Neml suresi

Neml suresi, 65. ayet

Neml suresi, 65. ayet. قُل لَّا يَعْلَمُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ٱلْغَيْبَ إِلَّا ٱللَّهُ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

ḳul lâ ya`lemü men fi-ssemâvâti vel'arḍi-lgaybe ille-llâh. vemâ yeş`urûne eyyâne yüb`aŝûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 62–68 · surenin 65. ayeti / 93

Konu "Allah mı hayırlı, yoksa ortak koştukları mı?" Neml 59–66 3

  1. Neml 62

    Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Ne kadar az düşünüyorsunuz!

  2. Neml 63

    Yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve rahmetinin önünden rüzgarları bir müjdeci olarak gönderen mi? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var!? Allah, onların ortak koştuklarından yücedir.

  3. Neml 64

    Yoksa, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayan ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var!? De ki, "Eğer doğru söyleyenler iseniz kesin delilinizi getirin."

  4. 65

    De ki: "Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler."

  5. Neml 66

    Ahiret (gününün gerçekleşeceği) hakkında bilgi (peygamberler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.

  6. Neml 67

    İnkar edenler dediler ki: "Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?"

  7. Neml 68

    "Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

65. Yüce Allah, göklerin ve yerin gaybını tek başına kendisinin bildiğini haber vermektedir. Nitekim Yüce Allah’ın şu buyrukları da bunu ifade etmektedir: “Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. Ondan başkası bunları bilmez. Karada ve denizde ne varsa O bilir. Bir yaprak düşmeyegörsün mutlaka O onu bilir. Yeryüzünün karanlıklarında tek bir tane (bile olsa) onu bilir; yaş ve kuru müstesnâ olmamak üzere hepsi apaçık bir Kitaptadır.” (el-En’am, 6/59); “Kıyametin bilgisi muhakkak Allah’ın nezdindedir. Yağmuru O indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiçbir nefis de hangi yerde öleceğini bilmez. Muhakkak Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.” (Lokman, 31/34) İşte bu ve diğer tüm gaybi hususların bilgisi Allah’a mahsustur. Bunları ne mukarreb bir melek, ne de mürsel bir nebi bilir. Bunları tek başına O bildiğine, bilgisiyle bütün sırları, bütün gizli saklıları kuşattığına göre ibadet de yalnızca O’na yapılmalıdır.

aha sonra Yüce Allah, âhireti yalanlayanların bilgilerinin ne kadar kıt olduğunu haber vermekte ve bu hususta bir noktadan, daha da açık olan bir başka noktaya geçerek şöyle buyurmaktadır: “Onlar, ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.” Yani öldükten sonra dirilişin, kabirlerden kalkışın ne zaman olacağını da bilmezler. Bundan dolayı bu diriliş için gerekli hazırlıkları yapmıyorlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- De ki: "Göklerde olan melekler ve yerde olan insanlardan hiç kimse gaybı bilemez. Sadece Yüce Allah, onu bilir. Ayrıca göklerde ve yerde olanların hiçbirisi karşılıklarını almak üzere Yüce Allah’ın huzurunda ne zaman yeniden diriltileceklerini bilemezler."

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُل kul de ki kök: قول
  2. لَّا la
  3. يَعْلَمُ yea'lemu bilmez kök: علم
  4. مَن men kimse
  5. فِى fi
  6. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  7. وَٱلْأَرْضِ vel'erdi ve yerde kök: ارض
  8. ٱلْغَيْبَ l-gaybe gaybı kök: غيب
  9. إِلَّا illa başka
  10. ٱللَّهُ ۚ llahu Allah'tan kök: اله
  11. وَمَا ve ma ve
  12. يَشْعُرُونَ yeş'urune bilmezler kök: شعر
  13. أَيَّانَ eyyane ne zaman
  14. يُبْعَثُونَ yub'asune dirileceklerini kök: بعث

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az",…

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Yusuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, "Andolsun, (senin Yusuf olduğunun) farkında değillerken onların bu…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş)

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı (bilinemeyeni) bilemez." dipnot 1 Onlar ne zaman diriltileceklerini de bilemezler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet gaybı Yüce Allah'tan başka hiç kimsenin bilemeyeceğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: Bakara 2:33; Hûd 11:123; Nahl 16:77; Kehf 18:26; Fâtır 35:38; Hucurât 49:18.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Göklerde ve yerde Allah'tan başka hiç kimse, idraki aşan hakikatleri asla kavrayamaz; hiç kimse öldükten sonra ne zaman diriltileceğini de bilemez.

