Nisâ suresi · 127–134. ayetler

Kadınlar hakkında fetva ve adalet

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nisâ suresi, 127. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 127. ayet. وَيَسْتَفْتُونَكَ فِى ٱلنِّسَآءِ قُلِ ٱللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِيهِنَّ وَمَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فِى ٱلْكِتَٰبِ فِى يَتَٰمَى ٱلنِّسَآءِ ٱلَّٰتِى لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ أَن تَنكِحُوهُنَّ وَٱلْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ ٱلْوِلْدَٰنِ وَأَن تَقُومُوا۟ لِلْيَتَٰمَىٰ بِٱلْقِسْطِ وَمَا تَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِهِۦ عَلِيمًا

    Diyanet İşleri

    Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor." Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere adil davranmanıza dair, size okunmakta olan ayetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.

    Mehmet Okuyan

    Senden kadınlar dipnot 1 hakkında fetva istiyorlar. De ki: "Onlarla ilgili fetvayı size Allah şöyle vermektedir: Kitapta, kendileri için yazılmışı (farz kılınan mirası, mehri) vermeyip nikâhlamak istediğiniz kadınların yetimleri, zayıf bırakılmış (çaresiz) çocuklar ve yetimlere karşı adil davranmanız hakkında size tilavet edilmekte (okunup aktarılmakta) olan ayetler (Allah'ın hükmünü apaçık ortaya koymakta)dır. Her ne hayır (yardım) yaparsanız şüphesiz ki Allah onu bilendir."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu sure, adını burada geçen ve "kadınlar" anlamına gelen [en-Nisâ'] kelimesinden almıştır.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar, kadın(ın hakları) konusunda senden açıklama istiyorlar. De ki: "(Bizzat) Allah onlar hakkındaki hükümleri size açıklamaktadır". Kaldı ki, yazılı haklarını dahi kendilerine vermeye yanaşmayıp üstelik (bir de) nikahlamak istediğiniz (velayetiniz altındaki) yetim kızlar, kimsesiz çocuklar ve sözkonusu yetimleri adaletle koruyup kollama yükümlülüğünüz hakkında Kitap'ta size tebliğ edilen hükümler zaten mevcuttur. Ve her ne iyilik yaparsanız yapın, unutmayın ki Allah onu bilir.

    Muhammed Esed

    Onlar, kadınlar ile ilgili düzenlemeler konusunda kendilerini aydınlatmanı istiyorlar. De ki: "(Bizzat) Allah onlarla ilgili hükümler konusunda sizi aydınlatmaktadır"; nitekim kendiniz onlarla evlenmek istediğinizden haklarını vermediğiniz (sorumluluğunuz altındaki) yetim kızlar ile kimsesiz çocuklar ve sizin yetimlere karşı adaletli davranma yükümlülüğünüz hakkında size tebliğ edilen bu ilahi kelamda (Allahın iradesi tezahür etmiş)tir. Ve ne iyilik yaparsanız, unutmayın ki Allah onu tamamıyla bilir.

    Ahmed Hulusi

    Kadınlar hakkında senden, haklara dair açıklama istiyorlar. . . De ki: "Onlarla ilgili hükümler hakkında açıklamayı size Allah veriyor!" Onlar için yazılmış hakları kendilerine vermediğiniz ve (üstelik) kendileriyle nikahlamaya (evlenmeye) rağbet ettiğiniz yetim kızlar ile zor durumdaki çocuklara ve bir de yetimlere adaleti ikame etmeniz hakkında bilgiler yüzünüze okunuyor. . . Ne hayır yaparsanız, muhakkak ki Allah onu Aliym'dir (çünkü yaptığınız hayrın yaratanı O'dur).

    Ali Bulaç

    Kadınlar konusunda senden fetva isterler. De ki: "Onlara ilişkin fetvayı size Allah veriyor. (Bu fetva,) Kendilerine yazılan (hakları veya miras)ı vermediğiniz ve kendilerini nikahlamayı istediğiniz yetim kadınlar ve zayıf çocuklar (hakkında) ile yetimlere karşı adaleti ayakta tutmanız konusunda size Kitap'ta okunmakta olanlardır. Hayır adına her ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.

    Ali Özek ve heyeti

    Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki, onlara ait hükmü size Allah açıklıyor: Kitap'ta, kendileri için yazılmışı (mirası) vermeyip nikâhlamak istediğiniz yetim kadınlar, çaresiz çocuklar ve yetimlere karşı âdil davranmanız hakkında size okunan âyetler (Allah'ın hükmünü apaçık ortaya koymaktadır). Hayırdan ne yaparsanız şüphesiz Allah onu bilmektedir.

    Ali Rıza Safa

    Senden, kadınlar hakkında yargı istiyorlar. De ki: "Allah, onlar hakkında yargıyı size veriyor: Yazılmış haklarını kendilerine vermeyerek evlenmek istediğiniz kadınların yetimlerine ve hem kimsesiz çocuklara hem de yetimlere adaletli davranmanız gerektiği konuları, Kitap'ta size okunuyor. İyilik olarak ne yaparsanız, kuşkusuz, Allah, onu Bilendir!"

    Bayraktar Bayraklı

    Senden, kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size onlar hakkında hükmünü açıklıyor: Kendilerine yazılmış olanı vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz yetim kadınlar, zavallı çocuklar ve yetimlere karşı adaleti yerine getirmeniz hakkında kitapta size okunan ayetler de Allah'ın hükmünü açıklamaktadır. Yaptığınız her hayrı, muhakkak ki Allah bilir."

    Edip Yüksel

    Sana kadınlar hakkında soruyorlar. De ki: "ALLAH bu Kitap yoluyla kadınlar hakkında sizi aydınlatıyor. Yasal hakları olan mallarını vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara ait yetimler ve zavallı çocuklar hakkında Kitapta size okunan ayetler yetimlere adaletli davranmanızı emretmektedir. Yaptığınız her iyiliği ALLAH Biliyor." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet, geleneksel öğretilerin etkisiyle yanlış çevrilmiş ve yetim çocukların dul anneleriyle evlilik yerine yetim çocuklarla evlenme gibi pedofil bir uygulama uydurulmuştur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sana kadınlar hakkında soruyorlar. De ki, 'ALLAH bu Kitap yoluyla kadınlar hakkında sizi aydınlatıyor. Yasal hakları olan mallarını vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınların yetimleri ve zavallı çoçukları hakkında Kitapta size okunan ayetler yetimlere adaletli davranmanızı emretmektedir.Yaptığınız her iyiliği ALLAH Biliyor.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor; Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlamayı istemediğiniz öksüz kızlar, mağdur çocuklar ve yetimlere adil davranmanız hakkında kitapta yüzünüze karşı okunup duran ayetler var!" Daha da hayra dair ne yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu da biliyor.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de senden kadınlar hakkında fetva isteyorlar, de ki onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor: Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlamayı istemediğiniz öksüz kızlar hakkında ve mağdur çocuklar hakkında ve yetimlere insaf ile bakmanız hakkında kitabda yüzünüze karşı okunub duran ayetler var, daha da hayra dair ne yaparsanız şüphe yok ki Allah ona da alim bulunuyor.

