı bir azap var!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Müjdele münafıklara ki onlara elim bir azab var

    Erhan Aktaş

    Münafıklara duyur! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Münafıklara duyur! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Münafıklara duyur; onlar için can yakıcı bir azap vardır.

    Gültekin Onan

    Münafıklara müjde ver: Onlar için gerçekten acıklı bir azab vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Münafıklara müjdele (haber ver) ki onlara pek acıklı bir azab vardır.

    İbni Kesir

    Münafıklara; kendilerine elem verici bir azab olduğunu müjdele.

    Mehmet Alagaş

    (135-140) Ey iman edenler ölçülü olmak konusunda kendiniz yahut ana babanız ve de akrabanız dahi olsa sağlam / mukavim durun, zengin de olsa fakir de olsa sağlam durun. Her ikisine de Allah, daha yakındır. Den kliği sağlama da / adaleti sağlama da keyfinize uymayın, eğer yüz çevirirseniz ve kaçınırsanız, Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler Allah’a, Resulüne ve Resulüne indirdiği kitaba iman edin. Sizden önce indirilmiş olan kitaba iman edin. Her kim Allah’ı Meleklerini, kitaplarını, Resul lerini ve ahiret gününü tanımazsa kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmıştır. Muhakkak ki iman edenler ve sonrasında kafir olanlar sonra yine iman edenler sonra yine kafir olanlar sonra da kafirliğinde derinleşenleri, Allah onları bağışlayamayacaktır ve onları yola iletmeyecektir. Münafıkları, acıtıcı bir azap onlar içindir diye müjdele. Onlar müminlerin dışında kafirleri dost ediniyorlardı, saygınlığı onların yanında mı arıyorlar? Saygınlığın tümü Allah’ındır. (Onun yanında arayın) Kitapta size şu kesinli kle in di, eğer ki Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar diğer bir söze geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın , o vakit sizler de onlar gibi olursunuz, muhakkak ki Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini birden cehennemde toplayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Münafıklara, kendileri için çok elem verici bir azabın olduğunu müjdele!

    Süleyman Ateş

    Münafıklara, acı bir azabın kendilerinin olacağını müjdele!

    Süleymaniye Vakfı

    Münafıklara şu müjdeyi (!) ver: Onların payına düşecek olan acıklı bir azaptır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Münafıklara (iki yüzlülere) şu müjdeyi ver: Onların payına düşecek olan acıklı bir azaptır.

    Şaban Britch

    Münafıklara, kendileri için acıklı bir azap olduğunu müjdele!

    Şaban Piriş

    Münafıklara, kendileri için acıklı bir azap olduğunu müjdele.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İkiyüzlülere şunu muştula: Kendileri için korkunç bir azap öngörülmüştür.

  5. Nisâ suresi, 139. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 139. ayet. ٱلَّذِينَ يَتَّخِذُونَ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَيَبْتَغُونَ عِندَهُمُ ٱلْعِزَّةَ فَإِنَّ ٱلْعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا

    Diyanet İşleri

    Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.

    Mehmet Okuyan

    Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların (kâfirlerin) yanında itibar mı arıyorlar? Bilsinler ki itibar bütünüyle ve yalnızca Allah'a aittir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:65; Fâtır 35:10.

    Mustafa İslamoğlu

    Mü'minleri bırakıp da kafirlerin dostluğuyla (onur) duyanlar, şeref ve itibarı onların yanında mı arıyorlar? İyi bilin ki şeref ve itibar bütünüyle Allah'a aittir.

    Muhammed Esed

    Müminleri bırakıp hakikati inkar edenleri müttefik edinenlere gelince, onlarla şeref kazanacaklarını mı umuyorlar? Unutmayın ki asıl şeref (yalnız) Allaha aittir.

    Ahmed Hulusi

    İman edenleri bırakıp, hakikati inkar edenleri dost tutanlar, onların yanında şerefli olacaklarını mı umuyorlar! Ne var ki izzet tümüyle Allah'ındır.

    Ali Bulaç

    Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur,' Allah'ındır.

    Ali Özek ve heyeti

    Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.

    Ali Rıza Safa

    İnananlardan başka bir de ayrıca, nankörlük edenleri dost edindiler. Onların yanında onur mu arıyorlar? Kuşkusuz, onur, Allah'a özgüdür.

    Bayraktar Bayraklı

    Müminleri bırakıp da kafirleri dost edinenler; onların yanında şeref mi arıyorlar? Şüphesiz bütün şeref yalnızca Allah'a aittir.