Muhammed Esed

De ki: "Göklerde ve yerde olan hiç kimse, (yani) Allah'tan başka (hiç kimse,) yaratılmışların duyu ve tasavvur alanı dışında kalan gerçekleri bilemez". (Yaratılmış olanlar) öldükten sonra ne zaman diriltileceklerini de bilemezler;

Ahmed Hulusi

De ki: "Semalarda ve arzda gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. . . Ne zaman ba's olunacaklarına da şuurları yoktur!"

Ali Bulaç

De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Göklerde ve yerde, Allah’tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Ali Rıza Safa

De ki: "Göklerin ve yeryüzünün gizli gerçeklerini, Allah'tan başka hiç kimse bilemez. Ne zaman yeniden yaşama döndürüleceklerinin ayırdında da değillerdir!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Gökte ve yerde olan akıllı varlıklar gaybı bilmezler. Gayb bilgisi Allah'ın tekelindedir. Akıllılar, tekrar diriltilecekleri zamanı da bilmezler."

Edip Yüksel

De ki: "Göklerde ve yerde, ALLAH'tan başka kimse geleceği bilemez. Ne zaman dirileceklerinin bile farkına varmazlar."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Göklerde ve yerde, ALLAH'tan başka kimse geleceği bilemez. Ne zaman dirileceklerinin bile farkına varmazlar.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Onlar, ne zaman yeniden diriltileceklerini bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Göklerde ve Yerde Allahdan başka kimse gaybi bilmez, onlar da ne zaman ba'solunacaklarını bilmezler

Erhan Aktaş

De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilemez. Onlar ne zaman diriltileceklerinin bilincinde olamazlar."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilemez. Onlar ne zaman diriltileceklerinin bilincinde olamazlar."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilemez. Onlar ne zaman diriltileceklerinin bilincinde olamazlar."

Gültekin Onan

De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Tanrı'dan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Göklerde ve yerde ğaybı Allahdan başka kimse bilmez. Onlar da ne zaman diriltileceklerini bilmezler.

İbni Kesir

De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Ne zaman diriltileceklerini de farketmezler.

Mehmet Alagaş

(65-75) De ki, Allah'tan başka göklerin ve yerin gaybını kimse bilemez , (Gayb; şahitliğe / idrake kapalı hakikat) tekrar diriltilmelerinin ne zaman olduğunun bilincinde değildirler / şuurunda değildirler. Aksine onlara ahiret konusundaki ilimler ard arda gelmesine rağmen ondan / ahiretten şüphe içindedirler, ayrıca ona karşı kördürler. (Zihinlerinin bir tarafı ahiret ne zaman diyor, adeta ne kadar vaktimiz kaldı bilelim diyor, bir taraf ise şüphe içinde) Kafirler dediler ki, babalarımız ve bizler toprak olduğumuz vakit çıkarılacak mıyız gerçekten? Kesinlikle bu, bize, önceki babalarımıza da vaat olunmuştu, bu kesinlikle evvel kilerin efsaneleridir. De ki gezin yeryüzünde , suçluların sonucu nasıl olmuş bakın. Onlara karşı üzülme, onların tuzaklarına karşı sıkı lma / darlanma. Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen ne zaman bu vaat? De ki o belki de acele istediğiniz şeyin bazısı sizin ensenizde olabilir / ansızın başınıza gelebilir. Kesinlikle Rabbinin insanlar üzerinde fazlı vardır, velakin onların çoğu teşekkür etmiyorlar. Elbette ki Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını pekâlâ bilir. Göklerde ve yerde kaybolan bir şey yoktur ancak apaçık bir kitaptadır

Rowwad Tercüme Merkezi

Yine de ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka hiç kimse gaybı bilemez. Ve onlar, ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Süleyman Ateş

De ki: "Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki; "göklerde ve yerde olan gaybı Allah'tan başka kimse bilemez. Onlar ne zaman yeniden diriltileceklerini fark edemezler."

Şaban Britch

Yine de ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka hiç kimse gaybı bilemez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Şaban Piriş

Yine de ki: -Göklerde ve yerde Allah'tan başka hiç kimse görülmeyeni bilemez. Onlar ne zaman diriltileceklerinin de farkında değillerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Göklerde ve yerde, Allah'tan başka hiç kimse gaybı bilmez. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "No one ever knows the hidden, the unknown and the unseen nor what the future holds in the heavens and on earth but Allah alone and never do they know when they shall be resurrected to face judgement!

Abdul Haleem

Say, ‘No one in the heavens or on earth knows the unseen except God.’ They do not know when they will be raised from the dead:

Abdullah Yusuf Ali

Say: None in the heavens or on earth, except Allah, knows what is hidden: nor can they perceive when they shall be raised up (for Judgment).

