Nisâ suresi

Nisâ suresi, 141. ayet

Nisâ suresi, 141. ayet. ٱلَّذِينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْ فَإِن كَانَ لَكُمْ فَتْحٌ مِّنَ ٱللَّهِ قَالُوٓا۟ أَلَمْ نَكُن مَّعَكُمْ وَإِن كَانَ لِلْكَٰفِرِينَ نَصِيبٌ قَالُوٓا۟ أَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُم مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ فَٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلَن يَجْعَلَ ٱللَّهُ لِلْكَٰفِرِينَ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا

elleẕîne yeterabbeṣûne biküm. fein kâne leküm fetḥum mine-llâhi ḳâlû elem neküm me`aküm. vein kâne lilkâfirîne neṣîbün ḳâlû elem nestaḥviẕ `aleyküm venemna`küm mine-lmü'minîn. fellâhü yaḥkümü beyneküm yevme-lḳiyâmeh. veley yec`ale-llâhü lilkâfirîne `ale-lmü'minîne sebîlâ.

Diyanet İşleri

Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kafirlerin (zaferden) bir payı olursa, "Size üstünlük sağlayıp sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlerin aleyhine kafirlere hiçbir yol vermeyecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 138–144 · surenin 141. ayeti / 176

Konu Adaletle şahitlik; kâfirleri dost edinenler Nisâ 135–141 3

  1. Nisâ 138

    Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.

  2. Nisâ 139

    Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.

  3. Nisâ 140

    Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.

  4. 141

    Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kafirlerin (zaferden) bir payı olursa, "Size üstünlük sağlayıp sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlerin aleyhine kafirlere hiçbir yol vermeyecektir.

  5. Nisâ 142

    Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.

  6. Nisâ 143

    Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kafirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.

  7. Nisâ 144

    Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

141. “Onlar sizi gözetleyip dururlar” Yani hayır ya da şer sizin sonunda ulaşacağınız noktayı, varacağınız hali gözetleyip dururlar ve münafıklıklarına uygun olarak her bir duruma uygun bir cevap hazırlarlar.

“Onun için de şayet Allah’tan size bir zafer nasip olursa: Biz de sizinle birlikte değil miydik? derler” ve bu sözlerle hem zahiren hem de batınen mü’minlerle birlikte olduklarını söylerler. Böylelikle tenkit edilmekten kurtulmayı, ganimet ve fey’de mü’minlerle ortak olmayı ve gerektiğinde de onların destek ve yardımını almayı amaçlarlar.

“Eğer kâfirlere (zaferden) bir pay düşerse” burada onlar hakkında “zafer” denilmeyip “(zaferden) bir pay” denmiştir. Çünkü onlar için hiçbir zaman, devam edip gidecek bir zafer gerçekleşmeyecektir. Aksine -Allah’ın hikmetinin bir gereği olarak- onların bütün yapabilecekleri, zaferden sürekli olmayan bir pay sahibi olmaktan ibarettir. İşte böyle bir durum söz konusu olduğu takdirde kafirlere “derler ki: Biz sizin galip gelmenizi sağlamadık mı?” Yani biz size yardım edip size bir galibiyet sağlamadık mı? “Mü’minlere karşı da sizi korumadık mı?” Yani güç yetirebilmekle birlikte onlara el uzatmadıklarını söyleyerek onlara karşı yapmacık iddialarda bulunurlar. Mü’minlere karşı onları bütün yollarla koruduklarını iddia ederler. Mü’minleri kâfirleri rahatsız etmekten alıkoymak, onlarla savaşma isteklerini kırmak, mü’minlere karşı düşmanlarına destek vermek vb. gibi yaptıkları bilinen bütün yollarla.

“Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir.” Böylece zahir ve batınları ile mü’min olan kimseleri cennetle mükâfatlandıracak, münafık ve müşrik erkeklerle kadınları da azaba duçar edecektir.

