Nisâ suresi

Nisâ suresi, 155. ayet

Nisâ suresi, 155. ayet. فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَٰقَهُمْ وَكُفْرِهِم بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَقَتْلِهِمُ ٱلْأَنۢبِيَآءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌۢ بَلْ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا

febimâ naḳḍihim mîŝâḳahüm veküfrihim biâyâti-llâhi veḳatlihimü-l'embiyâe bigayri ḥaḳḳiv veḳavlihim ḳulûbünâ gulf. bel ṭabe`a-llâhü `aleyhâ biküfrihim felâ yü'minûne illâ ḳalîlâ.

Diyanet İşleri

Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz muhafazalıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkarları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 152–158 · surenin 155. ayeti / 176

Konu Kitap ehlinin istekleri ve yaptıkları Nisâ 153–162 3

  1. Nisâ 152

    Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, işte onlara Allah mükafatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  2. Nisâ 153

    Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Böylece zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından (tuttular) buzağıyı tanrı edindiler. Biz bunu da affettik ve Musa'ya apaçık bir güç ve yetki verdik.

  3. Nisâ 154

    Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.

  4. 155

    Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz muhafazalıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkarları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.

  5. Nisâ 156–157

    (156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

  6. Nisâ 158

    Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 153–158. ayetler için yazılmıştır.

153-158. “Kitap ehli senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler.” Kitap ehli peygamber Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den böyle bir istekte bulunmuşlardı. Bu istek ise inatlaşma ve küstahça bir tekliften ibaret idi. Ayrıca bu isteklerinin karşılanması ya da karşılanmaması -güya- onların Peygamberi tasdik etmelerini ya da yalanlamalarını belirleyecekti. Böylece onlar Peygamber’den Tevrat ve İncil’in indiği gibi Kur’ân’ın da üzerlerine toptan ve bir defada indirilmesini istemişlerdi. Bu ise onların aşırı bir zulümleri ve cehaletleridir. Çünkü Peygamber bir beşerdir, Allah’ın bir kuludur ve O’nun idaresi altındadır. Onun elinde hiçbir şey yoktur. Aksine emir ve her türlü iş Allah’ın elindedir. Kuluna risalet veren ve onu dilediğini indiren O’dur. Nitekim Yüce Allah müşriklerin Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e kendilerine bir takım mucizeleri göstermesini teklif ettiklerini söz konusu ettiği âyetlerde Rasûlü hakkında şöyle buyurmaktadır: “De ki: Rabbimi tenzih ederim! Ben Peygamber olarak gönderilmiş bir insandan başka bir şey miyim ki?” (el-İsra, 17/93)

Aynı şekilde onların hak ile batılı ayırt eden ölçü olarak sadece kitabın toptan ya da bölüm bölüm indirilmesini kabul etmeleri, delili de münasebeti de bulunmayan ve hiçbir şüphe taşımayan boş bir iddiadır. Peygamberlerden herhangi birisi hakkında: Size bölüm bölüm indirilmiş bir kitap getiren rasûle iman etmeyin ve onu tasdik etmeyin diye bir hüküm nerede vardır? Aksine Kur’ân-ı Kerîm’in duruma göre bölüm bölüm indirilmiş olması, Kur’ân’ın azametine ve Allah’ın, üzerine bu Kitabı indirdiği zata gereken itinayı ve ihtimamı gösterdiğine dair delillerden biridir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kâfirler dediler ki: Ona bu Kur’ân topluca, bir defada indirilmeli değil miydi? Biz onunla kalbine sebat verelim diye böyle yaptık ve onu ağır ağır okuduk. Onlar sana bir örnek getirdikleri her seferinde muhakkak ki biz, sana hakkı ve daha güzel bir açıklamayı getirmişizdir.” (el-Furkan, 25/32-33)

Yüce Allah onların bu tutarsız itirazlarını söz konusu ettikten sonra, bunun onların alışılmadık bir tutumları olmadığını haber vermektedir. Aksine onlar bundan önce hem de kendisine iman ettiklerini iddia ettikleri peygambere karşı çok daha büyük çirkinlikler yapmışlardı. Nitekim ondan açıkça Allah’ı göstermesini istemişlerdi. Gözleri ile başkalarının görmediği pek çok delil ve mucizayi gördükten sonra buzağıyı ilâh edinip ona tapınmışlardı. Ayrıca kitapları olan Tevrat’ta yer alan hükümleri de kabul etmemişlerdi de nihayet Tur başlarının tepesi üzerine kaldırılmış ve iman etmeyecek olurlarsa üzerlerine yıkılacağı tehdidinde bulunulmuştu. O vakit onlar bunu, zorunluluktan ve çaresizlik halindeki imana benzeyen bir iman ile kabul etmişlerdi.

