Nahl suresi

Nahl suresi, 99. ayet

Nahl suresi, 99. ayet. إِنَّهُۥ لَيْسَ لَهُۥ سُلْطَٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

innehû leyse lehû sülṭânün `ale-lleẕîne âmenû ve`alâ rabbihim yetevekkelûn.

Diyanet İşleri

Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 96–102 · surenin 99. ayeti / 128

Konu Kur'an okurken sığınmak; nesih ve "ona bir insan öğretiyor" Nahl 98–105 3

  1. Nahl 96

    Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.

  2. Nahl 97

    Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.

  3. Nahl 98

    Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

  4. 99

    Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.

  5. Nahl 100

    Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.

  6. Nahl 101

    Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber'e, "Sen ancak uyduruyorsun" derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

  7. Nahl 102

    Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 98–100. ayetler için yazılmıştır.

98. Yani kitapların en şereflisi, en üstün ve değerlisi olan, kalpleri ıslah edip düzelten, pek çok ilimler ihtiva eden, Allah’ın Kitab’ını okumak istediğinde “şeytandan Allah’a sığın.” Çünkü şeytanın kula en çok kötülük vermek istediği zamanlar, faziletli amellere başlayacağı vakitlerdir. Onu bu işlerin gerçek maksatlarından ve gerçek anlamlarından alıkoyup uzaklaştırmak için çalışır. Şeytanın kötülüğünden kurtulmanın yolu ise Yüce Allah’a sığınmak ve şeytanın kötülüğünden Allah’ın korumasına girmektir. Onun için de Kur’an okuyan kimse “ أعوذ بالله من الشيطان الرجيم / Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım” sözlerinin anlamını düşünerek söyler. Kalbinden şeytanın kötülüğünü kendisinden uzaklaştırmak için Yüce Allah’a güvenip dayanır. Şeytanın aşağılık vesvese ve düşüncelerini bertaraf etmek için bütün gayretini ortaya koyar. Bunu uzaklaştırmak için en güçlü yol olan iman ve tevekkül ile bezenip süslenmeye gayret gösterir.

99. Gerçek şu ki şeytanın “iman edip de yalnız” bir ve tek olan “Rablerine tevekkül edenler üzerinde hiçbir hakimiyeti” tasallutu “yoktur.” Yüce Allah, iman edip kendisine tevekkül edenlerden, şeytanın kötülüklerini bertaraf eder ve şeytanın onların aleyhine bulabileceği bir yol bırakmaz.

100. “Onun hakimiyeti” tasallutu “ancak kendisini dost edinip...” Bu da onların Allah’ın dostluğundan uzaklaşarak şeytanın itaati çerçevesine girip şeytanın taraftarları arasına katılmalarıyla olur. İşte şeytanı kendilerine hakim olma noktasına çıkartanlar onlardır. Şeytan da onları masiyetlere doğru ittikçe iter ve onlara ateşe giden yolda önderlik eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhakkak ki Şeytan, Allah'a iman ederek, bütün işlerinde bir tek Rablerine güvenip, itimat etmiş olan kimseler üzerinde hakimiyet kuramaz.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّهُۥ innehu çünkü
  2. لَيْسَ leyse yoktur kök: ليس
  3. لَهُۥ lehu o(şeyta)nın
  4. سُلْطَـٰنٌ sultanun bir gücü kök: سلط
  5. عَلَى ala üzerinde
  6. ٱلَّذِينَ ellezine
  7. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar kök: امن
  8. وَعَلَىٰ ve ala ve üzerinde
  9. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerine kök: ربب
  10. يَتَوَكَّلُونَ yetevekkelune dayananlar kök: وكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    "Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!"

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Peygamberleri, onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah'ın…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    O (Kur'an) hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim."

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkar ederlerse, biz onları…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gerçek şu ki iman edip yalnız Rablerine güvenenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir hâkimiyeti yoktur.

Mustafa İslamoğlu

Fakat şunu da unutma ki, (Şeytan'ın) imanda sebat gösterenleri ve Rablerine güvenip dayananların üzerinde etkin bir gücü yoktur;

Muhammed Esed

Gerçekte, onun, imana erişenlerin ve Rablerine güven bağlamış olanların üzerinde bir nüfuzu/etkisi yoktur:

Ahmed Hulusi

Gerçektir ki, onun (şeytanın) iman eden ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde bir sultası (gücü) yoktur!

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı gücü yoktur.

Ali Özek ve heyeti

Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur.

Ali Rıza Safa

Aslında, inanan ve Efendilerine güvenenlerin üzerinde, onun hiçbir gücü yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rabblerine güvenip dayananlar üzerinde şeytanın bir hakimiyeti yoktur.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp Efendi'lerine güvenenlere onun bir gücü yoktur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanıp Rab'lerine güvenenlere onun bir gücü yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçek şu ki, iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun hiçbir hakimiyeti yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakikat bu ki iyman edip de Rablarına tevekkül edenler üzerine onun sultası yoktur

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, inananlar ve rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı gücü yoktur.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat şudur ki iman edenler ve Rablerine güvenib dayananlar üzerinde onun hiç bir haakimiyyeti yokdur.

İbni Kesir

Doğrusu inananlar ve yalnız Rabblarına güvenenler üzerinde, onun bir nüfuzu yoktur.