“Allah mü’minlerin aleyhine kâfirlere asla yol vermeyecektir.” Kâfirleri mü’minlere musallat etmeyecek, mü’minleri avuçlarının içerisine almalarına fırsat vermeyecektir. Aksine mü’minlerden bir kesim, her zaman için hak üzere Allah’ın yardımına mazhar olmaya devam edecek, onları yardımsız bırakanların ve onlara muhalefet edenlerin onlara hiçbir zararları olmayacaktır. Yüce Allah mü’minlerin zafere kavuşmaları ve kâfirlerin onlar üzerindeki tasallutlarını bertaraf etmek için sebepler yaratmaktadır ve bu hep böyle olacaktır. Nitekim bu, gözle görülen bir husustur. Hatta kâfir kesimlerin egemen olduğu kimi müslümanlar bile saygı duyulan bir konumda bulunmakta, dinlerine herhangi bir şekilde saldırılmamakta, hor ve hakir görülmemektedirler. Aksine Allah’tan tam bir izzete sahip bulunmaktadırlar. Önünde de sonunda da zahiren ve batınen de hamd Allah’ındır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sizin başınıza gelecek olan hayır veya şerri bekleyenler, size Allah’tan bir zafer geldiğinde ganimetten bir pay elde edebilmek için sizlere şöyle derler: "Biz sizinle beraber değil miydik? Şahit olduklarınıza biz de şahit olmadık mı?" Eğer kâfirler kazanırsa onlara şöyle derler: "Sizin işlerinizi yüklenmedik mi? Sizleri yardım ve desteğimizle çepeçevre kuşatmadık mı? Sizlere yardım ederek ve onların sizi zelil kılmasına karşı Müminlerden korumadık mı?" Oysa Allah kıyamet günü hepinizin arasında hükmedecek ve Müminleri Cennet ile ödüllendirecektir. Münafıkları da Cehennem'in en dibine sokarak cezalandıracaktır. Allah, kıyamet günü lütfuyla kâfirleri Müminlere delil kılmaz. Bilakis, şeriata bağlı oldukları ve imanda samimi oldukları müddetçe güzel neticeyi Müminlere verecektir

Kelimeler

36 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki
  2. يَتَرَبَّصُونَ yeterabbesune gözetleyip dururlar kök: ربص
  3. بِكُمْ bikum sizi
  4. فَإِن fein eğer
  5. كَانَ kane (nasib)olursa kök: كون
  6. لَكُمْ lekum size
  7. فَتْحٌۭ fethun bir fetih kök: فتح
  8. مِّنَ mine
  9. ٱللَّهِ llahi Allah'tan kök: اله
  10. قَالُوٓا۟ kalu derler kök: قول
  11. أَلَمْ elem değil miydik?
  12. نَكُن nekun biz de kök: كون
  13. مَّعَكُمْ meakum sizinle beraber
  14. وَإِن vein ve eğer
  15. كَانَ kane olursa kök: كون
  16. لِلْكَـٰفِرِينَ lilkafirine kafirlerin kök: كفر
  17. نَصِيبٌۭ nesibun (savaşta) bir payı kök: نصب
  18. قَالُوٓا۟ kalu derler kök: قول
  19. أَلَمْ elem
  20. نَسْتَحْوِذْ nestehviz biz üstünlük sağlamadık mı kök: حوذ
  21. عَلَيْكُمْ aleykum size
  22. وَنَمْنَعْكُم ve nemnea'kum ve sizi korumadık mı? kök: منع
  23. مِّنَ mine
  24. ٱلْمُؤْمِنِينَ ۚ l-mu'minine mü'minlerden kök: امن
  25. فَٱللَّهُ fallahu artık Allah kök: اله
  26. يَحْكُمُ yehkumu hükmedecek kök: حكم
  27. بَيْنَكُمْ beynekum aranızda kök: بين
  28. يَوْمَ yevme gününde kök: يوم
  29. ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  30. وَلَن velen ve asla
  31. يَجْعَلَ yec'ale vermeyecektir kök: جعل
  32. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  33. لِلْكَـٰفِرِينَ lilkafirine kafirlere kök: كفر
  34. عَلَى ala karşı
  35. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minlere kök: امن
  36. سَبِيلًا sebilen bir yol kök: سبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حوذ (2 geçiş)