    Edip Yüksel

    Onlar ki iman edenlere ek olarak inkarcılarla da iş birliği yapar. Onların yanında onur mu arıyorlar? Oysa, onur tümüyle ALLAH'a aittir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar ki inananlardan ayrı inkarcılarla işbirliği yapar. Onların yanında onur mu arıyorlar? Oysa, onur tümüyle ALLAH'a aittir

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar ki, müminleri bırakıp kafirleri dost ediniyorlar; onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Oysa izzet ve şeref, tamamıyla Allah'a aittir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar ki mü'minleri bırakarak kafirlerin velayetine tutunuyorlar, ızzeti onların yanında mı arıyorlar? Fakat ızzet tamamile Allahındır

    Erhan Aktaş

    Çünkü onlar Mü'minlerin yanı sıra Kafirleri evliya dipnot 1 ediniyorlar. İzzeti dipnot 2 onların yanında mı arıyorlar! Kuşkusuz, izzet, tamamıyla Allah'ın yanındadır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 4:45. ayetin 3. dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük, güç.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Çünkü onlar Mü'minlerin yanı sıra Kafirleri evliya dipnot 1 ediniyorlar. İzzeti dipnot 2 onların yanında mı arıyorlar! Kuşkusuz, izzet, tamamıyla Allah'ın yanındadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28) Evliya, "Veli"nin çoğuludur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Çünkü onlar mü'minleri bırakıp gerçeği yalanlayan nankörleri evliya dipnot 1 ediniyorlar. İzzeti dipnot 2 onların yanında mı arıyorlar! Kuşkusuz, izzet, tamamıyla Allah'ın yanındadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük.

    Gültekin Onan

    Onlar, inançlıları bırakıp kafirleri veliler edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur' Tanrı'nındır.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar mü'minleri bırakıb kafirleri dost edinenlerdir. İzzet (-ü şevket) i onların yanında mı arıyorlar? Hakıyki bütün ululuk ve kudret Allahındır.

    İbni Kesir

    Onlar ki; mü'minleri bırakıp kafirleri dost ediniyorlar. Onların tarafından izzet mi arıyorlar? Doğrusu izzet, bütünüyle Allah'ındır.

    Mehmet Alagaş

    (135-140) Ey iman edenler ölçülü olmak konusunda kendiniz yahut ana babanız ve de akrabanız dahi olsa sağlam / mukavim durun, zengin de olsa fakir de olsa sağlam durun. Her ikisine de Allah, daha yakındır. Den kliği sağlama da / adaleti sağlama da keyfinize uymayın, eğer yüz çevirirseniz ve kaçınırsanız, Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler Allah’a, Resulüne ve Resulüne indirdiği kitaba iman edin. Sizden önce indirilmiş olan kitaba iman edin. Her kim Allah’ı Meleklerini, kitaplarını, Resul lerini ve ahiret gününü tanımazsa kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmıştır. Muhakkak ki iman edenler ve sonrasında kafir olanlar sonra yine iman edenler sonra yine kafir olanlar sonra da kafirliğinde derinleşenleri, Allah onları bağışlayamayacaktır ve onları yola iletmeyecektir. Münafıkları, acıtıcı bir azap onlar içindir diye müjdele. Onlar müminlerin dışında kafirleri dost ediniyorlardı, saygınlığı onların yanında mı arıyorlar? Saygınlığın tümü Allah’ındır. (Onun yanında arayın) Kitapta size şu kesinli kle in di, eğer ki Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar diğer bir söze geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın , o vakit sizler de onlar gibi olursunuz, muhakkak ki Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini birden cehennemde toplayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, Müminleri bırakıp kâfirleri dost/veli edinirler. Kâfirlerin yanında güç/zafer mi arıyorlar? İzzet bütünüyle Allah’a aittir.

    Süleyman Ateş

    Onlar mü'minleri bırakıp kafirleri dost tutuyorlar. Onların yanında şeref mi arıyorlar? Bütün şeref, tamamen Allaha aittir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar, ayeti görmezden gelenleri veli (dost) edinmeyi, müminlere tercih eden kimselerdir. Kafirlerin yanında güç ve kuvvet mi arıyorlar? Doğrusu bütün güç ve kuvvet, Allah'ın elindedir.

    Şaban Britch

    Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost/veli edinirler. Kâfirlerin yanında güç/zafer mi arıyorlar? İzzet bütünüyle Allah’a aittir.

