Bakara suresi

Bakara suresi, 231. ayet

Bakara suresi, 231. ayet. وَإِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَبَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِّتَعْتَدُوا۟ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَمَآ أَنزَلَ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْحِكْمَةِ يَعِظُكُم بِهِۦ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

veiẕâ ṭallaḳtümü-nnisâe febelagne ecelehünne feemsikûhünne bima`rûfin ev serriḥûhünne bima`rûf. velâ tümsikûhünne ḍirâral lita`tedû. vemey yef`al ẕâlike feḳad żaleme nefseh. velâ tetteḫiẕû âyâti-llâhi hüzüvâ. veẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm vemâ enzele `aleyküm mine-lkitâbi velḥikmeti ye`iżuküm bih. vetteḳu-llâhe va`lemû enne-llâhe bikülli şey'in `alîm.

Diyanet İşleri

Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın. Bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın ayetlerini eğlenceye almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek için indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 228–234 · surenin 231. ayeti / 286

Konu Boşanma, emzirme, vefat iddeti ve mehir Bakara 229–237 3

  1. Bakara 228

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  2. Bakara 229

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helal olmaz. Eğer onlar Allah'ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah'ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.

  3. Bakara 230

    Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) Allah'ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah'ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.

  4. 231

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın. Bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın ayetlerini eğlenceye almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek için indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

  5. Bakara 232

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle anlaştıkları takdirde, eşleriyle (yeniden) evlenmelerine engel olmayın. Bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

  6. Bakara 233

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

  7. Bakara 234

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

231. “Kadınları” bir veya iki ric’î talak ile “boşadığınızda iddetlerinin bitmesi yaklaştı mı” iddetlerini bitirmelerine yakın bir süre kaldı mı “artık onları ya iyilikle tutun veya iyilikle salın” yani ya onların haklarını yerine getirmek niyeti ile onlara dönün yahut da dönmeden ve onlara zarar da vermeden onları bırakın. İşte bundan dolayıdır ki daha sonra: “Yalnız” bu işte helâli -ki bu maruf bir şekilde onları tutmaktır- çiğneyip harama -ki bu da zarar vermek niyeti ile onları tutmaktır- düşmek sureti ile “haddi aşıp onlara zarar vermek için onları (nikâhınızda) tutmayın.”

“Kim bunu yaparsa muhakkak kendisine zulmetmiş olur.” Haksızlık mahlûka yapılmış olsa dahi bunun zararı zarar vermek isteyenedir.

“Allah’ın âyetlerini alaya almayın.” Yüce Allah sınırlarını gâyet açık bir şekilde beyan edip bundan maksadın onları öğrenip gereğince amel etmek, sınırlarında durup onları aşmamak olduğunu -çünkü Yüce Allah bu hükümleri boşuna indirmiş değildir, aksine onları hak, doğruluk ve ciddiyetle indirmiştir- bildirdikten sonra burada bunları alaya almayı, yani onları oyuncak edinmeyi yasaklamaktadır. Onları oyuncak edinmek ise onlara karşı küstahça davranmak ve onların gereklerini yerine getirmemektir. Mesela nikâh altında tutmayı yahut ayrılmayı zarar vermek kastı ile yapmak, çok boşamak ya da üç talakı bir arada vermek böyledir. Yüce Allah ise rahmetinin bir tecellisi ve erkeğin maslahatına uygun olarak boşama hakkını birbiri ardınca, sırayla olacak şekilde vermiştir.

“Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini” bütün nimetlerini dil ile O’na hamd ve sena ederek, kalp ile bu nimetleri itiraf ve ikrar ederek, azalarla da bu nimetleri Allah'a itaatte kullanmak sureti ile “anın, size kendisi ile öğüt vermek üzere indirdiği Kitab ve hikmet” yani sünnet-i seniyye “üzerinde düşünün.” Çünkü bu ikisi ile size hayır yollarını göstermiş ve bu yolları izlemeye teşvik etmiştir. Kötülük yollarını da belirtmiş ve onları izlemekten de sakındırmıştır. Kendi zatını, dostlarına ve düşmanlarına nasıl davrandığını size bildirmiş, önceden bilmediğiniz pek çok şeyleri de size öğretmiştir. Buradaki “hikmet”ten kastın, Şeriatın sırları olduğu da söylenmiştir. Çünkü kitapta pek çok hüküm vardır. Yüce Allah’ın bu emir ve yasaklarındaki hikmetin beyan edilmesi işte bu hikmetin kapsamındadır, denilmiştir. Her iki anlam da doğrudur.

