Neml suresi

Neml suresi, 67. ayet

Neml suresi, 67. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا وَءَابَآؤُنَآ أَئِنَّا لَمُخْرَجُونَ

veḳâle-lleẕîne keferû eiẕâ künnâ türâbev veâbâünâ einnâ lemuḫracûn.

Diyanet İşleri

İnkar edenler dediler ki: "Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 64–70 · surenin 67. ayeti / 93
  1. Neml 64

    Yoksa, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayan ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var!? De ki, "Eğer doğru söyleyenler iseniz kesin delilinizi getirin."

  2. Neml 65

    De ki: "Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler."

  3. Neml 66

    Ahiret (gününün gerçekleşeceği) hakkında bilgi (peygamberler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.

  4. 67

    İnkar edenler dediler ki: "Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?"

  5. Neml 68

    "Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

  6. Neml 69

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."

  7. Neml 70

    Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

67. “Kâfirler dediler ki: Biz ve babalarımız toprak olduktan sonra mı, evet biz (bu haldeyken) mi (diriltilip kabirden) çıkartılacağız?!” Yani bu, imkânsız bir şeydir, çok uzak bir ihtimaldir. Onlar, kudreti kamil olanın kudretini, kendilerinin oldukça zayıf kudretlerine kıyas ederek bu sonuca varmışlardı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirler inkâr ederek şöyle dediler: “Ölüp, toprak olduktan sonra canlı olarak tekrar dirilmemiz hiç mümkün mü?''

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale dediler ki kök: قول
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَفَرُوٓا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  4. أَءِذَا eiza zaman mı?
  5. كُنَّا kunna olduğumuz kök: كون
  6. تُرَٰبًۭا turaben toprak kök: ترب
  7. وَءَابَآؤُنَآ ve aba'una ve babalarımız kök: ابو
  8. أَئِنَّا einna biz mi?
  9. لَمُخْرَجُونَ lemuhracune (diriltilip) çıkarılacağız kök: خرج

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş)

    Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona "ol" dedi. O da hemen…

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş)

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Bu yüzden, inkarda direnen kimseler şöyle dediler: "Ne yani, biz ve atalarımız toprağa karışıp gittikten sonra yeniden çıkarılacağız, öyle mi?

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, hakkı inkara şartlanmış olan kimseler: "Nasıl yani, biz ve atalarımız toz toprak olduktan sonra (topraktan yeniden) çıkarılacağız, öyle mi?" diyorlar.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler dediler ki: "Biz ve atalarımız toprak olduğumuzda, gerçekten çıkarılacak mıyız?"

Ali Bulaç

İnkar edenler dedi ki: "biz ve atalarımız toprak olduktan sonra mı, gerçekten biz mi dirilip çıkartılacakmışız?"

Ali Özek ve heyeti

İnkârcılar dediler ki: Sahi, biz ve atalarımız, toprak olduktan sonra, gerçekten (diriltilip) çıkarılacak mıyız?

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, şöyle dediler: "Biz ve atalarımız toprak olduğumuzda mı? Gerçekten çıkarılacak mıyız?"

Bayraktar Bayraklı

Nitekim inkarcılar şöyle diyorlar: "Şimdi biz ve atalarımız toz toprak olduktan sonra, gerçekten diriltilip çıkarılacak mıyız?"

Edip Yüksel

İnkar edenler dediler, "Biz ve atalarımız toprak olduktan sonra mı çıkarılacağız?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edenler dediler, 'Biz ve atalarımız toprak olduktan sonra mı çıkarılacağız?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve o küfredenler dediler ki: "Biz ve atalarımız toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz mutlaka yeniden diriltilecek miyiz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o küfredenler şöyle dediler: bir toprak olduğumuz vakıt mı biz ve atalarımız? Hakıkaten bizler mutlak çıkarılacak mıyız?

Erhan Aktaş

Kafirler: "Biz ve atalarımız toprak olduktan sonra, gerçekten de diriltilip çıkartılacak mıyız?" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler: "Biz ve atalarımız toprak olduktan sonra, gerçekten de diriltilip çıkartılacak mıyız?" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler: "Biz ve atalarımız toprak olduktan sonra, gerçekten de diriltilip çıkartılacak mıyız?" dediler.

Gültekin Onan

Küfredenler dedi ki: "Biz ve atalarımız toprak olduktan sonra mı, gerçekten biz mi dirilip çıkartılacakmışız?"

Hasan Basri Çantay

Küfr (ve inkar) edenler dedi (ler) ki: "Biz ve atalarımız birer toprak oldukdan sonra mı, hakıykaten biz mi mutlakaa (kabirlerinden) çıkarılanlar (tekrar diriltilecekler olacağız)"?

İbni Kesir

Küfredenler dediler ki: Biz ve babalarımız birer toprak olduktan sonra mı, doğrusu biz tekrar mı çıkarılacağız?

