Nahl suresi

Nahl suresi, 102. ayet

Nahl suresi, 102. ayet. قُلْ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلْقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

ḳul nezzelehû rûḥu-lḳudüsi mir rabbike bilḥaḳḳi liyüŝebbite-lleẕîne âmenû vehüdev vebüşrâ lilmüslimîn.

Diyanet İşleri

Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 99–105 · surenin 102. ayeti / 128

Konu Kur'an okurken sığınmak; nesih ve "ona bir insan öğretiyor" Nahl 98–105 3

  1. Nahl 99

    Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.

  2. Nahl 100

    Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.

  3. Nahl 101

    Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber'e, "Sen ancak uyduruyorsun" derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

  4. 102

    Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."

  5. Nahl 103

    Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık bir Arapça'dır.

  6. Nahl 104

    Allah'ın ayetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

  7. Nahl 105

    Yalanı, ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

102. Bundan dolayı Yüce Allah, bu konudaki hikmetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “De ki: Onu Ruhu’l-Kudüs” her türlü kusurdan, hainlikten ve kötülüklerden münezzeh, mukaddes bir elçi olan Cebrail, “iman edenlere” âyetlerinin nüzulu ve ara ara âyetlerin onlara ardı sıra ulaşması suretiyle “sebat vermek... üzere Rabbinden hak olarak indirmiştir.” Bu kitap, hak ile indirilmiştir. Verdiği haberleri, emirleri, yasakları ile hakkı ihtiva eder. Herhangi bir kimsenin bu kitaba sağlıklı ve doğru bir eleştiride bulunmasına imkân yoktur. Bu kitabın hak olduğu açıkça ortaya çıktığına göre ona karşı çıkan ve onunla çelişen her şeyin de batıl olduğu aynı şekilde ortaya çıkar. İşte bu kitabın içerdiği hak ve gerçekler, peyderpey mü’minlerin kalplerine ulaşır. Nihayet imanları sarsılmaz dağlardan daha sağlam olur. Onlar, bu kitabın hakkın ta kendisi olduğunu bilirler. Yüce Allah eğer herhangi bir hükmü önce teşrî buyurup sonra da onu neshederse mü’minler bilirler ki Allah, bu hükmü ya benzeriyle ya da ondan daha hayırlısıyla değiştirmiştir ve o hükmü neshetmesi, Rabbani hikmete daha uygun, akla daha münasiptir. Bu kitap, aynı zamanda “müslümanlara bir hidâyet ve müjde olmak üzere” indirilmiştir. Yani Yüce Allah, onlara eşyanın hakikatini gösterir, neyin hak, neyin batıl olduğunu, neyin hidâyet neyin sapıklık olduğunu açıklar. Onlar için, içinde ebediyen kalacakları güzel bir mükâfat olduğu müjdesini de verir. Aynı şekilde bu kitabın kısım kısım inmesi de büyük bir hidâyet ve müjdedir. Zira eğer toptan inseydi ve düşünceler onun farklı yönlerine kaysaydı hidayet ve müjdes bu kadar büyük olmazdı. Bu nedenle O, bazen bir hüküm bazen de birkaç hüküm indirmiştir. Onlar, bunları akledip kavradıktan, onun maksadını bilip ondan kana kana içtikten sonra ona benzer bir başka hükmü indirmiştir. Bu böylece sürüp gitmiştir. Bundan dolayı ashab -Allah cümlesinden razı olsun- Kur'ân sayesinde büyük bir seviyeye ulaşmış, huyları, karakterleri değişmiş, onların ulaştıkları ahlâk, güzellikler ve ameller öncekilerin de sonrakilerin de çok ilerisine ulaşmıştır. Onlardan sonra gelenlere yakışan da bu Kitabın ihtiva ettiği ilimler ile kendilerini eğitmek, onun ahlâkıyla ahlâklanmak, sapıklığın ve bilgisizliğin karanlıklarında onun nuruyla aydınlanmak olmalı ve bütün hallerde bu kitabı kendilerine rehber edinmelidirler. Ancak böylelikle dinî ve dünyevi bütün işleri dosdoğru olur, istikamet bulur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Onlara de ki: “Cebrail -aleyhisselam- bu Kur'an'ı Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın katından hiçbir hata, değiştirme ve bozukluk barındırmayan bir hakikatle, Allah’a iman edenleri her yeni bir ayet indiğinde ve bazılarının hükmü kaldırıldığında imanları üzerine kararlı kılması, hakka götüren bir rehber ve elde ettikleri değerli mükâfattan ötürü Müslümanlara bir müjde olması için indirmiştir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. نَزَّلَهُۥ nezzelehu onu indirdi kök: نزل
  3. رُوحُ ruhu Ruhu'l- kök: روح
  4. ٱلْقُدُسِ l-kudusi -Kudüs kök: قدس
  5. مِن min -nden
  6. رَّبِّكَ rabbike Rabbi- kök: ربب
  7. بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçek olarak kök: حقق
  8. لِيُثَبِّتَ liyusebbite sağlamlaştırmak için kök: ثبت
  9. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  10. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(ları) kök: امن
  11. وَهُدًۭى ve huden ve yol gösterici kök: هدي
  12. وَبُشْرَىٰ ve buşra ve müjde olarak kök: بشر
  13. لِلْمُسْلِمِينَ lilmuslimine müslümanlara kök: سلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    (16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    (48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: İslâm

    Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: İslâm

    (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Kutsal Ruh (Cebrail) onu (Kur'an'ı) iman edenlere güç vermek için, müslümanlara rehber ve müjde olarak Rabbinin katından bir amaç ile indirmiştir."

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Onu Kutsal Ruh, mutlak hakikate bir atıf olsun ve hem imanda sebat edenleri desteklesin, hem de Allah'a teslim olan kimseler için bir yol haritası ve bir müjde olsun diye, Rabbin katındaki ana kaynaktan indirdi!"

Muhammed Esed

Onun, apaçık bir gerçeklik ve sarsılmayan bir doğruluk keyfiyeti içinde, imana erişenleri(n durumunu) güçlendirmek ve Allah'a yürekten bağlanıp boyun eğenlere bir doğru yol bilgisi, bir müjde olmak üzre Rabbinden safha safha Kutsal İlham yoluyla indirildiğini söyle.

Ahmed Hulusi

De ki: "O'nu, Ruh-ül Kuds (Cibril ismi verilmiş kuvve; El Esma'dan ilim kuvvesi), senin Rabbinden (hakikatini oluşturan Esma bileşiminden) Hak olarak indirmiştir. . . İman edenlere direnç vermek ve müslimler için de kılavuz ve müjde olarak. "

Ali Bulaç

De ki: "İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur'an'ı) hak olarak Rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Onu, Mukaddes Rûh (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanları doğru yola iletmek ve onlara müjde vermek için, Rabbin katından hak olarak indirdi.

Ali Rıza Safa

Onu, inanca çağırılanları güçlendirmesi, teslim olanlara doğru yolu göstermesi ve sevinçli bir haber olması için, Efendinden gerçek olarak, Kutsal Ruh'un indirdiğini söyle.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Kur'an'ı Kutsal Ruh/Cebrail, Rabbinin katından, inananların inançlarını pekiştirmek için ve Müslümanlara rehber ve müjde olarak gerçekle indirmiştir."

Edip Yüksel

De ki: "İman Edenleri sağlamlaştırsın, Müslümanlara bir yol gösterici ve müjde olsun diye Kutsal Ruh onu Efendinden gerçekle indirdi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'İnananları sağlamlaştırsın, müslümanlara bir yol gösterici ve müjde olsun diye Kutsal Ruh onu Rabbinden gerçekle indirdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Söyle onlara: "Onu Rabbinden hak olarak Rühu'l-Kudüs (Cebrail), iman edenlere sebat vermek ve müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için indirdi."

