Diyanet İşleri
İman edip sonra inkar eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 137. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ٱزْدَادُوا۟ كُفْرًا لَّمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَبِيلًۢا
inne-lleẕîne âmenû ŝümme keferû ŝümme âmenû ŝümme keferû ŝümme-zdâdû küfral lem yeküni-llâhü liyagfira lehüm velâ liyehdiyehüm sebîlâ.
İman edip sonra inkar eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Adaletle şahitlik; kâfirleri dost edinenler Nisâ 135–141 3
Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
İman edip sonra inkar eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.
Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.
Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
137. Yani imandan sonra tekrar tekrar küfre sapan, hidayetten sonra dalâlete giren, gördükten sonra körleşen, iman edip sonra küfreden ve küfretmekte ısrar edip onu artıran kimse doğru yola ulaşmaktan, hidayeti bulmak muvaffakiyetine mazhar olmaktan alabildiğine uzaktır. Allah’ın mağfiretinden de uzaktır. Çünkü o mağfiretin gerçekleşmesinin en büyük engeli olan bir işi yapmıştır. Onun küfre sapması, yaptıklarının bir cezasıdır ve onda değişmez bir karakter olarak ortaya çıkar. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar eğriliğe sapınca Allah’da kalplerini saptırdı” (es-Saf, 61/5); “İlk defa ona iman etmedikleri gibi (yine iman etmezler) biz de onların kalplerini ve gözlerini (haktan) çeviririz (de onu ne görür ne de kavrarlar).” (el-En’am, 6/110)
Âyet-i kerime şuna delildir: Eğer bunlar küfürlerini artırmayıp imana dönecek ve küfrü büsbütün terk edecek olsalar Allah onların günahlarını bağışlar. Defalarca irtidat etseler bile. Bu hüküm küfür hakkında böyle olduğuna göre küfürden daha aşağı olan diğer günahlar hakkında haydi haydi söz konusudur. Eğer kul bu günahları tekrar tekrar işledikten sonra tevbeye dönecek olursa Allah ona mağfiret eder.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İman ettikten sonra kendilerinden defalarca küfür sadır olan, iman ettikten sonra ondan dönüp sonra tekrar iman edip sonra tekrar küfre dönenler ve küfürde ısrar edip bu hal üzere ölenlerin günahlarını yüce Allah bağışlamayacaktır. Onları kendisine (Allah) Teâlâ'ya ulaştıran dosdoğru yola da muvaffak kılmayacaktır.
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.
Aynı kök: زيد (61 geçiş)
Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…
Aynı kök: زيد (61 geçiş)
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Ortak kavram: Yol (sebîl)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Ortak kavram: Yol (sebîl)
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Ortak kavram: Yol (sebîl)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki iman edip sonra inkâr edenler, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenler, sonra da inkârlarını artıranlar var ya, Allah (işte) onları bağışlamayacak ve onları doğru yola ulaştırmayacaktır. dipnot 1
İman edip sonra inkara yönelen ve tekrar iman eden ve ardından inkara saplanan ve en sonunda saplandığı inkara boğazına kadar gömülenlere gelince: Allah onları affetmeyecek ve doğru yola ulaştırmayacaktır.
İman edip sonra hakikati inkar eden ve tekrar iman edip yeniden hakikati inkar eden ve sonra hakikati inkar etmedeki inatlarına boyun eğenlere gelince, Allah onları bağışlamayacak ve hiçbir şekilde doğru yola eriştirmeyecektir.
Muhakkak ki, (önce) iman edip de sonra inkar eden, sonra tekrar (geçici olarak) iman edip, sonra (yine) inkarcı olan, (nihayet) küfrü arttıranlara gelince; Allah onları ne mağfiret eder ve ne de onları bir yola hidayet eder.
Gerçek şu, iman edip sonra inkara sapanlar, sonra yine iman edip sonra inkara sapanlar sonra da inkarları artanlar... Allah onları bağışlayacak değildir, onları doğru yola da iletecek değildir.
İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.
Aslında, inandılar; sonra nankörlük ettiler. Sonra inandılar; sonra nankörlük ettiler. Ardından, nankörlüklerini artırdılar. Allah, onları bağışlamayacak; doğru yola da eriştirmeyecektir.
İman edip sonra inkar edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkar edenleri, sonra da inkarlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.
Gerçeği onaylayıp sonra inkar eden, tekrar gerçeği onaylayıp tekrar inkar eden ve daha sonra inkarlarında ileri giden kimseleri ALLAH affetmeyecek ve onlara yol göstermeyecek.
