Neml suresi

Neml suresi, 69. ayet

Neml suresi, 69. ayet. قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ

ḳul sîrû fi-l'arḍi fenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lmücrimîn.

Diyanet İşleri

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 66–72 · surenin 69. ayeti / 93
  1. Neml 66

    Ahiret (gününün gerçekleşeceği) hakkında bilgi (peygamberler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.

  2. Neml 67

    İnkar edenler dediler ki: "Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?"

  3. Neml 68

    "Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

  4. 69

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."

  5. Neml 70

    Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.

  6. Neml 71

    Onlar, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.

  7. Neml 72

    De ki: "Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

69. Daha sonra Yüce Allah, Peygamberlerin verdikleri haberlerin doğruluğuna dikkatleri çekerek şöyle buyurmaktadır: “De ki: Yeryüzünde gezin de günahkârların akıbetinin nasıl olduğuna bir bakın!” Siz, isyanlarını sürdürdüğü halde âkıbeti pek feci olmayan tek bir günahkâr kavim bulamayacaksınız. Zira Allah onları hallerine uygun bir şekilde felaketlere ve cezalara çarptırmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Öldükten sonra yeniden dirilişi inkâr edenlere de ki: “Yeryüzünün her tarafına gidin ve yeniden dirilişi yalanlayan mücrimlerin sonlarının nasıl olduğuna dikkatlice bir bakın. Bunu yalanlamaları sebebiyle onları helak ettik.''

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. سِيرُوا۟ siru yürüyün (gezin) kök: سير
  3. فِى fi
  4. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  5. فَٱنظُرُوا۟ fenzuru ve görün kök: نظر
  6. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  7. كَانَ kane olduğunu kök: كون
  8. عَـٰقِبَةُ aakibetu sonunun kök: عقب
  9. ٱلْمُجْرِمِينَ l-mucrimine suçluların kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."

  • Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da,…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da, günahı tabiat haline getirenlerin sonu ne olmuş, görün!"

Muhammed Esed

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da (böyle diyerek) günaha gömülüp gitmiş olanların sonunu görün!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Arzda seyredin de, suçluların sonu nasıl oldu, bir bakın. "

Ali Bulaç

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, suçlu günahkarların nasıl bir sona uğradıklarını görün"

Ali Özek ve heyeti

De ki: Yeryüzünde gezin de, günahkârların akıbeti nice oldu, görün!

Ali Rıza Safa

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Yeryüzünde gezin de, günahkarların akıbetinin ne olduğunu bir görün!"

Edip Yüksel

De ki: "Yeryüzünü dolaşın da suçluların sonunun ne olduğuna bir bakın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Yeryüzünü dolaşın da suçluların sonunun ne olduğuna bir bakın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Hele yeryüzünde bir dolaşın da bakın suçluların sonu ne olmuş?

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki; hele, Arzda bir gezinin de bakın mücrimlerin akıbeti nasıl olmuş?

Erhan Aktaş

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, mücrimlerin sonları nasıl olmuş bir görün?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, mücrimlerin dipnot 1 sonları nasıl olmuş bir görün?"

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Suçlu, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, suçluların sonları nasıl olmuş bir görün?"

Gültekin Onan

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, suçlu günahkarların nasıl bir sona uğradıklarını görün."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Yerde gezin (dolaşın) da günahkarların sonu nice olmuşdur, görün".

İbni Kesir

De ki: Yeryüzünde gezinin de suçluların sonunun nasıl olduğunu görün.

