Nahl suresi

Nahl suresi, 106. ayet

Nahl suresi, 106. ayet. مَن كَفَرَ بِٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ إِيمَٰنِهِۦٓ إِلَّا مَنْ أُكْرِهَ وَقَلْبُهُۥ مُطْمَئِنٌّۢ بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَٰكِن مَّن شَرَحَ بِٱلْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

men kefera billâhi mim ba`di îmânihî illâ men ükrihe veḳalbühû muṭmeinnüm bil'îmâni velâkim men şeraḥa bilküfri ṣadran fe`aleyhim gaḍabüm mine-llâh. velehüm `aẕâbün `ażîm.

Diyanet İşleri

Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 103–109 · surenin 106. ayeti / 128

Konu Zorlanan kimse ve dünya hayatını tercih edenler Nahl 106–111 3

  1. Nahl 103

    Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık bir Arapça'dır.

  2. Nahl 104

    Allah'ın ayetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

  3. Nahl 105

    Yalanı, ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.

  4. 106

    Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.

  5. Nahl 107

    Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden ve Allah'ın kafirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.

  6. Nahl 108

    İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.

  7. Nahl 109

    Hiç şüphesiz onlar, ahirette ziyana uğrayanların da ta kendileridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 106–108. ayetler için yazılmıştır.

106. Şanı Yüce Allah “imanından sonra Allah’ı inkar” edip kafir olan kimselerin feci hallerini haber vermektedir. Onlar gözleri açılmışken tekrar kör olan, hidâyet bulduktan sonra dalâlete dönen, rahatlıkla ve rıza ile küfre göğüs açan kimselerdir. İşte onlar, son derece merhametli olan Rabbin oldukça ağır gazabına maruz kalacaklardır ki O, gazap etmesi halinde gazabına karşı hiçbir şey mukavemet gösteremez ve onunla birlikte her şey gazaba gelir. “Ve onlar için çok büyük bir azap vardır.” Bu azap ebedî ve sürekli, ayrıca oldukça da şiddetli ve çetindir.

107-108. “Bunun sebebi şudur: Onlar, dünya hayatını âhirete tercih etmişlerdir.” Çünkü onlar, gelip geçici dünyalığın bir bölümüne göz dikip onu istediler. Ahiret hayırlarına iltifat etmediler, ahiretten yana isteksiz davrandılar. Ne zaman ki onlar, küfrü imana tercih ettiler, Allah da onları hidâyetten mahrum bıraktı. Çünkü küfür, değişmez sıfatları olmuştur. Allah da bundan dolayı onların kalplerine mühür vurmuştur. Kalplerine hayır namına bir şey girmez. Onların kulaklarını ve gözlerini de mühürlediğinden dolayı bunlardan içeriye kendilerine faydalı olacak şeyler sızmaz ve kalplerine ulaşmaz. Bu sebepten gaflet, onları kuşatmış ve Allah’ın yardımından uzak kalmak onların çevrelerini sarmıştır. Her şeyi kuşatmış olan Allah’ın rahmetinden mahrum olmuşlardır. Buna sebep ise bu rahmet kendilerine geldiğinde onu reddetmiş olmaları, kendilerine sunulduğunda onu kabul etmemiş olmalarıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Küfretmeye zorlanarak diliyle küfür sözü söyleyen ama kalbi hakikatinden emin olarak imanla mutmain olan kimse dışından, iman etmesinin ardından kim Allah’a küfrederse, hatta kimin kalbi küfürden dolayı ferah ise, küfrü imana karşılık tercih etmişse ve razı olarak bunu söylemişse, o İslam dininden çıkmıştır ve Allah’ın gazabı işte onların üzerinedir. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَن men
  2. كَفَرَ kefera inkar eden kök: كفر
  3. بِٱللَّهِ billahi Allah'ı kök: اله
  4. مِنۢ min
  5. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  6. إِيمَـٰنِهِۦٓ imanihi inandıktan kök: امن
  7. إِلَّا illa hariç
  8. مَنْ men kimseler
  9. أُكْرِهَ ukrihe (inkara) zorlanan kök: كره
  10. وَقَلْبُهُۥ vekalbuhu ve kalbi kök: قلب
  11. مُطْمَئِنٌّۢ mutmeinnun mutmain olduğu halde kök: طمن
  12. بِٱلْإِيمَـٰنِ bil-imani imanla kök: امن
  13. وَلَـٰكِن velakin fakat
  14. مَّن men kimselere
  15. شَرَحَ şeraha açan kök: شرح
  16. بِٱلْكُفْرِ bil-kufri küfre kök: كفر
  17. صَدْرًۭا sadran göğsünü kök: صدر
  18. فَعَلَيْهِمْ fealeyhim üzerlerine iner
  19. غَضَبٌۭ gadebun bir gazab kök: غضب
  20. مِّنَ mine -tan
  21. ٱللَّهِ llahi Allah- kök: اله
  22. وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır
  23. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  24. عَظِيمٌۭ azimun büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرح (5 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Allah'ın, göğsünü İslam'a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri…