Secde ederek ve mağfiret dileyerek girmeleri emredilen o şehrin kapısından girmeye yanaşmayıp onlara söylemeleri emredilen sözü de yapmaları istenilen fiili de değiştirdiler. Yine aralarından bazı kimseler cumartesi yasağı hususunda haddi aştılar. Allah da onları o ağır ceza ile cezalandırdı. Onlardan ağır bir ahit almakla birlikte onlar bu ahdi arkalarına attılar. Allah’ın âyetlerini inkar ettiler, haksız yere O’nun peygamberlerini öldürdüler. Onların bir başka büyük suçları da İsa Mesih’i öldürüp haça gerdiklerini iddia etmeleridir. Gerçekte ise onlar İsa’yı ne öldürdüler, ne de astılar. Aksine ondan başkası ona benzer gösterildi, onlar da ondan başkasını öldürüp astılar. Bir de onlar kalplerinin kılıflı olduğunu ve kendilerine söylenenleri kavrayamayıp anlayamadıklarını da iddia ettiler. İnsanları Allah yolundan alıkoydular, hakka uymalarını önlediler ve onları, izlemekte oldukları sapıklık ve azgınlığa davet ettiler. Ayrıca haram malları ve faizi alıp yediler. Oysa Yüce Allah bunları alıp yemelerini yasaklamış ve bu konuda onlara ağır tehditte bulunmuştu. İşte bunca kötülükleri işleyenlerin, Allah’ın son Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den üzerlerine semadan bir kitap indirmesini istemeleri de garipsenmez.

Bu yol, batıl üzere bulunan bir hasmı delil ile susturmak için izlenecek en güzel yoldur. Şöyle ki: Böyle bir hasmın batıl bir itirazı söz konusu olur da bunu hakkı reddetmek ve hem kendisi hem de başkası için bir şüphe unsuru olmak üzere ileri sürerse bu hasmın bu yaptığından daha çirkin birtakım kötü fiilleri ve berbat hali ortaya konmalıdır. Böylelikle herkes, bu seviyesiz kişinin ileri sürdüğü böyle bir itirazın aslında bir geçmişi olduğunu ve bu itirazının da bu kötü geçmiş arasında mütalâa edilmesi gerektiğini bilmiş olur.

Yine bunların Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliğine itiraz olmak üzere ileri sürdükleri her bir iddianın ya aynısının ya da daha kuvvetlisinin, onların iman ettiklerini iddia ettikleri kimselerin peygamberliği hakkında ileri sürülmesi de mümkündür. Böyle bir tutum ile onların kötülükleri bertaraf edilmiş ve batıl iddiaları kökten sökülüp atılmış olur. Çünkü onların kendisine iman ettiklerini ileri sürdükleri her bir peygamberin peygamberliğini ortaya koyarken delil diye ortaya koydukları her bir hususun bir benzeri yahut da ondan daha güçlü olanı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliğine de delildir ve onu ortaya koymaktadır.

Yüce Allah’ın onların yaptıkları bu çirkin fiillerini saymaktan maksadı, onlara böyle bir cevap vermek olduğundan dolayı onların bu çirkin fillerini geniş geniş açıklamamaktadır. Sadece bunlara işaret ile yetinmekte ve ilgili yerlere havale etmektedir. Bunları Yüce Allah açıklanmaları uygun olan başka bir yerde genişçe açıklamış bulunmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Vermiş oldukları pekiştirilmiş kesin sözü ve Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, peygamberleri öldürmeye cesaret etmeleri, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kalplerimiz kapalıdır, senin söylediklerinin hiçbirini anlamıyor demeleri sebebi ile onları rahmetimizden kovduk. Mesele onların dedikleri gibi değildir. Bilakis yüce Allah içinde bulundukları küfürlerinden dolayı onların kalplerini mühürleyip kilitlemiştir ve hayır olarak kalplerine artık herhangi bir şey ulaşmaz. Onlar ancak kendilerine hiçbir fayda vermeyecek şekilde çok az iman ederler

