Diyanet İşleri
Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 73. ayet. وَجَعَلْنَٰهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِمْ فِعْلَ ٱلْخَيْرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِ وَكَانُوا۟ لَنَا عَٰبِدِينَ
vece`alnâhüm eimmetey yehdûne biemrinâ veevḥaynâ ileyhim fi`le-lḫayrâti veiḳâme-ṣṣalâti veîtâe-zzekâh. vekânû lenâ `âbidîn.
Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh Enbiyâ 48–77 3
Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.
Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.
Ona İshak'ı ve ayrıca da Yakub'u bağışladık ve her birini salih kimseler yaptık.
Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.
Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.
Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi.
(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
73. Bir kulun hidâyet bulanların kendisi vasıtası ile hidâyet bulacağı bir önder haline gelmesi, doğru yolu izleyenlerin onun arkasından yürümesi, Allah’ın o kul üzerindeki en büyük nimetlerindendir. Bu da sabretmeleri ve Allah’ın âyetlerine kesin olarak inanmaları sebebi ile olmuştur. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler kıldık.” Onlar, bizim emrimizle, dinimiz uyarınca insanları hidâyete ileten kimselerdi. Kendi nefislerinin arzusuna göre emir vermezlerdi. Aksine Allah’ın emrini, O’nun dinini, O’nun rızasını gerektirecek şeylere tâbi olmayı emrederlerdi. Kul, Allah’ın emrine davet etmedikçe önder olamaz. “Onlara hayırlar yapmayı… vahyettik” bu hayırları hem bizzat işlerler hem de insanları onlara çağırırlardı ki bu hayırlar, hem Allah’ın haklarını hem de kulların haklarını içeren her türlü hayır demektir “namazı dosdoğru kılmayı ve zekâtı vermeyi” Bu, özel olanın genel olana atfedilmesi kabilindendir. Bunun sebebi ise bu iki ibadetin şerefi ve faziletidir. Zira bunları emrolunduğu gibi eksiksiz olarak yerine getiren kimse dinini dimdik ayakta tutmuş, onun hakkını yerine getirmiş olur. Bunları zayi eden ise onların dışında kalan dini emirleri hayd haydi zayi eder. Ayrıca namaz, Yüce Allah’ın hakkı olan amellerin en faziletlisi, zekât ise O’nun kullarına iyiliği içeren amellerin en faziletlisidir. “Onlar” başkasına değil “yalnızca bize ibadet eden kimselerdi.” Hem kalbi, hem lisani, hem de bedeni ibadetlere vakitlerinin büyük bölümünde devam ederlerdi. Bu yüzden onlar, gerçekten ibadet edenler vasfına sahip olmayı hak etmişlerdi. Böylece Allah’ın bütün mahlukata vermiş olduğu emir ve kendisi sebebi ile onları yaratmış olduğu husus (ibadet), onların sabit vasfı olmuştu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onları hayırda insanlara doğru yolu gösteren önderler kıldık. Allah Teâlâ'nın izni ile insanları yalnızca Yüce Allah'a ibadet etmeye davet ediyorlardı. Hayırlar işlemeyi, namazı en doğru bir şekilde kılmayı, zekâtı vermeyi onlara vahyettik. Onlar bize karşı itaatkâr kimselerdi.
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Musa'ya ve kardeşine, "Kavminiz için Mısır'da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın.…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm…
Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yapmış ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyetmiştik. dipnot 1 Onlar daima bizim kullarımızdılar.
ve onları talimatlarımız çerçevesinde herkese doğru yolu gösteren önderler yaptık; nitekim onlara hayırlı işler yapmalarını, Allah'a ibadetin hakkını vermelerini, arınmak ve yücelmek için gerekli bedeli ödemelerini vahyettik: Nihayet, onların tümü de sadece Bize kulluk eden kimselerdi.
ve onları buyruklarımız doğrultusunda (başkalarına) yol gösteren önderler yaptık; çünkü onlara iyi ve yararlı işler yapmayı, salat konusunda duyarlı ve devamlı olmayı, arınmak için verilmesi gereken şeyi vermeyi vahyettik; böylece onlar hep Bize kulluk ettiler.
