Nisâ suresi

Nisâ suresi, 154. ayet

Nisâ suresi, 154. ayet. وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ ٱلطُّورَ بِمِيثَٰقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْبَابَ سُجَّدًا وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا۟ فِى ٱلسَّبْتِ وَأَخَذْنَا مِنْهُم مِّيثَٰقًا غَلِيظًا

verafa`nâ fevḳahümu-ṭṭûra bimîŝâḳihim veḳulnâ lehümü-dḫulü-lbâbe süccedev veḳulnâ lehüm lâ ta`dû fi-ssebti veeḫaẕnâ minhüm mîŝâḳan galîżâ.

Diyanet İşleri

Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 151–157 · surenin 154. ayeti / 176

Konu Kitap ehlinin istekleri ve yaptıkları Nisâ 153–162 3

  1. Nisâ 151

    (150-151) Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, "(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkar ederiz" diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kafirlerdir. Biz de kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

  2. Nisâ 152

    Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, işte onlara Allah mükafatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  3. Nisâ 153

    Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Böylece zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından (tuttular) buzağıyı tanrı edindiler. Biz bunu da affettik ve Musa'ya apaçık bir güç ve yetki verdik.

  4. 154

    Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.

  5. Nisâ 155

    Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz muhafazalıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkarları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.

  6. Nisâ 156–157

    (156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 153–158. ayetler için yazılmıştır.

153-158. “Kitap ehli senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler.” Kitap ehli peygamber Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den böyle bir istekte bulunmuşlardı. Bu istek ise inatlaşma ve küstahça bir tekliften ibaret idi. Ayrıca bu isteklerinin karşılanması ya da karşılanmaması -güya- onların Peygamberi tasdik etmelerini ya da yalanlamalarını belirleyecekti. Böylece onlar Peygamber’den Tevrat ve İncil’in indiği gibi Kur’ân’ın da üzerlerine toptan ve bir defada indirilmesini istemişlerdi. Bu ise onların aşırı bir zulümleri ve cehaletleridir. Çünkü Peygamber bir beşerdir, Allah’ın bir kuludur ve O’nun idaresi altındadır. Onun elinde hiçbir şey yoktur. Aksine emir ve her türlü iş Allah’ın elindedir. Kuluna risalet veren ve onu dilediğini indiren O’dur. Nitekim Yüce Allah müşriklerin Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e kendilerine bir takım mucizeleri göstermesini teklif ettiklerini söz konusu ettiği âyetlerde Rasûlü hakkında şöyle buyurmaktadır: “De ki: Rabbimi tenzih ederim! Ben Peygamber olarak gönderilmiş bir insandan başka bir şey miyim ki?” (el-İsra, 17/93)

Aynı şekilde onların hak ile batılı ayırt eden ölçü olarak sadece kitabın toptan ya da bölüm bölüm indirilmesini kabul etmeleri, delili de münasebeti de bulunmayan ve hiçbir şüphe taşımayan boş bir iddiadır. Peygamberlerden herhangi birisi hakkında: Size bölüm bölüm indirilmiş bir kitap getiren rasûle iman etmeyin ve onu tasdik etmeyin diye bir hüküm nerede vardır? Aksine Kur’ân-ı Kerîm’in duruma göre bölüm bölüm indirilmiş olması, Kur’ân’ın azametine ve Allah’ın, üzerine bu Kitabı indirdiği zata gereken itinayı ve ihtimamı gösterdiğine dair delillerden biridir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kâfirler dediler ki: Ona bu Kur’ân topluca, bir defada indirilmeli değil miydi? Biz onunla kalbine sebat verelim diye böyle yaptık ve onu ağır ağır okuduk. Onlar sana bir örnek getirdikleri her seferinde muhakkak ki biz, sana hakkı ve daha güzel bir açıklamayı getirmişizdir.” (el-Furkan, 25/32-33)