Mehmet Alagaş

(65-75) De ki, Allah'tan başka göklerin ve yerin gaybını kimse bilemez , (Gayb; şahitliğe / idrake kapalı hakikat) tekrar diriltilmelerinin ne zaman olduğunun bilincinde değildirler / şuurunda değildirler. Aksine onlara ahiret konusundaki ilimler ard arda gelmesine rağmen ondan / ahiretten şüphe içindedirler, ayrıca ona karşı kördürler. (Zihinlerinin bir tarafı ahiret ne zaman diyor, adeta ne kadar vaktimiz kaldı bilelim diyor, bir taraf ise şüphe içinde) Kafirler dediler ki, babalarımız ve bizler toprak olduğumuz vakit çıkarılacak mıyız gerçekten? Kesinlikle bu, bize, önceki babalarımıza da vaat olunmuştu, bu kesinlikle evvel kilerin efsaneleridir. De ki gezin yeryüzünde , suçluların sonucu nasıl olmuş bakın. Onlara karşı üzülme, onların tuzaklarına karşı sıkı lma / darlanma. Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen ne zaman bu vaat? De ki o belki de acele istediğiniz şeyin bazısı sizin ensenizde olabilir / ansızın başınıza gelebilir. Kesinlikle Rabbinin insanlar üzerinde fazlı vardır, velakin onların çoğu teşekkür etmiyorlar. Elbette ki Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını pekâlâ bilir. Göklerde ve yerde kaybolan bir şey yoktur ancak apaçık bir kitaptadır

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler: "Biz ve atalarımız, toprak olduktan sonra (mezarlarımızdan) mı çıkarılacağız?" dediler.

Süleyman Ateş

İnkar edenler dediler ki: "Biz de babalarımız da toprak olduktan sonra mı, biz mi (diriltilip) çıkarılacağız?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerini doğrulara kapatanlar şöyle derler: "Bizim ve atalarımızın toprak olduktan sonra mezardan çıkarılacağımız gerçek mi?

Şaban Britch

Kâfirler: Biz ve atalarımız, toprak olduktan sonra (mezarlarımızdan) mı çıkarılacağız? dediler.

Şaban Piriş

İnkar edenler: -Biz ve atalarımız, toprak olduktan sonra (mezarlarımızdan) mı çıkarılacağız? dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkarcılar dediler ki: "Biz ve atalarımız toprak olduktan sonra, gerçekten biz bundan sonra ortaya mı çıkarılacağız?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And yet the infidels still say: "Do you mean that after we and our fathers have been reduced to dust, we; can be resurrected!"

Abdul Haleem

So the disbelievers say, ‘What! When we and our forefathers have become dust, shall we be brought back to life again?

Abdullah Yusuf Ali

The Unbelievers say: "What! when we become dust,- we and our fathers,- shall we really be raised (from the dead)?

Abul A'la Maududi

The unbelievers say: "When we become dust, we and our forefathers, shall we really be brought out (from our graves)?

Aisha Bewley

Those who are kafir say, ‘When we and our fathers are turned to dust will we then be brought forth again?

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieve say: "When we have become dust - we and our fathers - shall we really be brought forth (again)?

Ali Quli Qarai

The faithless say, ‘What! When we and our fathers have become dust shall we indeed be raised [from the dead]?

Amatul Rahman Omar

And those who disbelieve say, `Is it that when we and our forefathers have been reduced to dust we shall really be brought forth (alive again)?

Arthur John Arberry

The unbelievers say, 'What, when we are dust, and our fathers, shall we indeed be brought forth?

Bijan Moeinian

The disbelievers [jokingly] say: "After having turned into the dust, we and our forefathers will be raised. "

E. Henry Palmer

And those who disbelieved said, 'What! when we have become dust and our fathers too, shall we indeed be brought forth?

Edip-Layth

Those who rejected said, "When we have become dust, as our fathers, shall we be brought out?"

George Sale

And the unblievers say, when we and our fathers shall have been reduced to dust, shall we be taken forth from the grave?

Hamid S. Aziz

Nay, but does their knowledge reach to the Hereafter? Nay, but they are in doubt concerning it. Nay, but they are blind thereto.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved have said, "When we are dust, and our fathers, surely will we indeed be brought out (of the graves)?

Marmaduke Pickthall

Yet those who disbelieve say: When we have become dust like our fathers, shall we verily be brought forth (again)?

Mohamed Ahmed - Samira

Those who do not believe, say: "When we and our fathers have turned to dust, how shall we be raised again?

Muhammad Asad

And so, they who are bent on denying the truth are saying: "What! After we have become dust - we and our forefathers - shall we [all], forsooth, be brought forth [from the dead]?

Mustafa Khattab

The disbelievers ask, "When we and our fathers are reduced to dust, will we really be brought forth ˹alive˺?

Progressive Muslims

And those who rejected said: "When we have become dust, as our fathers, shall we be brought out"

Rashad Khalifa

Those who disbelieved said, "After we turn into dust, and also our parents, do we get brought out?

Sahih International

And those who disbelieve say, "When we have become dust as well as our forefathers, will we indeed be brought out [of the graves]?

Sam Gerrans

And those who ignore warning say: “When we are dust, and our fathers, will we be brought forth?

Shabbir Ahmed

And so, they who are bent upon denial say, "What! After we have become dust, and our forefathers, shall we indeed be brought forth again?

Syed Vickar Ahamed

The unbelievers’ say: "What! When we become dust— We and our fathers— Will we truly be raised (from the dead)?

Taqi Usmani

And said those who disbelieved, "Is it that, when we and our fathers become dust,-is it that we shall really be brought forth?

The Monotheist Group

And those who rejected said: "When we have become dust, as our fathers, shall we be brought out?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 67. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 67. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 67. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