Elmalılı Hamdi Yazır

Söyle onlara: onu Rabbından hikmeti hakkile Ruhulkudüs indirdi ki iyman edenleri tesbit etmek ve müslimanlara bir hidayet, bir bişaret olmak için

Erhan Aktaş

De ki: "İman Edenlerin; imanlarını pekiştirmek, Müslimlere kılavuz ve müjde olmak üzere, Rabb'inden, Hakk ile o Kudus'un Ruhu dipnot 1 çokça dipnot 2 indi."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın Ruhu ile. Ruhu'l Kudus, "Ruh" ve "Kudus" kelimelerinden bir araya gelmiş belirtili isim tamlamasıdır; "Kudusun Ruhu" demektir. Sıfat tamlaması olarak, "Kutsal Ruh" diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus" tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamlarına gelmektedir. Ruh Kelimesi; Kur'an'da, Kelime anlamı olan, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra "insanın ve toplumların hayatını diri, sağlıklı kılan vahiy" anlamında da kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadesi "Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler" demektir." Ruhu'l Kudus ifadesinin geçtiği ayetler: 2: 87, 253; 5:110; 16:102.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Nezzele" fiili Tef'il babından olup, bazen fiilin kendisi çokluk ve fazlalığı ifade eder.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "İman edenlerin; imanlarını pekiştirmek, Müslümanlara kılavuz ve müjde olmak üzere, Rabb'inden, Hakk ile o Kudus'un Ruhu dipnot 1 çokça dipnot 2 indi."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın Ruhu ile. Ruhu'l Kudus, "Ruh" ve "Kudus" sözcüklerinden bir araya gelmiş belirtili isim tamlamasıdır; "Kudusun Ruhu" demektir. Sıfat tamlaması olarak, "Kutsal Ruh" diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus" tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamına gelmektedir. Ruh sözcüğü; Kur'an'da, sözcük anlamı olan, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra "insanı ve toplumları yaşamlarında diri, sağlıklı kılan vahiy" anlamında da kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadeleri, "Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler" demektir." Ruhu'l Kudus ifadelerinin geçtiği ayetler: 2: 87, 253; 5:110; 59:23.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Nezzele" fiili Tef'il babından olup, bazen fiilin kendisi çokluk ve fazlalığı ifade eder.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "İman edenlerin; imanlarını pekiştirmek, Müslümanlara kılavuz ve müjde olmak üzere, Rabb'inden, Hakk ile çokça Ruhu'l-Kudus dipnot 1 indi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ruhu'l Kudus, Ruh ve Kudus sözcüklerinden oluşan belirtili isim tamlamasıdır. "Kudus'un Ruhu" demektir. "Kutsal Ruh" olarak, sıfat tamlaması şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İsim tamlaması olarak; Allah'ın Ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamına gelmektedir. Ruh sözcüğü; "can", vücuda hayat veren cevher" demektir. Bu anlamından hareketle, isim tamlaması olarak vahiy sözcüğünün yerine kullanılmıştır. Kur'an'da dört yerde geçen Ruhu'l Kudus isim tamlamasındaki Kudus, Allah; ruh sözcüğü ise, "insana ve topluma hayat veren; düzen vererek onları canlı ve diri tutan, sağlıklı kılan ruh/can anlamındadır. Bu nedenle çevirilerde, Ruhu'l Kudus'a, "Cebrail" anlamı verilmesi doğru değildir. Ayrıca, ayette yer alan "nezzele" fiiline "indirdi" anlamı vermek, gramer olarak yanlıştır. Zira "indirdi" olabilmesi için, sözcüğün, nezzele değil "enzele" olması gerekirdi. Ayette yer alan "nezzelehu Ruhu'l Kudus" ifadesinin anlamı, "Ona çokça vahiy/Ruhu'l Kudus indi." demektir." O, dereceleri yükseltendir, arşın sahibidir. O, buluşma günü hakkında insanları uyarmak için Kendi buyruğundan olan "ruhu/vahyi" kullarından dilediğine ulaştırır. (Mü'min, 15) Ruhu'l Kudus ifadelerinin geçtiği ayetler: Bakara, 87, 253; Maide, 110; Haşr, 23.