Yüce Allah onların bu tutarsız itirazlarını söz konusu ettikten sonra, bunun onların alışılmadık bir tutumları olmadığını haber vermektedir. Aksine onlar bundan önce hem de kendisine iman ettiklerini iddia ettikleri peygambere karşı çok daha büyük çirkinlikler yapmışlardı. Nitekim ondan açıkça Allah’ı göstermesini istemişlerdi. Gözleri ile başkalarının görmediği pek çok delil ve mucizayi gördükten sonra buzağıyı ilâh edinip ona tapınmışlardı. Ayrıca kitapları olan Tevrat’ta yer alan hükümleri de kabul etmemişlerdi de nihayet Tur başlarının tepesi üzerine kaldırılmış ve iman etmeyecek olurlarsa üzerlerine yıkılacağı tehdidinde bulunulmuştu. O vakit onlar bunu, zorunluluktan ve çaresizlik halindeki imana benzeyen bir iman ile kabul etmişlerdi.

Secde ederek ve mağfiret dileyerek girmeleri emredilen o şehrin kapısından girmeye yanaşmayıp onlara söylemeleri emredilen sözü de yapmaları istenilen fiili de değiştirdiler. Yine aralarından bazı kimseler cumartesi yasağı hususunda haddi aştılar. Allah da onları o ağır ceza ile cezalandırdı. Onlardan ağır bir ahit almakla birlikte onlar bu ahdi arkalarına attılar. Allah’ın âyetlerini inkar ettiler, haksız yere O’nun peygamberlerini öldürdüler. Onların bir başka büyük suçları da İsa Mesih’i öldürüp haça gerdiklerini iddia etmeleridir. Gerçekte ise onlar İsa’yı ne öldürdüler, ne de astılar. Aksine ondan başkası ona benzer gösterildi, onlar da ondan başkasını öldürüp astılar. Bir de onlar kalplerinin kılıflı olduğunu ve kendilerine söylenenleri kavrayamayıp anlayamadıklarını da iddia ettiler. İnsanları Allah yolundan alıkoydular, hakka uymalarını önlediler ve onları, izlemekte oldukları sapıklık ve azgınlığa davet ettiler. Ayrıca haram malları ve faizi alıp yediler. Oysa Yüce Allah bunları alıp yemelerini yasaklamış ve bu konuda onlara ağır tehditte bulunmuştu. İşte bunca kötülükleri işleyenlerin, Allah’ın son Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den üzerlerine semadan bir kitap indirmesini istemeleri de garipsenmez.

Bu yol, batıl üzere bulunan bir hasmı delil ile susturmak için izlenecek en güzel yoldur. Şöyle ki: Böyle bir hasmın batıl bir itirazı söz konusu olur da bunu hakkı reddetmek ve hem kendisi hem de başkası için bir şüphe unsuru olmak üzere ileri sürerse bu hasmın bu yaptığından daha çirkin birtakım kötü fiilleri ve berbat hali ortaya konmalıdır. Böylelikle herkes, bu seviyesiz kişinin ileri sürdüğü böyle bir itirazın aslında bir geçmişi olduğunu ve bu itirazının da bu kötü geçmiş arasında mütalâa edilmesi gerektiğini bilmiş olur.

Yine bunların Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliğine itiraz olmak üzere ileri sürdükleri her bir iddianın ya aynısının ya da daha kuvvetlisinin, onların iman ettiklerini iddia ettikleri kimselerin peygamberliği hakkında ileri sürülmesi de mümkündür. Böyle bir tutum ile onların kötülükleri bertaraf edilmiş ve batıl iddiaları kökten sökülüp atılmış olur. Çünkü onların kendisine iman ettiklerini ileri sürdükleri her bir peygamberin peygamberliğini ortaya koyarken delil diye ortaya koydukları her bir hususun bir benzeri yahut da ondan daha güçlü olanı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliğine de delildir ve onu ortaya koymaktadır.