    Erhan Aktaş

    Senden, o kadınlar dipnot 1 hakkında fetva istiyorlar dipnot 2 . De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah vermektedir: Yazılmış olanı dipnot 3 vermediğiniz halde kendileri ile evlenmek istediğiniz yetim dipnot 4 kadınlarla zayıf, çaresiz çocukların ve yetimlerin haklarını hakkaniyetle vermeniz konusundaki hükümler size bu Kitap'ta okunuyor. Hayır adına ne yaparsanız Allah onu bilir."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dul (yetim) kadınlar. Yetimlerin kadınları.
    2. metne dön, dipnot 2
      Mü'min erkekler, daha önce olmadığı halde, sonradan miras, mehir ve benzeri konularda kadınlara verilen haklara itiraz ederek, Nebi'den bu hükümlerin kime ait olduğunu soruyorlar.
    3. metne dön, dipnot 3
      Gerekli görüleni, zorunlu kılınanı.
    4. metne dön, dipnot 4
      Dul kadınlar. Kocası öldüğü için dul kalan kadınlara da kimsesiz kaldıkları için yetim denmektedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Senden, o kadınlar dipnot 1 hakkında fetva istiyorlar. dipnot 2 De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah vermektedir: Yazılmış olanı dipnot 3 vermediğiniz halde kendileri ile evlenmek istediğiniz yetim dipnot 4 kadınlarla zayıf, çaresiz çocukların ve yetimlerin haklarını hakkaniyetle vermeniz konusundaki hükümler size bu kitapta okunuyor. Hayır adına ne yaparsanız Allah onu bilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yetim kadınlar, yetimlerin kadınları.
    2. metne dön, dipnot 2
      Mümin erkekler, daha önce olmadığı halde, sonradan miras, mehir ve benzeri konularda kadınlara verilen haklara itiraz ederek, Nebiden bu hükümlerin kime ait olduğunu soruyorlar.
    3. metne dön, dipnot 3
      Gerekli görüleni, zorunlu kılınanı.
    4. metne dön, dipnot 4
      Dul kadınlar. Kocası öldüğü için dul kalan kadınlara da kimsesiz kaldıkları için yetim denmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Senden, o kadınlar dipnot 1 hakkında fetva istiyorlar. dipnot 2 De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor. Bu, kendilerine verilmesi yazılanı vermediğiniz ve kendileriyle evlenmek istemediğiniz kadınların yetimleri, mustaz'af dipnot 3 çocuklar ve yetimler için hakkaniyetli olmanız hakkında, Kitap'ta okunmuş olan ayetlerdir. Hayır olarak ne yaparsanız, Allah, onu bilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yetimlerin kadınları.
    2. metne dön, dipnot 2
      Mümin erkekler, daha önce olmadığı halde, sonradan miras, mehir ve benzeri konularda kadınlara verilen haklara itiraz ederek, Nebimizden bu hükümlerin kime ait olduğunu soruyorlar.
    3. metne dön, dipnot 3
      Kimsesiz, sahipsiz, güçsüz ve mağdur.

    Gültekin Onan

    Kadınlar konusunda senden fetva isterler. De ki: "Onlara ilişkin fetvayı size Tanrı veriyor. (Bu fetva,) Kendilerine yazılan (hakları veya miras)ı vermediğiniz ve kendilerini nikahlamayı istediğiniz yetim kadınlar ve zayıf çocuklar (hakkında) ile yetimlere karşı adaleti ayakta tutmanız konusunda size Kitap'ta okunmakta olanlardır. Hayır adına her ne yaparsanız, şüphesiz Tanrı onu bilir.

    Hasan Basri Çantay

    Senden kadınlar hakkında fetva isterler. De ki: "Onlara dair fetvayı size Allah veriyor: Kendileri için yazılmış (farz edilmiş) olan (miras) ı onlara vermediğiniz ve nikahlamalarını da beğenib istemediğiniz yetim kızlar ve (henüz ergin olmayan) küçük çocuklar hakkında, bir de yetimlere karşı adaleti ayakda tutmanız (onlara iyi bakmanız) hususunda (işte) kitabda okunub duran (ayet) ler! Hayırdan daha ne yaparsanız şübhesiz Allah onu da hakkıyle bilicidir.

    İbni Kesir

    Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: Onlara dair fetvayı size Allah veriyor. Kendilerine yazılmış olanı vermediğiniz ve nikahlamayı istemediğiniz yetim kızlar hakkında, mağdur çocuklar hakkında ve yetimlere insafla bakmanız hakkında kitabda sizlere okunan ayetler var. Hayır olarak ne yaparsanız, şüphesiz Allah, onu bilicidir.

    Mehmet Alagaş

    (127-130) Senden kadınlar hakkında kanaatini soruyorlar / fetva soruyorlar, de ki Allah, o kadınlar hakkındaki kanaatini söylüyor; Yetim kızlar hakkında size kitapta okunmuş olan ayetler var, ki o ayetler kendileri ile nikahlanmayı istemediğiniz o yetim kadınlar hakkındadır, o yetimlere yazılmış olup ta kendilerine vermedikleriniz hakkındadır, çocuklardan zayıf bırakılmışlar / mustazaf olanlar hakkındadır, yetimlerde ölçülü olmayı ayağa kaldırmak hakkındadır, içinizden kim iyilik yaparsa Allah onu kesinlikle bilendir. Kadın kocasının, hırçınlaşmasından yahut yüz çevirmesinden korkarsa, her ikisinin de aralarını bir sulh ile ıslah etmelerinde günah yoktur, ıslah hayırlıdır, kişi / nefis bencilliğe hazır haldedir, eğer güzel davranırsanız ve sakınırsanız Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Kadınlar arasında denk davranmaya / adil davranmaya gücünüz / kapasiteniz yetmez. (Eşit davranmak denk / adil davranmak değildir) Öyleyse hırslanıp, bütün ilginizi diğerlerine verip, onlardan birini askıda bırakmayın / muallakta bırakmayın , eğer düzelirseniz ve sakınırsanız Allah kesinlikle bağışlayıcıdır esirgeyendir. Eğer ayrılırsanız da Allah, bolluğundan her ikinizi de zenginleştirir , Allah geniştir ve hakimdir (Katolikler de ayrılık / boşanmak yoktur)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: "Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: "Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap'da size okunandır". Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz çok iyi bilir.

    Süleyman Ateş

    Senden, kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size onlar hakkında hükmünü açıklıyor: Kendilerine yazılmış olan(miras hakların)ı vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz öksüz kadınlar, zavallı çocuklar ve öksüzlere karşı adaleti yerine getirmeniz hakkında Kitapta size okunan(ayet)ler (de Allah'ın hükmünü açıklamaktadır)". Yapacağınız her hayrı muhakkak ki Allah bilir.

    Süleymaniye Vakfı

    Kadınlar hakkında senden fetva dipnot 1 istiyorlar. De ki: Onlarla ilgili fetvayı size Allah veriyor. Yetim (iken bakımını üstlendiğiniz) ve hakları olan mallarını teslim etmeyip dipnot 2 kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlar dipnot 3 , hatta güçsüz çocuklar ve bütün yetimlere hakka uygun davranmanız konularındaki fetva, size bu kitapta sıralanan ayetlerdedir. İyilik olarak ne yaparsanız Allah onu mutlaka bilir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Fetva, bir konuda sorulan soruya, delile dayanılarak verilen cevaptır.
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Büluğa ermiş birine yetim denmez. Burada yetim kadın ifadesi, evlilik çağına gelmiş yetim kızlar için kullanılan mecaz anlatımdır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki "Onlarla ilgili fetvayı size Allah verir." Onları nikahlama arzusuyla lehlerine yazılmış olanı vermediğiniz yetim kadınlara dipnot 1 , güçsüz çocuklara ve bütün yetimlere hakka uygun davranmanızla ilgili ayetler zaten bu Kitapta okunup durmaktadır. Yaptığınız her hayrı Allah bilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. (Nisa 4/2-3)

    Şaban Britch

    Senden, kadınlarla ilgili açıklama yapmanı istiyorlar. De ki: "Allah, onlarla ilgili (hükümleri) ve kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras ve mehri) vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere âdil davranmanıza dair, size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir. İyilik olarak yaptığınız her şeyi Allah hakkıyla bilir.

    Şaban Piriş

    Senden, kadınlar hakkında fetva istiyorlar de ki: "Size, onlar hakkında Allah fetva veriyor: -Kendilerine farz kılınan mirası vermediğiniz ve onları nikahlamaya rağbet ettiğiniz yetim kızlar hakkında, mağdur çocuklar hakkında ve yetimlere adaletli davranmanız hususunda, size okunan kitapta (fetvalar vardır.) İyilik olarak yapacağınız şeyi Allah hakkıyla bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Senden kadınlar hakkında fetva soruyorlar. De ki: "Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor." Yazılmış hakları olanı kendilerine vermeyip de kendileriyle nikahlanmak istediğiniz kadınların yetimleri hakkında, ezilip horlanan çocuklar hakkında, yetimler için adaleti yerine getirmeniz hakkında. Kitap'ta olup da yüzünüze karşı okunan şeyler var. Hayır olarak yaptığınız her şeyi Allah, hakkıyla bilmektedir.