Gültekin Onan

De ki: "İnananları sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kuran'ı) hak olarak rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Onu (Kur'anı) — iman edenlere tam bir sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için — Rabbinden hak olarak Ruuh-ul kuds indirmişdir.

İbni Kesir

De ki: Onu Ruh-el Kudüs, mü'minlerin imanını pekiştirmek, müslümanlara hidayet ve müjde olmak üzere Rabbın katından hak ile indirmiştir.

Mehmet Alagaş

(98-104) Kuran okuduğun zaman taşlanmış / recm edilmiş şeytandan Allah’a sığın , muhakkak ki O / şeytan iman edenler ve Rablerine vekalet verenler üzerinde bir delile dayalı otoritesi / sultanlığı yoktur. Onun / sultanlığı, onunla ilgilenen / ona yüzünü çevirenleredir, onlar onu ortak edinenlerdir. (Şeytanı ortak edinen / Allaha ortak koşanlar) Biz bir ayetin yerini başka bir ayet ile değiştirdiğimizde (ayeti değil mekanını değiştirmek nesih / hükmün iptali değildir) ki Allah neyi indirdiğini en iyi bilendir, buna rağmen “sen bir iftiracısın” dediler , bilakis onların çoğunluğu bilmiyorlar. Ku tsal Ruh / Cebrail onu Rabbinden hak ile iman edenleri sabitlemesi için / sebat vermesi için teslim olanlara bir hidayet bir müjde olması için indirdi de. Kesin olan şu ki, onların onu bir beşerden öğreniyor dediklerini biliyoruz. Meylettikleri o kişinin dili / lisanı yabancıdır / acemidir , bu ise apaçık arabidir, Kesinlikle o kimseler Allah’a iman etmiyorlar, Allah da onları yola yönlendirmiyor, onlara acıtıcı bir azap vardır. Yalanı iftira edenler Allah’ın ayetlerine iman etmezler ve işte o kimseler yalancıdırlar, imanından sonra kim Allah’ı yok sayar ise, kalbi iman ile tatmin olduğu halde inkara zorlananlar hariç, kim kalbini küfre açar ise onların üzerine Allah ’ın öfkesi / gazabı vardır, onlara büyük bir azap vardır. Bu onların dünya hayatını ah irete tercih e dip sevmelerindendir, m uhakkak ki Allah yok sayan kavmi yola yönlendirmez. İşte onların kalplerini işitmelerini ve görmelerini mühürler işte onlar fakında olmayanlardır / gafillerdir. Hiç şüphesiz ki onlar ahirette hasara uğrayanlardır. Muhakkak ki Rabbin, fitne sonrası hicret edenleri, çaba gösterenlerin ve sabredenlerin kesinlikle Rabbidir, tüm bunların ardından Rabbin çok bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey Muhammed! De ki: ''Rûhu’l-Kudüs (Cebrâîl), iman edenleri sağlamlaştırmak, Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur’an’ı Rabbinden hak olarak indirdi.''

Süleyman Ateş

De ki: "İnananları sağlamlaştırmak ve müslümanlara yol gösterici ve müjde olmak üzere onu, Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) Rabbinden gerçek (bilgi) olarak indirdi."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Onu, bir gerçek olarak Rabbinden Kutsal Ruh dipnot 1 indirdi ki inanıp güvenenleri sağlamlaştırsın, doğru yolu göstersin ve İslam'a girenlere bir müjde olsun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy meleği Cebrail (a.s.)