    Şaban Piriş

    Onlar, müminleri bırakıp kafirleri dost/veli edinirler. Onların yanında itibar mı arıyorlar? İtibar/güç bütünüyle Allah'a aittir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Öyle kişiler ki onlar, müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar ediniyorlar. Onların yanında onur ve yücelik mi arıyorlar? Onur ve yüceliğin tümü Allah'ındır.

  6. Nisâ suresi, 140. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 140. ayet. وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلْكِتَٰبِ أَنْ إِذَا سَمِعْتُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا۟ مَعَهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا۟ فِى حَدِيثٍ غَيْرِهِۦٓ إِنَّكُمْ إِذًا مِّثْلُهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ جَامِعُ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْكَٰفِرِينَ فِى جَهَنَّمَ جَمِيعًا

    Diyanet İşleri

    Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) Kitapta size şöyle (bir hüküm) indirmiştir: "Allah'ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve/veya onlarla alay edildiğini duyduğunuz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya kadar onlarla birlikte oturmayın! dipnot 1 (Aksi takdirde) şüphesiz ki siz de onlar gibi olursunuz. dipnot 2 Şüphesiz ki Allah münafıkları ve kâfirleri cehennemde bir araya getirecektir."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet En‘âm 6:68, Tevbe 9:69 ve Müddessir 74:45. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah'ın ayetlerinin inkâr edilerek alaya alınmasına göz yummak ve o ortamda bulunmaya devam etmek, bu inkâr ve alaya rıza göstermek ve onlar gibi davranarak bu günaha ortak olmak demektir. Gerçek anlamda inanan birinin, cehennemde bir araya toplanacak ve cezalandırılacak olan münafıklara ve kâfirlere uymaması gerekir.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah vahyinde size şu talimatı indirdi: Ne zaman Allah'ın mesajlarının inkar edildiğini ve onların hafife alındığını duyarsanız, mevzu değişinciye kadar onlarla birlikte oturmamalısınız; değilse siz de onlar gibi olursunuz. Nitekim Allah ikiyüzlüleri ve inkarcıları, hep beraber cehennemde toplayacaktır.

    Muhammed Esed

    Allah bu ilahi kelamda size buyurmuştur ki ne zaman Allahın mesajlarının inkar edildiğini ve onların hafife alındığını duyarsanız, başka şeyler konuşmaya başlayıncaya kadar bunu yapanların yanından ayrılmalısınız, yoksa kesinlikle onlar gibi olursunuz. Bakın, Allah, ikiyüzlüleri hakikati inkar edenlerle birlikte cehennemde toplayacaktır,

    Ahmed Hulusi

    Size inzal olan bilgide şu vardır: Allah işaretlerinin inkar edildiği ve onlar hakkında uygunsuz konuşulduğu ortamda oturmayın; başka bir konuya dönülmedikçe! Aksi halde kesinlikle siz onların misli (benzeri) olursunuz. (Bu uyarıyı "ayna nöronlar" bilimsel bulgusuyla bütünleştirelim. Bu ayet aslında bir MUCİZE'dir, ancak günümüz bilimsel çalışmalarıyla tespit edilen bir gerçeği, 1400 küsur yıl önce vurgulaması nedeniyle. Bu konuda detaylı bilgi www. okyanusum. com adlı sitede mevcuttur. A. H. ) Allah ikiyüzlüler (münafıklar) ile hakikati inkar edenleri cehennemde bir araya getirecektir. . .

    Ali Bulaç

    O, size Kitapta: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    O (Allah), Kitap'ta size şöyle indirmiştir ki: Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya (konuya geçinceye) kadar kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Elbette Allah, münafıkları ve kâfirleri Cehennem'de bir araya getirecektir.

    Ali Rıza Safa

    Kitap'ta, şunu indirmiştir: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini duyduğunuzda, başka bir söze dalıncaya değin onlarla oturmayın; yoksa kesinlikle onlardan olursunuz!" Kuşkusuz, Allah, ikiyüzlülerin ve nankörlük edenlerin tümünü cehennemde Toplayacak Olandır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, kitapta size şöyle indirmiştir: Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayınız; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz Allah, münafıkları ve kafirleri cehenneme toplayacaktır.