Yüce Allah’ın onların yaptıkları bu çirkin fiillerini saymaktan maksadı, onlara böyle bir cevap vermek olduğundan dolayı onların bu çirkin fillerini geniş geniş açıklamamaktadır. Sadece bunlara işaret ile yetinmekte ve ilgili yerlere havale etmektedir. Bunları Yüce Allah açıklanmaları uygun olan başka bir yerde genişçe açıklamış bulunmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlardan alınan pekiştirilmiş kesin söz sebebi ile, Tevrat'ta bulunan emirlerle amel etmeleri için ve korkutmak amacıyla dağı üzerlerine kaldırdık. Dağı üzerlerine kaldırdıktan sonra onlara şöyle dedik: Başlarınızı eğerek Beyti'l Makdis'in kapısından giriniz. Onlar ise kıçlarının üzerine oturup sürünerek girdiler. Cumartesi günü balık avlama yasağını çiğnemeyin dedik. Onlar ise yasağı dinlemeyip balık avladılar. Biz onlardan bu husus ile ilgili pekiştirilmiş kesin söz almıştık. Onlar ise bu ahdi çiğneyip bozdular.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَرَفَعْنَا ve rafea'na ve kaldırdık kök: رفع
  2. فَوْقَهُمُ fevkahumu üzerlerine kök: فوق
  3. ٱلطُّورَ t-tura Tur'u kök: طور
  4. بِمِيثَـٰقِهِمْ bimisakihim söz vermeleri için kök: وثق
  5. وَقُلْنَا ve kulna ve dedik kök: قول
  6. لَهُمُ lehumu onlara
  7. ٱدْخُلُوا۟ dhulu girin kök: دخل
  8. ٱلْبَابَ l-babe kapıdan kök: بوب
  9. سُجَّدًۭا succeden secde ederek kök: سجد
  10. وَقُلْنَا ve kulna ve dedik kök: قول
  11. لَهُمْ lehum onlara
  12. لَا la
  13. تَعْدُوا۟ tea'du çiğnemeyin kök: عدو
  14. فِى fi
  15. ٱلسَّبْتِ s-sebti cumartesi(yasakları)nı kök: سبت
  16. وَأَخَذْنَا ve ehazna ve aldık kök: اخذ
  17. مِنْهُم minhum onlardan
  18. مِّيثَـٰقًا misakan bir söz kök: وثق
  19. غَلِيظًۭا galizen sağlam kök: غلظ

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

  • Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    O zaman onlara denilmişti ki: "Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve 'Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)' deyin. Kentin kapısından…

  • Aynı kök: سبت (9 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.

  • Aynı kök: سبت (9 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil…

  • Aynı kök: غلظ (13 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?

  • Aynı kök: غلظ (13 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Söz vermeleri (ve sözlerinde durmamaları) nedeniyle üzerlerine (âdeta Sînâ) dipnot 1 Dağı'nı kaldırmıştık. dipnot 2 (Başka bir sefer) onlara, "Baş eğerek kapıdan girin!" demiştik. (Bir başka zaman da) onlara, "Cumartesi günü sınırı aşmayın!" dipnot 3 demiştik. Kendilerinden sağlam bir söz almıştık.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki dağın Sînâ Dağı olduğunun delili Mü'minûn 23:20 ve Tîn 95:2'dir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:63, 93; A‘râf 7:171.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Bakara 2:65; A‘râf 7:163; Nahl 16:124. İsrailoğulları, cumartesi günleri hiçbir işle ilgilenmeyip sadece ibadetle emrolunmuşlardı. Bu durum İsrailoğulları'nın, cumartesi günü dünya işleri ile uğraşmamaları gerektiğini ifade etmektedir. Bölgedeki balıklar da cumartesi günü (Allah'ın imtihanı olarak) açıktan açığa sürüler halinde kıyıya geliyorlardı. İsrailoğulları balıkların kıyıya akın akın gelmelerine imrenerek hırslarına mağlup olmuşlar, bu yasağı dinlemeyip cumartesi günlerinde de avlanmaya devam etmişlerdi. Böylece ilahi bir emre itibar etmeyip onu çiğnemişler, "Cumartesi Yasağı"nı ihlal etmişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

ve Yüce Dağı söz vermeleri için üzerlerine yükseltmiştik. Kendilerine "Kapıdan (şükür) secdeleriyle girin!" demiş ve "Seb'i ihlal etmeyin!" uyarısında bulunmuştuk; üstelik kendilerinden sağlam bir taahhüt de almıştık.