  • Aynı kök: شرح (5 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır,…

  • Aynı kök: شرح (5 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Musa, dedi ki: "Rabbim! Gönlüme ferahlık ver."

  • Aynı kök: طمن (13 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kök: طمن (13 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…

  • Aynı kök: طمن (13 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Onlar, "İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. Senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım"…

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Andolsun, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri…

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kim iman ettikten sonra Allah'ı inkâr ederse -kalbi iman ile dolu olduğu hâlde (inkâra) zorlanan başka-, dipnot 1 fakat kim kalbini inkara açarsa, işte Allah'ın öfkesi bunlaradır; onlar için büyük bir azap vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki istisna cümlesi kalbin imanla ilgisini ortaya koymaktadır. Anlaşılıyor ki insanlara "kâfir, müşrik, münafık" vs. türünden nitelendirmelerde bulunmamak gerekmektedir. Çünkü çok tehlikeli hatta ölüm tehdidi altında insanların dilleriyle inkar etmeleri muhtemeldir. Elbette bu tür durumlarda bile inkar sözcükleri kullanmamak ideal olandır; fakat bunu herkes başaramayabilir. İşte bu yüzden bu ayetteki istisna cümlesi böylesi durumlarda kalbinde iman bulunan kişilerin dil ile inkara zorlanmalarının küfür kapsamında olmadığına dikkat çekilmektedir. "Kalbin kazanımları" hakkında bkz. Bakara 2:225, 283; Nahl 16:22; Ahzâb 33:5.

Mustafa İslamoğlu

İman ettikten sonra Allah'ı inkar eden kimseye gelince: -(ki) bu kalbi imanla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında görünüşte inkar eden kimse değil, ve fakat kalbini küfre bile isteye açan kimsedir- işte böyleleri Allah'ın rahmetinden dışlanacaklar, dahası (ahirette) onları korkunç bir azap bekleyecektir.

Muhammed Esed

İmana eriştikten sonra Allah'ı inkar eden kimseye gelince -ki, bundan kasıt, kalbi imanla dolu olduğu halde baskı altında inkar etmiş görünen kimse değil, fakat kalbini bile isteye hakkın inkarına açan kimsedir- işte böylelerinin üzerine Allah katından bir hışım çökecek ve onların payına çok büyük bir azap düşecektir:

Ahmed Hulusi

Kalbi imanla mutmain olduğu halde, (küfre) zorlanan hariç, kim imanından sonra Allah'a küfrederse ve küfre sinesini açar ise, işte Allah gazabı onun üzerinedir! Kendilerine çok büyük azap vardır.