    Edip Yüksel

    Size kitapta bildirilmiştir ki: ALLAH'ın ayetlerinin inkar edilip alaya alındığını işittiğiniz zaman, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla birlikte oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. ALLAH bütün ikiyüzlüleri ve inkarcıları cehennemde toplayacak. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Allah'ın ayetlerine ve onların içeriğine hakaret ve alay edildiğinde bunu yapan kişileri öldürmemiz veya cezalandırmamız emredilmiyor. Çünkü Allah insanlara düşünme ve seçme özgürlüğü tanımıştır (2:256; 4:90; 10:99; 18:29; 88:21, 22). * Kuran'ı izleyen gerçekçiler, gerçeği onaylamalarına karşı yapılan hakaretlere kaba kuvvetle karşılık vermezler. Tanrı'nın emrine göre, böyle kişileri yalnız bırakarak hesaba katmamak gerekir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Size kitapta bildirmiştir ki: ALLAH'ın ayetlerinin inkar edilip alaya alındığını işittiğiniz zaman, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla birlikte oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. ALLAH bütün ikiyüzlüleri ve inkarcıları cehennemde toplayacak.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, size kitab'ında şunu da indirmiştir: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla eğlenildiğini işittiğiniz zaman başka bir konuşmaya dalmalarına kadar o heriflerin yanlarında oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz ki Allah, münafıklarla kafirleri, topunu birlikte cehennemde bir arada toplayacaktır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O size kitabında şunu da indirmiştir: Allahın ayetlerini işittiniz mi hakları inkar ediliyor ve onlarla eğleniliyor, artık o hariflerin yanlarında oturmayın ta ki başka bir lakırdıya dalsınlar, çünkü o zaman siz de onlar gibisinizdir. Şüphesiz ki Allah o münafıklarla kafirleri cehennemde toplayacak topunu bir

    Erhan Aktaş

    Ve O, size indirdiği Kitap'ta: "Ayetlerinin küfredildiğini ve alaya alındığını duyduğunuz zaman başka bir söze geçinceye kadar onlarla beraber bulunmayın, yoksa onlar gibi olursunuz." diye bildirdi. Kuşkusuz, Allah, bütün Münafıkları ve Kafirleri Cehennem'de toplayacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve O, size indirdiği Kitap'ta: "Ayetlerinin küfredildiğini ve alaya alındığını duyduğunuz zaman başka bir söze geçinceye kadar onlarla beraber bulunmayın, yoksa onlar gibi olursunuz." diye bildirdi. Kuşkusuz, Allah, bütün münafıkları ve Kafirleri Cehennem'de toplayacaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve O, size indirdiği Kitap'ta: "Ayetlerini inkar eden ya da alaya alanlar, başka bir konuya geçinceye kadar onlarla beraber bulunmayın, yoksa onlar gibi olursunuz." diye bildirdi. Kuşkusuz, Allah, bütün münafıkları ve gerçeği yalanlayan nankörleri Cehennem'de toplayacaktır.

    Gültekin Onan

    O size Kitapta: "Tanrı'nın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Tanrı, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır.

    Hasan Basri Çantay

    O, size kitabda "Allahın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla eğlenildiğini işitdiğiniz zaman onlar bundan başka bir söze dalıncaya kadar, yanlarında oturmayın. Çünkü o zaman siz de şübhesiz ki onlar gibi (olursunuz)" diye (bir ayet) indirmişdir. Allah muhakkak ki münafıkları da, kafirleri de cehennemde topdan bir araya getirecek olandır.

    İbni Kesir

    O, size kitabda; Allah'ın ayetlerine küfür edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde, onlar başka bir mevzua intikal edinceye kadar yanlarında oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz, diye bildirdi. Doğrusu Allah; münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.

    Mehmet Alagaş

    (135-140) Ey iman edenler ölçülü olmak konusunda kendiniz yahut ana babanız ve de akrabanız dahi olsa sağlam / mukavim durun, zengin de olsa fakir de olsa sağlam durun. Her ikisine de Allah, daha yakındır. Den kliği sağlama da / adaleti sağlama da keyfinize uymayın, eğer yüz çevirirseniz ve kaçınırsanız, Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler Allah’a, Resulüne ve Resulüne indirdiği kitaba iman edin. Sizden önce indirilmiş olan kitaba iman edin. Her kim Allah’ı Meleklerini, kitaplarını, Resul lerini ve ahiret gününü tanımazsa kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmıştır. Muhakkak ki iman edenler ve sonrasında kafir olanlar sonra yine iman edenler sonra yine kafir olanlar sonra da kafirliğinde derinleşenleri, Allah onları bağışlayamayacaktır ve onları yola iletmeyecektir. Münafıkları, acıtıcı bir azap onlar içindir diye müjdele. Onlar müminlerin dışında kafirleri dost ediniyorlardı, saygınlığı onların yanında mı arıyorlar? Saygınlığın tümü Allah’ındır. (Onun yanında arayın) Kitapta size şu kesinli kle in di, eğer ki Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar diğer bir söze geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın , o vakit sizler de onlar gibi olursunuz, muhakkak ki Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini birden cehennemde toplayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, size kitabında şunu da indirmiştir: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve ayetleriyle alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka konuya geçinceye kadar onlarla oturmayın. (Eğer oturursanız) siz de onlar gibi olursunuz. Allah, bütün münafıkları ve kâfirleri Cehennem'de toplayacaktır.