Onları hükmümüzce hakikate erdiren önderler kıldık. . . Onlara hayırlı işler yapmayı, salatı ikame etmeyi ve zekat vermeyi vahyettik. . . Kulluklarının farkındalığında idiler.
Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi.
Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi.
Onları, buyruğumuzla yol gösteren önderler yaptık. Ve iyilik yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı ve zekatı vermeyi bildirdik. Çünkü Onlar, Bize hizmet ediyorlardı.
Onları, emrimiz doğrultusunda insanlara yol gösteren önderler yaptık; onlara iyi işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, bize hep kulluk ettiler.
Biz onları, emrimize göre yol gösteren önderler kıldık. Onlara iyi işlerin nasıl yapılacağını, salatın nasıl gözetileceğini ve zekatın nasıl verileceğini vahiy ettik. Onlar bize hizmet edenlerdi. dipnot 1
Biz onları, emrimize göre yol gösteren önderler kıldık. Onlara iyi işlerin nasıl yapılacağını, namazın nasıl gözetileceğini ve zekatın nasıl verileceğini vahyettik. Onlar bize kulluk edenlerdi.
Ve hepsini, emrimizle yol gösteren rehberler yaptık ve kendilerine hayırlı işler işlemeyi, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Hepsi Bize kulluk eden kimselerdi.
Ve hepsini emrimizle yol gösteren imamlar ettik ve kendilerine hayırlar işlemeği, namaz kılmayı zekat vermeyi, vahyeyledik ve hep bize abid idiler
Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, salatı dipnot 1 ikame etmeyi, zekatı yapmayı dipnot 1 vahyettik. Ve onlar yalnızca bize kulluk eden kimselerdi.
Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, salatı dipnot 1 ikame etmeyi, zekatı yapmayı dipnot 1 vahyettik. Ve onlar yalnızca bize kulluk eden kimselerdi.
Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, salatı dipnot 1 ikame etmeyi, zekatı dipnot 1 vermeyi vahyettik. Ve onlar yalnızca bize kulluk eden kimselerdi.
Ve onları kendi buyruğumuzla hidayete yönelten imamlar kıldık ve onlara hayrı kapsayan fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi.
Onları emrimizle doğru yolu gösterecek rehberler kıldık, kendilerine hayırlı işler yapmayı, dosdoğru namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyetdik. Onlar bize ibadet edicilerdi,
Onları emrimizle insanlara doğru yolu gösteren imamlar kıldık. Ve onlara hayırlar yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kulluk eden kimselerdi.
Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler kıldık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar yalnızca bize ibadet eden kimselerdi.
Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve onlara hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden(insan)lardı.
Onları, emrimizle yol gösteren önderler yaptık. Onlara hayırlı işler yapmayı, namazı düzgün ve sürekli kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar yalnız bize kulluk eden kimselerdi dipnot 1 .
Onları, emrimize uygun olarak yol gösteren önderler yaptık. Hayırlı işler yapmalarını, namazı tam kılmalarını ve zekat vermelerini vahyetmiştik. Onlar yalnız bize kulluk ederlerdi.
Onları emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler kılıp, onlara hayır işlemeyi, namazı ikame etmeyi, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar, (yalnız) bize ibadet eden kimselerdi.
Onları emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler kılıp, onlara hayır işlemeyi, namazı kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar, bize kulluk eden kimselerdi.
Onları, bizim buyruğumuzla yol alan önderler yaptık. Onlara iyilikler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, yalnız bize kulluk ediyorlardı.
And We made them leaders of faith guiding people into all truth as We willed and We inspired to them the deeds of wisdom and piety and the act of worship and alms giving. They were exclusively devoted to serving Our purpose and they worshipped Us alone.
We made all of them leaders, guiding others by Our command, and We inspired them to do good works, to keep up the prayer, and to give alms: they were Our true worshippers.