İnanıp sonra inkar eden, tekrar inanıp tekrar inkar eden ve daha sonra inkarlarında ileri giden kimseleri ALLAH affetmeyecek ve onlara yol göstermeyecek
İman ettikten sonra küfre gidenleri, sonra yine iman edip tekrar küfre gidenleri, sonra da küfürde ileri gidenleri Allah ne affedecek, ne de doğru bir yola çıkaracaktır.
şunlarki iyman ettiler, sonra tuttular küfre gittiler, sonra yine iyman ettiler, sonra yine küfre gittiler, sonra da küfürde ileri gittiler Allah onları mağfiret edecek de değil, doğru bir yola çıkaracak da değildir
İman edip sonra küfreden, dipnot 1 sonra iman edip, tekrar küfreden; sonra küfründe ileri gidenleri, dipnot 2 Allah ne affedecek, ne de doğru yola iletecektir.
İman edip sonra küfreden dipnot 1 , sonra iman edip, tekrar küfreden; sonra küfründe ileri gidenleri dipnot 2 , Allah ne affedecek ne de doğru yola iletecektir.
İman edip sonra inkar eden, sonra iman edip, tekrar inkar eden; sonra inkarında ileri gidenleri, Allah ne affedecek ne de doğru yola iletecektir.
Gerçek şu, inanıp / inandıktan sonra küfredenler, sonra yine inanıp / inandıktan sonra küfredenler, sonra da küfürleri artanlar... Tanrı onları bağışlayacak değildir, onları doğru yola da iletecek değildir.
Hakıykat, iman edib de sonra küfre sapanlar, sonra yine iman ederek küfre dönenler, sonra da küfürlerinden ileri gidenler (yok mu?) Allah onları yarlığayacak değildir. Onları (doğru) bir yola iletecek de değildir.
Doğrusu inanıp sonra küfür edenleri, sonra inanıp tekrar küfür edenleri, sonra da küfürleri artmış olanları Allah bağışlamayacaktır. Onları doğru yola da eriştirmeyecektir.
(135-140) Ey iman edenler ölçülü olmak konusunda kendiniz yahut ana babanız ve de akrabanız dahi olsa sağlam / mukavim durun, zengin de olsa fakir de olsa sağlam durun. Her ikisine de Allah, daha yakındır. Den kliği sağlama da / adaleti sağlama da keyfinize uymayın, eğer yüz çevirirseniz ve kaçınırsanız, Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler Allah’a, Resulüne ve Resulüne indirdiği kitaba iman edin. Sizden önce indirilmiş olan kitaba iman edin. Her kim Allah’ı Meleklerini, kitaplarını, Resul lerini ve ahiret gününü tanımazsa kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmıştır. Muhakkak ki iman edenler ve sonrasında kafir olanlar sonra yine iman edenler sonra yine kafir olanlar sonra da kafirliğinde derinleşenleri, Allah onları bağışlayamayacaktır ve onları yola iletmeyecektir. Münafıkları, acıtıcı bir azap onlar içindir diye müjdele. Onlar müminlerin dışında kafirleri dost ediniyorlardı, saygınlığı onların yanında mı arıyorlar? Saygınlığın tümü Allah’ındır. (Onun yanında arayın) Kitapta size şu kesinli kle in di, eğer ki Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar diğer bir söze geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın , o vakit sizler de onlar gibi olursunuz, muhakkak ki Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini birden cehennemde toplayandır.
İman edip ardından kâfir olanlar sonra tekrar iman edip daha sonra da kâfir olup küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yol da göstermeyecektir.
Onlar ki inandılar, sonra inkar ettiler; daha sonra yine inandılar, yine inkar ettiler, sonra inkarları arttı; işte Allah onları ne bağışlayacak, ne de doğru yola iletecektir.
Önce inanan, sonra kafir olan, sonra tekrar inanan, arkasından yine kafir olan sonra da kafirliklerini sürekli artıranlar var ya; Allah onları ne bağışlayacak ne de bir çıkış yolu gösterecektir dipnot 1 .
O kimseler ki önce inanıp güvendiler, sonra ayetleri görmezden gelip kafir oldular, sonra tekrar inandılar, sonra yine kafir oldular, sonra da kafirlikte ileri gittiler; Allah böylelerini ne bağışlayacak ne de yola getirecektir.
İman edip ardından kâfir olanlar sonra tekrar iman edip, daha sonra da kâfir olup, küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yol da göstermeyecektir.
İman edip ardından kafir olanlar sonra tekrar iman edip, daha sonra da kafir olup, küfürlerini artıranları Allah bağışlamayacaktır ve onlara bir yol da göstermeyecektir.