İşte bundan dolayı Yüce Allah: “size kendisi ile öğüt vermek üzere...” buyurmuştur. Yani üzerinize indirilenler ile öğüt vermek üzere... Bu ifade “hikmet”ten kastın, Şeriatın sırları olduğu görüşünü kuvvetlendirmektedir. Çünkü öğüt vermek hüküm ve hikmetin açıklanması ve korkutma yahut teşvik ile olur. Hükmün açıklanması ile cahillik ortadan kalkar. Teşvik ile birlikte olan hikmet, o hükümlere rağbet göstermeyi gerektirir. Korkutma ile birlikte olan hikmet de korkmayı gerektirir. O halde bütün işlerinizde “Allah’tan sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” İşte bunun için O, bütün zaman ve mekanlarda maslahatlara uygun düşen bu hükümleri size son derece açık ve sağlam bir şekilde beyan etmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer kadınlarınızı boşar ve bekleme sürelerinin bitişi yaklaşırsa, bekleme süresinin bitmesi dışında, bilinen ölçülere göre onları geri alma veya o halde bırakma hakkınız vardır. Cahiliye döneminde yapıldığı gibi haksızlık yapmak ve zarar vermek için onları geri almayın. Kim bunu onlara zarar vermek maksadıyla yaparsa, kendisini günah ve cezaya sokarak sadece kendisine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetleriyle oynayarak veya ayetlerine karşı (küstahça) cesarette bulunarak eğlence konusu yapmayın. Allah’ın sizin üzerinize olan nimetlerini hatırlayın. Onların en büyüklerinden biri de üzerinize indirdiği Kur'an ve sünnettir. Bu hükümleri sizi teşvik etmek ve korkutmak için hatırlatıyor. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah’tan korkun. Şunu bilin ki Allah her şeyi bilir ve O'na hiçbir şey gizli kalmaz. Amellerinize göre de sizlere karşılığını verecektir.

Kelimeler

45 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza zaman
  2. طَلَّقْتُمُ tallektumu boşadığınız kök: طلق
  3. ٱلنِّسَآءَ n-nisa'e kadınları kök: نسو
  4. فَبَلَغْنَ fe belegne ulaştıklarında kök: بلغ
  5. أَجَلَهُنَّ ecelehunne (iddetlerinin) sonuna kök: اجل
  6. فَأَمْسِكُوهُنَّ feemsikuhunne ya onları tutun kök: مسك
  7. بِمَعْرُوفٍ bimea'rufin iyilikle kök: عرف
  8. أَوْ ev ya da
  9. سَرِّحُوهُنَّ serrihuhunne bırakın kök: سرح
  10. بِمَعْرُوفٍۢ ۚ bimea'rufin iyilikle kök: عرف
  11. وَلَا ve la
  12. تُمْسِكُوهُنَّ tumsikuhunne onları (yanınızda) tutmayın kök: مسك
  13. ضِرَارًۭا diraran zarar vermek için kök: ضرر
  14. لِّتَعْتَدُوا۟ ۚ litea'tedu haklarına tecavüz edip kök: عدو
  15. وَمَن ve men kim
  16. يَفْعَلْ yef'al yaparsa kök: فعل
  17. ذَٰلِكَ zalike bunu
  18. فَقَدْ fekad muhakkak
  19. ظَلَمَ zeleme zulmetmiştir kök: ظلم
  20. نَفْسَهُۥ ۚ nefsehu kendine kök: نفس
  21. وَلَا ve la
  22. تَتَّخِذُوٓا۟ tettehizu edinmeyin kök: اخذ
  23. ءَايَـٰتِ ayati ayetlerini kök: ايي
  24. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  25. هُزُوًۭا ۚ huzuven eğlence kök: هزا
  26. وَٱذْكُرُوا۟ vezkuru düşünün kök: ذكر
  27. نِعْمَتَ nia'mete ni'metini kök: نعم
  28. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  29. عَلَيْكُمْ aleykum size olan
  30. وَمَآ ve ma
  31. أَنزَلَ enzele indirdiklerini kök: نزل
  32. عَلَيْكُم aleykum size
  33. مِّنَ mine -tan
  34. ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi Kitap- kök: كتب
  35. وَٱلْحِكْمَةِ velhikmeti ve Hikmet(ten) kök: حكم
  36. يَعِظُكُم yeizukum size öğüt vermek için kök: وعظ
  37. بِهِۦ ۚ bihi onunla
  38. وَٱتَّقُوا۟ vetteku ve korkun kök: وقي
  39. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  40. وَٱعْلَمُوٓا۟ vea'lemu ve bilin ki kök: علم
  41. أَنَّ enne şüphesiz
  42. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  43. بِكُلِّ bikulli her kök: كلل
  44. شَىْءٍ şey'in şeyi kök: شيا
  45. عَلِيمٌۭ alimun bilir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

  • Aynı kök: سرح (7 geçiş) · Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: مسك (27 geçiş)

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

  • Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Aynı kök: مسك (27 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş)

    Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: سرح (7 geçiş) · Aynı kök: طلق (23 geçiş)

    Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp, sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) kendilerini boşadığınızda, onlar üzerinde sizin…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kadınları boşadığınız ve onlar da (üç aylık bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde onları iyilikle tutun veya iyilikle bırakın! Haksızlık ederek ve (kendilerine) zarar vermek için onları (zorla) tutmayın! Kim bunu yaparsa elbette (öncelikle) kendine kötülük etmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence edinmeyin! Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitabı ve hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) hatırlayın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz Allah her şeyi bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Bu şekilde kadınları boşadığınızda ve onlar da bekleme sürelerinin sonuna geldiklerinde, ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın! Onlara zarar vermek için alıkoymayın! Bu durumda haddi aşmış olursunuz. Kim de böyle yaparsa, elbette kendisine kötülük etmiş olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın! Allah'ın size olan nimetlerini, size öğüt vermek için size indirdiği vahyi ve hikmeti hatırlayın ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! İyi bilin ki Allah her şeyin aslını bilir.

Muhammed Esed

Böylece, kadınlarınızı boşadığınızda ve onlar bekleme sürelerinin sonuna yaklaşmak üzere iken onları ya güzellikle alıkoyun ya da güzel bir şekilde bırakın. Ama, arzuları hilafına, eziyet etmek için alıkoymayın: Çünkü, böyle bir davranışta bulunan, (yalnızca) kendisine haksızlık etmiş olur. Ve Allah'ın (bu) mesajlarını önemsemezlik yapmayın; Allah'ın size lütfettiği nimetleri ve size öğüt için indirdiği vahyi ve hikmeti hatırlayın; Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, ve bilin ki Allah her şeyin aslını bilir.

Ahmed Hulusi

Karılarınızı boşadığınızda üç aybaşı süresi tamamlandığında ya güzellikle devam edin ya da iyilikle serbest bırakın. Eziyet amacıyla onları kendinize bağlı tutmayın. Kim bunu yaparsa muhakkak kendi nefsine zulmetmiş olur. Allah hükümlerini önemsememezlik yapmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size "B" manasınca öğüt (ibret) vermek için Kitap ve Hikmetten inzal ettiğini hatırlayın. Allah'tan korunun ve iyi bilin ki, Allah her şeyin (Esma mertebesi itibarıyla) hakikati olarak, bilir.

Ali Bulaç

Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın. Fakat haklarını ihlal edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın. Kim böyle yaparsa artık o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini oyun (konusu) edinmeyin ve Allah'ın size verdiği nimeti ve size öğüt olarak indirdiği Kitab'ı ve hikmeti anın. Allah'tan korkup sakının ve bilin ki, Allah her şeyi bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Fakat haksızlık ederek ve zarar vermek için onları nikâh altında tutmayın. Kim bunu yaparsa muhakkak kendine zulmetmiş olur. Allah'ın âyetlerini eğlenceye almayın. Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini, (size verdiği hidâyeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Ve kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamladıktan sonra, artık onları iyilikle tutun veya güzellikle bırakın. Fakat haklarına el uzatarak, dokunca vermek için onları tutmayın. Bunu kim yaparsa, kendisine yazık etmiş olur. Allah'ın ayetlerini oyun edinmeyin. Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve size öğüt olarak indirdiği Kitap'ı ve bilgeliği hatırlayın. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Çünkü iyi bilin ki, Allah, her şeyi Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Böylece kadınları boşadığınızda ve onlar bekleme sürelerini bitirdiklerinde, artık onları ya iyilikle tutunuz veya iyilikle bırakınız. Ama istekleri dışında, eziyet etmek için alıkoymayınız. Kim böyle yaparsa kendine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini alaya almayınız. Allah'ın size olan nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitap ve hikmeti hatırlayınız. Allah'tan sakınınız ve Allah'ın her şeyi hakkıyla bildiğini biliniz.

Edip Yüksel

Kadınları boşadığınız zaman, bekleme sürelerini (üç aybaşını) bitirdiler mi onları ya iyilikle yanınızda tutun veya iyilikle bırakın. İntikam almak için onlara zarar verecek şekilde tutmayın. Bunu yapan kendisine zulmetmiş olur. ALLAH'ın ayetlerini hafife almayın. ALLAH'ın size verdiği nimetlerini ve size öğüt vermek için size indirdiği kitabı ve hikmeti düşünün. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH her şeyi Bilir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kadınları boşadığınız zaman, bekleme sürelerini (üç aybaşını) bitirdiler mi onları ya iyilikle yanınızda tutun veya iyilikle bırakın. İntikam almak için onlara zarar verecek şekilde tutmayın. Bunu yapan kendisine zulmetmiş olur. ALLAH'ın ayetlerini hafife almayın. ALLAH'ın size verdiği nimetlerini ve size öğüt vermek için size indirdiği kitabı ve hikmeti düşünün. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH her şeyi Bilir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kadınları boşadığınızda, iddetlerini bitirdikleri zaman, artık ya onları iyilikle tutun veya iyilikle salın. Yoksa haklarına tecavüz etmek için onları zararlarına olacak şekilde yanınızda tutmayın. Kim bunu yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın ayetlerini şakaya almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size öğütler vermek için indirdiği kitap ve hikmeti unutmayıp düşünün. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah herşeyi bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem kadınları boşadınız da ıddetlerini bitirdiler mi, artık kendilerini ya iyilikle tutun veya iyilikle salın, yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak tutmayın, bunu kim yaparsa nefsine zulmetmiş olur, Sakın Allahın ayetlerini şaka yerine tutmayın, Allahın üzerinizdeki ni'metini ve size va'zlar vererek indirdiği kitab ve hikmeti unutmayın düşünün, hem Allahdan korkun ve bilin ki Allah her şeyi bilir