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَبِمَا febima sebebiyle
  2. نَقْضِهِم nekdihim bozmaları kök: نقض
  3. مِّيثَـٰقَهُمْ misakahum sözlerini kök: وثق
  4. وَكُفْرِهِم ve kufrihim ve inkar etmeleri kök: كفر
  5. بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerini kök: ايي
  6. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  7. وَقَتْلِهِمُ ve katlihimu ve öldürmeleri kök: قتل
  8. ٱلْأَنۢبِيَآءَ l-enbiya'e nebileri kök: نبا
  9. بِغَيْرِ bigayri yere kök: غير
  10. حَقٍّۢ hakkin haksız kök: حقق
  11. وَقَوْلِهِمْ ve kavlihim ve demeleri(nden ötürü) kök: قول
  12. قُلُوبُنَا kulubuna kalblerimiz kök: قلب
  13. غُلْفٌۢ ۚ gulfun kılıflıdır kök: غلف
  14. بَلْ bel hayır, fakat
  15. طَبَعَ tabea mühürlemiştir kök: طبع
  16. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  17. عَلَيْهَا aleyha üzerini
  18. بِكُفْرِهِمْ bikufrihim inkarlarından ötürü kök: كفر
  19. فَلَا fela
  20. يُؤْمِنُونَ yu'minune artık inanmazlar kök: امن
  21. إِلَّا illa ancak
  22. قَلِيلًۭا kalilen pek az kök: قلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غلف (2 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    "Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

  • Aynı kök: نقض (9 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Aynı kök: نقض (9 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: نقض (9 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.

  • Aynı kök: طبع (11 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet · Ortak kavram: Kalp

    İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti. Fakat onlar daha…

  • Aynı kök: طبع (11 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden…

  • Aynı kök: طبع (11 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.

  • Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sözlerinden dönmeleri, dipnot 1 Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri dipnot 2 ve "Kalplerimiz perdelidir!" demeleri sebebiyle (onları cezalandırmıştık). Aksine (dahası), küfürleri sebebiyle Allah onlara (kalplere) mühür vurmuştur; azı hariç artık iman etmezler. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah kitap ehlinin verdikleri sözleri çeşitli zamanlarda sürekli bozmaları, taahhütlerini çiğnemeleri sebebiyle onları cezalandırdığını bildirmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:61; Al-i İmrân 3:21, 112, 181.
  3. metne dön, dipnot 3
    İnkârcıların kalplerinin mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr "sebep", mühürlenme ise "sonuç"tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:7, 88; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93; Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü'min 40:35; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.

Mustafa İslamoğlu

İşte böylece, taahhütlerini çiğnedikleri Allah'ın mesajlarını reddettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve "Kalplerimiz (bilgi ile) kaplıdır!" dedikleri için (onları cezalandırdık). Bilakis Allah inkarlarından dolayı onların kalplerini mühürlemiştir ve işte onlar (bu nedenle) inanmazlar; çok azı müstesna.

Muhammed Esed

Böylece, taahhütlerini çiğnedikleri, Allahın mesajlarını reddettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve "Kalplerimiz zaten bilgi ile doludur" diye böbürlendikleri için (onları cezalandırdık), hayır, aslında Allah, hakikati inkar etmelerinden dolayı onların kalplerini mühürlemiştir ve (şimdi) artık çok az şeye inanırlar;

Ahmed Hulusi

Ahdlerinden dönmeleri, Allah'ın işaretlerindeki varlığını (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretleri) inkar etmeleri, Hakk'ın muradına karşı Nebileri öldürmeleri ve "Kalplerimiz kılıflıdır" (şuurlarımız koza içindedir) demeleri yüzünden, yaptıklarının karşılığını verdik. Bilakis inkarları yüzünden anlayışlarını kilitledik! Artık pek azı hariç, iman etmezler!

Ali Bulaç

Onların kendi sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerine karşı inkara sapmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: "Kalplerimiz örtülüdür" demeleri nedeniyle (onları lanetledik.) Hayır; Allah, inkarları dolayısıyla ona (kalplerine) damga vurmuştur. Onların azı dışında, inanmazlar.

Ali Özek ve heyeti

Sözlerinden dönmeleri, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «Kalplerimiz kılıflanmıştır (kapalıdır)» demeleri sebebiyle (onları lânetledik, türlü belâlar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildir;) tam aksine küfürleri sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı müstesna artık iman etmezler.

