Neml suresi

Neml suresi, 68. ayet

Neml suresi, 68. ayet. لَقَدْ وُعِدْنَا هَٰذَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا مِن قَبْلُ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

leḳad vu`idnâ hâẕâ naḥnü veâbâünâ min ḳablü in hâẕâ illâ esâṭîru-l'evvelîn.

Diyanet İşleri

"Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 65–71 · surenin 68. ayeti / 93
  1. Neml 65

    De ki: "Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler."

  2. Neml 66

    Ahiret (gününün gerçekleşeceği) hakkında bilgi (peygamberler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.

  3. Neml 67

    İnkar edenler dediler ki: "Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?"

  4. 68

    "Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

  5. Neml 69

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."

  6. Neml 70

    Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.

  7. Neml 71

    Onlar, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

68. “Andolsun ki bu tehdit” yani öldükten sonra diriliş “hem bize hem de daha önce atalarımıza yapılmıştı.” Ancak başımıza böyle bir şey gelmedi ve buna dair bir örnek de görmedik. “Bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değil!” Bunlar, kendileriyle oyalanılan, vakit geçirilen, aslı-astarı olmayan, doğru olma ihtimali de bulunmayan geçmişlere ait haberler ve hikayelerdir.

u buyruklarla Allah, yalanlayanların hallerine dair verdiği haberlerde önce onların, âhiretin ne zaman gerçekleşeceğini bilemediklerini, daha sonra onların âhiret hakkındaki bilgilerinin zayıf olduğunu, daha sonra bu bilgilerinin şüpheden ibaret olduğunu, daha sonra ise onların bu hususta kör ve basiretsiz olduklarını, en sonda da onların âhireti büsbütün inkâr ederek bunun gerçekleşmesinin çok uzak bir ihtimal olduğunu ileri sürdüklerini haber vermektedir. Yani bu sebeplerden ötürü kalplerinden âhiret korkusu çıkıp gitmiştir. Bundan dolayı da Allah’a isyanı gerektiren işleri yapmaya kalkışmışlar, kolaylıkla hakkı yalanlamış, batılı tasdik etmişlerdir. Arzu ve isteklerini yerine getirmeyi ibadetleri ifa etmeye tercih etmişler, bunun sonucunda da dünya ve âhiretlerini kaybetmişlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhakkak hepimizin yeniden dirileceği, bize ve daha önce yaşamış atalarımıza vadedilmişti. Biz bu vaadin gerçek olduğunu düşünmüyoruz. Hepimize vadedilen bu vaat, eskilerin kitaplarında yazdıkları yalanlarından başka bir şey değildir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَقَدْ lekad andolsun
  2. وُعِدْنَا vuidna vadedildi (yapıldı) kök: وعد
  3. هَـٰذَا haza bu (tehdid)
  4. نَحْنُ nehnu bize
  5. وَءَابَآؤُنَا ve aba'una ve atalarımıza kök: ابو
  6. مِن min
  7. قَبْلُ kablu önceden kök: قبل
  8. إِنْ in değildir
  9. هَـٰذَآ haza bu
  10. إِلَّآ illa başka bir şey
  11. أَسَـٰطِيرُ esatiru masallarından kök: سطر
  12. ٱلْأَوَّلِينَ l-evveline öncekilerin kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir.

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye,…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    "Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen…

  • Aynı kök: سطر (16 geçiş)

    İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her…

  • Ortak kavram: Vaad

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Ortak kavram: Vaad

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki bu, daha önce bize de atalarımıza da vadedilmişti. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Mü'minûn 23:83, dipnot 4; Yâsîn 36:6, dipnot 4.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu bize ve atalarımıza bu vaad önceden de yapılmıştı. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değil."

Muhammed Esed

"Gerçek şu ki, bu bize ve atalarımıza daha önce de vaad edilmişti; eskilerin masallarından, efsanelerinden başka bir şey değil bu!"

Ahmed Hulusi

"Andolsun ki biz de önceki atalarımız da bununla tehdit edildik! Bu eskilerin masallarından başka bir şey değil. "

Ali Bulaç

"Andolsun, bu (azab ve dirilme tehdidi), bize ve daha önce atalarımıza va'dolunmuştur. Bu, olsa olsa geçmişlerin uydurma masallarından başkası değildir."

