A'râf suresi

A'râf suresi, 70. ayet

A'râf suresi, 70. ayet. قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ ٱللَّهَ وَحْدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

ḳâlû eci'tenâ lina`büde-llâhe vaḥdehû veneẕera mâ kâne ya`büdü âbâünâ. fe'tinâ bimâ te`idünâ in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri

Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 67–73 · surenin 70. ayeti / 206

Konu Hûd ve Âd kavmi A'râf 65–72 3

  1. A'râf 67

    Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

  2. A'râf 68

    "Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir nasihatçıyım."

  3. A'râf 69

    "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz."

  4. 70

    Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir" dediler.

  5. A'râf 71

    Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.

  6. A'râf 72

    Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.

  7. A'râf 73

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah'ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

70. Peygamberleri Hud onlara öğüt verdi, onlara hatırlattı ve Allah’ı tevhid etmelerini emretti. Kendilerine asıl niteliğini ve onlara güvenilir ve samimi olarak öğüt veren birisi olduğunu hatırlattı. Allah’ın kendilerinden önceki kavimleri azap ile yakalaması gibi onları da azaba duçar etmesine karşı onları uyardı. Allah’ın onların üzerindeki nimetlerini, onlara bol bol rızık ihsan etmiş olduğunu da hatırlattı. Ancak onun emirlerine itaat ve çağrısını kabul etmediler. Aksine Hud’un bu çağrısını şaşkınlıkla karşıladılar ve ona itaat etmelerinin imkânsız olduğunu bildirerek şöyle dediler: “Sen bize yalnızca Allah’a ibadet edelim ve babalarımızın ibadet ettiklerini terk edelim diye mi geldin?” Kahrolasıcalar! En baş göreve ve mükemmel bir işe karşı çıkmak için atalarının üzerinde bulundukları hali ileri sürdüler. Sapkın atalarının üzerinde bulundukları şirki ve putlara ibadeti, peygamberlerin davet ettikleri yalnızca Allah’ı -O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın- tevhid etmeye tercih ettiler, peygamberlerini yalanladılar ve ona: “O halde eğer doğru söyleyenlerden isen bizi kendisi ile tehdit ettiğin (azabı) başımıza getir.” dediler. Bu ise kendi aleyhlerine bir hükmün verilmesini istemeleri idi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kavmi ona dedi ki: “Ey Hûd! Bize bir tek Allah’a ibadet etmemizi ve babalarımızın ibadet ettiklerini terk etmemizi emretmek için mi geldin? Eğer vadettiğinde doğru söylüyorsan, bize vadettiğin azabı getir bakalım.”

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوٓا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. أَجِئْتَنَا eci'tena sen bize mi geldin? kök: جيا
  3. لِنَعْبُدَ linea'bude kulluk etmemiz için kök: عبد
  4. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  5. وَحْدَهُۥ vehdehu tek olan kök: وحد
  6. وَنَذَرَ ve nezera ve bırakalım diye kök: وذر
  7. مَا ma şeyleri
  8. كَانَ kane oldukları kök: كون
  9. يَعْبُدُ yea'budu tapıyor kök: عبد
  10. ءَابَآؤُنَا ۖ aba'una atalarımızın kök: ابو
  11. فَأْتِنَا fe'tina (haydi) bize getir kök: اتي
  12. بِمَا bima şeyi
  13. تَعِدُنَآ teiduna bizi tehdidettiğin kök: وعد
  14. إِن in eğer
  15. كُنتَ kunte isen kök: كون
  16. مِنَ mine -dan
  17. ٱلصَّـٰدِقِينَ s-sadikine doğrular- kök: صدق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Beni, yarattığım kişiyle baş başa bırak.

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Ortak kavram: Vaad · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Onlar ise, "Sen bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kavmi ise) "Sen bize tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Doğru söyleyenlerdensen bize vadettiğini bize getir!" demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ad kavminin tevhidi reddetme sebebi "atalar dinini taklit"tir. İnkarcılar bir hatası olduğunda yani herhangi bir çirkinlik işlediğinde bahane olarak A‘râf 7:28'de belirtildiği gibi "atalarını böyle buldukları", dahası "Allah'ın böyle emrettiği" yalanına sarılmışlardır. Mekkeli müşrikler işte bu ateşe çağıran hatalı yolu izleyenler olmuştur ancak mesaj onlarla sınırlı değildir. Şeytanın izini takip eden herkesin bu noktada muhatap olduğu unutulmamalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar dediler ki: "Sen bize bir tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapa geldiği şeyleri bırakmamız için mi geldin? Tamam, eğer sözünün arkasındaysan haydi getir bizi tehdit edip durduğun azabı!"

Muhammed Esed

Şöyle cevap verdiler: "Bir tek Allaha kulluk edelim de atalarımızın kulluk edegeldiği bütün öteki tanrıları bırakalım diye mi geldin bize? Eğer doğru sözlü biriysen, haydi getir (de görelim) bizi tehdit edip durduğun azabı!"

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "TEK olan O Allah'a kulluk edelim, babalarımızın tapınmakta olduklarını bırakalım diye mi bize geldin? Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğini getir (görelim)!"