Ali Bulaç

Kim imanından sonra Allah'a (karşı) inkara sapıp da, -kalbi imanla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında zorlanan hariç- inkara göğüs açarsa, işte onların üstünde Allah'tan bir gazab vardır ve büyük azab onlarındır.

Ali Özek ve heyeti

Kalbi iman ile dopdolu olduğu halde küfre zorlanan kimse dışında, imanından sonra Allah'ı inkar eden ve küfre göğüs açan kimselere, Allah katından bir azap gelir. Onlar için büyük bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

İnanca eriştikten sonra baskıyla zorlananlar dışında, inandıktan sonra Allah'a nankörlük ederek yüreklerini nankörlüğe açanların üzerine, Allah'ın öfkesi iner. Üstelik onlar için, büyük bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kalbi imanla dolu olduğu halde, zorlananın dışında olan kimse inandıktan sonra Allah'ı inkar eder ve gönlünü inkarcılığa açarsa, bunlara Allah katında bir öfke vardır ve büyük azap da onlaradır.

Edip Yüksel

Kalbi gerçeği onaylayıp ikna olduğu halde zorlanan dışında, onaydan sonra inkara göğsünü açıp ALLAH'ı inkar edenler, ALLAH'tan bir gazabı hak etmişlerdir ve onlar için büyük bir azap vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kalbi imanla dolu olduğu halde (inkara) zorlanan dışında, imandan sonra inkara göğsünü açıp ALLAH'ı inkar edenler ALLAH'tan bir gazabı hakketmişlerdir ve onlar için büyük bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim imanından sonra Allah'a küfrederse kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan başka ve kim küfre göğsünü açarsa, onların üstüne kesinkes Allah'tan bir gazap iner ve onlara büyük bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim imanından sonra Allaha küfrederse -kalbi iyman ile mutmainn olduğu halde ikrah edilen başka- velakin küfre sinesini açan kimse labüdd onların üstüne Allahdan bir gadab iner ve onlara azim bir azab vardır

Erhan Aktaş

Kalbi iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile inkara zorlanan kimse hariç- kim imanından sonra Allah'ı küfrederse ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kalbi iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile inkara zorlanan kimse hariç- kim imanından sonra Allah'ı küfrederse dipnot 1 ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kalbi iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile zorlanan kimse hariç- kim imanından sonra Allah'ı küfrederse dipnot 1 ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ı inkar ederse.

Gültekin Onan

Kim inancından sonra Tanrı'ya küfredip de, -kalbi inançla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında zorlanan hariç- küfre göğüs açarsa, işte onların üstünde Tanrı'dan bir gazab vardır ve büyük azab onlarındır.

Hasan Basri Çantay

Kalbi iman üzere (sabit ve bununla) mutmein (ve müsterih) olduğu halde (cebr-ü) ikrah e uğratılanlar müstesna olmak üzere kim imanından sonra Allahı tanımaz, fakat küfre sine (-i kabul) açarsa Allahın gazabı onların başındadır. Onlar için en büyük bir azab vardır.

İbni Kesir

Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlananların dışında, her kim; imanından sonra Allah'ı tanımayıp küfre göğüs açarsa; işte Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Ve onlar için büyük bir azab vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kalbi imanla dolu olduğu halde, zorlanan kimse müstesna, iman ettikten sonra Allah'ı inkâr edip, gönlünü küfre açanlara Allah katından bir gazap vardır ve büyük azap da onlar içindir.

Süleyman Ateş

İnandıktan sonra Allah'a nankörlük eden, -kalbi imanla yatışmış olduğu halde (inkara) zorlanan değil- fakat küfre göğüs açan, (küfürle sevinç duyan) kimselere Allah'tan bir gazab iner ve onlar için büyük bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kalbi güven (iman) dolu iken ağır baskı altında olan dışında her kim, inanıp güvendikten sonra ayetleri görmezlikten gelir ve görmezliği (kafirliği) içine sindirirse, Allah'ın öfkesi onların üstünde olur. Onların hak ettiği büyük bir azaptır.