Erhan Aktaş

Boşadığınız kadınlar, iddetlerini dipnot 1 tamamlayınca, onları ya meşru bir şekilde tutun ya da meşru bir şekilde bırakın. Haklarını çiğneyip, zarar verecek şekilde onları tutmayın. Kim böyle davranırsa, kendisine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini; size öğüt vermek için indirdiği Kitap'ı ve Hikmet'i dipnot 2 aklınızdan çıkarmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Ve bilin ki Allah, Her Şeyi Gerçeğiyle Bilen'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Boşanmadan sonra beklenecek üç "adet dönemi" süresi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 2:129. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Boşadığınız kadınlar, iddetlerini dipnot 1 tamamlayınca, onları ya meşru bir şekilde tutun ya da meşru bir şekilde bırakın. Haklarını çiğneyip, zarar verecek şekilde onları tutmayın. Kim böyle davranırsa, kendisine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini; size öğüt vermek için indirdiği Kitap'ı ve Hikmet'i dipnot 2 aklınızdan çıkarmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Ve bilin ki Allah, Her Şeyi Gerçeğiyle Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Boşanmadan sonra beklenecek üç "adet dönemi" süresi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kitap sözcüğü, Kur'an'ın Allah tarafından ileri sürülen, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ifade etmektedir. Hikmet sözcüğü Kur'an'ın niteliklerinden biridir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi. Hikmet, Kur'an'ın baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulmuş kanun, kural ve ilkeler ile ilgili alanını öne çıkaran bir nitelemedir. Hikmet sözcüğüne sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Boşadığınız kadınlar, iddetlerini dipnot 1 tamamlayınca, onları ya meşru bir şekilde tutun ya da meşru bir şekilde bırakın. Haklarını çiğneyip, zarar verecek şekilde onları tutmayın. Kim böyle davranırsa, kendisine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini; size öğüt vermek için indirdiği Kitap'ı ve Hikmet'i dipnot 2 aklınızdan çıkarmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Ve bilin ki Allah, Her Şeyi Gerçeğiyle Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Boşanmadan sonra beklenecek üç "ay hali" süresi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu terkipteki kitap sözcüğü, Kur'an'ın Allah tarafından ileri sürülen, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ifade etmektedir. Hikmet sözcüğü Kur'an'dan başka bir şey değildir; Kur'an'ın niteliklerinden biridir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan terkipleri gibi. Bu sözcük, Kur'an'ın önemli bir özelliğini, yönünü vurgulayan bir nitelemedir. Hikmet, Kur'an'ın baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulmuş kanun, kural ve ilkeleri demektir.

Gültekin Onan

Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini (ecele) (üç aybaşını) tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın. Fakat haklarını ihlal edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın. Kim böyle yaparsa, artık o kendi nefsine zulmetmiş olur. Tanrı'nın ayetlerini oyun (konusu) edinmeyin ve Tanrı'nın size verdiği nimeti ve size öğüt (va'z) olarak indirdiği kitabı ve hikmeti anın. Tanrı'dan korkup sakının ve bilin ki Tanrı herşeyi bilendir.

Hasan Basri Çantay

Hem kadınları boşadınız da ıddetlerini bitirdiler mi, artık onları ya (kendilerine ric'atle) iyilikle tutun, ya iyilikle bırakın. (Fakat) onları, sırf zulmedebilmeniz için, zararlarına olarak, tutmayın. Kim böyle yaparsa muhakkak kendine yazık etmiş olur. Allahın ayetlerini (muhalefetle) oyuncak yerine koymayın. Allahın üzerinizdeki ni'metini ve size öğüd vermek için indirdiği kitabı (Kur'anı) ve (ondaki) hikmeti düşünün. Allahdan korkun ve bilin ki Allah her şey'i hakkıyle bilendir.

