Cuma suresi

Cuma suresi, 2. ayet

Cuma suresi, 2. ayet. هُوَ ٱلَّذِى بَعَثَ فِى ٱلْأُمِّيِّـۧنَ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلُ لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

hüve-lleẕî be`aŝe fi-l'ümmiyyîne rasûlem minhüm yetlû `aleyhim âyâtihî veyüzekkîhim veyü`allimühümü-lkitâbe velḥikmeh. vein kânû min ḳablü lefî ḍalâlim mübîn.

Diyanet İşleri

O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cuma 1–5 · surenin 2. ayeti / 11

Konu Ümmîlere gönderilen peygamber Cuma 1–4 3

  1. Cuma 1

    Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.

  2. 2

    O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

  3. Cuma 3

    (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. Cuma 4

    İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

  5. Cuma 5

    Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. “Ümmîlere kendi içlerinden… bir Peygamber gönderen O’dur.” Ümmîlerden kasıt, ilâhi Kitapları olmayan, risaletten yana ellerinde bir miras bulunmayan, gerek Araplardan gerek Arap olmayanlar arasından Kitap ehli olmayan kimseler demektir.

Yüce Allah, onlara öyle büyük bir lütuf ve ihsanda bulunmuştur ki bu, başkalarına olan lütuf ve ihsanından daha büyüktür. Çünkü onlar, ilim ve hayırdan yoksun ve apaçık bir sapıklık içindeydiler. Putlara, ağaçlara, taşlara tapıyorlardı Yırtıcı hayvanlar gibi davranıyorlar, güçlüleri güçsüzlerini yiyip bitiriyordu. Peygamberlerin getirdiği bilgileri bilmeyen, son derece cahil kimselerdiler. İşte Allah onlara kendi içlerinden nesebini, güzel sıfatlarını ve doğruluğunu bildikleri bir peygamber gönderdi. Bu peygambere Kitabını indirdi. Bu peygamber de onlara o Kitabı, iman etmelerini ve yakine ulaşmalarını gerektiren ve son derece kesin olan Allah'ın âyetlerini okuyordu.

Yine bu peygamber üstün ahlâkı kendilerine geniş geniş açıklayarak, bu ahlâka sahip olmayı onlara teşvik ederek, kötü ve bayağı huylardan da uzak durmalarını isteyerek onları arındırmaktaydı. O, “onlara Kitap ve hikmeti/sünneti öğreten” bir peygamberdi. Yani öncekilerin de sonrakilerin de ilimlerini ihtiva eden Kitap ve sünnet ilmini öğretirdi. Bu öğretme ve arındırmanın akabinde onlar, insanların en bilginleri oldular. Hatta ilim ve din sahibi kimselerin önderleri, insanların ahlâken en mükemmelleri, doğruluk ve yaşayışları itibari ile en güzelleri oldular. Hem bizzat kendileri hidâyet buldular, hem de başkalarını hidâyete erdirdiler. Böylelikle hidâyete ermişlerin önderleri, takvâ sahiplerinin liderleri oldular.

Bu yüzden bu peygamberi göndermesi sebebi ile Allah’ın onlara ihsan ettiği nimet, en mükemmel nimet, bu bağış en üstün ve en değerli bağıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O (Allah); Arapların içine kendileri gibi okuyup, yazamayan bir elçi gönderendir. O peygamber, onlara Allah'ın kendilerine indirilen ayetlerini okur; onları, küfürden ve kötü ahlaklardan temizler ve onlara Kur'an ve sünneti öğretir. Onlar, o peygamberin kendilerine gönderilmesinden önce apaçık haktan sapmış şekilde ve sapıklık üzere idiler. Putlara tapıyorlar, haksız yere kan döküyorlar ve akrabalık bağlarını koparıyorlardı.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هُوَ huve O
  2. ٱلَّذِى llezi
  3. بَعَثَ bease gönderendir kök: بعث
  4. فِى fi içinde
  5. ٱلْأُمِّيِّـۧنَ l-ummiyyine ümmiler kök: امم
  6. رَسُولًۭا rasulen bir elçi kök: رسل
  7. مِّنْهُمْ minhum kendilerinden olan
  8. يَتْلُوا۟ yetlu okuyan kök: تلو
  9. عَلَيْهِمْ aleyhim onlara
  10. ءَايَـٰتِهِۦ ayatihi O'nun ayetlerini kök: ايي
  11. وَيُزَكِّيهِمْ ve yuzekkihim ve onları yücelten kök: زكو
  12. وَيُعَلِّمُهُمُ ve yuallimuhumu ve onlara öğreten kök: علم
  13. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  14. وَٱلْحِكْمَةَ velhikmete ve hikmeti kök: حكم
  15. وَإِن vein oysa
  16. كَانُوا۟ kanu onlar idiler kök: كون
  17. مِن min
  18. قَبْلُ kablu önceden kök: قبل
  19. لَفِى lefi içinde
  20. ضَلَـٰلٍۢ delalin bir sapıklık kök: ضلل
  21. مُّبِينٍۢ mubinin açık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş)