Muhammed Esed

ve Sina Dağını verdikleri sözün delili olarak üzerlerinde yükseltmiştik. Onlara "kapıdan tevazu içinde girin" demiş ve "Sebt Kanununu ihlal etmeyin!" diye uyarmıştık ve kendilerinden sağlam bir taahhüt almıştık.

Ahmed Hulusi

Verdikleri söze bağlanmaları için Tur'u üzerlerine kaldırmıştık da onlara "Secde ederek o kapıdan girin" demiştik. Hem de "Cumartesi günü hürmetini ihlal etmeyin" dedik de, onlardan kesin ahd aldık.

Ali Bulaç

Kesin söz vermeleri dolayısıyla Tur'u üstlerine yükselttik ve onlara: "Bu kapıdan secde ederek girin" dedik ve onlara: "Cumartesinde haddi aşmayın" da dedik. Ve onlardan kesin bir söz aldık.

Ali Özek ve heyeti

Söz vermeleri sebebiyle (ve verdikleri sözde durmalarını sağlamak için) Tûr'u Üzerlerine kaldırmıştık; onlara: "Kapıdan secde ederek girin", keza yine onlara: "Cumartesi günü avlanarak haddi aşmayın" demiş, bu hususlarda kendilerinden bir de sağlam söz almıştık.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, verdikleri kesin söz nedeniyle, dağı, onların üzerine yükseltmiştik. "Kapıdan secde ederek girin!" demiştik; "Cumartesi yasağını çiğnemeyin!" demiştik. Üstelik onlardan kesin söz almıştık.

Bayraktar Bayraklı

Sina Dağı'nı, verdikleri sözün delili olarak üzerlerine yükseltmiştik. Onlara "Kapıdan tevazu içinde giriniz" demiş ve "Sebt kanununu/Cumartesi yasağını ihlal etmeyiniz" diye uyarmıştık ve kendilerinden sağlam bir söz almıştık.

Edip Yüksel

Kendilerinden söz alırken Sina Dağı'nı üzerlerine yükselttik. Onlara, "Kapıdan alçak gönüllü olarak girin" dedik. Onlara, "Cumartesi yasağını çiğnemeyin" dedik; onlardan sağlam bir söz aldık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerinden söz alırken Sina Dağını üzerlerine kaldırdık. Onlara, 'Kapıdan alçak gönüllü olarak girin,' dedik. Onlara, 'Cumartesi yasağını çiğnemeyin,' dedik; onlardan sağlam bir söz aldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

söz vermeleri için Tur'u üstlerine kaldırdık ve onlara: "Secdelere kapanarak o kapıya girin!" dedik. "Cumartesiye saygısızlık etmeyin!" diye kendilerini uyardık ve onlardan sağlam bir söz aldık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve misaka bağlanmaları için Turu üstlerine kaldırdık da "girin secdelere kapanarak o kapıya" dedik onlara, hem "sebt günü tecavüz etmeyin" dedik de onlara kendilerinden ağır bir misak aldık

Erhan Aktaş

Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, "Kapıdan secde ederek dipnot 1 girin." dedik. Yine onlara, "Cumartesi'nde haddi aşmayın." dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Saygı göstererek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, "Kapıdan secde ederek dipnot 1 girin." dedik. Yine onlara, "Cumartesi'nde haddi aşmayın." dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Saygı göstererek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, "Kapıdan secde ederek dipnot 1 girin." dedik. Yine onlara, "Cumartesinde haddi aşmayın." dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Saygı göstererek.

Gültekin Onan

Kesin söz vermeleri dolayısıyla Tur'u üstlerine yükselttik ve onlara: "Bu kapıdan seçde ederek girin" dedik ve onlara: "Cumartesinde haddi aşmayın" da dedik. Ve onlardan kesin bir söz aldık.