İbni Kesir

Ve kadınları boşadığınız zaman; iddetlerini bitirince artık onları ya iyilikle tutun veya iyilikle salıverin. Sırf zulmedebilmeniz için zararlarına onları tutuvermeyin. Kim, böyle yaparsa; muhakkak kendi nefsine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini oyuncak yerine koymayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı ve hikmeti hatırlayın. Allah'tan korkun. Ve bilin ki Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

Mehmet Alagaş

(226-232) Kadınlara yaklaşmamak amacıyla edilen yeminlerin bekleme süresi dört aydır , eğer dört ay sonunda dönerlerse muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Süre sonunda boşanmaya azmederse, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. (Boşanabilirler de) Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç hayız dönemi beklerler. Eğer ki Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığı bir şey varsa onu saklamaları helal değildir , bu durumda / üç dönem sonunda taraflar ıslahı arzu ederlerse eğer , geri nikahlanmada kocaları önceliklidir, örfe uygun şekilde kadının da geri dönme hakkı vardır. Kadınların aleyhine bir derece erkeklerin üstünlüğü vardır (Erkeğin istemesi kadının istemesinden bir derece üstte ilk adamın tercihi sorulur, tekrar istiyor musun?) Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Boşanma iki defadır / iki keredir , ya iyilikle nikaha / sözleşmeye sadık kalmak yahut güzellikle serbest bırakmaktır. (İkinci kez boşanırken iyi düşün) Boşanırken Allah’ın sınırlarını çiğneme korkularınız hariç kadınlara ver diklerinizden geri almak size helal değildir, eğer Allah’ın sınırlarını çiğnemekten korkarsanız da kadının ayrılmak için fidye ödemesinde bir günah yoktur, işte bu Allah’ın sınırlarıdır, onları aşmayın / çiğnemeyin, kim Allah’ının sınırını aşarsa işte onlar zalimlerdir, şayet karısını boşarsa / ikinci boşama da gerçekleşirse ardından bir başkası ile nikahlanmadığı sürece tekrar onunla nikahlanması helal değildir. Şayet onu boşarsa (O bir başkası da boşarsa) her ikisinin de tekrar birbirlerine dönmelerinde eğer Allah’ın sınırlarını koruyacaklarını da düşünüyorlarsa herhangi bir günah yoktur, işte bu da Allah’ın sınırlarıdır, bilmeleri için kavme onu açıklar. Kadınları boşadığınızda ve bekleme süreleri de bittiğinde ya onları örfe uygun şekilde onları nikahınızda tutun yahut onları örfe uygun şekilde salın, zararlarına olacak şekilde haklarına girmek için onları nikahınızda tutmayın , kim böyle yaparsa kendine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini alaya almayın , Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve sizin üzerinize kitaptan indirdiğini ve tavsiyede bulunduğunuz gerekçeyi / hikmeti hatırlayın / zikredin, Allahtan sakının ve bilin ki muhakkak ki Allah her şeyi bilir. Kadınları boşadığınızda ve bekleme süreleri de bittiğinde kocaları ile / zevceleriyle (tekrar aynısı yahut başka) nikahlanmalarına üstelik kendi aralarında örfe uygun şekilde de anlaşmışlarsa engel olmayın, bu, sizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür, bu, sizin için daha arındırıcı ve daha temiz olandır, Allah bilir siz bilmezsiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kadınları boşadığınızda bekleme süreleri sona ererken ya onları güzellikle tutun, ya da güzellikle bırakın, fakat haklarına tecavüz etmek için onlara zararlı olacak şekilde tutmayın. Böyle yapan şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini eğlence edinmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı, hikmeti düşünün. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

Süleyman Ateş

Kadınları boşadığınız zaman, bekleme sürelerini bitirdiler mi, ya onları iyilikle tutun, ya da iyilikle bırakın; haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın. Kim bunu yaparsa kendine yazık etmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence yerine koymayın; Allah'ın size olan ni'metini ve size öğüt vermek için Kitap ve Hikmet'ten size indirdiklerini düşünün, Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah her şeyi bilir.

Süleymaniye Vakfı

Kadınlarınızı boşadığınızda bekleme sürelerinin sonuna varırlarsa onları ya marufa /Kur'an hükümlerine göre tutun ya da marufa göre bırakın. dipnot 1 Haklarına girip onlara zarar vermek için onları (nikahınızda) tutmayın. dipnot 2 Şurası kesin ki bunu yapan yanlışı, kesinlikle kendine yapmış olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini daima aklınızda tutun. O, indirdiği kitap ve (ondan çıkarılan) hikmet ile size öğüt vermektedir. dipnot 3 Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Bilin ki her şeyi bilen Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Birlikte olmayı istemediğiniz halde, serbest kalmalarını engellemek ya da mallarına konmak için nikahınızda tutmayın (Nisa 4/19).
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ayette Kitap ve Hikmet sözcüklerinin ikisine işaret eden zamir tesniye /ikil değil, müfred /tekil yapıdadır. Bu zamir (وَمَآ أَنزَلَ) ifadesindeki ma ismi mevsulune gittiği için tekil olarak gelmekte ve hem kitabı hem de hikmeti içermektedir. Bu da Kitap ile Hikmet'in birbirinden ayrı olmadığını gösterir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kadınları boşadığınızda bekleme sürelerinin sonuna varırlarsa, ya maruf dipnot 1 (Kur'an ölçüleri) ile tutun ya da maruf ile ayırın. Onları, haklarına girip zarara uğratmak için tutmayın. dipnot 2 Bunu yapan, kendini kötü duruma sokar. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini aklınızdan çıkarmayın. O, indirdiği kitap ve hikmet ile size öğüt vermektedir. Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun. Bilin ki her şeyi bilen Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Maruf, bilinen demektir. Bu bilgi ya Kur'an'dan ya da ona aykırı olmayan gelenekten elde edilir. Zıttı ‘münker'dir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Evliliği sürdürmeye niyetli olmadığınız halde, sırf serbest kalmalarını engellemek için onları tutmayın.

