Diyanet İşleri
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
Neml suresi
Neml suresi, 69. ayet. قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ
ḳul sîrû fi-l'arḍi fenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lmücrimîn.
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz ve suçluların sonu Neml 67–75 3
Ahiret (gününün gerçekleşeceği) hakkında bilgi (peygamberler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.
İnkar edenler dediler ki: "Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?"
"Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
Onlar, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.
De ki: "Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
69. Daha sonra Yüce Allah, Peygamberlerin verdikleri haberlerin doğruluğuna dikkatleri çekerek şöyle buyurmaktadır: “De ki: Yeryüzünde gezin de günahkârların akıbetinin nasıl olduğuna bir bakın!” Siz, isyanlarını sürdürdüğü halde âkıbeti pek feci olmayan tek bir günahkâr kavim bulamayacaksınız. Zira Allah onları hallerine uygun bir şekilde felaketlere ve cezalara çarptırmıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Öldükten sonra yeniden dirilişi inkâr edenlere de ki: “Yeryüzünün her tarafına gidin ve yeniden dirilişi yalanlayan mücrimlerin sonlarının nasıl olduğuna dikkatlice bir bakın. Bunu yalanlamaları sebebiyle onları helak ettik.''
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.
Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."
Aynı kök: سير (27 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da,…
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Onlara) de ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonu nasıl olmuş, bakın!" dipnot 1
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da, günahı tabiat haline getirenlerin sonu ne olmuş, görün!"
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da (böyle diyerek) günaha gömülüp gitmiş olanların sonunu görün!"
De ki: "Arzda seyredin de, suçluların sonu nasıl oldu, bir bakın. "
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, suçlu günahkarların nasıl bir sona uğradıklarını görün"
De ki: Yeryüzünde gezin de, günahkârların akıbeti nice oldu, görün!
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!"
De ki: "Yeryüzünde gezin de, günahkarların akıbetinin ne olduğunu bir görün!"
De ki: "Yeryüzünü dolaşın da suçluların sonunun ne olduğuna bir bakın."
De ki, 'Yeryüzünü dolaşın da suçluların sonunun ne olduğuna bir bakın.'
De ki: "Hele yeryüzünde bir dolaşın da bakın suçluların sonu ne olmuş?
De ki; hele, Arzda bir gezinin de bakın mücrimlerin akıbeti nasıl olmuş?
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, mücrimlerin sonları nasıl olmuş bir görün?"
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, mücrimlerin dipnot 1 sonları nasıl olmuş bir görün?"
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, suçluların sonları nasıl olmuş bir görün?"
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, suçlu günahkarların nasıl bir sona uğradıklarını görün."
De ki: "Yerde gezin (dolaşın) da günahkarların sonu nice olmuşdur, görün".
De ki: Yeryüzünde gezinin de suçluların sonunun nasıl olduğunu görün.
(65-75) De ki, Allah'tan başka göklerin ve yerin gaybını kimse bilemez , (Gayb; şahitliğe / idrake kapalı hakikat) tekrar diriltilmelerinin ne zaman olduğunun bilincinde değildirler / şuurunda değildirler. Aksine onlara ahiret konusundaki ilimler ard arda gelmesine rağmen ondan / ahiretten şüphe içindedirler, ayrıca ona karşı kördürler. (Zihinlerinin bir tarafı ahiret ne zaman diyor, adeta ne kadar vaktimiz kaldı bilelim diyor, bir taraf ise şüphe içinde) Kafirler dediler ki, babalarımız ve bizler toprak olduğumuz vakit çıkarılacak mıyız gerçekten? Kesinlikle bu, bize, önceki babalarımıza da vaat olunmuştu, bu kesinlikle evvel kilerin efsaneleridir. De ki gezin yeryüzünde , suçluların sonucu nasıl olmuş bakın. Onlara karşı üzülme, onların tuzaklarına karşı sıkı lma / darlanma. Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen ne zaman bu vaat? De ki o belki de acele istediğiniz şeyin bazısı sizin ensenizde olabilir / ansızın başınıza gelebilir. Kesinlikle Rabbinin insanlar üzerinde fazlı vardır, velakin onların çoğu teşekkür etmiyorlar. Elbette ki Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını pekâlâ bilir. Göklerde ve yerde kaybolan bir şey yoktur ancak apaçık bir kitaptadır
De ki: “Yeryüzünde gezip, günahkârların sonunun nasıl olduğunu bir görün.”
De ki: "Yeryüzünde yürüyün de suçluların sonunun nasıl olduğunu görün."
De ki: "Yeryüzünü dolaşın da bir bakın bakalım, suçluların sonu nasıl olmuş dipnot 1 ."
De ki: "Yeryüzünü dolaşın da suçluların sonunun ne olduğuna bir bakın."
Yeryüzünde yürüyün ve bakın, günahkârların sonu nasıl olmuştur? de!
-Yeryüzünde yürüyün ve bakın, günahkarların sonu nasıl olmuştur? de!
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da bir bakın nice olmuştur günahkarların sonu!"
Say to them O Muhammad: "Journey the land and open your minds' eyes to see for yourselves the fatal consequence which united all those who persisted in crime".
[Prophet], say, ‘Travel through the earth and see how the evildoers ended up.’
Say: "Go ye through the earth and see what has been the end of those guilty (of sin)."
Say: "Go about through the earth and see what has been the end of the evil-doers." dipnot 1
Say: ‘Travel about the earth and see the final fate of the evildoers. ’
Say to them (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) "Travel in the land and see how has been the end of the Mujrimûn (criminals, those who denied Allâh’s Messengers and disobeyed Allâh)."
Say, ‘Travel over the land and then observe how was the fate of the guilty. ’
Say, `Travel through the land and behold how (evil) has been the end of those who cut off their ties (with God). '
Say: 'Journey in the land, then behold how was the end of the sinners. '
In response, tell them: "Roam the earth and see [with your own eyes] what happened to the unbelievers before you. "
Say, 'Journey on through the land and see how was the end of the sinners!
Say, "Roam the earth and see what the end of the criminals was."
Say unto them, pass through the earth, and see what hath been the end of the wicked.
"We were promised this, we and our fathers before us, this is nothing but ancient fables. "
Say, "Travel in the earth, then look into how was the end of the criminals. "
Say (unto them, O Muhammad): Travel in the land and see the nature of the sequel for the guilty!
Say: "Travel in the land and see how (bad) was the end of sinners. "
Say: "Go all over the earth and behold what happened in the end to those [who were thus] lost in sin!"
Say, ˹O Prophet,˺ "Travel throughout the land and see the fate of the wicked."
Say: "Roam the Earth and see how was the end of the criminals. "
Say, "Roam the earth and note the consequences for the guilty."
Say, [O Muúammad], "Travel through the land and observe how was the end of the criminals. "
Say thou: “Travel in the earth and see how was the final outcome of the lawbreakers.”
Say, "Travel in the land and see what has been the end of the guilty. "
Say to them: "Travel through the earth and see what is the end of the criminals. "
Say, "Travel in the land and see how was the fate of the sinners."
Say: "Roam the earth and see how was the end of the criminals."