  2. Nisâ suresi, 128. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 128. ayet. وَإِنِ ٱمْرَأَةٌ خَافَتْ مِنۢ بَعْلِهَا نُشُوزًا أَوْ إِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَآ أَن يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًا وَٱلصُّلْحُ خَيْرٌ وَأُحْضِرَتِ ٱلْأَنفُسُ ٱلشُّحَّ وَإِن تُحْسِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

    Diyanet İşleri

    Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Uzlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Okuyan

    Bir hanım, kocasının geçimsizliğinden dipnot 1 veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, dipnot 2 aralarında tamamen bir barış yapmalarında onlara hiçbir vebal yoktur. Barış hayırlı olandır. Zaten nefisler kıskançlığa hazır kılınmıştır. Güzel davranır (iyi geçinir) ve takvâlı (duyarlı) olursanız, şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Geçimsizlik olarak anlam verdiğimiz nüşûz kelimesi, erkek eşlerin, başkasıyla evlenmek düşüncesiyle hareket ederek gözlerini, bakışlarını eşinin üzerinden kaldırması ve başka biriyle evlilik arayışına girmesi demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu mesaj Nisâ 4:34-35. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Eğer bir kadın kocasının sadakatsizlik ve geçimsizliğinden ya da kendisini terk etmesinden korkarsa, karşılıklı anlaşma yoluyla aralarındaki sorunu çözmelerinde her iki taraf için de bir beis yoktur; anlaşma en iyi yoldur, bencilce kıskançlık ise insan fıtratında hazır ve nazırdır: Eğer iyilik yapar ve sorumlu davranırsanız, iyi bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Muhammed Esed

    Eğer bir kadın, kocasının kötü muamelesinden veya kendisini terk etmesinden korkarsa (iki taraf) arasında anlaşarak sorunlarını çözebilirler; zira karşılıklı anlaşma en iyi yoldur ve bencillik, insan ruhunda her zaman mevcuttur. Fakat iyilik yapar ve Ona karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız, bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Ahmed Hulusi

    Eğer bir kadın, kocasının geçimsizliğinden veya yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, aralarını düzeltmelerinde kendileri üzerine bir mahzur yoktur. . . Anlaşıp barışma hayırlıdır; benliklerde hırsa meyil vardır. . . Eğer ihsan üzere olur ve korunarak yaşarsanız, muhakkak ki Allah yapmakta olduklarınızı (yaratanı olarak) Habiyr'dir.

    Ali Bulaç

    Eğer bir kadın, kocasının nüşuzundan veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, barış ile aralarını bulup düzeltmekte ikisi için sakınca yoktur. Barış daha hayırlıdır. Nefisler ise 'kıskançlığa ve bencil tutkulara' hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında onlara günah yoktur. Sulh (daima) hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve Allah'tan korkarsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    Ali Rıza Safa

    Bir kadın, kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden kaygı duyarsa, sorunlarını aralarında uzlaşarak çözmelerinde, ikisi için bir sakınca yoktur. Çünkü uzlaşmak daha iyidir. Benlikler, bencil olmaya hazır yapılmıştır. Güzel davranır ve sorumluluk bilinci taşırsanız, kuşkusuz, Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer bir kadın, kocasının huysuzluğundan, yahut kendisinden yüz çevirmesinden korkarsa, anlaşma ile aralarını düzeltmelerinde ikisine de günah yoktur. Barış daima iyidir. Kıskançlık nefislere yaratılıştan konmuştur. Eğer güzelce geçinir ve Allah'tan sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Edip Yüksel

    Bir kadın kocasının iffetsiz davranışından, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ediyorsa uzlaşmayla tekrar aralarını düzeltmelerinde bir sakınca yoktur. Uzlaşma daha iyidir. Kişi bencil ve kıskanç davranmaya eğilimlidir. İyilik yapar ve erdemli davranırsanız, elbette ALLAH yaptıklarınızı haber alır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir kadın kocasının huysuzluğundan, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ediyorsa uzlaşmayla tekrar aralarını düzeltmeleri daha uygun. Uzlaşma daha iyidir. Kişi bencil ve kıskanç davranmağa eğilimlidir. İyilik yapar ve erdemli davranırsanız, elbette ALLAH yaptıklarınızı haber alır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer bir kadın kocasının serkeşliğinden veya yüz çevirmesinden endişe ederse, barışarak aralarını düzeltmelerinde bir mahzur yoktur. Anlaşma her zaman hayırdır. Nefisler ise kıskançlığa hazırlanagelmiştir. Eğer arayı düzeltir ve geçimsizlikten sakınırsanız şüphe yok ki, Allah yapacağınız her şeyden haberdardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve eğer bir kadın kocasının serkeşliğinden veya yüz çevirmesinden endişe ediyorsa bir sulh ile aralarını düzeltmelerinde kendilerine bir günah yoktur, sulh hep hayırdır, nefislerse kıskançlığa hazırlanagelmiştir, eğer arayı düzeltir ve geçimsizlikten sakınırsanız şüphe yok ki Allah her ne yaparsanız habir bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Eğer bir kadın, kocasının nuşuzundan dipnot 1 veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşmaya çalışmalarında bir sakınca yoktur. Uzlaşmak, daha hayırlıdır. Zira benlikler bencilliğe dipnot 2 eğimlidir. Eğer arayı düzeltmek ister ve takvalı davranırsanız; Allah, Yaptığınız Her Şeyden Haberdar'dır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Geçimsizlik yapmak, alışılmışa muhalif olmak, rutinin dışına çıkmak, başına buyruk davranmak, sadakatsizlik yapmak, kurulu düzeni bozmak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kıskançlığa.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer bir kadın, kocasının nuşuzundan dipnot 1 veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşmaya çalışmalarında bir sakınca yoktur. Uzlaşmak, daha hayırlıdır. Zira benlikler bencilliğe dipnot 2 eğimlidir. Eğer arayı düzeltmek ister ve takvalı davranırsanız; Allah, Yaptığınız Her Şeyden Haberdar'dır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Geçimsizlik yapma, alışılmışa muhalif olma, rutinin dışına çıkma, başına buyruk davranma, sadakatsizlik yapma, kurulu düzeni bozma.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kıskançlığa.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer bir kadın, kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşmaya çalışmalarında bir sakınca yoktur. Uzlaşmak, daha hayırlıdır. Zira benlikler bencilliğe dipnot 1 eğimlidir. Eğer arayı düzeltmek ister ve takvalı dipnot 2 davranırsanız; Allah, Yaptığınız Her Şeyden Haberdar'dır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıskançlığa.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendinizi korumaya, güvenceye alırsanız.

    Gültekin Onan

    Eğer bir kadın, kocasının nüşuzundan veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, barış ile aralarını bulup düzeltmekte ikisi için sakınca yoktur. Barış daha hayırlıdır. Nefisler ise 'kıskançlığa ve bencil tutkulara' hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Tanrı, yaptıklarınızdan haberi olandır.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer bir kadın, kocasının uzaklaşmasından (yatağını terk etmesinden, nafakasında ihmal göstermesinden), yahud (her hangi bir suretle kendisinden) yüz çevirmesinden endişe ederse sulh ile aralarını düzeltmekde ikisine de vebal yokdur. Sulh daha hayırlıdır. Zaten nefislerde kıskançlık hazırlanmışdır. Eğer iyi geçinir, (kadınlara cefadan) sakınırsanız şübhesiz ki Allah, yapacağınız her şeyden tamamen haberdardır.

    İbni Kesir

    Eğer kadın; kocasının serkeşliğinden veya yüz çevirmesinden endişe ederse; anlaşma yoluyla aralarını bulmalarında kendileri için bir günah yoktur. Anlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler kıskançlığa meyyaldir. Eğer iyi davranır ve sakınırsanız; Allah işlediklerinizden haberdardır.

