Nahl suresi

Nahl suresi, 101. ayet

Nahl suresi, 101. ayet. وَإِذَا بَدَّلْنَآ ءَايَةً مَّكَانَ ءَايَةٍ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مُفْتَرٍۭ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

veiẕâ beddelnâ âyetem mekâne âyetiv vellâhü a`lemü bimâ yünezzilü ḳâlû innemâ ente müfter. bel ekŝeruhüm lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber'e, "Sen ancak uyduruyorsun" derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 98–104 · surenin 101. ayeti / 128

Konu Kur'an okurken sığınmak; nesih ve "ona bir insan öğretiyor" Nahl 98–105 3

  1. Nahl 98

    Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

  2. Nahl 99

    Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.

  3. Nahl 100

    Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.

  4. 101

    Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber'e, "Sen ancak uyduruyorsun" derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

  5. Nahl 102

    Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."

  6. Nahl 103

    Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık bir Arapça'dır.

  7. Nahl 104

    Allah'ın ayetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

101. Yüce Allah, bu Kur’an-ı Kerim’i yalanlayan kimselerin kendi lehlerine delil olacak şeyler aradıklarını söz konusu etmektedir. Şöyle ki Yüce Allah -ki O, hükümleri teşri’ eden, hikmeti sonsuz ve mutlak hüküm koyucudur- hikmet ve rahmeti dolayısıyla bir hükmü değiştirerek onun yerine bir başka hüküm koyabilir. İşte yalanlayıcılar bunu gördükleri zaman, Allah Rasûlünü ve onun getirdiklerini tenkide kalkışıp: “Sen ancak bir iftiracısın” dediler. Yüce Allah ise bunlara: “Hayır, onların çoğu bilmezler” diye cevap vermektedir. Onlar arasında Rablerini de şeriatini de bilmeyen cahiller vardır. Bilindiği gibi cahil kimselerin tenkitlerine itibar edilmez. Çünkü bir şeyi tenkit etmek için ona dair bilgi sahibi olmak, o şeyin ihtiva ettiği övülmeyi ve tenkidi gerektiren şeyleri bilmek gerekir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer Kur’an’dan bir ayetin hükmünü başka bir ayetle kaldırsak -Yüce Allah, bir hikmete bağlı olarak Kur’an’dan hangi hükmün kaldırılıp, hangilerinin kaldırılmayacağını en iyi bilendir- hemen şöyle derler: -Ey Muhammed!- Muhakkak sen, Allah’a karşı yalanlar uyduran bir yalancısın. Tam aksine; onların çoğu bir hükmün, kusursuz ilahi bir hikmetten ötürü kaldırılmış olduğunu bilmezler.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. بَدَّلْنَآ beddelna değiştirdiğimiz kök: بدل
  3. ءَايَةًۭ ayeten bir ayeti kök: ايي
  4. مَّكَانَ mekane yerine kök: كون
  5. ءَايَةٍۢ ۙ ayetin bir ayet kök: ايي
  6. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  7. أَعْلَمُ ea'lemu bilirken kök: علم
  8. بِمَا bima ne
  9. يُنَزِّلُ yunezzilu indirdiğini kök: نزل
  10. قَالُوٓا۟ kalu derler kök: قول
  11. إِنَّمَآ innema şüphesiz
  12. أَنتَ ente sen
  13. مُفْتَرٍۭ ۚ mufterin iftira ediyorsun kök: فري
  14. بَلْ bel hayır
  15. أَكْثَرُهُمْ ekseruhum onların çokları kök: كثر
  16. لَا la
  17. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmiyorlar kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بدل (45 geçiş)

    Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir…

  • Aynı kök: بدل (45 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: بدل (45 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

  • Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti değiştirdiğimiz zaman -ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilendir- "Sen ancak bir iftiracısın!" dipnot 1 dediler. dipnot 2 Hayır; onların çoğu (gerçeği) bilmezler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Muhammed'e yönelik "müfteri" suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe' 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet bazıları tarafından "nesh"in delilleri arasında sayılmaktadır ki bu doğru olamaz. Çünkü konu Kur'an ayetleri arasındaki hükümlerle değil, aksine bütünüyle şeriat yani risaletle ilgilidir. Zaten bütünüyle Mekke döneminde indirilen Nahl suresinde bilinen anlamda neshle ilgili herhangi bir konu ele alınmış olamaz. Çünkü nesh hükümlerle ilgili bir konudur ve hükümlerle ilgili ayetler Medine dönemi surelerindedir. Ayrıca Nahl 16:102-103'teki bilgiler de bunun apaçık delilidir. Nesh hakkında açıklamalarımız için bkz. Bakara 2:106, dipnot 2.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz bir ayeti diğeriyle değiştirdiğimizde, -ki Allah neyi ne zaman indireceğini pekala bilir- "Sen sadece ve sadece uydurduklarını söyleyen birisin!" derler; aksine onların çoğu (lafının nereye vardığını) bilmeyen kimselerdir.

