Nisâ suresi

Nisâ suresi, 71. ayet

Nisâ suresi, 71. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ خُذُوا۟ حِذْرَكُمْ فَٱنفِرُوا۟ ثُبَاتٍ أَوِ ٱنفِرُوا۟ جَمِيعًا

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû ḫuẕû ḥiẕraküm fenfirû ŝübâtin evi-nfirû cemî`â.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 68–74 · surenin 71. ayeti / 176

Konu Savaş, münafıkların tutumu; iyilik ve kötülük Nisâ 71–84 3

  1. Nisâ 68

    Onları elbette doğru yola iletirdik.

  2. Nisâ 69

    Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.

  3. Nisâ 70

    Bu lütuf Allah'tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah yeter.

  4. 71

    Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.

  5. Nisâ 72

    Şüphesiz, aranızda öyle kimseler var ki, (onların her biri savaşa gitme konusunda) hakikaten pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse, "Allah, bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım" der.

  6. Nisâ 73

    Eğer Allah'tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya (ganimete) ulaşsaydım."

  7. Nisâ 74

    O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. Yüce Allah mü’min kullarına kâfir düşmanlarına karşı tedbirlerini almalarını emretmektedir. Bu emir düşmanlarla savaşmakta, onların hile ve tuzaklarını savmakta, güçlerini bertaraf etmekte katkısı bulunan kaleler yapmak, hendekler açmak, atış ve binicilik öğrenmek, bunları sağlayacak sanayiyi bilmek, kendisi vasıtası ile düşmanlarının girişlerinin, çıkışlarının ve planlarının öğrenilmesine yardımcı olan hususları öğrenmek ve Allah yolunda savaşa çıkmak gibi bütün yollara başvurmayı kapsamaktadır.

İşte bundan dolayı Yüce Allah burada “küçük birlikler halinde savaşa çıkın” yani seriyyeler halinde ayrı ayrı çıkın ya da bir ordu giderken diğerleri yerlerinde kalsın “yahut toptan seferber olun.” Bütün bunlar ise maslahata, düşmanlara zarar verme miktarına ve müslümanların dini gereklerini yerlerine getirmek bakımından rahata kavuşmalarına bağlı olan durumlardır. Bu âyet-i kerime Yüce Allah’ın: “Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet hazırlayın” (el-Enfal, 8/60) buyruğuna benzemektedir.

Daha sonra şanı Yüce Allah, cihad hususunda tembellik yapan imanı zayıf kimseler hakkında şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah’a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Düşmanlarınızla savaşta size yardımcı olacak sebepleri (araç-gereç ve diğerleri) edinerek tedbirinizi alın. Onların karşısına bölük bölük ya da toplu olarak çıkın. Bunlardan hangisi sizin maslahatınıza uygun ve düşmanlarınızı yenmenizi sağlayacaksa onu yapın.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. خُذُوا۟ huzu alın kök: اخذ
  5. حِذْرَكُمْ hizrakum korunma(tedbirleri)nizi kök: حذر
  6. فَٱنفِرُوا۟ fenfiru savaşa gidin kök: نفر
  7. ثُبَاتٍ subatin bölük bölük kök: ثبي
  8. أَوِ evi ya da
  9. ٱنفِرُوا۟ nfiru savaşa gidin kök: نفر
  10. جَمِيعًۭا cemian hep birlikte kök: جمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: حذر (21 geçiş)

    (Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi…

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş)

    Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı…

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş)

    Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O'na hiçbir…

  • Aynı kök: حذر (21 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: حذر (21 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: حذر (21 geçiş)

    Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Önleminizi alın; (ya) bölük bölük savaşa çıkın; veya (gerektiğinde) topyekün savaşın! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah müminlere emretmekte ve gerektiğinde küçük gruplar halinde, gerektiğinde topluca hareket ederek düşmana karşı konulmasını, hem kendilerini korumaları gerektiğini hem de karşı tarafı geri çekilmek zorunda bırakmak için güçlü, hazırlıklı, donanımlı ve teçhizat bakımından gereken her türlü önlemi almış olmayı bir zorunluluk olarak ortaya koymakta, bu anlamda fedakârlık yapılması için gerektiği şartlarda ve boyutlarda evrensel anlamda bütün müminlere seslenmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Küçük müfrezeler halinde ya da topyekün orduyla ilerlerken ihtiyatlı hareket edin!