    Şeytan onları hakimiyeti altına alıp kendilerine Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın…

  • Aynı kök: ربص (17 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve…

  • Aynı kök: ربص (17 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: نصب (32 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

  • Aynı kök: نصب (32 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyorlar. İnkar edenler için de, "Bunlar, iman…

  • Aynı kök: نصب (32 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Halbuki göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Allah, insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Münafıklar) sizi gözetleyip dururlar. Size Allah'tan bir zafer (nasip) olursa, "Sizinle birlikte değil miydik?" derler. Kâfirlerin (zaferde) bir payları olursa (bu sefer de onlara), "Sizi yenip (öldürebileceğimiz hâlde öldürmeyip) müminlerden korumadık mı?" derler. dipnot 1 Allah kıyamet gününde aranızda hükmedecektir. Allah kâfirler için müminler aleyhine asla bir yol vermeyecektir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Al-i İmrân 3:154 ve 167. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah münafıkların müminleri sürekli takip ettiklerini, içinde bulundukları her olayı, attıkları her adımı izlediklerini, duruma göre bir tavır içerisine girdiklerini bildirmektedir. Yaşanan herhangi bir savaşta eğer müslümanlar zafer elde etmişlerse "biz de sizinle birlikteydik" dedikleri ifade edilmektedir. Yüce Allah münafıkların ikiyüzlülüklerini ortaya koymak üzere, inkârcılar herhangi bir savaşta üstünlük sağlarlarsa bu defa onlara dönerek kendilerine destek verdiklerini, güçlü olmalarını sağladıklarını ve onları müminlerin saldırılarından koruduklarını söylediklerini ifade etmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar sizin başınıza gelecekleri gözetlerler: Eğer Allah'tan size bir zafer erişirse "Sizin yanınızda değil miydik?" derler; yok eğer kafirlerin şansı yaver giderse bu sefer de (onlara) derler ki: "Üzerinizde baskı kurup sizi teşvik ederek şu mü'minlerden kurtarmış olmadık mı?" Fakat Allah Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecek ve inkarcıların mü'minlere zarar vermelerine asla izin vermeyecektir.

Muhammed Esed

onlar ki, sadece başınıza gelecekleri görmeyi beklerler: Böylece, eğer Allahtan size bir zafer ihsan edilirse, "Sizin yanınızda değil miydik?" derler; hakikati inkar edenlerin şanslarının yaver gittiğini görünce de (onlara dönüp): "Şu müminlere karşı sizi savunarak sevginizi hak etmedik mi?" derler. Ama Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecek; ve hakikati inkar edenlerin müminlere zarar vermelerine asla izin vermeyecektir.

Ahmed Hulusi

Onlar başınıza gelecekleri izliyorlar. . . Eğer size Allah'tan zafer ulaşırsa "Biz de sizinle değil miydik?" derler. Hakikati inkar eden güruha bir başarı nasip olursa da bu defa "Biz sizden üstün gelmedik mi, iman edenlere karşı sizi korumadık mı?" derler. Allah kıyamet sürecinde aranızda hükmeder. Allah iman edenler aleyhine fırsat vermeyecektir, hakikati inkar edenlere!

Ali Bulaç

Onlar sizi gözetleyip duruyorlar. Size Allah'tan bir fetih (zafer ve ganimet) gelirse: "Sizinle birlikte değil miydik?" derler. Ama kafirlere bir pay düşerse: "Size üstünlük sağlamadık mı, mü'minlerden size (gelecek tehlikeleri) önlemedik mi?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmedecektir. Allah, kafirlere mü'minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.

Ali Özek ve heyeti

Sizi gözetleyip duranlar, eğer size Allah'tan bir zafer (nasip) olursa, «Sizinle beraber değil miydik?» derler. Kâfirlerin (zaferden) bir nasipleri olursa (bu sefer de onlara), «Sizi yenip (öldürebileceğimiz halde öldürmeyip) müminlerden korumadık mı?» derler. Artık Allah kıyamet gününde aranızda hükmedecektir ve kâfirler için müminler aleyhine asla bir yol vermeyecektir.