Muhammed Esed

Biz bir ayetin yerine bir başka ayeti getirdiğimizde -ki Allah adım adım ne indirdiğini bütünüyle bilmektedir- (hakkı inkar edenler), "Sen sadece uyduruyorsun!" derler. Oysa onların çoğu bilmeyen, anlamayan kimselerdir!

Ahmed Hulusi

Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimizde, "Sen yalnızca bir iftiracısın!" dediler. Allah neyi inzal ettiğini daha iyi bilir! Bilakis, onların çoğunluğu bilmezler.

Ali Bulaç

Biz bir ayeti, bir (başka) ayetin yeriyle değiştirdiğimiz zaman, -Allah neyi indirdiğini daha iyi bilir.- "Sen yalnızca iftira edicisin" dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Ali Özek ve heyeti

Biz, bir âyetle bir âyetin yerini değiştirdiğimiz zaman ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir «Sen ancak bir iftiracısın» dediler. Hayır; onların çoğu bilmezler.

Ali Rıza Safa

Bir kanıtı değiştirerek yerine başka bir kanıt getirdiğimizde, Allah, ne indirdiğini bilmesine karşın, "Yalnızca uyduruyorsun!" derler. Hayır, onların çoğu bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Biz bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimiz zaman onlar şöyle derler: "Sen sadece düpedüz bir iftiracısın."HalbukiAllah ne indirdiğini en iyi bilendir, onların çoğu bilmiyorlar.

Edip Yüksel

Biz bir delilin yerine bir başka delili getirdiğimiz zaman ki ALLAH neyi indirdiğini iyi bilir, "Sen, ancak bir iftiracısın!" derler. Gerçekten çokları bilmiyor. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 2:106.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz bir delilin yerine bir başka delili getirdiğimiz zaman ki ALLAH neyi indirdiğini iyi bilir 'Sen, ancak bir iftiracısın!,' derler. Gerçekten çokları bilmiyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir ayeti bir ayetin yerine bedel yaptığımız zaman Allah indirdiğini ve indireceğini en iyi bilirken o şeytan dostları: "Sen yalnızca bir iftiracısın!" dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir ayeti bir ayetin yerine bedel yaptığımız vakıt Allah indirdiğine ve indireceğine a'lem iken o Şeytan yaranı: "Sen sırf bir müfterisin" dediler, hayır onların çoğu bilmezler