Ali Özek ve heyeti

Andolsun ki, bu tehdit bize yapıldığı gibi, daha önce atalarımıza da yapılmıştır. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.

Ali Rıza Safa

"Gerçek şu ki, bize sözü verilen, daha önce atalarımıza da söylenmişti. Öncekilerin söylencelerinden başka bir şey değil bu!"

Bayraktar Bayraklı

"Andolsun ki bu tehdit, bize ve atalarımıza daha önce de söylendi. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

Edip Yüksel

"Bize ve atalarımıza da daha önce aynı söz verilmişti. Bunlar geçmişlerin masallarından başka bir şey değildir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bize ve atalarımıza da daha önce aynı söz verilmişti. Bunlar geçmişlerin masallarından başka bir şey değildir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yemin ederiz ki, bu tehdit bize de bundan önce atalarımıza da yapıldı. Bu, eskilerin masallarından başka birşey değildir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Yemin ederiz ki bu bize de va'dolundu bundan evvel atalarımıza da, bu, eskilerin esatirinden başka bir şey değil

Erhan Aktaş

"Ant olsun, bu bize söylenen daha önce atalarımıza da söylenmişti. Ancak bunlar evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ant olsun, bu bize söylenen daha önce atalarımıza da söylenmişti. Ancak bunlar evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ant olsun, bu bize söylenen daha önce atalarımıza da söylenmişti. Ancak bunlar evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir." dediler.

Gültekin Onan

"Andolsun, bu (azab ve dirilme tehdidi) bize ve daha önce atalarımıza vaadolunmuştur. Bu, olsa olsa geçmişlerin uydurma masallarından başkası değildir."

Hasan Basri Çantay

"Andolsunki (şimdi) bu tehdid bize (yapıldığı gibi) daha önce atalarımıza da yapılmışdır. Bu, evvelkilerin düzme yalanlarından başka (bir şey) değildir".

İbni Kesir

Andolsun ki; bununla biz ve daha önce babalarımız tehdid edilmişlerdi. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.

Mehmet Alagaş

(65-75) De ki, Allah'tan başka göklerin ve yerin gaybını kimse bilemez , (Gayb; şahitliğe / idrake kapalı hakikat) tekrar diriltilmelerinin ne zaman olduğunun bilincinde değildirler / şuurunda değildirler. Aksine onlara ahiret konusundaki ilimler ard arda gelmesine rağmen ondan / ahiretten şüphe içindedirler, ayrıca ona karşı kördürler. (Zihinlerinin bir tarafı ahiret ne zaman diyor, adeta ne kadar vaktimiz kaldı bilelim diyor, bir taraf ise şüphe içinde) Kafirler dediler ki, babalarımız ve bizler toprak olduğumuz vakit çıkarılacak mıyız gerçekten? Kesinlikle bu, bize, önceki babalarımıza da vaat olunmuştu, bu kesinlikle evvel kilerin efsaneleridir. De ki gezin yeryüzünde , suçluların sonucu nasıl olmuş bakın. Onlara karşı üzülme, onların tuzaklarına karşı sıkı lma / darlanma. Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen ne zaman bu vaat? De ki o belki de acele istediğiniz şeyin bazısı sizin ensenizde olabilir / ansızın başınıza gelebilir. Kesinlikle Rabbinin insanlar üzerinde fazlı vardır, velakin onların çoğu teşekkür etmiyorlar. Elbette ki Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını pekâlâ bilir. Göklerde ve yerde kaybolan bir şey yoktur ancak apaçık bir kitaptadır

Rowwad Tercüme Merkezi

And olsun, bize de, daha önceki atalarımıza da bu vadedilmişti. Ama bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir.