Hasan Basri Çantay

(Ahd-ü) misaka bağlanmaları için "Tuur" u üstlerine kaldırmış, onlara: "O (şehrin) kapı (sından) hepiniz secdeye kapanır halde girin" demiş, cumartesi günü hakkında da "(Av yaparak haddi) aşmayın" (diye) söylemiş, kendilerinden (bu hususlarda) ağır te'minat almışdık.

İbni Kesir

Söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık. Ve onlara; Şehrin kapısından secde ederek girin, dedik. Cumartesileri aşırı gitmeyin, dedik. Onlardan ağır bir te'minat aldık.

Mehmet Alagaş

(153-162) Kitap halkı, senden gökten bir kitap indirmeni istiyor / sual ediyor. (Parçalı değil bütün bir kitabı tek seferde istiyorlar.) Bundan daha büyüğü Musa’ya sual edilmişti / Musa’dan istenmişti, dediler ki açık ve net bir şekilde Allah’ı bize göster. Bu zulümleri nedeniyle onları yıldırım çarptı, sonra kendilerine açıklamaların gelmesinin ardından da buzağıyı edindiler. Biz bunu da affettik ve Musa’ya da büyük bir delile dayalı otorite / sultanlık verdik. Onlarla sözleşme yaparken Tur dağını üstlerine kaldırdık ve onlara dedik ki; secde ederek kapıdan girin ve yine onlara dedik ki cumarteside / sabitlik gününde / şabat ta haddi aşmayın. Onlardan sert / galiz bir söz aldık. (Galiz; Fidanın sertleşmesi gibi) Sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın ayetlerini yok saymaları, gerçeğe dayanmadan / haksız yere Resulleri öldürmeleri ve de kalplerimiz kılıflıdır / perdelidir demeleri nedeniyle Evet Allah ta onların kalplerin e küfürleri dolayısıyla mühür vurdu. Onların çok azı iman etti. Küfretmeleri ve Meryem hakkında uydurdukları büyük şeyler. Allah’ın Resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük demeleri. Onu öldürmediler ve Onu asmadılar, lakin onlara o şekilde benzetildi / teşbih edildi. Bu konuda ihtilaflı görüş ileri sürenler / ihtilafa düşenler onun hakkında şüphe içindeler. Onların, onun hakkında zanna uymak dışında herhangi bir bilgileri yoktur. Onu kesin bir şekilde / yakın bir şekilde öldüremediler. Bilakis Allah onu kendine kaldırdı. Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Kitap halkından kimse yoktur ki, ölmeden önce ona iman edecek ler. Kıyamet gününde de O, aleyhlerine şahit olacaktır. (Ölümlerinden önce İsa’ya iman edip öyle ölecekler.) Bu zulümleri ve çoklarını Allah’ın yolundan saptırmaları ve de kesinlikle yasaklandıkları halde faiz almaları, ayrıca insanların mallarını gerekçesiz bir şekilde yemeleri nedenleriyle, Yahudilere, onlara helal edilmiş temiz olan şeyleri haram ettik. Onlard an kafir olanlar için acıtıcı bir azap hazırladık. Oysa ki onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler; sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler, namaza kalkıp kılanlardır, zekâtı verenlerdir, Allah’a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara ilerde çok büyük bir ücret / ecir vereceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Söz verdikleri için dağı onların tepesine kaldırdık. Onlara: "Kapıdan secde ederek girin!" dedik. Onlara: "Cumartesi günü yasağını çiğnemeyin!" diyerek onlardan kesin bir söz aldık.

Süleyman Ateş

Söz vermeleri için Tur'u üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Secde ederek kapıdan girin!" dedik. Ve onlara: "Cumartesi(yasakları)nı çiğnemeyin!" dedik. Ve onlardan sağlam bir söz aldık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan söz almak için Tur dağını üzerlerine kaldırmıştık. Bir de onlara: "O kapıdan secde ederek girin" demiştik. Onlara "Cumartesi günleri aşırı gitmeyin" demiştik, onlardan bu konularda sağlam söz almıştık.

