Nisâ suresi

Nisâ suresi, 138. ayet

Nisâ suresi, 138. ayet. بَشِّرِ ٱلْمُنَٰفِقِينَ بِأَنَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

beşşiri-lmünâfiḳîne bienne lehüm `aẕâben elîmâ.

Diyanet İşleri

Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 135–141 · surenin 138. ayeti / 176

Konu Adaletle şahitlik; kâfirleri dost edinenler Nisâ 135–141 3

  1. Nisâ 135

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  2. Nisâ 136

    Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.

  3. Nisâ 137

    İman edip sonra inkar eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.

  4. 138

    Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.

  5. Nisâ 139

    Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.

  6. Nisâ 140

    Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.

  7. Nisâ 141

    Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kafirlerin (zaferden) bir payı olursa, "Size üstünlük sağlayıp sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlerin aleyhine kafirlere hiçbir yol vermeyecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 138–139. ayetler için yazılmıştır.

138. Müjde vermek, iyi şeyleri haber vermek için kullanılır. Kötülüğü haber vermek içinse -bu âyet-i kerimede olduğu gibi- belli bir kayıt ile birlikte kullanılır.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “münafıklara” yani İslâm’a girdiklerini açığa vurmakla birlikte içten içe kâfir olan kimselere en çirkin ve en kötü bir müjde olan “can yakıcı bir azap” müjdesini ver.

139. Münafıklar hakkındaki bu azabın sebebi, kâfirlere sevgi beslemeleri, onları dost edinmeleri, onlara yardımcı olmaları, buna karşılık mü’minleri dost edinmeyi terk etmeleridir. Peki, onları bu şekilde davranmaya iten nedir? Yoksa onlar kâfirlerin yanında izzet mi arıyorlar? İşte münafıkların gerçek durumu budur. Onlar böyle yapmakla Allah hakkında kötü zan beslemiş oluyorlar. Allah’ın mü’min kullarına yardımcı olacağı hakkındaki yakinlerinin zayıflığından dolayı bu kanaate sahip bulunuyorlar.

Onlar kâfirlerin sahip oldukları bazı imkânları görmekle birlikte bunun ötesini göremeyecek kadar kısır görüşlü olduklarından dolayı kâfirleri dost edinmişler, onların yanında güç arayışına ve onlardan yardım isteme noktasına gelmişlerdir. “Hâlbuki izzet bütünü ile Allah’ındır.” Kulların bütün iradeleri O’nun elindedir, onlar hakkında gerçekleşen de O’nun meşietidir. O, dinini ve mü’min kullarını zafere ulaştırmayı garanti etmiştir. Zaman zaman araya mü’min kullarının karşı karşıya kaldıkları bazı imtihanlar girse ve düşmanın onlara karşı geçici olarak muzaffer olmaları söz konusu olsa bile güzel âkıbet ve istikrar mü’minlerindir.

Bu ayet-i kerimede kâfirleri dost edinmekten ve mü’minleri dost edinmeyi terk etmekten ileri derecede sakındırma söz konusudur. Ayrıca bunun, münafıkların niteliklerinden olduğu belirtilmekte ve imanın da mü’minleri sevmeyi, onları dost bilmeyi, kâfirlere de kin duyup onlara düşmanlık etmeyi gerektirdiği anlatılmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- İman etmiş gibi görünüp küfürlerini gizleyen münafıklara, onlar için Allah’ın katında kıyamet günü olan elem verici bir azabı müjdele.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَشِّرِ beşşiri müjdele kök: بشر
  2. ٱلْمُنَـٰفِقِينَ l-munafikine Münafıklara kök: نفق
  3. بِأَنَّ bienne şüphesiz
  4. لَهُمْ lehum kendilerinin olacağını
  5. عَذَابًا azaben bir azabın kök: عذب
  6. أَلِيمًا elimen acıklı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Allah'ın ayetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz,…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Münafıklara, kendileri için elem verici bir azap olduğunu müjdele!

Mustafa İslamoğlu

(Bu tür) ikiyüzlülere, kendilerini can yakıcı bir azabın beklediğini müjdele.

Muhammed Esed

Böyle ikiyüzlülere kendilerini şiddetli bir azabın beklediğini duyur.

Ahmed Hulusi

İkiyüzlüleri (münafıkları) müjdele, yaşayacakları feci bir azap ile!

Ali Bulaç

Münafıklara müjde ver: Onlar için gerçekten acıklı bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

Münafıklara, kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele!

Ali Rıza Safa

İkiyüzlülere bildir; onlar için, acı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Münafıklara kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele!

Edip Yüksel

İkiyüzlülere acıklı bir azabı müjdele.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İkiyüzlülere acıklı bir azabı müjdele.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Münafıklara müjdele ki, onlara acı bir azap var!