Şaban Britch

Kim iman ettikten sonra Allah’a küfrederse, kalbi iman ile mutmain olduğu halde küfre zorlanan kimseden başka, kim de göğsünü küfre açarsa, Allah’ın gazabı onların üzerinedir. Ve onlara büyük bir azap vardır.

Şaban Piriş

Kim iman ettikten sonra Allah'a nankörlük ederse, kalbi iman ile dopdolu olduğu halde küfre zorlanan kimseden başka kim de göğsünü inkarcılığa açarsa, Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Ve onlara büyük bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Her kim imanından sonra Allah'a küfür eder, kalbi iman ile yatışmış halde iken baskıyla zorlanan hariç olmak üzere, inkara göğüs açarsa, böylelerinin üzerine Allah'tan bir gazap iner. Bunlar için büyük bir azap da öngörülmüştür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He who renounces his faith in Allah after he has conformed his will earlier to His will shall suffer for it unless he has been forced to do so by persecution and assault but deep down he preserves a heart happily maintaining the image of religious and spiritual virtues. But he who cunningly and deceptively incites someone to reject the idea of Faith and allures him or her to brighter worlds shall have come within the measure of Allah's wrath and these are they who shall pass through nature to eternal suffering.

Abdul Haleem

With the exception of those who are forced to say they do not believe, although their hearts remain firm in faith, those who reject God after believing in Him and open their hearts to disbelief will have the wrath of God upon them and a grievous punishment awaiting them.

Abdullah Yusuf Ali

Any one who, after accepting faith in Allah, utters Unbelief,- except under compulsion, his heart remaining firm in Faith - but such as open their breast to Unbelief, on them is Wrath from Allah, and theirs will be a dreadful Penalty.

Abul A'la Maududi

Except for those who were forced to engage in infidelity to Allah after believing the while their hearts remained firmly convinced of their belief, the ones whose hearts willingly embraced disbelief shall incur Allah's wrath and a mighty chastisement lies in store for them. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse deals with the case of those Muslims who were being persecuted with cruelty and were being subjected to unbearable torments to force them to give up their faith. They are being told that if at any time they are forced to utter words of disbelief to save their lives, when in fact in their hearts they are secure against disbelief, they will be pardoned. On the other hand, if they accepted unbelief from the core of their hearts, they shall not escape the torment of Allah even if they succeed in saving their lives.

Aisha Bewley

Those who reject Allah after having had iman – except for someone forced to do it whose heart remains at rest in its iman – but as for those whose breasts become dilated with kufr, anger from Allah will come down on them. They will have a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

Whoever disbelieved in Allâh after his belief, except him who is forced thereto and whose heart is at rest with Faith; but such as open their breasts to disbelief, on them is wrath from Allâh, and theirs will be a great torment.

Ali Quli Qarai

Whoever renounces faith in Allah after [affirming] his faith —barring someone who is compelled while his heart is at rest in faith— but those who open up their breasts to unfaith, upon such shall be Allah’s wrath, and there is a great punishment for them.

Amatul Rahman Omar

Those who disbelieve in Allâh after they have believed in Him - but not those who are compelled (to recant) while their hearts find peace (and are firm) in the faith - (and) those who accept disbelief from the core of their hearts shall incur the displeasure of Allâh and shall receive a stern punishment.

Arthur John Arberry

Whoso disbelieves in God, after he has believed -- excepting him who has been compelled, and his heart is still at rest in his belief -- but whosoever's breast is expanded in unbelief, upon them shall rest anger from God, and there awaits them a mighty chastisement;

Bijan Moeinian

There is no blame on those who have to deny their faith under persecution, if they harbor it in their hearts. But those who renounce their religion (after having chosen to believe,) they will face the anger of the Lord and theirs will be a sever punishment.