Erhan Aktaş

Biz, bir ayeti, başka bir ayetle değiştirdiğimiz dipnot 1 zaman: "Allah ne indirdiğini bilirken, dipnot 2 sen kesinlikle uyduruyorsun." derler. Hayır, onların çoğu gerçeği bilmiyor.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimi ayetlerin "nesh" edildiğini (iptal edildiğini) iddia ederek, Allah'a ve Kur'an'a iftira atanlar, referans olarak bu ve 2:106. ayeti ileri sürüyorlar. Oysaki bu ayet Kitap' Ehli'ne bir cevap ayetidir. Ayette söz konusu edilen şey, Kur'an'daki herhangi bir ayetin iptal edilmesi değil, Tevrat ve İncil'deki hükümlerin yerine yeni hükümlerin getirildiğidir; daha önceki kitaplarda yer alan kimi hükümlerin değiştirilmesidir. Örneğin kıblenin yönünün değiştirilmesi gibi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah, böyle bir ayet indirmemiştir; Allah, hangi ayeti indireceğini biliyor. Bu ayetler, Allah'ın indirdiği ayetler değil, bunlar senin uydurmandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, bir ayeti, başka bir ayetle değiştirdiğimiz dipnot 1 zaman: "Allah ne indirdiğini bilirken dipnot 2 , sen kesinlikle uyduruyorsun." derler. Hayır, onların çoğu gerçeği bilmiyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimi ayetlerin "nesh" edildiğini (geçersiz kılındığını) iddia ederek, Allah'a ve Kur'an'a iftira atanlar, referans olarak bu ayeti ileri sürüyorlar. Oysaki bu ayet Ehl-i Kitap'a bir cevap ayetidir. Ayette söz konusu edilen şey, Kur'an'daki herhangi bir ayetin iptal edilmesi değil, Tevrat ve İncil'deki hükümlerin yerine yeni hükümlerin getirildiğidir; daha önceki kitaplarda yer alan kimi hükümlerin değiştirilmesidir. Örneğin kıblenin yönünün değiştirilmesi gibi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah, böyle bir ayet indirmemiştir; Allah, hangi ayeti indireceğini biliyor. Bu ayetler, Allah'ın indirdiği ayetler değil, bunlar senin uydurmandır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, bir ayeti, başka bir ayetle değiştirdiğimiz dipnot 1 zaman: "Allah ne indirdiğini bilirken dipnot 2 , sen kesinlikle uyduruyorsun." derler. Hayır, onların çoğu gerçeği bilmiyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat ve İncil'deki hükümlerin yerine yeni bir hüküm getirdiğimiz zaman. Kur'an'da "nesh" edilmiş(geçersiz kılınmış) ayetler olduğunu iddia ederek, Kur'an'a iftira atanlar, referans olarak bu ayeti ileri sürmektedirler. Oysa ayette söz konusu edilen şey, Kur'an'daki herhangi bir hükmün iptal edilmesi değil, daha önceki kitaplarda yer alan kimi hükümlerin değiştirilmesidir. Örneğin kıblenin yönünün değiştirilmesi gibi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah, böyle bir ayet indirmemiştir; Allah, hangi ayeti indireceğini biliyor. Bu ayetler, Allah'ın indirdiği ayetler değil, bunlar senin uydurmandır.

Gültekin Onan

Biz bir ayeti, bir (başka) ayetin yeriyle değiştirdiğimiz zaman, Tanrı neyi indirdiğini daha iyi bilir... "Sen yalnızca iftira edicisin" dediler. Hayır onların çoğu bilmezler.

Hasan Basri Çantay

Biz bir ayeti diğer bir ayetin yerine (bunu nesh ederek) getirdiğimiz vakit — ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilendir — dediler ki: "Sen ancak bir iftiracısın". Hayır, onların pek çoğu bilmezler.

İbni Kesir

Biz, bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman; Allah ne indirdiğini gayet iyi bilirken, onlar: Sen sadece uyduruyorsun, derler. Hayır onların çoğu bunu bilmezler.

Mehmet Alagaş

(98-104) Kuran okuduğun zaman taşlanmış / recm edilmiş şeytandan Allah’a sığın , muhakkak ki O / şeytan iman edenler ve Rablerine vekalet verenler üzerinde bir delile dayalı otoritesi / sultanlığı yoktur. Onun / sultanlığı, onunla ilgilenen / ona yüzünü çevirenleredir, onlar onu ortak edinenlerdir. (Şeytanı ortak edinen / Allaha ortak koşanlar) Biz bir ayetin yerini başka bir ayet ile değiştirdiğimizde (ayeti değil mekanını değiştirmek nesih / hükmün iptali değildir) ki Allah neyi indirdiğini en iyi bilendir, buna rağmen “sen bir iftiracısın” dediler , bilakis onların çoğunluğu bilmiyorlar. Ku tsal Ruh / Cebrail onu Rabbinden hak ile iman edenleri sabitlemesi için / sebat vermesi için teslim olanlara bir hidayet bir müjde olması için indirdi de. Kesin olan şu ki, onların onu bir beşerden öğreniyor dediklerini biliyoruz. Meylettikleri o kişinin dili / lisanı yabancıdır / acemidir , bu ise apaçık arabidir, Kesinlikle o kimseler Allah’a iman etmiyorlar, Allah da onları yola yönlendirmiyor, onlara acıtıcı bir azap vardır. Yalanı iftira edenler Allah’ın ayetlerine iman etmezler ve işte o kimseler yalancıdırlar, imanından sonra kim Allah’ı yok sayar ise, kalbi iman ile tatmin olduğu halde inkara zorlananlar hariç, kim kalbini küfre açar ise onların üzerine Allah ’ın öfkesi / gazabı vardır, onlara büyük bir azap vardır. Bu onların dünya hayatını ah irete tercih e dip sevmelerindendir, m uhakkak ki Allah yok sayan kavmi yola yönlendirmez. İşte onların kalplerini işitmelerini ve görmelerini mühürler işte onlar fakında olmayanlardır / gafillerdir. Hiç şüphesiz ki onlar ahirette hasara uğrayanlardır. Muhakkak ki Rabbin, fitne sonrası hicret edenleri, çaba gösterenlerin ve sabredenlerin kesinlikle Rabbidir, tüm bunların ardından Rabbin çok bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır! Onların çoğu bilmezler.