Ali Rıza Safa

Sizi gözleyenler, Allah tarafından size bir utku gelirse, "Sizinle birlikte değil miydik?" derler. Eğer nankörlük edenlerin bir payı olursa, "Size destek vererek inananlardan korumadık mı?" derler. Allah, Yeniden Yaratılış Günü'nde, aranızda yargı verecektir. Çünkü Allah, inananlara karşı, nankörlük edenlere asla yol vermez.

Bayraktar Bayraklı

Kafirler ve münafıklar, sadece başınıza gelecekleri görmeyi beklerler. Böylece eğer Allah'tan size bir zafer ihsan edilirse, "Sizin yanınızda değil miydik?" derler.Eğer savaşta kafirlerin bir payı olursa, "Biz size üstünlük sağlayıp sizi müminlerden korumadık mı?" derler. Ama Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecek, kafirlerin müminlere zarar vermelerine asla izin vermeyecektir.

Edip Yüksel

Onlar sizi gözetleyip dururlar. ALLAH'tan size bir zafer geldiğinde, "Biz sizinle birlikte değil miydik" derler. Kazanma sırası inkarcılara gelirse bu sefer, "Biz size destek olarak sizi iman edenlerden korumadık mı" derler. Diriliş günü, ALLAH aranızda hüküm verecektir. ALLAH inkarcılara, iman edenler üzerine egemen olma fırsatını vermeyecek.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar sizi gözetleyip dururlar. ALLAH'tan size bir zafer geldiğinde, 'Biz sizinle birlikte değil miydik,' derler. Kazanma sırası inkarcılara gelirse bu sefer, 'Biz size destek olarak sizi inananlardan korumadık mı,' derler. Diriliş günü, ALLAH aranızda hüküm verecektir. ALLAH inkarcılara, inananlar üzerine egemen olma fırsatını vermeyecek

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, sizi gözetleyip duruyorlar; Eğer Allah tarafından size bir zafer ulaşırsa: "Beraber değil miydik?" diyecekler; Eğer kafirlere zaferden bir pay düşerse: "Biz sizden üstün gelmedik mi? Sizi müminlerden kurtarmadık mı?" diyecekler. Allah kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Ve hiçbir zaman kafirler için müminler aleyhine bir yol ve imkan verecek değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki sizi gözetiyorlar: eğer Allahdan size bir feth olursa "beraber değil miydik?" diyecekler ve eğer kafirlere bir nasib düşerse "biz sizden üstün gelmedik mi? sizi mü'minlerden kurtarmadık mı?" diyecekler, artık kıyamet günü Allah beyninizde bir yol verecek değil

Erhan Aktaş

Onlar, sürekli sizi gözetliyorlar, eğer Allah size bir zafer verirse: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer, Kafirler üstünlük sağlarlarsa: "Biz sizin üstün gelmenizi sağlamadık mı, Mü'minlerden korumadık mı?" derler. Kuşkusuz, Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, Mü'minlere karşı, Kafirlere asla bir yol vermeyecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, sürekli sizi gözetliyorlar, eğer Allah size bir zafer verirse: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer, Kafirler üstünlük sağlarlarsa: "Biz sizin üstün gelmenizi sağlamadık mı, Mü'minlerden korumadık mı?" derler. Kuşkusuz, Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, Mü'minlere karşı, Kafirlere asla bir yol vermeyecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, sürekli sizi gözetliyorlar, eğer Allah size bir zafer verirse: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer, gerçeği yalanlayan nankörler üstünlük sağlarlarsa: "Biz sizin üstün gelmenizi sağlamadık mı, mü'minlerden korumadık mı?" derler. Kuşkusuz, Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlere karşı, gerçeği yalanlayan nankörlere asla bir yol vermeyecektir.