    Andolsun, Allah, mü'minlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş)

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, ümmilere dipnot 1 (Mekkelilere) kendilerine (Allah'ın) ayetlerini tilavet etmekte (okuyup aktarmakta), onları (kötülüklerden) arındırmakta ve onlara Kitap ve hikmeti (doğru hükümleri) öğretmekte olan bir Elçi göndermiştir. dipnot 2 Daha önce onlar apaçık bir sapkınlık içindeydi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette geçen [el-ümmiyyîn] (ümmiler) kelimesinden kastedilen Mekkelilerdir. [Ümmî] kavramı ile ilgili detaylı bilgi için bkz. Bakara 2:78, dipnot 2.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:129, 151; Al-i İmrân 3:164.

Mustafa İslamoğlu

Daha önce kitaptan mahrum olan ve derin bir sapıklık içinde bulunan topluma kendi ayetlerini okumak, onları arındırmak, kitabı ve isabetli hüküm vermeyi öğretmek için kendi içlerinden bir Elçi gönderen O'dur.

Muhammed Esed

O, Kitap ile ilgisiz bir topluma, kendi içlerinden kendilerine Allah'ın mesajlarını aktaran, onları arındıran, ilahi kelamı ve hikmeti öğreten bir elçi göndermiştir ki, o'ndan önce, açık bir sapıklık içindeydiler;

Ahmed Hulusi

O ki, ümmiler içinde kendilerinden Rasul ba's etti ki; onlara O'nun işaretlerini okuyan, onları saflaştıran ve onlara Kitabı (hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi) ve Hikmeti (oluşum sistemi bilgisi) öğretsin. Oysa onlar daha önce apaçık bir inanç sapıklığı içindeydiler.

Ali Bulaç

O, ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp temizleyen ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderendir. Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler.

Ali Özek ve heyeti

Çünkü ümmîlere içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderen O'dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler.

Ali Rıza Safa

O, önceki kitaplardan bilgisi olmayanlara, kendi aralarından olan, hem O'nun ayetlerini onlara okuyan hem onları arındıran hem de Kitap'ı ve bilgeliği onlara öğreten bir elçi göndermiştir. Daha önce, gerçekten apaçık bir sapkınlık içindeydiler.

Bayraktar Bayraklı

Ümmilere/cahillere, kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten içlerinden bir peygamberi gönderen O'dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.

Edip Yüksel

O ki, ümmilerin arasından, kendilerinden olan bir elçi göndermiştir ki onlara O'nun ayetlerini okuyor, onları temizliyor ve onlara kitabı ve bilgeliği öğretiyor. Bundan önce onlar apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ki, ümmilerin arasından, kendilerinden olan bir elçi göndermiştir ki onlara O'nun ayetlerini okuyor, onları temizliyor ve onlara kitabı ve bilgeliği öğretiyor. Bundan önce onlar apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'dur, ümmiler içinde kendilerinden olup onlara ayetlerini okuyan, onları temize çıkarıp parlatan, onlara kitap ve hikmet öğreten bir peygamber gönderen. Oysa bundan önce açık bir sapıklık içindeydiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Odur ki: ümmiler içinde kendilerinden bir Resul gönderdi, üzerlerine onun ayetlerini okuyor ve onları temize çıkarıp parlatıyor, kendilerine kitab ve hikmet öğretiyor, halbuki bundan evvel açık bir dalal içinde idiler.