Şaban Britch

Kadınları boşadığınızda bekleme süreleri sona ererken, ya onları güzellikle tutun; ya da güzellikle bırakın, fakat haklarına tecavüz etmek için, onlara zararlı olacak şekilde tutmayın; böyle yapan şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini eğlence edinmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı, hikmeti düşünün. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

Şaban Piriş

Kadınları boşadığınızda bekleme süreleri sona ererken, ya onları güzellikle tutun; ya da güzellikle bırakın fakat haklarına tecavüz etmek için, onlara zararlı olacak şekilde tutmayın; böyle yapan şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence edinmeyin. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı, hikmeti düşünün. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamladılar mı ya onları örfe uygun olarak tutun yahut da örfe uygun olarak serbest bırakın. Onları, zulmetmeniz için, zararlarına bir biçimde, tutmayın. Bunu yapan, öz benliğine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlence aracı yapmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve kendisiyle size öğüt vermek için indirdiği Kitap'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah her şeyi çok iyi bilmektedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When you have divorced women and they have fulfilled their determined period of waiting for three months and both of you are willing to reconcile, then you either reclaim them in equity and honour or free them in equity and honour. Do not reclaim them for a selfish end or spite them and he who acts in this manner will wrong himself. And do not mock Allah’s revelations and statutes, and render solemn acknowledgement of Allah’s divine favour conferred upon you and revere the Book He sent down to you and the knowledge and wisdom He imparted to you to caution you to commendable conduct, and revere Allah, and realise that Allah is 'Alimun of all.

Abdul Haleem

When you divorce women and they have reached their set time, then either keep or release them in a fair manner. Do not hold on to them with intent to harm them and commit aggression: anyone who does this wrongs himself. Do not make a mockery of God’s revelations; remember the favour He blessed you with, and the Scripture and wisdom He sent to teach you. Be mindful of God and know that He has full knowledge of everything.

Abdullah Yusuf Ali

When ye divorce women, and they fulfil the term of their ('Iddat), either take them back on equitable terms or set them free on equitable terms; but do not take them back to injure them, (or) to take undue advantage; if any one does that; He wrongs his own soul. Do not treat Allah's Signs as a jest, but solemnly rehearse Allah's favours on you, and the fact that He sent down to you the Book and Wisdom, for your instruction. And fear Allah, and know that Allah is well acquainted with all things.

Abul A'la Maududi

And so, when you divorce women and they reach the end of their waiting term, then either retain them in a fair manner or let them go in a fair manner. And do not retain them to their hurt or by way of transgression; whosoever will do that will indeed wrong himself. dipnot 1 Do not take the Signs of Allah in jest and remember Allah’s favour upon you. He exhorts you to revere the Book and the Wisdom that He has sent down upon you. dipnot 2 Fear Allah, and know well that Allah has full knowledge of everything.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It is absolutely improper that a person should revoke the divorce he pronounced on his wife before the lapse of the period of waiting merely in order to use this revocation as a pretext to harass and torment her . God commands that if a person revokes the divorce this decision should be prompted by a sincere desire to live together amicably. Should that intention be lacking, it is better to part company in a graceful manner see further( n. 250 above).
  2. metne dön, dipnot 2
    Muslims should not forget that by teaching them the Book and Wisdom, God entrusted them with the glorious task of guiding the world. They should also not forget that they were appointed the 'community, of the middle way' and appointed as witnesses to good and righteousness see (verse 143 above). It does not become them, therefore, to indulge in sophistry and to play with the verses of the Book of God, to exploit the words of the Law to their advantage in achieving ends counter to its spirit, and to slump into injustice and other evil behaviour instead of directing the world to the Right Way.

Aisha Bewley

When you divorce women and they are near the end of their ‘idda, then either retain them with correctness and courtesy or release them with correctness and courtesy. Do not retain them by force, thus overstepping the limits. Anyone who does that has wronged himself. Do not make a mockery of Allah’s Signs. Remember Allah’s blessing upon you and the Book and Wisdom He has sent down to you to admonish you. Have taqwa of Allah and know that Allah has knowledge of all things.