Ali Rıza Safa

Verdikleri sözü bozdukları, Allah'ın ayetlerini inkar ettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve "Yüreklerimiz korunaklıdır!" dedikleri için. Evet! Allah, nankörlük ettikleri için, onların üzerine damga vurmuştur. Artık, çok azı dışında inanmazlar.

Bayraktar Bayraklı

Sözlerinden dönmeleri, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve "Kalplerimiz kılıflıdır" demeleri sebebiyle onları lanetledik, türlü belalar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildi; tam aksine inkarları sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı inanır.

Edip Yüksel

Sözlerini bozmalarından, ALLAH'ın ayet ve delillerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "Sabit fikirliyiz" demelerinden ötürü, evet inkarlarından ötürü ALLAH onların anlayışlarını mühürledi. Bunun için pek azı gerçeği onaylar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sözlerini bozmalarından, ALLAH'ın ayet ve delillerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve 'Sabit fikirliyiz,' demelerinden ötürü, evet inkarlarından ötürü ALLAH onların anlayışlarını mühürledi. Bunun için pek azı inanırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine sözleşmelerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve "kalplerimiz kılıflı" demeleri sebebiyle, -Doğrusu Allah, inkarları yüzünden onların kalplerini mühürlemiştir de onun için pek azı dışındakiler iman etmezler-

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine misaklarını nakzetmeleri ve Allahın ayatına küfürleri ve Enbiyayı nahak yere katilleri ve "kalblerimiz gılıflı" demeleri sebebiyle -ki doğrusu Allah o kalblerin üzerini küfürlerile tab'etmiştir- de onun için iymana gelmezler meğer ki pek az

Erhan Aktaş

Verdikleri sözü bozdukları, Allah'ın ayetlerini küfrettikleri, nebileri haksız yere öldürdükleri ve "Bizim kalplerimiz örtülüdür." dedikleri için; evet Allah, küfürlerinden dolayı, onların kalplerini mühürlemiştir. Bu nedenle pek azı hariç, iman etmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Verdikleri sözü bozdukları, Allah'ın ayetlerini küfrettikleri, nebileri haksız yere öldürdükleri ve "Bizim kalplerimiz örtülüdür." dedikleri için; evet Allah, Küfürlerinden dolayı, onların kalplerini mühürlemiştir. Bu nedenle pek azı hariç, iman etmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Verdikleri sözü bozdukları, Allah'ın ayetlerini inkar ettikleri, nebileri haksız yere öldürdükleri ve "Bizim kalplerimiz örtülüdür." dedikleri için; evet Allah, gerçeği yalanlayarak nankörlük ettiklerinden dolayı, onların kalplerini mühürlemiştir. Bu nedenle pek azı hariç, iman etmezler.

Gültekin Onan

Onların kendi sözlerini bozmaları, Tanrı'nın ayetlerine küfretmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: "Kalplerimiz örtülüdür" demeleri nedeniyle (onları lanetledik). Hayır, Tanrı, küfrettikleri için ona (kalplerine) damga vurmuştur. Onlar, azı dışında inanmazlar.

Hasan Basri Çantay

(Fakat) onların (verdikleri) o sağlam sözleri bozmaları, Allahın ayetlerini inkar ederek kafir olmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve "Kalblerimiz perdelidir" demeleri sebebiyle (dir ki biz kendilerine lanet etdik.) Hayır, Allah onların kalbleri üzerine, küfürleri yüzünden, mühür basmışdır. Artık onlar, birazı müstesna olmak üzere, iman etmezler.

İbni Kesir

Sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberlerini haksız yere öldürmeleri, kalblerimiz perdelidir, demeleri yüzünden Allah, evet, inkarlarına karşılık onların kalblerini mühürledi, onun için bunların pek azı hariç inanmazlar.