Mehmet Alagaş

(65-75) De ki, Allah'tan başka göklerin ve yerin gaybını kimse bilemez , (Gayb; şahitliğe / idrake kapalı hakikat) tekrar diriltilmelerinin ne zaman olduğunun bilincinde değildirler / şuurunda değildirler. Aksine onlara ahiret konusundaki ilimler ard arda gelmesine rağmen ondan / ahiretten şüphe içindedirler, ayrıca ona karşı kördürler. (Zihinlerinin bir tarafı ahiret ne zaman diyor, adeta ne kadar vaktimiz kaldı bilelim diyor, bir taraf ise şüphe içinde) Kafirler dediler ki, babalarımız ve bizler toprak olduğumuz vakit çıkarılacak mıyız gerçekten? Kesinlikle bu, bize, önceki babalarımıza da vaat olunmuştu, bu kesinlikle evvel kilerin efsaneleridir. De ki gezin yeryüzünde , suçluların sonucu nasıl olmuş bakın. Onlara karşı üzülme, onların tuzaklarına karşı sıkı lma / darlanma. Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen ne zaman bu vaat? De ki o belki de acele istediğiniz şeyin bazısı sizin ensenizde olabilir / ansızın başınıza gelebilir. Kesinlikle Rabbinin insanlar üzerinde fazlı vardır, velakin onların çoğu teşekkür etmiyorlar. Elbette ki Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını pekâlâ bilir. Göklerde ve yerde kaybolan bir şey yoktur ancak apaçık bir kitaptadır

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Yeryüzünde gezip, günahkârların sonunun nasıl olduğunu bir görün.”

Süleyman Ateş

De ki: "Yeryüzünde yürüyün de suçluların sonunun nasıl olduğunu görün."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Yeryüzünü dolaşın da suçluların sonunun ne olduğuna bir bakın."

Şaban Britch

Yeryüzünde yürüyün ve bakın, günahkârların sonu nasıl olmuştur? de!

Şaban Piriş

-Yeryüzünde yürüyün ve bakın, günahkarların sonu nasıl olmuştur? de!

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da bir bakın nice olmuştur günahkarların sonu!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "Journey the land and open your minds' eyes to see for yourselves the fatal consequence which united all those who persisted in crime".

Abdul Haleem

[Prophet], say, ‘Travel through the earth and see how the evildoers ended up.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Go ye through the earth and see what has been the end of those guilty (of sin)."

Abul A'la Maududi

Say: "Go about through the earth and see what has been the end of the evil-doers." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This brief sentence contains two strong arguments for the Hereafter as well as admonition:

Aisha Bewley

Say: ‘Travel about the earth and see the final fate of the evildoers. ’

Al-Hilali & Khan

Say to them (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) "Travel in the land and see how has been the end of the Mujrimûn (criminals, those who denied Allâh’s Messengers and disobeyed Allâh)."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Travel over the land and then observe how was the fate of the guilty. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `Travel through the land and behold how (evil) has been the end of those who cut off their ties (with God). '

Arthur John Arberry

Say: 'Journey in the land, then behold how was the end of the sinners. '

Bijan Moeinian

In response, tell them: "Roam the earth and see [with your own eyes] what happened to the unbelievers before you. "

E. Henry Palmer

Say, 'Journey on through the land and see how was the end of the sinners!

Edip-Layth

Say, "Roam the earth and see what the end of the criminals was."

George Sale

Say unto them, pass through the earth, and see what hath been the end of the wicked.

Hamid S. Aziz

"We were promised this, we and our fathers before us, this is nothing but ancient fables. "

Mahmoud Ghali

Say, "Travel in the earth, then look into how was the end of the criminals. "

Marmaduke Pickthall

Say (unto them, O Muhammad): Travel in the land and see the nature of the sequel for the guilty!

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Travel in the land and see how (bad) was the end of sinners. "

Muhammad Asad

Say: "Go all over the earth and behold what happened in the end to those [who were thus] lost in sin!"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Travel throughout the land and see the fate of the wicked."

Progressive Muslims

Say: "Roam the Earth and see how was the end of the criminals. "

Rashad Khalifa

Say, "Roam the earth and note the consequences for the guilty."

Sahih International

Say, [O Muúammad], "Travel through the land and observe how was the end of the criminals. "

Sam Gerrans

Say thou: “Travel in the earth and see how was the final outcome of the lawbreakers.”

Shabbir Ahmed

Say, "Travel in the land and see what has been the end of the guilty. "

Syed Vickar Ahamed

Say to them: "Travel through the earth and see what is the end of the criminals. "

Taqi Usmani

Say, "Travel in the land and see how was the fate of the sinners."

The Monotheist Group

Say: "Roam the earth and see how was the end of the criminals."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 69. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 69. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 69. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