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! İster küçük guruplar halinde ister toplu halde, savaşa giderken tehlikelere karşı hazırlıklı olun.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler, ihtiyatlı olun, gruplar halinde ya da topluca savaşa girin.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, (düşmanlarınıza karşı) tedbirinizi alın da savaşa bölük bölük çıkın ya da topluca çıkın.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Tedbirinizi alın; bölük bölük savaşa çıkın, yahut (gerektiğinde) topyekün savaşın.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Önleminizi alın; artık, birlikler biçiminde veya toplu olarak savaşa çıkın.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! İster küçük gruplar halinde ister toplu halde savaşa giderken tehlikelere karşı hazırlıklı olunuz!

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! Tetikte durun. Bölük bölük ya da topluca harekete geçin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! Tetikte durun. Bölük bölük ya da topluca harekete geçin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, hazırlığınızı yapın da müfrezeler halinde harekete geçin, yahut toplu olarak seferber olun!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! hazırlığınızı görün de müfrezeler halinde harekete gelin yahud toplu olarak seferber olun

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Önleminizi alın. Savaşa, küçük birlikler halinde veya topyekun olarak çıkın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Önleminizi alın. Savaşa, küçük birlikler halinde veya topyekun olarak çıkın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Tedbirli olun. Savaşa küçük birlikler halinde veya topyekun olarak çıkın.

Gültekin Onan

Ey inananlar, (düşmanlarınıza karşı) tedbirinizi alın da savaşa bölük bölük çıkın ya da topluca çıkın.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, (düşmanlarınıza karşı) korunma tedbirinizi alın da küçük kıt'alar haalinde harbe çıkın, yahud topdan seferber olun.

İbni Kesir

Ey iman edenler; korunma tedbirinizi alın da silahlanarak, birlikler halinde veya toptan seferber olun.

Mehmet Alagaş

(71-79) Ey iman edenler, hazırladıklarınızı alın ve ayrı ayrı yahut topluca sefere çıkın , sizden ağır davrananlar olacaktır , eğer, size bir musibet isabet ederse (hezimet katliam) derler ki Allah bana nimette bulundu da onlarla beraber şehit olmadım. Eğer ki size bir fazilet isabet ederse de (fetih, ganimet) o zaman sizinle onun arasında herhangi bir sevgi olmadığı halde diyecek ki keşke onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı başarsaydım. Dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar ise artık Allah yolunda savaşsınlar. Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut yenerse / galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz. Size ne oluyor ki Allah yolunda ve zayıf bırakılan adamlar kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz, ki onlar şunu diyorlar; Rabbimiz bizi halkı zalim olan bu memleketten çıkar, bizim için katından bir dost yap, bizim için katından bir yardımcı yap, iman edenler Allah yolunda savaşırlar, kafirler ise Tağut yolunda savaşırlar, şeytanın dostları ile savaşın, muhakkak ki şeytanın kurgu ladığı tuzak zayıftır. Onlara ellerinizi savaştan çekin, namaz kılın, zekâtı verin dendiğini görmedin mi? Ne zaman ki kendilerine savaş yazılırsa da onlardan bir bölüm, Allah ’tan tedirgin olduğu gibi hatta daha şiddetli bir tedirginlik ile insanlardan tedirgin olurlar, Rabbimiz bize niye savaş yazdın ki derler, yakın bir vakte kadar erteleseydin / tehir etseydin derler, dünyanın geçimlikleri azdır, sakınanlar için ise ahiret daha hayırlıdır, kıl kadar dahi, zulmedilmezsiniz. Ölüm sizin için nerede olursanız olun, hatta sağlam kaleler de dahi olsanız bilinir hale / idrak edilir hale gelir. Onlara bir güzellik isabet ederse, işte bu Allah’ın yanındandır, eğer onlara bir kötülük gelirse de bu sendendir derler de ki hepsi Allah’ın yanındandır , bu kavme ne oluyor ki, anlatılanı anlamaya yanaşmıyorlar , sana güzel olarak ne isabet etmişse Allah’tandır, sana kötü olarak ne isabet etmişse de o da kendindendir, biz seni insanlara elçi olarak gönderdik, şahit olarak Allah yeterlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alın ve bölük bölük veya hep birden savaşa gidin.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, (uyanık bulunup) korunma(tedbirleri)nizi alın, bölük bölük, ya da hep birlikte savaşa gidin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey İnanıp güvenenler(müminler)! Savaşa hazır olun da (gerektiğinde) bölükler halinde veya toplu olarak hızla harekete geçin.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Tedbirinizi alın da savaşa bölük bölük ya da topluca çıkın.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Tedbirinizi alın da savaşa bölük bölük ya da topluca çıkın.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey inananlar! Savunma tedbirlerinizi alın. Gerektiğinde de bölükler halinde hareket geçin yahut toplu halde savaşa çıkın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: Take all precautions to provide against a surprise party and advance in single battalions or advance in regiment;

