Diyanet İşleri
"Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim."
Neml suresi
Neml suresi, 11. ayet. إِلَّا مَن ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًۢا بَعْدَ سُوٓءٍ فَإِنِّى غَفُورٌ رَّحِيمٌ
illâ men żaleme ŝümme beddele ḥusnem ba`de sûin feinnî gafûrur raḥîm.
"Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve dokuz mucize Neml 7–14 3
(Musa) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: "Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır."
"Ey Musa! Gerçek şu ki, ben mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ım."
"Değneğini at." (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah, şöyle dedi): "Ey Musa, korkma! Benim katımda peygamberler korkmazlar."
"Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim."
"Elini koynuna sok; Firavun'a ve onun kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Çünkü onlar fasık bir kavimdir."
Nitekim ayetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.
Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri halde, sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslamalarından ötürü onları inkar ettiler. Ama bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
11. “Ancak zulmeden hariç (o korkmalıdır)” İşte korkulacak ve yalnızlığın sıkıntısının duyulacağı durum budur. Buna sebep de önceden işlenen zulümler ve suçlardır. Peygamberlere gelince onlar ne diye yalnızlıktan çekinsinler ve korksunlar ki? Bununla birlikte Allah’a isyan ile nefsine zulmedip sonra da tevbe edip Rabbine yönelen ve “kötülüğünün ardından onu güzel amelle” değiştiren, yani kötülüklerin yerine iyiliklere, masiyetlerin yerine itaatlere yönelen kimseye karşı Allah çok bağışlayıcı ve pek merhametlidir. O nedenle hiç kimse Yüce Allah’ın rahmetinden ve mağfiretinden ümit kesmesin. Elbetteki O, bütün günahları bağışlar. O, kullarına annenin çocuğuna olan merhametinden daha çok merhametlidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ancak, kim günah işleyerek kendi nefsine zulmeder, sonra da tövbe eder ise; muhakkak ki ben ona karşı çok bağışlayıcıyım, çok merhamet ediciyim.
Aynı kök: بدل (45 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): "Atalarımız da darlığa…
Aynı kök: بدل (45 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok…
Aynı kök: بدل (45 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun…
Ortak kavram: İhsan
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Ortak kavram: İhsan
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Ortak kavram: İhsan
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ancak haksızlık edip sonra da işlediği kötülüğün ardından güzel davranan kişi (bilsin ki) ben çok bağışlayanım; çok merhametliyim. dipnot 1
Ancak zulme bulaşanlar hariç. Fakat daha sonra, o kötülüğün ardından gidişatlarını iyi yönde değiştirirlerse, unutmasınlar ki Ben tarifsiz bir bağış, eşsiz bir rahmet kaynağıyım!"
Bir haksızlık yapıp da sonra kötülüğü iyiliğe çeviren kimse için de (korku yok)! Çünkü, çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcı Benim, Ben!"
"Ancak (nefsine) zulmeden müstesna! (Zulümden) sonra yaptığı kötü davranışı düzelten kişi için ise ben Ğafur'um, Rahıym'im. "
"Ancak zulmeden başka; sonra kötülüğün ardından iyiliğe çevirirse, artık şüphesiz Ben, bağışlayanım, esirgeyenim."
Ancak, kim haksızlık eder, sonra, işlediği kötülük yerine iyilik yaparsa, bilsin ki ben (ona karşı da) çok bağışlayıcıyım, çok merhamet sahibiyim.
"Haksızlık yapanlar dışında!" "Kuşkusuz, Ben, kötülük yaptıktan sonra iyiliğe çeviren kimse için, Sınırsız Bağışlayanım; Merhametliyim!"
"Ancak, kim zulmeder, sonra işlediği kötülük yerine iyilik yaparsa, bilsin ki ben çok bağışlayıcıyım; çok merhamet sahibiyim."
"Ancak kim zulmederse, sonra günahlarını bırakıp iyilik yaparsa ona karşı ben Bağışlayıcıyım, Rahimim."
'Ancak kim zulmederse, sonra günahlarını bırakıp iyilik yaparsa ona karşı ben Bağışlayıcıyım, Rahimim.'
Ancak kim haksızlık yapar, sonra da yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse Ben onu da bağışlayıcıyım, merhamet edenim.
Ancak zulmeden sonra da kötülüğün arkasından güzelliğe tebdil eyliyen başka, ona da ben gafur, rahimim
"Kim haksızlık yapar, sonra da yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki Ben Çok Bağışlayıcı'yım ve Rahmeti Kesintisiz Olan'ım."
"Kim haksızlık yapar, sonra da yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki Ben, Çok Bağışlayıcı'yım ve Rahmeti Kesintisiz Olan'ım."
"Kim haksızlık yapar, sonra da yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki Ben, Çok Bağışlayıcıyım ve Rahmeti Kesintisiz Olan'ım."
"Ancak zulmeden başka; sonra kötülüğün ardından iyiliğe çevirirse, artık şüphesiz ben, bağışlayanım, esirgeyenim."
"Meğer ki zulmeden kimseler ola. Sonra bir kötülüğün ardından onu bir iyiliğe çevirirse şübhesiz ki ben (yine) hakkıyle yarlığayıcı, çok esirgeyiciyimdir".
Yalnız zulmeden bunun dışındadır. Sonra kötülüğün ardından iyiliğe çevirirse artık Ben, şüphesiz Gafur ve Rahim'im.