Erhan Aktaş

Ümmilere, dipnot 1 kendilerinden olan; O'nun ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara Kitap'ı ve Hikmet'i dipnot 2 öğreten bir Resul görevlendiren O'dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ana kentlilere (Mekkelilere) veya daha önce kendilerine Kitap gönderilmemiş olan topluluklara.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kitap, Kur'an'ın niteliklerinden/isimlerindendir. Kur'an'ın Allah tarafından buyrulan, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ve belirlenmiş ilkelerin ve kuralları ifade etmektedir. Hikmet, Kur'an'ın niteliklerinden/isimlerindendir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi (Bkz. 62:2). Hikmet, "engel olmak" demektir: Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkelerini ifade etmektedir. Hikmetin anlamlarından birisi de sağlıklı düşünmek, gerçeği kavramak, doğru yargıda bulunmak yetisidir. Hikmet kavramının ayrıca yargılama, karar, güçlendirmek, sağlamlaştırmak, bilmek, bilge olmak, hakem, hakim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkum, tahakküm, istihkam, gibi anlamları bulunmaktadır. Hikmet kelimesine sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ümmilere dipnot 1 , kendilerinden olan; O'nun ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara Kitap'ı ve Hikmet'i dipnot 2 öğreten bir resul görevlendiren O'dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ana kentlilere (Mekkelilere) veya daha önce kendilerine kitap gönderilmemiş olan topluluklara.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kitap, Kur'an'ın Allah tarafından ileri sürülen, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ifade etmektedir. Hikmet, Kök anlamı engel olmaktır. Kur'an'ın niteliklerinden birisidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi. Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler ile ilgili alanını öne çıkaran bir nitelemedir. Hikmet sözcüğüne sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ümmilere dipnot 1 , kendilerinden olan; O'nun ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara Kitap'ı ve Hikmet'i dipnot 2 öğreten bir rasul görevlendiren O'dur. Onlar, bundan önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ana kentlilere (Mekkelilere) veya daha önce kendilerine kitap gönderilmemiş olan topluluklara.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu terkipteki kitap sözcüğü, Kur'an'ın Allah tarafından ileri sürülen, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ifade etmektedir. Hikmet sözcüğü Kur'an'dan başka bir şey değildir; Kur'an'ın niteliklerinden biridir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan terkipleri gibi. Bu sözcük, Kur'an'ın önemli bir özelliğini, yönünü vurgulayan bir nitelemedir. Hikmet, Kur'an'ın baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulmuş kanun, kural ve ilkeleri demektir.

Gültekin Onan

O, ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp temizleyen ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderendir. Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler.

Hasan Basri Çantay

O, ümmiler içinde kendilerinden (kendilerine) bir peygamber gönderendir ki (bu), onlara ayetlerini okur, onları temizler, onlara kitabı, hikmeti öğretir. Halbuki onlar daha evvel hakıykaten apaçık bir sapıklık içinde idiler.

İbni Kesir

Ümmiler arasından, kendilerine O'nun ayetlerini okuyan, onları temizleyen ve onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderen O'dur. Halbuki onlar; daha önceleri gerçekten apaçık bir sapıklık içindeydiler.

Mehmet Alagaş

(2-5) Sizin kitap ehli olmayanlarınızdan / ümmilerinizden bir Resul yaratan O’dur, sizlere O’nun ayetlerini okuyor, onları arındırıyor, onlara kitabı ve gerekçeleri / hikmeti öğretiyor, oysa bundan önce onlar, apaçık bir sapma içindeydiler, onlardan olup ta henüz onlara katılmamış / ilhak olamamış diğerlerine de Resuldür. (Sonraki geleceklerin de resulü) O saygıdeğerdir, hâkimdir, işte bu / elçilik, Allah’ın maddi ve manevi zenginliğidir, onu istediğine verir, Allah çok büyük bir fazıl sahibidir. Tevrat’ın taşıyıcılığını / hamallığını yüklenenler ve sonrasında da onu taşımayanların misali, ciltlerce kitapları taşıyan eşeğin misali gibidir, (Yahudilerin kitapsız araplar sözüne, Allah’ın, kitap yüklü eşek yahudiler cevabı) Allah’ın ayetlerini yalanlayan toplumun örnekliği ne kötüdür, Allah zalim toplumu yola iletmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