Süleyman Ateş

Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman, -Allah ne indirdiğini bilirken- "Sen (Allah'a) iftira ediyorsun (bu sözleri kendin uydurup Allah'ın üstüne atıyorsun)" derler. Hayır, onların çokları bilmiyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimizde -ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- "Sen sadece iftiracısın." derler. Aslında onların çoğu bilmez. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir ayeti bir başka ayetle değiştirmek, hayırlısı ile nesih olabileceği gibi misliyle nesih de olabilir. "Sen sadece iftiracısın." derken "Sen; Tevrat ve İncil'den alıp, bunlar bana indi, diyorsun." demiş olabilecekleri gibi bir ayetin hükmü yeni bir ayetle neshedilğinde de "Yeni şeyler uyduruyorsun" demiş de olabilirler (Bakara 2/106, Yunus 10/15-16, Furkan 25/4-6)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, neyi indireceğini çok iyi bildiği halde, bir ayetin yerine başka bir ayeti koyduğumuzda sana şöyle dediler: "Sen sadece iftiracısın." Yok, onların pek çoğu bunu bilmezler.

Şaban Britch

Bir ayeti başka bir ayetin yerine getirip değiştirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- “Sen ancak iftiracısın" dediler. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

Şaban Piriş

Bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimiz zaman -ki Allah ne indirdiğini çok iyi bilir- şöyle derler: "sen ancak uyduruyorsun." Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz bir ayeti, bir başka ayetin yerine koyduğumuzda -ki Allah neyi indirmekte olduğunu daha iyi bilir- şöyle derler: "Sen düpedüz bir iftiracısın." Hayır, öyle değil. Bunların çokları bilmiyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

If We happen to exchange a revelation which has already served its purpose for another revelation appropriate for the new circumstance, and Allah knows exactly what to reveal and when, they -the infidels- accuse your O Muhammad of forgery. Indeed, most of them do not know the facts nor do they reflect.

Abdul Haleem

When We substitute one revelation for another- and God knows best what He reveals- they say, ‘You are just making it up,’ but most of them have no knowledge.

Abdullah Yusuf Ali

When We substitute one revelation for another,- and Allah knows best what He reveals (in stages),- they say, "Thou art but a forger": but most of them understand not.

Abul A'la Maududi

Whenever We replace one verse by another verse - and Allah knows what He should reveal - they are wont to say: "You are nothing but a fabricator dipnot 1 (who has invented the Qur'an)." The fact is that most of them are ignorant of the Truth.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This may also mean: To send down one commandment to elaborate upon the other, for the commandments were sent down piecemeal in the Quran. For instance, the commandments about prohibition and fornication were sent down gradually one after the other during several years. But We hesitate to accept this interpretation because An-Nahl is a Makki Surah and to the best of our information there is no instance to show that commandments were sent down piecemeal at Makkah. Therefore, we prefer the other interpretation. The Quran has added details of one theme and explained the same with different kinds of illustrations at different places. Likewise it has related a story in different words at different places and presented its different aspects and details at other places. It has put forward one argument at one place to prove a theme and another at another place to prove the same theme. It has related one theme concisely at one place and in detail at the other. That is what the disbelievers of Makkah put forward as proof that Muhammad (peace be upon him) forged the Quran himself. They argued like this: Had the Quran been the Word of Allah, it would have related one thing in full at one place, for Allah’s knowledge is not defective that He should have to think out gradually the details of a theme and to give different versions to explain the same thing. In contrast to this, the knowledge of a human being is defective. A man has to think out gradually as has been done in the case of the Quran which is a clear proof that you have forged it yourself.