Mehmet Alagaş

(153-162) Kitap halkı, senden gökten bir kitap indirmeni istiyor / sual ediyor. (Parçalı değil bütün bir kitabı tek seferde istiyorlar.) Bundan daha büyüğü Musa’ya sual edilmişti / Musa’dan istenmişti, dediler ki açık ve net bir şekilde Allah’ı bize göster. Bu zulümleri nedeniyle onları yıldırım çarptı, sonra kendilerine açıklamaların gelmesinin ardından da buzağıyı edindiler. Biz bunu da affettik ve Musa’ya da büyük bir delile dayalı otorite / sultanlık verdik. Onlarla sözleşme yaparken Tur dağını üstlerine kaldırdık ve onlara dedik ki; secde ederek kapıdan girin ve yine onlara dedik ki cumarteside / sabitlik gününde / şabat ta haddi aşmayın. Onlardan sert / galiz bir söz aldık. (Galiz; Fidanın sertleşmesi gibi) Sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın ayetlerini yok saymaları, gerçeğe dayanmadan / haksız yere Resulleri öldürmeleri ve de kalplerimiz kılıflıdır / perdelidir demeleri nedeniyle Evet Allah ta onların kalplerin e küfürleri dolayısıyla mühür vurdu. Onların çok azı iman etti. Küfretmeleri ve Meryem hakkında uydurdukları büyük şeyler. Allah’ın Resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük demeleri. Onu öldürmediler ve Onu asmadılar, lakin onlara o şekilde benzetildi / teşbih edildi. Bu konuda ihtilaflı görüş ileri sürenler / ihtilafa düşenler onun hakkında şüphe içindeler. Onların, onun hakkında zanna uymak dışında herhangi bir bilgileri yoktur. Onu kesin bir şekilde / yakın bir şekilde öldüremediler. Bilakis Allah onu kendine kaldırdı. Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Kitap halkından kimse yoktur ki, ölmeden önce ona iman edecek ler. Kıyamet gününde de O, aleyhlerine şahit olacaktır. (Ölümlerinden önce İsa’ya iman edip öyle ölecekler.) Bu zulümleri ve çoklarını Allah’ın yolundan saptırmaları ve de kesinlikle yasaklandıkları halde faiz almaları, ayrıca insanların mallarını gerekçesiz bir şekilde yemeleri nedenleriyle, Yahudilere, onlara helal edilmiş temiz olan şeyleri haram ettik. Onlard an kafir olanlar için acıtıcı bir azap hazırladık. Oysa ki onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler; sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler, namaza kalkıp kılanlardır, zekâtı verenlerdir, Allah’a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara ilerde çok büyük bir ücret / ecir vereceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Verdikleri sözü bozmaları, Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle, Allah, küfürlerine karşılık onların kalplerini mühürledi. Artık onlar, pek azı hariç iman etmezler.

Süleyman Ateş

Sözlerini bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, haksız yere peygamberleri öldürmelerinden ve "Kalblerimiz kılıflı" demelerinden ötürü (başlarına belalar getirdik). Hayır, fakat inkarlarından ötürü Allah o kalblerin üzerini mühürlemiştir. Artık pek az inanırlar.

Süleymaniye Vakfı

Sözlerinden caymaları, kafirlik etmeleri /Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnmeleri, nebilerini bir gerçeğe dayanmadan itibarsızlaştırma çabaları dipnot 1 ve "Bizim (bu sözlere) karnımız tok!" demeleri dipnot 2 sebebiyle dışlandılar dipnot 3 . Aslında kafirlikleri sebebiyle Allah, kalplerinde yeni bir yapı oluşturmuştur. Pek azı hariç artık onlar inanıp güvenmezler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (Katele= قتل) fiilinin kök anlamı itibarsızlaştırma ve öldürmedir (Mekayis), Al-i İmran 3/21.
  2. metne dön, dipnot 2
    Biz her şeyi biliyoruz, yeni bir bilgiye ihtiyacımız yok."Bu sözlere karnımız tok!" dediler. Hayır, ayetleri görmezlikte direnmeleri sebebiyle Allah onları dışladı. Artık pek azı inanır. (Bakara 2/88)
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sözlerinden caymaları, Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelmeleri (kafirlik etmeleri), nebileri haksız yere öldürmeleri ve "Bizim gönüllerimiz tok!" demeleri dipnot 1 yüzünden (cezalarını buldular). Hayır! Ayetleri görmezlikten gelmeleri sebebiyle Allah, kalplerinde bir huy oluşturmuştur. Artık pek az inanırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Biz, manevi doyuma ulaştığımız için senin nasihatlerine ihtiyacımız yok, demiş oluyorlardı. Çünkü kendilerini cenneti garantilemiş görüyorlardı. Bir ayet şöyledir: "Dediler ki ‘Yahudi veya Hristiyan olandan başkası cennete giremeyecektir.' Bu, onların kuruntusudur. De ki ‘Doğru söylüyorsanız delilinizi getirin.' " (Bakara 2/111) 88- "Bizim gönüllerimiz tok!" dediler. Hayır, görmezlik etmeleri yüzünden Allah onları lanetlemiştir. Artık pek az inanırlar.