And We made them leaders, guiding (men) by Our Command, and We sent them inspiration to do good deeds, to establish regular prayers, and to practise regular charity; and they constantly served Us (and Us only).
And We made them into leaders to guide people in accordance with Our command, and We inspired them to good works, and to establish Prayers and to give Zakah. They worshipped Us alone. dipnot 1
We made them leaders, guiding by Our command, and revealed to them how to do good actions and establish salat and pay zakat, and they worshipped Us.
And We made them leaders, guiding (mankind) by Our Command, and We revealed to them the doing of good deeds, performing Salât (Iqâmat-as-Salât), and the giving of Zakât and of Us (Alone) they were the worshippers.
We made them imams, guiding by Our command, and We revealed to them the performance of good deeds, the maintenance of prayers, and the giving of zakāt, and they used to worship Us.
And We appointed them leaders, who guide (people) by Our command, and We revealed to them the doing of good deeds and the observing of prayer and the giving of alms. And they were all worshippers of Us (alone).
and appointed them to be leaders guiding by Our command, and We revealed to them the doing of good deeds, and to perform the prayer, and to pay the alms, and Us they served.
I appointed them as the leaders of their nations so that they may lead them according to My Laws. I thought them how to be righteous, worship the Lord on regular basis, and devote a part of their income to charity. Thus they became devote worshippers of Mine.
and we made them high priests to guide (men) by our bidding, and we inspired them to do good works, and to be steadfast in prayer, and to give alms; and they did serve us.
We made them leaders who guide by Our command, and We inspired them to promote reforms and hold the contact prayer and contribute towards betterment, and they were in service to Us.
We also made them models of religion, that they might direct others by our command: And We inspired into them the doing of good works, and the observance of prayer, and the giving of alms; and they served us.
And We bestowed upon him Isaac, and as an additional gift (a grandson), Jacob and each of them We made righteous.
And We made them Imams (i. e., leaders) guiding by Our Command, and We revealed to them the performance of charitable deeds, and keeping up the prayer, and the bringing of the Zakat; (i.e., payment of poor-dues) and they were worshipers of Us (alone)
And We made them chiefs who guide by Our command, and We inspired in them the doing of good deeds and the right establishment of worship and the giving of alms, and they were worshippers of Us (alone).
And We made them leaders to guide (the people) by Our command; and We inspired them to perform good deeds and observe their moral obligations and pay the zakat; and they obeyed Us.
and made them leaders who would guide [others] in accordance with Our behest: for We inspired them [with a will] to do good works, and to be constant in prayer, and to dispense charity: and Us [alone] did they worship.
We ˹also˺ made them leaders, guiding by Our command, and inspired them to do good deeds, establish prayer, and pay alms-tax. And they were devoted to Our worship.
And We made them leaders who guide by Our command, and We inspired them to do good work and hold the contact-method and contribute towards betterment, and they were in service to Us.
We made them imams who guided in accordance with our commandments, and we taught them how to work righteousness, and how to observe the Contact Prayers (Salat) and the obligatory charity (Zakat). To us, they were devoted worshipers.,
And We made them leaders guiding by Our command. And We inspired to them the doing of good deeds, establishment of prayer, and giving of zakah; and they were worshippers of Us.
And We made them leaders, guiding by Our command, and revealed to them the doing of good deeds, and the upholding of duty, and the rendering of the purity; and Us they served.
We made them leaders who set the standards of leadership. They guided people as We commanded, into doing collective good for the society, and to establish the Divine System with a Just Economic Order. They were true servants of Ours.
And We made them leaders, leading (men) according to Our Command, and We sent them revelation to do good acts, to establish regular prayers, and to give out regular charity; And they constantly worshiped Us.
And We made them the Imams who guided (people) under Our command, and We inspired them to do good deeds and to establish Salāh and pay Zakāh, and Us alone they worshipped.
AndWe made them leaders who guide by Our command, and We inspired them to do good works and hold the contact prayer and contribute towards purification, and they were in service to Us.