    Süleyman Ateş

    (Allah) Size Kitapta indirmişti ki: Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar (bu sözü bırakıp) başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz Allah, bütün iki yüzlüleri ve kafirleri cehennemde toplayacaktır.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah kitabında size şunu indirmiştir dipnot 1 : "Allah'ın ayetlerinin görmezden gelindiğini ve hafife alındığını işittiğinizde, başka bir konuya geçmedikçe onlarla oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz!" Allah, bütün münafıkları ve kafirleri cehennemde toplayacaktır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      En'am 6/68 Ayetlerle alay edilen mecliste oturmama emri Zebur'da da mevcuttur: "Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, günahkarların yolunda durmaz, alaycıların arasında oturmaz. Ancak zevkini Rabbin Yasası'ndan alır ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür" (
      Mezmurlar 1:1-2 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Mezmurlar 1:1

      Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, 2 Günahkârların yolunda durmaz, 2 Alaycıların arasında oturmaz.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, bu Kitapta size şunu indirmiştir dipnot 1 : "Allah'ın ayetlerine görmezlik edildiğini dipnot 2 ve hafife alındığını işittiğiniz zaman onlarla oturmayın. Başka bir söze geçinceye kadar böyle yapın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz" Allah, bütün münafıkları ve kafirleri cehennemde bir araya getirecektir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      En'am 6/68
    2. metne dön, dipnot 2
      Arapça'da kefere (küfr) bir şeyin üstünü örtmek veya kendini o şeye kapatmak, görmezlik etmek anlamına gelir. Allah'ın ayetlerini kafasına göre açıklamak, onları bağlamından koparıp başka tarafa çekmek, kelimelerin anlamlarını değiştirmek, görmezden gelmek, o ayetler karşısında yalan yanlış şeylere sarılmak, inkar etmek eylemlerinin hepsi küfür olup bunu yapana kafir denir.

    Şaban Britch

    Allah, kitapta şunu da indirmiştir: Allah’ın ayetlerinin küfredildiği ve ayetlerle alay edildiğini işittiğiniz zaman bir başka konuya geçene kadar onlarla oturmayın. (Eğer oturursanız) siz de onlar gibi olursunuz. Allah, bütün münafıkları ve kâfirleri Cehennem'de toplayacaktır.

    Şaban Piriş

    Allah, kitapta şunu da indirmiştir: Allah'ın ayetlerinin inkar / küfredildiği ve ayetlerle eğlenildiğini işittiğiniz zaman bir başka konuya geçene kadar onlarla oturmayın. Eğer oturursanız siz de onlar gibi olursunuz. Allah, bütün münafıkları ve kafirleri cehennemde toplayacaktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, Kitap'ta size şunu da indirmiştir: Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini, bu ayetlerle alay edildiğini işittiğinizde, bir başka lakırdıya dalıp gittikleri zamana kadar, o münafıkların yanında oturmayın. Aksi halde siz de onlar gibi sayılırsınız. Hiç kuşkusuz Allah, münafıklarla kafirleri cehennemde biraraya getirecektir.

  7. Nisâ suresi, 141. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 141. ayet. ٱلَّذِينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْ فَإِن كَانَ لَكُمْ فَتْحٌ مِّنَ ٱللَّهِ قَالُوٓا۟ أَلَمْ نَكُن مَّعَكُمْ وَإِن كَانَ لِلْكَٰفِرِينَ نَصِيبٌ قَالُوٓا۟ أَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُم مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ فَٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلَن يَجْعَلَ ٱللَّهُ لِلْكَٰفِرِينَ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا

    Diyanet İşleri

    Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kafirlerin (zaferden) bir payı olursa, "Size üstünlük sağlayıp sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlerin aleyhine kafirlere hiçbir yol vermeyecektir.