Şaban Britch

Verdikleri sözü bozmaları, Allah’ın ayetlerine küfretmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle, Allah, küfürlerine karşılık onların kalplerini mühürledi. Onun için bunların pek azı iman eder.

Şaban Piriş

Verdikleri sözü bozmaları, Allah'ın ayetlerini tanımamaları ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve -Kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle evet, Allah kafirlikleri sebebiyle kalplerini mühürlediği için çok azı dışında onlar iman etmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Başlarına gelenler; ahitlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve "kalplerimiz kılıflıdır" demeleri yüzündendir. Doğrusu, Allah küfürleri yüzünden kalpleri üzerine mühür basmıştır da pek azı müstesna, iman etmezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet, set to their discredit were such crimes that brought them within the measure of Allah's wrath:

Abdul Haleem

And so for breaking their pledge, for rejecting God’s revelations, for unjustly killing their prophets, for saying ‘Our minds are closed’- No! God has sealed them in their disbelief, so they believe only a little-

Abdullah Yusuf Ali

(They have incurred divine displeasure): In that they broke their covenant; that they rejected the signs of Allah; that they slew the Messengers in defiance of right; that they said, "Our hearts are the wrappings (which preserve Allah's Word; We need no more)";- Nay, Allah hath set the seal on their hearts for their blasphemy, and little is it they believe;-

Abul A'la Maududi

(They have incurred Allah's wrath) for their breaking the covenant, and their rejection of the signs of Allah, and for slaying Prophets without right, and for saying: 'Our hearts are wrapped up in covers' dipnot 1 -even though in fact Allah has sealed their hearts because of their unbelief, so that they scarcely believe dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This statement of the Jews has already been mentioned in(Surah al-Baqarah 2: 88). In fact, like all ignorant worshippers of falsehood, these people also boasted that their faith in the ideas and prejudices, customs and usages of their forefathers was so firm that they could never be made to forsake them. Whenever the Messengers of God tried to admonish them, they have been told point-blank that no matter what argument or evidence the latter might adduce in support of their message, they would never be prepared to alter their viewpoint. (See Towards Understanding the Qur'an, vol. I,(Surah 2, n. 94.)
  2. metne dön, dipnot 2
    This is a parenthetical statement.

Aisha Bewley

Because of the fact that they broke their covenant, and rejected Allah’s Signs, and killed the Prophets without any right to do so and said, ‘Our hearts are uncircumcised,’ Allah has stamped them with kufr, so they do not have iman except for very few.

Al-Hilali & Khan

Because of their breaking the covenant, and of their rejecting the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh, and of their killing the Prophets unjustly, and of their saying: "Our hearts are wrapped (with coverings, i.e. we do not understand what the Messengers say)" - nay, Allâh has set a seal upon their hearts because of their disbelief, so they believe not but a little.

Ali Quli Qarai

Then because of their breaking their covenant, their defiance of Allah’s signs, their killing of the prophets unjustly and for their saying, ‘Our hearts are uncircumcised. ’ Rather Allah has set a seal on them for their unfaith, so they do not have faith except a few.

Amatul Rahman Omar

Then because of their breaking their covenant and their denial of the Messages of Allâh and their antagonising the Prophets without a just cause and their saying, `Our hearts are uncircumcised (and so cannot hear). ' Nay, (the truth however is) Allâh has set a seal upon their hearts because of their disbelief so that they believe but a little.

Arthur John Arberry

So, for their breaking the compact, and disbelieving in the signs of God, and slaying the Prophets without right, and for their saying, 'Our hearts are uncircumcised' -- nay, but God sealed them for their unbelief, so they believe not, except a few --

Bijan Moeinian

They broke their covenant, killed the Prophets of God [who had done nothing but stand for the justice] and said that: "Our hearts are sealed [and cannot respond to the Lord’s appeals. ]" Only a few of them are true believers.

E. Henry Palmer

But for that they broke their compact, and for their misbelief in God's signs, and for their killing the prophets undeservedly, and for their saying, 'Our hearts are uncircumcised,' - nay, God hath stamped on them their misbelief, so that they cannot believe except a few,-

Edip-Layth

So, for the breaking of their covenant, and their rejection of God's signs, and their killing of the prophets without justice, and their saying, "Our hearts are covered with layers." Indeed, God has stamped upon their hearts because of their rejection; they do not acknowledge, except for a few.