Al-Hilali & Khan

And when you have divorced women and they have fulfilled the term of their prescribed period, either take them back on reasonable basis or set them free on reasonable basis. But do not take them back to hurt them, and whoever does that, then he has wronged himself. And treat not the Verses (Laws) of Allâh as a jest, but remember Allâh’s Favours on you (i.e. Islâm), and that which He has sent down to you of the Book (i.e. the Qur’ân) and Al-Hikmah (the Prophet’s Sunnah - legal ways - Islâmic jurisprudence.) whereby He instructs you. And fear Allâh, and know that Allâh is All-Aware of everything.

Ali Quli Qarai

When you divorce women and they complete their term, then either retain them honourably or release them honourably, and do not retain them maliciously in order that you may transgress; and whoever does that certainly wrongs himself. Do not take the signs of Allah in derision, and remember Allah’s blessing upon you, and what He has sent down to you of the Book and wisdom, to advise you therewith. Be wary of Allah, and know that Allah has knowledge of all things.

Amatul Rahman Omar

And when you divorce (your) women (a revocable divorce), and they approach the end of their `Iddat (-the prescribed period of waiting after divorce) then either retain them in an equitable manner or send them away (- freeing them) in an equitable manner. And do not retain them wrongfully that you may exceed the proper limits (and do them harm and maltreat them). And whosoever does that he has indeed done wrong and injustice to himself. Do not take Allâh's commandments in a light way; and remember Allâh's favour upon you and what He has revealed to you of the Book and the Wisdom, wherewith He exhorts you. And take Allâh as a shield and know that Allâh has perfect knowledge of everything.

Arthur John Arberry

When you divorce women, and they have reached their term, then retain them honourably or set them free honourably; do not retain them by force, to transgress; whoever does that has wronged himself. Take not God's signs in mockery, and remember God's blessing upon you, and the Book and the Wisdom He has sent down on you, to admonish you. And fear God, and know that God has knowledge of everything.

Bijan Moeinian

When you divorce your wife, and she finishes her (three menstruation) waiting period, let her live in your place with honor and in a God pleasing manner. Do not make the life miserable for her as this does not please the Lord. The one who commits such a cruelty is unjust to his own soul. Do not take the Lord’s laws in vain; remember the Lord’s favor in revealing this book of wisdom to you and know that He is aware of everything.

E. Henry Palmer

When ye divorce women, and they have reached the prescribed time, then keep them kindly, or let them go in reason, but do not keep them by force to transgress; for whoso does that, he is unjust to his own soul: and do not take God's signs in jest; and remember God's favours to you, and what He has sent down to you of the Book and wisdom, to admonish you thereby; and fear God, and know that God doth all things know.

Edip-Layth

If you have divorced the women, and they have reached their required interim period, then either remain together equitably, or part ways equitably. Do not reconcile with them so you can harm them out of animosity. Whoever does so is doing wickedness to his person. Do not take God's signs lightly; remember God's blessings towards you, and what was sent down to you of the book and the wisdom, He warns you with it. Be conscientious of God and know that God is Knowledgeable in all things.

George Sale

But when ye divorce women, and they have fulfilled their prescribed time, either retain them with humanity, or dismiss them with kindness; and retain them not by violence, so that ye transgress; for he who doth this, surely injureth his own soul. And make not the signs of God a jest: But remember God's favour towards you, and that he hath sent down unto you the book of the Koran, and wisdom, admonishing you thereby; and fear God, and know that God is omniscient.

Hamid S. Aziz

When you divorce women, and they have reached the prescribed time, then keep them in kindness (or equity), or release them in kindness (or equity). but do not keep them by force to transgress; for whoever does that, he is unjust to his own soul: and do not make the revelations of Allah into a jest; but remember Allah's favours to you, and what He has sent down to you in the Book and Wisdom, to admonish you thereby; and observe your duty to Allah, and know that Allah is Aware of all things.

Mahmoud Ghali

And when you have divorced women, (and) so they have reached their term, (i. e., cIddah, the term during which a divorced woman may not remarry) then retain them with you with beneficence or release them with beneficence; and do not retain them to their injury so that you transgress. (i.e., by obliging them to relinquish part or all of their dower to you) And whoever performs that, then he has already done injustice to himself; And do not take to yourselves the signs of Allah in mockery (among yourselves); and remember the favor of Allah upon you, and whatever He has sent down on you of the Book and (the) Wisdom to admonish you. And be pious to Allah, and know that Allah is Ever-Knowing of everything.

Marmaduke Pickthall

When ye have divorced women, and they have reached their term, then retain them in kindness or release them in kindness. Retain them not to their hurt so that ye transgress (the limits). He who doeth that hath wronged his soul. Make not the revelations of Allah a laughing-stock (by your behaviour), but remember Allah's grace upon you and that which He hath revealed unto you of the Scripture and of wisdom, whereby He doth exhort you. Observe your duty to Allah and know that Allah is Aware of all things.