    Mehmet Alagaş

    (127-130) Senden kadınlar hakkında kanaatini soruyorlar / fetva soruyorlar, de ki Allah, o kadınlar hakkındaki kanaatini söylüyor; Yetim kızlar hakkında size kitapta okunmuş olan ayetler var, ki o ayetler kendileri ile nikahlanmayı istemediğiniz o yetim kadınlar hakkındadır, o yetimlere yazılmış olup ta kendilerine vermedikleriniz hakkındadır, çocuklardan zayıf bırakılmışlar / mustazaf olanlar hakkındadır, yetimlerde ölçülü olmayı ayağa kaldırmak hakkındadır, içinizden kim iyilik yaparsa Allah onu kesinlikle bilendir. Kadın kocasının, hırçınlaşmasından yahut yüz çevirmesinden korkarsa, her ikisinin de aralarını bir sulh ile ıslah etmelerinde günah yoktur, ıslah hayırlıdır, kişi / nefis bencilliğe hazır haldedir, eğer güzel davranırsanız ve sakınırsanız Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Kadınlar arasında denk davranmaya / adil davranmaya gücünüz / kapasiteniz yetmez. (Eşit davranmak denk / adil davranmak değildir) Öyleyse hırslanıp, bütün ilginizi diğerlerine verip, onlardan birini askıda bırakmayın / muallakta bırakmayın , eğer düzelirseniz ve sakınırsanız Allah kesinlikle bağışlayıcıdır esirgeyendir. Eğer ayrılırsanız da Allah, bolluğundan her ikinizi de zenginleştirir , Allah geniştir ve hakimdir (Katolikler de ayrılık / boşanmak yoktur)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer bir kadın, kocasının geçimsizliğinden veya yüz çevirmesinden korkuyorsa, bir anlaşma ile aralarını düzeltmelerinde bir günah yoktur. Anlaşma daha iyidir. Nefisler kıskançlığa meyyaldir. Eğer iyilik eder ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Süleyman Ateş

    Ve eğer bir kadın, kocasının huysuzluğundan, yahut kendisinden yüz çevirmesinden korkarsa, anlaşma ile aralarını düzeltmelerinde ikisine de günah yoktur. Barış daima iyidir. Zaten nefisler cimriliğe hazır duruma getirilmiştir (insanın mayasında cimrilik vardır). Eğer güzel geçinir, (kötülükten) sakınırsanız, Allah yaptıklarınızı haber alır (yaptığınız güzel işler boşa gitmez).

    Süleymaniye Vakfı

    Bir kadın, kocasının ayrılmasından dipnot 1 veya yüz çevirmesinden dipnot 2 korkarsa aralarında uzlaşmaları, iki taraf için de günah değildir. Uzlaşmak hayırlıdır. Nefisler doyumsuzluğa yatkın kılınmıştır dipnot 3 . Eğer güzel davranır ve yanlış yapmaktan sakınırsanız (bilin ki) Allah, yaptığınız şeylerin iç yüzünden haberdardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Nüşuzundan", "boşayıp ayrılmasından" anlamındadır (bkz. Nisa 34. ayetin dipnotu).
    2. metne dön, dipnot 2
      Bir erkeğin birden fazla eşi olabileceği için bir eşinden yüz çevirmesi, ilgisini diğer eşine yöneltmesi demektir.
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir kadın kocasının nüsuzundan/kendini boşamasından veya yüz çevirmesinden korkarsa aralarında uzlaşmaları, iki taraf içinde günah değildir. Uzlaşmak hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi davranır ve Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız bilin ki Allah, yaptığınız şeylerin iç yüzünü bilir.

    Şaban Britch

    Eğer bir kadın, kocasının geçimsizliğinden veya yüz çevirmesinden korkuyorsa, bir anlaşma ile aralarını düzeltmelerinde bir günah yoktur. Anlaşma daha iyidir. Nefisler kıskançlığa meyyaldir. Eğer iyilik eder ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Şaban Piriş

    Eğer bir kadın, kocasının geçimsizliğinden veya yüz çevirmesinden korkuyorsa, bir anlaşma ile aralarını düzeltmelerinde bir günah yoktur. Anlaşma daha iyidir. Nefisler kıskançlığa meyyaldir. Eğer iyilik eder ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer bir kadın kocasının sadakatsızliğinden, yahut kendisine sırt çevirmesinden endişe ederse aralarını bir barış girişimiyle düzeltmelerinde kendileri için bir sakınca yoktur. Ve barış hep hayırdır. Nefisler, cimrilik ve doymazlığa hazır hale getirilmiştir. Güzel davranır, sakınıp korunursanız Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdar olacaktır.

  3. Nisâ suresi, 129. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 129. ayet. وَلَن تَسْتَطِيعُوٓا۟ أَن تَعْدِلُوا۟ بَيْنَ ٱلنِّسَآءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَمِيلُوا۟ كُلَّ ٱلْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَٱلْمُعَلَّقَةِ وَإِن تُصْلِحُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Diyanet İşleri

    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

    Mehmet Okuyan

    Ne kadar uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya asla güç yetiremezsiniz; dipnot 1 (eşlerinizin birisine) tamamen yönelip (diğerini) askıdaymış gibi bırakmayın! Kendinizi düzeltir ve takvâlı (duyarlı) davranırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Nisâ 4:3. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne kadar arzu etseniz de, eşleriniz arasında adaleti tam gerçekleştiremeyeceksiniz. Hiç değilse, sadece birine yönelerek diğerini boşluktaymış gibi bırakıp dışlamayın. Eğer arayı bulur ve sorumlu davranırsanız, iyi bilin ki Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.

    Muhammed Esed

    Ne kadar isteseniz de eşlerinize adaletle davranmak elinizde değildir. Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak ve onları kocası hem var hem de yokmuş gibi bir durumda bırakarak (içlerinden sadece) birine yönelmeyin. Ancak her şeyi yoluna koyar ve Ona karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

    Ahmed Hulusi

    Ne kadar isterseniz isteyin eşleriniz arasında adaletli davranamazsınız! (Hiç olmazsa) birine aşırı ilgi gösterirken diğerlerini boşlukta bırakmayın! Eğer aralarında adaletle davranır ve de korunursanız, muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.

    Ali Rıza Safa

    Ne denli uğraşsanız da kadınlar arasında adaleti sağlamayı asla başaramazsınız. Öyleyse tümüyle birine ilgi gösterip, diğerini boşlukta gibi bırakmayın. Arayı düzeltir ve sorumluluk bilinci taşırsanız, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam adalet yapamazsınız. Öyleyse, birine tamamen meyledip ötekini askıda kocasızmış gibi bırakmayınız. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

    Edip Yüksel

    Ne kadar isteseniz de kadınlara eşit davranamazsınız. Öyleyse tamamen birine yönelip de diğerini askıdaymış gibi bırakmayın. Bu durumu düzeltip erdemli olursanız ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Çok evlilik için öngörülen koşullar için 4:2-3 ayetine bakınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ne kadar isteseniz de kadınlara eşit davranamazsınız. Öyleyse tamamen birine yönelip de diğerini askıdaymış gibi bırakmayın. Bu durumu düzeltip erdemli olursanız ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız yine güç yetiremezsiniz. Bari birisine büsbütün meyledip de ötekini askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kadınlarınız arasında her veçhile adil davranmıya ne kadar hırs besleseniz yine muktedir olamazsınız, bari büsbütün meyledib de ötekini askıda kalmış gibi bırakmayın, ve eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız şüphe yokki Allah gafur, rahim bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında dipnot 1 tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aranızdaki anlaşmazlık konusunda. (Bir önceki ayette ortaya çıkan nuşuz/geçimsizlik, ihmal konusu.)

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında dipnot 1 tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aranızdaki anlaşmazlık konusunda. (Bir önceki ayette ortaya çıkan nuşuz/geçimsizlik, ihmal konusu.)