George Sale

Therefore for that they have made void their covenant, and have not believed in the signs of God, and have slain the prophets unjustly, and have said, our hearts are uncircumcised; -- but God hath sealed them up, because of their unbelief; therefore they shall not believe, except a few of them: -

Hamid S. Aziz

But then because they broke their covenant, and for their disbelief in Allah's revelations, and for their killing the prophets undeservedly, and for their saying in defiance, "Our heart are uncircumcised, (Our heart are sufficient wrappings or forskins for Allah's Words)" - nay, Allah hath stamped on them their disbelief, so that only a few believe -

Mahmoud Ghali

So, for their breaking of their compact, and their disbelieving in the signs of Allah, and their killing of the Prophesiers (i. e. prophets) untruthfully and their saying, "Our hearts are encased." No indeed, (but) Allah has stamped upon them for their disbelief; so they do not believe except a few.

Marmaduke Pickthall

Then because of their breaking of their covenant, and their disbelieving in the revelations of Allah, and their slaying of the prophets wrongfully, and their saying: Our hearts are hardened - Nay, but Allah set a seal upon them for their disbelief, so that they believe not save a few -

Mohamed Ahmed - Samira

So (they were punished) for breaking the covenant and disbelieving the signs of God, and for killing the prophets unjustly, and saying: "Our hearts are enfolded in covers," (though) in fact God had sealed them because of their unbelief; so they do not believe except a few;

Muhammad Asad

And so, [We punished them] for the breaking of their pledge, and their refusal to acknowledge God's messages, and their slaying of prophets against all right, and their boast, "Our hearts are already full of knowledge"- nay, but God has sealed their hearts in result of their denial of the truth, and [now] they believe in but few things -;

Mustafa Khattab

˹They were condemned˺ for breaking their covenant, rejecting Allah’s signs, killing the prophets unjustly, and for saying, "Our hearts are unreceptive!"[1]—it is Allah Who has sealed their hearts for their disbelief, so they do not believe except for a few—

Progressive Muslims

So, for the breaking of their covenant, and their rejection of God's signs, and their killing of the prophets without justice, and their saying: "Our hearts are layered over. " Indeed, God has stamped upon their hearts because of their rejection; they do not believe, except for a few.

Rashad Khalifa

(They incurred condemnation) for violating their covenant, rejecting GOD's revelations, killing the prophets unjustly, and for saying, "Our minds are made up!" In fact, GOD is the One who sealed their minds, due to their disbelief, and this is why they fail to believe, except rarely.

Sahih International

And [We cursed them] for their breaking of the covenant and their disbelief in the signs of Allah and their killing of the prophets without right and their saying, "Our hearts are wrapped". Rather, Allah has sealed them because of their disbelief, so they believe not, except for a few.

Sam Gerrans

So, because of their violation of their agreement, and their denial of the proofs of God, and their killing of the prophets without cause, and their saying: “Our hearts are covered,” — nay, God sealed them for their denial, so they do not believe save a few —

Shabbir Ahmed

They incurred condemnation for breaking their Covenant, rejecting Allah's Revelations, and killing the Prophets wrongfully. And for saying, "Our hearts are wrapped up; we have made up our minds." Nay, Allah's Law sets the seal on their hearts because of their persistent denial. They lost their faculties of reasoning. So they do not see the Truth, except a few.

Syed Vickar Ahamed

(They have earned displeasure of Allah): Because they broke their holy promise; And they rejected the Signs of Allah; And they killed the prophets in defiance of the right; And they said, "Our hearts are the covers (which preserve Allah’s Word; We need no more);" — No! Allah has set the seal on their hearts for their blasphemy, and it is little that they believe—

Taqi Usmani

So, (they met their fate) for breaking their pledge, and for their disbelief in the verses of Allah, and for their slaying of the prophets unjustly, and for their saying, "Our hearts are sealed" - rather, Allah has set a seal over them for their disbelief, so they do not believe but a little

The Monotheist Group

So, for the breaking of their covenant, and their rejection of the revelations of God, and their killing of the prophets without right, and their saying: "Our hearts are shielded." Indeed, God has stamped upon their hearts because of their rejection; they do not believe, except for a few.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 155. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 155. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 155. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