Abdul Haleem

You who believe, be on your guard. March [to battle] in small groups or as one body.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Take your precautions, and either go forth in parties or go forth all together.

Abul A'la Maududi

Believers! Always be on your guard against encounters. dipnot 1 Then (as circumstance demands) either advance in detachments or advance in a body.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This discourse was revealed after the Battle of Uhud, when the tribes living around Madina had been greatly encouraged by the defeat of the Muslims. Thus dangers seemed to surround the Muslims on all sides. Day in and day out news poured in about the hostile intentions of one tribe after another. Reports came in of attacks mounted now in one area, and then in another. The Muslims were again and again the victims of treachery. Their preachers were invited to preach and then put to the sword. Beyond Madina, neither their lives nor their property was secure. Consequently the Muslims had to prepare themselves for a fierce struggle, for a tremendous, all-out effort to ensure that the Islamic movement would not be crushed.

Aisha Bewley

You who have iman! take all necessary precautions, then go out to fight in separate groups or go out as one body.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Take your precautions, and either go forth (on an expedition) in parties, or go forth all together.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Take your precautions, then go forth in companies, or go forth en masse.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! take your precautions always by way of security, then either march forward in separate companies or march forward in a body (according to the requirement of the war situation).

Arthur John Arberry

O believers, take your precautions; then move forward in companies, or move forward all together.

Bijan Moeinian

O you who have chosen to believe; [now that all your enemies try to harm you after your defeat at Ohud, ] be alert and go in missions in group or [in case of hostility,] march as a body.

E. Henry Palmer

O ye who believe! take your precautions and sally in detachments or altogether.

Edip-Layth

O you who acknowledge, take your precaution by going out in clusters, or going out all together.

George Sale

O true believers, take your necessary precaution against your enemies, and either go forth to war in separate parties, or go forth all together in a body.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Take your precautions and go forth in groups or all together.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, take your wary (precautions); so march out in detachments, or march out altogether.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Take your precautions, then advance the proven ones, or advance all together.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, take precautions, and advance in detachments, or go all together in a body.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Be fully prepared against danger, whether you go to war in small groups or all together.

Mustafa Khattab

O believers! Take your precautions and go forth either in groups or together.

Progressive Muslims

O you who believe, take your precaution by going out in clusters, or going out all together.

Rashad Khalifa

O you who believe, you shall remain alert, and mobilize as individuals, or mobilize all together.

Sahih International

O you who have believed, take your precaution and [either] go forth in companies or go forth all together.

Sam Gerrans

O you who heed warning: take your precautions, and advance in groups or advance all together.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be fully prepared against danger. You shall remain alert to meet aggression. Take your precautions then mobilize in groups or all together as determined by your commander.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Take your precautions, and either go forward in parties or go forward all together.

Taqi Usmani

O you who believe, be on your guard, and march in groups, or march all together.

The Monotheist Group

O you who believe, take your precaution by going out in clusters, or going out all together.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