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında dipnot 1 tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aranızdaki anlaşmazlık konusunda. (Bir önceki ayette ortaya çıkan nuşuz/geçimsizlik, ihmal konusu.)

    Gültekin Onan

    Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Kadınlar arasında adalet (ve müsavatı tatbik) etmenize ne kadar hırs gösterseniz, asla güc yetiremezsiniz. Bari (birine) büsbütün meyledib de ötekini (ne dul, ne kocalı bir durumda) askılı gibi bırakmayın. Eğer (nefsinizi) İslah eder, (haksızlıkdan) sakınırsanız şübhe yok ki Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Ne kadar isteseniz; yine de kadınlar arasında adalet yapamazsınız. Bari bir tarafa tamamen meyletmeyin ki; öbürünü askıdaymış gibi bırakmayasınız. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız; şüphesiz ki Allah; Gafur, Rahim olandır.

    Mehmet Alagaş

    (127-130) Senden kadınlar hakkında kanaatini soruyorlar / fetva soruyorlar, de ki Allah, o kadınlar hakkındaki kanaatini söylüyor; Yetim kızlar hakkında size kitapta okunmuş olan ayetler var, ki o ayetler kendileri ile nikahlanmayı istemediğiniz o yetim kadınlar hakkındadır, o yetimlere yazılmış olup ta kendilerine vermedikleriniz hakkındadır, çocuklardan zayıf bırakılmışlar / mustazaf olanlar hakkındadır, yetimlerde ölçülü olmayı ayağa kaldırmak hakkındadır, içinizden kim iyilik yaparsa Allah onu kesinlikle bilendir. Kadın kocasının, hırçınlaşmasından yahut yüz çevirmesinden korkarsa, her ikisinin de aralarını bir sulh ile ıslah etmelerinde günah yoktur, ıslah hayırlıdır, kişi / nefis bencilliğe hazır haldedir, eğer güzel davranırsanız ve sakınırsanız Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Kadınlar arasında denk davranmaya / adil davranmaya gücünüz / kapasiteniz yetmez. (Eşit davranmak denk / adil davranmak değildir) Öyleyse hırslanıp, bütün ilginizi diğerlerine verip, onlardan birini askıda bırakmayın / muallakta bırakmayın , eğer düzelirseniz ve sakınırsanız Allah kesinlikle bağışlayıcıdır esirgeyendir. Eğer ayrılırsanız da Allah, bolluğundan her ikinizi de zenginleştirir , Allah geniştir ve hakimdir (Katolikler de ayrılık / boşanmak yoktur)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında (sevgide) eşit davranamazsınız. O halde büsbütün birine meyledip de diğerlerini askıda (kocasızmış gibi) bırakmayın. Eğer (amellerinizi) düzeltir ve (haksızlıktan) sakınırsanız bilin ki, Allah affedici ve merhametlidir.

    Süleyman Ateş

    Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında (tam) adalet yapamazsınız. Öyle ise (birine) tamamen yönelip ötekini askıda (kocasızmış) gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ne kadar isteseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlamaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bir tarafa büsbütün meyledip diğerini askıda bırakmayın. Eğer uzlaşır ve yanlış yapmaktan sakınırsanız (bilin ki) Allah daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çok kararlı olsanız bile kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bir tarafa büsbütün meyledip diğerini ortada bırakmayın. Eğer uzlaşır ve Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız bilin ki Allah, bağışlar ve ikramda bulunur.

    Şaban Britch

    Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında (sevgide) eşit davranamazsınız. O halde büsbütün birine meyledip de diğerlerini askıda (kocasızmış gibi) gibi bırakmayın. Eğer (amellerinizi) düzeltir ve (haksızlıktan) sakınırsanız bilin ki Allah, affedici ve merhametlidir.

    Şaban Piriş

    Kadınlarınız arasında sevgide eşitlik yapmaya hırs gösterseniz bile, asla buna gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip diğerlerini askıda kalmış gibi bırakmayın eğer nefsinizi düzeltip ve haksızlıktan sakınırsanız gerçekten Allah, affedici ve merhametlidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz. O halde tam bir eğilimle bir yana yönelip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Barışı esas alıp sakınırsanız, Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.

  4. Nisâ suresi, 130. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 130. ayet. وَإِن يَتَفَرَّقَا يُغْنِ ٱللَّهُ كُلًّا مِّن سَعَتِهِۦ وَكَانَ ٱللَّهُ وَٰسِعًا حَكِيمًا

    Diyanet İşleri

    Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah, lütfu geniş olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    (Eşler birbirlerinden) ayrılırlarsa, Allah bol nimetinden her birini zenginleştirir. dipnot 1 Allah imkânı geniş olandır, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Bakara 2:236-237. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah eşler arasında adaletsizlik yapmamak için çıkabilecek problemleri ıslah eden, bozulan aile içi düzeni yeniden kurup ıslahı gerçekleştirenler, ayrıca takvâlı davranan yani sorumluluğunu bilip duyarlı davrananları yine de işleyecekleri hatalar noktasında bağışlayabileceğini ifade etmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve eğer (her şeye rağmen) eşler ayrılırlarsa, Allah lutfuyla her birinin geçimini sağlar: Zira Allah (lütfunda) sınırsızdır, her hükmünde tam isabet sahibidir.

    Muhammed Esed

    Eğer eşler ayrılırlarsa, Allah her birini lütfu ile besleyip geçindirir. Çünkü Allah (lütfunda) sınırsızdır, hikmet sahibidir,

    Ahmed Hulusi

    Eğer (karı-koca) ayrılırlarsa, Allah kendi zenginliğinden onların her birini geçindirir, birbirine muhtaç bırakmaz. Allah Vasi'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Eğer ikisi ayrılacak olurlarsa, Allah her birine 'genişlik (rızık ve ihsan) kaynaklarından' kazandırır (ihtiyaçlardan korur.) Allah, (rahmetiyle) geniş olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer (eşler) birbirinden ayrılırsa Allah, bol nimetinden her birini zenginleştirir (diğerine muhtaç olmaktan kurtarır); Allah'ın lütfu geniş, hikmeti büyüktür.

    Ali Rıza Safa

    Eğer ayrılırlarsa, Allah, geniş nimetiyle her birini varlıklı yapar. Çünkü Allah, Lütfu Geniştir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer eşler ayrılırlarsa, Allah her birini lütfuyla besleyip geçindirir. Çünkü Allah lütfunda sınırsızdır; hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Çiftler birbirlerinden ayrılırlarsa, her birisini bol nimetiyle yoksulluktan kurtarır. ALLAH Cömerttir, Bilgedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Çiftler birbirlerinden ayrılırlarsa, ALLAH her birisini bol nimetiyle yoksulluktan kurtarır. ALLAH Cömerttir, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer ayrılırlarsa Allah kudretiyle her birini diğerine muhtaç etmez. Allah kudreti geniş bir hikmet sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yok eğer ayrılırlarsa Allah kudretiyle her birini diğerinden müstağni kılar, Allah kudreti geniş bir hakim bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Eğer karı-koca ayrılırlarsa, Allah, kudretiyle her birini kendi kendilerine yeterli kılar. Kuşkusuz Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Egemenlik Sahibi'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer karı-koca ayrılırlarsa, Allah, kudretiyle her birini kendi kendilerine yeterli kılar. Kuşkusuz Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Egemenlik Sahibi'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer karı-koca ayrılırlarsa, Allah, kudretiyle her ikisini de kendi kendilerine yeterli kılar. Kuşkusuz Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Egemenlik Sahibi'dir.

    Gültekin Onan

    Eğer ikisi ayrılacak olurlarsa, Tanrı her birine 'genişlik (rızık ve ihsan) kaynaklarından' kazandırır (ihtiyaçlardan korur.) Tanrı, (rahmetiyle) geniş olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer (karı koca) birbirinden (boşanıb) ayrılacak olurlarsa Allah her birini fazl-ü keremiyle ihtiyacdan vareste kılar. Allah (ın) lutf-ü inayeti genişdir, (O) tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Eğer ayrılırlarsa; Allah, her birinin nimetinin genişliği ile zengin kılar. Allah; Vasi', Hakim olandır.

