Diyanet İşleri
Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
Neml suresi
Neml suresi, 70. ayet. وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُن فِى ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُونَ
velâ taḥzen `aleyhim velâ tekün fî ḍayḳim mimmâ yemkürûn.
Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz ve suçluların sonu Neml 67–75 3
İnkar edenler dediler ki: "Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?"
"Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
Onlar, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.
De ki: "Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır."
Şüphesiz senin Rabbin insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak onların çoğu şükretmezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
70. Yani şu yalanlayanların haline ve onların iman etmeyişlerine kederlenme, ey Muhammed! Çünkü sen onların kötü olduklarını, hayra elverişli olmadıklarını bilseydin, üzülmezdin. Diğer taraftan kurdukları hile ve tuzaklar dolayısıyla tedirgin de olma, kalbine bir darlık da gelmesin. Çünkü onların kurdukları tuzaklar, sonunda başlarına geçecektir: “Onlar bu tuzağı kurarlarken, Allah da bunun karşılığında kendilerine tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranlara karşılık verenlerin en hayırlısıdır.” (el-Enfâl, 8/30)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Müşriklerin senin davetinden yüz çevirmelerine üzülme! Kurdukları tuzaklarından ötürü de için daralmasın! Yüce Allah, onlara karşı sana yardım edecektir.
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Aynı kök: حزن (42 geçiş)
Sabret! Senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: حزن (42 geçiş)
Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve…
Aynı kök: ضيق (13 geçiş)
Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır,…
Aynı kök: مكر (43 geçiş)
Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Aynı kök: مكر (43 geçiş)
İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine…
Aynı kök: مكر (43 geçiş)
Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız" derler. Allah, elçilik görevini…
Aynı kök: حزن (42 geçiş)
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…
Aynı kök: حزن (42 geçiş)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlardan dolayı üzülme; dipnot 1 kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden sıkıntı içinde olma!
Yine de sen onlar için hüzünlenme! Ve onların hile ve desiselerinden dolayı sıkıntılanma!
Fakat sen yine de onlar için kaygılanma; (Allah'ın mesajlarına karşı) ileri sürdükleri asılsız iddialardan ötürü de canını sıkma.
Onlar üzerine mahzun olma. . . Kurmakta oldukları hilelerinden sıkıntı da duyma!
Sen, onlara karşı hüzne kapılma ve kurdukları tuzaklardan dolayı sıkıntı içinde olma.
(Rasûlüm!) Onların yüzünden tasalanma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü sıkıntı duyma.
Onlar için üzülme; çevirdikleri dalaverelerden dolayı da kaygılanma.
Onların yüzünden tasalanma! Kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden canını sıkma!
Onlara üzülme, planladıkları şeylerden ötürü de canını sıkma.
Onlara üzülme, planladıkları şeylerden ötürü de canını sıkma.
Onlara karşı üzülme ve yaptıkları hileler yüzünden bir darlığa düşme!
Ve onlara karşı mahzun olma, yaptıkları mekirlerden bir darlığa da düşme
Onlar için üzülme! Yaptıkları planlardan dolayı canını sıkma.
Onlar için üzülme! Yaptıkları planlardan dolayı canını sıkma.
Onlar için üzülme! Yaptıkları planlardan dolayı canını sıkma.
Sen, onlara karşı hüzne kapılma ve kurdukları tuzaklardan dolayı sıkıntı içinde olma.
(Habibim) onlara karşı tasalanma. Kurmakda oldukları tuzaklardan dolayı da darlıkda olma.
Üzülme onlara. Düzenlerinden dolayı da sıkılma.
(65-75) De ki, Allah'tan başka göklerin ve yerin gaybını kimse bilemez , (Gayb; şahitliğe / idrake kapalı hakikat) tekrar diriltilmelerinin ne zaman olduğunun bilincinde değildirler / şuurunda değildirler. Aksine onlara ahiret konusundaki ilimler ard arda gelmesine rağmen ondan / ahiretten şüphe içindedirler, ayrıca ona karşı kördürler. (Zihinlerinin bir tarafı ahiret ne zaman diyor, adeta ne kadar vaktimiz kaldı bilelim diyor, bir taraf ise şüphe içinde) Kafirler dediler ki, babalarımız ve bizler toprak olduğumuz vakit çıkarılacak mıyız gerçekten? Kesinlikle bu, bize, önceki babalarımıza da vaat olunmuştu, bu kesinlikle evvel kilerin efsaneleridir. De ki gezin yeryüzünde , suçluların sonucu nasıl olmuş bakın. Onlara karşı üzülme, onların tuzaklarına karşı sıkı lma / darlanma. Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen ne zaman bu vaat? De ki o belki de acele istediğiniz şeyin bazısı sizin ensenizde olabilir / ansızın başınıza gelebilir. Kesinlikle Rabbinin insanlar üzerinde fazlı vardır, velakin onların çoğu teşekkür etmiyorlar. Elbette ki Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını pekâlâ bilir. Göklerde ve yerde kaybolan bir şey yoktur ancak apaçık bir kitaptadır
Onlar için üzülme, kurdukları tuzaklardan da sıkıntıya düşme!
(Ey Muhammed) onlar(ın sözlerin)e üzülme, tuzak kurmalarından da sıkılma.
Onlara üzülme, plan kurmalarından dolayı da için daralmasın dipnot 1 .
Sen onlara üzülme; kurdukları oyundan dolayı için daralmasın.
Onlar için üzülme, kurdukları tuzaklardan da sıkıntıya düşme!
Onlar için üzülme, kurdukları tuzaklardan da sıkıntıya düşme!
Onlar yüzünden tasalanma. Kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
And do not be grieved at heart for their denial of the divine message nor for their hearts which dare rise defiant against Allah, nor should you be sorely distressed on account of their cunning which they take for a sinister and crooked wisdom.
[Prophet], do not grieve over them; do not be distressed by their schemes.
But grieve not over them, nor distress thyself because of their plots.
(O Prophet), do not grieve over them, nor be distressed at their designs. dipnot 1
Do not grieve over them and do not let the plots they make distress you.
And grieve you not over them, nor be straitened (in distress) because of what they plot.
Do not grieve for them, and do not be upset by their guile.
(Prophet!) do not grieve for them, nor feel distressed on account of their (hostile) intrigues (against you).
Do not sorrow for them, nor be thou straitened for what they devise.
[O’ Mohammad, ] Do not feel sorry for them and do not worry about their threatening plans.
and grieve not for them, and be not straitened at what they plot. '
Do not be saddened for them, and do not be distraught for what they plot.
And be not thou grieved for them; neither be thou in any concern on account of the plots which they are contriving against thee.
Say, "Travel in the land and see the nature of the sequel for the guilty!
And do not grieve for them nor be straitened for what they scheme.
And grieve thou not for them, nor be in distress because of what they plot (against thee).
Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
But do not grieve over them, and neither be distressed by the false arguments which they devise [against Gods messages].
Do not grieve for them, nor be distressed by their schemes.
And do not be saddened for them, and do not be distraught for what they plot.
Do not grieve over them, and do not be annoyed by their scheming.
And grieve not over them or be in distress from what they conspire.
And grieve thou not over them, nor be thou in distress because of what they scheme.
And grieve not for them, nor distress yourself because of their plots. "
But do not feel sad for them, and do not pain yourself because of their plots.
And do not grieve for them, nor should your heart be straitened because of what they plan.
And do not be saddened for them, and do not be distraught for what they plot.