Süleyman Ateş

"Bu tehdid, bize de; önceden atalarımıza da yapıldı. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

Süleymaniye Vakfı

Bize yapılan bu tehdit, daha önce atalarımıza da yapılmıştı. Bu, öncekilerin yazılarından başka bir şey değildir." dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen esatir (أَسَاطِيرُ) kelimesi, "bir şeye hiza vermek, saf tutturmak" anlamına gelen satr (سطر) kökünden türemiş olan usture (اسطورة) kelimesinin çoğuludur (Müfredat). Satara (سَطَرَ) fiilinin "yazı yazmak" anlamına gelmesi, harflerin hizaya sokulması, anlamlı bir şekilde sıralanması sebebiyledir. Dokuz yerde geçen esatiru'l-evvelin (أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ) ifadesi, Kur'an'da anlatılanların yeni olmadığını, önceki ilahi kitaplarda, diğer kitaplarda, yazıtlarda ya da anlatılarda zaten var olduğunu belirtmek için ayetleri görmezden gelenler tarafından kullanılan alaycı bir ifadedir. Bunu söyleyerek Kur'an'ın önceki ilahi kitapları tasdik etmesini de istismar etmişlerdir (En'am 6/25, Enfal 8/31, Nahl 16/24, Müminun 23/83, Furkan 25/5, Ahkaf 46/17, Kalem 68/15, Mutaffifin 83/13).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bize yapılan bu tehdit daha önce atalarımıza da yapılmıştı. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir."

Şaban Britch

Bize de; daha önceki atalarımıza da bu vadedilmişti. Ama bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir.

Şaban Piriş

Bize de; daha önceki atalarımıza da bu vaat edilmişti. Ama bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yemin olsun, bununla şimdi biz, önceden de atalarımız tehdit edildi. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değil."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"We" they add, "have been promised that before and so have our fathers; this is indeed nothing but fables of old".

Abdul Haleem

We have heard such promises before, and so did our forefathers. These are just ancient fables.’

Abdullah Yusuf Ali

"It is true we were promised this,- we and our fathers before (us): these are nothing but tales of the ancients."

Abul A'la Maududi

We were told about this and so were our forefathers before us. But these are no more than fairy tales that have been recounted from ancient times."

Aisha Bewley

We have been promised this before, we and our fathers. This is nothing but myths and legends of previous peoples.’

Al-Hilali & Khan

"Indeed we were promised this - we and our forefathers before (us), verily, these are nothing but tales of ancients."

Ali Quli Qarai

Certainly we and our fathers were promised this before. [But] these are just myths of the ancients.’

Amatul Rahman Omar

`We have been surely given this promise once before (this) and also our forefathers. But such a thing is nothing but tales of the ancients.'

Arthur John Arberry

We have been promised this, and our fathers before; this is naught but the fairy-tales of the ancients. '

Bijan Moeinian

"We are told these [none senses] in the past. These are nothing but mythology type of stories."

E. Henry Palmer

We were promised this, we and our fathers before us, this is nothing but old folks' tales!'

Edip-Layth

"We have been promised this, both us and our fathers before. This is nothing but tales of the ancients!"

George Sale

Verily we have been threatened with this, both we and our fathers, heretofore. This is no other than fables of the ancients.

Hamid S. Aziz

And those who disbelieved say, "What! When we have become dust and (or like) our fathers, shall we indeed be brought forth?

Mahmoud Ghali

Indeed, we have already been promised this, we and our fathers earlier. Decidedly this is (nothing) except myths of the earliest (people)."

Marmaduke Pickthall

We were promised this, forsooth, we and our fathers. (All) this is naught but fables of the men of old.

Mohamed Ahmed - Samira

Indeed we and our fathers had been promised this before. It is nothing but the earlier people's lore."

Muhammad Asad

Indeed, we were promised this - we and our forefathers - in the past as well; it is nothing but fables of ancient times!"

Mustafa Khattab

We have already been promised this, as well as our forefathers earlier. This is nothing but ancient fables!"

Progressive Muslims

"We have been promised this, both us and our fathers before. This is nothing but tales of the ancients!"

Rashad Khalifa

"We have been given the same promise in the past. These are nothing but tales from the past."

Sahih International

We have been promised this, we and our forefathers, before. This is not but legends of the former peoples."

Sam Gerrans

“We have been promised this, we and our fathers, before; this is only legends of the former peoples.”

Shabbir Ahmed

Indeed we were promised this, and our forefathers. It is nothing but fables of ancient times."

Syed Vickar Ahamed

"Indeed, we were promised this— We and our fathers before (us): These are nothing but the stories of the old. "

Taqi Usmani

Indeed, it was promised to us and to our fathers even before this. This is nothing but the tales of the ancients."

The Monotheist Group

"We have been promised this, both us and our fathers before. This is nothing except fictional tales of old!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 68. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 68. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 68. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