    Mehmet Alagaş

    (127-130) Senden kadınlar hakkında kanaatini soruyorlar / fetva soruyorlar, de ki Allah, o kadınlar hakkındaki kanaatini söylüyor; Yetim kızlar hakkında size kitapta okunmuş olan ayetler var, ki o ayetler kendileri ile nikahlanmayı istemediğiniz o yetim kadınlar hakkındadır, o yetimlere yazılmış olup ta kendilerine vermedikleriniz hakkındadır, çocuklardan zayıf bırakılmışlar / mustazaf olanlar hakkındadır, yetimlerde ölçülü olmayı ayağa kaldırmak hakkındadır, içinizden kim iyilik yaparsa Allah onu kesinlikle bilendir. Kadın kocasının, hırçınlaşmasından yahut yüz çevirmesinden korkarsa, her ikisinin de aralarını bir sulh ile ıslah etmelerinde günah yoktur, ıslah hayırlıdır, kişi / nefis bencilliğe hazır haldedir, eğer güzel davranırsanız ve sakınırsanız Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Kadınlar arasında denk davranmaya / adil davranmaya gücünüz / kapasiteniz yetmez. (Eşit davranmak denk / adil davranmak değildir) Öyleyse hırslanıp, bütün ilginizi diğerlerine verip, onlardan birini askıda bırakmayın / muallakta bırakmayın , eğer düzelirseniz ve sakınırsanız Allah kesinlikle bağışlayıcıdır esirgeyendir. Eğer ayrılırsanız da Allah, bolluğundan her ikinizi de zenginleştirir , Allah geniştir ve hakimdir (Katolikler de ayrılık / boşanmak yoktur)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer (eşler) birbirinden ayrılırsa, Allah lütfuyla her birini zenginleştirir, Allah’ın ihsanı geniştir, Hakîm'dir.

    Süleyman Ateş

    Eğer (eşler) ayrılırlarsa, Allah bol ni'metiyle onların her birini zengin eder (diğerine muhtaceylemez). Allah(ın ni'meti) geniştir, (O) hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı

    Eşler ayrılırlarsa Allah, kendi imkanlarından vererek her birini diğerine muhtaç olmaktan kurtarır. İmkanları geniş olan ve doğru kararlar veren Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eşler boşanacak olurlarsa Allah, her birine bir imkan vererek onu diğerine muhtaç olmaktan kurtarır. Allah'ın imkanları geniştir ve doğru kararlar verir.

    Şaban Britch

    Eğer (eşler) birbirinden ayrılırsa Allah, lütfuyla her birini zenginleştirir, Allah’ın ihsanı geniştir, Hakim'dir.

    Şaban Piriş

    Eğer karı koca boşanarak birbirinden ayrılırlarsa Allah, her birini kendi kudreti ile ihtiyaçtan kurtarır Allah'ın ihsanı geniştir, hakimdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer ayrılırlarsa Allah, geniş nimetinden her birini zenginleştirir. Allah Vasi'dir, genişler ve genişletir; Hakim'dir, hikmeti sınırsızdır.

  5. Nisâ suresi, 131. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 131. ayet. وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَإِيَّاكُمْ أَنِ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَإِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدًا

    Diyanet İşleri

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, zengindir, övülmeye layıktır.

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir. Yemin olsun ki sizden önce kendilerine Kitap verilenlere de size de "Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun!" diye emrettik. dipnot 1 İnkâr ederseniz (bilin ki) göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir. dipnot 2 Allah zengindir, övgüye layık olandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah özelde evlilik ve boşanma hukuku, genelde ise dile getirdiği bütün prensiplerle ilgili olarak evrensel anlamda bütün risalet öğretilerini aynı içerikte şekillendirdiğini bildirmektedir. Burada hem müslümanlardan önce kendilerine kitap verilen yahudiler ve hristiyanlar gibi kitap ehline, hem de bu son ilahi mesajın muhatabı olan müminlere yönelik olarak "Allah'a karşı muttakî (duyarlı) olmaları" gerektiğini bildirdiğini ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Nisâ 4:170.

    Mustafa İslamoğlu

    Sözün özü: göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Biz, hem sizden önce kendilerine vahiy emanet edilenlere hem de size "Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!" tavsiyesinde bulunmuştuk. Ama eğer O'nu inkar ederseniz, unutmayın ki göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir: Ve Allah kendi kendine yetendir ve bütün hamdlerin tek adresidir.

    Muhammed Esed

    ve göklerde ve yerde olan her şey Allaha aittir. Biz, hem sizden önce vahiy verilenlere, hem de size Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olmanızı emretmişizdir. Eğer Onu inkar ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde olan her şey Allaha aittir ve Allah kendi kendine yeterlidir, övülmeye layık olandır.

    Ahmed Hulusi

    Semalarda ve arzda ne varsa Allah içindir (El Esma ül Hüsna'sının işaret ettiği özelliklerin açığa çıkması için)! Sizden önce kendilerine hakikat bilgisi verilenlere ve size, "Allah'tan korunun" diye tavsiye ettik. . . Eğer hakikati inkar ederseniz, (bilmiş olunuz ki) kesinlikle semalar ve arzda ne varsa Allah içindir! Allah Ğaniyy'dir, Hamiyd'dir.

    Ali Bulaç

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Andolsun, biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere: "Allah'tan korkup sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkara saparsanız, şüphesiz, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan, hamd'e layık olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size, Allah'tan korkmanızı emrettik. Eğer küfrederseniz (biliniz ki) göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Ve Allah, (kullarından) müstağnîdir, ziyadesiyle hamd olunmaya da lâyıktır.

    Ali Rıza Safa

    Göklerde olan her şey ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Gerçek şu ki, sizden önce kitap verilenlere ve size şu öğüdü verdik: "Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Nankörlük ederseniz, kuşkusuz, göklerde olan her şey ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Çünkü Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır!"

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Andolsun ki biz, hem sizden önce kitap verilenlere hem de size Allah'a saygılı olmanızı emrettik. Eğer inkar ederseniz, biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah, zenginliği sınırsız olandır; övülmeye layık olandır.

    Edip Yüksel

    Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de, "ALLAH'ı sayıp dinleyin" diye öğütledik. İnkar ederseniz, bilesiniz ki göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Kuşkusuz ALLAH kimseye muhtaç değildir, övgüye layıktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de, 'ALLAH'ı sayıp dinleyin,' diye öğütledik. İnkar ederseniz, bilesiniz ki göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Kuşkusuz ALLAH kimseye muhtaç değildir, övgüye layıktır

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'ındır göklerde ve yerde ne varsa. Andolsun ki, sizden önce kitap verilenlere de, size de: "Allah'tan korkun!" diye tavsiye etmiştik. Bununla birlikte inkar ederseniz biliniz ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah her şeyden müstağni ve övülmeye layıktır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allahındır bütün göklerdeki, yerdeki, celalim hakkı için sizden evvel kitab verilenlere de tavsıye ettik size de ki Allahdan korkun ve eğer tanımamazlık ederseniz haberiniz olsun ki Allahındır bütün göklerdeki ve yerdeki ve Allah bir ganiy, hamid bulunuyor.

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Ant olsun, sizden önce Kitap verilenlere ve size Allah'a karşı takvalı olun diye tavsiyede bulunduk. Eğer kafirlik ederseniz, göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan, Övgüye Değer Yegane Varlık yalnızca Allah'tır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Ant olsun, sizden önce kitap verilenlere ve size Allah'a karşı takvalı olun diye tavsiyede bulunduk. Eğer gerçeği yalanlayarak nankörlük ederseniz, göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan, Övgüye Değer Yegane Varlık yalnızca Allah'tır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Ant olsun, sizden önce kitap verilenlere ve size Allah'a karşı takvalı dipnot 1 olun diye tavsiyede bulunduk. Eğer gerçeği yalanlayarak nankörlük ederseniz, göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'ındır. Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan, Övgüye Değer Yegane Varlık yalnızca Allah'tır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.