Şaban Britch

Söz vermeleri için dağı onların tepesine kaldırdık. Onlara: Kapıdan secde ederek girin dedik. Onlara, cumartesi günü yasağını çiğnemeyin! diyerek onlardan kesin bir söz aldık.

Şaban Piriş

Söz vermeleri sebebiyle dağı onların tepesine kaldırdık. Onlara: - Kapıdan secde ederek girin dedik. Onlara, Cumartesi günü yasağını çiğnemeyin! diyerek onlardan kesin bir söz aldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Kesin söz vermeleri için Tur'u üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Kapıdan secde ederek girin." dedik. Onlara şunu da söyledik: "Cumartesi gününde azgınlık yapmayın." Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We stabilized the Mount above them when it shook with such fits of awe for the profound reverence dutiful to Allah as We made a covenant with them, and We said to them: "Make entry into this town AL-Quds (Jerusalem) but humble yourselves and bow your knees to Me as you go through the gate. " And We said to them: "Do not break the Sabbath We set apart for rest and worship," and We entered with them into a paramount covenant and they, with a strong oath, expressed their obligation and solemn promise to bind themselves by it.

Abdul Haleem

We made the mountain tower high above them at their pledge; We said to them, ‘Enter the gate humbly,’ and, ‘Do not break the Sabbath,’ and took a solemn pledge from them.

Abdullah Yusuf Ali

And for their covenant we raised over them (the towering height) of Mount (Sinai); and (on another occasion) we said: "Enter the gate with humility"; and (once again) we commanded them: "Transgress not in the matter of the sabbath." And we took from them a solemn covenant.

Abul A'la Maududi

and We raised the Mount high above them and took from them a covenant dipnot 1 (to obey the commandment), and ordered them: 'Enter the gate in the state of prostration.' dipnot 2 And We said to them: 'Do not violate the law of the Sabbath', and took from them a firm covenant. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This 'manifest commandment' refers to the commandments hichhad been handed over to Moses on tablets. (For a more detailed account of this incident see (Surah al-A'raf 7, verses 143 ff.).The covenant referred to here is that which had been entered into by the representatives of Israel in the valley of Mount Sinai. For this see (Surah al-Baqarah 2: 63 )and (Surah al-A'raf 7:171.)
  2. metne dön, dipnot 2
    See Towards Understanding the Qur'an. vol. I, (Surah 2: 58-9 and n. 75).
  3. metne dön, dipnot 3
    See ibid., ( Surah 2: 65 and nn. 82-3).

Aisha Bewley

We lifted up the Mount above their heads in accordance with the covenant they had made, and We said to them, ‘Enter the gate prostrating,’ and We said to them, ‘Do not break the Sabbath,’ and We made a binding covenant with them.

Al-Hilali & Khan

And for their covenant, We raised over them the Mount and (on the other occasion) We said: "Enter the gate prostrating (or bowing) with humility;" and We commanded them: "Transgress not (by doing worldly works) on the Sabbath (Saturday)." And We took from them a firm covenant[1].

Ali Quli Qarai

And We raised the Mount above them for the sake of their covenant, and We said to them, ‘Enter the gate prostrating’ and We said to them, ‘Do not violate the Sabbath,’ and We took from them a solemn covenant.

Amatul Rahman Omar

And We raised the Mount above them while taking their covenant (at the foot of the Mount), and We said to them, `Enter the gate (of the town) submissively,' and We said to them, `Do not violate the (law of) Sabbath. ' And We took from them a solemn covenant.

Arthur John Arberry

And We raised above them the Mount, taking compact with them; and We said to them, 'Enter in at the gate, prostrating'; and We said to them, 'Transgress not the Sabbath'; and We took from them a solemn compact.

Bijan Moeinian

I raised the Mount Sinai over them and took the most serious covenant from them [to follow the orders of God. But when ] I asked them to enter the city [of Jerusalem and purify it from the disbelievers, they said: "Moses, you and your God go conquer the city and then we will enter in!] I also asked them to take off on Saturdays and rest [but they disobeyed this commandment too.]