Gültekin Onan

Onlar sizi gözetleyip duruyorlar. Size Tanrı'dan bir fetih (zafer ve ganimet) gelirse: "Sizinle birlikte değil miydik?" derler. Ama kafirlere bir pay düşerse: "Size üstünlük sağlamadık mı, inançlılardan size (gelecek tehlikeleri) önlemedik mi?" derler. Tanrı, kıyamet günü aranızda hükmedecektir. Tanrı, kafirlere inançlıların aleyhinde kesinlikle yol vermez.

Hasan Basri Çantay

Onlar hep sizi gözetleyib duranlardır. Onun için eğer Allahdan size bir feth (-u zafer) olursa: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kafirlere bir (zafer) hisse (si) düşerse (o vakit da kafirlere dönerek): "Biz size (yardım ederek) galebenizi te'min etmedik mi? Size mü'minlerden (gelecek felaketi) önlemedik mi?" derler. Artık Allah, kıyaamet günü (onlarla sizin) aranızda hükmünü verecekdir. Allah, kafirlere mü'minlerin aleyhinde (galebeye) asla bir yol (ve imkan) bahşetmez.

İbni Kesir

Onlar, hep sizi gözetleyip durular. Allah'tan size bir zafer gelince; sizinle beraber değil miydik? derler. Kafirlere zaferden bir pay düştüğü zaman da onlara; size üstünlük sağlayarak mü'minlerden korumadık mı? derler. Kıyamet günü aranızda hüküm vercek Allah'tır. Allah, mü'minlerin aleyhinde asla fırsat vermeyecektir.

Mehmet Alagaş

(141-147) Sizleri gözetleyenler öyledirler ki size Allah’tan bir fetih gelirse derler ki “biz, sizle beraberdik” kafirler için bir nasip oluşursa da onlar “Biz size destek olmadık mı? Sizi Müminlerden korumadık mı? derler, Allah, kıyamet günü sizin aranızdaki hükmünü verecektir. (Bu oynak hareketlere bakalım ne hüküm verecek) Allah müminler aleyhine kafirlere yol vermez, muhakkak ki münafıklar Allah’ı aldatmaya çalışırlar O / Allah onları aldatır. Namaza kalktıkları vakitte üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ancak az miktarda Allah’ı hatırlayıp anarlar / zikrederler, bu şekilde git gel yaşıyorlar / tereddüt yaşıyorlar, ne onlara (müminlere) bağlanabilirler ne de onlara (kafirlere) bağlanabilirler. Allah kimi saptırırsa artık asla onun için yol bulamazsın. Ey iman ede nler, Müminleri bırakıp ta kafirleri dost edinmeyin, Allah’a aleyhinize olacak açık bir delil vermeyi mi istiyorsunuz? Muhakkak ki münafıklar, ateşin an alt tabakasındadırlar. (Dereke; Sıfırın altı aşağı doğru dur. Derece: Sıfırın üstü yukarı doğru dur) onlara herhangi bir yardımcı da bulamazsın. Ancak vazgeçip ıslah olanlar Allah’a sarılanlar, dini Allah’a özgü / has yaşayanlar işte onlar müminlerle birliktedir, ileride Allah, müminlere büyük bir ödül verecektir. Eğer şükrederseniz ve iman ederseniz Allah size azap etmeyi ne diye yapsın ki? (Azap heveslisi değil) Allah teşekkür edendir, bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sizi gözetleyen (münafık) kimseler, eğer size Allah’tan bir zafer gelirse: "Sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer kâfirlere (savaşta) bir hisse düşerse: “Size (yardım ederek) üstünlük sağlayıp sizi Müminlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir. Allah, kâfirlere Müminlerin aleyhine bir yol vermeyecektir.

Süleyman Ateş

Onlar sizi gözetleyip dururlar. Eğer size Allah'tan bir fetih nasibolursa: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Ve eğer savaşta kafirlerin bir payı olur(savaşı düşmanlarınız kazanır)sa, (bu kez onlara): "Biz size üstünlük sağlayıp, sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Artık kıyamet gününde Allah, aranızda hükmedecek ve mü'minlere karşı kafirlere asla yol vermeyecektir.