    Gültekin Onan

    Göklerde ve yerde ne varsa Tanrı'nındır. Andolsun, biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere: "Tanrı'dan korkup sakının" diye tavsiye ettik. Eğer küfrederseniz, şüphesiz, göklerde ve yerde ne varsa Tanrı'nındır. Tanrı, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan, hamda layık olandır.

    Hasan Basri Çantay

    Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allahındır. Andolsun ki biz sizden evvel kendilerine kitab verilenlere de, size de, "Allahdan korkun" diye tavsiye etmişizdir. Eğer tanımayıb küfrederseniz şübhesiz ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allahındır. Allah, her şeyden müstağnidir, asıl hamd-ü sena da Onadır.

    İbni Kesir

    Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Andolsun ki; senden önce kendilerine kitab verilenlere de size de hep; Allah'dan korkun, diye tavsiye ettik. Küfür ederseniz; muhakkak ki göklerde olanlar da yerde olanlar da Allah'ındır. Allah; Gani ve Hamid olandır.

    Mehmet Alagaş

    (131-134) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ındır, kesin olan şu ki size de sizden öncekilerden kitap verdiklerimize de “Allah’tan sakının” tavsiyesinde bulunduk. Eğer küfrederlerse muhakkak ki semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , Allah zengindir, övülendir. Semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , vekil olarak da Allah yeterlidir , eğer isterse ey insanlar sizi giderir / yok eder ve diğerlerini getirir, Allah bunu yapmaya güç yetirir. Kim dünya sevabını isterse dünya sevabı da Ahiret sevabı da Allah’ın yanındadır, Allah işitendir görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de Allah’tan korkun diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Hamt edilmeye layık olandır.

    Süleyman Ateş

    Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Sizden önce Kitap verilenlere de, size de "Allah'tan korkun!" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah, zengindir, övgüye layıktır.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size yüklediğimiz görev şudur: "Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının!" Ayetleri görmezlikte direnirseniz şunu bilin ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Bir şeye ihtiyacı olmayan ve yaptığını mükemmel yapan Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine Kitap verilenlere ve size yaptığımız tavsiye şudur: "Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun. Ayetleri görmezden gelirseniz bilin ki göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ın bir şeye ihtiyacı yoktur, yaptığını da güzel yapar."

    Şaban Britch

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de Allah’tan sakınmanızı tavsiye ettik. Eğer küfrederseniz bilin ki göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Hamde layık olandır.

    Şaban Piriş

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de Allah'tan sakınmanızı tavsiye ettik. Eğer küfrederseniz bilin ki göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Allah hiç bir şeye muhtaç değildir. Hamde layık olandır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız Allah'ındır. İnan olsun, hem sizden önce kitap verilenlere hem de size, "Allah'tan sakının!" diye önerdik. Nankörlüğe saparsanız şu bir gerçek ki, göklerdekiler de yerdekiler de Allah'ındır. Allah Gani'dir, zenginliğine sınır yoktur; Hamid'dir, övülen ve övendir.

  6. Nisâ suresi, 132. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 132. ayet. وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    Diyanet İşleri

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir. Vekil (güven kaynağı) olarak Allah yeter.

    Mustafa İslamoğlu

    Evet, göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah'a aittir ve güven kapısı olarak Allah yeter.

    Muhammed Esed

    Göklerde ve yerde olan her şey Allaha aittir ve hiç kimse Allah kadar güvene layık olamaz.

    Ahmed Hulusi

    Semalar ve arzda ne varsa Allah içindir (El Esma ül Hüsna'sının işaret ettiği manaların seyri için)! Vekiyl olarak, El Esma'sıyla seni yaratan Allah yeterlidir.

    Ali Bulaç

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

    Ali Özek ve heyeti

    Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

    Ali Rıza Safa

    Göklerde olan her şey ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Koruyucu olarak, Allah yeterlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Vekil olarak Allah yeter.

    Edip Yüksel

    Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Koruyucu olarak ALLAH yeter.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Koruyucu olarak ALLAH yeter

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'ındır bütün göklerdeki ve yerdeki! Dayanılacak (vekil) olarak da Allah yeter!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allahındır bütün göklerdeki, yerdeki; dayanılacak (vekil) de Allah yeter

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yerde olan her şey, yalnızca Allah'ındır. Vekil dipnot 1 olarak Allah yeter.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan." Vekil sadece Allah'tır. Nitekim Allah birçok ayette Resul'üne, "sen onlara vekil değilsin" demiş ve ona, insanlara, "Ben size vekil değilim." demesini buyurmuştur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yerde olan her şey, yalnızca Allah'ındır. Vekil dipnot 1 olarak Allah yeter.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde olan her şey, yalnızca Allah'ındır. Vekil dipnot 1 olarak Allah yeter.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan kontrol altında tutan, rızkını ve hak ettiğini veren.

    Gültekin Onan

    Göklerde ve yerde ne varsa Tanrı'nındır. Vekil olarak Tanrı yeter.

    Hasan Basri Çantay

    Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allahındır. (Güvenilib dayanılacak) bir vekil olarak da Allah yeter.

    İbni Kesir

    Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

    Mehmet Alagaş

    (131-134) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ındır, kesin olan şu ki size de sizden öncekilerden kitap verdiklerimize de “Allah’tan sakının” tavsiyesinde bulunduk. Eğer küfrederlerse muhakkak ki semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , Allah zengindir, övülendir. Semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , vekil olarak da Allah yeterlidir , eğer isterse ey insanlar sizi giderir / yok eder ve diğerlerini getirir, Allah bunu yapmaya güç yetirir. Kim dünya sevabını isterse dünya sevabı da Ahiret sevabı da Allah’ın yanındadır, Allah işitendir görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.

    Süleyman Ateş

    Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

    Süleymaniye Vakfı

    Evet! Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Vekil /dayanak olarak Allah yeter.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Evet! Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

    Şaban Britch

    Göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Vekil olarak da Allah yeter.

    Şaban Piriş

    Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Vekil olarak da Allah yeter.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hem göklerdekiler hem yerdekiler Allah içindir. Vekil olarak Allah yeter.

  7. Nisâ suresi, 133. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 133. ayet. إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ أَيُّهَا ٱلنَّاسُ وَيَأْتِ بِـَٔاخَرِينَ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ قَدِيرًا

    Diyanet İşleri

    Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan

    Ey insanlar! Allah dilerse sizi giderir (yok eder) ve (yerinize) başkalarını getirir; Allah'ın buna gücü yeter. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mâide 5:54; En‘âm 6:133; Tevbe 9:39; Hûd 11:57; İbrâhîm 14:19; Fâtır 35:16; Muhammed 47:38. Bu ayetlerde genelde insanlara, özelde ve bağlam gereği inkârcı nankörlere seslenilmekte ve Allah için vazgeçilmez olmadıkları ifade edilmek istenmektedir. Yüce Allah'a muhtaç olanlar insanlardır; Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur; İhlâs 112:2'de geçtiği üzere [es-Samed] oluşunun anlamı da budur. Öyleyse sınırsız gücün sahibi olan Yüce Allah insanları yok edebilir ve yerlerine yenilerini elbette yaratabilir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ey insanlar! Eğer O dilerse sizi topyekün ortadan kaldırır, yerinize daha başkalarını getirir; zira Allah'ın bunu yapmaya gücü yeter.

    Muhammed Esed

    O, eğer dilerse, ey insanlar, sizi yok edip (yerinize) başka varlıklar geçirebilir: Çünkü Allah bunu yapmaya gerçekten muktedirdir.

    Ahmed Hulusi

    Ey insanlar, eğer dilerse sizi ortadan kaldırıp, başkalarını açığa çıkarır! Allah bunu yapmaya muktedirdir!

    Ali Bulaç

    Eğer dilerse, ey insanlar, sizi giderir (yok eder) ve başkalarını getirir. Allah, buna güç yetirendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey insanlar! Allah dilerse sizi yokluğa gönderip başkalarını getirir; Allah buna kadirdir.

    Ali Rıza Safa

    Ey insanlar! Eğer dilerse, sizi götürür ve başkalarını getirir. Çünkü Allah'ın gücü buna yeterlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok edip başkalarını getirir. Allah'ın buna gücü yeter.