Elmalılı Hamdi Yazır

Müjdele münafıklara ki onlara elim bir azab var

Erhan Aktaş

Münafıklara duyur! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Münafıklara duyur! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Münafıklara duyur; onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Gültekin Onan

Münafıklara müjde ver: Onlar için gerçekten acıklı bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

Münafıklara müjdele (haber ver) ki onlara pek acıklı bir azab vardır.

İbni Kesir

Münafıklara; kendilerine elem verici bir azab olduğunu müjdele.

Mehmet Alagaş

(135-140) Ey iman edenler ölçülü olmak konusunda kendiniz yahut ana babanız ve de akrabanız dahi olsa sağlam / mukavim durun, zengin de olsa fakir de olsa sağlam durun. Her ikisine de Allah, daha yakındır. Den kliği sağlama da / adaleti sağlama da keyfinize uymayın, eğer yüz çevirirseniz ve kaçınırsanız, Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler Allah’a, Resulüne ve Resulüne indirdiği kitaba iman edin. Sizden önce indirilmiş olan kitaba iman edin. Her kim Allah’ı Meleklerini, kitaplarını, Resul lerini ve ahiret gününü tanımazsa kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmıştır. Muhakkak ki iman edenler ve sonrasında kafir olanlar sonra yine iman edenler sonra yine kafir olanlar sonra da kafirliğinde derinleşenleri, Allah onları bağışlayamayacaktır ve onları yola iletmeyecektir. Münafıkları, acıtıcı bir azap onlar içindir diye müjdele. Onlar müminlerin dışında kafirleri dost ediniyorlardı, saygınlığı onların yanında mı arıyorlar? Saygınlığın tümü Allah’ındır. (Onun yanında arayın) Kitapta size şu kesinli kle in di, eğer ki Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar diğer bir söze geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın , o vakit sizler de onlar gibi olursunuz, muhakkak ki Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini birden cehennemde toplayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Münafıklara, kendileri için çok elem verici bir azabın olduğunu müjdele!

Süleyman Ateş

Münafıklara, acı bir azabın kendilerinin olacağını müjdele!

Süleymaniye Vakfı

Münafıklara şu müjdeyi (!) ver: Onların payına düşecek olan acıklı bir azaptır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Münafıklara (iki yüzlülere) şu müjdeyi ver: Onların payına düşecek olan acıklı bir azaptır.

Şaban Britch

Münafıklara, kendileri için acıklı bir azap olduğunu müjdele!

Şaban Piriş

Münafıklara, kendileri için acıklı bir azap olduğunu müjdele.

Yaşar Nuri Öztürk

İkiyüzlülere şunu muştula: Kendileri için korkunç bir azap öngörülmüştür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Announce O Muhammad to the hypocrites that they must expect a condign punishment.

Abdul Haleem

[Prophet], tell such hypocrites that an agonizing torment awaits them.

Abdullah Yusuf Ali

To the Hypocrites give the glad tidings that there is for them (but) a grievous penalty;-

Abul A'la Maududi

Give tidings of painful chastisement to the hypocrites.

Aisha Bewley

Give news to the hypocrites that they will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

Give to the hypocrites the tidings that there is for them a painful torment.[1]

Ali Quli Qarai

Inform the hypocrites that there is a painful punishment for them

Amatul Rahman Omar

Tell the hypocrites clearly that a woeful punishment awaits them.

Arthur John Arberry

Give thou good tidings to the hypocrites that for them awaits a painful chastisement.

Bijan Moeinian

Let the hypocrites know that a painful punishment is awaiting them.

E. Henry Palmer

Give to the hypocrites the glad tidings that for them is grievous woe!

Edip-Layth

Give news to the hypocrites that they will have a painful retribution.

George Sale

Declare unto the ungodly that they shall suffer a painful punishment.

Hamid S. Aziz

Give to the hypocrites the glad tidings that for them is grievous penalty.

Mahmoud Ghali

Give (good) tidings to the hypocrites that they will have a painful torment.

Marmaduke Pickthall

Bear unto the hypocrites the tidings that for them there is a painful doom;

Mohamed Ahmed - Samira

Give tidings to the hypocrites that painful is their doom.

Muhammad Asad

Announce thou to such hypocrites that grievous suffering awaits them.

Mustafa Khattab

Give good news of a painful punishment to hypocrites,

Progressive Muslims

Give news to the hypocrites that they will have a painful retribution.

Rashad Khalifa

Inform the hypocrites that they have incurred painful retribution.

Sahih International

Give tidings to the hypocrites that there is for them a painful punishment -

Sam Gerrans

Bear thou tidings to the waverers that they have a painful punishment;

Shabbir Ahmed

Give the tiding to such hypocrites that grievous suffering awaits them.

Syed Vickar Ahamed

To the hypocrites give the news that there is for them a painful Penalty—

Taqi Usmani

Give the hypocrites the ‘good news’ that for them there is a painful punishment

The Monotheist Group

Give news to the hypocrites that they will have a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 138. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 138. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 138. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