    Mehmet Okuyan

    (Münafıklar) sizi gözetleyip dururlar. Size Allah'tan bir zafer (nasip) olursa, "Sizinle birlikte değil miydik?" derler. Kâfirlerin (zaferde) bir payları olursa (bu sefer de onlara), "Sizi yenip (öldürebileceğimiz hâlde öldürmeyip) müminlerden korumadık mı?" derler. dipnot 1 Allah kıyamet gününde aranızda hükmedecektir. Allah kâfirler için müminler aleyhine asla bir yol vermeyecektir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Al-i İmrân 3:154 ve 167. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah münafıkların müminleri sürekli takip ettiklerini, içinde bulundukları her olayı, attıkları her adımı izlediklerini, duruma göre bir tavır içerisine girdiklerini bildirmektedir. Yaşanan herhangi bir savaşta eğer müslümanlar zafer elde etmişlerse "biz de sizinle birlikteydik" dedikleri ifade edilmektedir. Yüce Allah münafıkların ikiyüzlülüklerini ortaya koymak üzere, inkârcılar herhangi bir savaşta üstünlük sağlarlarsa bu defa onlara dönerek kendilerine destek verdiklerini, güçlü olmalarını sağladıklarını ve onları müminlerin saldırılarından koruduklarını söylediklerini ifade etmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar sizin başınıza gelecekleri gözetlerler: Eğer Allah'tan size bir zafer erişirse "Sizin yanınızda değil miydik?" derler; yok eğer kafirlerin şansı yaver giderse bu sefer de (onlara) derler ki: "Üzerinizde baskı kurup sizi teşvik ederek şu mü'minlerden kurtarmış olmadık mı?" Fakat Allah Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecek ve inkarcıların mü'minlere zarar vermelerine asla izin vermeyecektir.

    Muhammed Esed

    onlar ki, sadece başınıza gelecekleri görmeyi beklerler: Böylece, eğer Allahtan size bir zafer ihsan edilirse, "Sizin yanınızda değil miydik?" derler; hakikati inkar edenlerin şanslarının yaver gittiğini görünce de (onlara dönüp): "Şu müminlere karşı sizi savunarak sevginizi hak etmedik mi?" derler. Ama Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecek; ve hakikati inkar edenlerin müminlere zarar vermelerine asla izin vermeyecektir.

    Ahmed Hulusi

    Onlar başınıza gelecekleri izliyorlar. . . Eğer size Allah'tan zafer ulaşırsa "Biz de sizinle değil miydik?" derler. Hakikati inkar eden güruha bir başarı nasip olursa da bu defa "Biz sizden üstün gelmedik mi, iman edenlere karşı sizi korumadık mı?" derler. Allah kıyamet sürecinde aranızda hükmeder. Allah iman edenler aleyhine fırsat vermeyecektir, hakikati inkar edenlere!

    Ali Bulaç

    Onlar sizi gözetleyip duruyorlar. Size Allah'tan bir fetih (zafer ve ganimet) gelirse: "Sizinle birlikte değil miydik?" derler. Ama kafirlere bir pay düşerse: "Size üstünlük sağlamadık mı, mü'minlerden size (gelecek tehlikeleri) önlemedik mi?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmedecektir. Allah, kafirlere mü'minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.

    Ali Özek ve heyeti

    Sizi gözetleyip duranlar, eğer size Allah'tan bir zafer (nasip) olursa, «Sizinle beraber değil miydik?» derler. Kâfirlerin (zaferden) bir nasipleri olursa (bu sefer de onlara), «Sizi yenip (öldürebileceğimiz halde öldürmeyip) müminlerden korumadık mı?» derler. Artık Allah kıyamet gününde aranızda hükmedecektir ve kâfirler için müminler aleyhine asla bir yol vermeyecektir.

    Ali Rıza Safa

    Sizi gözleyenler, Allah tarafından size bir utku gelirse, "Sizinle birlikte değil miydik?" derler. Eğer nankörlük edenlerin bir payı olursa, "Size destek vererek inananlardan korumadık mı?" derler. Allah, Yeniden Yaratılış Günü'nde, aranızda yargı verecektir. Çünkü Allah, inananlara karşı, nankörlük edenlere asla yol vermez.

    Bayraktar Bayraklı

    Kafirler ve münafıklar, sadece başınıza gelecekleri görmeyi beklerler. Böylece eğer Allah'tan size bir zafer ihsan edilirse, "Sizin yanınızda değil miydik?" derler.Eğer savaşta kafirlerin bir payı olursa, "Biz size üstünlük sağlayıp sizi müminlerden korumadık mı?" derler. Ama Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecek, kafirlerin müminlere zarar vermelerine asla izin vermeyecektir.