Süleymaniye Vakfı

Münafıklar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Allah size bir başarı nasip etse, "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Ama eğer ayetleri görmezlikte direnen o kimselerin (o kafirlerin) lehine bir durum meydana gelse bu defa da onlara: "Sizin arkanızda değil miydik, sizi müminlerden korumadık mı?" derler. Nasıl olsa Allah, tekrar dirilip kalkış günü aranızda hükmünü verecektir. Allah kafirlere, müminlerin aleyhine olacak bir yolu asla açmaz dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar sizi gözetleyip dururlar. Allah size bir fetih nasip etse, "Sizinle beraber değil miydik?" derler. Ama eğer ayeti görmezlikten gelen o kimselerin (o kafirlerin) lehine bir durum olsa bu defa da onlara: "Sizi yönlendirip durmadık mı, siz müminlerden uzaklaştırmadık mı?" derler. Nasıl olsa Allah, (mezardan) kalkış günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, müminler aleyhine kafirler için bir yol açacak değildir.

Şaban Britch

Sizi gözetleyen (münafık) kimseler, eğer size Allah’tan bir zafer gelirse: "Sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer kâfirlere (savaşta) bir hisse düşerse: “Size (yardım ederek) üstünlük sağlayıp sizi müminlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir. Allah, kâfirlere müminlerin aleyhine bir yol vermeyecektir.

Şaban Piriş

Sizi gözetleyen (münafık / kafir) kimseler, eğer size Allah'tan bir zafer gelirse: -Sizinle beraber değil miydik? derler. Eğer kafirlere bir hisse düşerse: -Biz, size yardım ederek üstünlüğünüzü sağlamadık mı? Size gelecek felakete engel olmadık mı? derler. Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir. Allah, kafirlere müminlerin aleyhine bir yol vermeyecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizi gözetleyip duruyorlar. Allah'tan size fetih nasip olursa, "sizinle birlikte değil miydik" diyecekler. Kafirlere bir nasip ulaşırsa şunu söyleyecekler: "Başarınıza destek vermedik mi, müminlere karşı size siper olmadık mı?" Artık kıyamet günü aranızda Allah hükmedecektir. Allah, müminler aleyhine kafirlere bir yol asla nasip etmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such persons are they who watch you closely and they are on the watch for opportunities. If Allah graces you with His tutelage and victory sits on your helm, they desire with expectation to share the credit and they interpret their thoughts in words; they say to you: "Have we not been on your side!" And if the infidels who deny Allah are befallen with good fortune they say to them: "Did we not back you up and avert the disaster which would have befallen you at the hands of the Muslims?" Allah shall judge between you on the Day of Resurrection and Judgement and never shall Allah advantage the cause of the infidels over that of the Muslims.

Abdul Haleem

The [hypocrites] wait to see what happens to you and, if God brings you success, they say, ‘Were we not on your side?’ but if the disbelievers have some success, they say to them, ‘Did we not have the upper hand over you, and [yet] protect you from the believers?’ God will judge between you all on the Day of Resurrection, and He will give the disbelievers no means of overcoming the believers.

Abdullah Yusuf Ali

(These are) the ones who wait and watch about you: if ye do gain a victory from Allah, they say: "Were we not with you?"- but if the unbelievers gain a success, they say (to them): "Did we not gain an advantage over you, and did we not guard you from the believers?" but Allah will judge betwixt you on the Day of Judgment. And never will Allah grant to the unbelievers a way (to triumphs) over the believers.

Abul A'la Maududi

These hypocrites watch you closely: if victory is granted to you by Allah, they will say: 'Were we not with you?' And were the unbelievers to gain the upper hand, they will say: 'Did we not have mastery over you, and yet we protected you from the believers?' dipnot 1 It is Allah Who will judge between you on the Day of Resurrection, and He will not allow the unbelievers, in any way, to gain advantage over the believers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is typical of the hypocrites of every age. Such people try to avail themselves of all the benefits which can accrue from a verbal profession of Islam and identification with the Islamic community. They also try to secure the advantages to be obtained by associating with the unbelievers, by assuring them in every possible way about themselves that they are not 'fanatic Muslims', that their association with the Muslims is only nominal. On the other hand, they never fail to assure the unbelievers that their loyalties and concerns are the same as theirs, that in mental outlook, cultural orientation and taste they are in harmony with them, and that if a decisive conflict between Islam and unbelief were to take place, their weight will certainly be on the side of the latter.