O; ümmîlere içlerinden kendilerine ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

Süleyman Ateş

O'dur ki ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara Allah'ın ayetlerini okuyan, onları yücelten, onlara Kitabı ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi. Oysa onlar, önceden, açık bir sapıklık içinde idiler.

Süleymaniye Vakfı

Allah ümmilere (Mekkelilere) dipnot 1 , kendi içlerinden birini elçi olarak göndermiş olandır. O elçi onlara, Allah'ın ayetlerini bağlantılarıyla birlikte okur, onları geliştirir, onlara kitabı ve hikmeti öğretir dipnot 2 . Çünkü onlar daha önce açık bir sapkınlık içindeydiler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ümmi kelimesi Kur'an'da üç farklı anlamda kullanılmıştır. Birincisi "ilahi kitap bilgisine sahip olmayan" (Al-i İmran 3/20, 75), ikincisi "inandığı ilahi kitabın içeriğini bilmeyen" (Bakara 2/78), üçüncüsü de -Mekke'nin ümmü'l kur'a (şehirlerin anası) olarak adlandırılmasından dolayı- "Mekkeli olan"dır (Müfredat). Nebimiz daha önce ilahi kitap bilgisine sahip değildi (Ankebut 29/47-48, Şura 42/52-53) ama Kur'an'da ona, ümmi denmesinin asıl nedeni bu değildir. Son nebinin İsmail aleyhisselamın soyundan geleceği ve Mekke'den çıkacağı Tevrat ve İncil'de yazılı olduğundan (Tevrat /
    Tesniye 18:18 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

    ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,19,
    Mezmurlar 84:6 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mezmurlar 84:6

    Baka Vadisinden geçerken, 2 Pınar başına çevirirler orayı, 2 İlk yağmurlar orayı berekete boğar.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , 118:22-26; İncil /
    Matta 21:42-44 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Matta 21:42

    İsa onlara şunu sordu: “Kutsal Yazılarda şu sözleri hiç okumadınız mı? ‹Yapıcıların reddettiği taş, İşte köşenin baş taşı oldu. Rabbin işidir bu, Gözümüzde harika bir iş!›

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ) Kur'an'da onunla ilgili olarak kullanılan ümmi kavramı, Mekkeli anlamındadır (A'raf 7/157 -158).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ümmilerin (ilahi kitapları bilmeyenlerin) dipnot 1 içinden elçi çıkaran Allah'tır. Onlara, O'nun ayetlerini okur, Kitab'ı ve hikmeti öğreterek onları geliştirir. Halbuki onlar daha önce açık bir sapkınlık içindeydiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz.: Bakara 2/78 ve dipnotu

Şaban Britch

Ümmiler içinde, onlara ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten, kendilerinden birini rasûl olarak gönderen O’dur. Onlar daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

Şaban Piriş

Ümmiler içinde, onlara ayetleri okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten, kendilerinden birini elçi gönderen O'dur. Onlar daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

Yaşar Nuri Öztürk

O Allah'tır ki, ümmilere içlerinden bir resul göndermiştir de o, onlara Allah'ın ayetlerini okur, onları arıtıp temizler, onlara Kitap'ı ve hikmeti öğretir. Onlar bundan önce tam bir sapıklık içine gömülmüşlerdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah is He Who has sent to the unlettered Arab community a Messenger from their midst to relate and to recite to them His revelations and impart sanctity to their quality and their actions. Also, to teach them the Quran and impart to them the knowledge of its Authoritative text, to teach them the wisdom of judging rightly in matters relating to life and conduct and to be in full accordance with fact, reason and good sense. He would also teach them sound judgment in the choice of means and ends; notwithstanding that they were before, ignorant adherents of evidently false beliefs.