Ali Bulaç

Dediler ki: "Sen bize yalnızca Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarınızı bırakmamız için mi geldin? Eğer gerçekten doğru isen, bize vadettiğin şeyi getir, bakalım."

Ali Özek ve heyeti

Dediler ki: «Sen bize tek Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğini (azabı) bize getir.»

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Allah'a, Tek ve Eşsiz olarak hizmet etmemiz ve atalarımızın hizmet ettiklerini bırakmamız için mi bize geldin? Bize gözdağı verdiğin şeyi artık getir; eğer doğruyu söylüyorsan?"

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Sen bize, tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğin azabı bize getir."

Edip Yüksel

Dediler ki: "Sadece ALLAH'a hizmet edelim ve atalarımızın hizmet ettiklerini terk edelim diye mi bize geldin? Doğru sözlü isen bizi kendisiyle tehdit ettiğin şeyi getir bakalım."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki: 'Sadece ALLAH'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını terkedelim diye mi bize geldin? Doğru sözlü isen bizi kendisiyle tehdit ettiğin şeyi getir bakalım.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen bize yalnız Allah'a tapalım ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi korkuttuğun o azabı başımıza getir de görelim! dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya, dediler: sen bize yalnız Allaha tapalım atalarımızın tapageldiklerini bırakalım diyemi geldin, eğer sadıklardan isen haydi bizi tehdid edib durduğun o azabı başımıza getir görelim

Erhan Aktaş

"Sen, bize, tek olan Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru sözlülerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi getir!" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sen, bize, tek olan Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru sözlülerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi getir!" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Sen, bize, tek olan Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi getir!" dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: Sen bize yalnızca Tanrı'ya kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer gerçekten doğru isen, bize vadettiğin şeyi getir bakalım.

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Sen bize yalınız Allaha kulluk etmemiz, atalarımızın tapmakda olduklarını bırakmamız için mi geldin? O halde doğruculardan isen bizi tehdid etmekde olduğun şey'i (azabı) getir bize".

İbni Kesir

Dediler ki: Sen, bize; yalnız Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Şayet sadıklardan isen; tehdit ettiklerini getir bize.

Mehmet Alagaş

(65-72) Ad kavmine de kardeşleri Hud ’u gönderdik. Dedi ki ey kavmim Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok hâlâ sakınmıyor musunuz? Kavminden kafir ileri gelenler / seçkinler dediler ki bizler seni aklı kıt / sefih biri olarak görüyoruz, kesinlikle senin, yalancı olduğunu sanıyoruz. Dedi ey kavmim bende bir akıl kıtlığı / sefihlik falan yok velakin ben alemlerin rabbinin bir Resulüyüm. Rabbimin mesajların a / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , sizin için ben güvenilir / emin bir öğütçüyüm / nasihatçiyim. Rabbinizden uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayibinize mi gitti? Hatırlayın ki Nuh kavmin den sonra sizi devralanlar / halifeler yaptık, sizi güçlü bir yaratılış içinde takviye de ettik, Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki böylelikle belki kurtuluşa erersiniz / felaha eresiniz. Dediler ki tek bir Allaha ibadet etmemiz için mi geldin ve de babalarımızın ibadet e ttiklerini mi bırakalım? Haydi bize vaad ettiğini , eğer/şayet sözüne ba ğlı biri isen b ize getir. Dedi ki, kesin olan şu ki size Rabbinizden kirlilik /murdarlık ve hışım / gazap gerçekleşti / vuku buldu, benimle, babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz isimler hakkında mücadele mi ediyorsunuz? Allah, onlar hakkında bir delil indirmedi ki, peki, o halde bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Onu ve beraberindekileri bizden bir esirgeme olarak kurtardık , ayetlerimizi yalanlayanların ardını arkasını kestik, onlar mümin değillerdi.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Bize, bir tek ilaha ibadet etmemiz ve atalarımızın ibadet ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğin azabı getir bakalım!" dediler.

Süleyman Ateş

Dediler ki; "Ya, demek sen, tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi bize geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdid ettiğin(o azab)ı bize getir!"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Şimdi sen bize, sadece Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın kulluk ettikleri şeyleri bırakalım diye mi geldin? Doğru sözlülerdensen bizi tehdit ettiğin şeyi getir bakalım!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Sen bize, atalarımızın kul oldukları şeyleri bırakıp bir tek Allah'a kul olalım diye mi geldin? Eğer doğru sözlü biriysen bizi tehdit ettiğin şeyi getir bakalım."

Şaban Britch

(Yalnızca) Bir tek ilaha ibadet etmemiz ve atalarımızın ibadet edegeldiklerini, bırakmamız için mi bize geldin? Bizi tehdit ettiğin azabı haydi başımıza getir. Doğru söyleyenlerden isen! dediler.

Şaban Piriş

-Bir tek ilaha kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi bize geldin? Bizi tehdit ettiğin azabı haydi başımıza getir. Doğru söyleyenlerden isen! dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Sen, yalnız Allah'a ibadet edelim de atalarımızın kulluk etmekte olduklarını terk edelim diye mi bize geldin? Eğer doğru sözlü isen hadi bize bizi tehdit ettiğini getir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet they said to him: "Did you come to us O Hud to induce us to worship Allah alone and renounce the form of religious worship practiced by our fathers and the gods to whom they paid reverence and veneration!". " Then bring to pass the punishment you have promised, if in fact you declare the truth".