    Edip Yüksel

    İnsanlar! O dilerse sizi ortadan kaldırıp başkalarını getirir. ALLAH'ın gücü buna yeter.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanlar! O dilerse sizi ortadan kaldırıp başkalarını getirir. ALLAH'ın gücü buna yeter.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey insanlar, O dilerse sizleri götürür, yerinize başkalarını getirir! Allah buna da kadirdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dilerse sizleri giderir de ey insanlar! Başkalarını getirir, Allah ona da kadir bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Ey insanlar! Eğer Allah dilerse sizi yok edip, yerinize başkalarını getirir. Kuşkusuz, Allah'ın bunu yapmaya gücü yeter.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey insanlar! Eğer Allah dilerse sizi yok edip, yerinize başkalarını getirir. Kuşkusuz, Allah'ın bunu yapmaya gücü yeter.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey insanlar! Eğer Allah dilerse sizi yok edip, yerinize başkalarını getirir. Kuşkusuz, Allah'ın bunu yapmaya gücü yeter.

    Gültekin Onan

    Eğer dilerse, ey insanlar, sizi giderir (yok eder) ve başkalarını getirir. Tanrı, buna güç yetirendir.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer o dilerse, ey insanlar, sizi giderir de (yerinize) diğerlerini getirir. Allah buna hakkıyle kaadirdir.

    İbni Kesir

    Ey insanlar; o, dilerse; sizi götürür de yerinize başkalarını getirir. Allah, buna kadirdir.

    Mehmet Alagaş

    (131-134) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ındır, kesin olan şu ki size de sizden öncekilerden kitap verdiklerimize de “Allah’tan sakının” tavsiyesinde bulunduk. Eğer küfrederlerse muhakkak ki semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , Allah zengindir, övülendir. Semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , vekil olarak da Allah yeterlidir , eğer isterse ey insanlar sizi giderir / yok eder ve diğerlerini getirir, Allah bunu yapmaya güç yetirir. Kim dünya sevabını isterse dünya sevabı da Ahiret sevabı da Allah’ın yanındadır, Allah işitendir görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey insanlar! Eğer O dilerse sizi yok eder ve (yerinize) başkalarını getirir. Allah’ın buna elbette gücü yeter.

    Süleyman Ateş

    Ey insanlar, (Allah) dilerse sizi götürür ve başkalarını getirir. Allah, bunu yapabilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey İnsanlar! Allah, tercihini sizi giderme yönünde kullanırsa giderir ve başkalarını getirir. Allah, bunun da ölçüsünü koymuştur.

    Şaban Britch

    Ey insanlar, eğer dilerse sizi yok eder ve (yerinize) başkalarını getirir. Allah’ın buna elbette gücü yeter.

    Şaban Piriş

    -Ey insanlar, eğer dilerse sizi yok eder başkalarını getirir. Allah'ın buna elbette gücü yeter.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey insanlar! O dilerse sizi ortadan kaldırır, başkalarını getirir. Allah buna gerçekten Kadir'dir.

  8. Nisâ suresi, 134. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 134. ayet. مَّن كَانَ يُرِيدُ ثَوَابَ ٱلدُّنْيَا فَعِندَ ٱللَّهِ ثَوَابُ ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَكَانَ ٱللَّهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

    Diyanet İşleri

    Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

    Mehmet Okuyan

    Kim dünya sevabını (ödülünü) isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de sevabı (ödülü) yalnızca Allah katındadır. Allah duyandır, görendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Kim bu dünyanın nimetlerini isterse, iyi bilsin ki, bu dünyanın da ahiretin de nimetleri Allah'a aittir ve Allah her şeyi işitendir, her şeyi tarifsiz görendir.

    Muhammed Esed

    Kim bu dünyanın nimetlerini isterse, (ona hatırlat ki) hem bu dünyanın hem de ahiretin nimetleri Allah katındadır ve Allah gerçekten her şeyi duyan, her şeyi görendir.

    Ahmed Hulusi

    Kim dünya nimetlerini isterse, bilsin ki dünyanın da, sonsuz gelecek sürecinin de nimetleri Allah indindendir. Allah Semi'dir, Basıyr'dir.

    Ali Bulaç

    Kim dünya sevab (yarar)ını isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı Allah katındadır. Allah işitendir, görendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Kim dünya mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de mükâfatı Allah katındadır. Allah, hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.

    Ali Rıza Safa

    Kim dünya ödülünü isterse, hem dünya ödülü hem de sonsuz yaşam ödülü, Allah'ın katındadır. Çünkü Allah, Duyandır; Görendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Kim dünyanın sevabını isterse, bilsin ki dünyanın da ahiretin de sevabı Allah katındadır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.

    Edip Yüksel

    Her kim dünya nimetini isterse, bilsin ki hem dünya hem ahiret nimeti ALLAH'ın yanındadır. ALLAH İşitendir, Görendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Her kim dünya nimetini isterse, bilsin ki hem dünya hem ahiret nimeti ALLAH'ın yanındadır. ALLAH İşitendir, Görendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kim dünya nimeti isterse, bilsin ki, dünya nimeti de, ahiret nimeti de Allah'ın katındadır. Allah herşeyi işitir ve görür.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kim Dünya sevabı isteyorsa bilsin ki Dünya sevabı da Ahıret sevabı da Allahın yanındadır, ve Allah bir semi' basir bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Kim dünya sevabını dipnot 1 isterse; bilsin ki dünyanın da ahiretin de sevabı yalnızca Allah katındadır. Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nimetini.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kim dünya sevabını dipnot 1 isterse; bilsin ki dünyanın da ahiretin de sevabı yalnızca Allah katındadır. Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nimetini.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kim dünya sevabını dipnot 1 isterse; bilsin ki dünyanın da ahiretin de sevabı yalnızca Allah katındadır. Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nimetini.

    Gültekin Onan

    Kim dünya sevab (yarar)ını isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı Tanrı katındadır. Tanrı işitendir, görendir.

    Hasan Basri Çantay

    Kim dünya mükafatını isterse (bilsin ki) dünyanın, da, ahiretin de mükafatı Allahın nezdindedir. Allah hakkıyle işidici, kemaliyle görücüdür.

    İbni Kesir

    Kim, dünya mükafatını isterse bilsin ki; dünyanın da, ahiretin de mükafatı Allah'ın katındadır. Allah; Semi', Basir olandır.

    Mehmet Alagaş

    (131-134) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ındır, kesin olan şu ki size de sizden öncekilerden kitap verdiklerimize de “Allah’tan sakının” tavsiyesinde bulunduk. Eğer küfrederlerse muhakkak ki semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , Allah zengindir, övülendir. Semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , vekil olarak da Allah yeterlidir , eğer isterse ey insanlar sizi giderir / yok eder ve diğerlerini getirir, Allah bunu yapmaya güç yetirir. Kim dünya sevabını isterse dünya sevabı da Ahiret sevabı da Allah’ın yanındadır, Allah işitendir görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kim dünya mükâfatını isterse, bilsin ki dünyanın da, ahiretin de mükâfatı Allah'ın katındadır. Allah herşeyi, işitendir, görendir.

    Süleyman Ateş

    Kim dünya sevabını isterse (bilsin ki) dünya ve ahiret sevabı Allah katındadır. Allah işitendir, görendir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim dünyalık isterse bilsin ki dünyalık da ahiret kazancı da Allah katındadır. Allah, dinler ve görür.

    Şaban Britch

    Kim dünya mükâfatını isterse bilsin ki dünyanın da, ahiretin de mükâfatı Allah katındadır. Allah, işiten ve görendir.

    Şaban Piriş

    Kim dünya mükafatını isterse bilsin ki dünyanın da, ahiretin de mükafatı Allah katındadır. Allah, işiten ve görendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dünya nimeti ve bereketini isteyen bilsin ki, dünya nimeti de ahiret mutluluğu da Allah katındadır. Allah, çok iyi işitir, çok iyi görür.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.