Mohamed Ahmed - Samira

When you have divorced your wives, and they have reached the end of the period of waiting, then keep them honourably (by revoking the divorce), or let them go with honour, and do not detain them with the intent of harassing lest you should transgress. He who does so will wrong himself. Do not mock the decrees of God, and remember the favours God has bestowed on you, and revealed to you the Book and the Law to warn you of the consequences of doing wrong. Have fear of God, and remember, God is cognisant of everything.

Muhammad Asad

And so, when you divorce women and they are about to reach the end of their waiting-term, then either retain them in a fair manner or let them go in a fair manner. But do not retain them against their will in order to hurt [them]: for he who does so sins indeed against himself. And do not take [these] messages of God in a frivolous spirit; and remember the blessings with which God has graced you, and all the revelation and the wisdom which He has bestowed on you from on high in order to admonish you thereby; and remain conscious of God, and know that God has full knowledge of everything.

Mustafa Khattab

When you divorce women and they have ˹almost˺ reached the end of their waiting period, either retain them honourably or let them go honourably. But do not retain them ˹only˺ to harm them ˹or˺ to take advantage ˹of them˺. Whoever does that surely wrongs his own soul. Do not take Allah’s revelations lightly. Remember Allah’s favours upon you as well as the Book and wisdom[1] He has sent down for your guidance. Be mindful of Allah, and know that Allah has ˹perfect˺ knowledge of all things.

Progressive Muslims

And if you have divorced the women, and they have reached their required interim period, then either you remain together equitably, or part ways equitably. And do not reconcile with them so you can harm them out of animosity; whoever does so is doing wickedness to his soul; and do not take God's revelations lightly. And remember God's blessings towards you, and what was sent down to you of the Scripture and the wisdom, He warns you with it. And be aware of God and know that God is Knowledgeable in all things.

Rashad Khalifa

If you divorce the women, once they fulfill their interim (three menstruations), you shall allow them to live in the same home amicably, or let them leave amicably. Do not force them to stay against their will, as a revenge. Anyone who does this wrongs his own soul. Do not take GOD's revelations in vain. Remember GOD's blessings upon you, and that He sent down to you the scripture and wisdom to enlighten you. You shall observe GOD, and know that GOD is aware of all things.

Sahih International

And when you divorce women and they have [nearly] fulfilled their term, either retain them according to acceptable terms or release them according to acceptable terms, and do not keep them, intending harm, to transgress [against them]. And whoever does that has certainly wronged himself. And do not take the verses of Allah in jest. And remember the favor of Allah upon you and what has been revealed to you of the Book and wisdom by which He instructs you. And fear Allah and know that Allah is Knowing of all things.

Sam Gerrans

And when you divorce women, and they have reached their term, then retain them according to what is fitting or release them according to what is fitting. And retain them not through harm, to transgress; and whoso does that has wronged himself. And take not the proofs of God in mockery; and remember the favour of God upon you, and what He has sent down to you of the Writ and wisdom whereby He admonishes you. And be in prudent fear of God, and know that God knows all things.

Shabbir Ahmed

When you have divorced women, and they have completed their waiting period, then retain them in kindness or release them in kindness. You shall allow them to live in the same home amicably, or let them leave amicably. Do not force them to stay against their will, as revenge. Anyone who does this wrongs his own "Self". Do not make the Revelations of Allah a laughing stock. Remember Allah's Blessings upon you and the Book and Wisdom He has sent down to you in order to enlighten you. Be mindful of Allah's Commands and know that Allah is Aware of all things.

Syed Vickar Ahamed

And when you divorce women, and they fulfill the term of their waiting period (of three monthly courses), either take them back on just and fair terms or set them free on just and fair terms; But do not take them back to hurt them, (or) to take undue advantage (of them); If anyone does that, he wrongs his own soul. Do not treat Allah’s Signs lightly— But sincerely recite Allah’s favors on you, and the fact that He sent down to you the Book and Wisdom, for your instruction. And fear Allah and know that Allah is All Knowing (Aleem) of all things.

Taqi Usmani

When you have divorced women, and they have approached (the end of) their waiting periods, then, either retain them with fairness or release them with fairness. Do not retain them with wrongful intent, resulting in cruelty on your part, and whoever does this, actually wrongs himself. Do not take the verses of Allah in jest, and remember the grace of Allah on you and what He has revealed to you of the Book and the wisdom, giving you good counsel thereby, and fear Allah, and be sure that Allah is the One who knows everything.

The Monotheist Group

And if you have divorced the women, and they have reached their required interim period, then either you remain together equitably, or part ways equitably. And do not reconcile with them so you can harm them out of animosity; whoever does so is doing wrong to his soul; and do not take the revelations of God as mockery. And remember the blessings of God upon you, and what was sent down to you of the Book and the wisdom, He warns you with it. And be aware of God and know that God is knowledgeable of all things.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 231. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 231. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 231. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