Abul A'la Maududi

Say: "None in the heavens or on the earth dipnot 1 has knowledge of the Unseen save Allah. They do not know when they will be raised to life." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In the preceding verses, arguments have been given to prove that Allah is the One and only Deity when considered from the viewpoint of creation, design and provision of the means of sustenance. Now in this verse it is being told that from the viewpoint of knowledge too, which is an important attribute of Godhead, Allah is Unique and without associate. Whatever creations are there in the heavens and the earth, whether angels or jinns, prophets and saints, or other men and other creatures, they have only limited knowledge. Something is hidden from all of them. The All- Knowing One is only Allah, from Whom nothing whatever of this universe is hidden, and who knows every thing of the past and the present and the future.
  2. metne dön, dipnot 2
    The word ghaib means something hidden and covered. As a term it implies everything which is unknown, and beyond one’s sphere of knowledge and information. There are many things in the world which individually are known to some human beings and unknown to others. And there are many others which taken as a whole have never been known to any of mankind, nor are known at present; nor will be known in the future: The same is the case with the jinns and the angels and other kinds of creation: certain things are known to some of them and hidden from others, and many things hidden from all of them and known to none. All kinds of hidden things are only known to One Being, the All-Knowing Allah. For Him nothing is unknown, everything is known and evident.

Aisha Bewley

Say: ‘No one in the heavens and the earth knows the Unseen except Allah. ’ They are not aware of when they will be raised.

Al-Hilali & Khan

Say: "None in the heavens and the earth knows the Ghaib (Unseen) except Allâh, nor can they perceive when they shall be resurrected."

Ali Quli Qarai

Say, ‘No one in the heavens or the earth knows the Unseen except Allah, and they are not aware when they will be resurrected. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `There is no one in the heavens and the earth who knows the hidden realities save Allâh. And they (- the disbelievers) do not perceive when they will be raised up (to life again after death).'

Arthur John Arberry

Say: 'None knows the Unseen in the heavens and earth except God. And they are not aware when they shall be raised;

Bijan Moeinian

[O' Muhammad] Say: "None but God has knowledge about unknown territories; they do not [even] know when they will be raised [for the judgment. ]"

E. Henry Palmer

Say, 'None in the heavens or the earth know the unseen save only God; but they perceive not when they shall be raised!' -

Edip-Layth

Say, "None in the heavens or the earth know the unseen except God. They do not perceive when they will be resurrected."

George Sale

Say, none either in heaven or earth knoweth that which is hidden, besides God: Neither do they understand when they shall be raised.

Hamid S. Aziz

He who began the creation and then reproduces it; and who provides for you from the heaven and the earth; is there any God besides Allah? Bring your proofs if you are truthful!

Mahmoud Ghali

Say, "None knows the Unseen in the heavens and the earth except Allah. " And in no way are they aware whence they will be made to rise again.

Marmaduke Pickthall

Say (O Muhammad): None in the heavens and the earth knoweth the Unseen save Allah; and they know not when they will be raised (again).

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "No one in the heavens and the earth has knowledge of the unknown except God, nor can they know when they will be raised again.

Muhammad Asad

Say: "None in the heavens or on earth knows the hidden reality [of anything that exists: none knows it] save God. " And neither can they [who are living] perceive when they shall be raised from the dead:

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "None in the heavens and the earth has knowledge of the unseen except Allah. Nor do they know when they will be resurrected.

Progressive Muslims

Say: "None in the heavens or the Earth know the unseen except God. And they do not perceive when they will be resurrected."

Rashad Khalifa

Say, "No one in the heavens and the earth knows the future except GOD. They do not even perceive how or when they will be resurrected."

Sahih International

Say, "None in the heavens and earth knows the unseen except Allah, and they do not perceive when they will be resurrected. "

Sam Gerrans

Say thou: “None in the heavens and the earth knows the Unseen save God.” And they perceive not when they will be raised.

Shabbir Ahmed

Say, "None in the heavens and the earth knows the Unseen - none whatsoever but Allah. Nor do they perceive when they will be raised." (16:22).

Syed Vickar Ahamed

Say: "No one in the heavens or on earth, except Allah, knows what is the unseen:" Nor can they foresee when they shall be raised up (for Judgment).

Taqi Usmani

Say, "No one in the heavens and the earth has the knowledge of the Unseen except Allah." And they do not know when they will be raised again.

The Monotheist Group

Say: "None in the heavens or the earth know the unseen except God. And they do not perceive when they will be resurrected."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 65. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 65. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 65. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