Şaban Britch

De ki: “O’nu Ruhul Kudüs (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanlara hidayet ve müjde olarak Rabbinin katından indirmiştir.”

Şaban Piriş

De ki: "O'nu Ruhul Kudüs (Cebrail), müminlerin imanının pekişmesi, müslümanlara doğru yolu göstermek ve müjde vermek için Rabbinin katından indirmiştir."

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "İman edenleri güçlendirip kökleştirmek için ve Müslümanlara bir müjde ve kılavuz olarak, Ruhulkudüs onu, senin Rabbinden indirdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "This and that and all divine revelations are being conveyed by the Holy Spirit from Allah, my Creator, to strengthen -in opinion, action and purpose- those whose hearts have been touched with the divine hand and they are joyful tidings to those who have conformed to Islam.

Abdul Haleem

Say that the Holy Spirit has brought the Revelation with the Truth step by step from your Lord, to strengthen the believers and as guidance and good news to the devout.

Abdullah Yusuf Ali

Say, the Holy Spirit has brought the revelation from thy Lord in Truth, in order to strengthen those who believe, and as a Guide and Glad Tidings to Muslims.

Abul A'la Maududi

Tell them: "It is the spirit of holiness that has brought it down, by stages, dipnot 1 from your Lord so that it might bring firmness to those who believe, dipnot 2 and guidance to the Right Way, dipnot 3 and give glad tidings of felicity and success to those who submit to Allah." dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Holy Spirit: Gibril. Instead of using the name of the angel who brought revelation, his title has been deliberately mentioned to warn the disbelievers that the Holy Spirit who brought revelation is free from human frailties. He is neither dishonest that he should add something to or take away something from the message he brought, nor is he a liar and forger that he should invent and state something in the name of Allah. Nor does he suffer from any human lust that he should practice a deceit. He is wholly pure and holy and conveys the Word of Allah intact.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, the fact that Allah sends down His message piecemeal does not mean that Allah’s knowledge and wisdom are defective as you consider because of your folly. Allah sends His revelations gradually because human intelligence and capacity to grasp are limited and defective which do not let him understand the whole theme at one and the same time and make it firm in his mind. Therefore, Allah in His wisdom conveyed His revelation piecemeal through the Holy Spirit. He sends a theme gradually and gives its details by and by and uses different methods and ways to make it plain to human beings so that they might grasp it according to their abilities and capabilities and become firm in their faith and knowledge.
  3. metne dön, dipnot 3
    The second practical wisdom of sending down the Quran piecemeal was that those believers who obediently followed it, should get necessary instructions for the propagation of Islam and the solution of other problems of life at the time when they were actually needed. It is obvious that if those instructions had been sent down before time and at one and the same time they would not have been useful.
  4. metne dön, dipnot 4
    The third practical wisdom of not sending down the Quran as a whole at one and the same time was to give good tidings and encouragement to the obedient servants who were suffering from persecution and encountering great obstacles because they needed it over and over again. That is why they were assured of ultimate success time and again to fill them with hope to carry on their mission.

Aisha Bewley

Say: ‘The Purest Ruh has brought it down from your Lord with truth, to make those who have iman firm, and as guidance and good news for the Muslims. ’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) Ruh-ul-Qudus [Jibrîl (Gabriel)] has brought it (the Qur’ân) down from your Lord with truth, that it may make firm and strengthen (the Faith of) those who believe, and as a guidance and glad tidings to those who have submitted (to Allâh as Muslims).

Ali Quli Qarai

Say, the Holy Spirit has brought it down duly from your Lord to fortify those who have faith and as a guidance and good news for the muslims.

Amatul Rahman Omar

Say, `The Spirit of Holiness has brought this (Qur'ân) down from your Lord to suit the requirement of truth and wisdom, (Allâh has revealed it) so that He may strengthen those who believe in their faith and so that (this may serve as) a guidance and good tidings for Muslims.