Abdul Haleem

They said, ‘Have you really come to tell us to serve God alone and to forsake what our forefathers served? If what you say is true, bring us the punishment you threaten.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Comest thou to us, that we may worship Allah alone, and give up the cult of our fathers? bring us what thou threatenest us with, if so be that thou tellest the truth!"

Abul A'la Maududi

They said: 'Have you come to us that we should worship none other than Allah and forsake all whom our forefathers were wont to worship? dipnot 1 Then bring upon us the scourge with which you have threatened us if you are truthful?'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It is worth noting that the people of 'Ad neither disbelieved in God nor refused to worship Him. They did not, however, follow, the teachings of Hud who proclaimed God alone should he worshipped, and that none other may be associated in servitude to Him.

Aisha Bewley

They said, ‘Have you come to us to make us worship Allah alone and abandon what our fathers used to worship? Then bring us what you have promised us if you are telling the truth. ’

Al-Hilali & Khan

They said: "You have come to us that we should worship Allâh Alone and forsake that which our fathers used to worship. So bring us that wherewith you have threatened us if you are of the truthful."

Ali Quli Qarai

They said, ‘Have you come to [tell] us that we should worship Allah alone and abandon what our fathers have been worshiping? Then bring us what you threaten us with, should you be truthful. ’

Amatul Rahman Omar

They said, `Have you come to us that we may worship Allâh alone and renounce that which our fathers worshipped? Bring down on us the punishment you threaten us with, if you are of the truthful. '

Arthur John Arberry

They said, 'Why, hast thou come to us that we may serve God alone, and forsake that our fathers served? Then bring us that thou promisest us, if thou speakest truly. '

Bijan Moeinian

They replied: "Do you mean that we should worship only God and forget about [our "cultural roots" and about what our] forefathers were used to worship? If you are truthful, then subject us to that punishment [of your Lord] that you are talking about so much. "

E. Henry Palmer

They said, 'Hast thou come to us that we may worship God alone, and leave what our fathers used to worship? then bring us what thou dost threaten us with, if thou art of those who tell the truth!'

Edip-Layth

They said, "Have you come to us to serve God alone and abandon what our fathers had served? Bring us what you promise if you are of the truthful ones!"

George Sale

They said, art thou come unto us, that we should worship God alone, and leave the deities which our fathers worshipped? Now bring down that judgement upon us, with which thou threatenest us, if thou speakest truth.

Hamid S. Aziz

They said, "Have you come to us that we may serve Allah alone, and forsake what our fathers used to worship? Then bring upon us what you threaten us with, if you are truthful!"

Mahmoud Ghali

They said, "Have you come to us that we may worship Allah alone and leave out what our fathers were worshiping? Then come up to us with what you promise us, in case you are of the sincere. "

Marmaduke Pickthall

They said: Hast come unto us that we should serve Allah alone, and forsake what our fathers worshipped? Then bring upon us that wherewith thou threatenest us if thou art of the truthful!

Mohamed Ahmed - Samira

They answered: "Have you come to say to us that we should worship only one God, abandoning those our ancestors had worshipped? If so, bring on us what you threaten us with, if what you say is true. "

Muhammad Asad

They answered: "Hast thou come to us [with the demand] that we worship God alone, and give up all that our forefathers were wont to worship? Bring about, then, that [punishment] with which thou hast threatened us, if thou art a man of truth!"

Mustafa Khattab

They said, "Have you come to us so that we would worship Allah alone and abandon what our forefathers used to worship? Then bring us what you threaten us with, if what you say is true!"

Progressive Muslims

They said: "Have you come to us to serve God alone and abandon what our fathers had served Bring us what you promise if you are of the truthful ones!"

Rashad Khalifa

They said, "Did you come to make us worship GOD alone, and abandon what our parents used to worship? We challenge you to bring the doom you threaten us with, if you are truthful."

Sahih International

They said, "Have you come to us that we should worship Allah alone and leave what our fathers have worshipped? Then bring us what you promise us, if you should be of the truthful. "

Sam Gerrans

They said: “Hast thou come to us that we should serve God alone and leave what our fathers served? Then bring thou us what thou promisest us, if thou be of the truthful.”

Shabbir Ahmed

They said, "Have you come to us that we worship Allah alone and give up what our forefathers worshiped? Bring upon us what you threaten us with, if you are truthful. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "Do you come to us (saying), that we may worship Allah alone, and give up the way (for worship) of our fathers? So bring us what you threaten us with, if you are (really) telling the truth!"

Taqi Usmani

They said, "Have you come to us that we should worship Allah alone and give up what our fathers used to worship? Now, bring upon us that (scourge) with which you threaten us if you are one of the truthful."

The Monotheist Group

They said: "Have you come to us to serve God alone and abandon what our fathers had served? Bring us what you promise if you are of the truthful ones!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 70. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 70. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 70. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