E. Henry Palmer

Whoso disbelieves in God after having believed, unless it be one who is forced and whose heart is quiet in the faith,- but whoso expands his breast to misbelieve,- on them is wrath from God, and for them is mighty woe!

Edip-Layth

Whoever rejects God after having acknowledged; except for one who is forced while his heart is still content with acknowledgement; and has opened his chest to rejection, then they will have a wrath from God and they will have a great retribution.

George Sale

Whoever denieth God, after he hath believed, except him who shall be compelled against his will, and whose heart continueth stedfast in the faith, shall be severely chastised: But whoever shall voluntarily profess infidelity, on those shall the indignation of God fall, and they shall suffer a grievous punishment.

Hamid S. Aziz

Whoever disbelieves in Allah after having believed - unless it be one who is forced and whose heart is still content in the faith - but whoever expands his breast to (easing) disbelieve - on them is wrath from Allah, and theirs is a mighty doom.

Mahmoud Ghali

Whoever has disbelieved in Allah even after his belief excepting him who has been compelled and his heart is (still) composed with belief-but whoever has his breast expanded in disbelief, then upon them is anger from Allah and they will have a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

Whoso disbelieveth in Allah after his belief - save him who is forced thereto and whose heart is still content with the Faith - but whoso findeth ease in disbelief: On them is wrath from Allah. Theirs will be an awful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Whosoever denies having once believed -- unless he is forced to do so while his heart enjoys the peace of faith -- and opens his mind to disbelief will suffer the wrath of God. Their punishment will be great,

Muhammad Asad

As for anyone who denies God after having once attained to faith-and this, to be sure, does not apply to one who does it under duress, the while his heart remains true to his faith, but [only, to] him who willingly opens up his heart to a denial of the truth-: upon all such [falls] God's condemnation, and tremendous suffering awaits them:

Mustafa Khattab

Whoever disbelieves in Allah after their belief—not those who are forced while their hearts are firm in faith,[1] but those who embrace disbelief wholeheartedly—they will be condemned by Allah and suffer a tremendous punishment.

Progressive Muslims

Whoever rejects God after having believed; except for one who is forced while his heart is still content with belief; and has opened his chest to rejection, then they will have a wrath from God and they will have a great retribution.

Rashad Khalifa

Those who disbelieve in GOD, after having acquired faith, and become fully content with disbelief, have incurred wrath from GOD. The only ones to be excused are those who are forced to profess disbelief, while their hearts are full of faith.,

Sahih International

Whoever disbelieves in Allah after his belief. .. except for one who is forced [to renounce his religion] while his heart is secure in faith. But those who [willingly] open their breasts to disbelief, upon them is wrath from Allah, and for them is a great punishment;

Sam Gerrans

Whoso denies God after his faith[...] — save he who is compelled thereto but whose heart finds rest in faith; but whoso expands his breast to denial, upon them is wrath from God; and they have a great punishment.

Shabbir Ahmed

Anyone who utters unbelief, after accepting faith in Allah, except under compulsion, his heart remaining firm in faith, is different from the one who is fully content with disbelief. The latter group invites Allah's Requital, and theirs is an awful doom.

Syed Vickar Ahamed

Any one who, after accepting the Faith in Allah, says (words of) unbelief— Except under force (from outside, but in) his heart remaining firm in Faith— (Whereas) on such as those who open their chests to unbelief— On them is Anger from Allah, and theirs will be a fearful Penalty.

Taqi Usmani

Whoever rejects his faith in Allah after having believed in Him - not the one who is compelled (to utter a word of disbelief) under duress while his heart is at peace with Faith, but the one who has laid his breast wide open for disbelief - upon such people is the wrath of Allah, and for them there is a heavy punishment.

The Monotheist Group

Whoever rejects God after having believed - except for he who is forced while his heart is still content with belief - and has comforted his chest towards rejection, then these will have a wrath from God and they will have a great retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 106. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 106. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 106. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