Aisha Bewley

Those who anticipate the worst for you say, ‘Were we not with you?’ whenever you gain a victory from Allah, but if the kuffar have a success they say, ‘Did we not have the upper hand over you and yet in spite of that keep the muminun away from you?’ Allah will judge between you on the Day of Rising. Allah will not give the kuffar any way against the muminun.

Al-Hilali & Khan

Those (hypocrites) who wait and watch about you; if you gain a victory from Allâh, they say: "Were we not with you?" But if the disbelievers gain a success, they say (to them): "Did we not gain mastery over you and did we not protect you from the believers?" Allâh will judge between you (all) on the Day of Resurrection. And never will Allâh grant to the disbelievers a way (to triumph) over the believers.

Ali Quli Qarai

—Those who lie in wait for you: if there is a victory for you from Allah, they say, ‘Were we not with you?’ But if the faithless get a share [of victory], they say, ‘Did we not prevail upon you and defend you against the faithful?’ Allah will judge between you on the Day of Resurrection, and Allah will never provide the faithless any way [to prevail] over the faithful.

Amatul Rahman Omar

Those (- hypocrites) who await (news) about you, then if you win a victory by the grace of Allâh they say, `Is it not that we were with you (and on your side)? But should there be for the disbelievers a share of it they will say (to them), `Did we not goad you to wage war; and did we not save you from the harm of the faithful?' Then Allâh will judge between you on the Day of Resurrection; and Allâh will never let the disbelievers have a way (to prevail) against the believers.

Arthur John Arberry

Those who wait upon you and, if a victory comes to you from God, say, 'Were we not with you?' but if the unbelievers get a share, they say, 'Did we not gain the mastery over you, and did we not defend you from the believers?' God will judge between you on the Resurrection Day, and God will not grant the unbelievers any way over the believers.

Bijan Moeinian

The latter are those who want you to give them credit for their "support", if you win and ask for credit from your enemies, if they win. God will judge their case in the Day of Judgment. Rest assured that God will never give the [final] victory to the disbelievers over the believers.

E. Henry Palmer

Those who lie in wait for you, and if the victory be yours from God, say, 'Were we not with you?' and if the misbelievers have a chance, they say, 'Did we not get the mastery over you, and defend you from the believers?' But God shall judge between you on the resurrection day; for God will not give the misbelievers a way against believers.

Edip-Layth

They linger and observe you. If you have a victory from God they say, "Were we not with you?" If the ingrates have success, they say, "Did we not side with you and deter those who acknowledge from you?" God will judge between you on the day of Resurrection, and God will not grant the ingrates any success over those who acknowledge.

George Sale

They who wait to observe what befalleth you, if victory be granted you from God, say, were we not with you? But if any advantage happen to the infidels, they say unto them, were we not superior to you, and have we not defended you against the believers? God shall judge between you on the day of resurrection; and God will not grant the unbelievers means to prevail over the faithful.

Hamid S. Aziz

Those who lie in wait for you, and if the victory be your s from Allah, say, "Were we not with you?" and if the unbelievers have a chance of success, they say, "Did we not gain an advantage over you, and defend you from the believers?" But Allah shall judge between you on the Day of Resurrection; for Allah will not give the faithless a way against the faithful.

Mahmoud Ghali

(The ones) who await you; So, in case you gain a conquest from Allah, they say, "Were we not with you?" And in case the disbelievers get an assignment, (i. e. gain a success) they say, "Did we not have privilege over you, and did we not prevent (your defeat) by the believers?" Then Allah will judge between you on the Day of the Resurrection; and Allah will never grant (Literally: make) any way for the disbelievers over the believers.