Arthur John Arberry

Say: 'The Holy Spirit sent it down from thy Lord in truth, and to confirm those who believe, and to be a guidance and good tidings to those who surrender. '

Bijan Moeinian

Say: "The Holy Spirit has brought the verses of Qur’an intact from the Lord to make the believers firm in their belief, guide them, and give good news (about life after death) to the Muslims (an Arabic: those who surrender themselves to God. )

E. Henry Palmer

Say, 'The Holy Spirit brought it down from thy Lord in truth, to stablish those who believe, and for a guidance and glad tidings to those who are resigned. '

Edip-Layth

Say, "The Holy Spirit has sent it down from your Lord with truth, so that those who acknowledge will be strengthened, and as a guidance and good news for those who have peacefully surrendered."

George Sale

Say, the holy spirit hath brought the same down from thy Lord with truth; that He may confirm those who believe, and for a direction and good tidings unto the Moslems.

Hamid S. Aziz

Say, "The Holy Spirit brought it down from your Lord in truth, that it may confirm (the faith of) those who believe, and for a guidance and glad tidings to those who have Surrendered unto Allah (Muslims). "

Mahmoud Ghali

Say, "The Spirit of Holiness (i. e., the language) has been sending it down from your Lord with the Truth to make firm the ones who have believed and as a guidance and good tidings to Muslims." (i.e. those who surrender to Allah).

Marmaduke Pickthall

Say: The holy Spirit hath delivered it from thy Lord with truth, that it may confirm (the faith of) those who believe, and as guidance and good tidings for those who have surrendered (to Allah).

Mohamed Ahmed - Samira

You say: "It has been sent by divine grace from your Lord with truth to strengthen those who believe, and as guidance and good news for those who have submitted (to God). "

Muhammad Asad

Say: "Holy inspiration has brought it down from thy Sustainer by stages, setting forth the truth, so that it might give firmness unto those who have attained to faith, and provide guidance and a glad tiding unto all who have surrendered themselves to God. "

Mustafa Khattab

Say, "The holy spirit[1] has brought it down from your Lord with the truth to reassure the believers, and as a guide and good news for those who submit ˹to Allah˺."

Progressive Muslims

Say: "The holy Spirit has sent it down from your Lord with truth, so that those who believe will be strengthened, and as a guidance and good news for those who have surrendered. "

Rashad Khalifa

Say, "The Holy Spirit has brought it down from your Lord, truthfully, to assure those who believe, and to provide a beacon and good news for the submitters."

Sahih International

Say, [O Muúammad], "The Pure Spirit has brought it down from your Lord in truth to make firm those who believe and as guidance and good tidings to the Muslims. "

Sam Gerrans

Say thou: “The Spirit of Holiness brought it down from thy Lord in truth, that it might strengthen those who heed warning, and as guidance and glad tidings for those submitting.”

Shabbir Ahmed

Tell them, "The Sacred and Soothing Divine Energy has brought it down from your Lord in Absolute Truth (Gabriel (2:97), 'Rooh, Rauh' Soothing Mercy (12:87), Trustworthy (26:193)). This Qur'an will keep firm in thought and action, those who accept it. And it will provide Guidance and the good news to all who submit to Allah."

Syed Vickar Ahamed

Say: "The Angel Gabriel has brought the revelation from your Lord in Truth, as to strengthen (all) those who believe and as a guide and as good news to Muslims. "

Taqi Usmani

Say, "This has been brought down by RūH-ul-Qudus (the Holy Spirit - Jibra’īl ) from your Lord rightly (as due), so that it may bring firmness to the believers and become guidance and good news for the Muslims.

The Monotheist Group

Say: "The Holy Spirit has brought it down from your Lord with the truth, so that those who believe will be strengthened, and as a guidance and good news for those who have submitted."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 102. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 102. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 102. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