Onlar ki inandılar, sonra küfre saptılar; yine inandılar, tekrar küfre saptılar, sonra da küfrü artırdılar; işte Allah onları affetmeyecek, onları hiçbir yola kılavuzlamayacaktır.
Indeed, those who conformed to Islam then turned renegades, then again conformed to Islam and again went over from Islam and sank deeply in disbelief under the unjustifiable vexations of their minds and spirit shall be undone past all retrieve whichever way they turn. Never shall Allah forgive them nor guide them to the path of righteousness.
As for those who believe, then reject the faith, then believe again, then reject the faith again and become increasingly defiant, God will not forgive them, nor will He guide them on any path.
Those who believe, then reject faith, then believe (again) and (again) reject faith, and go on increasing in unbelief,- Allah will not forgive them nor guide them nor guide them on the way.
Allah will neither forgive nor show the right way to those who believed, and then disbelieved, then believed, and again disbelieved, and thenceforth became ever more intense in their disbelief. dipnot 1
As for those who have iman and then return to kufr, and then again have iman and then return to kufr, and then increase in kufr, Allah will not forgive them or guide them on any path.
Verily, those who believe, then disbelieve, then believe (again), and (again) disbelieve, and go on increasing in disbelief; Allâh will not forgive them, nor guide them on the (Right) Way.
As for those who believe and then disbelieve, then believe [again] and then disbelieve and then increase in disbelief, Allah shall never forgive them, nor shall He guide them to any way.
Verily, those who believed and then disbelieved, again believed, again disbelieved and then became worse in disbelief, it is not for Allâh to pardon them, nor to guide them in the (right) way (to make them successful).
Those who believe, and then disbelieve, and then believe, and then disbelieve, and then increase in unbelief-God is not likely to forgive them, neither to guide them on any way.
The one who joins the believers, then turns into the disbelief, then [change his mind and] claims that he is a believer and then turns his back to the faith and walks into the darkness, will neither be forgiven nor receive any guidance from the Lord.
Verily, those who believe and then misbelieve, and then believe and then misbelieve, and then increase in misbelief, God will never pardon them, nor will He guide them in the path.
Those who acknowledge, then reject, then acknowledge, then reject, then they increase in rejection; God was neither to forgive them nor to guide them to the path.
Moreover they who believed, and afterwards became infidels, and then believed again, and after that disbelieved, and increased in infidelity, God will by no means forgive them, nor direct them into the right way.
Verily, those who believe and then disbelieve, and then again believe and then disbelieve, and then increase in disbelief, Allah will never pardon them, nor will He guide them in the Way.
Surely (the ones) who believed, thereafter disbelieved, thereafter believed, thereafter disbelieved, thereafter increased in disbelief- Allah indeed is not (going) to forgive them nor is He indeed (going) to guide them on a way.
Lo! those who believe, then disbelieve and then (again) believe, then disbelieve, and then increase in disbelief, Allah will never pardon them, nor will He guide them unto a way.
Those who accept the faith, then disbelieve, then return to it, and deny once again and increase in disbelief, will not be forgiven by God or be guided by Him.
Behold, as for those who come to believe, and then deny the truth, and again come to believe, and again deny the truth, and thereafter grow stubborn in their denial of the truth - God will not forgive them, nor will He guide them in any way.
Indeed, those who believed then disbelieved, then believed and again disbelieved—˹only˺ increasing in disbelief—Allah will neither forgive them nor guide them to the ˹Right˺ Way.
Those who believe, then reject, then believe, then reject, then they increase in rejection; God was neither to forgive them nor to guide them to the path.
Surely, those who believe, then disbelieve, then believe, then disbelieve, then plunge deeper into disbelief, GOD will not forgive them, nor will He guide them in any way.
Indeed, those who have believed then disbelieved, then believed, then disbelieved, and then increased in disbelief - never will Allah forgive them, nor will He guide them to a way.
Those who heed warning; then deny; then believe; then deny; then increase in denial: God will not forgive them, nor guide them on a path.
Those who believe, then disbelieve and again believe, then disbelieve, and thus grow stubborn in denial of the Truth, Allah will not forgive them, nor will He intervene to walk them through to the Way.
Verily, those who believe, then (later) disbelieve, then believe (again) and (again) disbelieve, and go on increasing in disbelief— Allah will not forgive them, nor guide them on the (righteous) Way.
Surely, those who believed and then disbelieved, believed again and then disbelieved, then went on increasing in their disbelief - Allah is not to forgive them nor lead them on the path.
Those who believed, then rejected, then believed, then rejected, then they increased in rejection; God was not to forgive them nor to guide them to the path.