(7-14) Musa yakın çevresine dedi ki muhakkak ki ben yakında bir ateş hissettim. Oradan size bir haber yahut ateşten bir kor getiririm, böylelikle belki ısınırsınız. Oraya geldiği zaman “Ateşteki ve etrafındakiler bereketli kılındı alemlerin Rabbi Allah'ı üstün tut” diye ona seslenildi. Ey Musa muhakkak ki O, benim, saygıdeğer ve hâkim olan Allah’ım, sopanı / asanı bırak dedi, bıraktığında onun sanki bir yılan gibi kımıldadığını gördü, arkasını dönüp kaçtı. Ey Musa korkma kesinlikle benim yanımda Resuller korkmazlar , zulmedenler hariçtir (onlar korksunlar) , zalimlikten sonra kötülüğü iyilikle yer değiştirirse / mübadele ederse eğer muhakkak ki ben de bağışlayanım, esirgeyenim. Elini koynuna sok , kusursuz bir beyazlıkta çıksın, firavuna ve kavmine karşı dokuz ayetlesin, Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış bir kavimdi. Her ne zaman onlara gör ebilecekleri ayetler geldi ise, o zaman dediler ki bu apaçık bir büyüdür / bir sihirdir. Kendi içlerinde inanmalarına / kanaat getirmelerine rağmen nefislerine yaptıkları z ulüm ve büyüklenme leri nedeniyle onunla mücadele ettiler. Şimdi, bozguncuların sonucu / akıbeti nasıl oluyor bir bak!
“Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa; bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim.”
"Ancak zulmeden, sonra yaptığı kötülüğün yerine iyilik yapan olursa ona karşı da ben bağışlayıcı, esirgeyiciyim."
Yanlış yapan başka dipnot 1 . O da yaptığı kötülükten sonra onun yerine iyilik yaparsa dipnot 2 (bilsin ki) şüphesiz ben daima bağışlayan ve ikramı bol olanım dipnot 3 .
Sadece yanlış yapanlar korkarlar. Onlar da daha sonra kötülüğün yerine iyilik yaparlarsa ben de bağışlar, ikram ederim.
Ancak kim zulmeder, sonra işlediği kötülük yerine iyilik yaparsa, muhakkak ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim.
Ancak zulmedenler korkar. Kötülükten sonra iyilik yolunu tutanı, ben bağışlarım, merhamet ederim.
"Zulme bulaşan müstesna. O da bunu kötülüğün arkasından güzelliğe çevirirse hiç kuşkusuz ben Gafur'um, Rahim'im."
Except him who has deviated from equity, justice and goodness. but, he exchanged; thereafter the evil for what is good shall he and such persons find that I am indeed AL-Gafur (the forgiving) and AL-Rahim.
I am truly most forgiving and merciful to those who do wrong,and then replace their evil with good.
"But if any have done wrong and have thereafter substituted good to take the place of evil, truly, I am Oft-Forgiving, Most Merciful.
except he who has committed some wrong. dipnot 1 But if he substitutes good in place of evil, I am Most Forgiving, Most Compassionate. dipnot 2
except for one who did wrong and then changed evil into good – for I am Ever-Forgiving, Most Merciful.
"Except him who has done wrong and afterwards has changed evil for good; then surely, I am Oft-Forgiving, Most Merciful.
barring someone who does wrong and then makes up with goodness for [his] fault, for indeed I am all-forgiving, all-merciful. ’
`Nor (does he fear) who acts unjustly and commits some evil deed and then changes over to good after giving up evil. I am to such a person a Great Protector, Ever Merciful, indeed.
save him who has done evil, then; after evil, has changed into good; All-forgiving am I, All-compassionate.
"Only those fear who have done wrong. Even the latter; if they change, they will be forgiven as I am All-Forgiving, All-Merciful."
save only those who have done wrong and then substitute good for evil; for, verily, I am forgiving, merciful!
"Except one who transgresses. But then if he replaces the evil deed with good, then I am Forgiving, Compassionate."
Except he who shall have done amiss, and shall have afterwards substituted good in lieu of evil; for I am gracious and merciful.
"Throw down your staff!" But when he saw it writhing as though it was a snake, he turned fleeing, and looked not back. (But it was said to him) "O Moses! Fear not; verily, the messengers fear not in My presence.
Except him who has done (an) injustice, (and) thereafter substituted fair (deeds) for odious (deeds). Then surely I am Ever-Forgiving, Ever-Merciful.
Save him who hath done wrong and afterward hath changed evil for good. And lo! I am Forgiving, Merciful.
Except those who do some wrong but afterwards do good to make up for the wrong. And I am forgiving and merciful.
and neither need anyone who has done wrong and then has replaced the wrong with good: for, verily, I am much-forgiving, a dispenser of grace!
˹Fear is˺ only for those who do wrong. But if they later mend ˹their˺ evil ˹ways˺ with good, then I am certainly All-Forgiving, Most Merciful.
"Except one who transgresses. But then if he replaces the evil deed with good, then I am Forgiving, Merciful."
"Except those who commit a transgression, then substitute righteousness after sinning; I am Forgiving, Most Merciful.
Otherwise, he who wrongs, then substitutes good after evil - indeed, I am Forgiving and Merciful.
“Save whoso did wrong; then he changed to good after evil, so am I forgiving and merciful.
"Nor anyone who has replaced the wrong with good should have any fear. For, verily I am Forgiving, Merciful." (28:15-17).
"But if any have done wrong and have afterwards replaced good in place of evil, then truly, I am Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).
except him who did wrong, then after (having done) evil, replaced (it) with good, then I am Most-Forgiving, Very-Merciful.
"Except he who has done wrong. But then if he replaces the evil deed with good, then I am Forgiving, Merciful."