E. Henry Palmer

And we held over them the mountain at their compact, and said to them, 'Enter ye the door adoring;' and we said to them, 'Transgress not on the Sabbath day,' and we took from them a rigid compact.

Edip-Layth

We raised the mount to be above because of the covenant they took, and We said to them, "Enter the passage by prostrating." We also said to them, "Do not transgress the Sabbath;" and We took from them a solemn covenant.

George Sale

And we lifted the mountain of Sinai over them, when we exacted from them their covenant; and said unto them, enter the gate of the city worshipping. We also said unto them, transgress not on the sabbath day. And we received from them a firm covenant, that they would observe these things.

Hamid S. Aziz

And We held over them the mountain (Sinai) for their covenant, and said to them, "Enter you the door prostrate (in humility, worship or adoration);" and We said to them, "Transgress not on the Sabbath day", and We took from them a firm covenant.

Mahmoud Ghali

And We raised above them the Tûr, (Mount) (taking) compact with them. And We said to them, "Enter in at the gate, constantly prostrating." And We said to them, "Do not be aggressors on the Sabbath, " (Mount) and We took from them a solemn compact.

Marmaduke Pickthall

And We caused the Mount to tower above them at (the taking of) their covenant: and We bade them: Enter the gate, prostrate! and We bode them: Transgress not the Sabbath! and We took from them a firm covenant.

Mohamed Ahmed - Samira

We exalted them on the Mount, and they gave a solemn pledge, and We said to them: "Enter the gates submissively," and told them: "Do not break the Sabbath," and took a solemn pledge from them.

Muhammad Asad

raising Mount Sinai high above them in witness of their solemn pledge. And We said unto them, "Enter the gate humbly"; and We told them, "Do not break the Sabbath-law"; and We accepted from them a most solemn pledge.

Mustafa Khattab

We raised the Mount over them ˹as a warning˺ for ˹breaking˺ their covenant and said, "Enter the gate ˹of Jerusalem˺ with humility." We also warned them, “Do not break the Sabbath,” and took from them a firm covenant.

Progressive Muslims

And We raised the mount above them for the covenant they took, and We said to them: "Enter the gate while prostrating," and We said to them: "Do not transgress the Sabbath," and We took from them a solemn covenant.

Rashad Khalifa

And we raised Mount Sinai above them, as we took their covenant. And we said to them, "Enter the gate humbly." And we said to them, "Do not desecrate the Sabbath." Indeed, we took from them a solemn covenant.

Sahih International

And We raised over them the mount for [refusal of] their covenant; and We said to them, "Enter the gate bowing humbly", and We said to them, "Do not transgress on the sabbath", and We took from them a solemn covenant.

Sam Gerrans

And We raised above them the mount for their agreement; and We said to them: “Enter the gate in submission”; and We said to them: “Transgress not the Sabbath”; and We took from them a stern agreement.

Shabbir Ahmed

Then We made a Covenant with them at the raised Mount Sinai as a witness. We said to them, "Enter the gate of the town humbly (2:63)." And We said to them, "Do not violate the Sabbath." Indeed We had made with them a Solemn Covenant.

Syed Vickar Ahamed

And for their holy promise We raised over them (the towering height) of Mount (Sinai); And (on another occasion), We said: "Enter the gate prostrating (bowing) with humility ;" And (once again) We commanded them: "Do not transgress in the matter of the Sabbath. " And We took from them a truly holy promise.

Taqi Usmani

We raised the (Mount of) Tūr high over them for binding them to the pledge, and We said to them, "Do not transgress in (the matter of) the Sabbath." We took from them a firm pledge.

The Monotheist Group

And We raised the mount above them by the covenant they took, and We said to them: "Enter the passageway by crouching." And We said to them: "Do not transgress the Sabbath;" and We took from them a solemn covenant.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 154. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 154. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 154. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