Marmaduke Pickthall

Those who wait upon occasion in regard to you and, if a victory cometh unto you from Allah, say: Are we not with you? and if the disbelievers meet with a success say: Had we not the mastery of you, and did we not protect you from the believers? - Allah will judge between you at the Day of Resurrection, and Allah will not give the disbelievers any way (of success) against the believers.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who wait to see what befalls you, say in ease success comes to you from God: "Were we not with you?" But if fortune favours the infidels, they say: "Did we not overpower you, and yet protected you against the believers?" But God will judge between you on the Day of Resurrection; and God will never give the unbelievers a way over the faithful.

Muhammad Asad

who but wait to see what betides you: thus, if triumph comes to you from God, they say, "Were we not on your side?"- whereas if those who deny the truth are in luck, they say [to them], "Have we not earned your affection by defending you against those believers?'' But God will judge between you all on the Day of Resurrection; and never will God allow those who deny the truth to harm the believers.

Mustafa Khattab

˹The hypocrites are˺ those who wait to see what happens to you. So if Allah grants you victory, they say ˹to you˺, "Were we not on your side?" But if the disbelievers have a share ˹of victory˺, they say ˹to them˺, “Did we not have the advantage over you, yet we protected you from the believers?” Allah will judge between ˹all of˺ you on the Day of Judgment. And Allah will never grant the disbelievers a way over the believers.

Progressive Muslims

Those who linger and observe you, if you have a victory from God they Say: "Were we not with you" And if the rejecters have success, they Say: "Did we not side with you and deter the believers from you" God will judge between you on the Day of Resurrection, and God will not grant the rejecters any success over the believers.

Rashad Khalifa

They watch you and wait; if you attain victory from GOD, they say (to you), "Were we not with you?" But if the disbelievers get a turn, they say (to them), "Did we not side with you, and protect you from the believers?" GOD will judge between you on the Day of Resurrection. GOD will never permit the disbelievers to prevail over the believers.

Sahih International

Those who wait [and watch] you. Then if you gain a victory from Allah, they say, "Were we not with you?" But if the disbelievers have a success, they say [to them], "Did we not gain the advantage over you, but we protected you from the believers?" Allah will judge between [all of] you on the Day of Resurrection, and never will Allah give the disbelievers over the believers a way [to overcome them].

Sam Gerrans

Those who watch and wait with regard to you. Then if there be a victory for you from God they say: “Were we not with you?” but if there be for the false claimers of guidance a portion they say: “Did we not gain mastery over you, but defended you against the believers?” And God will judge between you on the Day of Resurrection; and God makes not for the false claimers of guidance any path against the believers.

Shabbir Ahmed

(The hypocrites adopt the opportunistic attitude. ) They watch you and wait. If a victory comes to you from Allah, they say, "Weren't we with you?" And if the rejecters get a portion of success, they say, "Did we not side with you and protect you from the believers?" Allah will judge between you all on the Day of Resurrection. Allah will not give the rejecters (of the Qur'an) any way of success against the true believers in the Qur'an.

Syed Vickar Ahamed

(The hypocrites are) the ones who sit and watch about you: If you do gain a victory from Allah, they say: "Were we not with you?"— But if the disbelievers gain a success, they say (to them): "Did we not gain an advantage over you, and did we not guard you from the believers?" But Allah will judge between you on the Day Of Judgment. And never will Allah grant to the disbelievers a way (to win) over the believers.

Taqi Usmani

- those who look for (a misfortune for) you, so, if there is a victory for you, they say, "Were we not with you?" But if there is a gain for the disbelievers, they say (to them), “Had we not overpowered you, still protected you from the believers?” So, Allah will decide between you on the Doomsday. Allah shall never give the disbelievers a way against the believers.

The Monotheist Group

Those who linger and observe you, if you have a victory from God they say: "Were we not with you?" And if the rejecters have success, they say: "Did we not side with you and deter the believers from you?" God will judge between you on the Day of Resurrection, and God will not grant the rejecters any success over the believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 141. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 141. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 141. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