Abdul Haleem

It is He who raised a mes-senger, among the people who had no Scripture, to recite His revelations to them, to make them grow spiritually and teach them the Scripture and wisdom––before that they were clearly astray––

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who has sent amongst the Unlettered a messenger from among themselves, to rehearse to them His Signs, to sanctify them, and to instruct them in Scripture and Wisdom,- although they had been, before, in manifest error;-

Abul A'la Maududi

He it is Who has sent to the gentiles a Messenger from among themselves, dipnot 1 one who rehearses to them His verses, purifies their lives, and imparts to them the Book and the Wisdom dipnot 2 although before that they were in utter error; dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the word ummi (gentile) has been used as a Jewish term and there is a subtlety in it. The verse means: The All- Mighty and All-Wise Allah has raised a Messenger (peace be upon him) among the Arabs whom the Jews contemptuously consider the gentiles and much below themselves, The Messenger (peace be upon him) has not risen of his own wish and will, but has been raised by Him Who is the Sovereign of the universe, Who is All-Mighty and All-Wise, Whose power can be resisted and opposed only to one’s own loss and peril.
  2. metne dön, dipnot 2
    One should know that the word ummi has occurred in the Quran at several places but in different meanings at different places. At one place it has been used for the people who do not possess any revealed scripture, which they may he following, as in (Surah Aal-Imran, Ayat 20), where it has been said: Ask those who possess the Book and those who do not possess (ummis); Have you accepted Islam. Here, the ummis imply the Arab polytheists, and they have been regarded as a separate class from the followers of the Book, i.e. the Jews and the Christians. At another place, it has been used for the illiterate people among the Jews and Christians, who are ignorant of the Book of Allah, as in( Surah Al-Baqarah, Ayat 78): Among the Jews there are some illiterate people (ummis) who have no knowledge of the Book but are guided by mere conjecture and guesswork. At still another place, this word has been used purely as a Jewish term, which implies all the non-Jewish people, as in (Surah Aal-Imran, Ayat 75) (The actual cause of this dishonesty of theirs is that they say): We are not to be called to account for out behavior towards the non-Jews (ummis). This third meaning of ummi is implied in the verse under discussion. It is a synonym of the Hebrew word goyim, which has been translated gentiles in the English Bible and implies all the non-Jewish or the non-Israelite people of the world.
  3. metne dön, dipnot 3
    But the real significance of this Jewish term cannot be understood only by this explanation of it. The Hebrew word goyim originally was used only in the meaning of a nation, but gradually the Jews reserved it first for the nation other then themselves, then they gave it the special meaning that all the nations other than the Jews were un-civilized, irreligious, unclean and contemptible; so much so that in its connotations of hatred and contempt this word even surpassed the Greek term barbarian which they used for all the non-Greeks. In rabbinical literature, goyim are such contemptible people, who cannot be considered human, who cannot be made companions in a journey, who cannot be saved even if one of them is drowning. The Jews believed that the Messiah of the future would destroy all the goyim and burn them to annihilation (For further explanation, see( E.N. 64 of Surah Aal-Imran).

Aisha Bewley

It is He who raised up among the unlettered people a Messenger from them to recite His Signs to them and purify them and teach them the Book and Wisdom, even though before that they were clearly misguided.

Al-Hilali & Khan

He it is Who sent among the unlettered ones a Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) from among themselves, reciting to them His Verses, purifying them (from the filth of disbelief and polytheism), and teaching them the Book (this Qur’ân, Islâmic laws and Islâmic jurisprudence) and Al-Hikmah (As-Sunnah: legal ways, orders, acts of worship of Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم). And verily, they had been before in manifest error;

Ali Quli Qarai

It is He who sent to the unlettered [people] an apostle from among themselves, to recite to them His signs, to purify them, and to teach them the Book and wisdom, and earlier they had indeed been in manifest error.

Amatul Rahman Omar

He it is Who has raised among the Arabs a grand Messenger (who hails) from among themselves, who recites to them His revelations to rid them of their impurities and teaches them the Book and Wisdom, though before (the advent of the Prophet) they were steeped in error which disconnected (them from God).