    Edip Yüksel

    Onlar sizi gözetleyip dururlar. ALLAH'tan size bir zafer geldiğinde, "Biz sizinle birlikte değil miydik" derler. Kazanma sırası inkarcılara gelirse bu sefer, "Biz size destek olarak sizi iman edenlerden korumadık mı" derler. Diriliş günü, ALLAH aranızda hüküm verecektir. ALLAH inkarcılara, iman edenler üzerine egemen olma fırsatını vermeyecek.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar sizi gözetleyip dururlar. ALLAH'tan size bir zafer geldiğinde, 'Biz sizinle birlikte değil miydik,' derler. Kazanma sırası inkarcılara gelirse bu sefer, 'Biz size destek olarak sizi inananlardan korumadık mı,' derler. Diriliş günü, ALLAH aranızda hüküm verecektir. ALLAH inkarcılara, inananlar üzerine egemen olma fırsatını vermeyecek

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar ki, sizi gözetleyip duruyorlar; Eğer Allah tarafından size bir zafer ulaşırsa: "Beraber değil miydik?" diyecekler; Eğer kafirlere zaferden bir pay düşerse: "Biz sizden üstün gelmedik mi? Sizi müminlerden kurtarmadık mı?" diyecekler. Allah kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Ve hiçbir zaman kafirler için müminler aleyhine bir yol ve imkan verecek değildir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar ki sizi gözetiyorlar: eğer Allahdan size bir feth olursa "beraber değil miydik?" diyecekler ve eğer kafirlere bir nasib düşerse "biz sizden üstün gelmedik mi? sizi mü'minlerden kurtarmadık mı?" diyecekler, artık kıyamet günü Allah beyninizde bir yol verecek değil

    Erhan Aktaş

    Onlar, sürekli sizi gözetliyorlar, eğer Allah size bir zafer verirse: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer, Kafirler üstünlük sağlarlarsa: "Biz sizin üstün gelmenizi sağlamadık mı, Mü'minlerden korumadık mı?" derler. Kuşkusuz, Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, Mü'minlere karşı, Kafirlere asla bir yol vermeyecektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, sürekli sizi gözetliyorlar, eğer Allah size bir zafer verirse: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer, Kafirler üstünlük sağlarlarsa: "Biz sizin üstün gelmenizi sağlamadık mı, Mü'minlerden korumadık mı?" derler. Kuşkusuz, Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, Mü'minlere karşı, Kafirlere asla bir yol vermeyecektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, sürekli sizi gözetliyorlar, eğer Allah size bir zafer verirse: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer, gerçeği yalanlayan nankörler üstünlük sağlarlarsa: "Biz sizin üstün gelmenizi sağlamadık mı, mü'minlerden korumadık mı?" derler. Kuşkusuz, Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlere karşı, gerçeği yalanlayan nankörlere asla bir yol vermeyecektir.

    Gültekin Onan

    Onlar sizi gözetleyip duruyorlar. Size Tanrı'dan bir fetih (zafer ve ganimet) gelirse: "Sizinle birlikte değil miydik?" derler. Ama kafirlere bir pay düşerse: "Size üstünlük sağlamadık mı, inançlılardan size (gelecek tehlikeleri) önlemedik mi?" derler. Tanrı, kıyamet günü aranızda hükmedecektir. Tanrı, kafirlere inançlıların aleyhinde kesinlikle yol vermez.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar hep sizi gözetleyib duranlardır. Onun için eğer Allahdan size bir feth (-u zafer) olursa: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kafirlere bir (zafer) hisse (si) düşerse (o vakit da kafirlere dönerek): "Biz size (yardım ederek) galebenizi te'min etmedik mi? Size mü'minlerden (gelecek felaketi) önlemedik mi?" derler. Artık Allah, kıyaamet günü (onlarla sizin) aranızda hükmünü verecekdir. Allah, kafirlere mü'minlerin aleyhinde (galebeye) asla bir yol (ve imkan) bahşetmez.

    İbni Kesir

    Onlar, hep sizi gözetleyip durular. Allah'tan size bir zafer gelince; sizinle beraber değil miydik? derler. Kafirlere zaferden bir pay düştüğü zaman da onlara; size üstünlük sağlayarak mü'minlerden korumadık mı? derler. Kıyamet günü aranızda hüküm vercek Allah'tır. Allah, mü'minlerin aleyhinde asla fırsat vermeyecektir.