Aisha Bewley

If we replace one ayat with another one – and Allah knows best what He is sending down – they say, ‘You are just inventing this!’ No indeed! Most of them have no knowledge.

Al-Hilali & Khan

And when We change a Verse (of the Qur’ân,) in place of another - and Allâh knows best what He sends down - they (the disbelievers) say: "You (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) are but a Muftari! (forger, liar)." Nay, but most of them know not.

Ali Quli Qarai

When We change a sign with another in its place —and Allah knows best what He sends down— they say, ‘You are just a fabricator. ’ Rather most of them do not know.

Amatul Rahman Omar

And Allâh knows very well the need of what He reveals, yet when We replace a revelation with another revelation they say (to you), `You are only a fabricator (of lies). ' The truth is, however, that most of them know nothing.

Arthur John Arberry

And when We exchange a verse in the place of another verse and God knows very well what He is sending down -- they say, 'Thou art a mere forger!' Nay, but the most of them have no knowledge.

Bijan Moeinian

God knows what He is revealing to you. Yet when a subject is being elaborated in different chapters [or when an issue (such as the prohibition of drinking alcoholic beverages) is being scrutinized, ] the disbelievers say: "You have made this one up!" The fact of the matter is, they simply do not get it.

E. Henry Palmer

And whenever we change one verse for another, - God knows best what He sends down. They say, 'Thou art but a forger!' - Nay, most of them do not know.

Edip-Layth

If We exchange a sign in place of another sign; and God is more aware of what He is revealing; they say, "You are making this up!" Alas, most of them do not know.

George Sale

When We substitute in the Koran an abrogating verse in lieu of a verse abrogated, -- and God best knoweth the fitness of that which He revealeth, -- the infidels say, thou art only a forger of these verses: But the greater part of them know not truth from falsehood.

Hamid S. Aziz

And whenever We change one revelation for another - Allah knows best what He reveals (sends down) - They say, "You are but inventing!"- Nay, most of them know not.

Mahmoud Ghali

And when We substitute a verse (Literally; a sign "ayat) in the place of (another) verse-and Allah best knows what He is sending down-they say, "Surely you are only a fabricator!" No indeed, (but) most of them do not know.

Marmaduke Pickthall

And when We put a revelation in place of (another) revelation, - and Allah knoweth best what He revealeth - they say: Lo! thou art but inventing. Most of them know not.

Mohamed Ahmed - Samira

When We replace a message with another -- and God knows best what He reveals -- they say: "You have made it up;" yet most of them do not know.

Muhammad Asad

And now that We replace one message by another -since God is fully aware of what He bestows from on high, step by step - they [who deny the truth] are wont to say, "Thou but inventest it!" Nay, but most of them do not understand it!

Mustafa Khattab

When We replace a verse with another[1]—and Allah knows best what He reveals—they say, "You ˹Muḥammad˺ are just a fabricator." In fact, most of them do not know.

Progressive Muslims

And if We exchange a verse in place of another verse; and God is more aware of what He is revealing; they Say: "You are making this up!" Alas, most of them do not know.

Rashad Khalifa

When we substitute one revelation in place of another, and GOD is fully aware of what He reveals, they say, "You made this up!" Indeed, most of them do not know.

Sahih International

And when We substitute a verse in place of a verse - and Allah is most knowing of what He sends down - they say, "You, [O Muúammad], are but an inventor [of lies]. " But most of them do not know.

Sam Gerrans

And when We change by a proof the place of a proof; and God best knows what He sends down. They say: “Thou art but inventing.” The truth is, most of them know not.

Shabbir Ahmed

And now that We replace one Message by another, for Allah is fully Aware of what He reveals in stages, some people say, "You are an inventor. " (But, human civilization has evolved sufficiently to be given the perfect Divine System. This Qur'an will remain a watcher over previous Scriptures (5:48)). But most of them do not know this fact.

Syed Vickar Ahamed

When We replace one verse for another— And Allah knows best what He reveals (in stages)— They (the disbelievers) say, "You are only a forger:" But most of them do not understand.

Taqi Usmani

Whenever We replace a verse with another verse - and Allah knows well what He reveals - they say, "You are but a forger." The fact rather is that most of them are ignorant.

The Monotheist Group

And if We exchange a revelation in place of another revelation; and God is more aware of what He is revealing; they say: "You are making this up!" Alas, most of them do not know.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 101. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 101. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 101. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