Arthur John Arberry

It is He who has raised up from among the common people a Messenger from among them, to recite His signs to them and to purify them, and to teach them the Book and the Wisdom, though before that they were in manifest error,

Bijan Moeinian

God is the One Who chose a messenger from ordinary people among you to recite for you My revelations and to teach you the scripture while you have been in ignorance for the longest time.

E. Henry Palmer

He it is who sent unto the Gentiles a prophet amongst themselves to recite to them His signs and to purify them, and to teach them the Book and the wisdom, although they were before in obvious error.

Edip-Layth

He is the One who sent to the Gentiles a messenger from among themselves, to recite to them His signs, to purify them, to teach them the book and the wisdom. Before this, they were clearly astray.

George Sale

It is He who hath raised up amidst the illiterate Arabians an apostle from among themselves, to rehearse his signs unto them, and to purify them, and to teach them the scriptures and wisdom; whereas before they were certainly in a manifest error:

Hamid S. Aziz

He it is Who raised among the Unlettered ones a Messenger from among themselves, who recites to them His revelations and makes them grow (or purifies or sanctifies them), and teaches them the Book and the Wisdom, although they were before certainly in clear error,

Mahmoud Ghali

He is The One Who has sent forth among the illiterate (i. e., unlettered Arabs; the common folk) a Messenger from among them, to recite His ayat (Verses, signs) to them, and to cleanse them, and to teach them the Book and (the) Wisdom, though they were earlier indeed in evident error.

Marmaduke Pickthall

He it is Who hath sent among the unlettered ones a messenger of their own, to recite unto them His revelations and to make them grow, and to teach them the Scripture and wisdom, though heretofore they were indeed in error manifest,

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who raised among the gentiles an apostle from amongst them, who recites His revelations to them, reforms them and teaches them the Scripture and the Law, for before him they were clearly in error.

Muhammad Asad

He it is who has sent unto the unlettered people an apostle from among themselves, to convey unto them His messages, and to cause them to grow in purity, and to impart unto them the divine writ as well as wisdom - whereas before that they were indeed, most obviously, lost in error

Mustafa Khattab

He is the One Who raised for the illiterate ˹people˺ a messenger from among themselves—reciting to them His revelations, purifying them, and teaching them the Book and wisdom, for indeed they had previously been clearly astray—

Progressive Muslims

He is the One who sent to the Gentiles a messenger from among themselves, to recite to them His revelations, and to purify them, and teach them the Scripture and the wisdom. And before this, they were clearly astray.

Rashad Khalifa

He is the One who sent to the gentiles a messenger from among them, to recite to them His revelations, purify them, and teach them the scripture and wisdom. Before this, they had gone far astray.

Sahih International

It is He who has sent among the unlettered a Messenger from themselves reciting to them His verses and purifying them and teaching them the Book and wisdom - although they were before in clear error -

Sam Gerrans

He it is that raised up among the unschooled a messenger from among them, reciting to them His proofs, and increasing them in purity, and teaching them the Writ and wisdom — though they were before in manifest error —

Shabbir Ahmed

He it is Who has sent a Messenger among those who had never before received a Scripture - to convey unto them His Messages, and to make them grow in humanity, and to instruct them in the Scripture (as it is being revealed) and Wisdom, Judgment and establishment of Allah's Rule on earth. Whereas before that they were obviously lost in error.

Syed Vickar Ahamed

It is He Who has sent amongst the unlettered ones a messenger from among themselves to rehearse to them His Verses, to purify them, and to instruct them in (Book, Quran) Scripture and Wisdom— Verily, they had been openly in error before.

Taqi Usmani

He is the One who raised amidst the unlettered people a messenger from among themselves who recites to them His verses, and purifies them, and teaches them the Book and the wisdom, while they were earlier in open error.

The Monotheist Group

He is the One who sent to the Gentiles a messenger from among themselves, to recite to them His revelations, and to purify them, and teach them the Book and the wisdom. And before this, they were clearly astray.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