    Mehmet Alagaş

    (141-147) Sizleri gözetleyenler öyledirler ki size Allah’tan bir fetih gelirse derler ki “biz, sizle beraberdik” kafirler için bir nasip oluşursa da onlar “Biz size destek olmadık mı? Sizi Müminlerden korumadık mı? derler, Allah, kıyamet günü sizin aranızdaki hükmünü verecektir. (Bu oynak hareketlere bakalım ne hüküm verecek) Allah müminler aleyhine kafirlere yol vermez, muhakkak ki münafıklar Allah’ı aldatmaya çalışırlar O / Allah onları aldatır. Namaza kalktıkları vakitte üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ancak az miktarda Allah’ı hatırlayıp anarlar / zikrederler, bu şekilde git gel yaşıyorlar / tereddüt yaşıyorlar, ne onlara (müminlere) bağlanabilirler ne de onlara (kafirlere) bağlanabilirler. Allah kimi saptırırsa artık asla onun için yol bulamazsın. Ey iman ede nler, Müminleri bırakıp ta kafirleri dost edinmeyin, Allah’a aleyhinize olacak açık bir delil vermeyi mi istiyorsunuz? Muhakkak ki münafıklar, ateşin an alt tabakasındadırlar. (Dereke; Sıfırın altı aşağı doğru dur. Derece: Sıfırın üstü yukarı doğru dur) onlara herhangi bir yardımcı da bulamazsın. Ancak vazgeçip ıslah olanlar Allah’a sarılanlar, dini Allah’a özgü / has yaşayanlar işte onlar müminlerle birliktedir, ileride Allah, müminlere büyük bir ödül verecektir. Eğer şükrederseniz ve iman ederseniz Allah size azap etmeyi ne diye yapsın ki? (Azap heveslisi değil) Allah teşekkür edendir, bilendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizi gözetleyen (münafık) kimseler, eğer size Allah’tan bir zafer gelirse: "Sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer kâfirlere (savaşta) bir hisse düşerse: “Size (yardım ederek) üstünlük sağlayıp sizi Müminlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir. Allah, kâfirlere Müminlerin aleyhine bir yol vermeyecektir.

    Süleyman Ateş

    Onlar sizi gözetleyip dururlar. Eğer size Allah'tan bir fetih nasibolursa: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Ve eğer savaşta kafirlerin bir payı olur(savaşı düşmanlarınız kazanır)sa, (bu kez onlara): "Biz size üstünlük sağlayıp, sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Artık kıyamet gününde Allah, aranızda hükmedecek ve mü'minlere karşı kafirlere asla yol vermeyecektir.

    Süleymaniye Vakfı

    Münafıklar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Allah size bir başarı nasip etse, "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Ama eğer ayetleri görmezlikte direnen o kimselerin (o kafirlerin) lehine bir durum meydana gelse bu defa da onlara: "Sizin arkanızda değil miydik, sizi müminlerden korumadık mı?" derler. Nasıl olsa Allah, tekrar dirilip kalkış günü aranızda hükmünü verecektir. Allah kafirlere, müminlerin aleyhine olacak bir yolu asla açmaz dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar sizi gözetleyip dururlar. Allah size bir fetih nasip etse, "Sizinle beraber değil miydik?" derler. Ama eğer ayeti görmezlikten gelen o kimselerin (o kafirlerin) lehine bir durum olsa bu defa da onlara: "Sizi yönlendirip durmadık mı, siz müminlerden uzaklaştırmadık mı?" derler. Nasıl olsa Allah, (mezardan) kalkış günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, müminler aleyhine kafirler için bir yol açacak değildir.

    Şaban Britch

    Sizi gözetleyen (münafık) kimseler, eğer size Allah’tan bir zafer gelirse: "Sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer kâfirlere (savaşta) bir hisse düşerse: “Size (yardım ederek) üstünlük sağlayıp sizi müminlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir. Allah, kâfirlere müminlerin aleyhine bir yol vermeyecektir.

    Şaban Piriş

    Sizi gözetleyen (münafık / kafir) kimseler, eğer size Allah'tan bir zafer gelirse: -Sizinle beraber değil miydik? derler. Eğer kafirlere bir hisse düşerse: -Biz, size yardım ederek üstünlüğünüzü sağlamadık mı? Size gelecek felakete engel olmadık mı? derler. Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir. Allah, kafirlere müminlerin aleyhine bir yol vermeyecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sizi gözetleyip duruyorlar. Allah'tan size fetih nasip olursa, "sizinle birlikte değil miydik" diyecekler. Kafirlere bir nasip ulaşırsa şunu söyleyecekler: "Başarınıza destek vermedik mi, müminlere karşı size siper olmadık mı?" Artık kıyamet günü aranızda Allah hükmedecektir. Allah, müminler aleyhine kafirlere bir yol asla nasip etmez.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.