Mehmet Alagaş

(98-104) Kuran okuduğun zaman taşlanmış / recm edilmiş şeytandan Allah’a sığın , muhakkak ki O / şeytan iman edenler ve Rablerine vekalet verenler üzerinde bir delile dayalı otoritesi / sultanlığı yoktur. Onun / sultanlığı, onunla ilgilenen / ona yüzünü çevirenleredir, onlar onu ortak edinenlerdir. (Şeytanı ortak edinen / Allaha ortak koşanlar) Biz bir ayetin yerini başka bir ayet ile değiştirdiğimizde (ayeti değil mekanını değiştirmek nesih / hükmün iptali değildir) ki Allah neyi indirdiğini en iyi bilendir, buna rağmen “sen bir iftiracısın” dediler , bilakis onların çoğunluğu bilmiyorlar. Ku tsal Ruh / Cebrail onu Rabbinden hak ile iman edenleri sabitlemesi için / sebat vermesi için teslim olanlara bir hidayet bir müjde olması için indirdi de. Kesin olan şu ki, onların onu bir beşerden öğreniyor dediklerini biliyoruz. Meylettikleri o kişinin dili / lisanı yabancıdır / acemidir , bu ise apaçık arabidir, Kesinlikle o kimseler Allah’a iman etmiyorlar, Allah da onları yola yönlendirmiyor, onlara acıtıcı bir azap vardır. Yalanı iftira edenler Allah’ın ayetlerine iman etmezler ve işte o kimseler yalancıdırlar, imanından sonra kim Allah’ı yok sayar ise, kalbi iman ile tatmin olduğu halde inkara zorlananlar hariç, kim kalbini küfre açar ise onların üzerine Allah ’ın öfkesi / gazabı vardır, onlara büyük bir azap vardır. Bu onların dünya hayatını ah irete tercih e dip sevmelerindendir, m uhakkak ki Allah yok sayan kavmi yola yönlendirmez. İşte onların kalplerini işitmelerini ve görmelerini mühürler işte onlar fakında olmayanlardır / gafillerdir. Hiç şüphesiz ki onlar ahirette hasara uğrayanlardır. Muhakkak ki Rabbin, fitne sonrası hicret edenleri, çaba gösterenlerin ve sabredenlerin kesinlikle Rabbidir, tüm bunların ardından Rabbin çok bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gerçek şu ki; Şeytan'ın, iman eden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.

Süleyman Ateş

Çünkü inananlara ve Rablerine dayananlara o(şeyta)nın bir gücü yoktur.

Süleymaniye Vakfı

Zaten şeytanın, inanıp güvenen ve Rablerine dayananlara boyun eğdirecek bir gücü yoktur. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İster Müslüman, ister kafir olsun, şeytan hiç kimseye boyun eğdirecek güce sahip değildir. O, sadece kendisine uyanları etki altına alabilir. Bu da şeytanın üstünlüğünden değil, ona uyanların kendi tercihinden kaynaklanır (Nisa 4/118-120, Hicr 15/42, İsra 17/65, Sebe 34/21)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şeytanın, inanıp güvenen ve Rablerine dayananlar üzerinde bir üstünlüğü (gücü,yetkisi) dipnot 1 olmaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. İbrahim 14/22, Hicr 15/42

Şaban Britch

Şüphesiz ki, onun iman edenler ve Rabbine tevekkül edenler üzerinde hiçbir gücü yoktur.

Şaban Piriş

Şüphesiz ki, onun iman edenler ve Rabbine güvenenler üzerinde hiçbir gücü yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki şeytanın elinde, iman edip yalnız Rablerine dayananlar aleyhine hiçbir sulta/hiçbir kanıt yoktur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He has no influence on those whose hearts have been touched with the divine hand and in Allah they trust.

Abdul Haleem

He has no power over those who believe and trust in their Lord;

Abdullah Yusuf Ali

No authority has he over those who believe and put their trust in their Lord.

Abul A'la Maududi

Surely he has no power over those who have faith and who place their trust in their Lord.

Aisha Bewley

He has no authority over those who have iman and put their trust in their Lord.

Al-Hilali & Khan

Verily! He has no power over those who believe and put their trust only in their Lord (Allâh).

Ali Quli Qarai

Indeed he does not have any authority over those who have faith and put their trust in their Lord.

Amatul Rahman Omar

Surely, he has no authority over those who believe and put their trust in their Lord.

Arthur John Arberry

he has no authority over those who believe and trust in their Lord;

Bijan Moeinian

Rest assured that Satan does not have any power over those who believe and in God they trust.

E. Henry Palmer

Verily, he has no power over those who believe and who upon their Lord rely.

Edip-Layth

He has no authority over those who acknowledge, and who put their trust in their Lord.

George Sale

He hath no power over those who believe, and who put their confidence in their Lord;

Hamid S. Aziz

Verily, he has no power over those who believe and who upon their Lord rely (trust).

Mahmoud Ghali

Surely he has no all-binding authority over the ones who believe and trust in their Lord.

Marmaduke Pickthall

Lo! he hath no power over those who believe and put trust in their Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

He does not have power over those who believe and place their trust in their Lord.

Muhammad Asad

Behold, he has no power over those who have attained to faith and in their Sustainer place their tray trust:

Mustafa Khattab

He certainly has no authority over those who believe and put their trust in their Lord.

Progressive Muslims

He has no authority over those who believe, and who put their trust in their Lord.

Rashad Khalifa

He has no power over those who believe and trust in their Lord.

Sahih International

Indeed, there is for him no authority over those who have believed and rely upon their Lord.

Sam Gerrans

(He has no authority over those who heed warning and in their Lord place their trust;

Shabbir Ahmed

This Satan (your selfish desire) has no power over those who truly believe and put their trust in their Lord.

Syed Vickar Ahamed

Verily, he (Satan) has no authority on those who believe and put their trust only in their Lord.

Taqi Usmani

He is such that he has no authority over those who believe and place trust in their Lord.

The Monotheist Group

He has no authority over those who believe, and who put their trust in their Lord.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 99. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 99. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 99. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